Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Miras

Gürsu Haber - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa’nın dünya çapında tanınan tarihi miras alanlarından Cumalıkızık’ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından organize edilen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, restorasyon eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli detaylı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan’ın yaptığı kapsamlı değerlendirmeler yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık’ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma değil, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Katılımcılar arasında yerel yöneticiler, akademisyenler, alan başkanlığı uzmanları, sivil toplum temsilcileri, koruma uzmanları ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık’ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” olduğu yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçi yoğunluğunun artık ciddi bir tehdit boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl Cumalıkızık’ın bir günde yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övünülecek bir tablo” değil, yönetilmesi gereken bir kriz olduğuna dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: “UNESCO Dünya Mirası unvanı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmez. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarihi köyde artık koruma-kullanma dengesi ciddi şekilde zarar görmeye başlar. Bu sayı bazı günlerde stadyum doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırabilmesi mümkün değildir.” Cumalıkızık’ın taşıma kapasitesinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini ifade eden Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM’sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin niteliği üzerine de dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi: “Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz. Cumalıkızık bir açık hava AVM’si değildir. Burası yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; yüzlerce yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor.” Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamı bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda paylaşılan güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumuna ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Cumalıkızık’ta: 259 ev bulunduğu, bunların 168’inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21 yapının tamamen yıkıldığı, 17 yapının harabe durumda olduğu, toplam 38 yapının ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin restorasyon sürecinde geri planda kalmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. “Kamu yapıları restore edilirken köy halkının evlerinin büyük kısmı hâlâ destek bekliyor. İnsanlar yıllardır sırada bekliyor. ‘Benim evim neden restore edilmiyor?’ sorusu artık köyde çok yaygın. Koruma yükünü yalnızca köylünün omzuna bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyon beklediği, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yapının acil müdahale gerektirdiği ifade edildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantıda tarihi yapılarda görülen uygunsuz müdahaleler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usule uygun olmayan değişiklikler bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, uzmanların ve köy halkının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da emanetidir.”

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çağrısı: “Türkiye’de Bir Tane Cumalıkızık Var” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çağrısı: “Türkiye’de Bir Tane Cumalıkızık Var”

BURSA – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi Cumalıkızık Mahallesi’nin yaşadığı çevre ve yapılaşma sorunlarına dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Seyis, bölgenin yeterince korunmadığını savunarak özellikle kaçak yapılaşma ve çevre kirliliğinin tarihi dokuya zarar verdiğini ifade etti. Osmanlı’nın erken dönem sivil mimarisini günümüze taşıyan ve Bursa’nın en önemli kültürel miras alanlarından biri olarak kabul edilen Cumalıkızık’ın ihmal edildiğini belirten Seyis, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Cumalıkızık, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış ender güzellikte bir mahallemizdir. Ancak ne yazık ki bugün yeterince korunmadığını görüyoruz. Sit alanı olmasına rağmen kaçak yapılara göz yumuluyor, dereler çöplük haline geliyor.” Tarihi mahallede yaşanan çevre sorunlarının yalnızca bölge halkını değil, Bursa’nın turizm ve kültürel mirasını da olumsuz etkilediğini vurgulayan Seyis, özellikle dere yataklarındaki kirlilik görüntülerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. “En azından çöpleri toplayalım” Yıldırım Belediyesi’ne ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Seyis, tarihi mirasın korunmasının günlük siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Seyis açıklamasında, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a da seslenerek şu değerlendirmede bulundu: “Buradan yetkililere sesleniyoruz; Türkiye’de bir tane Cumalıkızık var. Bu tarihi değeri korumak hepimizin görevi. En azından Yıldırım Belediyesi olarak çevre temizliği konusunda daha hassas davranalım, çöpleri toplayalım.” Cumalıkızık’ın yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Seyis, tarihi dokunun korunabilmesi için kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, dere temizliği yapılması ve sürdürülebilir koruma politikalarının uygulanması gerektiğini ifade etti. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki alanların korunmasının uluslararası sorumluluk da taşıdığına dikkat çeken Seyis, Cumalıkızık’ın gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması için tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

DAĞDER’in 40. Yılında Kadınlardan Eğitime ve Kültüre Güçlü Destek Haber

DAĞDER’in 40. Yılında Kadınlardan Eğitime ve Kültüre Güçlü Destek

Bursa’nın köklü sivil toplum kuruluşlarından DAĞDER, 40. yılına yakışır anlamlı bir programa daha imza attı. Kadınlara özel düzenlenen “Eğitime Destek Kadın Gecesi”, eğitime destek, kültürel miras, kadın dayanışması, çocukların ve gençlerin sosyal gelişimi temalarıyla büyük ilgi gördü. DAĞDER tarafından Elegans Düğün Salonları Altın Salon’da düzenlenen “Eğitime Destek Kadın Gecesi”, yoğun katılım ve coşkulu atmosferiyle gerçekleştirildi. Kadınlara özel olarak düzenlenen gecede, dağ yöresinin kültürel zenginliği sahneye taşınırken, eğitime destek ve toplumsal dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kuruluşunun 40. yılını kutlayan DAĞDER, bu özel gecede yalnızca bir sosyal etkinliğe değil; çocukların, gençlerin, kadınların, eğitimin ve kültürün aynı çatı altında buluştuğu anlamlı bir dayanışma programına ev sahipliği yaptı. Program, DAĞDER’in 40 yıllık birikimini, köklerine bağlılığını ve geleceğe dönük sosyal sorumluluk anlayışını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Gecede DAĞDER’in çocuklara yönelik önemli çalışmalarından biri olan “Tohumdan Filize Çocuk Meclisi” de kamuoyuyla paylaşıldı. DAĞDER bünyesinde oluşturulan çocuk meclisiyle çocukların sosyal hayata aktif katılımının artırılması, özgüvenlerinin geliştirilmesi, temsil bilinci kazanmaları ve geleceğin bilinçli bireyleri olarak yetişmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise DAĞDER tarihinde ilk kez kurulan halk oyunları ekibinin sahne alması oldu. Genç ve minik ekiplerin yöresel kıyafetleriyle sergiledikleri halk oyunları gösterileri, salondaki katılımcılar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Miniklerin ve gençlerin sahne performansı, DAĞDER’in kültürel mirası yeni nesillere aktarma konusundaki kararlılığının en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Gecede ayrıca Güneybudaklar, Bıyıklıalan, Karaardıç, Avdan, Başak, Delice ve Çamoğlu köylerinden kadınlar ile Yörük Anası Ayşe ve Ekibi yöresel kıyafetleriyle sahne alarak yöresel oyunlar sergiledi. Dağ yöresinin geleneksel kültürünü, renklerini ve birlik ruhunu sahneye taşıyan kadınlar, geceye ayrı bir coşku kattı. Programda kadınların kültürel mirasın yaşatılmasındaki öncü rolü bir kez daha güçlü biçimde ortaya çıktı. Mahalli ses ve bakır sanatçısı Mehtap Takmaklı’nın sahne aldığı gecenin sunumunu Zeynep Akın gerçekleştirdi. Müzik, yöresel oyunlar, halk kültürü ve dayanışma ruhunun bir araya geldiği programda Dj Halime de katılımcılar unutulmaz bir gece yaşadı. Programın fotoğraf video çekimlerini ise Dağmedya olarak bilinen Ramazan Bayram yaptı. DAĞDER Başkanı Derya Başak, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “DAĞDER olarak 40 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, kültürümüzü yaşatmaya, kadınlarımızın sosyal hayattaki varlığını güçlendirmeye, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz. Eğitime Destek Kadın Gecemiz yalnızca bir eğlence programı değil; eğitime, kültüre, dayanışmaya ve geleceğe sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Tohumdan Filize Çocuk Meclisimizle çocuklarımızın sesi olmayı, halk oyunları ekiplerimizle kültürümüzü yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bu anlamlı geceye emek veren, katılan ve destek olan tüm kadınlarımıza, köylerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum.” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen program, DAĞDER’in 40. yılında dağ yöresinin değerlerini yaşatma, eğitime destek olma, kadınların toplumsal dayanışmadaki gücünü görünür kılma ve çocukları geleceğe hazırlama misyonunu bir kez daha ortaya koydu. Gecenin sonunda katılımcılar, birlik ve beraberlik içinde DAĞDER çatısı altında buluşmanın mutluluğunu yaşarken, program coşkulu görüntülerle sona erdi.

FIRST LEGO League’de Bursa’dan Ulusala Tek Bilet: Team of Lions Tarih Yazdı Haber

FIRST LEGO League’de Bursa’dan Ulusala Tek Bilet: Team of Lions Tarih Yazdı

FIRST LEGO League’de Bursa’dan Ulusala Tek Bilet: Team of Lions Tarih Yazdı Bilim, teknoloji ve mühendisliğin buluştuğu en prestijli gençlik organizasyonlarından FIRST LEGO League’de Bursa adına tarihi bir başarıya imza atıldı. Ekol Koleji robotik takımı Team of Lions, Eskişehir’de düzenlenen bölge turnuvasında elde ettiği dereceyle Bursa’dan ulusal finallere yükselen tek ekip olmayı başardı. Robotik Arenada Aslan Kükremesi Bu sezon arkeoloji temasıyla gerçekleştirilen turnuvada öğrencilerden; geçmişi koruyan, kültürel mirası sürdürülebilir biçimde geleceğe taşıyan yenilikçi çözümler üretmeleri beklendi. Team of Lions, yalnızca teknik yeterlilikle değil; disiplinler arası bakış açısıyla da fark yarattı. Takım, kültürel mirasın korunması ve belgelenmesine yönelik geliştirdiği projede sensör teknolojileri, veri analizi ve otomasyon prensiplerini entegre ederek dikkat çekici bir model ortaya koydu. Özellikle arkeolojik alanlarda eserlerin zarar görmeden tespiti ve dijital envanterlenmesi üzerine kurgulanan çözüm önerisi, jüri tarafından “uygulanabilir ve ölçeklenebilir” bulunarak yüksek puan aldı. Tasarım, Kodlama ve Strateji Bir Arada Yarışmanın robot görev parkurunda ise Team of Lions mühendislik disiplininin tüm gerekliliklerini sahaya yansıttı. Öğrenciler; LEGO tabanlı modüler bir robot tasarladı, Görev başına optimize edilmiş ataşman sistemleri geliştirdi, Hassas hareket kontrolü için sensör kalibrasyonlarını detaylı biçimde yapılandırdı, Kodlama sürecinde algoritmik akışı verimlilik odaklı kurguladı. Parkur görevlerinde sergilenen yüksek doğruluk oranı, süre yönetimindeki başarı ve stratejik puan optimizasyonu sayesinde takım turnuvayı üçüncülük derecesiyle tamamladı. Bursa’yı Ulusala Taşıyan Tek Takım Elde edilen sonuç yalnızca bir derece değil; Bursa adına stratejik bir temsil hakkı anlamına geliyor. Team of Lions, bu başarıyla İzmir’de düzenlenecek ulusal turnuvaya katılmaya hak kazanan Bursa’dan tek takım oldu. Bu tablo, Bursa eğitim camiası açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Çünkü FIRST LEGO League, yalnızca robot yarışı değil; problem çözme, proje sunumu, temel değerler ve takım çalışması kriterlerinin bütüncül şekilde değerlendirildiği çok boyutlu bir organizasyon. Bilimle Yükselen Aslanlar Team of Lions’ın başarısı, erken yaşta STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) eğitiminin somut çıktısı olarak görülüyor. Öğrencilerin analitik düşünme, sistem tasarımı, hata analizi ve iteratif geliştirme süreçlerini etkin biçimde yönetmesi; onları sadece yarışma sahasında değil, geleceğin mühendislik ve bilim dünyasında da güçlü adaylar haline getiriyor. Jüri üyeleri ve katılımcılar, takımın özgün proje fikrini ve teknik yeterliliğini takdirle karşılarken; özellikle kültürel miras ile ileri teknolojiyi buluşturan vizyoner yaklaşımın altını çizdi. Arkeolojiden Geleceğe Uzanan Yol Kültürel değerlerin korunmasını robotik sistemlerle destekleyen proje, gençlerin sadece teknoloji üretmediğini; aynı zamanda toplumsal sorumluluk perspektifi geliştirdiğini de gösterdi. Geçmişi koruma bilinciyle geleceği inşa etme anlayışı, Team of Lions’ın temel mottosu haline geldi. Şimdi gözler İzmir’de yapılacak ulusal turnuvada. Bursa’yı temsil edecek tek ekip olarak sahneye çıkacak olan Team of Lions, yalnızca bir okul takımını değil; bilimle yükselen bir şehrin iddiasını taşıyacak. Robotik arenada aslanlar kükredi. Sırada ulusal sahne var.

Bursa UNESCO Derneği 15. Olağan Genel Kurulu Coşkulu Katılımla Gerçekleştirildi Haber

Bursa UNESCO Derneği 15. Olağan Genel Kurulu Coşkulu Katılımla Gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği’nin 15. Olağan Genel Kurulu, geniş katılım ve güçlü bir birlik mesajıyla gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı'nı Celal Beysel, Divan Başkan Yardımcılığını Münire Çarıkçı ve Katip Üyeligi Meryem İnci Günay' ın yaptığı toplantı demokratik olgunluk ve karşılıklı saygı çerçevesinde tamamlandı. Başkan İlker Özaslan, Genel Kurul’a katılım sağlayan tüm üyelere ve Divan Heyeti’ne teşekkür ederek, alınan kararların dernek için hayırlı olmasını temenni etti. Genel Kurul’da okunan ve görsel sunumla üyelerle paylaşılan faaliyet raporu, görev süresi sona eren 14. Dönem Yönetim Kurulu’nun iki yıllık performansını ortaya koydu. Bu süreçte toplam 25 yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiği ve birçok alanda önemli ilklere imza atıldığı belirtildi. Başkan Özaslan, 14. Dönemin, derneğin 14 dönemlik tarihi içinde en başarılı dönemlerden biri olarak kayıtlara geçtiğini vurguladı. Yönetim Kurulu üyelerine, gösterdikleri özverili çalışmalar nedeniyle teşekkür ederek, “Derneğimizin kurumsal hafızasına güçlü bir dönem daha eklenmiştir” ifadelerini kullandı. Mali disiplin ve şeffaflık konusuna özel vurgu yapan Özaslan, üç dönem boyunca Saymanlık görevini büyük titizlikle yürüten Sema Adalı’ya; yine üç dönemdir denetim faaliyetlerini mali hassasiyetle sürdüren Denetim Kurulu’na ve Disiplin Kurulu Başkanı Hüseyin Köse’ye teşekkür etti. Yeni Dönemde Güçlü Kurumsallaşma ve Katılımcılık Yeni dönem’de toplumsal sorumluluk alanının daha da genişleyeceğini belirten Başkan Özaslan, mevcut faaliyetlerin yanı sıra yeni projelerin de hayata geçirileceğini ifade etti. Bu süreçte özellikle: Eğitim Bilim İletişim alanlarının güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığı açıklandı. Yeni Yönetim Kurulu’nun, Tüzük çerçevesinde Yüksek Danışma Kurulu, diğer danışma kurulları ve ihtisas çalışma gruplarını oluşturacağı; çalışma yöntemlerini belirleyerek daha sistematik ve katılımcı bir yapı inşa edeceği bildirildi. Böylece her üyenin aktif katkı sunabileceği daha kurumsal bir çalışma dönemine girileceği vurgulandı. Yönetim Kurulu toplantılarının, her toplantıya üç yedek yönetim kurulu üyesinin katılımıyla genişletilmiş şekilde yapılacağı da duyuruldu. Yedek yönetim kurulunun ağırlıklı olarak kadın üyelerden oluştuğunu belirten Başkan Özaslan, “Kadın üyelerimizin titizliği ve üretkenliğinden en üst düzeyde istifade edeceğiz” dedi. 15. Dönem Kurulları Belirlendi Genel Kurul’da yapılan seçimler sonucunda 30 üye, oy birliğiyle iki yıllık süre için kurullara seçildi. Yönetim Kurulu (Asil) İlker Özaslan Osman Şahin Sinan Cem İyihuyulu Uluay Koçak Güvener Yusuf Kenan Yetişen Tekin Çanga Başak Baykan Derya Biçer Elif Uysal Yönetim Kurulu (Yedek) Banu Kılıç Nuran Piliçer Vildan Kireçci Münire Çarıkçı Ali Rıza Akbalış Feyza Tümer Melek Poyraz Neslihan Şahin Pınar Özge Gezer Uyanlar Denetim Kurulu (Asil) Semiha Öztan Hayri Aydemir Neşe Demiröz Denetim Kurulu (Yedek) Güven Yalçın Semih İbrahim Uslu Mert Akdeniz Disiplin Kurulu (Asil) Hüseyin Köse Süheyla Toppamuk Gülten Ceylan Disiplin Kurulu (Yedek) Nigar Uyan Kasım Uzunöz Halil Gök BAŞKAN İLKER ÖZASLAN ’DAN BURSA VİZYONU: Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Bursa’nın kültürel mirasını koruma ve gelecek kuşaklara aktarma konusunda yeni ve kapsamlı bir vizyon ortaya koydu. Özaslan, UNESCO ilkeleri doğrultusunda Bursa’nın yalnızca geçmişiyle değil; eğitim, bilim, iletişim ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki atılımlarıyla da örnek bir şehir haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Özaslan’a göre Bursa, sahip olduğu tarihsel ve kültürel zenginliği daha etkin bir kurumsal yapı ve güçlü toplumsal katılımla dünya ölçeğinde daha görünür kılabilecek potansiyele sahip. “Bursa, Dünya Mirası Kimliğini Daha Güçlü Taşımalı” Özaslan, özellikle UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan alanların korunması ve tanıtımının yalnızca fiziki restorasyonla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Kültürel mirasın, yaşayan bir değer olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Özaslan, şu başlıklara dikkat çekti: Miras alanlarında bilinçlendirme temelli projeler Gençlere yönelik kültürel miras atölyeleri Akademik iş birlikleriyle bilimsel araştırma destekleri Dijital platformlarda çok dilli tanıtım Eğitim ve Bilim Odaklı Yeni Dönem Başkan Özaslan, Bursa’nın UNESCO vizyonunda en çok güçlendirilmesi gereken alanların “Eğitim” ve “Bilim” olduğunu belirtti. Dernek bünyesinde oluşturulacak ihtisas çalışma grupları aracılığıyla: Üniversitelerle ortak projeler, Öğrencilere yönelik kültürel bilinç programları, Yerel tarih ve kültürel miras temalı sempozyumlar. Özaslan, “Kültürel mirası korumak yalnızca taş yapıları ayakta tutmak değildir; o mirasın ruhunu yeni nesillere aktarmaktır” ifadeleriyle eğitimin merkezde olduğu bir anlayışı benimsediklerini vurguladı. Kurumsallaşma ve Katılımcı Model Yeni dönemde daha kurumsal bir yapıya geçileceğini belirten Özaslan, Yüksek Danışma Kurulu ve çeşitli danışma kurullarının oluşturulacağını, böylece her üyenin aktif katkı sunabileceği bir modelin hayata geçirileceğini açıkladı. Yönetim anlayışında şeffaflık, hesap verebilirlik ve ortak akıl prensiplerinin esas alınacağını belirten Özaslan, Bursa’nın kültürel ve sosyal dinamikleriyle uyumlu, sürdürülebilir bir çalışma dönemine girileceğini ifade etti. Başkan Özaslan’ın dikkat çeken bir diğer başlık ise Bursa’nın uluslararası görünürlüğü oldu. UNESCO kimliğinin, yalnızca tabelalarda değil; uluslararası projeler, kültür diplomasisi ve dijital iletişim stratejileriyle desteklenmesi gerektiğini belirten Özaslan, şu hedefleri paylaştı: Yurt dışı kültür kurumlarıyla iş birlikleri Ortak sergi ve kültürel değişim programları Dijital arşiv ve sanal sergi projeleri Bursa’nın kültürel markalaşma sürecinin güçlendirilmesi “BURSA’NIN ’nın DEĞERLERİ HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU ” Başkan İlker Özaslan, Bursa’nın tarihi hanlarından köy dokusuna, inanç mirasından geleneksel zanaatlarına kadar uzanan geniş kültürel birikimin korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil; sivil toplumun, akademinin ve tüm vatandaşların ortak görevi olduğunu vurguladı. Özaslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa, geçmişiyle güçlü bir şehir. Ancak biz onu geleceğe daha bilinçli, daha kurumsal ve daha görünür bir şekilde taşımak zorundayız. UNESCO vizyonu, bizim için bir etiket değil; bir sorumluluktur.” Bursa UNESCO Derneği’nin yeni dönemde hayata geçireceği projelerle, şehrin kültürel mirasını koruyan, geliştiren ve dünyaya açan öncü bir sivil toplum modeli oluşturması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.