Hava Durumu

#Kurtuluş Savaşı

Gürsu Haber - Kurtuluş Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurtuluş Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Halkın Kurtuluş Partisi Bursa İl Örgütü, Haber

Halkın Kurtuluş Partisi Bursa İl Örgütü,

Kent Meydanında organize ettiği eylemle, NATO odaklı emperyalist projeleri eleştirdi. Halkın Kurtuluş Partisi İl Başkanı Avukat Halil Ağırgöl tarafından yapılan basın açıklamasında, NATO'nun insan soyunun baş düşmanı ve ABD ile AB başta olmak üzere, tüm emperyalistlerin suç ve katliam ortağı olduğu vurgulandı. Çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından da desteklenen basın açıklamasında; İnsanlığın hayvanlık konağından çıkıp gerçek insanlık konağı olan Sosyalizme ulaşmasını engellemek, Ortadoğuda Siyonist İsrail’i korumak amacıyla, ABD Emperyalizminin öncülüğünde 4 Nisan 1948 tarihinde kurulanNATO; Kontrgerilla’dır. NATO; Kandır, Acıdır, Gözyaşıdır, İşkencedir, Soykırımdır. NATO; Bağımsızlığımıza, Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mıza ve Önderi Mustafa Kemal’e Düşmanlıktır. NATO; kurulduğu tarihten itibaren, bünyesinde faaliyet gösteren Kontrgerilla eliyle, Dünya Halklarına kan kusturan, gözyaşı döktüren, zulüm çektiren, yeraltı-yerüstü bütün kaynaklarını yağmalayan ve insanlığı açlığa mahkûm eden bir suç örgütüdür. NATO; emperyalistlere karşı direnen, mücadele eden halklara karşı, yaptığı katliamlarla anıla geldi. 1948’ten bugüne. Vietnam, Kore, Yugoslavya, Afganistan, Irak, Libya, Suriye ve İran Halkını, emperyalistlerin aşağılık çıkarları uğruna katletmekten hiç çekinmedi. Bu Gün de “Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında katliamlarına devam etmektedir. NATO; kirli cinayet örgütü kontrgerilla aracılığıyla, dünya çapında, devrimci, yurtsever, demokrat insanları katletmiş, sabotajlar örgütlemiş, Halkları katliamlara uğratmıştır. Türkiye’nin de NATO’ya girdiği 1952 yılından itibaren, başı beladan, sıkıntıdan, yokluktan, yoksulluktan kurtulmamıştır. Türkiye’nin NATO’ya girmesinin ilk bedeli Kore’de vatan evlatlarının kırdırılması olmuştur. Kayıp askerlerle beraber 1350 vatan evladı can vermiştir. NATO’nun ülkemizdeki temel amacı Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kazanımlarını yok etmektir. NATO, Sevr’in intikamını alarak bu toprakları emperyalistlerin tam sömürgesi haline getirmek istemektedir. İtalya’daki NATO Kolejinde, ABD Emperyalist Haydudunun Conilerinin tahtaya asıp ders olarak okuttukları haritayı unutmayalım. Bu gün Ortadoğu bu haritaya göre şekillendirilmektedir. Bu haritada ise ülkemiz üç parçaya bölünmüştür. Yeni Sevr budur. “Yeşil Kuşak Projesi” adıyla CIA-Pentagon İslamı’nı egemen kılmak, Türk Ordusu’nun Jöntürk Geleneğini ortadan kaldırmak, zayıflatmak hedeflenmektedir. “Bizim Oğlanlar” dedikleri, ruhlarını emperyalistlere satan faşist generallerine yaptırdıkları 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbeleri NATO’nun ürünüdür. Faşist darbelere giden süreçte binlerce vatan evladı, yurtsever, devrimci; Kontrgerilla tarafından tarafından katledilmiştir Bu gün de ABD Emperyalistleri, kuklaları olan yapılar eliyle ülkemizi emperyalistlerin iğrenç planı BOP çerçevesinde Yeni Sevr’e doğru koşar adım götürüyorlar. ABD Emperyalistleri NATO eliyle ve kuklalarını kullanarak ; “Terörsüz Türkiye”, “barış”, “kardeşlik”, “demokrasi açılımı” adlarıyla maskeleyip, Yeni Sevr’i, “hazmettire, hazmettire” halkımıza yedirmeye çalışıyorlar. Son günlerde de ülkemizdeki NATO faaliyetleri bu yönde arttırıldı. Ülkemiz tarafı olmadığı savaşlara sürüklenmek isteniyor. ABD’nin İran’a saldırısı sonrasında Adana’da Çokuluslu NATO Kolordu Karargâhı’nın kurulmasına karar verildi. Türk Ordusu’nu İran Halkının üzerine göndermek ve topraklarımızı atlama taşı olarak kullanmak istiyorlar, ABD Emperyalist Haydutları ve Ortaçağcı AKP’giller. ABD emperyalist alçağı ve katliam örgütü NATO, güneyimizde kurulacak bu NATO karargâhı ile yetinmiyorlar İstanbul Boğazı’nda Rusya’ya karşı Ukrayna için Deniz Unsur Komutanlığını da kuruyorlar. Bu NATO Kolordusu ile birlikte Lozan’ı da, Montrö’yü de devreden çıkartmış oluyorlar. Ama boşuna sevinmesinler. Bu devran, ABD Emperyalist Haydutlarının, onların suç ve katliam örgütü NATO’sunun ve Yerli İşbirlikçilerinin istediği gibi hep böyle sürmeyecek. Eninde sonunda Ortadoğu Halklarına ve ülkemize yönelik ABD-AB Emperyalistlerinin yaptıkları bütün aşağılık planlar parçalanıp atılacak. Buna da biz İkinci Kurtuluş Savaşçıları öncülük edeceğiz. Nasıl ki 1919 başlayan Kurtuluş Savaşımızla, hep birlikte yine bu emperyalistlerin Sevr Planını parçalayıp heveslerini kursaklarında bıraktıysak, Nasıl ki Emperyalist Yedi Düvelin o zamanki yerli işbirlikçilerini yine onların gemilerine bindirip gönderdiysek, Eninde sonunda ABD-AB Emperyalistlerini ve yerli işbirlikçilerini, ama bu sefer bir daha tarihin o karanlık sayfalarından çıkmamacasına göndereceğiz. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. ABD-AB Emperyalistleri ve yerli işbirlikçiler bunu hiç akıllarından çıkartmasınlar. Mazlum Halklar umutlarını hiç kaybetmesinler" denildi.

Unutulan her şehit, kaybedilen bir hafızadır! Haber

Unutulan her şehit, kaybedilen bir hafızadır!

Geçmiş dönem MHP Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü İhsan Bilgili, Bursa’nın kurtuluş mücadelesinin en kritik ve en fazla ihmal edilen noktalarından biri olan Hacivat Köprüsü’ndeki şehitler konusunda dikkat çeken, kapsamlı ve çarpıcı bir açıklamada bulundu. Bilgili, Bursa’nın Bursa’nın Kurtuluşu sırasında yaşanan bu tarihi çatışmanın yeterince görünür kılınmadığını belirterek, “Bu şehir, tarihine sahip çıktığı ölçüde güçlüdür; unutulan her şehit, kaybedilen bir hafızadır” dedi. Bilgili açıklamasında, 11 Eylül 1922 günü geri çekilen Yunan birlikleri ile Türk ordusu arasında Hacivat Köprüsü civarında yaşanan çatışmanın, Bursa’nın kurtuluş sürecinde dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Bu çatışmada 11 ila 14 Türk askerinin şehit düştüğünü hatırlatan Bilgili, “Bu rakamlar sadece bir sayı değildir; her biri bir ailenin evladı, bu vatanın teminatıdır” ifadelerini kullandı. Bursa’nın işgalden kurtuluş sürecinin yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda büyük bir fedakârlık destanı olduğuna işaret eden Bilgili, Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında verilen mücadelenin yerel ölçekteki en somut örneklerinden birinin Hacivat Köprüsü’nde yaşandığını dile getirdi. “O gün orada verilen mücadele, Bursa’nın yeniden Türk yurdu olarak ayağa kalkmasının sembollerinden biridir” dedi. Şehitlerin hatırasının yaşatılması konusunda eksiklikler olduğuna dikkat çeken Bilgili, Bursa’da bulunan İstiklal Savaşı Şehitleri Anıtı’nın önemli bir işlev gördüğünü ancak Hacivat Köprüsü özelinde daha somut ve yerinde bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. “Olayın yaşandığı yerde, yani Hacivat Köprüsü çevresinde, o gün toprağa düşen kahramanlarımızın hatırasını yaşatacak bir şehitlik yapılması artık bir tercih değil, tarihi bir sorumluluktur” diye konuştu. Her yıl 11 Eylül’de gerçekleştirilen kurtuluş etkinliklerinin bu şehitlikte başlamasının anlamını daha da güçlendireceğini ifade eden Bilgili, “Törenler elbette kıymetlidir; ancak mekânsal hafıza oluşturulmadan bu bilinç kalıcı hale getirilemez. İnsanlar o toprakta ne yaşandığını görmeli, hissetmeli” dedi. Bilgili açıklamasının devamında, yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak, bu alanın tarihsel kimliğine uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti: “Bursa gibi köklü bir şehirde, böylesine önemli bir çatışmanın yaşandığı noktanın sıradan bir alan gibi kalması kabul edilemez. Hacivat Köprüsü, sadece bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda bir şehadet mekânıdır.” Açıklamasının sonunda Bursa kamuoyuna da seslenen Bilgili, milli hafızanın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi: “Bu şehirde yaşayan herkes, o gün can veren kahramanlara bir vefa borcu taşımaktadır. Hacivat Köprüsü’ne yapılacak bir şehitlik, sadece geçmişe saygı değil, geleceğe bırakılacak en kıymetli miraslardan biri olacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.