Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İmar Planı

Gürsu Haber - İmar Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İmar Planı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'dan Yenişehir Belediyesi'ne Çok Sert Çıkış: "Kapalı Kapılar Ardında Kimlerle, Hangi Yetkiyle Bu Sözleşmeler İmzalandı?" Haber

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'dan Yenişehir Belediyesi'ne Çok Sert Çıkış: "Kapalı Kapılar Ardında Kimlerle, Hangi Yetkiyle Bu Sözleşmeler İmzalandı?"

Bursa siyasetinde gündemi sarsacak açıklama İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'dan geldi. Yenişehir Belediyesi'nin yürüttüğü imar planı çalışmalarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan belge ve sözleşmeler üzerinden çok sert eleştiriler yönelten Kaya, belediye yönetimini şeffaf davranmamakla suçladı ve kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin derhal giderilmesini istedi. Yenişehir Belediye Başkanı'nın belediye meclisini devre dışı bırakarak ve ilçe halkını bilgilendirmeden ilçenin geleceğini doğrudan etkileyecek planlama süreçlerine ilişkin özel şirketlerle sözleşmeler imzaladığını öne süren Kaya, "Yenişehir'in geleceği birkaç kişinin inisiyatifine bırakılamaz" ifadelerini kullandı. "ÖNCE İNKÂR, SONRA 'DANIŞMANLIK SÖZLEŞMESİ' SAVUNMASI" İsmail Kaya, kamuoyuna yansıyan belgeler sonrası yapılan açıklamaların çelişkili olduğunu ileri sürerek sert ifadeler kullandı. İlk etapta söz konusu sözleşmenin varlığının inkâr edildiğini, ancak belgelerin ortaya çıkmasının ardından bu kez "danışmanlık sözleşmesi" savunmasının yapıldığını belirten Kaya, bunun kamuoyunu tatmin etmekten uzak olduğunu söyledi. Kaya, belediye meclisinin bilgisi dışında hazırlandığı iddia edilen ve ilgili teknik personelin imzasını taşımadığı belirtilen sözleşmenin yalnızca belediye başkanının imzasıyla yürürlüğe konulmasının ciddi hukuki tartışmalara yol açtığını savundu. "PLANLAMA YETKİSİ BÜYÜKŞEHİR'DEYKEN NEDEN BAKANLIK ÜZERİNDEN İŞLEM YAPILDI?" İYİ Parti İl Başkanı'nın gündeme taşıdığı en dikkat çekici başlıklardan biri ise planlama yetkisi oldu. Kaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın resmi görüşünde planlama yetkisinin Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde bulunduğunun ifade edildiğini belirterek şu soruyu yöneltti: "Planlama yetkisi Büyükşehir Belediyesi'nde olduğu açıkça belirtilmişken Yenişehir Belediyesi neden süreci Bakanlık üzerinden yürütmeye çalışmıştır?" 1,6 MİLYON LİRALIK DOĞRUDAN TEMİN TARTIŞMASI Açıklamada yaklaşık 800 hektarlık imar planı ile 1.600 hektarlık Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi çalışmalarının Ankara merkezli Form Planlama İnşaat Taahhüt Limited Şirketi'ne iki ayrı doğrudan temin sözleşmesiyle verildiği iddiası da gündeme taşındı. Her biri 800 bin lira bedelli olduğu belirtilen sözleşmelerin neden ayrı ayrı düzenlendiğini sorgulayan Kaya, işin doğrudan temin limitlerinin aşılmaması amacıyla bölünüp bölünmediğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Ayrıca sözleşme bedellerinin TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın asgari ücret tarifesinin altında kaldığını öne süren Kaya, bunun gerekçesinin açıklanması gerektiğini ifade etti. "NYC GLOBAL YAPI KİMİN ADINA HAREKET EDİYOR?" İYİ Parti'nin gündeme getirdiği bir diğer iddia ise vatandaşlarla görüşmeler yaptığı belirtilen NYC Global Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi oldu. Kaya, belediyenin resmi sözleşmesinin Form Planlama ile olduğu belirtilirken, farklı bir şirketin vatandaşlara çeşitli sözleşme teklifleri sunduğu yönündeki iddiaların kamu vicdanını rahatsız ettiğini söyledi. Belediyenin bu faaliyetlerden haberdar olup olmadığını soran Kaya, eğer belediyenin bilgisi varsa bu şirketin hangi hukuki yetkiyle hareket ettiğinin, bilgisi yoksa neden bugüne kadar herhangi bir idari veya hukuki işlem başlatılmadığının açıklanmasını istedi. "%50 KESİNTİ İDDİASI CİDDİ ŞÜPHELER DOĞURUYOR" Kaya, kamuoyuna yansıyan iddialar arasında vatandaşlara yüzde 50 oranında kesinti öngören teklifler sunulduğu yönündeki bilgilerin de bulunduğunu dile getirdi. 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca Düzenleme Ortaklık Payı'nın en fazla yüzde 45 olabileceğini hatırlatan Kaya, yüzde 50'lik kesinti iddiasının doğru olması halinde bunun hukuki dayanağının ne olduğunu sordu. Ortaya çıkacak farktan kimlerin yararlanacağı sorusunun da cevap beklediğini belirten Kaya, bu konuda kamuoyunun tatmin edici açıklamalar beklediğini ifade etti. DAVUT GÜRKAN'A AÇIK ÇAĞRI İsmail Kaya açıklamasında yalnızca Yenişehir Belediye Başkanı'nı değil, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ı da doğrudan açıklama yapmaya davet etti. Kaya, Bursa'yı ve Yenişehir'in geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir planlama sürecinden AK Parti İl Başkanı'nın haberdar olup olmadığını sordu. Bakanlığa yapılan başvurular, Form Planlama ile imzalandığı belirtilen sözleşmeler ve vatandaşlara sunulduğu öne sürülen tekliflerle ilgili Gürkan'ın bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin açıklanmasını isteyen Kaya, AK Parti İl Başkanlığı'nın konuya ilişkin sessizliğini eleştirdi. "BÜYÜKŞEHİR'E GELİNCE SERT ELEŞTİRİ, KENDİ BELEDİYELERİNE GELİNCE SESSİZLİK Mİ?" Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise siyasi eleştiriler oldu. İsmail Kaya, Bursa Büyükşehir Belediyesi hakkında ortaya atılan en küçük iddialarda dahi sert açıklamalar yapanların, konu kendi belediyelerine geldiğinde sessiz kalmayı tercih edip etmeyeceklerini kamuoyunun merak ettiğini söyledi. Kaya, aynı hassasiyetin Yenişehir Belediyesi için de gösterilmesi gerektiğini ifade etti. "MÜFETTİŞLER VE SAVCILIK HAREKETE GEÇECEK Mİ?" İYİ Parti Bursa İl Başkanı, kamuoyuna yansıyan belgeler ve iddialar doğrultusunda İçişleri Bakanlığı müfettişleri ile Cumhuriyet savcılıklarının herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatıp başlatmayacağı sorusunun da artık yanıt beklediğini dile getirdi. Bu süreçte tüm iddiaların hukuki yollarla araştırılması gerektiğini belirten Kaya, kamu vicdanının ancak şeffaf bir inceleme ile rahatlatılabileceğini savundu. "YENİŞEHİR'İN GELECEĞİ KAPALI KAPILAR ARDINDA BELİRLENEMEZ" Açıklamasının sonunda Yenişehir'in geleceğinin kişisel tasarruflarla değil hukuk, şeffaflık ve millet iradesiyle şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, şu değerlendirmede bulundu: "Bursa'nın ve Yenişehir'in geleceğini ilgilendiren hiçbir planlama süreci kapalı kapılar ardında, denetimden uzak ve kamu vicdanını yaralayacak yöntemlerle yürütülemez. Kamuoyunda oluşan haklı soru işaretlerinin giderilmesi için Yenişehir Belediye Başkanı ile AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ı açık, net ve şeffaf açıklama yapmaya davet ediyoruz." İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, açıklamasının sonunda söz konusu süreçte dile getirdiği iddiaların ve planlama çalışmalarının sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, gelişmelerin kamuoyu adına yakından izleneceğini duyurdu.

Orhangazi’de Tartışma Yaratan Bekleyiş: Demokrat Parti’den Sert Tepki Haber

Orhangazi’de Tartışma Yaratan Bekleyiş: Demokrat Parti’den Sert Tepki

Orhangazi Belediye Meclisi’nde iki ay önce verilen ve ilçe halkını doğrudan ilgilendiren bir önergenin hâlâ görüşülmemesi, yerel siyasette yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı, söz konusu önergenin kasıtlı olarak bekletildiğini öne sürerek sert bir açıklama yaptı. Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada hem belediye yönetimine hem de diğer parti meclis üyelerine sert sözlerle yüklendi. Bekar, Orhangazi halkını ilgilendiren önemli bir konunun iki aydır gündeme alınmamasını “siyasi sorumsuzluk” olarak değerlendirdi. Hasan Dursun’un Önergesi İki Aydır Bekliyor Tartışmanın merkezinde ise Demokrat Parti Belediye Meclis Üyesi Hasan Dursun tarafından hazırlanan önerge bulunuyor. Dursun’un 5 Şubat 2026 tarihli önergesinde, belediyenin gelir tarifesine ilişkin bazı düzenlemelerin yapılması ve özellikle imar planı işlemlerine yönelik alınan ücretlerin yeniden değerlendirilmesi talep ediliyor. Önergede, vatandaş lehine düzenlemeler yapılması ve uygulamada ortaya çıkan bazı hukuki ve idari sorunların giderilmesi gerektiği ifade ediliyor. Söz konusu önerge, belediye başkanlığı tarafından incelenmek üzere ilgili komisyona havale edildi. Ancak Demokrat Parti yetkililerine göre iki ayı aşkın süredir komisyon toplantısı yapılmadığı için önerge gündeme alınamadı. “Halkın Yararı Olan Konu Bilerek Bekletiliyor” Baki Bekar yaptığı açıklamada, önergenin Orhangazi’de yaşayan vatandaşları doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Orhangazi’de yaşayan tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren ve doğrudan halkın yararına olan bir önerge iki ay önce meclise sunuldu. Belediye Başkanı önergeyi komisyona havale etti. Normal şartlarda komisyonun toplanıp konuyu değerlendirmesi ve ardından meclise getirmesi gerekiyordu. Ancak iki aydır komisyon toplantısı yapılmıyor. Çünkü bazı meclis üyeleri keyiflerine göre hareket ediyor ve toplantılara katılmıyor.” Bekar, özellikle belediye meclisinde çoğunluğu bulunan partilerin süreci bilerek ağırdan aldığını iddia etti. AK Parti ve CHP’li Meclis Üyelerine Eleştiri Demokrat Parti İlçe Başkanı Bekar, mecliste temsil edilen Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin komisyon toplantılarına katılmadığını ileri sürerek eleştirilerini sertleştirdi. Bekar açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Orhangazi halkını ilgilendiren bir konu varsa bunun siyasi hesabı yapılmaz. Ama görüyoruz ki AK Parti ve CHP’li bazı meclis üyeleri iki aydır komisyona girmiyor. Bu yüzden önerge görüşülmüyor. Halkın yararına olacak bir düzenleme sırf siyasi hesaplar nedeniyle bekletiliyor.” Belediye Meclis Toplantısının İptali Tartışmayı Büyüttü Süreçteki en dikkat çekici gelişmelerden biri de son belediye meclis toplantısının iptal edilmesi oldu. Demokrat Parti cephesi, bu iptalin de önergenin görüşülmesini geciktirdiğini savunuyor. Bekar, meclis toplantısının iptal edilmesini eleştirerek şöyle konuştu: “Dün yapılması gereken belediye meclis toplantısı da iptal edildi. Böyle olunca halkın yararına olan bu önerge yine görüşülemedi. Açıkça söylemek gerekirse bu iş artık geciktirme değil, resmen bekletmedir.” “Orhangazi Halkı Olanı Biteni Görmeli” Demokrat Parti İlçe Başkanı Baki Bekar, yaşanan süreci Orhangazi halkına duyurmak istediklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Buradan açıkça söylüyoruz; Orhangazi halkı olanı biteni görmeli. Halkın yararına olan bir önerge iki aydır bekletiliyor. Bu durumun takipçisi olacağız. Orhangazi’de yaşayan tüm vatandaşlarımızın hakkını savunmaya devam edeceğiz.” Gözler Komisyon ve Meclis Takviminde Tartışmaların ardından gözler şimdi hem ilgili komisyonun ne zaman toplanacağına hem de önergenin belediye meclis gündemine ne zaman geleceğine çevrildi. Demokrat Parti yetkilileri, söz konusu önergenin bir an önce değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, Orhangazi’de yerel siyasetin önümüzdeki günlerde bu konu etrafında daha da hareketlenmesi bekleniyor.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’nın Mudanya ilçesinde kırsal mahallelerde alınan yıkım kararlarına çok sert sözlerle tepki gösterdi. Hacıoğlu, belediyenin Ramazan ayı öncesi, Ramazan süreci ve bayram sonrasını kapsayan dönemde vatandaşlara gönderdiği yıkım tebligatlarının toplumda büyük bir huzursuzluk ve mağduriyet yarattığını belirterek, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyledi. Mudanya Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki yapılaşmaya yönelik yıkım kararlarının bölge halkını ciddi şekilde tedirgin ettiğini ifade eden Hacıoğlu, vatandaşların yıllardır planlama eksikliği nedeniyle mağdur edildiğini, bugün ise aynı vatandaşların “kaçak yapı” suçlamasıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. “Sorunun Kaynağı Vatandaş Değil, Planlama Eksikliğidir” İbrahim Hacıoğlu, yaptığı açıklamada Büyükşehir Yasası sonrası köy statüsünden mahalle statüsüne geçirilen birçok yerleşim alanında uzun yıllardır imar planlarının yapılmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Büyükşehir Yasası ile köyler mahalleye dönüştürüldü. Ancak aradan on yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen birçok bölgede imar planları yapılmadı, ruhsat mekanizmaları işletilmedi. Vatandaş kendi barınma ihtiyacını karşılamak için düşük katlı, müstakil yapılar inşa etti. Bugün ise aynı insanlar ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu durum açıkça planlama eksikliğinin bir sonucudur.” Hacıoğlu, yıllarca herhangi bir yatırım yapılmayan, altyapı ve planlama konusunda adeta unutulmuş bölgelerde yaşayan vatandaşların şimdi yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. “Can Güvenliği Önemli Ama Ruhsat Tek Başına Güvenlik Demek Değil” Mudanya Belediyesi’nin yıkım kararlarını “can güvenliği” gerekçesiyle savunduğuna dikkat çeken Hacıoğlu, güvenlik kavramının yalnızca ruhsat meselesine indirgenemeyeceğini vurguladı. 6 Şubat depremlerini örnek gösteren Hacıoğlu şu ifadeleri kullandı: “Can güvenliği elbette hepimiz için birinci önceliktir. Ancak güvenliği yalnızca ruhsat kavramıyla açıklamak gerçeği eksik anlatmaktır. 6 Şubat depreminde ruhsatlı birçok bina yıkılırken bazı ruhsatsız müstakil yapılar ayakta kaldı. Bu durum bize şunu gösteriyor: Sorunun çözümü körü körüne yıkım değil, etkin denetim ve doğru düzenlemedir.” “Ramazan Ayında Vatandaşa Yıkım Tebligatı Gönderilmesi Vicdani Değildir” Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a da doğrudan çağrıda bulunan Hacıoğlu, özellikle Ramazan ayı gibi toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu bir dönemde vatandaşlara yıkım tebligatları gönderilmesini eleştirdi. Hacıoğlu, “Ramazan ayı öncesinde, Ramazan boyunca ve bayram sonrasında vatandaşların adreslerine yıkım tebligatlarının gönderildiği anlaşılıyor. İnsanların evleriyle ilgili böyle bir tehditle karşı karşıya bırakılması bu mübarek günlerin ruhuna da aykırıdır. Dileriz belediye başkanı kendi bölgesinde yaşayan insanlara bu şekilde buruk ve endişeli bir Ramazan yaşatmaz” dedi. Mudanyalılar Daha Önce de Protesto Etmişti Öte yandan söz konusu yıkım kararlarına karşı tepkilerin daha önce de kamuoyuna yansıdığı biliniyor. Mudanyalı vatandaşlar Bursa’daki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek yıkım kararlarını protesto etmiş ve basın açıklaması yapmıştı. Vatandaşlar, kırsal mahallelerde yaşayan insanların barınma haklarının korunmasını ve soruna kalıcı bir çözüm üretilmesini talep etmişti. “Yıkım Kararı Sorumluluktan Kaçmanın Yoludur” Hacıoğlu, bazı yetkililerin dile getirdiği “yapıyı yapan sorumludur” yaklaşımının da gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek şu sözlerle tepki gösterdi: “‘Yıkım kararı belediyenin değil, yapıyı yapanın kararıdır’ demek sorumluluğu vatandaşa yüklemektir. Peki yıllarca imar planı yapılmayan, ruhsat verilmeyen alanlarda vatandaş nasıl yasal yapı yapacaktı? İnsanları önce plansız bırakıp sonra suçlu ilan etmek adil bir yaklaşım değildir.” Anayasa Mahkemesi Kararı Hatırlatıldı İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 23 Temmuz 2024 tarihli kararına da dikkat çekerek yapı güvenliği konusunda sorumluluğun yalnızca mülk sahibine yüklenemeyeceğini vurguladı. Hacıoğlu, “Anayasa Mahkemesi açık bir şekilde ortaya koymuştur ki yapı güvenliği sadece malikin sorumluluğu değildir. Devlet ve kamu otoritesi de bu sorumluluğu paylaşmak zorundadır. Dolayısıyla çözüm yıkım değil, düzenleme üretmektir” ifadelerini kullandı. “Yapılar Yıkılmasın, Çözüm Üretilsin” Dernek olarak Türkiye genelinde benzer mağduriyetlerin yaşandığını dile getiren Hacıoğlu, TBMM’ye çağrıda bulunarak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmasını istedi. “Bu sorun bireysel değil, ülke genelinde planlama eksikliğinden kaynaklanan yapısal bir sorundur. Kırsal alanlarda az katlı, tarımsal faaliyet ve barınma amaçlı kullanılan yapıların hukuki statüsünün netleştirilmesi gerekiyor. Afete dayanıklı yapıların korunması milli servetin korunmasıdır. Bu nedenle Meclis’te adil ve kapsayıcı bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz.” “Yapı Kayıt Meclise” Çağrısı İbrahim Hacıoğlu açıklamasının sonunda, imar sorunlarının çözümü için yeni bir yapı kayıt düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: “Yıllardır imar planı yapılmayan alanlarda yaşayan vatandaş bugün ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu mağduriyetin çözümü yıkım değil, Meclis’te yapılacak adil bir düzenlemedir. Yapılar yıkılmasın, çözüm üretilsin. Bu nedenle çağrımız nettir:

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.