Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhbar

Gürsu Haber - İhbar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhbar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR Haber

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR

Bursa’da parti içi tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Osmangazi’de ilçe başkan adaylığı sürecinde öne çıkan isimlerden Erdoğan Kaçar, hazırladığı kapsamlı ihbar ve disiplin savunma raporunu genel merkeze sunarak il yönetimine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. Kaçar, Bursa İl Örgütü’nde “tüzük ihlalleri, belediye vesayeti, liyakatsiz kadrolaşma ve ideolojik savrulma” yaşandığını öne sürdü. “SANDIK İRADESİ GASP EDİLDİ” İDDİASI Kaçar, Osmangazi İlçe Başkanlığı sürecinde üye iradesinin yok sayıldığını iddia ederek, 4 Şubat 2024 tarihli ön seçimde 764 oy almasına rağmen liste sıralamasında geriye düşürüldüğünü belirtti. Bu durumu “açık bir yetki gaspı” olarak nitelendiren Kaçar, il yönetiminin ilçe örgütünü devre dışı bıraktığını savundu. OLAĞANÜSTÜ KONGREYE “BASKI VE ŞANTAJ” SUÇLAMASI 2 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen Osmangazi Olağanüstü İlçe Kongresi’ne de değinen Kaçar, süreçte belediye etkisinin belirleyici olduğunu iddia etti. Kaçar’ın raporunda, Erkan Aydın ve bazı yerel yöneticilerin taraf olduğu, delegeler üzerinde baskı kurulduğu ve iş vaadi ya da işten çıkarma tehdidiyle oy yönlendirmesi yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca mevcut ilçe yönetiminin belediye imkanlarıyla desteklendiğini savunan Kaçar, adaylık sürecinde tehdit edildiğini de iddia etti. DİSİPLİN KURULUNA “TARAFSIZLIK” ELEŞTİRİSİ Kaçar, Bursa İl Disiplin Kurulu’nda verdiği savunma sırasında kendisine yöneltilen “Kimin adamısınız?” sorusunun kurulun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü belirtti. İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk’ü de eleştiren Kaçar, kurulun hukuki değil siyasi saiklerle hareket ettiğini iddia etti. MİLLETVEKİLİNE YÖNELİK TUTUM TARTIŞMA YARATTI Raporda ayrıca, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik tutum da eleştirildi. Kaçar, bir ziyaret üzerinden milletvekiline yönelik “kınama” ifadeleri kullanıldığını öne sürerek, bunun parti hiyerarşisine aykırı olduğunu savundu. “AKRABA VE HEMŞEHRİ KADROLAŞMASI” İDDİASI Kaçar’ın en dikkat çekici iddialarından biri de il yönetimindeki kadrolaşma üzerine oldu. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş başta olmak üzere bazı yöneticilerin hemşehrilik ve akrabalık ilişkileri üzerinden görevlendirildiğini öne süren Kaçar, liyakat ilkesinin ortadan kalktığını iddia etti. “BELEDİYE ÜZERİNDEN SİYASİ İKBAL” SUÇLAMASI Raporda, bazı il yöneticilerinin belediye iştiraklerinde görev aldığı ve bunun etik dışı olduğu ileri sürüldü. Kaçar, bu durumu “maaşlı örgüt” olarak nitelendirerek, parti emekçilerinin dışlandığını savundu. İDEOLOJİK ELEŞTİRİLER VE “SAVRULMA” VURGUSU Kaçar, il yönetiminin partinin temel ilkelerinden uzaklaştığını da öne sürerek, özellikle laiklik ve parti ideolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. Açıklamasında, partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün eleştiri ve iç denetim konusundaki sözlerine atıfta bulundu. “İNTİKAM AMAÇLI DİSİPLİN SÜRECİ” İDDİASI Kendisi hakkında başlatılan disiplin sürecinin “intikam amacı taşıdığını” savunan Kaçar, eleştirilerinin ardından hedef alındığını ileri sürdü. Kaçar, Bursa’daki bazı isimlerin disipline sevk edilmezken kendisinin hedef alınmasının “çifte standart” olduğunu iddia etti. SONUÇ VE TALEP 10 Nisan 2026 tarihli raporunda Kaçar, hakkında yürütülen ihraç talebinin reddedilmesini isterken; başta İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk olmak üzere bazı yöneticiler hakkında kesin ihraç talebiyle soruşturma başlatılmasını talep etti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran bu kapsamlı raporun ardından gözler genel merkezin atacağı adımlara çevrildi. Parti içindeki bu gerilimin önümüzdeki günlerde daha da derinleşebileceği değerlendiriliyor.

Yıkmayı Değil İmar’ı Düşünün! Haber

Yıkmayı Değil İmar’ı Düşünün!

Yıkmayı Değil İmar’ı Düşünün! İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Çarpıcı Açıklamalar.. Devlet Hepimizin, Ama Yöneticiler Geçici… Son yıllarda sıkça tartışılan hobi bahçeleri ve imar barışı konusu, Türkiye’deki binlerce vatandaşı mağdur etmeye devam ederken, İbrahim Hacıoğlu da bu duruma sert tepki gösterdi. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı olarak açıklama yapan Hacıoğlu, devletin uzun yıllardır göz yumduğu sorunları çözmek yerine, yapıcı bir yaklaşım sergilememesini eleştirdi. Devlet Hepimizin, Yöneticiler Geçici Hacıoğlu, devletin “hepimizin” olduğunu, ancak yöneticilerin geçici olduğunu belirterek, yöneticilere yönelik tepkisini dile getirdi. “Devlet hepimizin… Paidardır… Ama yöneticiler… İşte onlar gelip geçici… onların evi başına yıkılsın!” diyerek, sorunları çözme sorumluluğunun devletin üstünde olduğunu vurguladı. Hacıoğlu’nun bu sözleri, devletin sürekli ve kalıcı sorumluluğunun altını çizerken, yöneticilerin dönemsel olarak sorumluluk taşıdığını, dolayısıyla onların yaptıkları hataların daha uzun süreli etkiler yaratmaması gerektiğini dile getirdi. Tarım Arazilerinin Korunması ve Hobi Bahçelerindeki Çelişki Hacıoğlu, devletin tarım arazilerini koruma çabalarını desteklese de, geçmişte verdiği izinler ve göz yummalar nedeniyle ciddi çelişkiler oluşturduğunu belirtti. Tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyleyen Hacıoğlu, “Ama bugüne kadar kooperatif adı altında tarım arazilerini bölüp ranta çevirenlere tapuda zorluk çıkarmayan yine bu devlet…” diyerek eleştirilerde bulundu. Devletin verdiği İmar Barışı ile hobi bahçesi sahiplerinin yıllardır para ödeyerek bu alanları edindiklerini ve altyapı hizmetlerinden faydalandıklarını ifade etti. İmar Barışı ve Hobi Bahçelerine Yapılan Yatırımın Göz Ardı Edilmesi Hacıoğlu, 2018’deki İmar Barışı ile hobi bahçesi sahiplerinin “yapılaşma izni” alarak yatırımlar yaptıklarını ancak şimdi devletin “evini yıkacağım” demesinin büyük bir haksızlık olduğunu vurguladı. “Hobi bahçelerini kimse bedavaya almadı. Üstüne bir de tonla para ödedi” diyerek, vatandaşların bu süreçte mağdur olduğunu belirtti. Hacıoğlu, “Parası olsa, Bodrum’dan, Marmaris’ten, Çeşme’den bahçeli ev alır” diyerek hobi bahçesi sahiplerinin ekonomik durumlarını daha iyi bir şekilde ortaya koydu. Yıkım Değil, Yapıcı Çözüm İstedi Hacıoğlu, “Yıkmak kolay, ama sorunu yapıcı bir şekilde çözmek zor” diyerek, devletin önceki hatalarına dikkat çekti. “Hobi bahçeleri standartlarının ötesine geçmiş yapılara, tek su ve elektrik aboneliğiyle 30-40 parçaya bölünmüş kooperatiflere izin verilmesin” diyen Hacıoğlu, İmar Barışı’ndan faydalanmış, altyapı hizmetlerine sahip hobi bahçelerinin sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini ifade etti. Yeni Yönetmelikteki İhbar Düzenlemesi ve Tehditler Yeni düzenlemelerle birlikte hobi bahçelerinin ihbar edilebileceğini belirten Hacıoğlu, “Hobi bahçenize ihbar yağabilir” diyerek vatandaşları uyardı. Valiliklere yapılan her ihbarın ciddiye alınacağını ve denetimlerin başlatılacağını belirterek, bu durumun vatandaşı daha da mağdur edeceğini ifade etti. Hacıoğlu, insanların yıllarca yatırım yaptıkları bahçeleri, “evini yıkacağım” diyen bir devlet yaklaşımı ile kaybetmelerinin büyük bir yanlış olduğunu belirtti. Devletin Sorumsuzluğu ve Çözüm Önerisi Hacıoğlu, devletin hobi bahçeleri ve imar barışı konusunda geçmişteki sorumsuzluğunu sorgularken, bundan sonraki süreçte bu tür sorunların çözülmesi için adım atılmasını talep etti. “Vatandaş ağacını dikmiş, bahçesini ekmiş, yıllar sonra gelip ‘evini yıkacağım’ demek büyük yanlış!” diyerek, devletin yapması gereken şeyin yıkım değil, yapıcı bir çözüm bulmak olduğunu belirtti. Sonuç Olarak: “Evin Başına Yıkılsın!” Hacıoğlu’nun sert açıklamaları, devletin geçmişteki hatalarının ve yöneticilerin geçici sorumluluklarıyla ilişkilendirilen güncel mağduriyetlerin çözülmesi gerektiğini vurguladı. “Evin başına yıkılsın” diyerek, yöneticilerin hatalarını doğrudan yüklenmesini isteyen Hacıoğlu, devletin yapması gerekenin vatandaşları mağdur etmemek olduğunu söyledi. “Devlet hepimizin… Paidardır… Ama yöneticiler… İşte onlar gelip geçicidir… onların evi başına yıkılsın!” diyerek, vatandaşın haklarını korumanın devletin asli sorumluluğu olduğunu bir kez daha dile getirdi. İbrahim Hacıoğlu, İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı olarak, devletin son yıllarda izlediği tarım arazileri koruma politikasını eleştirerek önemli açıklamalarda bulundu. Hacıoğlu, devletin bu sorunu çözme çabalarını “haksız” ve “adilsiz” bulduğunu ifade ederek, bu durumu “Evin başına yıkılsındır” şeklinde nitelendirdi. Tarım Arazilerinin Korunması Amaçlanırken Yapılan Hatalar Hacıoğlu, devletin tarım arazilerini korumak adına doğru bir adım attığını, ancak yıllardır göz yumduğu ve ses çıkarmadığı konularda sorun yaratmış olduğuna dikkat çekti. “Kooperatif adı altında tarım arazilerini bölüp ranta çevirenlere tapuda zorluk çıkarmayan yine bu devlet…” diyen Hacıoğlu, devletin geçmişte yaptığı bu hatalar yüzünden bugün mağduriyet yaşandığını ifade etti. İmar Barışı ve Hobi Bahçeleri Üzerindeki Eleştiriler 2018’de çıkarılan “İmar Barışı” düzenlemesiyle hobi bahçesi sahiplerinden para alınıp, “yapılaşma izni” verildiğini belirten Hacıoğlu, devletin bu sürecin sonunda bugün, yıllardır bedel ödeyen vatandaşlara “evini yıkacağım” diyerek sorun çıkardığını söyledi. “Hobi bahçeleri kimse bedavaya almadı. Üstüne bir de tonla para ödedi” diyerek, hobi bahçesi alan insanların çoğunun zengin olmadığını belirtti. Hacıoğlu, “Parası olsa gider Bodrum’dan, Marmaris’ten, Çeşme’den bahçeli ev alır” diyerek hobi bahçeleri sahiplerinin durumunu daha iyi bir şekilde açıkladı. Çözüm Önerileri: Yapıcı Bir Adım Hacıoğlu, yıkmanın kolay, sorunu yapıcı bir şekilde çözmenin ise daha adil olacağını belirterek, “Bir kere hobi bahçesi standartlarının ötesine geçmiş yapılara, tek su ve elektrik aboneliğiyle 30-40 parçaya bölünmüş kooperatiflere izin verilmesin” diye konuştu. İmar Barışı çerçevesinde devletin kendi çıkardığı kanunu uygulayarak, hobi bahçelerinin altyapı hizmetlerinin sağlandığı yerlerde özel düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu. Hacıoğlu, “Vatandaş mağdur edilmesin. Devlet yine bir bedel alarak bu insanlara bir hak tanısın” şeklinde konuştu. Devletin Sorumluluğu ve Geçmişteki Hatalar Hacıoğlu, devletin bugüne kadar bu duruma göz yummasının, “işin bu noktaya gelmesine sessiz kalmasının” ve hatta teşvik etmesinin büyük bir hata olduğunu belirtti. “İnsanların evi başına yıkılmasın. APP plaka meselesinde olduğu gibi milletle-devlet karşı karşıya gelmesin” diyerek devletin önceki hatalarına dikkat çekti. Yeni Yönetmelik ve İhbar Düzenlemesi Son olarak, yeni yönetmelikte yapılan düzenleme ile birlikte hobi bahçelerinin ihbar yoluyla yıkılabileceği duyuruldu. Bu düzenleme, “toprak koruma kurulu üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının ihbar yapabileceği” bir sistem getirdi. Hacıoğlu, bu durumun vatandaşlar için daha da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, “Hobi bahçenize ‘ihbar’ yağabilir” şeklinde uyarıda bulundu. Yeni yönetmeliğe göre, ihbar edilen hobi bahçeleri valilikler tarafından denetlenecek ve ihbar edilen yerler için ceza kesilip, yıkım işlemi başlatılacak. Hacıoğlu, “Vatandaş ağacını dikmiş, bahçesini ekmiş; yıllar sonra gelip ‘evini yıkacağım’ demek büyük yanlış!” diyerek, uygulamanın vatandaşlar için büyük bir mağduriyet yaratacağına işaret etti. İbrahim Hacıoğlu, devletin hobi bahçeleri ve imar barışı konusunda yaptığı hataları bir an önce düzeltmesi gerektiğini ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için adım atılması gerektiğini belirtti. “Evin başına yıkılsındır” diyerek devletin yaklaşımını eleştiren Hacıoğlu, “Çözüm, bundan sonra kesinlikle izin vermemek” diyerek, gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için daha dikkatli ve yapıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.