Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güven Erozyonu

Gürsu Haber - Güven Erozyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven Erozyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!” Haber

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!”

Orhangazi kamuoyunda yankı uyandıran su tarifesi tartışmaları, Demokrat Parti cephesinden gelen çok sert açıklamayla yeni bir boyut kazandı. Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, seçim öncesi verilen vaatlerin tam tersine hareket edildiğini belirterek, yerel yönetimi ağır sözlerle eleştirdi. Bekar, yaptığı kapsamlı açıklamada özellikle Mustafa Bozbey üzerinden yürüyen süreçte kamuoyuna sunulan “indirim” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Seçim döneminde vatandaşın ekonomik yükünü hafifletme vaadiyle oy talep edildiğini hatırlatan Bekar, şu ifadelerle tepki gösterdi: “Ne oldu o vaatlere? Hani suya indirim yapılacaktı? Hani vatandaşın cebine nefes aldırılacaktı? Daha koltuğa oturur oturmaz yüzde 16 zamla karşı karşıya bırakılan bir halk var! Bu mudur sosyal belediyecilik, bu mudur verilen sözlerin karşılığı?” Bekar, açıklamasında zam kararının yalnızca ekonomik bir düzenleme değil, aynı zamanda siyasi bir güven erozyonu anlamına geldiğini vurguladı. Vatandaşın artan hayat pahalılığı altında ezildiğini belirten Bekar, su gibi temel bir ihtiyaç üzerinden yapılan artışların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. “Bugün Orhangazi’de yaşayan her bir vatandaş, faturalarına baktığında verilen sözlerle karşılaştığı gerçek arasındaki uçurumu net şekilde görüyor. Bu zam, sadece bir fiyat artışı değil; aynı zamanda seçmene karşı açık bir hayal kırıklığıdır. Seçim meydanlarında alkış almak kolay, ama o sözlerin arkasında durmak sorumluluk ister.” Demokrat Parti İlçe Başkanı, yerel yönetimi şeffaflıktan uzak olmakla da eleştirerek, alınan kararların gerekçelerinin kamuoyuna açık ve net bir şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti. Bekar, belediye yönetiminin halktan kopuk bir anlayış sergilediğini öne sürerek, şu sert sözlerle açıklamasını sürdürdü: “Vatandaşın sırtına yük bindirerek yönetim olmaz! Bu anlayış, milletin aklıyla alay etmektir. Eğer gerçekten halkçı bir belediyecilik iddiası varsa, önce verilen sözler tutulur, sonra yeni adımlar atılır. Ama görüyoruz ki, sözler bir kenara bırakılmış, zamlar hız kesmeden devam ediyor.” Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Bekar, zam kararının yeniden gözden geçirilmesini talep etti ve şu ifadelerle sözlerini tamamladı: “Orhangazi halkı bunu hak etmiyor. Bu yanlıştan derhal dönülmeli, verilen sözlerin gereği yapılmalıdır. Aksi halde bu güven kaybının siyasi bedeli ağır olacaktır.” Bu sert açıklama, Orhangazi’de su tarifeleri üzerinden büyüyen tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da alevleneceğine işaret ediyor.

KANUN BAŞKA, UYGULAMA BAŞKA: “GENELGE” İLE YETKİ GENİŞLETME TARTIŞMASI BÜYÜYOR Haber

KANUN BAŞKA, UYGULAMA BAŞKA: “GENELGE” İLE YETKİ GENİŞLETME TARTIŞMASI BÜYÜYOR

Son dönemde hayvanların korunmasına ilişkin yürürlüğe giren düzenlemelerin uygulama biçimi, hukuk devleti ilkesini doğrudan ilgilendiren sert bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle “genelge” yoluyla yapılan uygulamaların, kanunun açık sınırlarını aşarak idareye geniş ve tartışmalı bir takdir alanı sunduğu yönündeki eleştiriler kamuoyunda giderek yükseliyor. “Kanun Koruyor” Denirken, Uygulama Toplama Odaklı mı? Yeni düzenlemede hayvanların korunmasına ilişkin çerçeve çizilmiş olmasına rağmen, sahadaki uygulamaların bu çerçevenin ruhuyla örtüşmediği iddia ediliyor. Eleştirilerin odağında ise idarenin genelgeler aracılığıyla kanun kapsamını fiilen genişletmesi var. Hukukçulara göre, kanun ile idari genelge arasında hiyerarşik bir ilişki bulunuyor. Normlar hiyerarşisinde kanun üst normdur; genelge ise kanunun uygulanmasına yönelik talimat niteliği taşır. Bu nedenle genelge ile kanunun kapsamı genişletilemez, amacı değiştirilemez ve sınırları aşan bir yorum getirilemez. Aksi halde hukuk devleti yerine “talimat devleti” anlayışının doğacağı uyarısı yapılıyor. Sahadan gelen bilgiler ise “koruma esaslı” bir düzenlemenin uygulamada “toplama odaklı” bir pratiğe dönüştüğü yönünde. Bu durum yalnızca hayvan hakları açısından değil, idarenin yetki kullanımı bakımından da ciddi bir sorgulamayı beraberinde getiriyor. Takdir Yetkisi Sınırsız mı? İdarenin takdir yetkisi vardır; ancak bu yetki mutlak ve sınırsız değildir. Kanuna uygunluk, ölçülülük ve kamu yararı ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Kanunun lafzına ve ruhuna aykırı bir genişletici yorum, idari işlemi hukuki tartışmaya açık hale getirir. Uzmanlara göre, “genelgeyle genişletme” pratiği, normlar hiyerarşisinin ihlali anlamına gelir. Bu da idari işlemlerin iptaline kadar uzanabilecek hukuki süreçleri tetikleyebilir. Tartışma büyüdükçe mesele yalnızca hayvanların korunması ekseninde kalmayacak; doğrudan hukuk devleti ilkesinin sınanmasına dönüşecektir. “Mesele Teknik Değil, Vicdani” Konuya ilişkin değerlendirmelerde öne çıkan bir başka vurgu ise şu: “Bu mesele artık teknik değil, vicdani.” Kanun başka, uygulama başka bir yöne evrildiğinde toplumda güven erozyonu oluşur. Hukuk devletinde normların öngörülebilirliği esastır. Kanun bir şeyi tanımlıyor, idare ise uygulamada başka bir çerçeve çiziyorsa, bu durum kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yaratır. Hayvanların korunmasına ilişkin düzenlemeler, geniş bir toplumsal hassasiyeti içinde barındırıyor. Bu nedenle uygulamanın şeffaf, denetlenebilir ve kanuna birebir uygun olması gerektiği belirtiliyor. Aksi halde koruma amacıyla çıkarılan bir düzenleme, uygulamada hak ihlali iddialarının merkezine oturabilir. Hukuk Devleti mi, Talimat Devleti mi? Hukuk devleti ilkesinde normlar hiyerarşisi tartışma konusu değildir: Kanun idari genelgenin üzerindedir. Genelge kanunu genişletemez, daraltamaz, amacını değiştiremez. Bu sınır aşıldığında sorun yalnızca uygulama hatası olmaktan çıkar; sistemsel bir soruna dönüşür. Geldiğimiz noktada soru nettir: Kanun mu uygulanıyor, yoksa genelge ile yeni bir fiili düzen mi inşa ediliyor? Tartışma büyürse, zarar yalnızca hayvanlara değil, kamu yönetimine duyulan güvene de sirayet edecek. Çünkü hukuk devleti, kanunla konuşur; talimatla değil.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.