Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Gürsu Haber - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk… Haber

Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk…

Bursa Nağme Musiki Derneği, Adana Çukurova Çağdaş Musiki Derneği ve Bursa İyilik İyidir Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen "Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk" projemizi; dayanışmanın, sevginin ve gönüllülüğün en güzel örneklerinden biri olarak başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Müziğin birleştirici gücünü iyilikle buluşturan bu anlamlı projede, çocuklarımızın eğitimine katkı sağlamak amacıyla çıktığımız yolculukta bizleri yalnız bırakmayan, destekleriyle yanımızda olan tüm kurum, kuruluş ve gönül dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Başta desteklerini esirgemeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne, Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın'a, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcımız Sayın Mutlu Esendemir'e ve konserimize katılarak bizleri onurlandıran Gemlik Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Deviren'e şükranlarımızı sunarız. Projemizin en önemli paydaşlarından olan Bursa Nağme Musiki Derneği Başkanı Sayın Hülya Yüceer'e, değerli Yönetim Kurulu üyelerine, gecemize sanatı ve emeğiyle büyük değer katan Koro Şefimiz Sayın Samiye Berkmen'e ve birbirinden kıymetli koristlerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde, dostlukları ve güçlü iş birlikleriyle projemize katkı sunan Adana Çukurova Çağdaş Musiki Derneği Başkanı Sayın Hayrettin Arpacı'ya, yönetim kuruluna ve tüm koristlerine de en içten teşekkürlerimizi iletiyoruz. Her etkinliğimizde yanımızda olarak bizlere güç veren Bursa Alevi Kültür Derneği Bursa Şubesi Başkanı Sayın Hüseyin Kalkan'a ve değerli yönetimine; konserimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayan Bursa Sanat TV ailesine; çocuklarımızın eğitimine kırtasiye desteği sağlayan Avukat Ercan Kılıç'a, Avukat Turgut Özkan'a, Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Sayın Berrin Temuroğlu'na, Başkan Yardımcısı Sayın Neslihan Zorlu'ya ve ismini tek tek anamasak da gönülden destek veren tüm hayırsever dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Konserimize katılarak bizleri yalnız bırakmayan, çocuklarımız için kırtasiye malzemeleri getirerek bu iyilik hareketine ortak olan tüm misafirlerimize, bağışçılarımıza ve gönüllülerimize de sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sizlerin katkıları sayesinde bu etkinlik yalnızca bir konser olmanın ötesine geçmiş; çocuklarımızın eğitimine destek sağlayan, dayanışmayı güçlendiren ve iyiliği büyüten örnek bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmüştür. Bu güzel organizasyon vesilesiyle Adana'dan gelen kıymetli misafirlerimizi üç gün boyunca Bursa'nın tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Kurulan dostlukların ve gönül köprülerinin uzun yıllar devam etmesini diliyoruz. Projenin hazırlanması ve yürütülmesinde büyük özveri gösteren Bursa İyilik İyidir Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanımız Sayın Özlem Yerlikaya Tanış'a ve Başkan Yardımcımız Sayın Nilüfer Yüceer'e emekleri, özverili çalışmaları ve katkıları için ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu proje bir kez daha göstermiştir ki; müzik insanları bir araya getirir, iyilik çoğalır, dayanışma güçlenir ve çocuklarımızın geleceğine umut olur. "Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk" diyerek çıktığımız bu yolda bizimle birlikte yürüyen, emeğiyle, desteğiyle ve gönlüyle katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız… İyilik İyidir.

DOCA Tirilye Ultra 2026: Antik Yolların İzinde Nefes Kesen Ultra Maraton Haber

DOCA Tirilye Ultra 2026: Antik Yolların İzinde Nefes Kesen Ultra Maraton

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen DOCA Tirilye Ultra 2026, 6 Haziran’da tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan parkurunda koşuldu. DOCA Textile Tech PAKKENS tarafından organize edilen yarış, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek tarih, kültür, doğa ve ticaret yollarını bir araya getiren uluslararası nitelikte bir ultra maraton olarak dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen organizasyon, bu yıl artan katılım ve genişleyen ilgiyle çok daha büyük bir ölçeğe ulaştı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuların yoğun ilgisiyle yarışa kayıt yaptıran kişi sayısı 1040’a ulaştı. Kayıtların 6 Mayıs’ta sona ermesinin ardından dahi çok sayıda sporcunun yarışa katılmak için organizasyonla iletişime geçtiği öğrenildi. Bursa dışından gelen bazı sporcu gruplarının bölgeye erken gelerek marina çevresinde kamp kurduğu, organizasyon öncesi hazırlık sürecine dahil olduğu ve Tirilye’de yarış atmosferini günler öncesinden yaşamaya başladığı belirtildi. Üç Farklı Parkurda Zorlu Mücadele DOCA Tirilye Ultra 2026, üç ayrı mesafede gerçekleştirildi: 54K Ultra Parkur 29K Orta Mesafe Koşusu 15K Kısa Parkur Katılımcılar, zeytin ağaçlarının gölgesinde uzanan patikalardan deniz manzaralı yamaçlara, tarihi köylerden antik limanlara kadar uzanan zorlu bir coğrafyada mücadele etti. Organizasyona ayrıca Bursa Koşu Akademisi gönüllüleri ve Mudanya Belediyesi de destek verdi. Bu yönüyle etkinlik, kamu kurumları, sivil toplum ve özel sektör iş birliğinin örnek bir modeli olarak değerlendirildi. “Sadece Bir Yarış Değil, Bir Hikâye Yazılıyor” Organizasyonu gerçekleştiren DOCA Textile Tech PAKKENS, teknik spor tekstili alanında uluslararası markalara üretim yapan, ihracat kapasitesi yüksek bir sanayi kuruluşu olarak biliniyor. Kurucusu ve Genel Müdürü Mustafa Demiralay liderliğinde faaliyet gösteren şirket, yalnızca üretim alanında değil; spor, kültür ve sanat etkinliklerine verdiği destekle de öne çıkıyor. Şirket yetkilileri, ULTRAİL markasıyla yürütülen bu organizasyonun, antik çağdan günümüze uzanan tarihi ticaret yolları üzerinde bir “spor hafızası” oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu yönüyle Tirilye Ultra, yalnızca bir koşu yarışı değil; geçmişle bugünü birleştiren kültürel bir anlatı niteliği taşıyor. Tarihin İçinden Geçen Parkur Etkinliği farklı kılan en önemli unsurlardan biri ise parkurun kendisi oldu. Yarış güzergâhı, Antik Çağ’dan bu yana kullanılan ticaret yolları ve yerleşim bölgeleri üzerinden geçerek katılımcılara benzersiz bir deneyim sundu. İnsanlık tarihinin en eski dinamiklerinden biri olan ticaret yolları, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel etkileşimin de temelini oluşturdu. Uzmanlara göre İpek Yolu gibi güzergâhlar, medeniyetlerin gelişiminde kritik rol oynadı. DOCA Tirilye Ultra parkuru da bu tarihsel mirası modern sporla buluşturan özel bir rota olarak öne çıkıyor. Ultra Maraton Nedir? Ultra maratonlar, klasik maraton mesafesi olan 42 kilometre 195 metreyi aşan tüm koşu yarışlarını kapsayan bir branş olarak tanımlanıyor. Tirilye Ultra’da olduğu gibi doğa ile iç içe gerçekleştirilen yarışlar ise “trail koşusu” kategorisinde değerlendiriliyor. Trail koşuları; asfalt dışı zeminlerde, patikalarda, orman yollarında ve dağlık arazilerde yapılan, hem fiziksel dayanıklılık hem de doğa ile uyum gerektiren zorlu spor etkinlikleri olarak biliniyor. Bu tür yarışlar, genellikle değişken zemin yapısı, yükselti farkları ve uzun mesafeler nedeniyle sporculara yüksek düzeyde kondisyon ve mental dayanıklılık gerektiriyor. Tirilye’den Kapanca’ya Uzanan Eşsiz Güzergâh 54 kilometrelik ana parkur, Mudanya’nın en özel doğal ve tarihi noktalarını birbirine bağlayan geniş bir rota üzerinden oluşturuldu. DOCA PAKKENS İK ve Kurumsal İletişim Müdürü Hakkı Şenkeser, parkurun detaylarını şu sözlerle anlattı: “Yaklaşık 54 kilometre uzunluğa ve 2157 metre irtifa kazanımına sahip bu parkur Tirilye Sahili’nden başlıyor. Deniz solumuzda kalacak şekilde Kumyaka’nın üst yamaçlarına ve zeytinlikler arasındaki patikalara ulaşıyoruz. Çepni ve Akköy üzerinden ilerleyerek Dereköy’de bulunan 1857 yapımı anıtsal kilisenin önünden geçiyoruz.” Şenkeser, parkurun devamında Mirzaoba, Yalıçiftlik Barajı ve Ketendere sahil hattına ulaşıldığını belirterek Kapanca Antik Limanı’nın etkileyici manzarasının sporculara eşsiz bir deneyim sunduğunu ifade etti. Parkurun devamında 8. yüzyıla tarihlenen Aya Yani Manastırı’na ulaşıldığını, orman içi geçişlerin ardından Tirilye’nin kuş bakışı görüldüğünü belirten Şenkeser, yarışın finalinin ise tarihi Taş Mektep önünden geçilerek Tirilye Meydanı’nda yapıldığını söyledi. Ayrıca parkurun önemli bir özelliğinin de asfalt kullanım oranının yüzde 10’un altında olması olduğu vurgulandı. Bölgeye Katkı ve Uluslararası Tanıtım Organizasyon, yalnızca sportif bir etkinlik değil; aynı zamanda Mudanya ve çevresinin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayan önemli bir turizm hareketi olarak değerlendiriliyor. Tirilye, Kumyaka, Dereköy, Mirzaoba, Yalıçiftlik ve Kapanca Antik Limanı gibi noktaların yarış sayesinde daha geniş kitlelere tanıtıldığı, bölgenin doğa sporları açısından potansiyelinin öne çıkarıldığı ifade ediliyor. “Müthiş Bir Organizasyon” Katılımcılar ve organizasyon paydaşları, DOCA Tirilye Ultra 2026’yı genel anlamda yüksek organizasyon kalitesi, güçlü gönüllü desteği ve zorlu ama keyifli parkuruyla değerlendirdi. Etkinlik, hem profesyonel ultra koşucular hem de doğa sporlarına ilgi duyan amatör sporcular için unutulmaz bir deneyim olarak kayıtlara geçti. DOCA Tirilye Ultra, ikinci yılında da yalnızca bir yarış değil; tarih, doğa ve insanın dayanıklılığını bir araya getiren büyük bir hikâye olarak öne çıktı.

Türk Gençliği Büyük Kurultayı" binlerce genci Ankara'da buluşturacak Haber

Türk Gençliği Büyük Kurultayı" binlerce genci Ankara'da buluşturacak

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, 19 Mayıs'ta gerçekleştirilecek Türk Gençliği Büyük Kurultayı'na ilişkin hazırlıkların tamamlandığını bildirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kurultayda gençlere hitap edeceğini söyleyen Yıldırım, tüm gençleri kurultaya davet ederek, "19 Mayıs'ta İstiklal'in ışığında Türk Yüzyılı'na nasıl yürüdüğümüzü herkese göstereceğiz." ifadesini kullandı "Buradaki amacımız sadece konuşan değil, fikir üreten, çözüm geliştiren ve geleceğe yön veren bir gençlik yapısını ortaya koymaktı. Hazırladığımız çalıştay raporunun sonuç bildirgesini de kurultay gününde kamuoyuyla paylaşacağız. Kurultayımızın en büyük adımlarından bir tanesi de kurultayımız kapsamında gerçekleştirilen teknolojik, teknoloji ve inovasyon fuarı da bu anlamda büyük bir önem arz ediyor. Çünkü biz gençlerimizin enerjisini sokağa değil, istikbale yönlendiriyoruz. Üreten, geliştiren ve yön veren bir nesil olmalarını istiyoruz." Ahmet Yiğit Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Türk Yüzyılı'nı hedef gösterdiğini ve 21. yüzyılı Türk asrı yapacak kadroların Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı çatısı altında yetiştirilmesi için çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Yıldırım, Genel Başkan Bahçeli'nin gençliğe büyük önem verdiğini ve Türk ile Türkiye Yüzyılı'nı gerçekleştirecek gençlere geniş imkanlar tanıdığını vurguladı. "ANKARA'DAN DÜNYAYA ÇOK GÜÇLÜ BİR MESAJ VERİLECEK" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kurultayda gençlere hitap edeceğini söyleyen Yıldırım, tüm gençleri kurultaya davet ederek, "19 Mayıs'ta İstiklal'in ışığında Türk Yüzyılı'na nasıl yürüdüğümüzü herkese göstereceğiz." ifadesini kullandı. Ahmet Yiğit Yıldırım, Kurultay programı kapsamında Asena Teşkilatları'nda spor müsabakalarında şampiyonluk kazanan üyelere plaket takdim edileceğini, ardından Ülkü Ocakları Genel Merkez sanatçılarının sahne alacağını dile getirdi. Programa, Türkiye'nin dört bir yanından ve Türk dünyasından çok sayıda gencin katılacağını aktaran Yıldırım, "İnşallah yüz binlerce bozkurdumuzu Ankara'da göreceğiz" dedi. Kurultayda, Türk gençliğinin, Ankara'dan dünyaya çok güçlü bir mesaj vereceğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti: "Bu tablo, Türkiye üzerinde hesap yapan çevrelere Türk gençliğinin iradesini ve kararlılığını bir kere daha gösterecektir. Çok disiplinli, çok muntazam, milli şuurun yüksek olduğu bir gençliğin aslında burada yetiştiğini göreceğiz. Çünkü biz gençliğimize güveniyoruz. Gençliğimizin geleceğimiz olduğunu biliyoruz. Bir takım çevreler gençlerimizi ötekileştirirken, onları vurdumduymazlıkla, nemelazımcılıkla, şuursuzlukla suçlarken aslında biz ne kadar şuurlu, ahlaklı, vatansever, bilinçli ve kültürlü bir gençlik yetiştirdiğimizi bu salonda göstermiş olacağız." KURULTAY KAPSAMINDA TEKNO OCAK FESTİVALİ DÜZENLENECEK Öte yandan Yıldırım, kurultay kapsamında düzenlenecek Tekno Ocak Festivali'nin de büyük önem taşıdığını belirtti. "Biz, gençlerimizin enerjisini sokağa değil, istikbale yönlendiriyoruz. Üreten, geliştiren ve yön veren bir nesil olmalarını istiyoruz" diyen Yıldırım, festivalde üniversite öğrencilerinin geliştirdiği projelerin sergileneceğini bildirdi. Tekno Ocak Festivali'nin, kurultayın ardından ATO Congresium'da gerçekleştirileceğini dile getiren Yıldırım, kurultaya katılan misafirlerin de festivali ziyaret edebileceğini söyledi. FESTİVALDE "GÖKTAY" VE "TÜRKAN" DA TANITILACAK MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin isimlerini bizzat verdiği, İzmir ve Bursa Ülkü Ocakları tarafından geliştirilen "Göktay 1" ve "Göktay 2" yarış araçları ile "Türkan" insansız hava aracının da festivalin öne çıkan unsurları arasında yer alacağını ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlk deneme sürüşlerini gerçekleştireceğiz. Arkadaşlarımız burada yapılacak yarışmalar sonrasında da çalışmalarını hızlandıracaklar. Göktay 1, Göktay 2 başta olmak üzere birçok projemizle yurt dışında Türk gençliğini temsil edecekler. İnşallah başarılarla beraber hepsi göğsümüzü kabartacaklar. Bu tablo aynı zamanda Türk gençliğinin bilimde, teknolojide ve savunma alanında neler gerçekleştirebileceğini de ortaya koyacaktır. Liderimizin yetişmesini arzu ettiği gençlik sadece kalabalık bir gençlik değildir. Disiplinli, ahlaklı, vatan sevgisi ve milli şuuru yüksek olan bir gençliktir. İnşallah bu salonda da Kurultay gününde bunu hep birlikte göreceğiz. Gençlerimizin ne kadar disiplinli olduğunu, ne kadar ahlaklı olduğunu, milli şuurunun ne kadar yüksek olduğunu ve teknoloji anlamında neler geliştirdiğini, ne kadar nitelikli olduğunu göstermiş olacağız."

DAĞDER’DEN ADİL TEMSİL ÇAĞRISI Haber

DAĞDER’DEN ADİL TEMSİL ÇAĞRISI

Bursa Büyükşehir Belediyesinde yeni dönem atama ve görevlendirme süreçleri devam ederken, DAĞDER Bursa’nın köklü değerlerinden biri olan dağ yöresi insanının da bu süreçte liyakat, temsil ve hakkaniyet temelinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bursa’nın Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan ilçeleri ile Osmangazi dağ köyleri başta olmak üzere dağ yöresi; tarihi, kültürü, emeği, üretimi ve vefasıyla Bursa’nın sosyal dokusunda önemli bir yere sahiptir. Dağ yöresi insanı, Bursa’nın emek, kültür ve vefa yükünü omuzlamış kadim bir topluluktur. Bu nedenle yerel yönetimlerde ve önemli kadrolarda hak ettiği şekilde temsil edilmesi, sadece bir beklenti değil; aynı zamanda hakkaniyetin gereğidir. DAĞDER Başkanı Derya Başak, Bursa Büyükşehir Belediyesinde devam eden yeni atama ve görevlendirme süreçlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dağ yöresinin yetişmiş insan kaynağının mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Başkan Başak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Dağ yöresi insanı; Bursa’nın emek, kültür, vefa ve aidiyet yükünü omuzlamış kadim bir topluluktur. Dağ yöremiz, bu şehrin tarihinde, üretiminde, kültüründe ve sosyal hayatında her zaman güçlü bir yer edinmiştir. Bugün Bursa Büyükşehir Belediyesinde yeni atama ve görevlendirme süreçleri devam ederken, dağ yöresinin yetişmiş insan kaynağının da liyakat, temsil ve hakkaniyet temelinde değerlendirilmesini bekliyoruz. Bu beklenti bir ayrıcalık talebi değil; Bursa’nın bütünlüğü, adil yönetim anlayışı ve toplumsal temsili açısından haklı bir taleptir. DAĞDER olarak bizler; dağ yöresi insanının sesi olma sorumluluğuyla bu süreci yakından takip ediyoruz. Dağlı hemşehrilerimizin bilgisi, birikimi, tecrübesi ve Bursa’ya olan sadakati, önemli görev ve sorumluluklarda karşılık bulmalıdır. Bursa’nın her bölgesini kucaklayan bir yönetim anlayışının, dağ yöresinin güçlü temsilini de içinde barındırması gerektiğine inanıyoruz. Dağ yöresi Bursa’nın kenarında değil, kalbindedir. Bu şehir için emek veren, alın teri döken, vefa gösteren dağlılar; liyakat, temsil ve hakkaniyet temelinde hak ettikleri adil temsili görmelidir.” DAĞDER camiasının ve dağ yöresi hemşehrilerinin bu süreci dikkatle takip ettiği belirtilirken, Bursa’nın ortak akılla, adil temsil anlayışıyla ve liyakate dayalı kadrolarla daha güçlü bir geleceğe taşınacağı ifade edildi. “Dağ yöresi; Bursa’nın kenarında değil, Bursa’nın kalbindedir.”

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU Haber

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU

Özbekistan Turizm ve Kültür Tanıtımı Günü kapsamında Bursa’da anlamlı ve yoğun katılımlı bir program gerçekleştirildi. Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Devletleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUDAM) bünyesinde faaliyet gösteren Ali Şir Nevai Özbek Dili ve Kültürü Merkezi ile Özbekistan Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, Özbekistan’ın köklü kültürü ve turizm potansiyeli tanıtılırken, aynı zamanda büyük hükümdar Emir Temur’un 690. doğum yılı da anıldı. Program Şehitler İçin Saygı Duruşuyla Başladı Program, vatan uğruna can veren aziz şehitler anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ile başladı. Ardından Türkiye ve Özbekistan milli marşlarının okunmasıyla salonda duygu dolu anlar yaşandı. “İpek Yolu’nun Kalbini Yeniden Hatırlıyoruz” Programın açılışında konuşan Surayyo Khodjoeva, Özbekistan’ın kadim İpek Yolu mirasıyla şekillenen zengin kültürünün, dil ve sanat aracılığıyla nesilden nesile aktarıldığını belirtti. Dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir medeniyet taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Khodjoeva, Ali Şir Nevai’nin düşüncelerine atıfta bulundu. Semerkant, Buhara ve Hiva gibi şehirlerdeki mimari eserlerin yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir medeniyetin mühendislik birikimini yansıttığını ifade etti. Andican 2026’da Türk Dünyasının Kültür Başkenti Programda öne çıkan başlıklardan biri de Andican’ın 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi oldu. Türk Devletleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş, bu gelişmenin Türk dünyası açısından önemli bir kültürel buluşma zemini oluşturacağını belirterek, Andican merkezli etkinliklerin Semerkant, Buhara ve Hiva gibi kadim şehirleri de kapsayacağını söyledi. “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Vurgusu Bursa İl Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözünü hatırlatarak Türk dünyası arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türk Dünyası Yörük Türkmen Federasyonu Genel Sekreteri Cemal Akkuş ise iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel kökler ve akrabalık bağlarıyla güçlenen derin bir kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti. “Her Öğrenci Bir Kültür Elçisi” Programın en dikkat çeken konuşmalarından birini gerçekleştiren Rustam Narbaev, Türkiye’de eğitim gören Özbek öğrencilerin yalnızca birey değil, aynı zamanda ülkelerinin temsilcileri olduğunu vurguladı. Narbaev, “Saygıdeğer hocalarım, değerli konuklar! Sevgili öğrenciler, sevgili gençler! Öncelikle, Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği adına, bugün sizlerle bir araya gelip samimi bir sohbet gerçekleştirebilmek benim için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurgulamak isterim. Konuşmama başlamadan önce konuşma yapan tüm saygıdeğer misafirlerimizi teşekkürümü izah ederek konuşmama devam etmek isterim. Sevgili öğrenciler! Bugün her biriniz sadece bir öğrenci değilsiniz. Sizler, vatanımız Özbekistan'ın gerçek temsilcileri, başka bir deyişle elçilerisiniz. Evet, her biriniz birer elçisiniz; Türkiye'de ülkemizin yüzünü, kültürünü, değerlerini ve prestijini temsil ediyorsunuz. Sizler burada sadece eğitim görmüyorsunuz. Davranışlarınız, yüksek kültürünüz ve samimi tutumunuzla Özbekistan’ın yüksek değerlerini sergiliyorsunuz. Attığınız her adımda, söylediğiniz her sözde vatanımızın onurunu savunuyorsunuz. Bugün size büyük bir güven duyulmaktadır. Sizden sadece iyi uzmanlar olmanız değil, aynı zamanda bilginiz ve potansiyelinizle ülkemizin büyüklüğünü sergileyecek, açık görüşlü, ruhsal olgunluğa sahip bireyler olmanız beklenmektedir. Sayın katılımcılar! Kardeş ülkemiz Türkiye halkına içten şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Bizim için Türkiye sadece bir ortak devlet değil, tarihsel, kültürel ve manevi açıdan yakın olduğumuz kardeş bir ülkedir. Özellikle siz sevgili öğrencilerimizi eğiten Türk öğretim görevlilerine ve profesörlere derin şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Onların sıkı çalışması, özverisi ve bilgisi, sizin gelişiminiz için büyük önem taşımaktadır. Sevgili dostlar! Bugün, Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler tüm zamanların en yüksek seviyesindedir. İki ülke arasındaki dostluk, güven ve stratejik ortaklık bağları her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bu durum, elbette sizler gibi gençler için daha da büyük fırsatlar yaratmaktadır. Aynı zamanda, bizler sporda da büyük başarılara imza atmaya çalışan halklarız. Türk dünyası ülkelerinin 2026 Dünya Kupası’na katılımı, sadece bir spor başarısı değil, halklarımızın birliği, iradesi ve potansiyelinin muhteşem bir ifadesidir. Bu durum size ilham vermeli ve kendi alanlarınızda en yüksek zirveleri fethetmeniz için cesaretlendirmelidir. Sevgili gençler! Şunu daima unutmayın: Sizler- elçilerimizsiniz, Sizler- vatanımızın umudusunuz, Sizler -geleceğimizi inşa edecek nesilsiniz. Bilgiyi arayın, çaba gösterin, kendinizi geliştirin ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Size inanıyoruz. Anavatan sizi bekliyor. Sizinle bir mutluluğumuzu paylaşmak isterim bu sene futbolda Dünya Küpesine iki Türk Dünyası ülkeleri de katılacaktır ve bizler için ikisi de şampiyondur. İlginiz için teşekkür ederim! Akademisyenlerden Özbekistan’a Özel Vurgu Üniversitenin İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Çelik, Özbekistan’ın Türk dünyasının kültürel ve manevi açıdan en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Özbek dili ve kültürüne yönelik çalışmaların kendisi için önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi bölümü- Doç. Dr. Minara Aliyeva Çınar ise iki ülke arasındaki ilişkilerin özellikle eğitim alanında son yıllarda önemli bir ivme kazandığını ve bu durumun gençler için yeni fırsatlar sunduğunu vurguladı. Turizmde Yükselen İlgi Turizm sektörü temsilcisi Kadir Genç, Özbekistan’ın tarihi ve kültürel zenginliklerinin giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, Bursa’dan düzenlenen turların her geçen yıl arttığını söyledi. Kültür ve Lezzet Aynı Sofrada Buluştu Programın ikinci bölümünde geleneksel Türk çadırı atmosferinde Özbek kültürü tanıtıldı. Katılımcılara dünyaca ünlü Özbek Pilavı ikram edilirken, samimi sohbetler eşliğinde kültürel etkileşim güçlendi. Görsel Sunumlar Yoğun İlgi Gördü Etkinlikte Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının yer aldığı videolar, iki ülke arasındaki iş birliğini anlatan tanıtımlar ve turizm içerikleri katılımcılardan büyük ilgi gördü. Ayrıca Emir Temur’un hayatı ve mirası üzerine hazırlanan sunumlar da dikkat çekti. Bursa’da düzenlenen bu kapsamlı organizasyon, yalnızca bir tanıtım etkinliği olmanın ötesine geçerek Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihsel, kültürel ve gönül bağlarını pekiştirdi. Program, hem geçmişin izlerini hatırlattı hem de geleceğe dair ortak bir vizyon ortaya koydu.

Bursa’nın yeni gücü "BURKON" sahneye çıktı: Kültürler bu çatı altında buluşuyor! Haber

Bursa’nın yeni gücü "BURKON" sahneye çıktı: Kültürler bu çatı altında buluşuyor!

Bursa’da büyük bir heyecan uyandıran ve şehrin sosyal dokusuna yeni bir soluk getirmesi beklenen Bursa Dernekler Konfederasyonu (BURKON), ilk resmi toplantısını gerçekleştirdi. Genel Başkan Biret ELİK öncülüğünde düzenlenen toplantıya, konfederasyona üye olan tüm dernek başkanları tam kadro katılım sağladı. Biret Elik: "Bursa’nın Güçlü Birliğini İnşa Ediyoruz" Toplantıda konuşan Genel Başkan Biret Elik, BURKON’un sadece bir tabela oluşumu değil, Bursa’da yaşayan tüm bölgelerin kültürlerinin yaşatılacağı, dayanışmanın en üst seviyeye çıkarılacağı dinamik bir yapı olduğunu vurguladı. Elik, "Bursa, Anadolu’nun her rengini bağrında taşıyan kadim bir şehir. Bizler bu renkleri BURKON çatısı altında bir araya getirerek, Bursa’nın sosyal ve kültürel hayatına değer katmayı hedefliyoruz," dedi. Tüm Bölgelerin Kültürü Bu Çatıda Yaşayacak Üye dernek başkanlarının görüş ve önerilerinin alındığı toplantıda, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek projeler masaya yatırıldı. Bursa’daki tüm bölge derneklerini kapsayan bu büyük oluşumun, hem yerel yönetimlerle olan diyalogda hem de sosyal yardımlaşma projelerinde etkin bir rol oynaması bekleniyor. Ses Getirmeye Devam Edecek Bursa’da sivil toplumun en güçlü temsilcilerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerleyen BURKON, kısa süre içinde gerçekleştireceği etkinliklerle adından söz ettirmeye devam edecek. Toplantı sonunda dernek başkanları, "Bursa için birlik, kültür için gelecek" mesajı vererek kararlılıklarını sergilediler.

Nilüfer’de Sivil Toplumun Gücü Sahneye Taşındı Haber

Nilüfer’de Sivil Toplumun Gücü Sahneye Taşındı

‘Sivil İzler’ Etkinliği Büyük İlgi Gördü” Söyleşi, sunum ve müzik bir arada: Bursa’da dayanışma ve kültür rüzgârı esti Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Sivil İzler: Sivil Toplum Söyleşileri” etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen program, Bursa’da sivil toplumun dinamizmini bir kez daha gözler önüne serdi. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, hem içerik hem de kültürel katkılarıyla dikkat çekti. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) Bursa Şubesi de etkinlikte aktif rol alarak hem kurumsal vizyonunu hem de yürüttüğü çalışmaları katılımcılarla paylaşma fırsatı buldu. YKKED Bursa Şubesi’nden Güçlü Sunum Program kapsamında YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü ve Şube Sekreteri Hatice Çağlar Özteke tarafından gerçekleştirilen sunum, derneğin kuruluş amacı, faaliyet alanları ve gelecek hedeflerini kapsamlı şekilde ortaya koydu. Sunumda özellikle: Köy Enstitüsü geleneğinin yaşatılması Eğitim ve kültür alanındaki projeler Toplumsal bilinç oluşturma çalışmaları Genç kuşaklara yönelik faaliyetler gibi başlıklar ön plana çıktı. Katılımcılar, derneğin sadece geçmişe sahip çıkan değil, aynı zamanda geleceğe yön veren bir vizyonla hareket ettiğini vurguladı. Mandolin Orkestrası Büyüledi Etkinliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise müzik dinletisi oldu. YKKED Hasan Âli Yücel Mandolin Orkestrası, sahne performansıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Orkestra Şefi Dilek Sevüktekin Görgülü yönetiminde sahne alan ekip, ilk günkü heyecanını koruyan performansıyla büyük beğeni topladı. Disiplinli çalışmaları ve sanatsal uyumlarıyla dikkat çeken orkestra üyeleri, izleyicilerden uzun süre alkış aldı. Yerel Yönetim ve Sivil Toplum İş Birliği Etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen isimlere de teşekkür edildi. Başta Şadi Özdemir olmak üzere, Nilüfer Belediyesi çalışanlarına ve İclal Polat’a katkılarından dolayı minnettarlık ifade edildi. Bu tür organizasyonların, yerel yönetim ile sivil toplum arasındaki iş birliğini güçlendirdiği ve ortak üretim kültürünü yaygınlaştırdığı vurgulandı. Sivil Toplumun Nabzı Nilüfer’de Attı “Sivil İzler” etkinlikleri, farklı dernek ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek: Deneyim paylaşımı Ortak akıl oluşturma Kültürel etkileşim Toplumsal farkındalık gibi önemli kazanımlar sağladı. Bursa’da sivil toplumun yalnızca sosyal faaliyetlerle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda kültürel ve sanatsal üretimin de önemli bir parçası olduğu bu etkinlikle bir kez daha ortaya kondu. “Geçmişten Geleceğe Kurulan Köprü” Nilüfer’de düzenlenen “Sivil İzler” programı, sadece bir etkinlik olmanın ötesine geçerek; geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan güçlü bir platforma dönüştü. YKKED Bursa Şubesi’nin katkıları ve mandolin orkestrasının etkileyici performansı, etkinliği unutulmaz kılan en önemli unsurlar arasında yer aldı. Bu buluşma, sivil toplumun gücünü, kültürün birleştirici etkisini ve dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koydu.

Alperen Ocakları Vakfı, Bursa’da Gençlik ve Kültür Projeleriyle Etkinleşiyor Haber

Alperen Ocakları Vakfı, Bursa’da Gençlik ve Kültür Projeleriyle Etkinleşiyor

Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Dayanışma Vakfı, gençlerin eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanındaki bilinç ve yetkinliğini artırmayı amaçlayan projelerini Bursa özelinde hayata geçiriyor. Vakfın Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ömer Faruk Alfatlı, gençlerin gelişimine katkı sağlayacak somut projeler ve yıllık eylem planını kamuoyu ile paylaştı. Alfatlı, Bursa’nın tarihî ve kültürel zenginliğini genç nesillere aktarmanın, toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin ve gençlerin sosyal sorumluluk bilincini artırmanın vakfın öncelikli hedefleri arasında olduğunu vurguladı. Alfatlı, yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Bursa’da gençlerimizin eğitimden kültüre, sosyal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar kapsamlı bir farkındalık ve gelişim süreci içinde olmasını önemsiyoruz. Bu projeler, gençlerin aktif katılımını sağlayacak bir rehber niteliğindedir. Amacımız, gençleri sadece bilinçlendirmek değil, onları toplumun her alanında etkin bir şekilde söz sahibi kılmaktır.” Vakıf projeleri, hukuki çerçevede şeffaf ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülürken, gençlerin hem kişisel gelişimi hem de Bursa’nın kültürel ve toplumsal değerlerinin güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Alfatlı, “Gençlerimiz Bursa’nın tarihi dokusunu öğrenirken, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket edecek. Bu sayede hem kendilerini geliştirecek hem de topluma değer katacaklar” dedi. 1. Kuruluş Amacı ve İlkeleri Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Dayanışma Vakfı, Türkiye genelinde gençlerin eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında örgütlenmesini hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur. Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ömer Faruk Alfatlı’nın açıklamaları ve vakfın tüzüğünden hareketle kuruluş ilkeleri şunlardır: Eğitim ve Kültürel Farkındalık: Vakıf, gençlerin manevi, milli ve kültürel değerler konusunda bilinçlenmesini sağlar. Türkiye’nin tarihsel ve kültürel birikimini genç nesillere aktarmak temel ilkelerden biridir. Dayanışma ve Sosyal Sorumluluk: Sosyal yardımlaşma ve toplum hizmeti ilkesiyle hareket edilir; yardıma muhtaç öğrencilere ve ailelere eğitim, burs ve destek sağlanır. Hukuk ve Etik Çerçeve: Vakıf faaliyetleri, hukuki çerçeveye uygun ve şeffaf şekilde yürütülür; yönetim ve karar alma süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik esastır. 2. Gençlik Odaklı Faaliyetler Bursa özelinde vakfın hedefleri, özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde etkin olarak uygulanabilir. Bunlar: Eğitim Programları ve Seminerler: Lise ve üniversite öğrencilerine yönelik tarih, kültür, sosyal sorumluluk ve liderlik eğitimleri. Bursa’da üniversite ve lise düzeyinde seminerler, atölyeler ve konferanslar düzenlenmesi. Mentorluk ve Rehberlik: Gençlerin mesleki ve kişisel gelişimini destekleyecek mentorluk programları. Bursa’daki sanayi ve iş dünyası ile iş birliği yapılabilir. Toplumsal Farkındalık Kampanyaları: Gençlerin sosyal sorumluluk projelerine katılımını artıracak, çevre, yardım ve toplumsal dayanışma konularında farkındalık yaratacak etkinlikler. 3. Kültürel ve Tarihi Projeler Bursa, Osmanlı tarihinin önemli şehirlerinden biri olarak vakfın kültürel projeleri için doğal bir merkezdir. Tarih ve Kültür Atölyeleri: Bursa’nın tarihî ve kültürel mirasını tanıtacak eğitim ve saha çalışmaları. Örneğin, Bursa Ulu Camii, Yeşil Türbe ve Osmanlı köyleri gibi bölgelerde geziler ve bilgilendirme programları. Müze ve Kültür İşbirlikleri: Bursa’daki müzeler ve kültürel kuruluşlarla iş birliği yaparak gençlere kültürel değerleri yaşatmak. 4. Bursa Özelinde Sosyal Dayanışma Hedefleri Vakfın sosyal yardımlaşma ve dayanışma hedefleri, Bursa’nın ekonomik ve sosyal yapısı göz önüne alındığında daha somut olarak uygulanabilir: Eğitim Bursları: Maddi durumu yetersiz öğrenciler için burs ve eğitim materyali desteği. Yerel Dayanışma Projeleri: Deprem, sel veya sosyal kriz durumlarında gençlerin aktif rol alması. Bursa’daki mahalle bazlı dayanışma çalışmaları, gençlerin yerel topluma katkısını artırır. Köy ve Kırsal Destek: Nilüfer, Osmangazi ve Mudanya gibi ilçelerde kırsal gençlik projeleri ve kültürel destek programları düzenlenebilir. 5. Hedeflenen Kurumsal Yapı ve İşleyiş Vakfın hukuki sorumlulukları çerçevesinde Bursa özelinde hedeflenen organizasyon yapısı: İl ve İlçe Temsilcilikleri: Bursa’daki ilçelerde (Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım) etkin temsilcilikler kurarak saha faaliyetlerini organize etmek. Gönüllü ve Üye Ağı: Gençlerin gönüllülük esasına dayalı olarak projelere katılımını teşvik etmek; şehirdeki üniversiteler ve liseler ile koordinasyon sağlamak. Yerel İşbirlikleri: Belediye, üniversite, kültürel dernek ve sivil toplum kuruluşları ile ortak projeler geliştirmek. 6. Bursa Özelinde Stratejik Öncelikler Gençlerin aktif katılımını sağlamak: Eğitim, sosyal sorumluluk ve kültürel projelerde gençlerin inisiyatif alması. Dayanışma kültürünü yaymak: Özellikle dezavantajlı bölgelerde gençlerin toplumsal sorumluluk projelerine katılımı. Kültürel mirası korumak ve tanıtmak: Bursa’nın tarih ve kültürünü genç nesillere aktarmak ve farkındalık yaratmak. Hukuki ve şeffaf yönetim: Tüm faaliyetlerin mevzuata uygun, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yürütülmesi. Bursa özelinde Alperen Ocakları Vakfı, gençliğe yönelik eğitim ve kültürel projeler, toplumsal dayanışma ve yerel iş birlikleriyle şehrin sosyal ve kültürel dokusuna katkı sağlamayı hedeflemektedir. Vakfın kuruluş ilkeleri, gençlerin bilinçlendirilmesi, dayanışmanın artırılması ve kültürel mirasın korunması ekseninde şekillenmiştir. Hukuki sorumlulukların titizlikle yürütülmesi, projelerin sürdürülebilirliğini ve şeffaflığını garanti altına alır.

Bursa’da Zonguldaklılar Ramazan Bereketinde Buluştu: Haber

Bursa’da Zonguldaklılar Ramazan Bereketinde Buluştu:

Bir Ayda İki Büyük İftar Bursa Zonguldaklılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ZONDER), 2026 yılı Ramazan ayında gerçekleştirdiği iki özel iftar programıyla hemşehrilerini aynı sofrada buluşturdu. Başkan Yılmaz Elieyi’nin ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonlarda, 1992 Kozlu maden şehitleri dualarla anılırken, Dünya Kadınlar Günü coşkusu da iftar sevinciyle birleşti. BURSA – Bursa’da yaşayan Zonguldaklıların çatı kuruluşu olan ZONDER, 2026 Ramazan ayını hafızalardan silinmeyecek iki büyük organizasyonla taçlandırdı. Mart ayı boyunca düzenlenen programlarda hem hüzün hem de dayanışma bir aradaydı. Grizu Şehitleri Unutulmadı: Dualar ve Semazen Gösterisi Ramazan ayının ilk günlerinde düzenlenen ilk büyük iftar, Türk madencilik tarihinin en acı günlerinden biri olan 3 Mart 1992 Kozlu Grizu Faciası’nın yıl dönümüne ithaf edildi. 292 maden şehidimizin aziz hatırası için düzenlenen programda, şehitlerimizin ve tüm geçmişlerimizin ruhuna Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi, eller semaya açılarak dualar edildi. Gecenin manevi atmosferi, Mehmet Eren Semazen ve İlahi Grubu’nun sahne almasıyla zirveye taşındı. İftar öncesi ve sonrası seslendirilen ilahiler ve semazen gösterisi davetlilere huzur dolu anlar yaşattı. Protokolden Birlik Mesajı Programa katılan Bursa Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, yaptığı konuşmada Zonguldaklıların Bursa’daki kültürel zenginliğine ve dayanışma gücüne dikkat çekti. Dernek Başkanı Yılmaz Elieyi ise konuşmasında; "3 Mart’ın acısını yüreğimizde taşırken, 292 maden şehidimizi rahmetle anıyoruz. Bugün burada sadece ekmeğimizi değil, acımızı ve dualarımızı da paylaşıyoruz. Bizleri yalnız bırakmayan Sayın Kaymakamımıza ve tüm hemşehrilerimize teşekkür ederim" dedi. 8 Mart’ta Anlamlı Buluşma Derneğin ikinci büyük organizasyonu ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile birleştirilen iftar programı oldu. Zonguldak Dernekleri Federasyonu’nun da katkılarıyla düzenlenen bu akşamda, kadınların toplumdaki ve dernek faaliyetlerindeki önemi vurgulandı. Her iki buluşma da Bursa’da yaşayan Zonguldaklılar arasındaki bağları daha da güçlendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.