Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kooperatif

Gürsu Haber - Kooperatif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatif haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇATSANDER Başkanı Zekai Akdoğan’dan Sert Çıkış: “Gür Ses Değil, Gürültü Var; Esnafın Sabrı Taştı” Haber

ÇATSANDER Başkanı Zekai Akdoğan’dan Sert Çıkış: “Gür Ses Değil, Gürültü Var; Esnafın Sabrı Taştı”

Bursa’da 3 Mayıs’ta gerçekleştirilecek BESOB Genel Kurulu öncesi tansiyon zirveye çıktı. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı ve başkan adayı Fahrettin Bilgit’in “esnafın gür sesi olmaya devam edeceğiz” yönündeki açıklamalarına, ÇATSANDER Derneği Başkanı Zekai Akdoğan’dan çok sert ve kapsamlı bir yanıt geldi. Akdoğan, özellikle Çataltepe Projesi üzerinden mevcut yönetime ağır ithamlarda bulunarak, Bursa esnafının sistematik şekilde mağdur edildiğini savundu. Akdoğan açıklamasında, Bilgit’in “gür ses” söylemini doğrudan hedef alarak, “Sayın başkan, ortada bir gür ses varsa biz Bursa esnafı olarak neden duyamadık? Duyduğumuz tek şey, yıllardır süren bir beceriksizlik ve yönetim zaafıdır” ifadelerini kullandı. Mevcut yönetimin bulunduğu her alanda “yıkım tablosu” oluştuğunu öne süren Akdoğan, özellikle Çataltepe Projesi’nin Bursa esnafı için bir umut olmaktan çıkıp bir mağduriyet zincirine dönüştüğünü vurguladı. “Çataltepe’de Esnaf Perişan Edildi” Çataltepe Projesi’nin yıllardır çözülemediğine dikkat çeken Akdoğan, “Bu proje Bursa esnafının geleceği olacaktı, sizlerin yönetiminde bir çıkmaza dönüştü. Esnafı perişan ettiniz ve hâlâ etmeye devam ediyorsunuz. Yapamıyorsanız, beceremiyorsanız, bunu açıkça söyleyin ve görevi bırakın. Bu koltuklar başarısızlığı sürdürme makamı değildir” diyerek doğrudan istifa çağrısında bulundu. Akdoğan, ÇATSANDER olarak sürecin başından beri sahada olduklarını, kamu kurumlarıyla görüşmeleri kendilerinin yürüttüğünü ifade ederek, “Biz kapı kapı dolaşırken, siz sürecin dışında kaldınız. Ancak iş sonuç aşamasına gelince sahiplenmeye kalktınız. Bu, emeğe saygısızlık olduğu kadar esnafa karşı da açık bir yanıltmadır” dedi. “Korku İtirafı ve Sorumluluktan Kaçış” 2022 yılında yapılan genel kurulda alınan kararları da gündeme taşıyan Akdoğan, dikkat çekici bir iddiada bulundu. “21 oda başkanının olduğu toplantıda, 19. maddeye neden imza attınız diye sorduğumuzda ‘Bu yaştan sonra kendimi demir parmaklıklar arkasında görmek istemiyorum’ ifadesini kullanmadınız mı?” diyerek yönetimin karar alma süreçlerini sorguladı. Bu sözlerin, sorumluluktan kaçışın açık göstergesi olduğunu savundu. “Bizi Yok Saydınız, Düşman Gibi Davrandınız” ÇATSANDER olarak defalarca diyalog çağrısı yaptıklarını belirten Akdoğan, buna rağmen hiçbir toplantı ve etkinliklerine katılım sağlanmadığını ifade etti. “Bizler de Bursa esnafıyız, BESOB’un doğal paydaşlarıyız. Ancak bizi yok saydınız, hatta düşman gibi konumlandırdınız. Bu yaklaşım, temsil ettiğiniz makamla bağdaşmamaktadır” dedi. “İkiyüzlü Yönetim” Suçlaması Kooperatif ve yönetim ilişkileri üzerinden de sert eleştirilerde bulunan Akdoğan, kamuoyuna farklı, perde arkasında farklı bir tutum sergilendiğini iddia ederek, “Bir yandan karşıymış gibi görünüp diğer yandan birlikte hareket ediyorsunuz. Bursa esnafını kandırmaya çalışıyorsunuz. Ancak biz bu tabloyu açıkça görüyoruz” ifadelerini kullandı. Açık Tartışma Çağrısı: “Cesaretiniz Varsa Gelin” Akdoğan, eleştirilerini yalnızca açıklamalarla sınırlı tutmayarak, Fahrettin Bilgit’i tüm esnafın önünde açık bir tartışmaya davet etti. “Eğer dürüstseniz, bu çağrıyı kabul edersiniz. Gelin, tüm gerçekleri Bursa esnafının önünde konuşalım” diyerek meydan okudu. “Bu Yönetim Giderse Esnaf Kazanacak” Açıklamasının sonunda mevcut yönetimin görevden ayrılması halinde Bursa esnafının ve Çataltepe mağdurlarının kazanacağını savunan Akdoğan, “Bu bir şahsi mesele değil, bu doğrudan esnafın geleceği meselesidir. Siz ve ekibiniz o koltukları bıraktığınız gün Bursa esnafı nefes alacaktır” dedi. Öte yandan BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ise seçim çalışmaları kapsamında ilçe ziyaretlerini sürdürerek, esnafın taleplerini dinlediklerini ve yeni dönemde daha güçlü bir temsil hedeflediklerini belirtti. Bilgit, 3 Mayıs’ta Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılacak genel kurula tüm esnafı davet ederek, “Yeni dönemde de esnafımızın gür sesi olmaya devam edeceğiz” mesajını yineledi. Bursa’da gözler şimdi, sert tartışmaların gölgesinde gerçekleşecek olan genel kurulda verilecek karara çevrildi.

Yıkmayı Değil İmar’ı Düşünün! Haber

Yıkmayı Değil İmar’ı Düşünün!

Yıkmayı Değil İmar’ı Düşünün! İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Çarpıcı Açıklamalar.. Devlet Hepimizin, Ama Yöneticiler Geçici… Son yıllarda sıkça tartışılan hobi bahçeleri ve imar barışı konusu, Türkiye’deki binlerce vatandaşı mağdur etmeye devam ederken, İbrahim Hacıoğlu da bu duruma sert tepki gösterdi. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı olarak açıklama yapan Hacıoğlu, devletin uzun yıllardır göz yumduğu sorunları çözmek yerine, yapıcı bir yaklaşım sergilememesini eleştirdi. Devlet Hepimizin, Yöneticiler Geçici Hacıoğlu, devletin “hepimizin” olduğunu, ancak yöneticilerin geçici olduğunu belirterek, yöneticilere yönelik tepkisini dile getirdi. “Devlet hepimizin… Paidardır… Ama yöneticiler… İşte onlar gelip geçici… onların evi başına yıkılsın!” diyerek, sorunları çözme sorumluluğunun devletin üstünde olduğunu vurguladı. Hacıoğlu’nun bu sözleri, devletin sürekli ve kalıcı sorumluluğunun altını çizerken, yöneticilerin dönemsel olarak sorumluluk taşıdığını, dolayısıyla onların yaptıkları hataların daha uzun süreli etkiler yaratmaması gerektiğini dile getirdi. Tarım Arazilerinin Korunması ve Hobi Bahçelerindeki Çelişki Hacıoğlu, devletin tarım arazilerini koruma çabalarını desteklese de, geçmişte verdiği izinler ve göz yummalar nedeniyle ciddi çelişkiler oluşturduğunu belirtti. Tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyleyen Hacıoğlu, “Ama bugüne kadar kooperatif adı altında tarım arazilerini bölüp ranta çevirenlere tapuda zorluk çıkarmayan yine bu devlet…” diyerek eleştirilerde bulundu. Devletin verdiği İmar Barışı ile hobi bahçesi sahiplerinin yıllardır para ödeyerek bu alanları edindiklerini ve altyapı hizmetlerinden faydalandıklarını ifade etti. İmar Barışı ve Hobi Bahçelerine Yapılan Yatırımın Göz Ardı Edilmesi Hacıoğlu, 2018’deki İmar Barışı ile hobi bahçesi sahiplerinin “yapılaşma izni” alarak yatırımlar yaptıklarını ancak şimdi devletin “evini yıkacağım” demesinin büyük bir haksızlık olduğunu vurguladı. “Hobi bahçelerini kimse bedavaya almadı. Üstüne bir de tonla para ödedi” diyerek, vatandaşların bu süreçte mağdur olduğunu belirtti. Hacıoğlu, “Parası olsa, Bodrum’dan, Marmaris’ten, Çeşme’den bahçeli ev alır” diyerek hobi bahçesi sahiplerinin ekonomik durumlarını daha iyi bir şekilde ortaya koydu. Yıkım Değil, Yapıcı Çözüm İstedi Hacıoğlu, “Yıkmak kolay, ama sorunu yapıcı bir şekilde çözmek zor” diyerek, devletin önceki hatalarına dikkat çekti. “Hobi bahçeleri standartlarının ötesine geçmiş yapılara, tek su ve elektrik aboneliğiyle 30-40 parçaya bölünmüş kooperatiflere izin verilmesin” diyen Hacıoğlu, İmar Barışı’ndan faydalanmış, altyapı hizmetlerine sahip hobi bahçelerinin sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini ifade etti. Yeni Yönetmelikteki İhbar Düzenlemesi ve Tehditler Yeni düzenlemelerle birlikte hobi bahçelerinin ihbar edilebileceğini belirten Hacıoğlu, “Hobi bahçenize ihbar yağabilir” diyerek vatandaşları uyardı. Valiliklere yapılan her ihbarın ciddiye alınacağını ve denetimlerin başlatılacağını belirterek, bu durumun vatandaşı daha da mağdur edeceğini ifade etti. Hacıoğlu, insanların yıllarca yatırım yaptıkları bahçeleri, “evini yıkacağım” diyen bir devlet yaklaşımı ile kaybetmelerinin büyük bir yanlış olduğunu belirtti. Devletin Sorumsuzluğu ve Çözüm Önerisi Hacıoğlu, devletin hobi bahçeleri ve imar barışı konusunda geçmişteki sorumsuzluğunu sorgularken, bundan sonraki süreçte bu tür sorunların çözülmesi için adım atılmasını talep etti. “Vatandaş ağacını dikmiş, bahçesini ekmiş, yıllar sonra gelip ‘evini yıkacağım’ demek büyük yanlış!” diyerek, devletin yapması gereken şeyin yıkım değil, yapıcı bir çözüm bulmak olduğunu belirtti. Sonuç Olarak: “Evin Başına Yıkılsın!” Hacıoğlu’nun sert açıklamaları, devletin geçmişteki hatalarının ve yöneticilerin geçici sorumluluklarıyla ilişkilendirilen güncel mağduriyetlerin çözülmesi gerektiğini vurguladı. “Evin başına yıkılsın” diyerek, yöneticilerin hatalarını doğrudan yüklenmesini isteyen Hacıoğlu, devletin yapması gerekenin vatandaşları mağdur etmemek olduğunu söyledi. “Devlet hepimizin… Paidardır… Ama yöneticiler… İşte onlar gelip geçicidir… onların evi başına yıkılsın!” diyerek, vatandaşın haklarını korumanın devletin asli sorumluluğu olduğunu bir kez daha dile getirdi. İbrahim Hacıoğlu, İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı olarak, devletin son yıllarda izlediği tarım arazileri koruma politikasını eleştirerek önemli açıklamalarda bulundu. Hacıoğlu, devletin bu sorunu çözme çabalarını “haksız” ve “adilsiz” bulduğunu ifade ederek, bu durumu “Evin başına yıkılsındır” şeklinde nitelendirdi. Tarım Arazilerinin Korunması Amaçlanırken Yapılan Hatalar Hacıoğlu, devletin tarım arazilerini korumak adına doğru bir adım attığını, ancak yıllardır göz yumduğu ve ses çıkarmadığı konularda sorun yaratmış olduğuna dikkat çekti. “Kooperatif adı altında tarım arazilerini bölüp ranta çevirenlere tapuda zorluk çıkarmayan yine bu devlet…” diyen Hacıoğlu, devletin geçmişte yaptığı bu hatalar yüzünden bugün mağduriyet yaşandığını ifade etti. İmar Barışı ve Hobi Bahçeleri Üzerindeki Eleştiriler 2018’de çıkarılan “İmar Barışı” düzenlemesiyle hobi bahçesi sahiplerinden para alınıp, “yapılaşma izni” verildiğini belirten Hacıoğlu, devletin bu sürecin sonunda bugün, yıllardır bedel ödeyen vatandaşlara “evini yıkacağım” diyerek sorun çıkardığını söyledi. “Hobi bahçeleri kimse bedavaya almadı. Üstüne bir de tonla para ödedi” diyerek, hobi bahçesi alan insanların çoğunun zengin olmadığını belirtti. Hacıoğlu, “Parası olsa gider Bodrum’dan, Marmaris’ten, Çeşme’den bahçeli ev alır” diyerek hobi bahçeleri sahiplerinin durumunu daha iyi bir şekilde açıkladı. Çözüm Önerileri: Yapıcı Bir Adım Hacıoğlu, yıkmanın kolay, sorunu yapıcı bir şekilde çözmenin ise daha adil olacağını belirterek, “Bir kere hobi bahçesi standartlarının ötesine geçmiş yapılara, tek su ve elektrik aboneliğiyle 30-40 parçaya bölünmüş kooperatiflere izin verilmesin” diye konuştu. İmar Barışı çerçevesinde devletin kendi çıkardığı kanunu uygulayarak, hobi bahçelerinin altyapı hizmetlerinin sağlandığı yerlerde özel düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu. Hacıoğlu, “Vatandaş mağdur edilmesin. Devlet yine bir bedel alarak bu insanlara bir hak tanısın” şeklinde konuştu. Devletin Sorumluluğu ve Geçmişteki Hatalar Hacıoğlu, devletin bugüne kadar bu duruma göz yummasının, “işin bu noktaya gelmesine sessiz kalmasının” ve hatta teşvik etmesinin büyük bir hata olduğunu belirtti. “İnsanların evi başına yıkılmasın. APP plaka meselesinde olduğu gibi milletle-devlet karşı karşıya gelmesin” diyerek devletin önceki hatalarına dikkat çekti. Yeni Yönetmelik ve İhbar Düzenlemesi Son olarak, yeni yönetmelikte yapılan düzenleme ile birlikte hobi bahçelerinin ihbar yoluyla yıkılabileceği duyuruldu. Bu düzenleme, “toprak koruma kurulu üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının ihbar yapabileceği” bir sistem getirdi. Hacıoğlu, bu durumun vatandaşlar için daha da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, “Hobi bahçenize ‘ihbar’ yağabilir” şeklinde uyarıda bulundu. Yeni yönetmeliğe göre, ihbar edilen hobi bahçeleri valilikler tarafından denetlenecek ve ihbar edilen yerler için ceza kesilip, yıkım işlemi başlatılacak. Hacıoğlu, “Vatandaş ağacını dikmiş, bahçesini ekmiş; yıllar sonra gelip ‘evini yıkacağım’ demek büyük yanlış!” diyerek, uygulamanın vatandaşlar için büyük bir mağduriyet yaratacağına işaret etti. İbrahim Hacıoğlu, devletin hobi bahçeleri ve imar barışı konusunda yaptığı hataları bir an önce düzeltmesi gerektiğini ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için adım atılması gerektiğini belirtti. “Evin başına yıkılsındır” diyerek devletin yaklaşımını eleştiren Hacıoğlu, “Çözüm, bundan sonra kesinlikle izin vermemek” diyerek, gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için daha dikkatli ve yapıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR Haber

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR

Bursa kamuoyunu yıllardır meşgul eden Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi projesine ilişkin tartışmalar, ÇATSANDER yönetiminin sert ve kapsamlı açıklamasıyla yeniden alevlendi. Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yapılan açıklamada, sürecin başından bu yana yaşananlar “kabul edilemez bir tablo” olarak nitelendirildi. Açıklamada en dikkat çekici vurgu, yaklaşık 3.200 Bursa esnafının mağduriyetinin uzun yıllardır giderilememesi oldu. ÇATSANDER yönetimi, bu gecikmenin ve ortaya çıkan sonuçların ardında ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirerek, kamuoyunun vicdanını hedef alan sert sorular yöneltti. “PROTOKOLÜ İMZALAYANLARIN AKIBETİ DİKKAT ÇEKİYOR” 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi protokolüne de dikkat çekilen açıklamada, sürece imza atan isimlerin sonrasında yaşadığı gelişmeler tek tek hatırlatıldı. Bu gelişmelerin tesadüf olup olmadığı kamuoyunun takdirine bırakılırken, sürecin şeffaflığı ciddi şekilde sorgulandı. “3 BİN ESNAFIN HAKKI NE OLDU?” İddialara göre: Proje kapsamında binlerce esnafın yer hakkı elinden çıktı Tapuların kooperatif yapısı üzerinden devredildiği öne sürüldü Bursa’daki siyasi temsilcilerin konuya sessiz kaldığı iddia edildi ÇATSANDER, özellikle Bursa milletvekillerine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “herkesin haberi var ama kimse konuşmuyor” diyerek tepkisini ortaya koydu. “7 BİN LİRALIK KOOPERATİFE MİLYARLIK PROJE” İDDİASI Açıklamanın en çarpıcı başlıklarından biri ise BESKOOP’un yapısına ilişkin iddialar oldu. Dernek, sermayesi yalnızca 7.000 TL olduğu öne sürülen bir kooperatifin, milyarlarca lira değerindeki sanayi arazisinin sahibi haline getirildiğini savundu. Bu durum şu ifadelerle eleştirildi: “Bu tabloyu ne hukuk açıklar ne vicdan. Bu, düpedüz bir peşkeştir.” “YENİ SUÇ DUYURULARI YOLDA” ÇATSANDER, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yeni suç duyurularına hazırlandığını da açıkladı. Sürecin yalnızca bir kurumla sınırlı olmadığını vurgulayan dernek, ilgili tüm yapıların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu. “BU HESAP KAPANMAYACAK” Açıklamanın en sert bölümlerinden birinde ise bazı kişi ve açıklamalara doğrudan tepki gösterildi. Yapılan beyanların gerçeği yansıtmadığı iddia edilerek, tüm açıklamaların tek tek kamuoyu önünde yanıtlanacağı belirtildi. Ayrıca, sürece ilişkin haber yapan bazı medya mensupları da eleştirildi; iddiaların araştırılmadan kamuoyuna sunulduğu öne sürüldü. “ADALET MUTLAKA TECELLİ EDECEK” ÇATSANDER yönetimi, açıklamasını kararlılık vurgusuyla tamamladı: Mücadelenin süreceği Tüm iddiaların yargıya taşınacağı Kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi Çataltepe sürecine ilişkin bu ağır iddialar ve sert çıkışlar sonrası gözler, hem yargı sürecine hem de adı geçen taraflardan gelecek açıklamalara çevrildi. Bursa kamuoyu ise yıllardır süren bu dosyada artık net ve şeffaf bir sonuç bekliyor.

GÜRSU TARIMINA YENİ DESTEK Haber

GÜRSU TARIMINA YENİ DESTEK

Hibe ve Proje Şampiyonu Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. GÜRSU’NUN KIRSAL KALKINMASINA SOMUT DESTEK Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki “Gözlü Kasa Üretim Kalıbı” desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, “ Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak” diye konuştu.

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı? Haber

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı?

Türkiye’nin dört bir yanında sanayi siteleri inşa eden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), birçok şehirde projeleri hayata geçirirken Bursa Kestel Çataltepe Sanayi Sitesi projesinde ortaya çıkan tablo, binlerce esnafın tepkisini büyütüyor. TOKİ’nin; Kütahya Konya Samsun Bolu Gölbaşı gibi şehirlerde sanayi siteleri yaptığı ve yapmaya devam ettiği biliniyor. Ankara’da ayrıca Kahramankazan’da Gıda Toptancıları Sitesi, hurdacılar için de ayrı bir sanayi sitesi projesi yürütülüyor. Ancak aynı TOKİ’nin, Kestel’de bulunan Çataltepe Sanayi Sitesi projesinin inşaatını yarım bırakıp adeta projeden çekilmesi, 3200 Bursa esnafının kaderini belirsizliğe sürükledi. “Beceriksizliğin Bedelini Esnaf Ödüyor” Eleştirilerin odağında ise projenin bu noktaya gelmesine sebep olan yöneticiler bulunuyor. Bursa esnafına göre ortada ciddi bir yönetim zafiyeti var. Projeyi bu hale getirenlerden hesap sorulması gerekirken, sorumluların hesap vermesi yerine esnafa “siz bir kooperatif kurun, projeyi siz tamamlayın” denilmesi kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor. Esnaf temsilcileri, başlangıçta kamuoyuna açık şekilde ilan edildiği gibi projenin TOKİ tarafından tamamlanmasını talep ediyor. “Oldu Bittiyle Kurulan Kooperatif” İddiası Tartışmaların merkezinde ise BESKOOP isimli kooperatif bulunuyor. İddiaya göre; Kooperatif, üyelerin büyük çoğunluğunun bilgisi dışında, Oldu bittiye getirilen bir süreçle kuruldu, Ve proje 26 Eylül 2018’de bu kooperatife devredildi. Daha sonra 2 Nisan 2019 tarihinde yapılan 7 No’lu mutabakatla devrin resmileştirildiği belirtiliyor. Ancak esnafın önemli bir bölümü, yöneticilerine güvenmedikleri bir kooperatifin bu dev projeyi tamamlayabileceğine inanmadıklarını açıkça dile getiriyor. “Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Peşkeşlerinden Biri” Çataltepe mağdurları, projede hak sahibi olan ve ödemelerini yapan 3200 Bursa esnafının bilgisi ve onayı olmadan yapılan işlemler nedeniyle 18 yıldır mağdur edildiklerini savunuyor. Esnaf temsilcilerine göre bu süreç: binlerce esnafın yatırımını belirsizliğe sürükledi ciddi ekonomik mağduriyetlere yol açtı ve kamu yönetimine olan güveni zedeledi Bu nedenle bazı esnaf temsilcileri süreci “Cumhuriyet tarihinin en büyük peşkeşlerinden biri” olarak nitelendiriyor. Savcılığa Sunulan Belgeler ve Kapatılan Dosyalar Son 6 yıl içinde açılan yüzlerce davada; haksız yere mal edinme, görevi kötüye kullanma iddialarına ilişkin belgelerin savcılıklara sunulduğu ifade ediliyor. Ancak mağdurların iddiasına göre, şikâyet dosyaları ilgili kişilerin savunmaları alınmadan “kovuşturmaya yer yoktur” kararıyla kapatıldı. Bu durum da esnafın adalet beklentisini daha da büyütmüş durumda. “18 Yıllık Dosya Yeniden Açılacak mı?” Bugün Bursa’da binlerce esnaf aynı soruyu soruyor: 18 yıllık Çataltepe dosyası yeniden açılacak mı, yoksa 3200 esnafın adalet arayışı bir kez daha bürokratik duvarlara mı çarpacak? Mağdurlar, konunun yeniden incelenmesini ve adaletin tecelli etmesini talep ediyor. “Devletimize Güveniyoruz” Çataltepe mağdurları adına yapılan açıklamada, başta Akın Gürlek olmak üzere yetkililere çağrı yapılarak şu mesaj verildi: “Bizler devletimize inanıyor ve adalete güveniyoruz. 2008 yılında büyük umutlarla başlayan bu projenin geldiği nokta Bursa esnafını mağdur etmiştir. Dosyaların yeniden incelenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyoruz.” Sürecin Takipçisi Olacağız ÇATSANDER ise yaptığı açıklamada, Çataltepe sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. “Adalet eninde sonunda tecelli edecektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.