Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk

Gürsu Haber - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz! Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz! Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”

“Gemlik Sahipsiz Değildir, Halkın Sesi Susturulamaz” Haber

“Gemlik Sahipsiz Değildir, Halkın Sesi Susturulamaz”

Türkiye siyaset sahnesinde hızla güçlenen İYİ Parti, halkın gerçek taleplerini kararlılıkla savunarak üçüncü büyük siyasi güç olma konumunu perçinlemeye devam ediyor. Yerel yönetimlerden ulusal politikaya kadar tüm platformlarda halkın sesi olmayı görev bilen parti, Gemlik’teki teşkilatıyla adeta sokaklara ve sofralara indi; vatandaşın dertlerini doğrudan gündeme taşıyor. Gemlik’te Halkın Sesi Susturulamaz İYİ Parti Gemlik İlçe Teşkilatı, geçmişin kargaşalı dönemlerini geride bırakmış; mahallelerden pazar tezgâhlarına, esnaf odalarından emekli buluşmalarına kadar sahada aktif bir politika yürütüyor. İlçe Başkanı Orhan Karaduman, halkın sorunlarını dile getiren ve çözüm üreten bu yaklaşımı “Gemlik sahipsiz değildir” sloganıyla özetliyor. Karaduman, bazı yerel aktörlerin ve çıkar odaklarının, halkın sesi olmaya çalışan teşkilatı engellemeye çalıştığını sert bir dille eleştiriyor. “Hiç kimse medyayı kendi çıkarına alet ederek halkın gerçekleri öğrenme hakkını engelleyemez. Hiç kimse, çalışmamıza gölge düşüremez!” diyerek, hem siyasi hem de toplumsal baskılara karşı tavır koyduklarını vurguluyor. Hukuk ve Basın Etiğiyle Dimdik Duruyoruz İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, halkın iradesini kısmaya yönelik her türlü girişime karşı hukuk çerçevesinde mücadele edeceğini ilan ediyor. Karaduman, “Görevini layıkıyla yapan, tarafsız ve etik basın mensuplarının her zaman yanındayız. Gemlik’in onurlu basını, gerçeklerin üzerinin örtülmesine asla izin vermeyecektir” ifadeleriyle hem hukuka hem de etik değerlere bağlılık mesajı verdi. Saha Çalışmaları ve Siyasi Dayanışma Gücü Gemlik sahasının nabzını tutan teşkilat, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’nın Gemlik ziyaretinde ilçenin sorunlarını ve beklentilerini tüm samimiyetiyle masaya yatırdı. Karaduman, bu buluşmayı “Gemlik’in sesi, sözü ve iradesinin temsil edilmesinin en güçlü göstergesi” olarak tanımladı. Kararlılık Mesajı: Susmayacağız, Geri Adım Atmayacağız Orhan Karaduman sözlerini çarpıcı şekilde noktaladı: “Biz buradayız… Sokaktayız… Milletimizin yanındayız… Gemlik sahipsiz değildir! Yargı yolu açıktır, hukuka güvenimiz tamdır. Haksızlığa karşı susmayacağız, geri adım atmayacağız. Bu mücadele, Gemlik’in onurlu mücadelesidir ve biz bu yolda dimdik duracağız!” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, halkın gerçek sesi olmaya ve Gemlik’te temiz, cesur, dürüst siyaseti temsil etmeye devam edeceğini ilan etti. Hukuka bağlılık ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket eden teşkilat, Gemlik’in geleceğini sahipsiz bırakmayacak güçlü bir iradeyi ortaya koyuyor.

Anahtar Parti Gürsu: Avukatlar hedef değil, adaletin teminatıdır Haber

Anahtar Parti Gürsu: Avukatlar hedef değil, adaletin teminatıdır

İki genç kadının güpegündüz silahlı kişilerce ateş altına alınması sonucu iki genç kadından Avukat Hatice Kocaefe hayatını kaybetti, kardeşi ise yaralandı.Talihsiz avukat dün son yolculuğuna uğurlandı. Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, saldırının sadece bireysel bir suç olmadığını vurgulayarak, “Bu alçak saldırı yalnızca bir insanın hayatını hedef almamış, aynı zamanda savunma makamına, hukuk devletine ve adalet için emek veren tüm hukukçulara yöneltilmiş açık bir tehdittir” ifadelerini kullandı. “Avukatlar Hedef Değil, Adaletin Teminatıdır” Açıklamada, avukatların davaların tarafı olmadığına dikkat çekilerek, “Bir davadaki husumetin avukata yöneltilmesi asla kabul edilemez. Avukatlar adaletin teminatı ve hukukun temsilcileridir” denildi. Avukatlara yönelik şiddetin, toplumsal barışı ve hukuk düzenini doğrudan hedef aldığı ifade edildi. “Gürsu Karrdeşlik ve Huzur Kentidir” Süleyman Ağırman, Gürsu’nun kardeşlik ve huzur kenti olduğuna vurgu yaparak, “Şiddetin her türlüsüne karşı durmaya devam edeceğiz. Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyor, sorumluların hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz” dedi. Açıklamada ayrıca, hayatını kaybeden Hatice Kocaefe için rahmet, yaralı vatandaş için ise acil şifa dilekleri iletilirken, ailesine ve hukuk camiasına başsağlığı mesajı verildi.

Turan Çömez’den Gülistan Doku çıkışı: “Bu dosya karanlıkta bırakıldı” Haber

Turan Çömez’den Gülistan Doku çıkışı: “Bu dosya karanlıkta bırakıldı”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turan Çömez, Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku dosyasına ilişkin çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. Çömez, yaptığı açıklamada olayın yalnızca bir kayıp vakası olarak ele alınamayacağını savunarak, kamuoyuna yansıyan iddiaların son derece ağır olduğunu ifade etti. Dosyada yer alan iddialar arasında, bir valinin oğlu ile ilgili suçlamalar, delillerin karartıldığı yönündeki öne sürülen bilgiler ve bazı kamu görevlilerinin sürece müdahil olduğu iddiaları bulunduğunu dile getirdi. “Bu iddialar doğruysa ortada yalnızca bir cinayet değil, aynı zamanda devlet gücünün kötüye kullanılması söz konusu” diyen Çömez, yetkililere çağrıda bulundu. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirten Çömez, “Aradan geçen yıllara rağmen tek bir somut sonuca ulaşılamaması kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Çömez, özellikle soruşturma sürecinde delillerin yok edildiği, arama çalışmalarının bilinçli şekilde farklı yönlere kaydırıldığı ve bazı kayıtların silindiği yönündeki iddiaların bağımsız bir şekilde araştırılması gerektiğini vurguladı. Ailenin yıllardır adalet arayışını sürdürdüğünü hatırlatan Çömez, “Bu dosya kapanamaz. Gülistan Doku’nun akıbeti açıklığa kavuşana kadar bu mesele Türkiye’nin gündeminde kalmalıdır” dedi. Yetkililere seslenen Çömez, olayla ilgili sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirterek, kamuoyunun vicdanını yaralayan bu sürecin daha fazla uzatılmaması gerektiğini söyledi. Son durum: Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma dosyasında belirsizlik sürerken, muhalefetin konuyu yeniden gündeme taşımasıyla birlikte dosyanın seyrinin nasıl değişeceği merak konusu oldu.

DEVA Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet, Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz” Haber

DEVA Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet, Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz”

Son günlerde yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin adalet anlayışının ne denli zedelendiğini ve hukuk devleti ilkesinin nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bursa’daki siyasi atmosfer, özellikle eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ile ilgili tartışmalar ve mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında alınan kararlarla daha da karmaşık bir hal almış durumda. Bu süreç, siyasi tutarlılığın ve adaletin nasıl farklı bakış açılarıyla şekillendirildiğine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Sözde Adalet, Gerçekte Siyasi Operasyonlar Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, yaşanan gelişmeleri sert bir dille eleştirerek, “Dün susanların bugün konuşması, bugün konuşanların ise dün yaşananlara sessiz kalması, toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu tablo ne hukuka ne de demokrasiye yakışmaktadır” ifadelerini kullandı. Öztürk, toplumsal adaletin ve hukukun kişilere, koltuklara ve siyasi kimliklere göre farklı muamele görmemesi gerektiğinin altını çizdi. Öztürk, geçmişte siyasi kimliklere veya parti aidiyetine göre hareket edenlerin bugün farklı tutumlar sergileyerek aynı hassasiyeti göstermediklerini belirterek, şu soruları gündeme getirdi: “Sayın Bozbey bugün görevde olmasaydı ya da farklı bir siyasi partide olsaydı, aynı çevreler yine aynı hassasiyeti gösterecek miydi? Ya da geçmişte görev yapmış bir belediye başkanı hakkında benzer süreçler yaşandığında neden aynı sesler yükselmedi?” Adaletin Kriteri: Siyasi Hesaplar Değil, Evrensel Hukuk İlkeleri DEVA Partisi'nin Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, adaletin yalnızca kişilere göre değil, evrensel hukuk ilkelerine göre işletilmesi gerektiğine inandıklarını vurguladı. “Adalet, ne bir rövanş aracı, ne bir siyasi hesaplaşma yöntemi, ne de koltukları koruma refleksidir” diyen Öztürk, “Adalet, halkın hakkıdır ve doğru kimden gelirse gelsin yanında; yanlış kimden gelirse gelsin karşısında duracağız” şeklinde konuştu. Öztürk, bugün halkın sesinin duyulmadığını, toplumun adalet talebinin siyasi hesapların gölgesinde bırakıldığını belirtti. Bu durumun, sadece demokratik bir gerilemeye değil, aynı zamanda hukuk düzenine ve toplumsal barışa büyük zarar verdiğine dikkat çekti. “Halk, tarafsız ve bağımsız bir yargı düzenini hak etmektedir. Ancak, ne yazık ki bugün siyasal çıkarlar, adaletin önünde bir engel teşkil etmektedir” diyerek, siyasi çıkarların adaletin önüne geçmesinin büyük bir tehlike yarattığını vurguladı. Adalet, Kişilere Göre Değil, Evrensel İlkelere Göre İşlemelidir Tayfun Öztürk, DEVA Partisi olarak her zaman doğruyu ve hakkı savunacaklarını, kimden gelirse gelsin, haksızlığa karşı duracaklarını belirtti. “Adaletin evrensel ilkeler çerçevesinde, herhangi bir siyasi kimlikten bağımsız bir şekilde işlemelidir. Bizim için adalet, sadece hukuki bir mesele değil, toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullanan Öztürk, sadece bireysel çıkarların değil, tüm halkın haklarının savunulması gerektiğine işaret etti. Bugün, Türkiye'deki siyasi tabloyu gözler önüne sererek, halkın sesiyle siyasi hesapların sesinin karıştığını, bu durumun ise adaletin tecelli etmesini engellediğini söyleyen Öztürk, “Bizler her zaman doğru kimden gelirse gelsin yanında, yanlış kimden gelirse gelsin karşısında durmaya devam edeceğiz. Siyasi partilere, koltuklara veya siyasi hesaplara dayalı bir adalet anlayışının değil, halkın adalet talebine ve evrensel hukuk ilkelerine dayalı bir adalet anlayışının hâkim olması gerektiğini savunuyoruz” şeklinde konuştu. Sonuç: Hukukun ve Adaletin Gücü Sonuç olarak, Tayfun Öztürk ve DEVA Partisi, adaletin sadece bir kavram değil, her bir vatandaşın hakkı olduğunu vurgulamaya devam edecek. Toplumun vicdanını temsil etmek ve siyasi hesaplardan bağımsız olarak doğruyu savunmak, sadece bir parti için değil, tüm ülke için önemli bir sorumluluktur. Hukukun ve adaletin her alanda ve her şartta üstün olması gerektiğini belirten Öztürk, bu anlayışla hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.

Büyükşehir’e Armağan Elçin mi Geliyor! Haber

Büyükşehir’e Armağan Elçin mi Geliyor!

Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Avukat Armağan Elçin’in Başkan Vekilliği Adaylığı, Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da Memnuniyetle Karşılandı Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in hukuki süreci sonrası gündeme gelen Başkan Vekilliği seçiminde, Karacabey Belediye Meclis Üyesi ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Avukat Armağan Elçin’in isminin adaylar arasında geçmesi, Karacabey ve Mustafakemalpaşa kamuoyunda büyük bir heyecan ve memnuniyetle karşılandı. Armağan Elçin’in Başkan Vekilliği Adaylığına Geniş Destek Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da yerel halkın yoğun ilgisini çeken bu gelişme, Elçin’in kamuoyundaki güçlü itibarı ve belediye meclisindeki aktif rolüyle dikkat çekiyor. 2019 yılından bu yana Karacabey Belediye Meclisi’nde başarılı bir şekilde görev yapan Armağan Elçin, 2023 itibarıyla Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de etkili bir isim haline gelmişti. Elçin’in adaylık sürecinin, yalnızca Karacabey değil, Mustafakemalpaşa halkı tarafından da sevinçle karşılanması, onun yerel yönetimdeki tecrübelerinin ve insanlara dokunan liderlik özelliklerinin ne denli takdir edildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Meclis Çalışmalarındaki Etkili Performansı Armağan Elçin, iş hayatında yoğun bir temponun yanı sıra mesaisinin büyük bölümünü meclis çalışmalarına ayırarak, belediyecilik hizmetlerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Karacabey Belediye Meclisi’nde iki dönem boyunca aktif görevlerde bulunan Elçin, sonrasında Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ne de seçilerek daha geniş bir alanda hizmet etmeye devam etti. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde; İmar Komisyonu Başkanlığı, İçişleri Komisyonu Başkanlığı, Hukuk Komisyonu Başkanlığı ve Encümen üyeliği gibi kritik görevlerde bulunan Elçin, aynı zamanda Büyükşehir Başkanlık Divanı’ndaki göreviyle de dikkatleri üzerine topladı. Bu görevler, onun güçlü bir yönetici olarak hem yerel yönetimdeki hem de büyükşehirdeki çeşitli stratejik alanlardaki etkinliğini gözler önüne seriyor. Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da Beklenti Yükseldi Armağan Elçin’in Başkan Vekilliği için adaylık sürecinin Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da büyük bir beklenti yarattığı belirtiliyor. Elçin’in adaylığının, bölgedeki halkın, Elçin’in dürüstlüğüne ve etkin yöneticiliğine duyduğu güveni pekiştirdiği, aynı zamanda her iki ilçenin geleceği adına umut verici bir adım olarak değerlendirildiği vurgulanıyor. Toplumla Güçlü Bağlar Elçin, kamu hizmeti anlayışını yalnızca bürokratik görevler ve yasalar çerçevesinde değil, halkla güçlü iletişim kurarak da sürdürmekte. Yerel yönetim tecrübesiyle her zaman halkın yanında olmuş ve her iki ilçedeki insanlarla yakın ilişkiler kurarak onların ihtiyaçlarını dinleyip çözüm üretmeye özen göstermiştir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği için aday gösterilmesi, Elçin’in bu halkla kurduğu güçlü bağların ve halkın güveninin bir yansıması olarak da değerlendiriliyor. Avukat Armağan Elçin’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği adaylığı, yerel halkın desteğini arkasına alarak daha büyük bir sorumluluk üstlenmeye hazırlanıyor. Karacabey ve Mustafakemalpaşa’daki kamuoyunun Elçin’in bu yeni görevde de başarılı olacağına dair umutları oldukça yüksek.

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR Haber

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR

Bursa kamuoyunu yıllardır meşgul eden Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi projesine ilişkin tartışmalar, ÇATSANDER yönetiminin sert ve kapsamlı açıklamasıyla yeniden alevlendi. Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yapılan açıklamada, sürecin başından bu yana yaşananlar “kabul edilemez bir tablo” olarak nitelendirildi. Açıklamada en dikkat çekici vurgu, yaklaşık 3.200 Bursa esnafının mağduriyetinin uzun yıllardır giderilememesi oldu. ÇATSANDER yönetimi, bu gecikmenin ve ortaya çıkan sonuçların ardında ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirerek, kamuoyunun vicdanını hedef alan sert sorular yöneltti. “PROTOKOLÜ İMZALAYANLARIN AKIBETİ DİKKAT ÇEKİYOR” 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi protokolüne de dikkat çekilen açıklamada, sürece imza atan isimlerin sonrasında yaşadığı gelişmeler tek tek hatırlatıldı. Bu gelişmelerin tesadüf olup olmadığı kamuoyunun takdirine bırakılırken, sürecin şeffaflığı ciddi şekilde sorgulandı. “3 BİN ESNAFIN HAKKI NE OLDU?” İddialara göre: Proje kapsamında binlerce esnafın yer hakkı elinden çıktı Tapuların kooperatif yapısı üzerinden devredildiği öne sürüldü Bursa’daki siyasi temsilcilerin konuya sessiz kaldığı iddia edildi ÇATSANDER, özellikle Bursa milletvekillerine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “herkesin haberi var ama kimse konuşmuyor” diyerek tepkisini ortaya koydu. “7 BİN LİRALIK KOOPERATİFE MİLYARLIK PROJE” İDDİASI Açıklamanın en çarpıcı başlıklarından biri ise BESKOOP’un yapısına ilişkin iddialar oldu. Dernek, sermayesi yalnızca 7.000 TL olduğu öne sürülen bir kooperatifin, milyarlarca lira değerindeki sanayi arazisinin sahibi haline getirildiğini savundu. Bu durum şu ifadelerle eleştirildi: “Bu tabloyu ne hukuk açıklar ne vicdan. Bu, düpedüz bir peşkeştir.” “YENİ SUÇ DUYURULARI YOLDA” ÇATSANDER, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yeni suç duyurularına hazırlandığını da açıkladı. Sürecin yalnızca bir kurumla sınırlı olmadığını vurgulayan dernek, ilgili tüm yapıların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu. “BU HESAP KAPANMAYACAK” Açıklamanın en sert bölümlerinden birinde ise bazı kişi ve açıklamalara doğrudan tepki gösterildi. Yapılan beyanların gerçeği yansıtmadığı iddia edilerek, tüm açıklamaların tek tek kamuoyu önünde yanıtlanacağı belirtildi. Ayrıca, sürece ilişkin haber yapan bazı medya mensupları da eleştirildi; iddiaların araştırılmadan kamuoyuna sunulduğu öne sürüldü. “ADALET MUTLAKA TECELLİ EDECEK” ÇATSANDER yönetimi, açıklamasını kararlılık vurgusuyla tamamladı: Mücadelenin süreceği Tüm iddiaların yargıya taşınacağı Kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi Çataltepe sürecine ilişkin bu ağır iddialar ve sert çıkışlar sonrası gözler, hem yargı sürecine hem de adı geçen taraflardan gelecek açıklamalara çevrildi. Bursa kamuoyu ise yıllardır süren bu dosyada artık net ve şeffaf bir sonuç bekliyor.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur”

Bursa’da adalet tartışmaları sürerken, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, yargı ve hukukun bağımsızlığı konusundaki sert ve net duruşunu ortaya koydu. Öztürk, adaletin sadece bir kişi ya da makam için değil, herkes için, her koşulda ve hiçbir ayrım gözetmeden korunması gereken en temel değer olduğunu vurguladı. “Yargının Bağımsız Olmadığı Yerde Güven Olmaz” Öztürk, “Yargının bağımsız olmadığı bir yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde ne ekonomi büyür ne toplum huzur bulur” diyerek, hukukun siyasetin gölgesinde kalmasının toplumsal ve ekonomik felaketlere yol açacağını açıkça belirtti. DEVA Partisi olarak hiçbir güdümlü sürecin ve siyasi müdahalenin yargının üzerine düşmesini kabul etmediklerini söyleyen Öztürk, meseleyi kişisel ya da makam odaklı değil, hukukun siyasete göre şekillenip şekillenmediği meselesi olarak tanımladı. Siyasi Operasyonlara Net Tepki Öztürk, siyasi operasyon görüntüsü veren her adımın toplumun devlete olan inancını zedelediğini vurguladı. DEVA Partisi’nin duruşu nettir: Müdahalesiz, bağımsız ve tarafsız yargı Vicdanı hür hakimler ve savcılar Hukukun üstünlüğü Kim olursa olsun, hakkın ve hukukun dışında atılan her adımın karşısında duracaklarını kaydeden Öztürk, “Çünkü biliyoruz ki; adalet yoksa, hiçbir şey yoktur” diyerek sert ve meydan okuyan mesajını sonlandırdı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın açıklaması, hukukun siyasete kurban edilmesine karşı sert bir duruş niteliğinde. Öztürk’ün mesajı, yalnızca siyasi tartışmalara değil, Türkiye’nin gelecekteki hukuk ve demokrasi yoluna dair net ve meydan okuyan bir uyarı olarak öne çıkıyor.

CHP Bursa: Bursalıların iradesine darbe Haber

CHP Bursa: Bursalıların iradesine darbe

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasına CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan sert tepki geldi. Yeşiltaş, operasyonu “Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik siyasi operasyonların yeni bir halkası” olarak nitelendirerek, sürecin sandık iradesine açık bir müdahale olduğunu savundu. Yeşiltaş, yazılı açıklamasında Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasını, “doğrudan Bursalıların iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelik açık bir müdahale” olarak değerlendirdi. Sandıkta tecelli eden millet iradesini hiçe sayan bu yaklaşımın asla kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, “Unutulmamalıdır ki milletin iradesi yok sayılamaz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Bozbey hakkında yürütülen sürecin 10 yıl öncesine ait olduğu iddia edilen bir dosyayla ilişkilendirilerek yıllar sonra gündeme getirilmesinin hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi. Yeşiltaş, “Hukuk, siyaseti dizayn etmenin bir aracı haline getirilemez. Bu tür uygulamalar, adalet duygusunu zedelediği gibi halkın hukuka olan güvenini de derinden sarsmaktadır” dedi. “31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde şafak operasyonu” Yeşiltaş, operasyonun zamanlamasına da dikkat çekerek, Bozbey’in tam da Bursa halkının iradesiyle seçildiği gün olan 31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde bir şafak operasyonuyla gözaltına alınmasının asla kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaçma şüphesi bulunmayan, çağrılsa ifadeye gidebilecek olan Bozbey’in halkın arasında çalışan bir belediye başkanı olduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu operasyonun hukuki değil, tamamen siyasi olduğu apaçık ortadadır” ifadelerini kullandı. “Saat 19.00’da belediye binası önünde buluşuyoruz” CHP’li isim, halkın iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini belirterek, Bozbey’in bir an önce serbest bırakılarak görevinin başına dönmesinin vicdan sahibi her yurttaşın en temel beklentisi olduğunu söyledi. Yeşiltaş, bu doğrultuda halkın iradesinin gasp edilmesine itiraz eden herkesi saat 19.00’da Bursa Büyükşehir Belediye Binası (Ankara Yolu) önüne beklediklerini duyurdu. Açıklamasını “Hiçbir güç, halkın iradesinden üstün değildir” sözleriyle tamamlayan Yeşiltaş, demokrasiye, hukuka ve adalete olan inançlarıyla Bursa halkının seçilmiş iradesine sahip çıkmayı sürdüreceklerini kaydetti. “31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde şafak operasyonu” Yeşiltaş, operasyonun zamanlamasına da dikkat çekerek, Bozbey’in tam da Bursa halkının iradesiyle seçildiği gün olan 31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde bir şafak operasyonuyla gözaltına alınmasının asla kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaçma şüphesi bulunmayan, çağrılsa ifadeye gidebilecek olan Bozbey’in halkın arasında çalışan bir belediye başkanı olduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu operasyonun hukuki değil, tamamen siyasi olduğu apaçık ortadadır” ifadelerini kullandı. “Saat 19.00’da belediye binası önünde buluşuyoruz” CHP’li isim, halkın iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini belirterek, Bozbey’in bir an önce serbest bırakılarak görevinin başına dönmesinin vicdan sahibi her yurttaşın en temel beklentisi olduğunu söyledi. Yeşiltaş, bu doğrultuda halkın iradesinin gasp edilmesine itiraz eden herkesi saat 19.00’da Bursa Büyükşehir Belediye Binası (Ankara Yolu) önüne beklediklerini duyurdu. Açıklamasını “Hiçbir güç, halkın iradesinden üstün değildir” sözleriyle tamamlayan Yeşiltaş, demokrasiye, hukuka ve adalete olan inançlarıyla Bursa halkının seçilmiş iradesine sahip çıkmayı sürdüreceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.