Hava Durumu

#Kurumsallaşma

Gürsu Haber - Kurumsallaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsallaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk'ten Sert Eleştiriler: Bursa Ekonomisi "Canlı Ama Kırılgan" Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk'ten Sert Eleştiriler: Bursa Ekonomisi "Canlı Ama Kırılgan"

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2003’ten bu yana tuttuğu firma açılış-kapanış istatistiklerini sert bir şekilde eleştirerek, kentin ekonomik yapısının ne kadar kırılgan olduğunu ve sürdürülebilir büyüme sağlanamaması sebebiyle ciddi uyarılarda bulundu. Bursa'nın ekonomik profilini gözler önüne seren veriler, kent ekonomisinin sadece büyüdüğünü, aynı zamanda kırılgan bir yapıya büründüğünü de ortaya koyuyor. Öztürk, “Bursa'nın ekonomik hafızasını açığa çıkaran bu veriler, bir başarı hikayesi gibi sunuluyor, ancak gerçekte durum çok daha vahim. Her yıl artan açılış sayısı, kapanan firma oranları ile dengeleniyor ve bu dengenin bozulması, Bursa’nın ekonomik sağlığının ciddi şekilde tehlikeye girdiğinin göstergesidir. Ekonomi büyümek bir kenara, çürümeye başlamıştır!” dedi. "Sürekli Büyüyen Firma Sayısı, Sadece Gölgeleme Yaptı!" Tayfun Öztürk, 2003 ile 2024 yılları arasında Bursa’daki açılan ve kapanan firma sayılarına dikkat çekti. 2003 yılında 1960 firma açılıp 550 firma kapanırken, 2024 yılına gelindiğinde açılan firma sayısının 5.147'ye, kapanan firma sayısının ise 1.904’e yükseldiğini belirtti. “Evet, Bursa ekonomisi büyüdü, sanayi çeşitlendi diye sunuluyor, ama bu büyüme tek başına sağlıklı bir büyüme değildir. Her 2,5 yeni kurulan firmaya karşılık bir firma kapanıyorsa, bu veriler bizim için sadece büyüyen bir ekonomi değil, çürüyen bir ekonomi tablosudur. Bu kadar fazla firma kapanıyorsa, demek ki büyüme sadece sayılarla sınırlı kalıyor ve gerçek bir ekonomik dönüşüm sağlanamıyor” şeklinde konuştu. Öztürk, “Bursa’daki ekonomik modelin iflas ettiği, sadece rakamlara yansıyan bir büyüme olduğuna dikkat çekmek gerek. 2024 yılına baktığımızda açılan firmaların sayısının arttığını ancak kapanan firmaların sayısındaki oranın da arttığını görüyoruz. Buradaki büyük çelişki, ekonomik büyüme ve sürdürülebilirlik arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor” dedi. "2025'te Girişimcilik İştahı Zayıfladı" 2025 yılı verilerine de atıfta bulunan Öztürk, bu yılın ilk 11 ayında açılan firma sayısının 4.239’a yükseldiğini, ancak kapanan firma sayısının da 1.672’yi bulduğunu belirtti. “Girişimcilik iştahı 2025’te yüzde 18’lik bir düşüş göstermiştir. Bu, Bursa'da iş kurma arzusunun azaldığını, ancak yine de bir çöküş yaşanmadığını gösteriyor. Ancak asıl sorunumuz burada başlıyor: Bu azalan iş kurma arzusunun arkasında ne var? Firma kurmak zor, finansal dayanıklılık yok, kurumsallaşma yok, ihracat kabiliyeti yok!” diyerek, Bursa ekonomisinin dinamiklerini daha dikkatli bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Bursa Ekonomisi Sadece Canlı Değil, Kırılgan da!" Bursa ekonomisinin büyük bir tehdit altında olduğunu belirten Tayfun Öztürk, şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik yapısı sadece canlı değil, aynı zamanda kırılgan. Bu kırılganlık, girişimcilik iştahındaki azalma ile birlikte büyük bir riski barındırıyor. Her yeni kurulan firmanın sürdürülebilirlik şansı giderek daha da azalıyor. Kapanan firmaların sayısındaki artış da bu gerçeği ortaya koyuyor. Bursa ekonomisinin artık can simidine ihtiyacı var ve o can simidi de kurumsallaşma, finansal dayanıklılık ve sürdürülebilir büyüme politikalarına dayalı bir stratejidir.” "Destekler Yetersiz, KOBİ'ler Yalnız Bırakılıyor" Öztürk, hükümetin KOBİ’lere yönelik destek politikalarını da sert bir şekilde eleştirdi. “Yeni kurulan firmaların büyük bir kısmı, ilk üç yıl içinde kapanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, verilen desteklerin niceliğinden çok, niteliği olmasıdır. Destekler, daha çok mikro işletmelere yönlendirilmek yerine, büyük işletmelere veriliyor ve KOBİ’ler yalnız bırakılıyor. KOBİ tanımının daraltılması ve mikro şirketlere yönelik daha etkin destekler sağlanması gerekiyor. Ancak bu konuda yapılan tüm hamleler yetersiz” diyerek mevcut desteklerin faydasız olduğunu ifade etti. "Sadece Firma Kurmak Yetmiyor, Sürdürülebilir Büyüme Gerekli" Öztürk, “Artık sadece firma kurmak yeterli değil. Firmaların büyümesi, ölçeklenmesi, kurumsallaşması ve ihracat yapabilmesi gerekiyor. Ancak bugün Bursa’da kurulan firmaların büyük çoğunluğu, sürdürülebilir büyüme için gerekli temellere sahip değil. Bu da girişimcilik kültürünün zayıflamasına yol açıyor” diyerek bu sorunun sadece yerel değil, ulusal bir sorun olduğunu belirtti. "400 Firma Kapanıyor, Bu Bir Felakettir!" Öztürk, 2026'nın ilk üç ayında 400 firmanın kapanmasının, Bursa ekonomisi için ciddi bir alarm olduğunu belirtti. “Bursa’daki bu korkunç kapanış rakamı, sadece işletme sahiplerini değil, tüm şehri etkileyecek bir felakettir. Bu kadar firma kapanıyorsa, bu ekonomik çöküşün işaretidir. Eğer önlem alınmazsa, bu felaketi daha da büyütmemiz an meselesi” diyerek uyarısını net bir şekilde yineledi. "Sürdürülebilir Büyüme İçin Yeni Politikalar Gerek" Son olarak, Tayfun Öztürk, Bursa’daki ekonomik yapının sürdürülebilir büyüme için yeni bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu söyledi. “Bursa’nın ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme yolu bulması için öncelikle kurumsallaşma, finansal dayanıklılık ve ihracat odaklı bir stratejiye ihtiyacı vardır. Bu temel taşlar atılmadan, Bursa ekonomisi üzerinde inşa edilecek hiçbir yapı sağlam olamaz. Yeni politikalar, yalnızca firma kurma süreçlerini değil, aynı zamanda bu firmaların uzun vadeli büyüme süreçlerini de kapsamalıdır” diyerek Bursa'nın kalkınması için gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini belirtti. "Bursa, sadece rakamlarla değil, doğru stratejilerle büyüyebilir" Tayfun Öztürk, “Bursa'nın ekonomisini sağlıklı bir yapıya kavuşturmak ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak için daha fazla zamana sahip değiliz. Bu kriz daha da büyümeden, önlem almak ve doğru stratejilerle yola çıkmak zorundayız. Bursa ekonomisi, doğru yönetilmediği sürece sadece daha fazla çürüyüp, yok olacak. Bu tehlikeyi görmezden gelmek, hepimizin geleceğini riske atmak anlamına gelir!” diyerek çağrısını bir kez daha tekrarladı.

Bursa UNESCO Derneği 15. Olağan Genel Kurulu Coşkulu Katılımla Gerçekleştirildi Haber

Bursa UNESCO Derneği 15. Olağan Genel Kurulu Coşkulu Katılımla Gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği’nin 15. Olağan Genel Kurulu, geniş katılım ve güçlü bir birlik mesajıyla gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı'nı Celal Beysel, Divan Başkan Yardımcılığını Münire Çarıkçı ve Katip Üyeligi Meryem İnci Günay' ın yaptığı toplantı demokratik olgunluk ve karşılıklı saygı çerçevesinde tamamlandı. Başkan İlker Özaslan, Genel Kurul’a katılım sağlayan tüm üyelere ve Divan Heyeti’ne teşekkür ederek, alınan kararların dernek için hayırlı olmasını temenni etti. Genel Kurul’da okunan ve görsel sunumla üyelerle paylaşılan faaliyet raporu, görev süresi sona eren 14. Dönem Yönetim Kurulu’nun iki yıllık performansını ortaya koydu. Bu süreçte toplam 25 yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiği ve birçok alanda önemli ilklere imza atıldığı belirtildi. Başkan Özaslan, 14. Dönemin, derneğin 14 dönemlik tarihi içinde en başarılı dönemlerden biri olarak kayıtlara geçtiğini vurguladı. Yönetim Kurulu üyelerine, gösterdikleri özverili çalışmalar nedeniyle teşekkür ederek, “Derneğimizin kurumsal hafızasına güçlü bir dönem daha eklenmiştir” ifadelerini kullandı. Mali disiplin ve şeffaflık konusuna özel vurgu yapan Özaslan, üç dönem boyunca Saymanlık görevini büyük titizlikle yürüten Sema Adalı’ya; yine üç dönemdir denetim faaliyetlerini mali hassasiyetle sürdüren Denetim Kurulu’na ve Disiplin Kurulu Başkanı Hüseyin Köse’ye teşekkür etti. Yeni Dönemde Güçlü Kurumsallaşma ve Katılımcılık Yeni dönem’de toplumsal sorumluluk alanının daha da genişleyeceğini belirten Başkan Özaslan, mevcut faaliyetlerin yanı sıra yeni projelerin de hayata geçirileceğini ifade etti. Bu süreçte özellikle: Eğitim Bilim İletişim alanlarının güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığı açıklandı. Yeni Yönetim Kurulu’nun, Tüzük çerçevesinde Yüksek Danışma Kurulu, diğer danışma kurulları ve ihtisas çalışma gruplarını oluşturacağı; çalışma yöntemlerini belirleyerek daha sistematik ve katılımcı bir yapı inşa edeceği bildirildi. Böylece her üyenin aktif katkı sunabileceği daha kurumsal bir çalışma dönemine girileceği vurgulandı. Yönetim Kurulu toplantılarının, her toplantıya üç yedek yönetim kurulu üyesinin katılımıyla genişletilmiş şekilde yapılacağı da duyuruldu. Yedek yönetim kurulunun ağırlıklı olarak kadın üyelerden oluştuğunu belirten Başkan Özaslan, “Kadın üyelerimizin titizliği ve üretkenliğinden en üst düzeyde istifade edeceğiz” dedi. 15. Dönem Kurulları Belirlendi Genel Kurul’da yapılan seçimler sonucunda 30 üye, oy birliğiyle iki yıllık süre için kurullara seçildi. Yönetim Kurulu (Asil) İlker Özaslan Osman Şahin Sinan Cem İyihuyulu Uluay Koçak Güvener Yusuf Kenan Yetişen Tekin Çanga Başak Baykan Derya Biçer Elif Uysal Yönetim Kurulu (Yedek) Banu Kılıç Nuran Piliçer Vildan Kireçci Münire Çarıkçı Ali Rıza Akbalış Feyza Tümer Melek Poyraz Neslihan Şahin Pınar Özge Gezer Uyanlar Denetim Kurulu (Asil) Semiha Öztan Hayri Aydemir Neşe Demiröz Denetim Kurulu (Yedek) Güven Yalçın Semih İbrahim Uslu Mert Akdeniz Disiplin Kurulu (Asil) Hüseyin Köse Süheyla Toppamuk Gülten Ceylan Disiplin Kurulu (Yedek) Nigar Uyan Kasım Uzunöz Halil Gök BAŞKAN İLKER ÖZASLAN ’DAN BURSA VİZYONU: Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Bursa’nın kültürel mirasını koruma ve gelecek kuşaklara aktarma konusunda yeni ve kapsamlı bir vizyon ortaya koydu. Özaslan, UNESCO ilkeleri doğrultusunda Bursa’nın yalnızca geçmişiyle değil; eğitim, bilim, iletişim ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki atılımlarıyla da örnek bir şehir haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Özaslan’a göre Bursa, sahip olduğu tarihsel ve kültürel zenginliği daha etkin bir kurumsal yapı ve güçlü toplumsal katılımla dünya ölçeğinde daha görünür kılabilecek potansiyele sahip. “Bursa, Dünya Mirası Kimliğini Daha Güçlü Taşımalı” Özaslan, özellikle UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan alanların korunması ve tanıtımının yalnızca fiziki restorasyonla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Kültürel mirasın, yaşayan bir değer olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Özaslan, şu başlıklara dikkat çekti: Miras alanlarında bilinçlendirme temelli projeler Gençlere yönelik kültürel miras atölyeleri Akademik iş birlikleriyle bilimsel araştırma destekleri Dijital platformlarda çok dilli tanıtım Eğitim ve Bilim Odaklı Yeni Dönem Başkan Özaslan, Bursa’nın UNESCO vizyonunda en çok güçlendirilmesi gereken alanların “Eğitim” ve “Bilim” olduğunu belirtti. Dernek bünyesinde oluşturulacak ihtisas çalışma grupları aracılığıyla: Üniversitelerle ortak projeler, Öğrencilere yönelik kültürel bilinç programları, Yerel tarih ve kültürel miras temalı sempozyumlar. Özaslan, “Kültürel mirası korumak yalnızca taş yapıları ayakta tutmak değildir; o mirasın ruhunu yeni nesillere aktarmaktır” ifadeleriyle eğitimin merkezde olduğu bir anlayışı benimsediklerini vurguladı. Kurumsallaşma ve Katılımcı Model Yeni dönemde daha kurumsal bir yapıya geçileceğini belirten Özaslan, Yüksek Danışma Kurulu ve çeşitli danışma kurullarının oluşturulacağını, böylece her üyenin aktif katkı sunabileceği bir modelin hayata geçirileceğini açıkladı. Yönetim anlayışında şeffaflık, hesap verebilirlik ve ortak akıl prensiplerinin esas alınacağını belirten Özaslan, Bursa’nın kültürel ve sosyal dinamikleriyle uyumlu, sürdürülebilir bir çalışma dönemine girileceğini ifade etti. Başkan Özaslan’ın dikkat çeken bir diğer başlık ise Bursa’nın uluslararası görünürlüğü oldu. UNESCO kimliğinin, yalnızca tabelalarda değil; uluslararası projeler, kültür diplomasisi ve dijital iletişim stratejileriyle desteklenmesi gerektiğini belirten Özaslan, şu hedefleri paylaştı: Yurt dışı kültür kurumlarıyla iş birlikleri Ortak sergi ve kültürel değişim programları Dijital arşiv ve sanal sergi projeleri Bursa’nın kültürel markalaşma sürecinin güçlendirilmesi “BURSA’NIN ’nın DEĞERLERİ HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU ” Başkan İlker Özaslan, Bursa’nın tarihi hanlarından köy dokusuna, inanç mirasından geleneksel zanaatlarına kadar uzanan geniş kültürel birikimin korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil; sivil toplumun, akademinin ve tüm vatandaşların ortak görevi olduğunu vurguladı. Özaslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa, geçmişiyle güçlü bir şehir. Ancak biz onu geleceğe daha bilinçli, daha kurumsal ve daha görünür bir şekilde taşımak zorundayız. UNESCO vizyonu, bizim için bir etiket değil; bir sorumluluktur.” Bursa UNESCO Derneği’nin yeni dönemde hayata geçireceği projelerle, şehrin kültürel mirasını koruyan, geliştiren ve dünyaya açan öncü bir sivil toplum modeli oluşturması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.