Hava Durumu

#Keles

Gürsu Haber - Keles haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Keles haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ZAFER PARTİSİ’NDEN BURSA YERELİNDE SERT ÇIKIŞ: “NERDE KALDIĞINIZI EN İYİ SİZ BİLİYORSUNUZ” Haber

ZAFER PARTİSİ’NDEN BURSA YERELİNDE SERT ÇIKIŞ: “NERDE KALDIĞINIZI EN İYİ SİZ BİLİYORSUNUZ”

Bursa yerel siyasetinde tansiyon yükselirken, Zafer Partisi Keles İlçe Başkanı Bahçet Arı’ndan dikkat çeken ve sert ifadeler içeren bir açıklama geldi. Yerel yönetimlere yönelik eleştirilerini peş peşe sıralayan Arı, geçmiş uygulamalar üzerinden yüklendiği açıklamasında “algı değil icraat” vurgusu yaptı. “NERDE KALDIĞINIZI HATIRLATMAYA GEREK YOK” Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen “Nerede kalmıştık?” söylemine gönderme yapan Arı, bu ifadeye sert bir karşılık vererek, “Siz nerede kaldığınızı çok iyi biliyorsunuz” dedi. Açıklamasında özellikle geçmişte alınan bazı kararların bugün görmezden gelindiğini savunan Arı, belediye yönetimlerini çifte standartla suçladı. SU ZAMMI ÜZERİNDEN YÜKLENDİ: “ÇOĞUNLUK SİZDEYDİ, HİÇ DÜŞÜNMEDEN GEÇİRDİNİZ” Arı’nın en sert eleştirilerinden biri, su fiyatlarına yapılan zamlar üzerinden geldi. Belediye meclisinde çoğunluğun kendilerinde olduğu dönemde alınan kararları hatırlatan Arı, bu artışların sorgulanmadan kabul edildiğini öne sürdü: “Mecliste çoğunluk sizdeyken, vatandaşı düşünmeden suya zam yaptınız. Şimdi çıkıp farklı söylemler üretmenin bir anlamı yok. Samimiyseniz, önce o zammı geri alın.” ULAŞIM ZAMLARI TARTIŞMASI: “DÜN ELEŞTİRDİĞİNİZİ BUGÜN SAVUNACAK MISINIZ?” Açıklamada ulaşım zamları da geniş yer buldu. Bursa genelinde yapılan zamların geçmişte sert şekilde eleştirildiğini hatırlatan Arı, bugünkü tutumun ne olacağını sorguladı: “Dünya genelinde akaryakıt fiyatları artmışken bile Bursa’daki ulaşım zamlarını siyasete malzeme yaptınız. Bugün aynı koşullar geçerliyken ne yapacaksınız? Aynı tepkiyi gösterebilecek misiniz?” LİYAKAT TARTIŞMASI: “YILLARCA SESSİZ KALDINIZ” Yerel yönetimlerdeki kadrolaşma tartışmalarına da değinen Arı, liyakat söylemleri üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Geçmişte yapılan atamalara sessiz kalındığını iddia eden Arı, bugün aynı konunun gündeme taşınmasını “samimiyetsizlik” olarak nitelendirdi: “Yıllarca kendi kadrolarınızı en kritik noktalara yerleştirirken tek kelime etmediniz. Aynı durum size yapılınca ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Bu millet bu çelişkiyi görüyor.” “ARTIK BAHANE YOK”: DAĞ YÖRESİ VURGUSU Bursa’nın dağ yöresine ilişkin sorunlara da dikkat çeken Arı, iki yıldır “büyükşehir destek vermiyor” gerekçesiyle çözüm üretilmediğini savundu. Artık bu söylemin geçerliliğini yitirdiğini belirten Arı, bölge halkının beklentilerinin karşılanması gerektiğini vurguladı: “İki yıldır aynı bahaneyi dinliyoruz. Artık oyalama dönemi bitti. Dağ yöresindeki vatandaşın beklentisini karşılamak zorundasınız.” “ALGILARLA DEĞİL, İCRAATLA KONUŞUN” Açıklamasının genelinde sert ve meydan okuyan bir dil kullanan Arı, yerel yönetimlere açık çağrıda bulundu: “Algı operasyonlarıyla değil, somut icraatlarla konuşun. Bu millet artık neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.” YARGI VURGUSU: “HERKES EŞİT ŞEKİLDE HESAP VERMELİ” Açıklamasının sonunda dikkat çeken bir not paylaşan Arı, herhangi bir siyasi figürün destekçisi olmadığını özellikle belirterek, yargı süreçlerine ilişkin net bir tavır ortaya koydu. Mustafa Bozbey isminin geçtiği tartışmalara dolaylı gönderme yapan Arı, şu ifadeleri kullandı: “Kim olursa olsun, aynı dosyada adı geçen herkes eşit şekilde yargılanmalıdır. Yandaş ya da muhalif ayrımı kabul edilemez.” BURSA SİYASETİNDE GERİLİM YÜKSELİYOR Bu sert çıkış, Bursa yerel siyasetinde yeni bir tartışma dalgasının fitilini ateşledi. Özellikle zam politikaları, liyakat tartışmaları ve bölgesel hizmet eksiklikleri üzerinden yürüyen polemiklerin önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi bekleniyor.

DAĞDER’de 40 Yıllık Gelenek Coşkuyla Sürdürüldü Haber

DAĞDER’de 40 Yıllık Gelenek Coşkuyla Sürdürüldü

Bursa’da faaliyet gösteren ve kentin en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olarak kabul edilen DAĞDER tarafından geleneksel hale getirilen Bayramlaşma Danışığı, bu yıl 40. kez yoğun katılım ve büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Dağ yöresinden Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık başta olmak üzere Bursa’nın farklı ilçelerinden vatandaşların bir araya geldiği programda birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Katılımcılar, bayramın manevi atmosferini paylaşarak dayanışma ruhunu pekiştirdi. Programda konuşan Genel Başkan Derya Başak, bayramların toplumsal bağları güçlendiren en önemli değerlerden biri olduğunu vurguladı. Başak konuşmasında, “Bugün burada köklerimizden gelen o güçlü bağı yeniden tazelemek için bir aradayız. Bayramlar; kırgınlıkların son bulduğu, mesafelerin dualarla ve kucaklaşmalarla kapandığı özel günlerdir.” ifadelerine yer verdi. DAĞDER’in Bursa’da dağ yöresi kültürünü yaşatmak ve hemşehri dayanışmasını artırmak amacıyla uzun yıllardır önemli faaliyetler yürüttüğüne dikkat çeken Başak, gelenekten alınan güçle geleceğe yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Samimiyet ve gayretle üretmeye devam edeceklerini ifade eden Başak, kapsayıcı bir anlayışla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programa; Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turan, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru , Ak Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya,Ak Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, AK Parti Orhaneli İlçe Başkanı Serdar Başak, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, CHP Büyükorhan İlçe Başkanı Ömer Günhan başta olmak üzere; siyasi parti il başkanları, siyasi parti temsilcileri ve üyeleri, köy dernek başkanları, muhtarlar ve çok sayıda hemşehri katılım sağladı. Siyasi parti il başkanları, parti üyeleri, köy dernek başkanları, muhtarlar ve hemşehrilerin yoğun ilgisi, programın kapsayıcılığını ve bölgedeki güçlü dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yoğun ilginin olduğu etkinlikte, katılımcılar bayramlaşarak hasret giderdi. Program sonunda tüm misafirlere teşekkür edilirken, birlik ve beraberlik içinde daha nice bayramlarda bir araya gelme temennisinde bulunuldu. DAĞDER’in 40 yıldır sürdürdüğü bu köklü gelenek, Bursa’da hem kültürel mirasın yaşatılmasına hem de toplumsal dayanışmanın güçlenmesine katkı sağlamaya devam ediyor.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa Şubesi’nden dağ yöresine kapsamlı ziyaret Haber

Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa Şubesi’nden dağ yöresine kapsamlı ziyaret

Bursa’nın dağ yöresinde görev yapan din görevlileri ve kamu çalışanlarının sorunlarının yerinde tespiti ve çözüm yollarının değerlendirilmesi amacıyla kapsamlı temaslarda bulunan Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa Şubesi, bölgedeki idarecilerle bir araya gelerek çalışanların taleplerini doğrudan iletti. Sendikanın yürüttüğü ziyaret programı kapsamında, sahada görev yapan personelin çalışma koşulları, sosyal hakları ve yaşam standartlarını yakından ilgilendiren başlıklar detaylı şekilde ele alındı. Heyetten kritik ziyaretler Ziyaret programına, İsmail KİSHA başkanlığındaki heyet katıldı. Heyette Şube Başkan Yardımcıları Mahmut Sak ve Recep Kasım, Osmangazi İlçe Temsilcisi Hüseyin Bekar de yer aldı. Heyet, bölgedeki idareciler Muhammed Kömürcü, Ömer Bozkurt ve Abdullah Karadoğan ile makamlarında görüşerek dağ ilçelerinde görev yapan personelin karşılaştığı sorunları ve beklentileri kapsamlı şekilde dile getirdi. Personelin temel sorunları gündemde Gerçekleştirilen görüşmelerde özellikle bölge çalışanlarının günlük yaşamını doğrudan etkileyen başlıklar öne çıktı. Lojman ihtiyacı ve barınma sorunları Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler 3600 ek gösterge düzenlemesi Çocukların eğitim imkânları Köylerde görev yapan din görevlilerinin yakacak ihtiyacı Bu başlıklarda çözüm odaklı değerlendirmeler yapılarak ilgili kurumlarla koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Dağ yöresi “irfan ocağı” olarak vurgulandı Açıklamada, Bursa’nın dağ ilçeleri Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles’in kadim tarihi, güçlü manevi dokusu ve köklü kültürel yapısıyla önemli bir misyona sahip olduğu ifade edildi. Asırlardır ezan sesinin yankılandığı camileri ve vakıf kültürüyle şekillenen toplumsal yapısıyla öne çıkan bu ilçelerde görev yapan din görevlilerinin, zorlu şartlara rağmen büyük bir özveriyle hizmet verdiği belirtildi. Birlik ve dayanışma mesajı Gerçekleştirilen temasların yalnızca sorunların dile getirildiği toplantılar olmadığı, aynı zamanda birlik, kardeşlik ve hizmet bilincini güçlendiren önemli adımlar olduğu ifade edildi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa Şubesi, dağ yöresinde fedakârca görev yapan tüm personelin sesi olmaya, hak ve taleplerini takip etmeye ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.

Keles’te Gölet Projesi Tartışması Büyüyor: “Sulama mı, Sanayi Baskısı mı?” Haber

Keles’te Gölet Projesi Tartışması Büyüyor: “Sulama mı, Sanayi Baskısı mı?”

Ancak proje, kamuoyuna “tarımsal verim artışı” ve “köyden kente göçü önleme” hedefleriyle sunulsa da, içeriğinde yer alan sanayi nitelikli unsurlar nedeniyle bölgede ciddi tartışmalara yol açtı. Projenin Teknik Çerçevesi Gelemiç Göleti, su kaynağını Karanlık Deresi’nin yan kolu olan Emrullahçavuş Deresi’nden alacak. Bununla birlikte Karanlık ve Karabel derelerinin sularının da derive edilerek gölet depolamasına aktarılması planlanıyor. Keles ilçe merkezine 10 kilometre, Bursa şehir merkezine ise yaklaşık 60 kilometre mesafede bulunan proje tamamlandığında 173 hektarlık net tarım alanının kapalı borulu sistemle cazibeli olarak sulanması hedefleniyor. Yetkililer, sulama altyapısının devreye girmesiyle birlikte tarımsal üretimde verim artışı sağlanacağını, bunun da bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sunacağını ve göçü azaltacağını ifade ediyor. Projenin inşaat sürecinin yaklaşık 2 yıl sürmesi öngörülüyor. Bu süreçte gölet inşaatında 65, malzeme sahalarında ise 15 olmak üzere toplam 80 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. İnşaatın tamamlanmasının ardından malzeme sahaları, kırma-eleme tesisi ve beton santralinin kapatılacağı belirtiliyor. Ancak asıl tartışma tam da bu noktada yoğunlaşıyor. “Geçici” Tesis Tartışması Zafer Partisi Keles İlçe Başkanı Behçet Arı, projeye ilişkin yaptığı açıklamada sert ifadeler kullanarak, kamuoyuna sunulan tablo ile proje dosyasındaki gerçeklerin örtüşmediğini savundu. Arı’ya göre Gelemiç’te planlanan çalışma yalnızca bir gölet inşası değil; malzeme ocakları, kırma-eleme tesisi ve beton santraliyle birlikte çok yönlü ve ağır bir çevresel müdahale anlamına geliyor. Yetkililerin söz konusu tesisleri “geçici” olarak tanımlamasına tepki gösteren Arı, kamuoyunun bu kavrama artık güven duymadığını belirtti. Türkiye’de daha önce “geçici” denilerek kurulan birçok tesisin kalıcı çevre tahribatlarına yol açtığını hatırlatan Arı, şu değerlendirmede bulundu: “Kamuoyuna yalnızca ‘gölet’ anlatılıyor. Oysa proje dosyasında taş ocakları, kırma-eleme tesisleri ve beton santrali var. Bu unsurlar görmezden gelinerek yapılan sunum eksiktir. Keles halkı gerçeğin tamamını bilmek zorundadır.” Çevresel Etki Endişesi Eleştirilerin odağında özellikle kırma-eleme tesisleri ve malzeme ocaklarının yaratabileceği etkiler yer alıyor. Uzmanlar ve bölge sakinleri tarafından dile getirilen başlıca riskler şöyle sıralanıyor: Tarım alanlarına yoğun toz yayılımı nedeniyle ürün kalitesinin düşmesi, Sürekli gürültü ve titreşim nedeniyle kırsal yaşamın olumsuz etkilenmesi, Dere yataklarının ve yer altı su dengesinin bozulması, İnşaat sonrası rehabilite edilmeyen sahaların çevresel risk alanlarına dönüşmesi. Özellikle su kaynaklarının derive edilmesi ve dere sistemlerinde yapılacak müdahalelerin uzun vadeli ekolojik sonuçlarının yeterince açıklanmadığı iddia ediliyor. “Hukuki ve Fiili Garanti Nerede?” Behçet Arı, yetkililere açık sorular yönelterek şu ifadeleri kullandı: Bu tesislerin gerçekten söküleceğinin hukuki ve fiili garantisi nedir? Denetim hangi kurum tarafından ve hangi sıklıkla yapılacaktır? Süre uzatımı ya da proje revizyonu ile bu tesislerin kalıcı hale getirilmeyeceğinin teminatı var mıdır? Arı, yazılı ve denetlenebilir taahhütler olmaksızın “geçici” ifadesinin kamuoyunu tatmin etmeyeceğini savundu. “Gölet İstiyoruz, Taş Ocağı Değil” Keles’te bazı vatandaşlar ve yerel temsilciler, sulama yatırımına karşı olmadıklarını ancak sanayi baskısı oluşturabilecek unsurların projeden çıkarılması gerektiğini dile getiriyor. Bölge halkı tarafından dile getirilen ortak talep ise şu sözlerle özetleniyor: “Gölet istiyoruz, taş ocağı istemiyoruz. Sulama istiyoruz, sanayi baskısı istemiyoruz.” Kırsal kalkınma hedefiyle yola çıkılan bir projenin, eğer çevresel riskler net biçimde ortaya konmaz ve gerekli güvenceler verilmezse, uzun vadede bölgenin doğal yapısını tehdit edebileceği ifade ediliyor. Tartışma Büyüyebilir ÇED sürecinin başlamasıyla birlikte projenin teknik, hukuki ve çevresel boyutlarının daha detaylı biçimde ele alınması bekleniyor. Önümüzdeki süreçte yapılacak halkın katılım toplantıları ve resmi değerlendirmeler, projenin seyrini belirleyecek. Eleştiriler ise net: Ya proje kapsamındaki sanayi nitelikli tesisler yeniden gözden geçirilmeli ya da kalıcı olmayacaklarına dair açık, yazılı ve denetlenebilir güvenceler kamuoyuyla paylaşılmalı. Aksi halde Gelemiç Göleti projesi, yalnızca bir sulama yatırımı olarak değil, “gölet kılıfı altında genişletilmiş bir çevre müdahalesi” tartışmasıyla anılmaya devam edecek gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.