Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İha

Gürsu Haber - İha haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İha haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı Haber

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, orman yangınları sezonunun başlamasıyla birlikte kamuoyuna yönelik dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. "Yangınlardan Sonra Üzülmeyelim" başlığıyla yayımlanan açıklamada, orman yangınlarının yalnızca doğayı değil, insan hayatını, yaban yaşamını, ülke ekonomisini ve gelecek nesillerin ortak mirasını tehdit eden büyük bir milli mesele olduğuna vurgu yapıldı. Genç, her yıl yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının ardından toplumun büyük üzüntü yaşadığını belirterek, "Bir vatandaş olarak orman yangınlarına çok üzülüyorum, konuyu bilmiyorum, ne yapabilirim?" diyen herkese seslendi. Açıklamasında, orman yangınlarıyla mücadelede doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Genç, yangın söndürmenin yalnızca fedakârlık değil; bilimsel planlama, liyakatli yönetim, güçlü koordinasyon ve zamanında alınan kararlarla başarıya ulaşabileceğini ifade etti. "Orman Yangınlarının Ana Sorumlusu Orman Genel Müdürlüğüdür" Muzaffer Genç açıklamasında, Anayasa ve ilgili kanunlarla yetkilendirilen Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM), orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesinden birinci derecede sorumlu kamu kurumu olduğunu belirtti. Büyükşehir Yasası ve Bütünleşik Şehir Yasası kapsamında kırsal alan yangınlarının bazı bölgelerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il özel idarelerinin görev alanında bulunduğunu hatırlatan Genç, buna rağmen kırsal alanlarla ormanların iç içe geçmiş yapısı nedeniyle her kırsal yangının kısa sürede orman yangınına dönüşme riski taşıdığını söyledi. Bu nedenle hiçbir kurumun "Yangın kırsal alanda başladı, bizim sorumluluğumuzda değil." anlayışıyla hareket edemeyeceğini belirten Genç, ormanların korunmasının bütün kamu kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. "Vatandaşın Duyarlılığı Değerlidir; Ancak Yangın Alanına Gelişi Müdahaleyi Zorlaştırabilir" Basın açıklamasında toplumda yaygın olarak görülen önemli bir yanlış uygulamaya da dikkat çekildi. Genç, vatandaşların iyi niyetle yangın bölgelerine gitmesinin çoğu zaman profesyonel ekiplerin çalışmalarını zorlaştırdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Yangın bölgesine kontrolsüz şekilde gelen vatandaşlar ve sivil araçlar, müdahale ekiplerinin hareket alanını daraltmakta, yalnızca yaklaşık dört metre genişliğindeki orman yollarında ciddi trafik kilitlenmeleri oluşturmaktadır. Bu durum, yangına müdahale eden profesyonel ekiplerin hızını ve etkinliğini azaltmakta, zaman kaybına neden olmakta ve yangının büyümesine zemin hazırlamaktadır." Genç, vatandaşların en büyük katkısının yangını erken fark ederek 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmek ve yetkililerin çalışmalarına engel olmayacak şekilde hareket etmek olduğunu vurguladı. Yangın İhbarından Müdahaleye Kadar Süreç Nasıl İşliyor? Açıklamada, Türkiye'de orman yangınlarına müdahale sisteminin işleyişine de ayrıntılı şekilde yer verildi. Yangınların yüksek noktalarda bulunan gözetleme kuleleri, vatandaşlar, köylüler, çobanlar ve teknolojik imkanlar kapsamında kullanılan İHA'lar aracılığıyla tespit edildiği belirtildi. Türkiye genelinde görev yapan 271 Orman İşletme Müdürlüğünden hangisinin görev alanında yangın çıkmışsa ihbarın doğrudan ilgili işletmeye ulaştığı ifade edildi. İhbarı alan işletme müdürlüğünün, en yakın arazözleri saniyeler içinde harekete geçirdiği, ilk ekip olay yerine ulaşıncaya kadar yangının gözetleme kulelerinden sürekli takip edildiği anlatıldı. Yangına ilk ulaşan ekiplerin ise yangının büyüklüğü, rüzgârın yönü ve şiddeti, arazi yapısı ile yayılma hızını merkeze aktararak müdahalenin kapsamını belirlediği kaydedildi. "Liyakat İşte Tam Bu Noktada Başlıyor" Muzaffer Genç açıklamasında özellikle yangın yönetimindeki karar vericilerin önemine dikkat çekti. Yangın amirinin veya işletme müdürünün sadece mevcut durumu değil, yangının saatler sonra ulaşabileceği noktaları da doğru öngörmesi gerektiğini belirten Genç, bunun bilgi, tecrübe ve liyakat gerektiren hayati bir süreç olduğunu söyledi. Genç, "Reaktif yönetim değil, proaktif yönetim hayat kurtarır." ifadelerini kullanarak, doğru tahminlerde bulunan yöneticilerin daha yangının ilk dakikalarında; ihtiyaç duyulan sayıda arazöz, iş makinesi, helikopter, yangın söndürme uçağı, teknik personel, destek ekipleri, belediyelerden yüksek tonajlı su tankerleri, jandarmadan güvenlik ve trafik ekipleri, sağlık ekipleri ve ambulanslar, diğer kamu kurumlarının araç ve personel desteğini eksiksiz şekilde talep etmesi gerektiğini ifade etti. "Araç Çokluğu Değil, Doğru Yönetim Başarı Getirir" Açıklamada dikkat çekilen önemli başlıklardan biri de yangın sahasındaki koordinasyon oldu. Genç, yüzlerce aracın kontrolsüz şekilde aynı noktaya yönlendirilmesinin başarı anlamına gelmediğini belirterek, ihtiyaçtan fazla araç ve personelin sahada karmaşaya neden olabileceğini söyledi. Başarının; doğru zamanda, doğru sayıda ekip, doğru cephede konuşlandırılan araçlar ve etkin koordinasyonla mümkün olacağını ifade eden Genç, rüzgârın yönü, hızı, arazi eğimi ve yangının ilerleme istikametinin doğru okunmasının müdahalenin kaderini belirlediğini vurguladı. Yanlış konuşlandırılan ekiplerin hem yangını durduramayacağını hem de can ve mal kayıplarına neden olabileceğini dile getiren Genç, bu konuda yaşanan acı örneklerin hafızalardaki yerini koruduğunu söyledi. "2025 Yılındaki Büyük Kayıp Alarm Niteliğindedir" Basın açıklamasında 2025 yılı orman yangını verileri de değerlendirildi. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini hatırlatan Genç, bu yangınlarda yaklaşık 815 bin dönüm orman alanının zarar gördüğünü belirtti. Bu rakamın yangın başına ortalama yaklaşık 250 dönüm alanın kül olması anlamına geldiğini ifade eden Genç, uzun yıllar ortalamasına göre bu rakamın yaklaşık 40 dönüm seviyelerinde olması gerektiğini söyledi. Bu büyük farkın üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini belirten Genç, yangın yönetiminin her yönüyle yeniden değerlendirilmesinin önemine işaret etti. "Türkiye'nin Güçlü Bir Yangın Filosuna Sahip Olmasına Rağmen Başarı Yönetimle Mümkündür" Muzaffer Genç, Orman Genel Müdürlüğünün sahip olduğu kara ve hava gücünün önemli bir kapasite oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: Yaklaşık 20 bin aktif personel, 1.400 arazöz, 357 su ikmal aracı, 41 su tankeri, 2.750 ilk müdahale aracı, 216 dozer, 127 treyler, 5 yakıt tankeri, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı ile Türkiye'nin güçlü bir müdahale kapasitesine sahip olduğunu belirten Genç, bunlara belediyelerin binlerce su tankeri, diğer kamu kurumlarının iş makineleri ve gerektiğinde özel sektörün makine parklarının da eklendiğini söyledi. Ancak böylesine büyük bir gücün ancak doğru planlama, etkin koordinasyon, isabetli öngörü ve liyakatli yöneticilerle başarıya ulaşabileceğini vurgulayan Genç, teknolojik imkânların tek başına yeterli olmadığını ifade etti. "Can Kaybının da Doğa Kaybının da Yaşanmadığı Bir Sezon Mümkün" Açıklamasının sonunda tüm vatandaşlara çağrıda bulunan Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını, içinde binlerce canlı türünü barındıran büyük bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Doğru yönetim anlayışı, güçlü koordinasyon, bilimsel planlama ve zamanında alınacak kararlarla; ağaçların, yaban hayatının, kuşların, kaplumbağaların, kelebeklerin ve insanların zarar görmediği bir yangın sezonunun mümkün olduğunu ifade eden Genç, vatandaşlardan da yangın riskine karşı azami dikkat göstermelerini istedi. Açıklamasını, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözüyle tamamladı: "Ağaç, çiçek ve yeşillik uygarlık demektir." Genç, tüm vatandaşların desteği, duyarlılığı ve dualarıyla Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede başarılı, can kayıplarının yaşanmadığı ve doğanın korunduğu bir sezon geçirmesini temenni etti.

MHP Bursa Teşkilatı Tek Yürek: İftar Programında Sert Mesajlar Verildi Haber

MHP Bursa Teşkilatı Tek Yürek: İftar Programında Sert Mesajlar Verildi

Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği geniş katılımlı iftar programı, yalnızca Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşan bir buluşma olmanın ötesine geçerek, Türkiye’nin iç ve dış gündemine dair sert siyasi mesajların verildiği güçlü bir organizasyona dönüştü. Yaklaşık 5 bin partilinin katıldığı program, Bursa’da milliyetçi hareketin kararlılığını ve teşkilat gücünü bir kez daha ortaya koydu. Bursa’daki buluşma, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Salonun tamamen dolduğu programda teşkilat mensupları, partililer ve davetliler aynı sofrada buluşarak Ramazan ayının bereketini paylaştı. Ancak gecenin en dikkat çeken yönü, yapılan konuşmalarda verilen güçlü ve sert siyasi mesajlar oldu. Tekin: “Bu Dava Milletin ve Devletin Davasıdır” Programın açılış konuşmasını yapan MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, konuşmasına Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak başladı. Kadir Gecesi’nin önemine dikkat çeken Tekin, Türk dünyası, İslam âlemi ve mazlum milletler için dua temennisinde bulundu. Tekin ayrıca yaklaşan Ramazan Bayramı vesilesiyle partililere seslenerek bayramın ikinci günü yine Merinos AKKM Yıldırım Salonu’nda düzenlenecek bayramlaşma programına tüm teşkilatı davet etti. Konuşmasında milli birlik ve dayanışmanın önemine de değinen Tekin, Türk milletinin tarih boyunca vatan söz konusu olduğunda her türlü fedakârlığı yaptığını hatırlatarak yaklaşan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümüne dikkat çekti ve şehitleri rahmetle andı. Büyükataman: “Biz Koltuk İçin Değil, Devlet İçin Siyaset Yapıyoruz” Programın ana konuşmasını yapan MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ise konuşmasında hem muhalefete sert eleştiriler yöneltti hem de Türkiye’nin güvenlik politikalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Büyükataman, MHP’nin siyaset anlayışının şahsi çıkar veya siyasi hesap üzerine kurulmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bizim için siyaset demek; Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmak, aziz milletimizin memnun kalacağı ve ülkemize katkı sağlayacak adımlar atmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi siyasetinin merkezine her zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletini koymuştur.” Büyükataman, partilerinin siyasi çizgisinin Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Önce Ülkem ve Milletim” anlayışı doğrultusunda şekillendiğini belirterek, MHP’nin hiçbir zaman koltuk hesabıyla siyaset yapmadığını söyledi. “Vatan olmazsa yapılan siyasetin de alınan oyların da hiçbir anlamı kalmaz” diyen Büyükataman, devletin bekasının tüm siyasi hesapların üzerinde olduğunu vurguladı. “Bölgede 3. Dünya Savaşı’nın Taşları Döşeniyor” Konuşmasının önemli bölümünü küresel ve bölgesel gelişmelere ayıran Büyükataman, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin son derece tehlikeli bir noktaya ulaştığını söyledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gelişmelerin küresel dengeleri sarstığını belirten Büyükataman şu ifadeleri kullandı: “Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler ve diplomatik ağlar tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Coğrafyamız diken üzerindedir. Adeta 3. Dünya Savaşı’nın taşları döşenmektedir.” Büyükataman, bölgedeki kaos planlarının mezhep ve etnik kimlik üzerinden yürütüldüğünü öne sürerek özellikle Türk-Kürt kardeşliğini hedef alan provokasyonlara dikkat çekti. “Türk ile Kürt arasına hiçbir fitne giremeyecek” diyen Büyükataman, Şii ve Sünni ayrımı üzerinden yürütülen çatışma senaryolarının da başarısız olacağını söyledi. “Türkiye Yol Geçen Hanı Değildir” Büyükataman konuşmasında Türkiye’ye yönelik güvenlik tehditlerine ilişkin de çarpıcı ifadeler kullandı. İran’dan Türkiye yönüne doğru ateşlenen bazı füzelerin etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Büyükataman, Türkiye’nin savunma kapasitesinin güçlü olduğunu vurguladı. “Türkiye yol geçen hanı değildir. Türkiye üzerinde hesap yapanlar kendi kazdıkları kuyuya düşeceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti kendisine yönelen tüm tehditleri bertaraf edecek kudrettedir.” Muhalefete Sert Eleştiri: “Milli Güvenliği Hafife Alan Ciddiyetsiz Zihniyet” Konuşmasının ilerleyen bölümünde muhalefeti hedef alan Büyükataman, Türkiye’nin savunma politikalarını küçümseyen söylemlerin millet tarafından kabul görmediğini söyledi. SİHA ve İHA projelerine yönelik eleştirileri hatırlatan Büyükataman, milli savunma yatırımlarını küçümseyen söylemlerin Türkiye’nin güvenliğini hafife almak anlamına geldiğini ifade etti. “Türk milleti bu ciddiyetsiz ve teslimiyetçi zihniyete fırsat vermemiştir” diyen Büyükataman, Türkiye’nin güçlü savunma sanayiyle bölgesel dengeleri değiştirdiğini belirtti. “Cumhur İttifakı Türkiye’ye Sahip Çıkacaktır” Büyükataman konuşmasının sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar vererek Cumhur İttifakı’nın ülkenin istikrarının teminatı olduğunu vurguladı. Büyükataman’a göre Cumhur İttifakı: Türkiye’nin güvenliğini koruyan siyasi iradedir, Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun taşıyıcısıdır, Türkiye’nin küresel güç olma hedefinin mimarıdır. Büyükataman, sözlerini Devlet Bahçeli’nin “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonuna atıf yaparak tamamladı ve Türkiye’nin bu yoldan döndürülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Konuşmasının sonunda yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayan Büyükataman, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara ulaşılması temennisinde bulunarak programın düzenlenmesinde emeği geçen teşkilata teşekkür etti. Konuşmasını ise milliyetçi hareketin simge sloganıyla tamamladı: “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

Bursa’da dev uyuşturucu operasyon! 61 şüpheli yakalandı Haber

Bursa’da dev uyuşturucu operasyon! 61 şüpheli yakalandı

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında önemli miktarda uyuşturucu madde ve suç unsuru ele geçirildi. Operasyonlarda toplam yaklaşık 3 kilo 567 gram uyuşturucu madde, 60 adet uyuşturucu hap, 4 hassas terazi, 2 ruhsatsız tabanca ve 25 fişek ele geçirildi. 700 Personelin Katılımıyla Eş Zamanlı Operasyon Bursa merkezli olarak Mudanya ve Mustafakemalpaşa ilçeleri ile birlikte Mersin ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlara; 3 İHA 130 ekip 10 özel harekat unsuru 10 narkotik dedektör köpeği 150 çevik kuvvet personeli olmak üzere toplam 700 personel katıldı. Gerçekleştirilen baskınlarda 76 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 59’u tutuklanırken, 17 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Osmangazi’de Ayrı Operasyonda 2 Şüpheli Yakalandı Öte yandan Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen ayrı bir operasyonda da önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Belirlenen bir adreste yapılan aramada toplam yaklaşık 1 kilograma yakın uyuşturucu madde, uyuşturucu haplar, fişekler ve 3 cep telefonu ele geçirildi. Operasyon kapsamında T.E. (52) ve M.E. (25) isimli 2 şüpheli gözaltına alınarak Çekirge Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü. Uyuşturucuya Geçit Yok Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün, uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü vurgulanırken, vatandaşların huzur ve güvenliği için operasyonların aralıksız devam edeceği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.