Hava Durumu

#Hak Kaybı

Gürsu Haber - Hak Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hak Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır” Haber

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır”

Emekli ve emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekmek amacıyla Bursa’da düzenlenecek basın açıklaması öncesinde önemli bir çağrı yapıldı. Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, tüm emekli ve emekçi kesimleri yarın gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti. Özüpak, organizasyona öncülük eden Mihriban Uğurlu’ya teşekkür ederek, emeklilikte yaşanan sorunların kamuoyuna daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yeni mağduriyetlere dikkat çekildi. “EYT düzenlemesi sonrasında emeklilik hakkı hâlâ tam anlamıyla sağlanmış değildir” diyen Özüpak, birçok çalışanın emeklilik için uzun yıllar daha beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. Bu durumun sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Özüpak, “1 dakika, 1 saat, 1 gün farkla insanlara 17-20 yıl ek süre yüklenmesi kabul edilemez” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Basın açıklamasında, emeklilik sistemindeki adaletsizliklere karşı ortak bir duruş sergilenmesi hedefleniyor. “Mezarda emekliliğe hayır” sloganıyla yapılacak buluşmada, hak kaybı yaşayan vatandaşların sesini duyurması bekleniyor. Özüpak ayrıca, yalnızca kendi hakları için değil, gelecek nesillerin sosyal güvencesi için de mücadele ettiklerini belirterek, tüm emekçileri dayanışmaya çağırdı. “Hakkını arayan, ‘hak ettiğim emekliliği istiyorum’ diyen herkesle Bursa’da buluşacağız” ifadelerini kullandı. Gönül başkanın da katılım sağlayacağı basın açıklamasının, emeklilik sistemiyle ilgili taleplerin kamuoyuna taşınmasında önemli bir adım olması bekleniyor. Yetkililere çağrıda bulunan EMEDFED temsilcileri, emeklilikte yaşanan sorunların kalıcı ve adil çözümlerle giderilmesini talep ederken, Bursa’daki buluşmanın bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını vurguladı.

“Memur Emeklisi İsyanda: ‘Hakkımız Olan Maaşın Yarısını Alıyoruz!’” Haber

“Memur Emeklisi İsyanda: ‘Hakkımız Olan Maaşın Yarısını Alıyoruz!’”

Seyyanen Zam Krizi Büyüyor: Hukuk, Sistem ve Gerçekler Karşı Karşıya Türkiye’de milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren maaş tartışması giderek daha sert bir zemine kayıyor. Özellikle “seyyanen zam”ın emekli maaşlarına yansıtılmaması, sosyal medyada büyüyen bir hak arayışına dönüşürken; konu artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve sistemsel bir kriz olarak değerlendiriliyor. Memur emeklileri, kazanılmış haklarının yok sayıldığını savunurken; bazı uzmanlar ise mevcut sistemin zaten bu şekilde işlediğini ve yapılan itirazların hukuki zemininin tartışmalı olduğunu dile getiriyor. “Kanun Açık” Diyenler: ‘Memura Ne Veriliyorsa Emekliye de Verilmeli’ Hak arayışında olan emekliler, dayanak olarak Anayasa ve ilgili mevzuatı gösteriyor. Özellikle: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu çerçevesinde, memura yapılan artışların emekliye de yansıtılması gerektiği savunuluyor. Emekliler bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Biz ayrıcalık değil, kanunun bize verdiği hakkı istiyoruz. İkramiye değil, sadaka değil; alın terimizin karşılığını talep ediyoruz.” Karşı Görüş: “Sistem Baştan Böyle Kuruldu” Ancak bu iddialara karşı çıkan ve kendisi de emekli olduğunu belirten kesimler, tartışmaya farklı bir boyut getiriyor. Bu görüşe göre: Emekli maaşları doğrudan hükümet tarafından değil, SGK ve Emekli Sandığı sistemi üzerinden belirleniyor. Maaşlar, memurun görevdeyken sahip olduğu unvan ve keseneğe tabi gelirleri üzerinden hesaplanıyor. Tazminat, ek ödeme ve seyyanen zam gibi kalemler keseneğe tabi olmadığı için emekli maaşına yansımıyor. Bu görüşü savunanlar net konuşuyor: “Bugün tartışılan şey yeni değil. Bu sistem yıllardır böyle işliyor. Değişmesini istiyorsanız yeni yasa gerekir.” Oran Tartışması: Gerçekten Kayıp mı Var? Tartışmanın bir diğer boyutu ise maaş bağlama oranları. Geçmişte %75 seviyelerinde olan aylık bağlama oranlarının bugün %50’lere kadar gerilediği eleştirisi yapılırken, karşı görüş bunun eksik bir değerlendirme olduğunu savunuyor: “Bugünkü oranlar tek başına kıyaslanamaz. Memur maaş yapısı değişti. Bazı kalemler artırıldı ama keseneğe dahil edilmedi. Bu da emekli maaşını etkiledi.” “Ek Ödeme Var” Argümanı Sistemi savunanlara göre emeklilere zaten çeşitli ek ödemeler yapılıyor: %4 oranındaki eski vergi iadesi sistemi %6 oranındaki ilave ödeme Toplamda yaklaşık %10’luk bir ek ödemenin hâlâ emekli maaşlarına yansıdığı ve bunun e-Devlet sisteminde görülebildiği ifade ediliyor. Emekliler Ne Diyor? “Bu Teknik Açıklamalar Açlığı Durdurmuyor” Ancak sahadaki emekli için bu teknik detayların pek bir anlamı yok. Artan hayat pahalılığı karşısında maaşların eridiğini belirten emekliler, durumu çok daha sert ifadelerle dile getiriyor: “Sistem böyleydi demek çözüm değil. Biz bugün geçinemiyoruz. Maaşımız yarıya düştü. Her yerden darbe yiyoruz.” “Domino Etkisi” Uyarısı: Sistem Çöküyor mu? Seyyanen zamın emeklilere yansıtılmaması, bazı kesimler tarafından “domino etkisi” olarak tanımlanıyor. İddiaya göre: Aktif memur ile emekli arasındaki maaş farkı açılıyor Sistem içindeki denge bozuluyor Emeklilik cazibesini kaybediyor Kamu personel rejimi uzun vadede zarar görüyor Bu görüşü savunanlar oldukça sert: “Bu sadece bir maaş meselesi değil. Bu, sistemin çöküşüdür.” Siyasi Eleştiri: “Sorun Biliniyor Ama Çözüm Yok” Tartışma giderek siyasi bir boyut da kazanıyor. Emekliler, iktidarın sorunu görmesine rağmen çözüm üretmediğini iddia ediyor: “Mesele bilinmiyor değil. Ama tercih edilmiyor. Çünkü emekliden tasarruf ediliyor.” Daha Derin Sorun: “Adalet ve Liyakat” Konu yalnızca maaş tartışmasıyla sınırlı kalmıyor. Sisteme yönelik güven kaybı da açık şekilde dile getiriliyor: Atamalarda liyakat tartışmaları Gençlerin geleceğe dair kaygıları Kamu sistemine olan güvenin zayıflaması Bu noktada eleştiriler daha da sertleşiyor: “Adalet ve liyakat olmadan hiçbir hak iadesi olmaz. Sorun maaş değil, sistem sorunu.” ÇÖZÜM NEREDE? Ortaya çıkan tablo net: Emekliler hak kaybı yaşadığını düşünüyor Sistem savunucuları mevcut yapının hukuka uygun olduğunu söylüyor Çözüm ise ancak yeni bir yasal düzenleme ile mümkün görünüyor “Bu Tartışma Daha Büyüyecek” Memur emeklisinin maaş meselesi artık bireysel bir serzeniş olmaktan çıkmış durumda. Ekonomik krizle birleşen bu sorun, önümüzdeki süreçte hem hukuki hem de siyasi açıdan daha büyük bir tartışmanın fitilini ateşleyecek gibi görünüyor. Çünkü mesele sadece maaş değil; güven, adalet ve gelecek meselesi.

MEMUR EMEKLİLERİNDEN SERT TEPKİ: “HAKKIMIZI VERİN, SADAKA DEĞİL ADALET İSTİYORUZ” Haber

MEMUR EMEKLİLERİNDEN SERT TEPKİ: “HAKKIMIZI VERİN, SADAKA DEĞİL ADALET İSTİYORUZ”

Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisi, 2023 yılı Temmuz ayında memurlara verilen seyyanen ilave ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadıklarını belirterek hükümete sert tepki gösteriyor. Memur emeklileri, söz konusu düzenlemenin yalnızca çalışan memurlara uygulanmasının hukuka, sosyal güvenlik sisteminin temel mantığına ve seçim öncesi verilen sözlere aykırı olduğunu savunuyor. Memur emeklileri tarafından sosyal medyada başlatılan #MemurEmeklisineAdalet etiketi kısa sürede geniş destek bulurken, emekliler yıllardır süren hak kaybının artık dayanılmaz bir noktaya ulaştığını ifade ediyor. “SEYYANEN ZAM MEMUR EMEKLİSİNE DE YANSIMALIYDI” Emekliler, 2023 Temmuz ayında memurlara verilen seyyanen ilave ödemenin, mevcut mevzuat ve sosyal güvenlik sistemi gereği memur emeklilerinin maaşlarına da otomatik olarak yansıtılması gerektiğini vurguluyor. Memur emeklilerine göre memur maaşları ile memur emeklisi aylıkları arasında doğrudan ve doğal bir bağ bulunuyor. Çünkü emekli maaşları, aktif görevdeki memurların maaş sistemine bağlı olarak belirleniyor. Bu nedenle memurlara yapılan artışların emeklilere yansımaması, emeklilere göre: Sosyal güvenlik sisteminin temel mantığını bozuyor Memur ve memur emeklileri arasındaki bağı koparıyor Emeklileri sistematik olarak yoksullaştırıyor Emekliler ayrıca, bu durumun anayasal mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini de dile getiriyor. “34 AYDIR HER AY BÜYÜYEN HAK KAYBI” Memur emeklilerinin hesaplamalarına göre, seyyanen artışın emekli maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle yaklaşık 34 aydır her ay ortalama 22 bin TL civarında bir gelir kaybı oluştuğu iddia ediliyor. Bu durumun toplamda yüz binlerce lirayı bulan bir hak kaybına dönüştüğünü ifade eden emekliler, yaşanan tabloyu şu sözlerle özetliyor: “Bu bir zam talebi değildir. Bu, zaten verilmesi gereken bir hakkın gasp edilmesidir.” SEÇİM ÖNCESİ VERİLEN SÖZLER GÜNDEME GELDİ Memur emeklilerinin tepkisinin merkezinde ise 2023 seçimleri öncesinde yapılan açıklamalar yer alıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Mayıs 2023 tarihinde yaptığı konuşmada memurlara yapılacak artışların memur emeklilerinin aylıklarına da yansıtılacağını ifade etmişti. Ancak emekliler, Temmuz ayında yürürlüğe giren düzenlemede seyyanen artışın yalnızca çalışan memurlara uygulanmasının bu sözlerle çeliştiğini savunuyor. Bu nedenle emekliler, verilen sözlerin yerine getirilmesini talep ediyor. “SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ SADAKA DAĞITMA YERİ DEĞİLDİR” Memur emeklileri yaptıkları açıklamalarda sosyal güvenlik sisteminin yardım veya bağış sistemi değil, prim esasına dayanan bir hak sistemi olduğunu vurguluyor. Emeklilere göre: Emekli maaşı sosyal yardım değildir Emeklilik bir lütuf değil kazanılmış bir haktır Emeklilik sistemi siyasi tercihlere göre değiştirilemez Emekliler, sosyal güvenlik sisteminin; prim gün sayısı hizmet süresi kesenek oranı çalışma statüsü yaş ve eğitim gibi somut ve yazılı kriterlere dayandığını, bu nedenle sistemin siyasi popülizm uğruna değiştirilemeyeceğini ifade ediyor. “20 MİLYONLUK SEÇMEN GÜCÜ” Memur emeklileri ayrıca siyasi açıdan da güçlü bir seçmen kitlesi olduklarını hatırlatıyor. Yapılan değerlendirmelere göre: 2,5 milyon memur emeklisi yaklaşık 4 milyon aktif memur aileleriyle birlikte yaklaşık 20 milyonluk bir seçmen kitlesi bu sorunun doğrudan muhatabı durumunda. Bu nedenle memur emeklileri yaklaşan seçim süreçlerinde bu konunun sandıkta karşılık bulacağını belirtiyor. “SESSİZ KALMAYACAĞIZ” Memur emeklileri, sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrılarda mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek şu mesajı veriyor: “Biz yardım istemiyoruz. Sadaka istemiyoruz. Fitre istemiyoruz. Biz sadece anayasal hakkımız olan gerçek maaşımızı istiyoruz. Memur emeklisine adalet sağlanana kadar susmayacağız.”

Emekli Memurlardan Hak Arayışında Yeni Perde! Haber

Emekli Memurlardan Hak Arayışında Yeni Perde!

Emekli memurlar öncülüğünde emekli memurların gündeme taşıdığı “seyyanen ilave ödeme” tartışması, sosyal güvenlik sistemine yönelik en sert çıkışlardan birine dönüştü. Emek örgütleri, seyyanen artışın bir lütuf değil, Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmış kazanılmış hak olduğunu vurgulayarak, 34 aydır ödenmeyen tutarların açık bir hak kaybı olduğunu savundu. Emekli memurlar adına yapılan açıklamalarda, “Seyyanen ilave ödeme emekli memurun müktesep hakkıdır. Anayasaya ve kanunlara aykırı uygulamalarla hukuksuzca el konulamaz” denildi. Açıklamada, söz konusu ödemenin ötelenmesinin ya da görmezden gelinmesinin yalnızca idari bir tasarruf değil, doğrudan kul hakkı ihlali olduğu ifade edildi. “EN BÜYÜK KAMU HABERİ: 35 AYDIR ÖDENMEYEN HAK” Emekli memurların temsilcileri, 35 aydır hak ettikleri ödemeyi alamadıklarını ve bazı emekli memur maaşlarının asgari ücretin altında kaldığını belirterek durumu “vahim ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Açıklamada, “Bu konuyu teğet geçenin ya dünyadan haberi yoktur ya da bir kasıt vardır. Ortası yok” ifadeleriyle kamuoyuna ve yetkililere sert mesaj verildi. Sosyal güvenlik sisteminde 2008 öncesi ve sonrası ayrımına da dikkat çekilen değerlendirmelerde, her iki grubun da haklarının yasalarla belirlendiği, ancak kanun dışı uygulamalarla ortaya çıkan hak kayıplarının kabul edilmeyeceği dile getirildi. “Kanunlar dışındaki hak kayıplarını kabullenmemiz mümkün değildir” denildi. “SSK YARDIM KURULUŞU DEĞİLDİR” Açıklamada, sosyal güvenlik sisteminin temel mantığına da vurgu yapıldı: “SSK bir yardım kuruluşu değildir. Emekli, primleri karşılığı maaş alır.” Emekliliğin bir sosyal yardım değil, yıllarca ödenmiş primlerin karşılığı olduğu hatırlatılarak, seyyanen ilave ödemenin de bu çerçevede yasal bir hak olduğu belirtildi. Emekli memurlar, “En düşük emekli” tanımına da tepki göstererek, her emeklinin bağlı bulunduğu yasa çerçevesinde maaş aldığını, keyfi sınıflandırmalarla haklarının budanamayacağını ifade etti. “En düşük diye bir emekli yoktur” denilen açıklamada, maaşların yetersizliğinin sistemsel bir adaletsizlik olduğu savunuldu. “MÜCADELE DAHA DA BÜYÜYECEK” Emek örgütleri, emekli memurların ayrımcı politikalara kurban edildiğini öne sürerek, bu durum karşısında sessiz kalmayacaklarını duyurdu. Sosyal medya üzerinden yürütülen #MemurEmeklisineAdalet ve #EmekliMemur etiketli kampanyaların büyütüleceği, demokratik ve hukuki tüm yolların sonuna kadar kullanılacağı belirtildi. Yapılan değerlendirmelerde, emeklilerin hayatlarının son döneminde geçim derdiyle baş başa bırakılmasının sosyal devlet ilkesine ağır darbe olduğu vurgulanarak, “Yapacak, oyalanacak hiçbir şey bırakmadılar hayatımızın son deminde” sözleriyle yaşanan mağduriyetin boyutu ortaya kondu. Emekli memurların çağrısı net: Seyyanen ilave ödeme derhal ve eksiksiz biçimde hayata geçirilmeli, 34 aylık kayıp telafi edilmeli ve sosyal güvenlikte adalet gecikmeden sağlanmalı. Aksi halde, yükselen tepkinin daha geniş ve daha örgütlü bir hak arama mücadelesine dönüşeceği mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.