Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Harcamaları

Gürsu Haber - Kamu Harcamaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Harcamaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımına yönelik mevcut anlayışı sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kalktığını, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın teriyle oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimsenin sınırsız tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye’nin ağır ekonomik şartlardan geçtiğini belirten Yurtsever, milyonlarca vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşın kamu harcamalarındaki tartışmaların toplum vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle asli yapısından uzaklaştırılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerini giderek daha kapalı ve denetlenmesi zor yöntemlere bıraktığını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamasında kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık azalır, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemlerin giderek yaygınlaşması kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasasından çıkan her kuruşun hesabı millete verilmelidir.” Yurtsever, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin zayıflamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu kaynaklarının kullanımında toplumun bilgi alma hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu kaynaklarının belli kesimlerin değil bütün vatandaşların ortak değeri olduğunu ifade etti. “Bu kaynaklar herhangi bir grubun, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarruf yapılırken öncelik her zaman kamu yararı olmalıdır. Kamu kaynakları siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir” dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetiminde tasarruf kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. “Bugün vatandaş pazarda, markette ve faturalarında ağır bir yük hissederken devlet yönetiminde en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı kamu kaynaklarını hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarrufu esas alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır” diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamasının sonunda kamu yönetiminde şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, devletin harcadığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. “Millet fedakârlık yaparken kamu yönetiminin de aynı hassasiyeti göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verildiği, ihalelerin şeffaf biçimde yürütüldüğü, denetim mekanizmalarının güçlü çalıştığı bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete duyulan güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir.” Saadet Partili Yurtsever’in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devlet yönetiminde şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

Memur Emeklilerinin Ekonomik Mağduriyetini Gidermeye Yönelik Yasa Teklifi TBMM Başkanlığı’nda Haber

Memur Emeklilerinin Ekonomik Mağduriyetini Gidermeye Yönelik Yasa Teklifi TBMM Başkanlığı’nda

Memur emeklilerinin uzun süredir gündemde olan maaş kaybı ve gelir adaletsizliği sorununu gidermeye yönelik yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu. Teklif, aktif görevdeki memurlar ile emekli memurlar arasında giderek açılan maaş farkının kapatılmasını ve özellikle 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zammın emeklilere de yansıtılmasını öngörüyor. Teklifte, memur emeklilerine 22 bin 157 TL tutarında seyyanen zam hakkı verilmesi gerektiği vurgulanarak mevcut uygulamanın sosyal devlet ilkesi ve hakkaniyet anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi. 2023 Temmuz Seyyanen Zammı ve Ortaya Çıkan Sorun 2023 yılı Temmuz ayında, kamu görevlilerine enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammına ek olarak 8.077 TL seyyanen artış yapılmış, bu tutar sonraki katsayı artışlarıyla birlikte 22 bin TL seviyesine kadar yükselmişti. Ancak söz konusu artış, maaş kalemlerine ek ödeme şeklinde düzenlendiği için emekli memurların aylıklarına yansıtılmadı. Bu durum, aktif memurlar ile emekliler arasındaki gelir makasının hızla açılmasına neden oldu. Aynı unvan ve dereceden emekli olmuş bir memur ile halen görev yapan meslektaşı arasındaki maaş farkı bazı kadrolarda 20 bin TL’nin üzerine çıktı. Yasa teklifinin gerekçesinde, yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisinin bu uygulama nedeniyle mağdur olduğu belirtiliyor. Gelir Farkının Derinleşmesi Teklif sahibi milletvekili, aktif çalışan memurlar ile emekliler arasındaki gelir farkının her geçen gün daha da arttığını vurguladı. Özellikle yüksek enflasyon ortamında emekli maaşlarının reel alım gücünün ciddi şekilde gerilediğine dikkat çekildi. Ekonomik veriler incelendiğinde: 2021–2024 döneminde yüksek enflasyon nedeniyle sabit gelirli kesimlerin alım gücü önemli ölçüde azaldı. Aktif memurlar, ek ödeme ve tazminat artışlarıyla görece korunurken, emekli memurlar bu artışlardan sınırlı ölçüde faydalandı. Seyyanen zam emeklilere yansıtılmadığı için maaş sisteminde yapısal bir dengesizlik oluştu. Uzmanlara göre, emekli maaşlarının görev maaşına oranı geçmişte yüzde 75-80 seviyelerindeyken, son düzenlemeler sonrası bu oran bazı meslek gruplarında yüzde 55-60 seviyelerine kadar geriledi. Teklifin Hukuki Dayanakları: 5510 Sayılı Kanun ve 375 Sayılı KHK Teklif, iki temel mevzuatta değişiklik öngörüyor: 1. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Bu kanun, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel çerçevesini belirliyor. Memur emeklilerinin aylık bağlama sistemi de bu kanun kapsamında düzenleniyor. Yapılması planlanan değişiklikle, seyyanen artışın emekli aylıklarına da yansıtılmasının önü açılmak isteniyor. 2. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) 375 sayılı KHK, kamu personeline yapılan ek ödeme ve mali hak düzenlemelerini içeriyor. 2023’te yapılan seyyanen artış bu KHK kapsamında düzenlenmişti. Ancak düzenleme aktif personeli kapsadığı için emekliler kapsam dışında kaldı. Teklif, bu ayrımı ortadan kaldırmayı hedefliyor. Sosyal Devlet İlkesi ve Anayasal Boyut Teklifin gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan “sosyal devlet” ilkesine atıf yapılıyor. Sosyal devlet anlayışı; gelir dağılımında adaleti sağlama, dezavantajlı kesimleri koruma ve sosyal güvenlik hakkını güvence altına alma yükümlülüğünü içeriyor. Memur emeklilerinin aktif çalışanlarla aynı sistemi paylaşmalarına rağmen benzer mali iyileştirmelerden yararlanamaması, teklif sahiplerine göre anayasal eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle çelişiyor. Bütçe Etkisi ve Ekonomik Tartışmalar Yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisine 22 bin 157 TL tutarında ek artış verilmesi halinde kamu bütçesine aylık milyarlarca liralık ek yük getireceği hesaplanıyor. Ekonomistler bu konuda iki farklı görüş ortaya koyuyor: Destekleyen görüşler: Emeklilerin alım gücünün artırılması iç talebi canlandırabilir. Sosyal adalet ve gelir dengesi açısından gereklidir. Enflasyon karşısında korunma sağlanmalıdır. Temkinli yaklaşan görüşler: Bütçe açığı ve kamu harcamaları üzerindeki baskı artabilir. Enflasyonist etki yaratma riski bulunabilir. Uzun vadede sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi etkilenebilir. Siyasi ve Toplumsal Yansımalar Memur emeklileri, son dönemde sendikalar ve emekli dernekleri aracılığıyla eşit zam taleplerini sık sık dile getiriyor. Özellikle seçim dönemlerinde gündeme gelen “zam eşitliği” konusu, kamuoyunda geniş yankı bulmuş durumda. Teklifin yasalaşması halinde: Emekli maaş sisteminde yapısal bir değişiklik yapılmış olacak. Aktif-emekli gelir dengesi kısmen yeniden sağlanacak. Benzer düzenlemelerin diğer emekli grupları için de gündeme gelmesi olası olacak. Sonuç TBMM’ye sunulan yasa teklifi, memur emeklilerinin ekonomik kayıplarını telafi etmeyi ve aktif memurlarla aralarındaki gelir farkını kapatmayı amaçlıyor. 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zammın emeklilere yansıtılmamasıyla ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi, teklifin temel dayanağını oluşturuyor. Yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisini doğrudan ilgilendiren düzenleme, hem sosyal devlet ilkesi hem de kamu maliyesi dengeleri açısından Meclis’te kapsamlı tartışmalara sahne olmaya aday görünüyor. İlerleyen süreçte teklifin komisyon aşamasında nasıl şekilleneceği ve hükümetin bu konudaki tutumu belirleyici olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.