Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Varlıkları

Gürsu Haber - Kamu Varlıkları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Varlıkları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altı Siyasi Partiden Belediyeye Sert Tepki, "Halkın Malı Satılıyor, Hesap Verin" Haber

Altı Siyasi Partiden Belediyeye Sert Tepki, "Halkın Malı Satılıyor, Hesap Verin"

Karacabey Belediyesi'nin belediyeye ait taşınmazları satışa çıkarma kararı ilçe siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Belediye yönetiminin satış kararına karşı farklı siyasi görüşlere sahip altı partinin ilçe başkanları ortak basın açıklaması yaparak sert tepki gösterdi. Açıklamada, satış kararının yalnızca ekonomik bir tasarruf değil, Karacabey'in geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir tercih olduğu savunularak belediye yönetimine "şeffaf olun, hesap verin" çağrısı yapıldı. Saadet Partisi, İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Zafer Partisi ve Vatan Partisi Karacabey İlçe Başkanlıklarının ortak imzasıyla yayımlanan açıklamada, belediyeye ait taşınmazların satışının kamu vicdanını rahatsız ettiği öne sürüldü. Açıklamada, satışların gerekçesi, kapsamı ve elde edilecek gelirin kullanım alanlarına ilişkin kamuoyuna tatmin edici bilgi verilmediği iddia edilerek belediye yönetimi sert ifadelerle eleştirildi. "Belediye Neden Halkın Ortak Mallarını Satmak Zorunda Kalıyor?" Ortak açıklamada, belediyeye ait taşınmazların herhangi bir ticari mal gibi değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: "Bu taşınmazlar yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Belediyelerin asli görevi kamu varlıklarını elden çıkarmak değil, bu varlıkları koruyarak ilçeye değer üreten projeler geliştirmektir." Muhalefet temsilcileri, belediyenin neden taşınmaz satma noktasına geldiğinin kamuoyuna açıklanmadığını savunarak peş peşe şu soruları yöneltti: Belediye hangi mali gerekçeyle satış kararı aldı? Satışlardan toplam ne kadar gelir elde edilmesi hedefleniyor? Hangi taşınmazlar satış listesinde yer alıyor? Elde edilecek kaynak hangi projelerde kullanılacak? Belediyenin hangi borçları bu gelirle kapatılacak? Satış zorunlu mu, yoksa başka finansman yöntemleri değerlendirildi mi? Açıklamada, bu soruların hiçbirine kamuoyunu ikna edecek açıklıkta cevap verilmediği ileri sürüldü. "Şeffaflık Sadece Seçim Meydanlarında Söylenen Bir Söz Olamaz" Altı siyasi partinin ortak açıklamasında, şeffaf belediyecilik ilkesinin yalnızca seçim dönemlerinde dile getirilen bir vaat olmaması gerektiği belirtilerek, kamu kaynaklarını ilgilendiren her kararın vatandaşlarla paylaşılmasının demokratik yönetimin temel şartı olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Karacabey halkının en doğal bilgi edinme hakkı görmezden gelinemez. Halkın malı üzerinde alınan böylesine önemli kararlar kapalı kapılar ardında yürütülemez." denildi. Muhalefet temsilcileri, belediyenin satış sürecini başlatmadan önce taşınmazların neden satıldığını, satış yöntemini, taşınmazların gerçek değerlerini ve satıştan elde edilecek gelirin hangi kalemlerde kullanılacağını ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklaması gerektiğini savundu. "Günü Kurtarma Politikalarıyla Karacabey'in Geleceği İnşa Edilemez" Ortak açıklamada belediyenin taşınmaz satışına dayalı mali yönetim anlayışı da eleştirildi. Açıklamayı yapan ilçe başkanları, belediyelerin ekonomik sorunlarının kamu mallarını satarak çözülemeyeceğini belirterek, bunun sürdürülebilir bir yönetim modeli olmadığı görüşünü dile getirdi. Açıklamada, "Karacabey'in geleceği günü kurtarmaya yönelik satış politikalarıyla şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; üreten, yatırım yapan, kaynak oluşturan ve mali disiplini sağlayan bir belediyecilik anlayışıdır." ifadeleri kullanıldı. Muhalefet temsilcileri, belediyelerin asli görevinin kamuya ait varlıkları azaltmak değil, mevcut kaynakları doğru yöneterek yeni gelir alanları oluşturmak olduğunu savundu. "Halkın Ortak Mirası Elden Çıkıyor" Açıklamada belediyeye ait taşınmazların yalnızca ekonomik değer taşımadığı, aynı zamanda ilçenin geleceği açısından stratejik öneme sahip kamu varlıkları olduğu vurgulandı. İlçe başkanları, bugün satılan taşınmazların ilerleyen yıllarda kamu hizmetleri, sosyal projeler veya yeni yatırımlar için ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekerek, geri dönüşü olmayan kararların aceleyle alınmaması gerektiğini ifade etti. Belediyeye Açık Çağrı Altı siyasi partinin ortak açıklamasında Karacabey Belediyesi'ne şu çağrılar yapıldı: Taşınmaz satış kararının yeniden gözden geçirilmesi, Satış gerekçelerinin ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklanması, Satıştan elde edilecek gelirin hangi kalemlerde kullanılacağının şeffaf şekilde duyurulması, İlçenin geleceğini ilgilendiren bu önemli süreçte vatandaşların bilgilendirilmesi, Kamuoyunun görüş ve eleştirilerinin dikkate alınması. "Bu Sürecin Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız" Açıklamanın sonunda ortak imza sahibi ilçe başkanları, Karacabey halkının ortak menfaatlerini savunmaya devam edeceklerini belirterek sürecin yakından izleneceğini ifade etti. Ortak basın açıklamasına; Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanı Adem Tosun, Cumhuriyet Halk Partisi Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanı Vahitcan Demir ve Vatan Partisi Karacabey İlçe Başkanı Ercüment Tezel imza attı. Söz konusu açıklama, Karacabey Belediyesi'nin taşınmaz satış kararına yönelik siyasi tartışmaları yeni bir boyuta taşırken, gözler şimdi belediye yönetiminin kamuoyuna yapacağı olası açıklamaya çevrildi.

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ” Haber

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ”

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Bursa İl Başkanı Halil Ağırgöl, özelleştirme kapsamına alınan kamu hastaneleriyle ilgili son gelişmelere yönelik son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, iktidarın sağlık alanındaki politikaları ağır sözlerle eleştirilirken, söz konusu satış girişimleri “halkın en temel hakkına doğrudan müdahale” olarak nitelendirildi. Ağırgöl, açıklamasında iktidarı “kamu varlıklarını sistematik biçimde tasfiye etmekle” suçlayarak, Türkiye’de yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında derin tahribat yarattığını savundu. “Halk düşmanı, talancı ve vurguncu anlayış; halkımızın alın teriyle kurulan Cumhuriyet değerlerini bir bir elden çıkarmaktadır” ifadeleriyle tepkisini dile getiren Ağırgöl, sağlık kurumlarının satışa çıkarılmasını ise “kabul edilemez bir kırılma noktası” olarak tanımladı. “KAMU VARLIKLARI TEK TEK ELDEN ÇIKARILIYOR” Açıklamada, bugüne kadar gerçekleştirilen özelleştirmelere de değinilerek, doğal kaynaklardan altyapı yatırımlarına kadar pek çok stratejik alanın özel sermayeye devredildiği belirtildi. Ağırgöl, “Derelerden ormanlara, madenlerden köprülere kadar her şey satıldı. Şimdi sıra halkın en temel hakkı olan sağlığa gelmiştir” diyerek sürecin geldiği noktaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da bazı taşınmazların satışa çıkarıldığını hatırlatan Ağırgöl, özellikle sağlık alanındaki bu adımların toplum açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. BURSA’DA SATIŞ LİSTESİNE GİREN SAĞLIK KURUMLARI HKP’nin açıklamasında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satış planına dahil edildiği belirtilen sağlık kuruluşları da tek tek sıralandı: Eski Bursa Devlet Hastanesi Bursa Ağız ve Diş Hastanesi Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği Mustafakemalpaşa Tepecik 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Ağırgöl, bu kurumların yalnızca birer bina değil, halkın sağlık güvencesinin somut karşılığı olduğunu vurgulayarak, “Bu kurumlar satılamaz; çünkü bunlar ticari meta değil, kamusal haktır” dedi. “HALKIN SAĞLIK HAKKI HEDEFTE” Basın açıklamasında, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşların zaten ciddi bir geçim krizi yaşadığına dikkat çekilerek, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin yoksulluğu daha da derinleştireceği ifade edildi. Ağırgöl, “İşsizlik, pahalılık ve yoksullukla mücadele eden halkımızın şimdi de sağlık hakkı elinden alınmak istenmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açıkça yok sayılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. “ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDİR” Ağırgöl, açıklamasının devamında bu sürecin ancak toplumsal örgütlenme ve ortak mücadeleyle durdurulabileceğini savundu. Halkı mücadeleye çağıran HKP Bursa İl Başkanı, “Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan güç, örgütlü halkın kendisidir” dedi. HKP’NİN SAĞLIK VİZYONU: PARASIZ VE KAMUSAL SİSTEM Açıklamada ayrıca Halkın Kurtuluş Partisi’nin programında yer alan sağlık politikalarına da geniş yer verildi. Buna göre; Sağlık hizmetlerinin tamamen kamusal bir hak olarak yeniden yapılandırılacağı, Tüm sağlık hizmetlerinin parasız olacağı, Sağlıktan kâr elde edilmesinin yasaklanacağı, Koruyucu hekimliğin esas alınacağı ve aile hekimliği sisteminin yaygınlaştırılacağı, Hastanelerin halkın ve sağlık emekçilerinin söz sahibi olduğu demokratik bir yapıyla yönetileceği vurgulandı. “HASTANELER HALKINDIR” Ağırgöl, açıklamasını güçlü sloganlarla tamamladı: “Sağlık haktır, satılamaz! Hastaneler halkındır, satılamaz!” HKP Bursa İl Örgütü tarafından yapılan bu açıklama, Bursa’da sağlık alanındaki özelleştirme tartışmalarını yeniden alevlendirirken, konunun önümüzdeki günlerde siyasi gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.