Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihmal

Gürsu Haber - Ihmal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihmal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orhangazi’de Mezbaha Krizi Büyüyor: “Yetki Sizde, Sorumluluk Sizde… Peki 5 Yıldır Neden Sessizlik?” Haber

Orhangazi’de Mezbaha Krizi Büyüyor: “Yetki Sizde, Sorumluluk Sizde… Peki 5 Yıldır Neden Sessizlik?”

Orhangazi’de yıllardır çözülemeyen mezbaha sorunu artık siyasi tartışmanın ötesine geçerek doğrudan kamu sağlığını ve ilçe ekonomisini tehdit eden bir krize dönüşmüş durumda. Resmî belgeler ortadayken sürecin hâlâ sürüncemede bırakılması, tepkilerin dozunu her geçen gün artırıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 24 Ekim 2019 tarihli ve 1580 sayılı kararı, tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık: Mezbaha yapım yetkisi Orhangazi Belediyesi’ne devredilmiş durumda. Yani bugünün tablosunda sorumluluğun muhatabı tartışmasız biçimde belli. Yetki Orhangazi Belediyesi’nde. Sorumluluk Orhangazi Belediyesi’nde. Üstelik belediyenin kendi yönetmeliklerine göre Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün görevleri arasında mezbaha kurmak ve işletmek açıkça yer alıyor. Buna rağmen geçen 5 yıllık sürede tek bir somut adım atılmamış olması “ihmal” tartışmasını çoktan geride bırakmış durumda. KURBAN BAYRAMI KAPIDA, RİSK BÜYÜYOR Kurban Bayramı yaklaşırken tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Her yıl tekrar eden sorunların bu yıl da kapıda olduğu açıkça görülüyor: Vatandaş kurban kesimi için çözüm arayacak, Üretici ilçe dışına gitmek zorunda kalacak, Kontrolsüz ve sağlıksız kesim riski yeniden büyüyecek. Tüm bu öngörülebilir risklere rağmen belediyenin hâlâ sessizliğini koruması kamuoyunda “bilinçli bir kayıtsızlık mı?” sorusunu gündeme taşıyor. “BU ARTIK PLANSIZLIK DEĞİL, AÇIK İHMAL” Orhangazi’nin hayvancılık kapasitesi ise sorunun ciddiyetini katlayarak artırıyor. İlçede yaklaşık 600 işletme, 15 bin büyükbaş ve 12 binden fazla küçükbaş hayvan bulunuyor. Böylesine güçlü bir üretim altyapısına rağmen mezbaha eksikliği, yalnızca bir hizmet açığı değil; doğrudan yönetim zafiyeti olarak değerlendiriliyor. Ortaya çıkan tablo net: Üretici mağdur ediliyor. Tüketici riske atılıyor. İlçe ekonomisi zarar görüyor. Bu noktada yapılan eleştiriler de sertleşiyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, meseleyi doğrudan sorumluluk ekseninde değerlendirdi: “Bu mesele siyaset değil, sorumluluk meselesidir. Bu mesele ihmal değil, yerine getirilmeyen açık bir görevdir.” BELEDİYEYE SERT ÇAĞRI: “SÖZ DEĞİL, TAKVİM AÇIKLAYIN” Bakış, Orhangazi Belediyesi’ne yönelik çağrısını da net ve tartışmaya kapalı ifadelerle dile getirdi: “Kurban Bayramı öncesi acil geçici çözüm planını derhal açıklayın. Kalıcı mezbaha projesi için somut bir takvim ortaya koyun ve yapım sürecini başlatın.” SABIR TAŞTI: “ARTIK İCRAAT ZAMANI” Orhangazi kamuoyunda yükselen ortak tepki ise oldukça açık: Artık vaat değil, somut adım isteniyor. Yıllardır ötelenen mezbaha meselesi, çözülmediği her gün daha büyük bir soruna dönüşürken, gözler tamamen Orhangazi Belediyesi’ne çevrilmiş durumda. Bülent Bakış açıklamasını sert bir uyarıyla noktaladı: “Orhangazi halkı artık söz değil, icraat görmek istiyor. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.” Gelinen noktada soru basit ama yanıtı hâlâ yok: Yetki sizdeyken, sorumluluk sizdeyken… Orhangazi neden hâlâ mezbahasız?

Eğitimde Şiddet Alarmı: Bursa’dan Sert Tepki! “Artık Sabrımız Kalmadı” Haber

Eğitimde Şiddet Alarmı: Bursa’dan Sert Tepki! “Artık Sabrımız Kalmadı”

Türkiye’de eğitimde şiddetin ulaştığı noktaya ilişkin tepkiler giderek sertleşirken, Ömer Işıkoğlu ve Fatih Gümüş yaptıkları açıklamalarla adeta isyan etti. Türk Eğitim-Sen Bursa teşkilatının iki şube başkanı, yaşanan olayların artık münferit değil, sistematik bir çöküşün göstergesi olduğunu vurgulayarak çok sert ifadeler kullandı. Işıkoğlu ve Gümüş, eğitim kurumlarında artan şiddetin görmezden gelinmesini “açık bir ihmal ve sorumsuzluk zinciri” olarak nitelendirirken, yetkililere doğrudan çağrıda bulundu: “Bugün hâlâ gerekli önlemleri almayanlar, yarın yaşanacak her olayın doğrudan sorumlusudur.” Açıklamada, Siverek’te yaşanan silahlı saldırının ve daha önce öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği olayın, eğitim sisteminin nasıl bir tehdit altında olduğunu açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. İki başkan, “Artık sabrımız kalmadı” diyerek tepkilerini şu sözlerle sürdürdü: “Okulları koruyamayan bir sistemin hiçbir mazereti olamaz! Öğretmenine sahip çıkamayan bir anlayış, geleceğini de kaybetmeye mahkûmdur. Her defasında ‘önlem alınacak’ deniliyor ama ortada ne somut bir adım var ne de gerçek bir irade!” Yetkililerin yıllardır süren uyarılara rağmen harekete geçmemesini sert sözlerle eleştiren sendika temsilcileri, eğitimde güvenlik meselesinin artık ertelenemez bir kriz haline geldiğini belirtti. Açıklamada, okullarda güvenliğin sağlanamamasının “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir tablo” olduğu ifade edildi. Işıkoğlu ve Gümüş, özellikle okul girişlerinde denetim eksikliği, güvenlik personeli yetersizliği ve rehberlik hizmetlerinin zayıflığına dikkat çekerek, bu eksikliklerin doğrudan şiddet olaylarına zemin hazırladığını söyledi. “Her olaydan sonra aynı cümleleri duymaktan bıktık. Artık söz değil, icraat istiyoruz” ifadeleriyle tepkilerini daha da sertleştirdiler. Toplumsal yozlaşmaya da dikkat çeken iki başkan, öğretmene yönelik saygının ciddi şekilde aşındığını vurgulayarak şu çarpıcı soruyu yöneltti: “Biz ne zaman bu hale geldik? Öğretmenine saygıyı kaybeden bir toplum, hangi geleceği inşa edebilir?” Açıklamada, yalnızca güvenlik önlemlerinin değil, aynı zamanda caydırıcı yasal düzenlemelerin de yetersiz olduğu ifade edilerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kurumlara açık çağrı yapıldı: “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önleyecek düzenlemeler kâğıt üzerinde kalmamalı, sahada tavizsiz uygulanmalıdır.” İki şube başkanı, eğitimde şiddetin önlenmesi için topyekûn bir seferberlik çağrısında bulunarak, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet etti. “Bu mesele artık sadece eğitimcilerin değil, ülkenin beka meselesidir” ifadeleri dikkat çekti. Açıklamanın sonunda ise ton daha da sertleşti: “Eğer bugün gereken yapılmazsa, yarın yaşanacak her olayın hesabı sorulacaktır. Biz susmayacağız, geri adım atmayacağız. Okullar güvenli hale gelene kadar mücadelemizi en sert şekilde sürdüreceğiz.” Eğitim camiasında geniş yankı uyandıran bu çıkış, önümüzdeki günlerde eğitim politikaları ve okul güvenliği konusundaki tartışmaların daha da alevleneceğinin sinyalini verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.