Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Kaynakları

Gürsu Haber - Kamu Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

Cavit Kaya: “Gürsu’nun Geleceğini Ranta Teslim Eden Bu Düzeni Kabul Etmiyoruz!” Haber

Cavit Kaya: “Gürsu’nun Geleceğini Ranta Teslim Eden Bu Düzeni Kabul Etmiyoruz!”

Bursa’nın tarımsal üretim açısından en kıymetli bölgelerinden biri olan Gürsu Ovası, yıllardır süren ihmal, yönetim zafiyeti ve rant odaklı anlayış nedeniyle adeta göz göre göre yok edilmektedir. Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olarak anılan Gürsu bugün kaçak yapılar, ruhsatsız depolar, düzensiz sanayi alanları ve kontrolsüz betonlaşmanın istilası altında nefes alamaz hale getirilmiştir. Bu tablo bir tesadüf değildir. Bu tablo yıllardır süren yanlış yönetimin, liyakatsiz kadrolaşmanın ve kamu kaynaklarını hoyratça kullanmanın sonucudur. Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya, yaptığı sert açıklamada Gürsu’da yaşananların artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Gürsu’nun geleceği adım adım çalınıyor. Tarım arazileri betonlaşmaya teslim edilirken, kamu kaynakları yönetim kadrolarına dağıtılırken, ilçenin yarınları siyasi çıkar hesaplarına kurban edilirken kimse bizden susmamızı beklemesin.” Gürsu Ovası Rantın Kurbanı Gürsu Ovası yalnızca Bursa için değil, Türkiye’nin tarımsal üretimi açısından stratejik bir bölgedir. Ancak son yıllarda kaçak depolar, ruhsatsız sanayi yapıları, izinsiz konutlar ve düzensiz yapılaşma ovayı adeta bir beton çöplüğüne çevirmiştir. Bu çarpık yapılaşmanın büyümesine rağmen Gürsu Belediyesi’nin etkili bir müdahale ortaya koyamaması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Cavit Kaya’ya göre burada yalnızca bir ihmal değil, sistematik bir yönetim başarısızlığı söz konusudur. “Gürsu Ovası’nın her karışı bu milletin emanetidir. Ama bugün bakıyoruz ki bu emanet göz göre göre yok ediliyor. Kaçak yapılar büyüyor, ruhsatsız depolar çoğalıyor, tarım alanları talan ediliyor. Peki belediye nerede? Denetim nerede? Kamu otoritesi nerede?” 105 Bin Nüfuslu İlçede Yönetici Ordusu Kaya’nın en sert eleştirilerinden biri de Gürsu Belediyesi’ndeki yönetim kadrolarının sayısına yönelik oldu. Bugün Gürsu Belediyesi’nde: 5 Belediye Başkan Yardımcısı 28 Müdürlük bulunduğunu hatırlatan Kaya, bu sayının ilçenin nüfusuna kıyasla son derece yüksek olduğunu söyledi. Karşılaştırmalı tabloyu da ortaya koydu: Osmangazi Nüfus: 1 milyonun üzerinde Başkan Yardımcısı: 7 Müdürlük: 32 Nilüfer Nüfus: 700 binin üzerinde Başkan Yardımcısı: 7 Müdürlük: 32 Gürsu Nüfus: yaklaşık 105 bin Başkan Yardımcısı: 5 Müdürlük: 28 Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Kaya şöyle konuştu: “105 bin nüfuslu bir ilçede bu kadar yönetim kadrosu hangi ihtiyacın sonucudur? Gürsu’da hangi dev projeler yapılmıştır da bu kadar yöneticiye ihtiyaç duyulmuştur? Yoksa belediye kadroları liyakat esasına göre değil, siyasi sadakat ve yakınlık kriterine göre mi dağıtılmıştır?” Belediye Mali Krizdeyken Kadro Dağıtımı Gürsu Belediyesi’nin mali yapısına ilişkin kamuoyunda ciddi iddialar bulunduğunu söyleyen Kaya, belediyede maaş ödemelerinde dahi zaman zaman zorluk yaşandığı yönünde konuşmalar yapıldığını ifade etti. Buna rağmen yönetim kadrolarının hızla artırılmasının kamu vicdanını yaraladığını söyledi. “Bir belediye düşünün ki mali sıkıntılar konuşuluyor ama yönetici sayısı hızla artıyor. Bu tablo Gürsu halkının aklıyla alay etmektir. Belediye kadroları hizmet üretmek için değil, makam dağıtmak için kullanılmamalıdır.” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a Açık Sorular Cavit Kaya, kamu adına Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a şu soruları yöneltti: 1️⃣ Belediyede maaş alan bir personelin gri renk Honda marka aracıyla Belediye Başkanı’nın eşi Sümeyye Işık’ın özel işlerinde görevlendirildiği doğru mudur? 2️⃣ Belediyenin maaşlı personeli ve araçlarının şahsi işlerde kullanıldığı iddiaları doğruysa bunun hesabı kime verilecektir? 3️⃣ İlçede faaliyet gösteren bazı soğuk hava deposu işletmelerinin ruhsata aykırı kaçak bölümleri için yıkım yapılmayacağı söylenerek “bağış” adı altında belediye veznesine para yatırılması istendiği iddiaları doğru mudur? 4️⃣ Gürsu’nun tarım arazileri kaçak depo ve fabrika yapılarıyla işgal edilirken belediye neden etkili bir müdahale gerçekleştirmemektedir? 5️⃣ İlçe bu kadar sorunla boğuşurken belediyenin önceliği neden liyakat değil kadrolaşma olmuştur? Gürsu’nun Butik Oteli Neden Atıl Bırakıldı? Kaya’nın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Gürsu’da yüksek maliyetlerle yapılan butik otel projesi oldu. Gürsu için önemli bir turizm yatırımı olarak planlanan yapının bugün atıl durumda olduğunu belirten Kaya şu soruyu yöneltti: “Bu tesis Gürsu’nun turizmi ve ekonomisi için yapılmadı mı? Eğer öyleyse neden işletilmiyor? Neden liyakatli yöneticilere verilerek kamu yararına kullanılmıyor? Yoksa bu yatırım da yanlış yönetimin kurbanı mı oldu?” “Gürsu Halkı Bu Hesabı Soracaktır” Açıklamasının sonunda Gürsu’nun kaderinin birkaç kişinin çıkarına terk edilemeyeceğini vurgulayan Cavit Kaya şu ifadeleri kullandı: “Gürsu’nun geleceği kimsenin siyasi kariyer planlarının ya da kişisel çıkar hesaplarının malzemesi değildir. Tarım arazileri bu milletin namusudur. Kamu kaynakları bu halkın alın teridir. Bu değerlerin hoyratça harcanmasına asla sessiz kalmayacağız.” Ve açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Gürsu’yu gerçekten halk için mi yönetiyorsunuz, yoksa dar bir çevrenin çıkarları için mi?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.