Hava Durumu

#Kentsel Dönüşüm

Gürsu Haber - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İMAR BARIŞINDA YENİ MODEL TARTIŞMASI: “DENETİMLİ YAPI KAYIT GÜNCELLEMESİ” GÜNDEMDE Haber

İMAR BARIŞINDA YENİ MODEL TARTIŞMASI: “DENETİMLİ YAPI KAYIT GÜNCELLEMESİ” GÜNDEMDE

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Türkiye’de milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren imar barışı tartışmalarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak, “denetimli yapı kayıt güncellemesi” modelini kamuoyunun gündemine taşıdı. Hacıoğlu’nun açıklamaları, mevcut sistemin eksikliklerine dikkat çekerken, yeni bir yasal ve teknik çerçeve ihtiyacını da güçlü şekilde ortaya koydu. “BEYAN DEĞİL, DENETİM ESAS OLMALI” Hacıoğlu’na göre 2018 yılında yürürlüğe giren imar barışı düzenlemesi, vatandaş beyanına dayalı yapısı nedeniyle ciddi riskler barındırdı. Özellikle yapıların deprem güvenliğinin tamamen mal sahiplerinin sorumluluğuna bırakılması, hem hukuki hem de vicdani tartışmaları beraberinde getirdi. Anayasa Mahkemesi’nin devletin vatandaşın can ve mal güvenliğini koruma yükümlülüğüne vurgu yaparak ilgili hükmü iptal ettiğini hatırlatan Hacıoğlu, yeni modelin temelini şu sözlerle özetledi: “Artık beyan değil, denetim esas alınmalıdır. Devletin kontrol ettiği, teknik incelemeye dayanan bir sistem kaçınılmazdır.” TEKNİK DENETİM ŞARTI: ZEMİNDEN ÇATIYA İNCELEME Önerilen modelde her yapının detaylı teknik incelemeden geçirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda: Zemin etütleri zorunlu hale getirilecek, yapıların fay hatları ve riskli bölgeler üzerindeki durumu net şekilde ortaya konacak Kaçak kat ve ilaveler teknik açıdan değerlendirilecek, taşıyıcı sistemin bu yükü kaldırıp kaldıramadığı analiz edilecek Denetimler, piyasa tecrübesi sınırlı kişiler yerine, en az 20 yıl deneyimli kamu mühendisleri tarafından gerçekleştirilecek Bu yaklaşımın, geçmişteki “kağıt üzerinde kayıt” eleştirilerini ortadan kaldırması hedefleniyor. YAPILAR İKİYE AYRILACAK: GÜVENLİ VE RİSKLİ Modelin en kritik aşamalarından biri ise yapıların sınıflandırılması: Güvenli yapılar: Denetimden geçen, afet riski taşımayan yapılar belirli bir bedel karşılığında resmiyet kazanacak. Bu yapılar için “Yapı Kayıt Belgesi” veya “Bina Kimlik Belgesi” verilmesi planlanıyor. Riskli yapılar: Teknik raporu geçemeyen binalar için ise iki seçenek sunulacak: güçlendirme ya da doğrudan kentsel dönüşüm kapsamına alınma Bu sistemle, hem can güvenliği sağlanması hem de sağlam yapıların korunması amaçlanıyor. KIRMIZI ÇİZGİLER: BAZI ALANLAR TAMAMEN KAPSAM DIŞI Hacıoğlu, suistimallerin önüne geçmek için bazı alanların kesin şekilde kapsam dışı bırakılması gerektiğini vurguladı. Buna göre: Başkasına ait özel mülkiyetler Kamuya ait sosyal donatı alanları Fay hattı, dere yatağı ve heyelan bölgeleri kesinlikle bu düzenlemenin dışında tutulacak. 12 AYLIK TAKVİM ÖNERİSİ Meclise sunulan çeşitli tekliflere de değinen Hacıoğlu, uygulanabilir bir takvim önerisini paylaştı: İlk 6 ay başvuru süreci Sonraki 6 ay ödeme ve işlemlerin tamamlanması Ayrıca daha önce belge alamayan ya da iptal edilen vatandaşlar için, deprem dayanıklılık raporu şartıyla cezaların kaldırılması öneriliyor. “BU SADECE İMAR DEĞİL, MÜLKİYET VE BARINMA MESELESİ” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise sosyal boyuta yapılan vurgu oldu. Hacıoğlu, sorunun yalnızca teknik ya da hukuki değil, doğrudan bir barınma ve mülkiyet hakkı meselesi olduğunu ifade etti. Özellikle 2B kapsamı dışında kalan ancak fiilen yerleşim alanına dönüşmüş bölgelerle ilgili yürütülen çalışmalara dikkat çekerek şu soruyu gündeme taşıdı: “Aynı şartlarda yapılaşmış vatandaşlar arasında neden ayrım yapılıyor?” “MİLYONLARCA VATANDAŞ BELİRSİZLİK İÇİNDE” Dernek, 2018’de verilen Yapı Kayıt Belgelerine güvenerek hareket eden milyonlarca kişinin bugün hâlâ: Hukuki belirsizlik Yıkım tehdidi Mülkiyet hakkı sorunu ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bu durumun: Hukuk devleti ilkesine Eşitlik ilkesine Vatandaş-devlet güven ilişkisine zarar verdiği vurgulanıyor. TBMM’YE ÇAĞRI: “ACİL YASAL DÜZENLEME ŞART” İmar Yasasına Takılanlar Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne üç temel çağrıda bulundu: Yapı Kayıt Belgesi almış yapıların hukuki statüsünün netleştirilmesi Mülkiyet hakkını güvence altına alacak yeni bir düzenleme yapılması Aynı durumda olan vatandaşlar arasında ayrımcılığın sona erdirilmesi “BU MESELE SİYASİ DEĞİL, MİLLİ” Açıklamanın sonunda ise tüm siyasi partilere ortak çağrı yapıldı. Sorunun siyasi tartışmaların ötesinde, toplumsal bir gerçeklik olduğuna dikkat çekilerek şu mesaj verildi: “Bu mesele siyasi değil; toplumsal, insani ve milli bir meseledir. Çözüm geciktikçe sorun büyür, toplumsal vicdanda derin yaralar açılır.” İmar barışına ilişkin yeni model önerileri, önümüzdeki dönemde hem Meclis gündeminde hem de kamuoyunda daha yoğun şekilde tartışılacağa benziyor. Özellikle deprem gerçeğinin gölgesinde, “denetimli sistem” vurgusu artık yalnızca bir öneri değil, birçok kesim için zorunluluk olarak değerlendiriliyor.

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız” Haber

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, genişletilmiş yönetim toplantısında şehrin kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırdı. Öztürk, sadece sorunları sıralamakla kalmadı; çözüm önerilerini de detaylarıyla paylaştı ve Bursa halkına umut mesajı verdi. Öne Çıkan Sorunlar ve Öztürk’ün Çözüm Önerileri Trafik ve Ulaşım Alarm Veriyor Bursa’da trafik artık büyük bir sorun. Öztürk, “Yollar tıkanıyor, toplu taşıma yetersiz. Şehir nefes alamıyor” diyerek çözümü açıkladı: Toplu taşımanın güçlendirilmesi, akıllı trafik düzenlemeleri ve alternatif ulaşım yolları. Yeşil Alanlar ve Çevre Kayıpları Şehir merkezindeki yeşil alan eksikliği vatandaşları rahatsız ediyor. Öztürk, yeni parklar, sosyal alanlar ve çevre odaklı kentsel dönüşüm projeleriyle bu sorunun üstesinden gelinebileceğini belirtti. Eğitim ve Gençlik İçin Acil Adımlar “Gençlerimizin sosyal ve eğitim imkânları sınırlı” diyen Öztürk, gençlik merkezleri ve eğitim altyapısının güçlendirilmesini önerdi. Ekonomi ve İşsizlik Krizi İşsizliğin ve küçük işletmelerin finansal sıkıntılarının altını çizen Öztürk, KOBİ destekleri, girişimcilik teşvikleri ve mesleki eğitim programlarının öncelikli çözüm yolları olduğunu söyledi. Sağlıkta Yetersizlikler Hastanelerin kapasitesi ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına da dikkat çeken Öztürk, yeni sağlık tesisleri yatırımı ve mevcut altyapının iyileştirilmesini önerdi. Öztürk’ten Bursa Halkına Mesaj Toplantıyı değerlendiren Öztürk, “Bursa’nın potansiyeli çok büyük ama sorunları çözmeden geleceğe güvenle adım atamayız. Biz DEVA Partisi olarak sorunları tespit ediyor, çözüm yollarını tek tek hayata geçirecek projeler üretiyoruz” dedi. Toplantı, şehrin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarının çözümüne dair somut adımların tartışılmasıyla sona ererken, Öztürk’ün açıklamaları DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasının da ipuçlarını verdi.

“Algı Değil Gerçekler Konuşulmalı” Haber

“Algı Değil Gerçekler Konuşulmalı”

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Kentsel Dönüşüm Tepkisi Bursa’nın Yıldırım ilçesinde Mimarsinan ve Güllük mahallelerinde yürütülmesi planlanan kentsel dönüşüm süreci, kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ederken, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis konuya ilişkin sert açıklamalarda bulundu. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan Seyis, Yıldırım Belediyesi’nin kentsel dönüşüm sürecinde izlediği yöntemi eleştirerek, vatandaşların mağdur edildiğini ifade etti. Seyis, özellikle belediyenin kamuoyuna sunduğu görseller ve sınırlı bilgilendirmeler üzerinden “algı yönetimi” yapıldığını savundu. “Bir belediyenin tek bir fotoğraf karesiyle kamuoyunu yönlendirmeye çalışması, şeffaflıktan ne kadar uzaklaşıldığının açık göstergesidir” diyen Seyis, kentsel dönüşüm gibi doğrudan vatandaşın yaşamını etkileyen bir konuda açık, net ve katılımcı bir süreç yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Mimarsinan ve Güllük mahallelerinde yaşayan vatandaşların haklarının yeterince gözetilmediğini iddia eden Seyis, sürecin yalnızca fiziki dönüşüm olarak değil, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Seyis, “Kentsel dönüşüm adı altında vatandaşın yerinden edilmesine, mağdur edilmesine ve belirsizlik içinde bırakılmasına asla sessiz kalmayacağız” ifadelerini kullandı. Basın toplantısında, belediyenin uygulamalarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini dile getiren İYİ Parti ilçe yönetimi, sürecin şeffaf, denetlenebilir ve vatandaş odaklı yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Seyis, yetkililere çağrıda bulunarak, mahalle sakinlerinin sürece doğrudan dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda Yıldırım’da artık güçlü bir muhalefet anlayışının var olduğuna dikkat çeken Seyis, “Yıldırım’da artık İYİ’ler var. Hiç kimse vatandaşın hakkını görmezden gelerek yol alamaz” diyerek sözlerini tamamladı. Yıldırım’da kentsel dönüşüm sürecine ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.

Osmangazi'de A Harekat! Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir Haber

Osmangazi'de A Harekat! Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir

Osmangazi’nin yıllardır çözülemeyen ve giderek derinleşen sorunlarına ilişkin çok sert ve kapsamlı bir açıklama yaparak hem Osmangazi Belediyesi’ni hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni ağır bir dille eleştirdi. Demir, ilçenin adeta kaderine terk edildiğini savunarak, “Osmangazi sahipsiz değildir, ama yöneticiler ne yazık ki sorumluluklarının tamamen uzağındadır” ifadelerini kullandı. Demir, açıklamasında Osmangazi’nin artık “yönetilemeyen bir ilçe” haline geldiğini belirterek, plansız büyümenin, çarpık kentleşmenin ve ihmalkârlığın ilçeyi içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklediğini söyledi. “Bugün Osmangazi’de yaşanan tablo bir beceriksizlik değil, doğrudan doğruya bir yönetememe krizidir. Bu kadar uzun süre çözülemeyen sorunlar artık ihmal değil, bilinçli görmezden gelmedir” diyerek yerel yönetimlere yüklendi. İlçede altyapı sorunlarının yıllardır çözülmediğini ve her yağmurda aynı manzaraların yaşandığını hatırlatan Demir, “21. yüzyılda hâlâ su baskınları, kanalizasyon taşmaları konuşuluyorsa burada ciddi bir çöküş vardır. Vatandaş her yağmurda tedirgin oluyorsa, bu yönetim sınıfta kalmıştır” dedi. Mahalleler arasında hizmet eşitsizliğinin açıkça görüldüğünü de vurgulayan Demir, bazı bölgelerin adeta unutulduğunu ifade etti. Ulaşım konusuna ayrı bir başlık açan Demir, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alarak sert ifadeler kullandı: “Bursa’da ulaşım artık bir çileye dönüşmüştür. Plansızlık, vizyonsuzluk ve günü kurtarma politikaları yüzünden insanlar ömrünü trafikte tüketiyor. Her geçen gün artan nüfusa rağmen tek bir kalıcı çözüm üretemeyen bir anlayış, başarısızlığını reklamla örtmeye çalışmaktadır. Bu, vatandaşın aklıyla alay etmektir.” Kentsel dönüşüm konusundaki tabloyu ise “vahim” olarak nitelendiren Demir, deprem gerçeğine rağmen atılan adımların yetersiz ve ağır olduğunu söyledi. “Osmangazi’de binlerce insan riskli yapılarda yaşam mücadelesi veriyor. Ama ortada ne hız var ne plan var ne de samimiyet. İnsanların can güvenliği bu kadar ucuz olamaz. Bu vurdumduymazlık kabul edilemez” diyerek tepkisini dile getirdi. Yerel yönetimlerin önceliklerinin tamamen yanlış olduğunu savunan Demir, “Vatandaşın temel sorunları ortadayken vitrin projeleriyle algı yönetimi yapmak, bu şehre yapılabilecek en büyük saygısızlıktır” dedi. Belediyelerin artık mazeret üretmeyi bırakması gerektiğini belirten Demir, “Sorumluluk makamında olanlar ya görevlerini layıkıyla yapacak ya da o koltukları işgal etmeyi bırakacak” ifadeleriyle eleştirilerini daha da sertleştirdi. Açıklamasının sonunda kararlı bir duruş sergileyen Demir, şunları söyledi: “Osmangazi halkı yıllardır sabrediyor ama bu sabrın bir sınırı var. Biz Anahtar Parti olarak bu düzenin karşısında durmaya, bu ihmalleri her platformda ifşa etmeye devam edeceğiz. Kimse kusura bakmasın; bu saatten sonra susmayacağız, geri adım atmayacağız ve bu kötü yönetimin hesabını sormaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”

Gündemine Odaklan! Topu Taca Atma! Haber

Gündemine Odaklan! Topu Taca Atma!

Geçmiş dönem CHP Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya, sert ifadelerle yaptığı açıklamada Gürsu’nun kaybedilen yıllarının hesabını sordu. Kaya’nın hedefinde ise Gürsu belediye Başkanı Mustafa Işık vardı. Kaya, açıklamasında Gürsu’nun yıllardır süren plansızlık, yanlış imar politikaları ve tutulmayan sözler nedeniyle adeta geriye götürüldüğünü vurgulayarak şu soruyu gündeme taşıdı: “Gürsu’da kaybedilen yılların bedelini 106 bin vatandaş mı ödeyecek?” Açıklamanın en sert bölümü ise imar politikalarına yönelikti. Kaya, Gürsu’da “korunması gereken alanların” imara açıldığını iddia ederek, bunun yalnızca şehir estetiğini değil, aynı zamanda çevresel dengeleri de geri dönülmez şekilde tahrip ettiğini dile getirdi. Özellikle plansız büyümenin ilçeyi betonlaşmaya sürüklediğini savunan Kaya, bu sürecin hesabının verilmesi gerektiğini söyledi. Büyükşehir üzerinden yürütülen “su faturası” tartışmalarına da değinen Kaya, bu konunun bir “gündem saptırma aracı” olarak kullanıldığını öne sürdü. Ona göre asıl mesele, Gürsu’nun kendi içinde yaşadığı yönetim zafiyeti ve yerine getirilmeyen vaatlerdi. Kaya, “Mustafa Işık mecliste şov yapmayı bırakın, önce Gürsu’da yaptıklarınızın ve yapmadıklarınızın hesabını verin” diyerek eleştirilerini daha da sertleştirdi. Gerçekleşmeyen vaatler mercek altında Kaya’nın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise seçim döneminde verilen ancak hayata geçirilmeyen projeler oldu. Gürsu’da altyapıdan ulaşıma, sosyal alanlardan kentsel dönüşüme kadar birçok başlıkta somut ilerleme sağlanamadığını ifade eden Kaya, şu noktaların altını çizdi: Kentsel dönüşüm projeleri beklenen hızda ilerlemedi, riskli yapılar hâlâ çözüm bekliyor. Ulaşım ve trafik sorunları kronik hale geldi, alternatif çözümler üretilemedi. Yeşil alan ve sosyal donatı projeleri vaat edilmesine rağmen sınırlı kaldı. İmar planları şeffaflık tartışmalarının odağında yer almaya devam etti. Kaya’ya göre bu tablo, yalnızca bir yönetim eksikliği değil, aynı zamanda “stratejik bir başarısızlık.” Gürsu’nun potansiyelinin doğru kullanılmadığını savunan Kaya, ilçenin plansız kararlarla yıllar kaybettiğini ifade etti. “Artık hesap verme zamanı” Açıklamasının sonunda Kaya, Gürsu halkının yaşananları unutmayacağını belirterek, sürecin siyasi ve toplumsal olarak takipçisi olacaklarını söyledi. Sert tonunu koruyan Kaya, “Gürsu halkı günü geldiğinde kimin ne yaptığını da neyi yapmadığını da sandıkta gösterecek” diyerek sözlerini tamamladı. Bu açıklama, Gürsu’da yerel yönetim tartışmalarını yeniden alevlendirirken, gözler şimdi eleştirilerin muhataplarından gelecek yanıtlara çevrildi.

Bursa'da su krizi büyüyor! Oktay Yılmaz'da Büyükşehir'e tepki! Haber

Bursa'da su krizi büyüyor! Oktay Yılmaz'da Büyükşehir'e tepki!

Oturumun ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yaşanan gelişmeleri değerlendirirken eleştirilerini dile getirdi. “RAMAZAN RUHUNA AYKIRI BİR GÖRÜNTÜ” Mecliste gerçekleşen tartışmaları yorumlayan Yılmaz, “Ramazan ayının maneviyatına uymayan bir tabloyla karşılaştık. Bursa'nın çeşitli alanlardaki yönetimsel zorluklarına bir yenisi daha eklendi. Anlaşılan Büyükşehir Belediye Meclisi de istenilen düzeyde yönetilemiyor” ifadelerini kullandı. “KONUŞMA HAKKIMIZ ENGELLENDİ” Mecliste kendilerine yeterli imkan verilmediğini vurgulayan Yılmaz, “Fikirlerimizi paylaşmamıza fırsat tanınmadı, söz alırken mikrofonumun sesi kısılmaya çalışıldı” şeklinde konuştu. “TEPKENİN MERKEZİNDE SU ZAMMI VAR” Su faturalarındaki artışın vatandaşlar üzerindeki yükünü vurgulayan Yılmaz, halkın asıl tepkisinin katı atık ücretlerine değil, suya yapılan yüksek zamlara yönelik olduğunu belirtti. “300 lira öderken aniden bin, bin 500, 2 bin lira fatura ile karşılaşan vatandaşlarımız tepki göstermekte haklı. Asıl sorun katı atık bedeli değil, suya uygulanan aşırı zamlardır” dedi. “ÇÖZÜM İÇİN HAZIRIZ, BUYRULSUN” AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak çözüm önerilerini sunduklarını ifade eden Yılmaz, “Su tarifelerinin gözden geçirilmesini, katı atık bedellerinin ise yeniden değerlendirilmesini istedik. Buyrulsun diyoruz; halkı zor durumda bırakan konuları masaya yatırıp, ortak bir çözüm bulmaya hazırız” dedi. “PROBLEM KAYNAKTA DEĞİL, YÖNETİMDE” Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim yaklaşımını eleştiren Yılmaz, “Asıl sorun sudan değil, su kaynaklarının etkisiz yönetiminden kaynaklanıyor. Benzer bir durum ulaşımda da yaşanıyor. Temel sıkıntı, yönetimdeki yetersizliktir” şeklinde konuştu. “ÇÖZÜME KATKI SUNMAYA HAZIRIZ” Yılmaz, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Cumhur İttifakı olarak sorunların sebebi değil, çözümün bir parçasıyız. Su, ulaşım, kentsel dönüşüm gibi Bursa’nın öncelikli konularında her türlü desteği vermeye hazırız.”

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor”

Bursa’da yerel yönetim politikaları yeniden tartışma konusu olurken, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, hem Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni hem de Yıldırım Belediyesi’ni hedef alan kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Seyis’in açıklamaları, Bursa’nın geçmişteki yönetim anlayışı ile bugünkü tabloyu karşılaştırarak yerel yönetim politikalarını sert ifadelerle eleştirdi. Seyis, Bursa’nın tarih boyunca üretim, ticaret ve şehircilik açısından örnek gösterilen bir kent olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktada kentin plansız büyüme, trafik, çevre ve sosyal hizmet sorunlarıyla boğuştuğunu savundu. “Bursa’nın Şehircilik Hafızası Kayboldu” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda sanayi, tarım ve kent planlamasının dengeli yürütüldüğü bir şehir görünümündeydi. O dönemlerde yapılan altyapı yatırımlarının ve şehir planlarının Bursa’nın gelişimine yön verdiğini belirten Seyis, son yıllarda ise planlama anlayışının zayıfladığını ifade etti. Seyis, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir zamanlar planlı büyüyen, üretimiyle öne çıkan Bursa bugün kontrolsüz yapılaşmanın, trafik çilesinin ve çevre sorunlarının konuşulduğu bir şehir haline geldi. Şehrin hafızası silinmiş durumda.” Büyükşehir Belediyesi’ne Ulaşım ve Altyapı Eleştirisi Seyis’in en sert eleştirilerinden biri Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimine yönelik oldu. Bursa’nın en temel sorununun ulaşım ve altyapı olduğunu savunan Seyis, özellikle son yıllarda artan trafik yoğunluğunun yeterli planlama yapılmadığını gösterdiğini söyledi. İlçe başkanı, şehir içi ulaşım projelerinin uzun vadeli planlama yerine kısa vadeli çözümlerle yürütüldüğünü iddia ederek şu ifadeleri kullandı: “Bursa gibi hızla büyüyen bir şehirde ulaşım projeleri 20-30 yıllık vizyonla hazırlanmalıdır. Ancak bugün baktığımızda günü kurtarmaya yönelik projelerle karşı karşıyayız.” Seyis’e göre Bursa’nın ana arterlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, toplu taşıma planlamasının yeterince güçlü yapılmadığını ortaya koyuyor. “Yeşil Bursa Betonlaşma Baskısı Altında” Bursa’nın tarih boyunca “Yeşil Bursa” olarak anıldığını hatırlatan Seyis, kentte son yıllarda artan betonlaşma ve plansız yapılaşmanın ciddi bir çevresel sorun oluşturduğunu söyledi. Kentte yeşil alanların korunmasının yeterince öncelik haline getirilmediğini savunan Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Bir zamanlar Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olarak gösterilen Bursa’da bugün yeşil alanların yerini hızla beton yapılar alıyor. Bu tablo Bursa’nın kimliğine zarar veriyor.” Yıldırım Belediyesi’ne Hizmet Eleştirisi İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis, eleştirilerinin önemli bir bölümünü de Yıldırım Belediyesi yönetimine yöneltti. Seyis’e göre Yıldırım ilçesi, Bursa’nın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olmasına rağmen hizmet ve altyapı açısından ciddi eksiklikler barındırıyor. Yıldırım’da özellikle şu konuların kronik sorun haline geldiğini savundu: kentsel dönüşümün yavaş ilerlemesi mahallelerde altyapı eksiklikleri sosyal alanların yetersizliği otopark sorunu ulaşım bağlantılarının zayıflığı Seyis, Yıldırım’ın Bursa’nın en büyük ilçelerinden biri olmasına rağmen hak ettiği yatırımı alamadığını iddia etti. “Kentsel Dönüşüm Kağıt Üzerinde Kalmamalı” Yıldırım ilçesinde uzun süredir gündemde olan kentsel dönüşüm projelerine de değinen Seyis, projelerin kamuoyuna duyurulduğu kadar hızlı ilerlemediğini öne sürdü. Seyis, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu mahallelerde dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yıldırım’da binlerce vatandaşımız deprem riski taşıyan yapılarda yaşamını sürdürüyor. Kentsel dönüşüm projeleri sadece açıklamalardan ibaret kalmamalı.” Sosyal Alan ve Gençlik Politikaları Eleştirisi Seyis, Yıldırım ilçesinde gençlere yönelik sosyal alanların ve kültürel yatırımların yetersiz olduğunu da dile getirdi. Nüfus yoğunluğu yüksek bir ilçede spor alanları, parklar ve sosyal merkezlerin artırılması gerektiğini belirten Seyis, şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin enerjisini doğru alanlara yönlendiremezseniz, şehir sadece beton bloklardan ibaret hale gelir.” “Bursa Potansiyelinin Gerisinde Kaldı” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, ekonomik ve kültürel potansiyeline rağmen bu gücü yeterince değerlendiremeyen şehirler arasında yer alıyor. Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’nın doğru planlama ile çok daha güçlü bir ekonomik ve sosyal yapıya kavuşabileceğini ifade eden Seyis, mevcut yönetim anlayışının bu potansiyeli yeterince kullanamadığını savundu. “Şeffaf ve Katılımcı Belediyecilik Şart” Seyis açıklamasında yerel yönetimlerde şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Kent yönetiminde sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve vatandaşların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirten Seyis, şöyle konuştu: “Bursa’nın sorunları kapalı kapılar ardında değil, ortak akılla çözülmelidir.” “Bursa Hak Ettiği Yönetimi Bulmalı” Açıklamasının sonunda Bursa’nın tarihi ve ekonomik önemine dikkat çeken Seyis, kentin daha güçlü bir vizyonla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Seyis, Bursa’nın doğru planlama ve güçlü bir yönetim anlayışıyla yeniden Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline gelebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa sıradan bir şehir değildir. Tarihi, ekonomisi ve kültürüyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biridir. Ancak bugün bu potansiyelin gerisinde bir yönetim anlayışı görüyoruz. Bursa hak ettiği yönetimi bulmalıdır.” Seyis’in açıklamaları, Bursa’da yerel yönetim politikaları ve şehircilik anlayışı üzerine yeni tartışmaların yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle ulaşım, kentsel dönüşüm ve çevre politikaları önümüzdeki süreçte Bursa siyasetinin en önemli gündem başlıkları arasında yer almaya devam edecek gibi görünüyor.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Erkan Aydın’a sert muhalefet! Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Erkan Aydın’a sert muhalefet!

Bursa Saati’nde Gazeteci Yüksel Baysal’ın hazırlayıp sunduğu Gündem Masası programına konuk olan Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, önemli açıklamalarda bulundu. 100 GÜNDE 126 PROGRAM VE YÜZDE 40 MAHALLE TEMSİLCİSİ ATAMASI YAPILDI 136 mahallesi bulunan ilçede, göreve geldikleri 3 buçuk aylık süreçte yüzde 40 oranında mahalle temsilciliği ataması yapıldığına dikkat çeken Demir, yine aynı süre içerisinde 126 program gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Yönetimine teşekkür eden Demir, bu başarıya ekip uyumuyla ulaşıldığını belirtti. “TUTULAMAYACAK SÖZLERİN SIRF SEÇİM KAZANMAK UĞRUNA VERİLMEMESİ GEREİR” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın özellik dağ yöresinden olan seçmenlere, seçim döneminde çeşitli sözler verdiğini fakat belediye başkanı olduktan sonra sözlerini yerine getirmediğine işaret eden Demir, tutulamayacak sözlerin sırf seçim kazanmak uğruna verilmesinin etik olmadığını ve vatandaş tarafından büyük tepkiyle karşılandığını dile getirdi. “ERKAN AYDIN’IN KENTSEL DÖNÜŞÜMLE İLGİLİ ÇALIŞMASI VAR MI?” İlçenin alt ve üst yapı, kentsel dönüşüm gibi birçok sorunu olduğunu ifade eden Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı, vatandaşın ilçe ya da büyükşehir belediyesi sorumluluğunda olduğuna bakmaksızın hizmet beklediğini söyledi. İki kurum arasındaki sorunların hizmette aksamaya neden olduğu takdirde sorunların büyüdüğüne dem vuran Demir, seçim sürecinde kentsel dönüşümle ilgili mahalle mahalle propaganda yapan Erkan Aydın’ın halihazırda bu konuyla ilgili bir çalışması olup olmadığı sordu. “ANAHTAR PARTİ BURSA’DA HİZMETE HAZIR” Birçok sanayi bölgesini içinde barındıran ve 1 milyonu aşan nüfusuyla 50’den fazla ilden büyük olan bir ilçenin yönetim zafiyetleri bulunduğunun altını çizen İsmail Demir, Erkan Aydın’la irtibatı olmasına karşın kentin sorun ve taleplerini iletecek bir randevu dahi alamadıklarını iletti. Bu durumun yakışık olmadığını vurgu yapan Demir, Anahtar Parti’nin Osmangazi ve Bursa’nın tamamında sorunları tespit edebilen, çözümleri üretebilen liyakatli kadrolarla hizmet üretmeye talip olduğunu aktardı.

CHP’li Nimet Yıldız’dan Mecliste Sert Çıkış: “Hukuk Siyasetin Aparatı Olamaz, Kadınların Yaşam Hakkı Tartışmaya Açık Değildir” Haber

CHP’li Nimet Yıldız’dan Mecliste Sert Çıkış: “Hukuk Siyasetin Aparatı Olamaz, Kadınların Yaşam Hakkı Tartışmaya Açık Değildir”

Yıldırım Belediye Meclisi’nin Mart ayı toplantısında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz alan Yıldırım Belediye Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız, hem uluslararası gelişmeler hem de Türkiye’deki siyasi ve toplumsal gündem hakkında son derece sert ve kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Konuşmasında hukuk devleti, demokrasi, kadın hakları, toplumsal adalet ve yerel yönetim sorunlarına kadar geniş bir yelpazede mesajlar veren Yıldız, iktidarın politikalarına yönelik açık ve net eleştirilerde bulundu. Konuşmasının başında meclis üyelerini selamlayan Yıldız, Mart ayı meclisinde alınan kararların Bursa ve Yıldırım için hayırlı olmasını temenni etti. Ancak konuşmasının devamında hem dünyada hem de Türkiye’de yaşanan gelişmelerin kaygı verici olduğunu vurguladı. Ortadoğu’daki Savaş Politikalarına Sert Tepki Baharın umut ve sevinçle karşılanması gereken bir dönem olduğuna dikkat çeken Yıldız, buna rağmen dünyanın birçok noktasında savaşların sürdüğünü belirtti. Özellikle Ortadoğu’daki tabloyu sert sözlerle eleştiren Yıldız, bölgede yaşananların artık bir insanlık dramına dönüştüğünü ifade etti. Yıldız konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Siyonist İsrail’in saldırgan, hukuk tanımaz ve uluslararası normları hiçe sayan politikaları ile birlikte ABD’nin bölgeyi kendi stratejik çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çalışan müdahaleci anlayışı, Ortadoğu’yu adeta bitmeyen savaşların ve yıkımın coğrafyasına çevirmiştir. Bu kirli hesapların bedelini ise masum siviller, kadınlar ve çocuklar ödemektedir.” Ortaya çıkan tabloyu insanlık adına utanç verici olarak nitelendiren Yıldız, yaşananları en güçlü şekilde kınadıklarını ifade etti. Yıldız ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin bugün her zamankinden daha hayati olduğunu belirterek, Türkiye’nin dış politikada barıştan yana bir duruş sergilemesi gerektiğini söyledi. “Hukukun Siyasallaştığı Bir Ülkede Demokrasi Ayakta Kalamaz” Konuşmasında Türkiye’deki hukuk ve demokrasi tartışmalarına da değinen Yıldız, son dönemde yaşanan bazı gözaltı ve tutuklama kararlarının toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını söyledi. Gazeteci Ali Can Uludağ’ın gözaltına alınması ve tutuklanması ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın sabah baskınıyla gözaltına alınarak tutuklanmasını sert sözlerle eleştiren Yıldız, şunları söyledi: “Hukuk bir ülkenin omurgasıdır. Eğer hukuk siyasi hesapların gölgesine girerse, adalet duygusu çöker, demokrasi zedelenir. Hukuk; iktidarın hoşuna gidenlere göre değil, evrensel adalet ilkelerine göre işletilmelidir. Hukukun siyasallaştığı bir ülkede demokrasinin ayakta kalması mümkün değildir.” Şehit Pilota Rahmet Mesajı Balıkesir’deki 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan havalanan F-16 uçağının düşmesi sonucu şehit olan pilot İbrahim Bolat için de başsağlığı dileklerini ileten Yıldız, Türk milletinin acısını paylaştıklarını belirtti. Yıldız, kahraman pilota Allah’tan rahmet, ailesine sabır ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başsağlığı diledi. Ramazan Ayı Mesajı Ramazan ayına da değinen Yıldız, bu ayın toplumsal dayanışma ve paylaşma duygularını güçlendirdiğini belirtti. Tüm İslam âleminin Ramazan ayını kutlayan Yıldız, özellikle zor ekonomik koşullarda dayanışmanın daha da önem kazandığını ifade etti. Deniz Baykal ve Türkiye’nin Aydınlık İsimleri Anıldı Konuşmasında Türkiye’nin siyasi ve kültürel tarihinde önemli izler bırakan isimleri de anan Yıldız, CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ı vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle andıklarını söyledi. Yıldız ayrıca: Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasında hayatını kaybeden 9 işçiyi, Hocalı Katliamı’nda yaşamını yitiren sivilleri, Köy Enstitülerinin kurucularından Hasan Ali Yücel’i, Türk edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal’i saygı ve minnetle andıklarını ifade etti. Medeni Kanun’un 100. Yılı: Cumhuriyet Devriminin Temel Taşı Yıldız, bu yıl Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılının geride bırakıldığını hatırlatarak, bu kanunun Türkiye’nin modernleşme sürecinde devrim niteliğinde olduğunu vurguladı. Medeni Kanun’un özellikle kadın hakları açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Yıldız şu değerlendirmeyi yaptı: “Kadınların eşit yurttaşlık hakkını güvence altına alan Medeni Kanun, Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş Türkiye vizyonunun en güçlü eserlerinden biridir. Bu reform yalnızca hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda toplumsal bir devrimdir.” Yeşilay Haftası: Gençler İçin Uyarı 1–7 Mart Yeşilay Haftası kapsamında da konuşan Yıldız, özellikle gençleri tehdit eden madde bağımlılığı konusunda yerel yönetimlerin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Mahallelerde gençlere yönelik eğitim, bilinçlendirme ve sosyal faaliyetlerin artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Kadın Cinayetlerine İsyan: “Kadınların Yaşam Hakkı Pazarlık Konusu Değildir” Konuşmasının en sert bölümlerinden biri ise kadın cinayetleri ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü üzerine yaptığı değerlendirme oldu. Son dönemde yaşanan kadın cinayetlerinin toplum vicdanını derinden yaraladığını belirten Yıldız, Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından öldürülmesi ve bir anne ile kızının katledilmesi gibi olayların büyük bir acı yarattığını söyledi. Yıldız şu ifadeleri kullandı: “Kadınların yaşam hakkı tartışılamaz. Kadınların eşit yurttaşlık hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Kadınların özgürlüğü bir lütuf değil, anayasal bir haktır.” 8 Mart’ın bir kutlama değil, emekçi kadınların eşitlik mücadelesinin sembolü olduğunu hatırlatan Yıldız, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini de sert sözlerle eleştirdi. “Bir gecede alınan kararla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, kadınların yaşam hakkını koruyan uluslararası bir güvenceden vazgeçmek demektir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadın haklarını savunmaktan ve İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olunması için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.” Yıldız konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kadınların eşit, özgür ve güvenli yaşadığı bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın kadınların eşitlik mücadelesi. Yaşasın adalet, yaşasın demokrasi.” Yıldırım’daki Yerel Sorunlar da Meclis Gündeminde Konuşmasının sonunda Yıldırım’daki mahalle sorunlarını da gündeme taşıyan Yıldız, özellikle Davutkadı Mahallesi’nde yıllardır çözülemeyen otopark sorununa dikkat çekti. Kentsel dönüşüm projeleriyle birlikte nüfus ve araç sayısının hızla arttığını belirten Yıldız, mevcut altyapının bu yükü taşıyamadığını söyledi. Özellikle Emir Sultan Camii ve Yeşil Türbe’ye gelen ziyaretçilerin tur otobüsleri nedeniyle mahallede ciddi trafik yoğunluğu oluştuğunu belirten Yıldız, Derebahçe mevkiine katlı otopark ve çok amaçlı alan yapılmasının artık zorunlu hale geldiğini vurguladı. Bu alanın: Tur otobüsleri için kontrollü park noktası Haftanın bir günü semt pazarı kurulabilecek bir alan olarak planlanmasının kalıcı çözüm sağlayacağını ifade eden Yıldız, belediye yönetimine şu soruyu yöneltti: “Davutkadı Mahallesi’nde planlanan katlı otopark projesinin son durumu nedir? Bu projenin hayata geçirilmesi için öngörülen somut takvim nedir?” Vatan Mahallesi İçin Park Talebi Yıldız ayrıca Vatan Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların önemli bir talebini de meclise taşıdı. Kısmet Caddesi ile 2. Vatan Caddesi kesişiminde bulunan yaklaşık 2000 metrekarelik boş alanın park olarak düzenlenmesi gerektiğini belirten Yıldız, mahalle sakinlerinin çocukların oynayabileceği ve vatandaşların nefes alabileceği bir yeşil alan istediğini ifade etti. Yıldız, “Yıldırım’da beton değil, yaşam alanı istiyoruz” diyerek yerel yönetimlerin mahallelerin bu haklı taleplerine kayıtsız kalmaması gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.