Hava Durumu

#İran

Gürsu Haber - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Netanyahu'dan İspanya'ya tehdit! Haber

Netanyahu'dan İspanya'ya tehdit!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İspanya’nın birçok kez Tel Aviv'in karşısında yer aldığını iddia ederek, ABD'nin Gazze anlaşmasını denetlemek için ülkenin güneyindeki Kiryat Gat'ta kurduğu askeri üste bulunan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nden (CMCC) Madrid'i çıkarma kararı aldığını belirtti. İspanya'nın İsrail ordusunu karaladığını öne süren Netanyahu, "Bu nedenle, İspanya'nın defalarca İsrail'in karşısında yer almayı seçmesi üzerine, bugün İspanya temsilcilerinin Kiryat Gat'taki koordinasyon merkezinden çıkarılması talimatını verdim" açıklamasını yaptı. "İSPANYA'NIN TUTUMU DÜŞMANLIK" Netanyahu, İspanya'nın tutumunu "düşmanlık" olarak nitelendirerek, hiçbir ülkenin, İsrail'e karşı "diplomatik bir savaş yürütmesine izin vermeyeceği" değerlendirmesinde bulundu. Netanyahu, "Bize karşı olanlar bölgede ortağımız olamaz" ifadelerini kullandı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da bugün yaptığı açıklamada, İspanya hükümetinin "İsrail karşıtı tutumu" nedeniyle söz konusu kararın alındığını ifade etti. Kiryat Gat'taki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi, 20 maddelik Gazze barış planının bir parçası olarak Ekim 2025'te ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından kurulmuştu. İSRAİL-İSPANYA GERGİNLİĞİ İspanya'nın ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes sonrasında Tahran Büyükelçiliğini hemen açma kararı İsrail ile yeni bir polemik başlamasına neden olmuştu. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Tahran Büyükelçiliğini derhal açma kararını "ABD ile İran arasında varılan iki haftalık ateşkes ışığında ve bu barış çabasını her iki taraftan da teşvik etme amacıyla" aldıklarını ifade ederken, İsrail Dışişleri Bakanı Saar ise bu kararı sert bir dille eleştirmişti. İspanya hükümetinin Filistin Devleti'ni tanıma kararı ve Gazze'ye verdiği desteklerle ilgili İsrail ile yaşanan diplomatik kriz bağlamında İsrail, Mayıs 2024'te Madrid Büyükelçisi'ni, İspanya da Eylül 2025'te Tel Aviv Büyükelçisi'ni geri çağırmıştı. İki ülke arasında mevcut durumda en üst diplomatik temsilcilik maslahatgüzar seviyesinde bulunuyor.

Bursa'da Filistin için güçlü mesaj: Boyun eğmeyeceğiz Haber

Bursa'da Filistin için güçlü mesaj: Boyun eğmeyeceğiz

Bursa’da Filistin’e destek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgede gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösterildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Filistin’e Destek Platformu Bursa Başkanı Ramazan Acar’ın selamlama konuşmasının ardından Filistin’e Destek Platformu tarafından hazırlanan metin kamuoyuyla paylaşıldı. “İNSANLIK REHİN ALINMIŞTIR” Filistin’e Destek Platformu Gençlik Temsilcisi Yahya Çerkez, Platform adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz! Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacakta değiliz! Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. “GAZZE’NİN ACISI TAZE, YENİ VAHŞETLER YAŞANIYOR” Kıymetli Filistin Sevdalıları, Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. “İDAM KARARI AÇIK BİR HUKUK İHLALİDİR” Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir… İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akibeti yaşayacaktır. “MESCİD-İ AKSA’YA YÖNELİK ADIMLAR KABUL EDİLEMEZ” Yine; Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırıdır. Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir. Filistin mücadelemizde önden gidenlere selam olsun. Şeyh Ahmet Yasin’e, Haniye’ye, Ebu Daif’e, son şanlı şehit Yahya Sinvar’a selam olsun. Bir Yahya’nın şehit oluşu binlerce genci hay kılacak diri kılacaktır. Her doğan Yahya sancağı daha ileri taşıyacaktır. “ZALİMLER HESAP VERECEK” Gözü dönmüş Netanyahu’un yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her göz yaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Ve zalimler için cehennem daima yaşayacaktır. SUMUD FİLO’SUNA DESTEK MESAJI Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filo’suna tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz. Bugün 81 ilimizde yaptığımız basın açıklamasıyla bunu bir kez daha teyit ediyor, katılımlarınızdan dolayı Filistin’e Destek Platformu adına sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Basın açıklamasının ardından Eyüp Sevinç’in yaptırdığı dua ile program son buldu.

Halkın Kurtuluş Partisi Bursa İl Örgütü, Haber

Halkın Kurtuluş Partisi Bursa İl Örgütü,

Kent Meydanında organize ettiği eylemle, NATO odaklı emperyalist projeleri eleştirdi. Halkın Kurtuluş Partisi İl Başkanı Avukat Halil Ağırgöl tarafından yapılan basın açıklamasında, NATO'nun insan soyunun baş düşmanı ve ABD ile AB başta olmak üzere, tüm emperyalistlerin suç ve katliam ortağı olduğu vurgulandı. Çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından da desteklenen basın açıklamasında; İnsanlığın hayvanlık konağından çıkıp gerçek insanlık konağı olan Sosyalizme ulaşmasını engellemek, Ortadoğuda Siyonist İsrail’i korumak amacıyla, ABD Emperyalizminin öncülüğünde 4 Nisan 1948 tarihinde kurulanNATO; Kontrgerilla’dır. NATO; Kandır, Acıdır, Gözyaşıdır, İşkencedir, Soykırımdır. NATO; Bağımsızlığımıza, Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mıza ve Önderi Mustafa Kemal’e Düşmanlıktır. NATO; kurulduğu tarihten itibaren, bünyesinde faaliyet gösteren Kontrgerilla eliyle, Dünya Halklarına kan kusturan, gözyaşı döktüren, zulüm çektiren, yeraltı-yerüstü bütün kaynaklarını yağmalayan ve insanlığı açlığa mahkûm eden bir suç örgütüdür. NATO; emperyalistlere karşı direnen, mücadele eden halklara karşı, yaptığı katliamlarla anıla geldi. 1948’ten bugüne. Vietnam, Kore, Yugoslavya, Afganistan, Irak, Libya, Suriye ve İran Halkını, emperyalistlerin aşağılık çıkarları uğruna katletmekten hiç çekinmedi. Bu Gün de “Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında katliamlarına devam etmektedir. NATO; kirli cinayet örgütü kontrgerilla aracılığıyla, dünya çapında, devrimci, yurtsever, demokrat insanları katletmiş, sabotajlar örgütlemiş, Halkları katliamlara uğratmıştır. Türkiye’nin de NATO’ya girdiği 1952 yılından itibaren, başı beladan, sıkıntıdan, yokluktan, yoksulluktan kurtulmamıştır. Türkiye’nin NATO’ya girmesinin ilk bedeli Kore’de vatan evlatlarının kırdırılması olmuştur. Kayıp askerlerle beraber 1350 vatan evladı can vermiştir. NATO’nun ülkemizdeki temel amacı Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kazanımlarını yok etmektir. NATO, Sevr’in intikamını alarak bu toprakları emperyalistlerin tam sömürgesi haline getirmek istemektedir. İtalya’daki NATO Kolejinde, ABD Emperyalist Haydudunun Conilerinin tahtaya asıp ders olarak okuttukları haritayı unutmayalım. Bu gün Ortadoğu bu haritaya göre şekillendirilmektedir. Bu haritada ise ülkemiz üç parçaya bölünmüştür. Yeni Sevr budur. “Yeşil Kuşak Projesi” adıyla CIA-Pentagon İslamı’nı egemen kılmak, Türk Ordusu’nun Jöntürk Geleneğini ortadan kaldırmak, zayıflatmak hedeflenmektedir. “Bizim Oğlanlar” dedikleri, ruhlarını emperyalistlere satan faşist generallerine yaptırdıkları 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbeleri NATO’nun ürünüdür. Faşist darbelere giden süreçte binlerce vatan evladı, yurtsever, devrimci; Kontrgerilla tarafından tarafından katledilmiştir Bu gün de ABD Emperyalistleri, kuklaları olan yapılar eliyle ülkemizi emperyalistlerin iğrenç planı BOP çerçevesinde Yeni Sevr’e doğru koşar adım götürüyorlar. ABD Emperyalistleri NATO eliyle ve kuklalarını kullanarak ; “Terörsüz Türkiye”, “barış”, “kardeşlik”, “demokrasi açılımı” adlarıyla maskeleyip, Yeni Sevr’i, “hazmettire, hazmettire” halkımıza yedirmeye çalışıyorlar. Son günlerde de ülkemizdeki NATO faaliyetleri bu yönde arttırıldı. Ülkemiz tarafı olmadığı savaşlara sürüklenmek isteniyor. ABD’nin İran’a saldırısı sonrasında Adana’da Çokuluslu NATO Kolordu Karargâhı’nın kurulmasına karar verildi. Türk Ordusu’nu İran Halkının üzerine göndermek ve topraklarımızı atlama taşı olarak kullanmak istiyorlar, ABD Emperyalist Haydutları ve Ortaçağcı AKP’giller. ABD emperyalist alçağı ve katliam örgütü NATO, güneyimizde kurulacak bu NATO karargâhı ile yetinmiyorlar İstanbul Boğazı’nda Rusya’ya karşı Ukrayna için Deniz Unsur Komutanlığını da kuruyorlar. Bu NATO Kolordusu ile birlikte Lozan’ı da, Montrö’yü de devreden çıkartmış oluyorlar. Ama boşuna sevinmesinler. Bu devran, ABD Emperyalist Haydutlarının, onların suç ve katliam örgütü NATO’sunun ve Yerli İşbirlikçilerinin istediği gibi hep böyle sürmeyecek. Eninde sonunda Ortadoğu Halklarına ve ülkemize yönelik ABD-AB Emperyalistlerinin yaptıkları bütün aşağılık planlar parçalanıp atılacak. Buna da biz İkinci Kurtuluş Savaşçıları öncülük edeceğiz. Nasıl ki 1919 başlayan Kurtuluş Savaşımızla, hep birlikte yine bu emperyalistlerin Sevr Planını parçalayıp heveslerini kursaklarında bıraktıysak, Nasıl ki Emperyalist Yedi Düvelin o zamanki yerli işbirlikçilerini yine onların gemilerine bindirip gönderdiysek, Eninde sonunda ABD-AB Emperyalistlerini ve yerli işbirlikçilerini, ama bu sefer bir daha tarihin o karanlık sayfalarından çıkmamacasına göndereceğiz. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. ABD-AB Emperyalistleri ve yerli işbirlikçiler bunu hiç akıllarından çıkartmasınlar. Mazlum Halklar umutlarını hiç kaybetmesinler" denildi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan ateşkes açıklaması Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan ateşkes açıklaması

Pezeşkiyan yaptığı açıklamada, “Saldırıların tekrarlanmaması için gerekli güvenceler sağlanırsa savaşı sonlandırmak için gerekli iradeye sahibiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın bu çıkışı, Tahran yönetiminin ateşkese sıcak baktığı ancak somut garantiler aradığı şeklinde yorumlandı. Trump: “Orada çok fazla kalmayacağız” ABD Başkanı Donald Trump ise New York Post gazetesine telefonla verdiği röportajda İran’a yönelik askeri operasyonların durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’ın askeri kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, “Orada çok fazla kalmayacağız. Şu anda onları tamamen yok ediyoruz, bu tam bir yok ediş. Ancak orada çok fazla kalmamız gerekmeyecek” dedi. Trump, İran’ın füze kapasitesine yönelik saldırıların bir süre daha süreceğini belirtirken, İran’daki eski yöneticilerin çoğunun öldürüldüğünü ve yerine yeni isimlerin geldiğini kaydederek, “Bir bakıma orada aslında rejim değişti” yorumunu yaptı. “Hürmüz Boğazı otomatik olarak açılacak” ABD Başkanı, bir aydan uzun süredir düzenli tanker geçişleri yapılmayan Hürmüz Boğazı konusunda da “Bence boğaz otomatik olarak açılacak. Benim yaklaşımım şu; ben o ülkeyi yerle bir ettim, artık güçleri kalmadı, boğazı kullanan ülkeler gidip boğazı açsın” ifadelerini kullandı. Trump, yeni isimlerle yürütülen müzakerelere ilişkin ABD heyetinin Pakistan ya da başka bir ülkeye gidip gitmeyeceği sorusunu ise “Size stratejimi söyleyemem” diyerek yanıtsız bıraktı. 28 Şubat’ta başlayan saldırılar sürüyor İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlatmıştı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Kuveyt başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık vermişti. ABD-İsrail saldırılarında eski İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetmişti. Bölgede tansiyon yüksek seyrini korurken, Pezeşkiyan’ın ateşkes şartı diplomatik çözüm arayışlarını yeniden gündeme taşıdı.

İran Hürmüz Boğazı'nı haraca bağladı! Haber

İran Hürmüz Boğazı'nı haraca bağladı!

Dünyanın gözü burada... İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık olarak Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vururken aynı zaman en büyük kozunu oynayarak Hürmüz Boğazı'nı da kapattı. Bu durum ise tüm dünyayı olumsuz etkileyerek özellikle Brent petrol fiyatlarında yükselmelere neden oldu. DÜNYA GENELİNDE YAKIT KRİZİ İran'ın bu hamlesinin ardından arz ve sevkiyattan ciddi aksamalar yaşanmaya başladı. Kısa bir süre sonra birçok ülkede akaryakıt zamları ardı ardına geldi. TRUMP AÇMAK YARDIM ÇAĞRISI YAPTI ABD Başkanı Donald Trump, bu süreçte özellikle Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda NATO'dan yardım istedi. Ancak ABD Başkanı'nın çağrısının ardından somut bir adım atılmadı. BOĞAZDAN GEÇEN GEMİLERDEN ÜCRET ALINACAK Öte yandan bu akşam itibariyle önemli bir karar alındı. İran Parlamentosu, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret alınmasını öngören yasa tasarısını onayladı. TRUMP TEHDİT ETMİŞTİ ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kapanma senaryosuna sert tepki göstererek, enerji akışının engellenmesi durumunda petrol altyapısına yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceğini söylemişti. ABD Başkanı, "Eğer Hürmüz açılmazsa petrol kuyularını ve bugüne kadar hedef alınmamış bölgeleri de vururuz" ifadelerini kullanmıştı. İRAN 'SADECE DÜŞMANLARA KAPALI' DEMİŞTİ İran cephesinden yapılan açıklamada ise sık sık Boğaz'ın sadece ABD ve İsrail'in müttefik gemilerine kapalı olduğunu diğer gemiler için ise açık olduğunu vurgulanmıştı. Yasaklı gemilerin geçme girişimi halinde de güç kullanılacağı belirtilmişti. GÜBRE TEDARİKİNE DE ZARAR VERDİ Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sevkiyat aksaklıkları, küresel gübre tedarik zincirini ciddi şekilde etkiledi. FAO'ya göre gelişmeler dünya gıda güvenliği için "sistematik bir şok" oluşturabilir.

İran vurdu, İsrail karanlığa gömüldü... Haber

İran vurdu, İsrail karanlığa gömüldü...

İran'ın İsrail'e yönelik son hava saldırılarının ardından ülkede hayatı felç eden gelişmeler yaşandı. Saldırıların hemen sonrasında İsrail genelinde geniş çaplı elektrik kesintileri meydana geldi. Orta Doğu'da tırmanan gerilim yeni bir boyuta ulaşırken, İran'ın gerçekleştirdiği füze ve hava saldırıları İsrail'in birçok bölgesinde altyapıyı olumsuz etkiledi. Ülke genelinde yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle bazı şehirlerde günlük yaşam durma noktasına geldi. Uzmanlar, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kritik enerji altyapısını da hedef almış olabileceğini değerlendiriyor. Nitekim savaş sürecinde siber saldırıların ve altyapı hedefli operasyonların da yoğun şekilde kullanıldığı belirtiliyor. ÇATIŞMALAR KESİNTİSİZ SÜRÜYOR... Bölgede son haftalarda karşılıklı saldırılar hız kesmeden devam ederken, İran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla İsrail'i hedef aldığı, İsrail'in ise buna karşılık İran'daki askeri ve stratejik noktalara saldırılar düzenlediği biliniyor. Yetkililerden elektrik kesintilerinin ne kadar süreceğine dair net bir açıklama yapılmazken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Halkın ise olası yeni saldırılara karşı sığınaklara yönlendirildiği bildirildi. Bölgede tansiyon her geçen saat daha da yükselirken, yaşanan gelişmeler küresel çapta endişe yaratmaya devam ediyor.

Neçirvan Barzani'nin konutuna saldırı! Duhok'taki ev, dronların hedefi oldu Haber

Neçirvan Barzani'nin konutuna saldırı! Duhok'taki ev, dronların hedefi oldu

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani'nin Duhok'taki evi dron saldırısına hedef oldu.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, saldırıyı araştırmak için ortak bir güvenlik ve teknik heyet kurulması talimatı verdi.Irak, hava sahasını uçuşlara kapatma süresini 31 Mart Salı saat 12.00'ye kadar uzattı. ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın 29. gününde, saldırıların bölge geneline yayılmasıyla ilgili endişe gittikçe artıyor. Son olarak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani'nin Duhok'taki evi, dronların hedefi oldu. Neçirvan Barzani'nin evine gerçekleştirilen saldırı sonrası bölgede patlama sesleri duyulduğu ve IKBY tarafından teyakkuza geçildiği belirtildi. SUDANİ'DEN BARZANİ'YE TELEFON Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'den saldıraya ilişkin kınama geldi. Neçirvan Barzani'ni ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Sudani, olayı araştırmak üzere ortak bir güvenlik ve teknik heyet kurulması talimatını verdi. Irak Başbakanı, "Hükümet; bölgesel veya uluslararası hiçbir yasa dışı tarafın Irak'ı bölgesel çatışmaların içine çekmesine izin vermemeye kararlıdır" ifadelerini kullandı. IRAK HAVA SAHASI 3 GÜN DAHA KAPALI Öte yandan; ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle hava sahasını uçuşlara kapatan Irak, bu süreyi 3 gün daha uzattı. Irak Sivil Havacılık Kurumu'ndan yapılan açıklamada, söz konusu kararın 31 Mart Salı günü saat 12.00'ye kadar geçerli olacağı belirtildi. Irak, 28 Şubat'ta ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınayarak hava sahasını 24 saatliğine uçuşlara kapattığını duyurmuştu. Bu süre daha sonra birkaç defa daha uzatılmıştı.

Şehreküstü Meydanı’nda Sert Mesajlar: “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek” Haber

Şehreküstü Meydanı’nda Sert Mesajlar: “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek”

Bursa’da Şehreküstü Meydanı, Saadet Partisi’nin düzenlediği basın açıklamasına sahne oldu. İl Başkanı Hamza Gürsel öncülüğünde gerçekleştirilen programda, Gazze’deki gelişmeler ve bölgesel gerilimler sert ifadelerle eleştirildi. Açıklamaya Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da katılarak destek verdi. “Gazze İnsanlık Onurunun Simgesidir” Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları “tarihin en vahşi katliamlarından biri” olarak nitelendirildi. İl Başkanı Hamza Gürsel, Gazze’nin yalnızca bir coğrafi alan değil, aynı zamanda insanlık onurunun sembolü olduğunu vurguladı. Kudüs ve Mescid-i Aksa Vurgusu Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın işgal altında olduğu ifade edilerek, Kudüs’ün özgürlüğünün İslam dünyası açısından hayati öneme sahip olduğu belirtildi. “Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” sözleri, açıklamanın en dikkat çeken mesajları arasında yer aldı. Bölgesel Gerilim Uyarısı Basın açıklamasında yalnızca Gazze değil, bölgedeki genel güvenlik durumu da ele alındı. İran’a yönelik saldırılar ve Lübnan’daki sivil kayıpların, Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırdığı ifade edildi. Açıklamada, küresel güçlerin bölge üzerindeki politikalarının istikrarsızlığı derinleştirdiği savunuldu. “Türkiye Somut Adım Atmalı” Saadet Partisi yetkilileri, Türkiye’ye yönelik çağrılarında yalnızca kınama mesajlarıyla yetinilmemesi gerektiğini belirtti. Siyasi, ekonomik ve diplomatik adımların atılması gerektiği ifade edilerek, “İsrail ancak güçten anlar” vurgusu yapıldı. Sloganlarla Sona Erdi Programa katılan Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da partililerle birlikte meydanda yer aldı. Açıklama, “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” mesajıyla tamamlanırken, toplanan kalabalık sloganlar eşliğinde alandan ayrıldı. Bursa’da Şehreküstü Meydanı, Saadet Partisi’nin öncülüğünde düzenlenen ve Gazze ile Orta Doğu’daki gelişmelerin merkez alındığı kapsamlı bir basın açıklamasına sahne oldu. Açıklamada, Hamza Gürsel ve Mehmet Atmaca birlikte yer alarak bölgedeki insan hakları ihlallerine ve Türkiye’nin uluslararası rolüne dair güçlü mesajlar verdi. Gazze’ye “Tarihin En Vahşi Katliamı” Tepkisi İl Başkanı Hamza Gürsel, açıklamasında Gazze’de yaşanan saldırıları sert biçimde ele aldı. Gürsel, “Gazze sadece bir coğrafya değil, insanlık onurunun simgesidir. Tarihin en vahşi katliamlarından birinin yaşandığı bu bölgede, masum insanların hayatları hiçe sayılmaktadır” dedi. Saldırılarda özellikle çocukların ve sivillerin hedef alındığını vurgulayan Gürsel, bölgedeki trajedinin uluslararası toplum tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti. Kudüs ve Mescid-i Aksa Mesajı Gürsel, açıklamasında Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün önemine de dikkat çekti. İl Başkanı, “Mescid-i Aksa işgal altındadır. Kudüs’ün özgürlüğü tüm İslam dünyası için hayati öneme sahiptir. Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” sözleriyle, Türkiye ve Müslüman ülkelerin ortak duyarlılığına çağrı yaptı. Bölgesel Gerilime ve İran’a Dair Uyarılar Basın açıklamasında Orta Doğu’daki genel güvenlik tablosuna da dikkat çekildi. Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve Lübnan’daki sivil kayıpların bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürükleyebileceği ifade edildi. Gürsel, emperyalist müdahalelerin istikrarı bozduğunu ve bölge halklarının mağduriyetini artırdığını belirtti. Türkiye’ye Somut Adım Çağrısı Açıklamada, Türkiye’nin yalnızca kınama mesajlarıyla yetinmemesi gerektiği vurgulandı. Gürsel, “Siyasi, ekonomik ve diplomatik adımlar atılmalı, İsrail ve diğer güçler karşısında güçlü durulmalıdır. İsrail ancak güçten anlar” ifadelerini kullandı. Milletvekili Mehmet Atmaca da açıklamada partililerle birlikte yer aldı. Atmaca, bölgedeki zulümlere karşı Türkiye’nin insani ve diplomatik sorumluluklarını hatırlatarak, Türkiye’nin vicdanının bölgedeki mazlumlar için harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Zulüm ile Abad Olanın Ahiri Berbat Olur” Basın açıklaması, Gürsel ve Atmaca’nın yaptığı konuşmaların ardından katılımcılar tarafından “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” sloganlarıyla sona erdi. Toplanan kalabalık, meydanda güçlü bir dayanışma mesajı verdi. Gazze ve Orta Doğu’da Adalet Vurgusu Etkinlik boyunca, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, Gazze’deki sivillere yönelik şiddetin durdurulması, Kudüs’ün özgürlüğünün güvence altına alınması ve bölgesel barış için Türkiye’nin daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini belirtti. İl Başkanı Hamza Gürsel ve Milletvekili Mehmet Atmaca, katılımcılara bölgedeki insani krize karşı Türkiye’nin sorumluluklarının altını çizerek, Saadet Partisi’nin bu konuda net bir duruş sergilediğini vurguladı. Bu etkinlik, Bursa’da Saadet Partisi’nin hem yurttaşlara hem de bölgesel sorunlara ilişkin duyarlılığını gösteren önemli bir sosyal ve siyasi mesaj olarak kayıtlara geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.