Hava Durumu

#Kalkınma

Gürsu Haber - Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu. Haber

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Tolga Kornoşor, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Sarıbal, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Vekili Hakan Batmaz, Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, iş insanları dernekleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları temsilcileriyle kalabalık davetli topluluğu katıldı. Törenin açılışında konuşan BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, 17 yıldır geleneksel olarak düzenledikleri ‘BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri’ töreninin yalnızca BUİKAD’ın değil, Türkiye’nin kadın başarı hafızasının bir parçası haline geldiğini söyledi. Ödüle layık görülen başarılı kadınlar ve kadına değer veren şirketlerin kendi başarı hikayelerini yazmanın yanı sıra başka kadınların da yolunu aydınlatın birer pusula işlevi gördüklerini belirten Şençayır, “Bursamız, Türk ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Sanayi, ihracat ve üretim gücüyle ülkemizin en stratejik merkezlerindendir. Ancak bu güçlü ekonominin içinde kadınların potansiyeli hâlâ tam olarak yansımıyor. Ülkemizde kadınların iş gücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 36’lar seviyesindedir. Yani potansiyelimizin yarısını bile kullanamıyoruz. Bursa’ya baktığımızda sanayi ve ihracatın kalbinde olmamıza rağmen kadın girişimci oranı yüzde 15-18 bandında, Türkiye’de üst düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranı ise halen yüzde 20’lerin altındadır. Bursa gibi sanayisi yoğun illerde bu oran ise genelde yüzde 18-22 aralığındadır” diye konuştu. Gerçek güç insan potansiyelinde gizli Bir ülkenin gerçek gücünün sahip olduğu doğal kaynaklarla değil, potansiyelini ortaya çıkarabilen insanlarıyla ölçüldüğüne değinen Şençayır, kadınların ekonomiye tam katılımı sağlandığında ülkelerin refahının yüzde 20 ile yüzde 30 oranında artabileceğinin bilimsel olarak ortaya konduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenledikleri etkinliğin bir kutlama, bir ödül gecesi olmayıp aynı zamanda farkındalık, kararlılık, dönüşüm ve g1elecek çağrısı olduğuna da işaret eden BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın 19 yıldır bunun için var olduğuna dikkat çekti. Sadece bir sivil toplum kuruluşu olmadıklarını vurgulayan Şençayır, “Bugün itibarıyla Bursa sanayisine yön veren güçlü 10 kurumsal, toplamda 163 gönüllü üyemizle birlikte güçlü bir takım olarak bu dönüşümün aktörüyüz. Biz kadınların yalnızca iş hayatında yer almasını değil, karar verici konumlarda da çoğalmasını savunuyoruz. Çünkü sürdürülebilir kalkınma, kadın liderliği olmadan mümkün değildir. Genç kadınlara yol açıyoruz. İş dünyasında kadınların görünürlüğünü artırıyoruz. Liderlikte kadının sesini güçlendiriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kadın güçlenirse, ekonomi güçlenir. Kadın yükselirse, toplum yükselir. Çünkü biz biliyoruz ki kadının olduğu yerde, üretim vardır. Kadının olduğu yerde, dönüşüm vardır. Kadının olduğu yerde, gelecek vardır. Bu vesileyle, kuruluşundan bugüne kadar emek veren başta Kurucu Başkanım Sayın Selma Çetinkaya Türker olmak üzere, geçmiş dönem başkanlarım Sayın Özlem Baş Bayraktar’a, Sayın İpek Yalçın’a ve Sayın Oya Eroğlu’na, tüm yönetim kurulu ve yönetim takımı üyelerimize, komisyon başkanlarımıza, her bir komisyon üyemize ve emeği geçen tüm BUİKAD ailemize, iş birliği yaptığımız tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımıza, gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerin varlığı, gücümüzü büyütmektedir. Ödül törenimiz için her yıl eylül ayından itibaren ödül komitesi üyelerimizle çalışmalarımıza başlıyor ve bugüne kadar getirip, her şeyin çok özel ve çok güzel olması için emek verip, canla başla ve titizlikle çalışıyoruz. Onun için değerli ödül komitesi üyelerim sevgili Ebru Koçanalı’ya, sevgili Dikmen Avcıer’e, başkan yardımcılarım sevgili Nazan Akıncı’ya, sevgili Zuhal Saka’ya ve genel sekreterim sevgili Gülnur Algül’den oluşan ödül komitemize ve tüm çalışmalarımızda katkıda bulunan benim her daim yanımda olan yol arkadaşlarım değerli yönetim kurulu üyelerim sevgili saymanım Gülay Durmuş’a, sevgili Yasemin Yeşilova’ya, projelerimizin mimarı sevgili Dr. Arzu Erdi’ye, sevgili Tülin Tezer’e ve sevgili Dr. İlknur Ünal’a, ayrıca BUİKAD’ımızın büyük emektarı yönetim asistanımız sevgili Arzu Yüksel’e yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Ödül töreni teşekkürü Ödül töreninin gerçekleştirilmesinde destek ve katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara da teşekkür eden BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır sözlerini şöyle tamamladı: “Başta, bizlere her daim destek veren, bu ödül gecemizde de yanımızda olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanım Sayın Mustafa Bozbey’e ve tüm büyükşehir belediyesi yöneticilerine teşekkür ediyorum. Ödül törenimize sponsor olan tüm kurum ve kuruluşlara, değerli yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman destekleriyle yanımızda olan basın mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizlere ilham veren ve ödüle layık görülen iş kadınlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Konuşmamı tamamlarken de ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü sizlere anımsatmak istiyorum. ‘Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz tek bir yol vardır. O da büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak kılmaktır’ demiştir. Bu sözü sadece alkışlamak için değil, gerçeğe dönüştürmek için buradayız. Bizler, atamıza layık olabilmek için onun gösterdiği yolda ilerlemeye kararlılıkla devam edeceğiz. BUİKAD ailemiz olarak o geleceği bekleyen değil, inşa eden taraftayız. Bu duygu ve düşüncelerle Nene Hatun’dan, Kara Fatma’ya, Zübeyde Hanım’dan bugüne uzanan tüm fedakâr ve kahraman Türk kadınlarını saygı ve minnetle anıyorum. Katılımlarınız için teşekkür ediyor ve hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” Kadının ekonomideki gücü BTSO Başkan Vekili Hakan Batmaz ise kadının ekonomideki gücüne ve varlığına işaret eden etkinlikleri nedeniyle BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır’a ve BUİKAD yönetimine teşekkür etti. Ülke kalkınmasının bir yönüyle de kadınların ekonomik ve sosyal alanda daha fazla yer almasıyla sağlanabileceğine işaret eden Batmaz, “BTSO bünyesinde girişimci kadınlar için projeler geliştirmekteyiz. İş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School gibi platformlarda liderlik programları yürütüyoruz. Burada kadınlarımızın iş dünyasında daha fazla söz sahibi olabilmeleri için etkinlikler düzenliyoruz. Toplumun dengesini sağlayan kadınlarımızın hem sanatta, hem ekonomide, hem de sosyal hayatta daha güçlü yer alması için her projeye destek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kadın ekonomik hayatın temel figürü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de konuşmasında, 19 yıl önce kurulan BUİKAD’ın 17 yıldan bu yana düzenlediği “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı İş Kadınları” ödül töreni ile kadının ekonomik yaşam için sahip olduğu potansiyelin büyüklüğünü, kamuoyunun dikkatine sunduğunu söyledi. Kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten yönetim kadrolarına kadar sosyal hayatta daha fazla temsil edilmelerini istediklerini belirten Bozbey, “Bu vesileyle ülkemizin kalkınmasında bilgi birikimleri ve emekleriyle önemli roller üstlenen kadınlarımızı tebrik ediyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlara fırsat eşitliği sunmayı amaçlayan oluşumları destekliyoruz. Bu konuda BUİKAD’la birlikte güzel işlere imza attık. Tıpkı BUİKAD örneğinde olduğu gibi kadının toplumdaki onurlu varlığına saygı duyan, kadın girişimcilerimizi destekleyen her dernekle, sivil toplum kuruluşuyla ve meslek gruplarıyla ortak projeler geliştirmeye hazırız” dedi. Konuşmaların ardından BUİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Nazan Akıncı, Zuhal Saka, BUİKAD Genel Sekreteri Gülnur Algül, Ebru Koçanalı ve Dikmen Avcıer’den oluşan BUİKAD Ödül Komitesi ile etkinliğin sponsorları Bursa Büyükşehir Belediyesi, BURFAŞ, Akka Kalıp, awen longevity, BYB Etiket, Cas Antrepo, Dialog Concept, Ekonomi Altın, Hayat Hastanesi, Eğrice Ağız ve Diş Sağlığı, Engin Özbek İnşaat Mimarlık, Lexus Nilüfer, ONG Plus, Özçimen Tekstil, Potansiyel İnşaat, Sofra Grup & Compass Group, SÇS Satışta Çözüm Sistemleri, Uludağ Koleji, Vocalzone Türkiye ve Yeşilova’ya teşekkür plaketleri takdim edildi. Gecenin finalinde başarılı iş kadınları sahne aldı Sanatçılar Arda ve Selin İrman çiftinin sunduğu müzik resitalinin ardından ödül törenine geçildi. “BUİKAD Özel Ödülü” BUİKAD’ın önceki dönem başkanlarından Oya Eroğlu tarafından ‘Kitap Kızları’na, “BUİKAD Özel Ödülü” Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Tolga Kornoşor tarafından ‘Türkiye’nin ilk F16 pilotu Berna Şen’e, “BUİKAD Özel Ödülü” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Sarıbal tarafından ‘Bursa Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne, “Yılın Fark Yaratan En Başarılı Genç Girişimci Ödülü” BTSO Başkan Vekili Hakan Batmaz tarafından ‘Kız Code Kurucusu Müjde Esin’e, “Yılın Fark Yaratan Kadını Ödülü (Ulusal)“ Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız tarafından ‘BEEO Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı adına BEEO Resmi İlişkiler Direktörü Nilüfer Akdoğan’a, “Yılın En Başarılı İş Kadını Ödülü (Ulusal)” BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır tarafından ‘Mapsis Metal Havacılık ve Savunma Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Akkaş Demir’e, “Yılın Kadını Destekleyen Şirketi Ödülü” Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun tarafından ‘Uludağ İçecek Türk A.Ş. adına İnsan Kaynakları Müdürü Gürkan Özken’e, “Bursa’nın En Başarılı Kadın Yöneticisi Ödülü” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından ‘Yeşim Grup Spor Giyim Direktörü Gülsüm Birinci’ye, “Bursa’nın En Başarılı Girişimci İş Kadını Ödülü” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından ‘Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Biyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşah Çeçener’e, “Bursa’nın En Başarılı İş Kadını Ödülü” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından ‘upc Uzay Yüzey İşlem Firma Kurucusu Zarif Ayça Güler’e verildi. Ödül töreninin ardından toplu fotoğraf çekimiyle program son buldu.

DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’dan “Ecevit Vizyonu” Vurgusu: Bursa, Üretimin ve Emek Mücadelesinin Kalbidir Haber

DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’dan “Ecevit Vizyonu” Vurgusu: Bursa, Üretimin ve Emek Mücadelesinin Kalbidir

Mehmet Seskır, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bülent Ecevit’in Bursa’ya yönelik vizyonunu yeniden gündeme taşıyarak, kentin Türkiye’nin kalkınma modelindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Seskır, açıklamasında Bursa’nın yalnızca bir sanayi kenti değil, aynı zamanda emeğin, üretimin ve sosyal adalet arayışının en güçlü merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. “Bursa, Demokratik Sol Kalkınma Modelinin Temel Taşlarından Biri” Seskır, Demokratik Sol Parti’nin kurucu lideri Bülent Ecevit’in, Bursa’yı Türkiye’nin üretim odaklı kalkınma stratejisinde özel bir konuma yerleştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Ecevit’in kalkınma anlayışı, rant değil üretim üzerine kuruluydu. Bu çerçevede Bursa; organize sanayi bölgeleri, güçlü işçi potansiyeli ve yüksek tarımsal verimliliği ile Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının teminatı olarak görülmüştür. Bu vizyon bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.” “Üretim Ekonomisi Yeniden İnşa Edilmelidir” Bursa’nın sahip olduğu sanayi altyapısının Türkiye ekonomisi açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Seskır, üretim odaklı politikaların terk edilmesinin ülkeye ağır bedeller ödettiğini savundu. Ecevit’in “üreten Türkiye” idealine atıf yapan Seskır, sanayi üretiminin artırılması ve yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. “Bursa’daki organize sanayi bölgeleri yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik direncinin merkezleridir. Bu merkezlerin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması açısından hayati önemdedir.” “İşçi Hakları, Kalkınmanın Ayrılmaz Parçasıdır” Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Bursa’da işçi haklarının korunmasının vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Seskır, Bülent Ecevit’in emek odaklı siyaset anlayışının altını çizdi: “Ecevit, yalnızca üretimi değil, o üretimi gerçekleştiren emekçiyi merkeze alan bir liderdi. Sendikal örgütlenme, toplu sözleşme hakkı ve sosyal adalet, onun siyasetinin temel taşlarıydı. Bursa gibi işçi yoğunluğu yüksek bir kentte bu anlayışın yeniden güçlendirilmesi kaçınılmazdır.” “Sanayi ile Tarım Arasında Stratejik Denge” Seskır, Bursa’nın yalnızca bir sanayi merkezi olarak değil, aynı zamanda önemli bir tarım kenti olarak da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ecevit’in kalkınma modelinde sanayi ve tarımın birbirini tamamlayan iki unsur olduğuna dikkat çeken Seskır, şu ifadeleri kullandı: “Bursa’nın bereketli toprakları ile güçlü sanayi altyapısı birlikte değerlendirildiğinde ortaya sürdürülebilir bir kalkınma modeli çıkmaktadır. Tarımın ihmal edilmesi ya da sanayinin kontrolsüz büyümesi, bu dengeyi bozacaktır. Ecevit’in ortaya koyduğu model, bu iki alanın uyum içinde gelişmesini öngörmektedir.” “Karaoğlan’ın Mirası Bursa’da Yaşamaya Devam Ediyor” Bülent Ecevit’in özellikle Anadolu’da ve sanayi kentlerinde büyük bir halk desteği gördüğünü hatırlatan Seskır, Bursa’nın bu süreçte Demokratik Sol Parti için her zaman güçlü bir toplumsal taban sunduğunu ifade etti. “Ecevit’in ‘Karaoğlan’ olarak halkın gönlünde yer ettiği dönemde Bursa, emeğin ve üretimin siyasette karşılık bulduğu en önemli şehirlerden biri olmuştur. Bugün de aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılıkla Bursa’da demokratik sol anlayışı yeniden büyütme hedefindeyiz.” “Bursa, Türkiye’nin Geleceğinde Anahtar Rol Oynayacak” Açıklamasının sonunda Seskır, Bursa’nın sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Üretim, emek ve adalet ekseninde şekillenecek bir kalkınma modelinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Seskır, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bursa, yalnızca geçmişte değil, gelecekte de Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin merkezinde yer alacaktır. Bizler, Ecevit’in mirasına sahip çıkarak üretimi, emeği ve adaleti önceleyen bir anlayışı yeniden hakim kılmakta kararlıyız.” Bu kapsamlı değerlendirme, Bursa’nın hem ekonomik hem de toplumsal açıdan taşıdığı stratejik önemin bir kez daha altını çizerken, demokratik sol perspektifin kentte yeniden güçlendirilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koydu.

Harmancık Geleceğe Hazırlanıyor Haber

Harmancık Geleceğe Hazırlanıyor

Eko-Turizmden Modern Tarıma, Lojistikten Sağlık Turizmine Kapsamlı Yatırım Planları Bursa’nın dağ ilçesi Harmancık, Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan önderliğinde, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin yeni cazibe merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İlçe, eko-turizm, modern tarım ve hayvancılık yatırımları, stratejik lojistik konumu ve termal turizm potansiyeliyle kapsamlı bir kalkınma planı hayata geçiriyor. Eko-Turizm ve Doğa Odaklı Projeler Harmancık, doğayla bütünleşik turizm yatırımlarıyla öne çıkıyor. Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı, bungalov evler ve macera parkları, ilçeyi bölgesel ve ulusal düzeyde eko-turizm merkezi yapmayı hedefliyor. İlçeye gelen turistler, doğanın içinde huzurlu konaklama imkanlarının yanı sıra trekking, kamp ve foto-safari gibi aktivitelerle deneyim kazanacak. Sosyal medya platformları ve turizm sitelerinde öne çıkan projeler, Harmancık’ın modern turizmi kırsal yaşamla buluşturma vizyonunu somutlaştırıyor. Modern Tarım ve Hayvancılık Yatırımları Başkan Haşim Ali Arıkan’ın öncülüğünde, ilçede hayvancılık ve tarım faaliyetleri teknolojik yatırımlarla güçlendiriliyor. Modern süt ve besi çiftlikleri, dijital takibin sağlandığı üretim yöntemleri ve verimlilik odaklı uygulamalar sayesinde Harmancık, bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor. Bu sayede hem istihdam artıyor hem de kırsal kalkınma destekleniyor. Stratejik Lojistik Konumu Harmancık, Kütahya-Balıkesir hattı üzerindeki stratejik konumuyla ticaret ve lojistik alanında gelişim potansiyeli taşıyor. İlçenin ana ulaşım yollarına yakınlığı, lojistik merkezlerin ve depolama alanlarının bölgeye çekilmesini kolaylaştırıyor. Başkan Arıkan, ilçeyi sadece turizm ve tarımda değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerde de cazibe merkezi hâline getirmeyi planlıyor. Termal Turizm ve Sağlık Alanında Yatırımlar Ilıcaksu Termal Kaplıcaları gibi doğal kaynaklarla Harmancık, sağlık turizmi alanında da iddialı. Başkan Haşim Ali Arıkan, ilçenin termal potansiyelini modern tesislerle buluşturarak bölgeye yıl boyu ziyaretçi çekmeyi hedefliyor. Sakin ve Huzurlu Kırsal Yaşam 2021 verilerine göre 6.016 nüfusa sahip Harmancık, doğal yaşamın huzurunu modern yaşam olanaklarıyla birleştiren bir “geleceğin yaşam merkezi” vizyonu taşıyor. İlçede sosyal ve kültürel yatırımlar, yaşam kalitesini artırmayı ve genç nüfusu bölgeye çekmeyi amaçlıyor. Başkan Haşim Ali Arıkan, “Harmancık yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarımsal ve turistik yatırımlarımızla da Türkiye’nin örnek ilçelerinden biri olacak. Amacımız, hem yerel halkımızın refahını artırmak hem de bölgeyi yatırım ve turizm açısından cazibe merkezi hâline getirmek” dedi. 2026 yılı hedefleri kapsamında, eko-turizm tesisleri, modern tarım ve hayvancılık yatırımları, stratejik lojistik planları ve termal turizm projeleriyle Harmancık, yatırımcıların ve turistlerin ilgisini çekecek kapsamlı bir kalkınma rotası çiziyor.

GÜRSU TARIMINA YENİ DESTEK Haber

GÜRSU TARIMINA YENİ DESTEK

Hibe ve Proje Şampiyonu Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. GÜRSU’NUN KIRSAL KALKINMASINA SOMUT DESTEK Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki “Gözlü Kasa Üretim Kalıbı” desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, “ Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak” diye konuştu.

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!” Haber

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!”

Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa İl Başkanı Aynur Akgün, Bursa’nın kronikleşen sorunlarına ilişkin sert ve tavizsiz bir açıklama yaparak, kentin yıllardır biriken problemlerine karşı adeta isyan bayrağı açtı. Açıklamada, Bursa’nın kaderine terk edildiği vurgulanırken, sorumlulara yönelik çok ağır ifadeler kullanıldı. İl Başkanı Akgün’e açıklamasında; Parti Meclisi Üyesi Cevdet Şen, Karacabey İlçe Başkanı Buket Sarıbal, Orhangazi İlçe Başkanı Orhan Şener, Nilüfer İlçe Başkanı Seher Kartal, Osmangazi İlçe Başkanı Cüneyt Çalılık, Yıldırım İlçe Başkanı Ünsal Dilli ve Gemlik İlçe Başkanı Levent Leblebicioğlu ile birlikte MYK Üyesi Mustafa Yılmaz ve Kurucular Kurulu Üyesi Turgut Ferik de destek verdi. “BURSA ÇÜRÜYOR, YÖNETENLER SEYREDİYOR!” Akgün, Bursa’nın artık günü kurtaran politikalarla yönetilemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa bugün trafikle kilitlenmiş, altyapısı çökmüş, havası zehirlenmiş bir şehir haline getirilmiştir! Sanayi plansız büyümüş, tarım göz göre göre bitirilmiş, şehir kimliğini kaybetmiştir. Bu tablo bir beceriksizlik değil, düpedüz ihmaldir!” TRAFİK, BETON VE İHANET ÜÇGENİ Açıklamada Bursa’nın en yakıcı sorunları tek tek sıralandı. Özellikle ulaşım krizine dikkat çeken Akgün, her gün saatlerce trafikte çile çeken vatandaşların kaderine terk edildiğini söyledi: “Bu şehirde insanlar işe gitmek için ömür tüketiyor! Alternatif yol yok, plan yok, vizyon yok! Beton dökerek şehir yönetilmez! Bursa nefes alamıyor, bunu görmeyenler ya bu şehirde yaşamıyor ya da umursamıyor!” TARIM BİTTİ, SANAYİ KONTROLDEN ÇIKTI Karacabey ve çevresindeki verimli tarım arazilerinin ranta kurban edildiğini vurgulayan heyet, Bursa’nın üretim gücünün bilinçli şekilde yok edildiğini savundu: “Karacabey ovası göz göre göre elden gidiyor! Çiftçi borç içinde, üretici yalnız bırakılmış! Sanayi büyüyor ama Bursa küçülüyor! Bu nasıl bir kalkınma anlayışıdır?” “BU SESSİZLİK SUÇA ORTAKLIKTIR!” Akgün, yalnızca yönetenleri değil, suskun kalan tüm kesimleri de hedef aldı: “Bu tablo karşısında susan herkes bu çöküşün ortağıdır! Bursa’nın geleceği birkaç rant projesine kurban edilemez! Bu şehir sahipsiz değildir, bu millet bunu affetmez!” “MÜCADELE BUGÜN BAŞLIYOR!” Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa teşkilatının geri adım atmayacağını vurgulayan açıklama, sert bir çağrıyla sona erdi: “Bugün susarsak yarın konuşacak şehir bulamayacağız! Bursa için mücadele bugün başlıyor! Kimse rahat olmasın, kimse dokunulmaz değil! Bu düzen değişecek!” Açıklama, Bursa siyasetinde yeni bir gerilim hattının oluştuğuna işaret ederken, önümüzdeki günlerde tartışmaların daha da alevleneceği yorumlarına neden oldu.

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü Haber

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü

Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen iftar buluşması, yalnızca bir dayanışma yemeği olmanın ötesinde, dağ yöresinin kronikleşmiş sorunlarının, çözüm önerilerinin ve bölgenin kalkınma perspektifinin ele alındığı kapsamlı bir istişare platformuna dönüştü. Dağ Yöresinin Sorunları Gündeme Taşındı Programda yapılan konuşmalarda dağ yöresinin uzun yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarına dikkat çekildi. Özellikle bölgedeki ekonomik geri kalmışlık, işsizlik, eğitim imkânlarının sınırlı olması, göç sorunu ve sosyal destek eksikliği gibi konular üzerinde duruldu. Katılımcılar, dağ yöresinde yaşayan vatandaşların büyük bir bölümünün geçim mücadelesi verdiğini, özellikle işçi ve emekli ailelerin artan hayat pahalılığı karşısında ciddi zorluklarla karşılaştığını dile getirdi. Bölgede genç nüfusun iş imkânı bulamaması nedeniyle büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldığı, bunun da yörede sosyal ve ekonomik dengeleri olumsuz etkilediği ifade edildi. Ayrıca eğitim alanındaki eksiklikler de toplantının önemli başlıklarından biri oldu. Dağ yöresindeki birçok öğrencinin maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitim hayatında zorluk yaşadığı, burs ve sosyal destek programlarının bu noktada hayati önem taşıdığı vurgulandı. DEKAV’ın Çalışmaları Katılımcıları Etkiledi İftar programının ev sahibi olan DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yöneticileri, vakfın bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetler ve geleceğe yönelik projeler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Katılımcılar, vakfın özellikle eğitim, sosyal yardım, kültürel çalışmalar ve bölgesel kalkınma projeleri konusunda yürüttüğü çalışmaların kapsamından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vakfın, bölgedeki öğrenciler için sağladığı burs programları ve sosyal destek faaliyetleri büyük takdir topladı. DEKAV yönetiminin projeleri anlatırken gösterdiği hazırlık ve detaylı çalışma da dikkat çekti. Programı takip eden birçok katılımcı, vakıf yönetiminin çalışmalarını “dersine iyi çalışmış bir öğrenci gibi hazırlıklı ve planlı” olarak değerlendirdi. Vakfın özellikle önümüzdeki dönem için planladığı eğitim destekleri, gençlere yönelik mesleki projeler, sosyal dayanışma programları ve bölgesel kalkınma girişimleri katılımcılar üzerinde ciddi bir etki bıraktı. İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’dan Destek Mesajı İftar programına katılan İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru da bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasına DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yönetimine nazik davetleri için teşekkür ederek başlayan Doru, vakfın özellikle eğitim alanındaki çalışmalarının son derece değerli olduğunu vurguladı. Doru konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “DEKAV tarafından verilen öğrenci burslarının önemli bir kısmı, bugün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren işçi ve emekli ailelerin çocuklarına ulaşıyor. Bu yönüyle vakfın yaptığı çalışmalar son derece anlamlıdır. Bu nedenle DEKAV bizim için de çok önemli bir kurumdur ve çalışmalarını yakından takip ediyoruz.” Doru, işçi ve emekli ailelerin çocuklarının eğitim hayatında desteklenmesinin toplumsal eşitsizliklerin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarının bu noktada üstlendiği rolün giderek daha da önemli hale geldiğini ifade etti. Bölgesel Kalkınma İçin Ortak Çalışma Vurgusu Programda söz alan diğer katılımcılar da dağ yöresinin kalkınması için sivil toplum kuruluşları, yerel yöneticiler, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmalarda özellikle şu başlıklar öne çıktı: Dağ yöresinde istihdamı artıracak projelerin hayata geçirilmesi Gençlerin göç etmesini önleyecek eğitim ve mesleki programların geliştirilmesi Bölgenin kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılması Sosyal dayanışma ağlarının güçlendirilmesi Dezavantajlı ailelerin çocuklarına yönelik eğitim desteklerinin artırılması Katılımcılar, dağ yöresinin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü dayanışma ile ortaya çıkarılabileceğini dile getirdi. Dayanışma ve Umut Mesajları Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan iftar programı, bölge insanının ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Program sonunda katılımcılar, dağ yöresinin kalkınması için daha fazla iş birliği yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ise yaptığı değerlendirmede, vakfın önümüzdeki dönemde dağ yöresinin kalkınması için daha kapsamlı projeler geliştirmeye devam edeceğini belirterek, “Bu bölge bizim memleketimiz. Gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın eğitimi ve insanlarımızın refahı için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” mesajını verdi. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, dağ yöresinin sorunlarına çözüm arayan ve geleceğe dair umut veren önemli bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’dan kapsamlı vizyon projesine start! Haber

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’dan kapsamlı vizyon projesine start!

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, ilçenin geleceğini şekillendirecek tarım ve turizm odaklı kalkınma modelini kamuoyuna açıkladı. Başkan Arıkan, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak, kaynakları atıl bırakmadan ve fırsatları ertelemeden hareket etme zorunluluğuna dikkat çekti. “Artık Bekleme Lüksümüz Yok” Harmancık’ın yıllarca sahip olduğu doğal, tarihi ve tarımsal potansiyeli yeterince değerlendiremediğini belirten Arıkan, “Geçmişte plansızlık, dağınık yatırımlar ve yeterli destek mekanizmalarının kurulamaması ilçemizi geride bıraktı. Ancak artık geçmişi suçlamak yerine, geçmişten ders alarak geleceği inşa etme dönemindeyiz” dedi. İlçenin kalkınmasının üç temel sacayağı üzerine kurulacağını vurgulayan Başkan Arıkan: Tarım Hayvancılık Termal ve kültürel turizm başlıklarının birbirini tamamlayan bir modelle ilerleyeceğini ifade etti. Tarım ve Hayvancılıkta Büyük Hedef 2027 yılı itibarıyla yaklaşık 4 bin dönüm arazide devlet destekli üretim modeline geçileceğini açıklayan Arıkan, üreticilere gübre, mazot ve zirai ilaç desteği sağlanacağını belirtti. Keçi yetiştiriciliği başta olmak üzere küçükbaş hayvancılığın yeniden güçlendirilmesi için özel bir çalışma yürütüleceği kaydedildi. Harmancık’ın doğal florasının keçi yetiştiriciliğine uygun olduğunu belirten yetkililer, bu alanda markalaşma hedefi olduğunu ifade etti. Karaca Mahallesi’nde planlanan sulama göleti projesiyle tekrardan tarım arazilerinin verimliliğinin artırılması hedeflenirken, su kaynaklarının kontrollü kullanımıyla sürdürülebilir üretim sağlanacak. Ilıcaksu’da Yeni Bir Dönem İsmail Aygün, sahibi olduğu GreenWaht aracılığıyla ilçedeki termal yatırımlara öncülük ediyor. 2022 yılında kullanım ruhsatı devam eden Ilıcaksu Kaplıcaları için yeni sondaj çalışmaları başlatılıyor. Afyon’dan gelecek uzman ekipler tarafından 3 yeni sondaj kuyusu açılması planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Ilıcaksu’nun yeniden “koşmaya başlayacağı”, yani aktif ve güçlü bir termal merkez haline geleceği belirtiliyor. Ilıcaksu bölgesinde yapılacak restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle bölge modern bir termal turizm alanına dönüştürülecek. Dutluca Mahallesi üst kısmında, Ilıcaksu’ya 2 kilometre mesafede bulunan 16 dönümlük alanda 22 butik tesisin hayata geçirilmesi planlanıyor. Tarih Turizmi: Frigya’dan Günümüze Harmancık yalnızca termal değil, tarihi değerleriyle de dikkat çekiyor. Çatalsöğüt bölgesinde Frigya döneminden kaldığı değerlendirilen Timurrus izleri, arkeoloji dünyasının ilgisini çekmiş durumda. Kopenhag ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden gelen arkeologlar, Asar Tepesi ve Yedigören bölgelerinde incelemelerde bulundu. Asar Tepesi ve Yedigören çevresinde tespit edilen cilalı taş devrine ait kalıntılar, ilçenin tarihinin sanılandan çok daha eskiye dayandığını ortaya koyuyor. Bu alanların koruma altına alınarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Entegre Kalkınma Modeli Başkan Arıkan’ın açıkladığı model, tarımı turizme; turizmi hayvancılığa; hayvancılığı yerel üretime bağlayan entegre bir kalkınma sistemi üzerine kurulu. Termal tesislerde yerel ürünlerin kullanılması, coğrafi işaretli ürünlerin geliştirilmesi, keçi sütü ve et ürünlerinin markalaştırılması ve agroturizm projeleriyle ilçede ekonomik canlılık oluşturulması planlanıyor. “Geçmişi Yâd Ediyor, Geleceği İnşa Ediyoruz” Başkan Arıkan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Harmancık yıllarca bekledi. Kaynaklarımız vardı ama planımız yoktu. Şimdi planımız var, kararlılığımız var. Geçmişin hatalarını tekrar etmeyeceğiz. Tarımda üretim, turizmde hareket, hayvancılıkta güç… İlçemizi ayağa kaldırmak zorundayız ve bunu birlikte başaracağız.” Harmancık’ta başlayan bu yeni kalkınma sürecinin, önümüzdeki beş yıl içinde ilçeyi bölgesel bir üretim ve turizm merkezi haline getirmesi hedefleniyor.

Saadet’ten İktidara Sert Yükleniş: “Adalet Çöküyorsa Devlet Alarm Veriyor!” Haber

Saadet’ten İktidara Sert Yükleniş: “Adalet Çöküyorsa Devlet Alarm Veriyor!”

Türkiye’de hukuk devleti tartışmaları giderek büyürken, Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık’tan iktidara yönelik çok sert ve dikkat çeken açıklamalar geldi. Altınışık, adalet sisteminde yaşanan sorunların artık toplumsal güven krizine dönüştüğünü belirterek, “Adalet, devletin varlık sebebi ve medeniyetimizin temelidir” sözleriyle mevcut tabloya ağır eleştiriler yöneltti. Altınışık’ın açıklamaları, yalnızca bir siyasi değerlendirme değil, Türkiye’de hukuk düzeninin geldiği noktaya ilişkin kapsamlı bir uyarı ve sert bir sistem eleştirisi olarak değerlendiriliyor. “Adalet Zayıflıyorsa Devletin Temelleri Sarsılıyor” Altınışık, hukukun üstünlüğünün sadece teorik bir kavram değil, devletin meşruiyetinin ana dayanağı olduğunu vurgulayarak, adaletin zedelendiği bir ortamda toplumsal huzurun sürdürülemeyeceğini ifade etti. Açıklamasında, adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın tüm alanlarında hissedilmesi gereken bir temel değer olduğunu belirtti. Toplumda adalet duygusunun zayıflamasının devlet ile millet arasındaki güven bağını koparma noktasına getirdiğini savunan Altınışık, son yıllarda hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanında yaşanan sorunların ciddi bir güven erozyonuna yol açtığını söyledi. “Hukuk Devleti İlkesi Alarm Veriyor” Altınışık, mevcut yönetim anlayışına yönelik eleştirilerinde hukukun sınırlandırıcı rolünün zayıfladığını ima ederek, devlet gücünün hukukla dengelenmesi gerektiğini vurguladı. Adaletin olmadığı bir ortamda ne gerçek kalkınmanın mümkün olacağını ne de toplumsal barışın sağlanabileceğini belirtti. “Güçlünün değil haklının üstün olduğu bir düzen kurmak siyaset anlayışımızın özüdür” ifadelerini kullanan Altınışık, Türkiye’nin acilen hukuk devleti standartlarını güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Yargı Bağımsızlığı ve Kurumsal Güven Vurgusu Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri de yargı bağımsızlığı oldu. Altınışık, yargının tam bağımsız ve tarafsız işlemesinin demokratik sistemin vazgeçilmez şartı olduğunu belirterek kuvvetler ayrılığı ilkesinin sağlıklı şekilde korunması gerektiğini dile getirdi. Temel hak ve özgürlüklerin güçlü bir hukuki güvence altında olması gerektiğini ifade eden Altınışık, adalet sisteminin hızlı, erişilebilir ve güven veren bir yapıya kavuşmasının hem toplumsal huzur hem de ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu söyledi. “Keyfî Değil Şeffaf Yönetim” Çağrısı Altınışık, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yönetim modelinin ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerektiğini belirterek, baskıcı değil hak temelli bir yönetim anlayışına geçilmesi gerektiğini savundu. Açıklamada şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat vurgusu öne çıktı. Kamu yönetiminde güçlü denetim mekanizmalarının kurulmasının devlet-millet ilişkisini güçlendireceğini ifade eden Altınışık, yolsuzlukla etkin mücadele ve adil gelir dağılımının hem hukuki hem ahlaki bir zorunluluk olduğunu söyledi. Saadet’in Net Mesajı: “Adalet Yeniden Devletin Temeli Olmalı” Saadet Partisi’nin yaklaşımını açık ve net ifadelerle ortaya koyan Altınışık, adaletin yeniden devlet yönetiminin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamasında şu başlıklar öne çıktı: Adalet yeniden devletin temeli yapılmalı Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı tam anlamıyla sağlanmalı Temel hak ve özgürlükler yüksek hukuk standartlarında korunmalı Kamu yönetiminde şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik esas olmalı Toplumsal barışı güçlendiren adil bir düzen kurulmalı “Adalet Olmadan Kalkınma da Barış da Olmaz” Altınışık, “Önce ahlak ve maneviyat” anlayışının ancak adaletle anlam kazanacağını belirterek adaletin olmadığı bir sistemde ekonomik büyümenin de sürdürülebilir olmayacağını ifade etti. Açıklamada, güçlü kurumlar ve sağlam hukuk düzeni olmadan kalıcı refahın mümkün olmadığı vurgulandı. Saadet’in Türkiye Vizyonu Altınışık, Saadet iktidarı hedefi doğrultusunda Türkiye’nin adaletin hâkim olduğu, hukukun üstünlüğünün eksiksiz uygulandığı bir ülke haline geleceğini belirtti. Güçlü ekonomi, sağlam kurumlar ve huzurlu toplum hedefinin ancak adil bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını ifade etti. Siyasi Atmosferde Yeni Tartışma Başlığı Altınışık’ın açıklamaları, Türkiye’de son dönemde yoğunlaşan hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Siyasi kulislerde bu çıkışın önümüzdeki süreçte muhalefet söylemlerinde daha sert bir tonun habercisi olabileceği değerlendiriliyor.

Bağımsız Türkiye Partisi Bursa İl Yönetiminden Dağ-Der’e Anlamlı Ziyaret: Gündemde Kırsal Göç, Eğitim ve Milli Ekonomi Modeli Vurgusu Haber

Bağımsız Türkiye Partisi Bursa İl Yönetiminden Dağ-Der’e Anlamlı Ziyaret: Gündemde Kırsal Göç, Eğitim ve Milli Ekonomi Modeli Vurgusu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Bursa İl Başkanı Zeki Garaçoğlu ve beraberindeki il yönetim kurulu üyeleri, Dağ-Der’in 2025–2027 dönemi Genel Başkanlığına seçilen Derya Başak’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, bölgenin sosyal ve ekonomik sorunları, kırsal nüfus hareketleri ve tarımdaki gerileme masaya yatırıldı. “Kadının Eli Değen Yer Güzelleşir” Ziyarette konuşan BTP Bursa İl Başkanı Zeki Garaçoğlu, Dağ-Der Genel Başkanlığı görevine seçilen Derya Başak’ı tebrik ederek yeni dönemin hayırlı olmasını diledi. Kadınların yönetim ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının toplumsal gelişim açısından önemine vurgu yapan Garaçoğlu, “Kadınların elinin değdiği yer güzelleşir. Bu anlayışın Dağ-Der’in çalışmalarına da olumlu yansıyacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Dağ yöresi insanının tarihsel olarak üretken, çalışkan ve dayanışmacı bir yapıya sahip olduğunu belirten Garaçoğlu, derneğin hem kültürel mirasın korunması hem de bölge halkının sorunlarının gündeme taşınması noktasında önemli bir misyon üstlendiğini söyledi. Köy Okullarının Kapanması ve Kırsal Göç Görüşmenin ana gündem başlıklarından biri, 2002 yılından bu yana köy okullarının kapanmasıyla hızlanan kırsal göç süreci oldu. Garaçoğlu, köylerde eğitim imkânlarının azalması nedeniyle birçok ailenin çocuklarının eğitimi için şehir merkezlerine taşınmak zorunda kaldığını belirtti. Bu sürecin yalnızca demografik bir değişim değil, aynı zamanda ekonomik ve üretim temelli ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade eden Garaçoğlu, şunları kaydetti: “Eğitim gerekçesiyle köylerden şehirlere göç eden her aile, aynı zamanda üretimden kopuyor. Bu durum tarımsal faaliyetlerde ciddi bir düşüşe yol açtı. Tarlalar boş kaldı, hayvancılık geriledi, kırsal yaşam zayıfladı. Bu sadece bir eğitim meselesi değil; aynı zamanda bir kalkınma ve üretim sorunudur.” Çözüm Önerisi: “Milli Ekonomi Modeli” Zeki Garaçoğlu, yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm olarak BTP Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan “Milli Ekonomi Modeli”ni işaret etti. Garaçoğlu, mevcut ekonomik sistemin üretimi ve insanı merkeze almak yerine farklı önceliklerle hareket ettiğini savunarak, şu değerlendirmede bulundu: “Ekonomide merkeze insanı koyan, üretimi esas alan bir modele ihtiyaç var. Prof. Dr. Haydar Baş’ın ‘Milli Ekonomi Modeli’, yerli üretimi destekleyen, gelir dağılımında adaleti önceleyen ve vatandaşın alım gücünü artırmayı hedefleyen bir anlayış sunmaktadır. Kırsalın yeniden canlandırılması ve tarımın ayağa kaldırılması için bu modelin önemli bir çıkış yolu olduğuna inanıyoruz.” Garaçoğlu, kırsal kalkınmanın yalnızca tarımsal desteklerle değil; eğitim, istihdam ve sosyal politikalarla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Karşılıklı İstişare ve İş Birliği Mesajı Ziyarette, Dağ yöresine ilişkin altyapı, istihdam ve genç nüfusun bölgede tutulması gibi konular da ele alındı. Dağ-Der Genel Başkanı Derya Başak’ın, bölgenin sorunlarının çözümü için tüm paydaşlarla iş birliğine açık bir yönetim anlayışı benimsediği ifade edildi. Toplantıda, sivil toplum kuruluşları ile siyasi partiler arasında kurulacak diyalog ve istişare mekanizmalarının, yerel sorunların çözümünde önemli rol oynayacağı görüşü öne çıktı. Anlamlı Hediye Ziyaretin sonunda BTP Bursa İl Başkanı Zeki Garaçoğlu tarafından Dağ-Der Genel Başkanı Derya Başak’a, Prof. Dr. Haydar Baş’ın kaleme aldığı “Milli Ekonomi Modeli” ve “Hoş Geldin Atatürk” isimli kitaplar hediye edildi. Hatıra fotoğrafı çekimiyle sona eren ziyaret, karşılıklı iyi dilek temennileri ve ilerleyen süreçte ortak çalışmalara açık olunacağı mesajıyla tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.