Hava Durumu

#Hukuki

Gürsu Haber - Hukuki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alperen Ocakları Vakfı, Bursa’da Gençlik ve Kültür Projeleriyle Etkinleşiyor Haber

Alperen Ocakları Vakfı, Bursa’da Gençlik ve Kültür Projeleriyle Etkinleşiyor

Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Dayanışma Vakfı, gençlerin eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanındaki bilinç ve yetkinliğini artırmayı amaçlayan projelerini Bursa özelinde hayata geçiriyor. Vakfın Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ömer Faruk Alfatlı, gençlerin gelişimine katkı sağlayacak somut projeler ve yıllık eylem planını kamuoyu ile paylaştı. Alfatlı, Bursa’nın tarihî ve kültürel zenginliğini genç nesillere aktarmanın, toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin ve gençlerin sosyal sorumluluk bilincini artırmanın vakfın öncelikli hedefleri arasında olduğunu vurguladı. Alfatlı, yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Bursa’da gençlerimizin eğitimden kültüre, sosyal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar kapsamlı bir farkındalık ve gelişim süreci içinde olmasını önemsiyoruz. Bu projeler, gençlerin aktif katılımını sağlayacak bir rehber niteliğindedir. Amacımız, gençleri sadece bilinçlendirmek değil, onları toplumun her alanında etkin bir şekilde söz sahibi kılmaktır.” Vakıf projeleri, hukuki çerçevede şeffaf ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülürken, gençlerin hem kişisel gelişimi hem de Bursa’nın kültürel ve toplumsal değerlerinin güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Alfatlı, “Gençlerimiz Bursa’nın tarihi dokusunu öğrenirken, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket edecek. Bu sayede hem kendilerini geliştirecek hem de topluma değer katacaklar” dedi. 1. Kuruluş Amacı ve İlkeleri Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Dayanışma Vakfı, Türkiye genelinde gençlerin eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında örgütlenmesini hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur. Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ömer Faruk Alfatlı’nın açıklamaları ve vakfın tüzüğünden hareketle kuruluş ilkeleri şunlardır: Eğitim ve Kültürel Farkındalık: Vakıf, gençlerin manevi, milli ve kültürel değerler konusunda bilinçlenmesini sağlar. Türkiye’nin tarihsel ve kültürel birikimini genç nesillere aktarmak temel ilkelerden biridir. Dayanışma ve Sosyal Sorumluluk: Sosyal yardımlaşma ve toplum hizmeti ilkesiyle hareket edilir; yardıma muhtaç öğrencilere ve ailelere eğitim, burs ve destek sağlanır. Hukuk ve Etik Çerçeve: Vakıf faaliyetleri, hukuki çerçeveye uygun ve şeffaf şekilde yürütülür; yönetim ve karar alma süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik esastır. 2. Gençlik Odaklı Faaliyetler Bursa özelinde vakfın hedefleri, özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde etkin olarak uygulanabilir. Bunlar: Eğitim Programları ve Seminerler: Lise ve üniversite öğrencilerine yönelik tarih, kültür, sosyal sorumluluk ve liderlik eğitimleri. Bursa’da üniversite ve lise düzeyinde seminerler, atölyeler ve konferanslar düzenlenmesi. Mentorluk ve Rehberlik: Gençlerin mesleki ve kişisel gelişimini destekleyecek mentorluk programları. Bursa’daki sanayi ve iş dünyası ile iş birliği yapılabilir. Toplumsal Farkındalık Kampanyaları: Gençlerin sosyal sorumluluk projelerine katılımını artıracak, çevre, yardım ve toplumsal dayanışma konularında farkındalık yaratacak etkinlikler. 3. Kültürel ve Tarihi Projeler Bursa, Osmanlı tarihinin önemli şehirlerinden biri olarak vakfın kültürel projeleri için doğal bir merkezdir. Tarih ve Kültür Atölyeleri: Bursa’nın tarihî ve kültürel mirasını tanıtacak eğitim ve saha çalışmaları. Örneğin, Bursa Ulu Camii, Yeşil Türbe ve Osmanlı köyleri gibi bölgelerde geziler ve bilgilendirme programları. Müze ve Kültür İşbirlikleri: Bursa’daki müzeler ve kültürel kuruluşlarla iş birliği yaparak gençlere kültürel değerleri yaşatmak. 4. Bursa Özelinde Sosyal Dayanışma Hedefleri Vakfın sosyal yardımlaşma ve dayanışma hedefleri, Bursa’nın ekonomik ve sosyal yapısı göz önüne alındığında daha somut olarak uygulanabilir: Eğitim Bursları: Maddi durumu yetersiz öğrenciler için burs ve eğitim materyali desteği. Yerel Dayanışma Projeleri: Deprem, sel veya sosyal kriz durumlarında gençlerin aktif rol alması. Bursa’daki mahalle bazlı dayanışma çalışmaları, gençlerin yerel topluma katkısını artırır. Köy ve Kırsal Destek: Nilüfer, Osmangazi ve Mudanya gibi ilçelerde kırsal gençlik projeleri ve kültürel destek programları düzenlenebilir. 5. Hedeflenen Kurumsal Yapı ve İşleyiş Vakfın hukuki sorumlulukları çerçevesinde Bursa özelinde hedeflenen organizasyon yapısı: İl ve İlçe Temsilcilikleri: Bursa’daki ilçelerde (Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım) etkin temsilcilikler kurarak saha faaliyetlerini organize etmek. Gönüllü ve Üye Ağı: Gençlerin gönüllülük esasına dayalı olarak projelere katılımını teşvik etmek; şehirdeki üniversiteler ve liseler ile koordinasyon sağlamak. Yerel İşbirlikleri: Belediye, üniversite, kültürel dernek ve sivil toplum kuruluşları ile ortak projeler geliştirmek. 6. Bursa Özelinde Stratejik Öncelikler Gençlerin aktif katılımını sağlamak: Eğitim, sosyal sorumluluk ve kültürel projelerde gençlerin inisiyatif alması. Dayanışma kültürünü yaymak: Özellikle dezavantajlı bölgelerde gençlerin toplumsal sorumluluk projelerine katılımı. Kültürel mirası korumak ve tanıtmak: Bursa’nın tarih ve kültürünü genç nesillere aktarmak ve farkındalık yaratmak. Hukuki ve şeffaf yönetim: Tüm faaliyetlerin mevzuata uygun, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yürütülmesi. Bursa özelinde Alperen Ocakları Vakfı, gençliğe yönelik eğitim ve kültürel projeler, toplumsal dayanışma ve yerel iş birlikleriyle şehrin sosyal ve kültürel dokusuna katkı sağlamayı hedeflemektedir. Vakfın kuruluş ilkeleri, gençlerin bilinçlendirilmesi, dayanışmanın artırılması ve kültürel mirasın korunması ekseninde şekillenmiştir. Hukuki sorumlulukların titizlikle yürütülmesi, projelerin sürdürülebilirliğini ve şeffaflığını garanti altına alır.

Kadın Hakları İçin Güçlü Mesaj: Dayanışma Atölyesi’nin Konuğu Hukukçu Gülender Adıgüzel Özcan Oldu Haber

Kadın Hakları İçin Güçlü Mesaj: Dayanışma Atölyesi’nin Konuğu Hukukçu Gülender Adıgüzel Özcan Oldu

Kadınların hukuki haklarını bilmesinin ve bu hakları savunacak örgütlü bir dayanışma ağı kurmasının hayati önem taşıdığı vurgulanan etkinlikte, katılımcılar hem güncel hukuki sorunları hem de Türkiye’de kadınların karşı karşıya kaldığı yapısal eşitsizlikleri kapsamlı şekilde tartışma fırsatı buldu. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda bulunan Şebnem Köroğlu, kadın hakları mücadelesinin bugün her zamankinden daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Kadın Hakları Tartışma Değil, Temel Bir İnsan Hakkıdır” Şebnem Köroğlu, kadın haklarının siyasi tartışmaların konusu haline getirilemeyecek kadar temel bir insan hakkı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kadınların yaşam hakkı, eşit yurttaşlık hakkı ve adalet talebi pazarlık konusu yapılamaz. Kadın hakları bir lütuf değil, anayasal ve evrensel bir haktır. Bugün hâlâ kadınların şiddete, ayrımcılığa ve eşitsizliğe maruz kaldığı bir ülkede yaşıyorsak, bu hepimizin sorumluluğunu büyüten bir gerçektir. Bu nedenle kadınların yalnız olmadığını göstermek, haklarını öğrenmelerini sağlamak ve dayanışmayı büyütmek zorundayız.” Köroğlu, kadınların haklarını bilmesinin sadece bireysel değil toplumsal bir dönüşümün de anahtarı olduğunu belirterek, kadınların hukuki bilgiye erişiminin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Hukukçu Gülender Adıgüzel Özcan’dan Çarpıcı Değerlendirmeler Dayanışma Atölyesi’nin konuğu olan hukukçu Gülender Adıgüzel Özcan, kadın hakları alanındaki hukuki düzenlemeler, uygulamada yaşanan sorunlar ve kadınların adalet arayışında karşılaştığı engeller üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Özcan konuşmasında özellikle şu başlıklara dikkat çekti: Kadına yönelik şiddet davalarında hukuki süreçler Kadınların çalışma hayatında karşılaştığı hak ihlalleri Boşanma ve nafaka süreçlerinde yaşanan hukuki sorunlar Kadınların hukuki haklarını savunurken karşılaştıkları toplumsal baskılar Özcan, kadınların hukuki haklarını öğrenmesinin ve bu hakları savunacak dayanışma ağlarının güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Hak bilinmeden savunulamaz. Kadınların hukuk bilgisini artırmak aynı zamanda toplumun adalet bilincini güçlendirmektir” dedi. “Kadınların Sessiz Kalması Bekleniyor Ama Biz Susmayacağız” Şebnem Köroğlu ise konuşmasında kadınların toplumda sıklıkla sessiz kalmaya zorlandığını belirterek çok net mesajlar verdi. Köroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kadınlardan çoğu zaman susmaları, kabullenmeleri ve geri çekilmeleri bekleniyor. Ama biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Kadınlar hayatın her alanında var ve var olmaya devam edecek. Eşitlik, adalet ve özgürlük taleplerinden geri adım atmayacağız.” Kadınların yalnız olmadığını göstermek için dayanışma ağlarını büyütmeye devam edeceklerini belirten Köroğlu, kadınların örgütlü mücadelesinin toplumsal dönüşümün en güçlü motoru olduğunu söyledi. “Kadınların Güçlenmesi Toplumun Güçlenmesidir” Kadın hakları mücadelesinin yalnızca kadınların değil tüm toplumun meselesi olduğunu ifade eden Köroğlu, şu sözlerle açıklamasını sürdürdü: “Kadınların güçlendiği bir toplum aynı zamanda daha adil, daha demokratik ve daha özgür bir toplumdur. Kadınların eşit yurttaşlık talebini bastırmaya çalışan anlayışlara karşı dayanışmayı büyütmek zorundayız. Çünkü biliyoruz ki kadınlar susturuldukça toplum zayıflar, kadınlar güçlendikçe toplum güçlenir.” “Dayanışma Büyüyecek” CHP Nilüfer İlçe Kadın Kolları tarafından düzenlenen Kadın Hakları Dayanışma Atölyesi, katılımcıların soru ve görüşleriyle interaktif bir şekilde devam etti. Kadınların günlük yaşamda karşılaştıkları hukuki sorunlar üzerine yapılan değerlendirmeler, etkinliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Şebnem Köroğlu, bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınların yalnız olmadığını, haklarını öğrenebileceğini ve dayanışma içinde güçlenebileceğini göstermek için çalışmalarımızı büyüterek sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadınların eşitlik mücadelesi yalnızca bugünün değil, geleceğin de meselesidir.” Etkinlik, kadınların hak mücadelesinde dayanışmanın ve bilginin en güçlü araçlar olduğunun bir kez daha altını çizdi.

Türkiye Bir Hukuk Devletidir Haber

Türkiye Bir Hukuk Devletidir

Terörle Arasına Mesafe Koymayanlara Asla Meşruiyet Yoktur İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman bir dizi açıklamada bulundu. Karaduman; “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu gerçek tartışmaya kapalıdır. Hukukun üstünlüğü; devletimizin temeli, milletimizin ortak iradesinin güvencesi ve toplumsal düzenimizin sarsılmaz dayanağıdır. Bu ilkeyi zedelemeye dönük her girişim, doğrudan doğruya devletin varlığına ve milletimizin birliğine yönelmiş bir tehdittir. Türk yargısı tarafından terör suçlarından hüküm giymiş, ağırlaştırılmış müebbet cezası alan bir mahkûmun açıklamalarının kamuoyuna olağan bir siyasi aktör gibi servis edilmesi asla kabul edilemez. İmralı bir ceza infaz kurumudur. Orada bulunan kişi ise terör eylemlerinin sorumlusu olarak mahkûm edilmiş bir hükümlüdür. Nokta. Binlerce vatandaşımızın hayatına mal olmuş kanlı bir terör sürecinin baş aktörlerinden birinin sözlerini siyasi gündemin merkezine taşımak; şehitlerimizin aziz hatırasına açık bir saygısızlık, gazilerimizin fedakârlığına ağır bir hakarettir. Bu milletin evlatlarının canı üzerinden inşa edilmiş bir terör geçmişini görmezden gelerek, hükümlü bir ismi meşru bir siyasi özne gibi sunmaya çalışan her yaklaşım milletimizin vicdanında mahkûm olmaya mahkûmdur. Devlet ile millet arasındaki bağ, teröre karşı netlik ve kararlılıkla güçlenir. Terörle arasına açık, kesin ve tartışmasız bir mesafe koymayan hiçbir kişi, hiçbir yapı ve hiçbir siyasi oluşum bu millet adına söz söyleme hakkına sahip değildir. Meşruiyetin tek kaynağı sandıkta tecelli eden milli iradedir. Bunun dışında hiçbir odağa, hiçbir vesayet arayışına, hiçbir dolaylı meşrulaştırma çabasına geçit yoktur. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü bir şahsın serbest bırakılmasına yönelik girişimlerde bulunan, bu yönde komisyonlarda yer alıp imza atan, siyasi zemin oluşturmaya çalışan her parti ve her temsilci tarihi bir sorumluluk altındadır. Bu tutumun ne hukuki ne ahlaki ne de vicdani bir izahı vardır. Bu tavrı en güçlü şekilde reddediyor ve şiddetle kınıyoruz. Gemlikli aziz hemşehrilerimiz şunu bilmelidir: Bizim durduğumuz yer dün neredeyse bugün de orasıdır. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak tavrımız nettir, açıktır ve değişmeyecektir: Şehitlerimizin aziz hatırasının yanındayız. Gazilerimizin onurunun yanındayız. Devletimizin birliğinin, milletimizin huzurunun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasının yanındayız. Terörle arasına mesafe koymayan hiçbir anlayışa meşruiyet tanımıyoruz.” ifadelerini kullandı.

ABD ve İran gerilimi! Anlaşma sağlandı mı? Haber

ABD ve İran gerilimi! Anlaşma sağlandı mı?

İran ile ABD arasında Umman’ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerde önemli bir aşamaya gelindi. Taraflar, yaklaşık 2,5 saat süren temasların ardından herhangi bir ortak açıklama yapmadan görüşmenin gerçekleştirildiği Umman Büyükelçiliği rezidansından ayrıldı. Görüşmenin ardından açıklama yapan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, müzakerelerin önceki tura kıyasla daha olumlu geçtiğini belirterek, “Temel ilkeler konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Erakçi, olası bir anlaşma için taslak metinler üzerinde çalışılması ve bu metinlerin karşılıklı değerlendirilmesinin ardından yeni tur görüşmelerin tarihinin belirleneceğini ifade etti. Görüşmeler Avrupa’ya taşındı Diplomatik süreç, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve ardından yaşanan çatışmalar nedeniyle kesintiye uğramıştı. Sürecin yeniden başlatılmasıyla birlikte taraflar, Umman’ın başkenti Maskat’taki ilk turun ardından müzakereleri Avrupa’ya taşıdı. Cenevre’de gerçekleştirilen görüşmelerde İran heyetine Abbas Erakçi başkanlık ederken, ABD tarafını ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti. ABD heyetinde ayrıca Trump’ın danışmanı Jared Kushner de yer aldı. Görüşmeler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’nin koordinasyonunda yürütüldü. Uranyum zenginleştirme en kritik başlık Müzakerelerde İran’ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması temel gündem maddeleri arasında yer aldı. Özellikle uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceği, taraflar arasındaki en önemli anlaşmazlık konuları olmaya devam ediyor. İran, nükleer faaliyetlerini belirli sınırlar içinde sürdürme karşılığında ekonomik yaptırımların kaldırılmasını talep ederken, ABD ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve mevcut stokların ülke dışına çıkarılmasını istiyor. Diplomatik temaslar sürüyor Umman’ın arabuluculuğunda sürdürülen müzakere sürecinde teknik, hukuki ve ekonomik uzmanların da yer aldığı belirtilirken, İran tarafının özellikle yaptırımların kaldırılmasına odaklandığı ifade edildi. Taraflar henüz kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmış olmasa da, temel ilkelerde uzlaşma sağlanması ve müzakerelerin devam etmesi yönünde mutabakata varılması, diplomatik çözüm ihtimalinin güçlendiği şeklinde değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.