Hava Durumu

#Lojistik

Gürsu Haber - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurları kontrol edebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın faiz, döviz kuru, kredi genişlemesi ve tasarruf–yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye’de üretim sisteminin uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü verimliliği arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünü zayıflatan faktörler arasında gösterildi. Enerji ve ara malında dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük ölçekli ve parçalı işletme yapısının verimliliği sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman bulmakta zorlandığını söyledi. Kalkınma ölçeğinde planlama eksikliğine de dikkat çeken Yalçın, organize sanayi bölgelerinin demiryolu ve liman bağlantılarındaki yetersizliğin lojistik maliyetlerini artırdığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline geçmesi gerektiğini vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Güçlü lojistik altyapı, mekânsal entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının artırılmasının kalkınma politikalarının temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yalçın, “Türkiye’nin üretimsistemi kapsamlı bir reformdan geçmeden ekonomik sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Bursa Pazarcılarından Yerel Yönetimlere Net Mesaj: “Söz Değil, Somut Adım İstiyoruz!” Haber

Bursa Pazarcılarından Yerel Yönetimlere Net Mesaj: “Söz Değil, Somut Adım İstiyoruz!”

Bursa Pazarcılarından Yerel Yönetimlere Net Mesaj: “Söz Değil, Somut Adım İstiyoruz!” Bursa’da semt pazarlarının nabzını tutan Bursa Pazarcılar Odası, artan maliyetler, altyapı sorunları ve denetim eksiklikleri nedeniyle yerel yönetimlere yönelik taleplerini sert bir dille kamuoyuna duyurdu. Oda Başkanı Refik Aksu, başta Bursa Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilçe belediyelerine açık çağrı yaptı: “Pazarcı esnafı ayakta kalma mücadelesi veriyor. Artık oyalama değil, çözüm zamanı!” Aksu, pazarcı esnafının yalnız bırakıldığını belirterek, mevcut şartların sürdürülemez hale geldiğini vurguladı. “Elektrik, nakliye, kira ve işçilik maliyetleri katlanmış durumda. Buna rağmen pazarcı esnafı hâlâ dar gelirli vatandaşa en uygun fiyatla ürün ulaştırmaya çalışıyor. Ancak bu yük artık taşınamaz noktaya geldi” dedi. “Pazar Yerleri Çağın Gerisinde Kaldı” Bursa genelindeki birçok semt pazarında altyapı eksikliklerinin kronik hale geldiğini dile getiren Aksu, özellikle kapalı pazar alanlarının yetersizliği, yağmur ve kış şartlarında yaşanan mağduriyetler ile hijyen sorunlarına dikkat çekti. “Modern şehir diyoruz ama pazarcı çamurun içinde satış yapıyor. Üstü akıyor, altı batıyor. Bu tablo Bursa’ya yakışmıyor” ifadelerini kullandı. Somut Talepler Tek Tek Sıralandı Aksu’nun açıklamalarında öne çıkan başlıca talepler şöyle: Modern kapalı pazar alanları: Her ilçede, standartlara uygun, altyapısı tamamlanmış pazar yerleri Elektrik ve su desteği: Artan giderler karşısında belediye katkısı Ulaşım ve lojistik kolaylığı: Pazar alanlarına giriş-çıkışların düzenlenmesi Denetimlerin adil yapılması: Kayıt dışı satışın önlenmesi Esnaf için sosyal destekler: Zor durumda olan pazarcıya özel destek paketleri “Kayıt Dışı Satışa Göz Yumuluyor” Aksu’nun en sert çıkışlarından biri de denetim mekanizmasına yönelik oldu. Kayıt dışı satış yapanlara göz yumulduğunu iddia eden Aksu, “Vergisini veren, kirasını ödeyen esnaf cezalandırılıyor; kaçak satış yapan görmezden geliniyor. Bu adaletsizliktir” dedi. “Belediyeler Seyirci Kalamaz” Yerel yönetimlerin pazar yerlerine yönelik politikalarının yetersiz kaldığını savunan Aksu, “Pazarlar bu şehrin gerçeğidir. Hem üreticinin hem tüketicinin can damarıdır. Belediyeler bu alanı görmezden gelemez. Seyirci kalma lüksleri yok” şeklinde konuştu. “Takipçisi Olacağız” Açıklamasının sonunda net bir duruş sergileyen Aksu, taleplerin karşılık bulmaması halinde konuyu daha üst mercilere taşıyacaklarını belirtti: “Biz çözüm istiyoruz, kavga değil. Ama görmezden gelinirsek susmayız. Pazarcı esnafının hakkını sonuna kadar savunacağız. Bu işin takipçisi olacağız.” Bursa’da binlerce esnafı ve yüz binlerce vatandaşı doğrudan ilgilendiren bu çıkışın ardından gözler şimdi yerel yönetimlere çevrildi. Pazarcı esnafı ise tek bir şey bekliyor: Söz değil, icraat.

Harmancık Geleceğe Hazırlanıyor Haber

Harmancık Geleceğe Hazırlanıyor

Eko-Turizmden Modern Tarıma, Lojistikten Sağlık Turizmine Kapsamlı Yatırım Planları Bursa’nın dağ ilçesi Harmancık, Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan önderliğinde, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin yeni cazibe merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İlçe, eko-turizm, modern tarım ve hayvancılık yatırımları, stratejik lojistik konumu ve termal turizm potansiyeliyle kapsamlı bir kalkınma planı hayata geçiriyor. Eko-Turizm ve Doğa Odaklı Projeler Harmancık, doğayla bütünleşik turizm yatırımlarıyla öne çıkıyor. Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı, bungalov evler ve macera parkları, ilçeyi bölgesel ve ulusal düzeyde eko-turizm merkezi yapmayı hedefliyor. İlçeye gelen turistler, doğanın içinde huzurlu konaklama imkanlarının yanı sıra trekking, kamp ve foto-safari gibi aktivitelerle deneyim kazanacak. Sosyal medya platformları ve turizm sitelerinde öne çıkan projeler, Harmancık’ın modern turizmi kırsal yaşamla buluşturma vizyonunu somutlaştırıyor. Modern Tarım ve Hayvancılık Yatırımları Başkan Haşim Ali Arıkan’ın öncülüğünde, ilçede hayvancılık ve tarım faaliyetleri teknolojik yatırımlarla güçlendiriliyor. Modern süt ve besi çiftlikleri, dijital takibin sağlandığı üretim yöntemleri ve verimlilik odaklı uygulamalar sayesinde Harmancık, bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor. Bu sayede hem istihdam artıyor hem de kırsal kalkınma destekleniyor. Stratejik Lojistik Konumu Harmancık, Kütahya-Balıkesir hattı üzerindeki stratejik konumuyla ticaret ve lojistik alanında gelişim potansiyeli taşıyor. İlçenin ana ulaşım yollarına yakınlığı, lojistik merkezlerin ve depolama alanlarının bölgeye çekilmesini kolaylaştırıyor. Başkan Arıkan, ilçeyi sadece turizm ve tarımda değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerde de cazibe merkezi hâline getirmeyi planlıyor. Termal Turizm ve Sağlık Alanında Yatırımlar Ilıcaksu Termal Kaplıcaları gibi doğal kaynaklarla Harmancık, sağlık turizmi alanında da iddialı. Başkan Haşim Ali Arıkan, ilçenin termal potansiyelini modern tesislerle buluşturarak bölgeye yıl boyu ziyaretçi çekmeyi hedefliyor. Sakin ve Huzurlu Kırsal Yaşam 2021 verilerine göre 6.016 nüfusa sahip Harmancık, doğal yaşamın huzurunu modern yaşam olanaklarıyla birleştiren bir “geleceğin yaşam merkezi” vizyonu taşıyor. İlçede sosyal ve kültürel yatırımlar, yaşam kalitesini artırmayı ve genç nüfusu bölgeye çekmeyi amaçlıyor. Başkan Haşim Ali Arıkan, “Harmancık yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarımsal ve turistik yatırımlarımızla da Türkiye’nin örnek ilçelerinden biri olacak. Amacımız, hem yerel halkımızın refahını artırmak hem de bölgeyi yatırım ve turizm açısından cazibe merkezi hâline getirmek” dedi. 2026 yılı hedefleri kapsamında, eko-turizm tesisleri, modern tarım ve hayvancılık yatırımları, stratejik lojistik planları ve termal turizm projeleriyle Harmancık, yatırımcıların ve turistlerin ilgisini çekecek kapsamlı bir kalkınma rotası çiziyor.

ABD-İsrail-İran savaşı demir-çelik ihracatında dengeler bozdu! Haber

ABD-İsrail-İran savaşı demir-çelik ihracatında dengeler bozdu!

Küresel ticarette jeopolitik gelişmelerin etkisinin giderek arttığını belirten ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, Ortadoğu’daki gerilimin ticarette temkinli bir süreci başlattığını kaydetti. Bu süreçte yeni fırsatların da ortaya çıkabileceğini işaret eden Tosyalı, “Sektör olarak güçlü üretim altyapımız ve pazar çeşitliliğimizle bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahibiz.Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve katma değerli ürünlerin payını artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatışubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 artışla 1,1 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 3,3 düşüşle 1,2 milyar dolar oldu. Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde, 2,3 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 10,9’unu oluşturdu. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) şubat ayı performansına bakıldığında; demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 5,1 artışla 62 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 1,2 artışla 167 milyon dolar oldu. Akdenizli firmalar hedef pazarlarda üç haneli büyüdü Şubat ayında Türkiye geneli demir-çelik ihracatında Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Romanya, Birleşik Krallık ve ABD izledi. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 35 ile Birleşik Krallık, yüzde 32 ile ABD, yüzde 27 ile Romanya’ya yapılan ihracatta kaydedildi. ADMİB’in şubat ayı ihracatında ilk sırada Romanya yer aldı. Bu ülkeyi Fas, İtalya, Almanya ve Ukrayna takip etti. ADMİB’in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 329 ile ABD, yüzde 156 ile Romanya, yüzde 143 ile Birleşik Krallık, yüzde 125 ile Ukrayna ve yüzde 109 ile Fas’a yapılan ihracatta görüldü. Jeopolitik risklere rağmen ihracatta fırsat doğabilir Şubat ayı ihracat verilerini değerlendiren ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, küresel ticarette jeopolitik gelişmelerin belirleyici hale geldiğini söyledi. Ortadoğu’da başlayan savaşın bölgesel ticaret ve lojistik akışında belirsizlik yarattığını belirten Tosyalı, “Bölgedeki savaş navlun maliyetlerinden teslim sürelerine kadar baskı oluşturuyor. Bu durum özellikle Ortadoğu ve Körfez hattına yönelik ticarette temkinli bir süreci beraberinde getiriyor. Temennimiz bölgemizdeki tansiyonun düşmesi, barış ve istikrar ortamının yeniden tesis edilmesidir.” dedi. Türk demir-çelik ve metal sektörünün güçlü üretim altyapısı ve pazar çeşitliliği sayesinde bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Tosyalı, “Kuzey Afrika, Avrupa ve ABD pazarlarında elde ettiğimiz güçlü artışlar sektörümüzün esnekliğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve katma değerli ürünlerin payını artırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Harmancık: Geleceğin Yaşam Merkezi Olmaya Aday Bir İlçe Haber

Harmancık: Geleceğin Yaşam Merkezi Olmaya Aday Bir İlçe

Bursa'nın gözde ilçelerinden biri olan Harmancık, son yıllarda hızla değişen ve gelişen yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Şehirleşme ve sanayi yatırımlarının etkisiyle hızla gelişen Bursa Ovası'ndan, doğayla iç içe, sağlıklı yaşam alanlarına doğru bir dönüşüm sürecine giren Harmancık, bu dönüşümde birçok olumlu etkenin birleşiminden yararlanarak, bölgenin yıldızı olmaya aday. Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, ilçenin geleceğine dair çok kapsamlı projelerle Harmancık’ı bir yaşam merkezi haline getirmek için yoğun bir çaba harcıyor. Başkan Arıkan, ilçenin potansiyelini en üst seviyeye çıkarabilmek amacıyla doğal zenginlikler ve sosyal altyapı yatırımlarına büyük önem veriyor. Arıkan, “Harmancık’ı Bursa’nın gelecekteki yaşam merkezlerinden biri yapmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz” diyerek ilçenin gelişimi için kararlı bir adım atıyor. Bursa’nın Geleceği Harmancık’ta: Ulaşım ve Sanayi Yatırımları Bursa'da son yıllarda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yenişehir'den Akçalar’a kadar uzanan dağ eteklerinden, Gemlik ve Mudanya’ya kadar olan çevre, doğal güzelliklerin yanı sıra ciddi yaşam kalitesi sorunları ile karşı karşıya. Bununla birlikte, deprem riski ve obruk oluşumu gibi olumsuz faktörler de giderek artmakta. Bu olumsuz çevre koşulları, yerleşim yerlerinin sağlıklı gelişimini tehdit ederken, Harmancık ise bu durumu avantaja çevirecek önemli adımlar atıyor. İlçenin gelişen altyapısı, sanayi yatırımlarının artışı ve Teknosab ile birlikte sanayinin zirve yapması, Harmancık’ın ekonomik açıdan da büyümesine olanak tanıyacak. Bunun yanı sıra, lastikli araçların ulaşımını artıracak asfaltlama çalışmalarıyla ilçedeki ulaşım sorununun çözüme kavuşması, bölgenin cazibesini artıran bir diğer önemli etken. Başkan Haşim Ali Arıkan, ilçede yapılacak olan yeni yol çalışmalarının Harmancık’ın ulaşım ağını güçlendireceğini ve bölgenin Bursa’daki ulaşım merkezlerinden biri olacağını vurguluyor. Stratejik Konum: Kütahya-Balıkesir Arasında Kavşak Noktası Harmancık’ın coğrafi konumu, ilçenin gelecekteki gelişimi açısından oldukça önemli bir avantaj sunuyor. Kütahya ile Balıkesir arasında yer alan Harmancık, ana ulaşım yollarına yakınlığı ile dikkat çekiyor. Bu stratejik konum, ticaret ve lojistik sektörlerinin gelişmesine katkı sağlayacak. Ayrıca, ilçenin sıcak su kaynaklarına birkaç saat mesafede olması, turizm potansiyelini de arttırıyor. Bu sayede, sağlıklı yaşam turizmi ve termal turizm gibi alanlarda ciddi bir potansiyel yaratılmakta. Doğal Zenginlikler ve Tarım: Harmancık’ın Parlayan Yıldızı Bursa’nın en temiz havasına sahip ilçelerinden biri olan Harmancık, aynı zamanda doğal taş binaları ile de tarihsel bir öneme sahip. 1000 yıllık taş binaları ve doğal güzellikleri, bölgenin turizm açısından önemli bir cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Özellikle ekolojik turizm ve doğa yürüyüşleri gibi alanlarda sağladığı imkânlar, ilçeyi bölgesel anlamda ön plana çıkarıyor. Başkan Haşim Ali Arıkan’ın vizyonu, tarıma dayalı ekonomik yatırımlarla da ilçeyi ileriye taşıma amacını taşıyor. 6 bin dönümlük tarım arazisinin organik ürünler için kullanılmaya başlanması, ilçenin sürdürülebilir tarım ve organik üretim konusunda ciddi bir hamle yapmasını sağlayacak. Ayrıca, aspir yağı üretimi ve organik ürünler için yapılacak yatırımlar, Harmancık’ın tarım sektöründe parlayan bir yıldız olmasına zemin hazırlayacak. Hayvancılıkta Teknolojik Yatırımlar ve Gelişen Sektörler Harmancık, hayvancılık sektöründe de yeni teknolojilerin kullanılması için önemli bir yol haritası çiziyor. Yapılan yatırımlar, yeni hayvancılık teknolojilerinin ilçeye kazandırılmasını sağlayacak. Bu alandaki yenilikçi projeler, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin daha verimli hale gelmesine katkıda bulunacak ve ilçeyi bu alanda da güçlü bir merkez haline getirecek. Harmancık’ın Geleceği: Sağlıklı, Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Bir Kent Başkan Haşim Ali Arıkan’ın liderliğinde Harmancık, yaşam kalitesini artıracak projeleri ile sadece Bursa’da değil, tüm Türkiye’de önemli bir örnek teşkil edecek. İlçede yapılacak olan yeşil alanlar ve sosyal projeler, bölge sakinlerine modern yaşam olanakları sunarken, doğal ve tarihi dokunun da korunmasına büyük bir özen gösterilecek. Harmancık, stratejik konumu, doğal kaynakları, temiz havası, gelişen sanayi altyapısı ve tarım potansiyeli ile geleceğin yaşam merkezi olmaya aday bir ilçe olarak ön plana çıkıyor. Başkan Arıkan’ın vizyoner liderliğiyle bu potansiyel daha da büyüyecek ve Harmancık, bölgesel kalkınmanın yeni merkezi olacak.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış:

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’yı Beton Uğruna Feda Ettiler, Bereketli Ovayı Sanayiye Kurban Verdiler!” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın tarım kimliğinin yıllar içinde bilinçli tercihlerle yok edildiğini belirterek, Çekirge ve çevresindeki verimli ovaların sanayiye açılması üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. 1930’lu yıllara ait Bursa fotoğraflarını hatırlatan Öztürk, bir zamanlar birinci sınıf tarım arazisi olan bölgenin bugün beton ve sanayi bloklarıyla kaplandığını söyledi. “Bu Ova Tüm Bölgeyi Besleyebilirdi” Öztürk açıklamasında, 1930’lu yıllarda Çekirge ve çevresindeki ovanın birinci sınıf tarım arazisi olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Şu gördüğünüz ova birinci sınıf tarım arazisiydi. Sadece Bursa’yı değil, tüm bölgeyi besleyebilecek potansiyele sahipti. Bugün o toprakların yerinde beton var, fabrika var, sanayi sitesi var. Bereketin yerini gri bloklar aldı.” Bursa’nın tarihsel olarak tarım, ipekçilik ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan bir şehir olduğunu hatırlatan Öztürk, yapılan planlama hatalarının kenti geri dönülmez bir noktaya sürüklediğini savundu. “Ülkede Başka Yer Yokmuş Gibi Bursa’yı Sanayiye Boğdular” Bursa’nın sanayi yatırımlarında bilinçli şekilde merkez haline getirildiğini iddia eden Öztürk, bu tercihin arkasında ekonomik değil, sermaye odaklı çıkar hesaplarının olduğunu dile getirdi: “Ülkede başka yer kalmamış gibi Bursa’yı sanayi bölgesi yaptılar. Şimdi ova tamamen doldu. Yarın bir kıtlık yaşandığında otomobillerimizi yiyemeyeceğiz. Toprağı yok ettiniz, üretim alanını yok ettiniz. Bu şehri besleyecek zemini ortadan kaldırdınız.” Öztürk’e göre mesele yalnızca şehirleşme değil; gıda güvenliği ve stratejik planlama sorunu. “Göç Dalgasının Temelinde Yanlış Sanayi Politikası Var” Bursa’daki çarpık yapılaşma ve gecekondulaşma sürecinin yalnızca plansız kentleşmeden kaynaklanmadığını vurgulayan Öztürk, asıl sorunun daha derin olduğunu belirtti: “Yapının bozulma sorunu gecekondularla başlamadı. Daha da öncesinde, bu insanları Bursa’ya göç etmeye zorlayan düzen kuruldu. Plansız sanayileşme, kontrolsüz göç ve rant odaklı şehircilik Bursa’nın dengesini bozdu.” Öztürk, 1950’li yıllardan itibaren sermaye gruplarının lojistik avantaj gerekçesiyle yatırımlarını Bursa’ya yönlendirdiğini ve devlet politikalarının da bu tercihi desteklediğini öne sürdü. “Liman Yakın, Lojistik Ucuz Diye Bursa’yı Feda Ettiler” Türkiye’nin en büyük limanının İstanbul’da olduğunu hatırlatan Öztürk, sanayi yatırımlarının İstanbul’a en yakın güçlü şehir olan Bursa’ya yönlendirilmesini şu sözlerle eleştirdi: “Büyük para babaları, sermayedarlar, fabrikatörler ürettikleri malın lojistiğine fazla para ödemesin diye yatırımlarını Bursa’ya kaydırdı. İstanbul limanına en yakın büyük şehir Bursa. Adam fabrikasını Çankırı’da kurmak ister mi? Elbette istemez. Ama bu ülkenin planlamasını sermayedarın kâr hesabına göre mi yapacağız?” Öztürk, bu anlayışın sonucunda Bursa’nın bugün irili ufaklı 25 organize sanayi bölgesiyle adeta beton bir sanayi adasına dönüştüğünü ifade etti. “Tarım Gitti, Beton Geldi” DEVA Partisi İl Başkanı, Bursa’daki sanayi yoğunluğunun kentin tarımsal üretim kapasitesini ciddi şekilde düşürdüğünü, su kaynakları ve hava kalitesi üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu savundu. “1950’lerde başlayan bu yanlış yönlendirme, bugün Bursa’yı nefes alamaz hale getirdi. Ova yok oldu. Tarım geriledi. Hava kirliliği arttı. Plansız büyüme sosyal yapıyı da bozdu.” Öztürk’e göre mesele yalnızca geçmişin hatalarını konuşmak değil; Bursa için yeni ve sürdürülebilir bir planlama anlayışı geliştirmek. “Bursa’yı Kurtarmak Hâlâ Mümkün” Tayfun Öztürk, açıklamasının sonunda Bursa’nın tamamen kaybedilmiş bir şehir olmadığını ancak acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti: “Bursa’yı betonun ve rantın şehri olmaktan çıkarıp yeniden üretimin, tarımın, bilimin ve planlı sanayinin şehri yapmak zorundayız. Toprağın değerini bilmeyen bir anlayış bu ülkeye gelecek sunamaz.” Öztürk, Bursa’nın hem sanayi hem tarım potansiyelini dengeli biçimde koruyan yeni bir kalkınma vizyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, mevcut tabloyu “yanlış ekonomik tercihlerin ağır faturası” olarak nitelendirdi. Bursa’da sanayileşme ve tarım arazilerinin korunması tartışması, bu sert açıklamalarla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşınmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.