Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gümrük Vergisi

Gürsu Haber - Gümrük Vergisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gümrük Vergisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil'den Çataltepe ve Tekstil Sektörü İçin Sert Çıkış: "18 Yıllık Kör Düğüm Çözülmeli, Adalet Haber

Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil'den Çataltepe ve Tekstil Sektörü İçin Sert Çıkış: "18 Yıllık Kör Düğüm Çözülmeli, Adalet

Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil, bir yandan tekstil sektörünü zorladığını belirttiği bükümlü iplik ithalatındaki yaklaşık yüzde 600 oranındaki gümrük vergisinin kaldırılmasını isterken, diğer yandan Bursa Çataltepe Sanayi Sitesi sürecine ilişkin 18 yıldır çözülemeyen sorunların da tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu. Çitil, kamuoyunda yıllardır tartışılan sürecin bütün yönleriyle aydınlatılması ve mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan tekstilin ağır maliyet baskısı altında üretim mücadelesi verdiğini belirten Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil, bükümlü iplik ithalatına uygulandığını ifade ettiği yaklaşık yüzde 600 oranındaki gümrük vergisinin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Artan maliyetler, daralan ihracat pazarları ve finansmana erişim sıkıntılarının sektörü her geçen gün daha fazla baskıladığını belirten Çitil, üretimin önünü açacak düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. "Bu Vergi Neden Hâlâ Kaldırılmıyor?" Bükümlü ipliğin birçok tekstil üretiminde temel girdilerden biri olduğuna dikkat çeken Çitil, yüksek gümrük vergisinin üretim maliyetlerini artırarak Türk tekstil sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini savundu. Çitil, "Tekstil sektörünü rahatlatacak olan bükümlü iplik ithalatındaki yaklaşık yüzde 600 oranındaki gümrük vergisi neden kaldırılmıyor? Bu uygulama hangi gerekçeyle devam ettiriliyor? Üreticinin önünü açacak adımların atılması gerekirken maliyetleri artıran bu uygulamanın sürdürülmesi sektörümüzde ciddi soru işaretleri oluşturuyor." dedi. "Çataltepe Dosyası Artık Tamamen Aydınlatılmalı" Aydın Çitil, açıklamasında Bursa'da yaklaşık 18 yıldır kamuoyunun gündeminde bulunan Çataltepe Sanayi Sitesi sürecine de değinerek, yaşananların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. Çitil, yıllardır çözüm bekleyen dosyada kamuoyunun cevap beklediği çok sayıda soru bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Çataltepe süreci artık bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Kim mağdur edildi? Kimler hangi işlemleri yaptı? Sürecin hangi aşamalarında hangi kararlar alındı? Hangi kurumlar nasıl hareket etti? Tüm bunların şeffaf biçimde ortaya çıkarılması gerekmektedir." "Kamuoyunun Cevap Beklediği Sorular Var" Çitil, yıllardır cevaplanmadığını savunduğu soruların bağımsız ve tarafsız şekilde incelenmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: "Kimlerin hangi sorumluluğu bulunduğu, kimlerin hangi işlemlerde rol aldığı, kamu gücünün mevzuata uygun kullanılıp kullanılmadığı, TOKİ'nin süreçte doğru bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve kamuoyunda uzun süredir dile getirilen tüm iddialar hukukun denetiminde açıklığa kavuşturulmalıdır." Yaklaşık 3 bin 200 Bursa esnafının uzun yıllardır mağduriyet yaşadığını savunan Çitil, bu mağduriyetin giderilmesinin artık ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu ifade etti. "18 Yıldır Açıklanamayan Gerçekler Ortaya Çıkarılmalı" Çitil, yıllardır devam eden hukuki süreçlerin toplum vicdanını rahatsız ettiğini belirterek, kamuoyunda dile getirilen iddiaların tamamının bağımsız yargı tarafından açıklığa kavuşturulmasının önem taşıdığını söyledi. "18 yıldır kamuoyunun cevabını beklediği gerçekler ortaya çıkarılmalıdır. Dosyalar şeffaf biçimde incelenmeli, varsa sorumlular hukuk önünde hesap vermeli, haksızlığa uğrayanların mağduriyetleri ise gecikmeden giderilmelidir." ifadelerini kullandı. "Adaletin Tecelli Etmesinin Önü Açılmalıdır" Aydın Çitil, açıklamasının sonunda yargı makamlarına çağrıda bulunarak, Çataltepe dosyasının tüm yönleriyle değerlendirilmesini istedi. "Adaletin bir an önce tecelli etmesinin önü açılmalıdır. Yaklaşık 18 yıldır devam eden bu sürecin bütün yönleriyle aydınlatılması, kamu vicdanının rahatlatılması ve mağduriyetlerin giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Hukuk devletinin gereği olarak tüm iddialar bağımsız yargı tarafından incelenmeli, gerçekler ortaya çıkarılmalıdır." Çitil, tekstil sektörünün üretim gücünün korunması için ekonomik düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi, Çataltepe sürecinde ise yıllardır bekleyen soruların hukuki zeminde açıklığa kavuşturulmasının hem Bursa hem de binlerce esnaf açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Savaş, plastik sektörünü derinden etkiliyor Haber

Savaş, plastik sektörünü derinden etkiliyor

ABD ile İran arasında yaşanan savaşın küresel enerji ve hammadde piyasaları üzerindeki etkileri giderek belirginleşmektedir. Plastik ambalaj sektörü ise petrol ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı yapısı nedeniyle bu gelişmelerden en hızlı etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Bursa Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Kağan Yeşil, yaptığı değerlendirmede jeopolitik gerilimin özellikle üretim maliyetleri, lojistik süreçleri ve istihdam üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. BURPAS Başkanı Kağan Yeşil’in yaptığı açıklamaya kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Amerika-İran savaşının küresel enerji ve petrokimya piyasalarında yarattığı kaosun Türkiye plastik sektörünü doğrudan vurduğunu büyük bir endişeyle gözlemliyoruz. Savaşın başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye trafiğinin felç olması, petrol fiyatlarının hızla 100 dolar/varilin üzerine çıkması ve Orta Doğu petrokimya ihracatının durma noktasına gelmesi, sektörümüzün temel taşlarını sarsmıştır. Plastik ambalaj üreticileri başta olmak üzere, hammadde olarak polietilen (PE), polipropilen (PP), PET ve diğer petrokimyasalları kullanan tüm firmalarımız ağır bir darbe almaktadır. Üretim maliyetlerindeki artış kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır Savaşın ilk haftalarından itibaren petrol ve türevleri fiyatlarındaki %60’ın üzerindeki sıçrama, plastik hammadde maliyetlerini aynı oranda yükseltmiştir. Bugün bir ton PE granülün maliyeti önceki seviyelerin neredeyse iki katına çıkmıştır. Bu durum, Bursa’da faaliyet gösteren yüzlerce ambalaj üreticisinin rekabet gücünü yok etmekte, ihaleli kamu projelerinde sabit fiyatla çalışan firmalarımızı iflas riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Maliyet artışı doğrudan son ürüne yansımakta; su şişesi, gıda ambalajı, tarım filmi gibi temel ürünlerde bile %25-30’luk fiyat artışları yaşanmaktadır. Lojistik zincirimiz tamamen çökmek üzere Hürmüz Boğazı üzerinden gelen Orta Doğu hammaddelerinin sevkiyatı durmuş, alternatif rotalar (Afrika çevresi) nedeniyle navlun maliyetleri ve sigorta primleri katlanmıştır. Yakıt fiyatlarındaki yükseliş, karayolu ve denizyolu taşımacılığını da vurmuştur. Bursa'daki fabrikalarımız hammadde tedarikinde gecikmeler yaşamakta, stoklar tükenmekte ve üretim hatları durma riskiyle yüz yüzedir. Bu lojistik kriz, sadece maliyetleri değil, teslimat sürelerini de uzatmakta ve ihracat siparişlerimizi tehlikeye atmaktadır. İstihdam üzerindeki tehdit ise en büyük kaygımızdır Sektörümüz Bursa’da on binlerce doğrudan ve dolaylı istihdam sağlamaktadır. Üretim maliyetlerindeki bu aşırı artış, kapasite düşüşüne, vardiya azaltmalarına ve maalesef işten çıkarmalara yol açmaktadır. Eğer hükümetimiz acil müdahale etmezse, önümüzdeki aylarda binlerce nitelikli işçimiz işsiz kalma riskiyle karşı karşıyadır. Plastik ambalaj sektörü gıda güvenliğinden tıbbi malzemelere kadar stratejik bir rol oynamaktadır; istihdam kaybı sadece ekonomik değil, sosyal bir kriz demektir. BURPAS olarak bu krizi “geçici” olarak görmüyoruz; aksine, yapısal bir kırılganlığın ortaya çıktığını düşünüyoruz. Türkiye’nin petrokimya ithalat bağımlılığını azaltmak için yerli üretim yatırımlarının hızlandırılması, ithal hammaddelerdeki ilave gümrük vergisi, anti-damping ve gözetim uygulamalarının derhal askıya alınması ve kamu ihalelerinin revize edilmesi şarttır. Sektör durma noktasına gelmiştir. Hükümetimizi, TOBB’u, PLASFED’i ve ilgili bakanlıklarımızı acil toplantıya davet ediyoruz. Sektörümüzün ayakta kalması, Türkiye ekonomisinin ayakta kalması demektir. BURPAS üyeleri olarak her zaman olduğu gibi üretmeye, istihdam yaratmaya ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Ancak bu savaşın yarattığı yükü tek başımıza taşıyacak gücümüz kalmamıştır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.