Hava Durumu

#Laiklik

Gürsu Haber - Laiklik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Laiklik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bizim Duruşumuz Net!” Haber

“Bizim Duruşumuz Net!”

Hürriyetçi Eğitim Sen 2. Olağan Kongresi’nde Sert Mesajlar Verildi: “Bizim Duruşumuz Net!” Bursa – Hürriyetçi Eğitim Sen, Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Abit Şenel’in güven tazelediği kongrede açılış konuşmasıyla 2. Olağan Kongresi’ne damgasını vurdu. Sert ve net ifadelerle yapılan konuşmada, eğitim çalışanlarının hakları savunuldu, sendikanın mücadelesine ve ülke genelindeki eğitim sistemine yönelik ciddi eleştirilerde bulunuldu. Şenel, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, sendika olarak her zaman doğru bildiklerini savunmaya devam edeceklerini ve haksızlık karşısında geri adım atmayacaklarını vurguladı. Kongrede Divan Başkanı Erol Çınar katip Sedat Köroğlu Candan Topçuoğlu üstlenirken sendikanın şube başkanları da hazır bulundu. Hürriyetçi Tarım Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, HÜRSEN İl Temsilcisi Selahattin Gürses ve BİPOLAR Derneği Başkanı Dilek Par selamlama konuşması yaptı. “Sendika, Emekçinin Yanında Durur!” Şenel, açılış konuşmasında, “Hürriyetçi Eğitim Sen, makam sendikacılığı yapmaz. Bizler, emekçinin yanındayız ve haksızlık karşısında her zaman haykıranlardanız. Bugüne kadar geri adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız” diyerek sendikal mücadelenin devam edeceğini belirtti. Resen atamalar, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsizlik ve ekonomik adaletsizlikler karşısında Hürriyetçi Eğitim Sen’in en net duruşu sergileyen sendika olduğunu söyleyen Şenel, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet karşısında hep ayakta durduk, durmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Kimse Bizim Duruşumuzu Sorgulayamaz” Şenel, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Bugün, ülkeyi yönetenler Anayasamızın temel ilkelerini yok saymaya çalışıyor. Laiklik ve Türklük gibi en temel değerleri silmeye çalışanlar var. Eğitim müfredatından Atatürk’ü silmeye çalışanlar var. Bizim buna göz yummamız mümkün değil!” dedi. “Türklük ile sorunu olanlar, laiklikle sorunu olanlar, Atatürk ile sorunu olanlar, eğitim çalışanlarına şiddet uygulayanlar… Bizim bunlarla hiçbir ortak yönümüz yok!” diyerek, bu kişilere karşı olan net tutumlarını bir kez daha gözler önüne serdi. “Atatürk ve Laik Cumhuriyetin Değerlerine Saldırı Kabul Edilemez” Şenel, özellikle son dönemdeki gelişmeleri eleştirerek, “İmralı’daki terörist başına destek verenler, Atatürk’ün mirasını silmeye çalışanlar, bu milletin iradesine karşı çıkanlar, tarih de affetmeyecek, Türk milleti de affetmeyecektir” diyerek sert bir uyarıda bulundu. Ayrıca, Atatürk’ün değerlerinin yok sayılmasına karşı Hürriyetçi Eğitim Sen’in her zaman mücadele edeceğini söyledi. “Bu Seçim Koltuk Yarışı Değil, Bir Mücadele” Kongre, yalnızca bir koltuk yarışına indirgenmedi. Şenel, “Bu seçim, daha güçlü bir teşkilat için, daha kararlı bir mücadele için ve daha gür bir ses için verilen bir karardır” diyerek, kongrenin önemine dikkat çekti. Başkanlık anlayışlarının sadece “yetki” değil, “sorumluluk” olduğunu belirten Şenel, “Bizim için güç değil, emanet var. Bu emaneti omuzlarımızda taşırken tek rehberimiz üyelerimizin iradesi olacak” dedi. “Birlik Olursak Güçlüyüz” Abit Şenel, son olarak, “Birlik olursak gücümüzü ortaya koyarız, inandığımız yolda yürürsek kazanırız. Eğitimin ve eğitimcilerin onurunu savunmak için burada ve kararlıyız” diyerek, tüm üyelerine çağrıda bulundu. “Bugün vereceğiniz destek yalnızca bir isme değil, bir mücadele anlayışına verilmiş olacaktır. Yolumuz açık, irademiz güçlü, mücadelemiz daimdir” diyerek, Hürriyetçi Eğitim Sen’in önümüzdeki yıllardaki kararlılığını ve mücadelesini bir kez daha teyit etti. Eğitim Çalışanlarının Hakları İçin Verilen Kararlı Mesaj Hürriyetçi Eğitim Sen’in 2. Olağan Kongresi’nde verilen mesajlar, eğitim çalışanlarının hakları ve sendikanın mücadele anlayışı açısından oldukça sert ve net bir tutum sergiledi. Hükümete ve eğitim sistemine yönelik eleştirilerde bulunan sendika yönetimi, eğitim çalışanlarının onurunu koruma ve haklarını savunma noktasında kararlı olduklarını bir kez daha vurguladı. Hürriyetçi Eğitim Sen, gelecekteki mücadelesinin her türlü engelleme girişimine karşı aynı kararlılıkla süreceğini belirtti.

Laiklikten Taviz, Cumhuriyetten Kopuştur Haber

Laiklikten Taviz, Cumhuriyetten Kopuştur

“Laiklikten Taviz, Cumhuriyetten Kopuştur” Bursa Kestel’de gerçekleştirilen genel kurul toplantısında yeniden yapılanan yönetim kadrosu ve yapılan açıklamalar, yalnızca bir dernek faaliyeti olmanın ötesine geçerek ideolojik ve tarihsel bir manifesto niteliği kazandı. Genel kurulda güven tazeleyen Atatürk Düşünce Derneği Kestel Şubesi Dernek Başkanı Ramazan Kestane, özellikle eğitim sistemi üzerinden yürüyen laiklik tartışmalarına sert ifadelerle müdahil oldu. Kestane, son dönemde okullarda yaşandığı ileri sürülen laiklik karşıtı uygulamaların yalnızca anayasal düzeni değil, dinin kendisini de yıprattığını vurguladı. “Dinin bu denli istismar edilmesi, ayaklar altına alınması ve siyasallaştırılması; insanları inançtan değil, istismardan soğutmaktadır” ifadeleri salonda güçlü bir karşılık buldu. “Cumhuriyet Yoktan Var Edildi” Konuşmasının önemli bölümünü Cumhuriyet’in kuruluş şartlarına ayıran Kestane, tarihsel verilerle Cumhuriyet öncesi tabloyu ortaya koydu. 40 bin köyün 37 bininde okul bulunmadığını, erkeklerin yalnızca yüzde 7’sinin, kadınların ise binde 4’ünün okuryazar olduğunu hatırlattı. Kadınların sosyal ve hukuki statüsünün yok hükmünde olduğunu, seçme-seçilme, miras, boşanma ve çalışma hakkının bulunmadığını belirtti. Sağlık alanındaki yetersizlikleri rakamlarla ortaya koyan Kestane; 12 milyonluk nüfusa karşılık yalnızca 337 doktor bulunduğunu, bebek ölüm oranlarının binde 400’ü aştığını, ortalama yaşam süresinin 40 yıl civarında olduğunu ifade etti. Salgın hastalıkların kırıp geçirdiği bir toplumdan modern bir devlete geçişin tesadüf değil, bilinçli bir devrim iradesinin sonucu olduğunu vurguladı. Emperyalizme ve Saray Rejimine Karşı Devrim Konuşmasında, Osmanlı’dan devralınan ağır dış borç yüküne ve yıkılmış altyapıya dikkat çeken Kestane; demiryollarının, limanların ve madenlerin yabancıların elinde olduğunu, kişi başına düşen gelirin 45 dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde gerçekleştirilen devrimlerin yalnızca siyasal değil; ekonomik, kültürel ve toplumsal bağımsızlığı hedeflediğini vurgulayan Kestane, hilafetin kaldırılması, eğitim birliğinin sağlanması, üniversite reformu ve tekke-zaviye kapatmalarını “cehaletle topyekûn mücadele” olarak tanımladı. “Her fabrika bir kaledir” anlayışıyla kurulan 46 fabrikanın, üretim ekonomisinin temelini attığını belirten Kestane; devletin liyakat, akıl ve bilim temelinde yönetildiği bir dönemde az zamanda büyük işler başarıldığını söyledi. “Kemalist Devlet Anlayışı Terk Edildi” Günümüze ilişkin değerlendirmesinde ise ton daha da sertleşti. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim modelinin aşındırıldığını; sağlık sisteminin ticarileştirildiğini; üretim ekonomisinin terk edilerek ithalata bağımlı bir yapıya geçildiğini dile getirdi. Yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin zedelendiğini savunan Kestane, demografik yapıya ilişkin endişelerini de açık ifadelerle dile getirdi. “Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi olarak yaratıldı. Bugün de aynı bilinçle görevimizin başındayız” diyen Kestane, Kemalizmin “namus sesi”ni yeniden yükseltme iddiasını ortaya koydu. ADD’nin Büyüyen Yapısı Toplantıda paylaşılan verilere göre, Atatürkçü Düşünce Derneği Türkiye genelinde 356 şube, 47 temsilcilik ve 86 bin üyeye ulaşmış durumda. Bu rakamlar, derneğin örgütsel kapasitesinin ve toplumsal tabanının genişlediğini gösteriyor. Genel kurulda yeni üyelere kartları takdim edilirken, divan başkanlığını Osman Fahri Ünal üstlendi. Katiplik görevlerini Doğan Müftüoğlu ve Ufuktan Dede yürüttü. Yeni Yönetim Listesi Açıklandı Yapılan seçim sonucunda Yönetim Kurulu Asil listesi şu isimlerden oluştu: Ramazan Kestane Burhan Gülsevdi Ahmet Genç Ramiz Kara Mediha Emer Gökhan Uyan Emel Nedir Denetleme Kurulu Asil üyeleri ise Ekrem Gürel, Mustafa Rodoplu ve Feyzullah Kılıç olarak belirlendi. Bursa’daki bu genel kurul, yalnızca bir yönetim değişimi değil; Cumhuriyet değerleri etrafında ideolojik bir saflaşmanın da açık beyanı niteliğinde kayda geçti. Dernek yönetimi, önümüzdeki dönemde laiklik, kamusal eğitim ve hukuk devleti başlıklarında daha görünür ve daha yüksek sesli bir mücadele hattı izleyeceklerinin sinyalini verdi.

Evlatlarını Unutmadılar! Haber

Evlatlarını Unutmadılar!

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi, düzenlediği iftar programında gençlik örgütleriyle bir araya gelerek dayanışma ve Cumhuriyet değerleri vurgusu yaptı. Bursa’da gerçekleştirilen buluşmada, Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Atatürkçü Düşünce Topluluğu ile CHP Nilüfer Gençlik Kolları üyeleri aynı sofrada bir araya geldi. Dayanışma Sofrasında Ortak Mesaj: Laik Cumhuriyet ve Umut İftar programı, yalnızca bir akşam yemeği organizasyonu olmanın ötesinde; kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren, ortak değerler etrafında kenetlenmeyi hedefleyen bir buluşma niteliği taşıdı. Dernek yöneticileri ve genç katılımcılar, Türkiye’nin temel nitelikleri arasında yer alan laiklik ilkesinin, demokratik hukuk devleti anlayışının ve Cumhuriyet kazanımlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Programda yapılan konuşmalarda, özellikle gençliğin örgütlü ve bilinçli mücadelesinin toplumsal dönüşümde belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Kadınların kamusal alandaki varlığının ve kararlı duruşunun, genç kuşakların dinamizmiyle birleştiğinde daha güçlü bir toplumsal sinerji ortaya çıktığı ifade edildi. “Gençliğin Enerjisi, Kadınların Kararlılığı” İftar buluşmasında söz alan temsilciler, gençliğin enerjisi ile kadın hareketinin tarihsel birikiminin birleşmesinin, yarının Türkiye’sine dair umudu büyüttüğünü dile getirdi. Katılımcılar, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmanın yalnızca bir söylem değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Toplantıda, toplumsal dayanışmanın artırılması, üniversite gençliği ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Özellikle kadın hakları, laik eğitim ve demokratik katılım başlıklarında ortak çalışma alanlarının genişletilmesi gerektiği vurgulandı. Birlik Mesajı: “Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Aydınlığa” Program sonunda yapılan ortak değerlendirmede, farklı kuşaklardan bireylerin aynı değerler etrafında buluşmasının toplumsal umut açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. Katılımcılar, “Birlikte güçlüyüz, birlikte aydınlığa yürüyoruz” mesajıyla dayanışma kararlılıklarını yineledi. Bursa’da gerçekleşen bu buluşma, kadın hareketi ile gençlik örgütlerinin Cumhuriyet ve laiklik ekseninde ortak bir zeminde buluştuğunu ortaya koyarken; sivil toplum ile gençliğin iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine işaret etti.

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Kurucu Başkanı Sultan Yurdanal: “Medeni Kanun’un 100. Yılı, Laik Hukuka Sahip Çıkma Sorumluluğudur” Haber

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Kurucu Başkanı Sultan Yurdanal: “Medeni Kanun’un 100. Yılı, Laik Hukuka Sahip Çıkma Sorumluluğudur”

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel devrim yasalarından biri olan Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla 29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Kurucu Başkanı Sultan Yurdanal kapsamlı bir açıklama yaptı. Yurdanal, 17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun’un yalnızca bir hukuk düzenlemesi değil, aynı zamanda tarihsel bir kadın devrimi olduğunu vurguladı. Yurdanal, Medeni Kanun’un yüzüncü yılı için hazırladığı kitabın; birinci yüzyılda elde edilen kazanımları hatırlatma, laik hukuka ve hukuk birliğine sahip çıkma ve ikinci yüzyıla ışık tutma amacı taşıdığını belirtti. “100 Yıl Önce Dünyada Az Rastlanır Bir Kadın Devrimi Yapıldı” Sultan Yurdanal açıklamasında, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’un kadın hakları açısından tarihsel bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekti: “Bundan 100 yıl önce Türkiye, dünyada az bulunan bir kadın devrimi yaparak Medeni Yasa’yı kabul etti. Kadınlara bugün bile coğrafyamızdaki pek çok ülkede olmayan hakları veren Büyük Atatürk, onun Başbakanı İsmet İnönü ve dava arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.” Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde gerçekleştirilen hukuk devriminin, aile yapısından miras hukukuna, bireysel haklardan kadın-erkek eşitliğine kadar geniş bir alanda köklü değişiklikler getirdiğini ifade eden Yurdanal, bu reformların Cumhuriyet’in laik ve çağdaş kimliğinin temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve Cumhuriyet kadrolarının reform sürecindeki rolünü de hatırlatan Yurdanal, Medeni Kanun’un yalnızca hukuki değil, toplumsal bir dönüşüm projesi olduğunun altını çizdi. Hukuk Birliği ve Laiklik Vurgusu 1926 Medeni Kanunu ile birlikte: Aile, miras ve kişiler hukukunun din kurallarından ayrıldığını, Çok eşli evliliğin yasaklandığını ve resmi nikâhın zorunlu hale getirildiğini, Kadın-erkek arasında miras eşitliğinin sağlandığını, Kadınların boşanma davası açma ve meslek seçme hakkı kazandığını, Mahkemelerde hukuk birliğinin sağlanarak dinî mahkemelerin kaldırıldığını hatırlatan Yurdanal, bu düzenlemelerin bireyi hukuk önünde güçlendirdiğini ve çağdaş bir yurttaşlık anlayışının temelini attığını ifade etti. “Velayet ve aile düzeninin devlet hukukuna bağlanması, evlat edinme ve vesayet sisteminin düzenlenmesi; birey kavramının hukuken güçlendirilmesi anlamına gelmektedir” diyen Yurdanal, laik hukuk sisteminin Türkiye’nin demokratik gelişimi açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti. “İkinci Yüzyıla Işık Tutmalı” Sultan Yurdanal, Medeni Kanun’un yüzüncü yılı için hazırladığı kitabın amacını şu sözlerle açıkladı: “Birinci yüzyılda elde edilen kazanımları hatırlamada, laik hukuka, hukuk birliğine ve kadın haklarına sahip çıkmada, geri adımlarla mücadelede ikinci yüzyıla ışık tutması umudundayım.” Yurdanal’a göre Medeni Kanun, yalnızca geçmişin bir kazanımı değil; aynı zamanda geleceğin de teminatı niteliğinde. Kadın hakları, hukuk birliği ve laiklik ilkelerinin korunmasının Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkmak anlamına geldiğini belirtti. Bursa’dan Cumhuriyet Değerlerine Güçlü Mesaj 29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Kurucu Başkanı olarak uzun yıllardır kadın hakları ve laik hukuk mücadelesi içinde yer alan Sultan Yurdanal’ın açıklaması, Medeni Kanun’un 100. yılında Bursa’dan verilen güçlü bir Cumhuriyet mesajı olarak değerlendirildi. Medeni Kanun’un kabulünün üzerinden geçen bir asra rağmen, kadın-erkek eşitliği, hukuk devleti ve laiklik ilkelerinin güncelliğini koruduğunu belirten Yurdanal, ikinci yüzyılda da bu kazanımlara sahip çıkmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti. “Cumhuriyet’in kadın devrimine sahip çıkmak, yalnızca geçmişe saygı değil; geleceğe borcumuzdur” diyen Yurdanal, kamuoyunu laik hukuk düzenine ve kadın haklarına kararlılıkla sahip çıkmaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.