Hava Durumu

#Göç

Gürsu Haber - Göç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları Haber

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları

Türk siyasetinin dikkatle takip edilen isimlerinden Ümit Özdağ, 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceği Bursa programıyla kentin siyasi gündemine damga vurmaya hazırlanıyor. Dört güne yayılan kapsamlı ziyaret takviminde esnaf buluşmalarından sanayi odası temaslarına, sivil toplum kuruluşları görüşmelerinden gençlik programlarına, ilçe kongrelerinden vatandaş ziyaretlerine kadar geniş yelpazede temaslar yer alıyor. Bursa’nın merkezinden ilçelerine uzanan program, yalnızca parti çalışması değil; aynı zamanda ekonomi, toplumsal meseleler, yerel sorunlar, gençlik politikaları, göç, üretim ve sivil toplum başlıklarında yoğun bir saha mesaisi olarak değerlendiriliyor. Özdağ’ın Bursa turunun, kentte siyasi hareketliliği artırması bekleniyor. İlk Durak İnegöl: Esnaf, Sanayi ve Vatandaş Teması Programın ilk günü olan 16 Nisan Perşembe’de İnegöl ilçesi ziyaret edilecek. Bursa’nın üretim gücü yüksek, ticaret hacmi geniş ve siyasi açıdan kritik ilçelerinden biri olan İnegöl’de gün boyu yoğun temaslar gerçekleştirilecek. Saat 12.30’da Genel Başkan’ın karşılanmasıyla başlayacak program kapsamında Perşembe Pazarı gezisi yapılacak. Bölgenin en yoğun alışveriş noktalarından biri olan pazar yerinde vatandaşlarla bir araya gelinmesi, esnafın ekonomik beklentilerinin dinlenmesi ve saha gözlemleri yapılması bekleniyor. Öğle yemeği arasının ardından saat 14.15’te İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti gerçekleştirilecek. Sanayiciler, üreticiler ve iş dünyası temsilcileriyle yapılacak görüşmede ihracat, üretim maliyetleri, yatırım ortamı, istihdam ve sanayinin geleceği gibi başlıkların ele alınması öngörülüyor. Saat 15.00 ile 17.00 arasında çarşı yürüyüşü ve fuar alanı ziyareti planlanırken, saat 17.00’de basın toplantısı düzenlenecek. Günün son programı ise saat 20.00’de Sani Konukoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek konferans ve soru-cevap paneli olacak. Bu programda Özdağ’ın hem ulusal gündeme hem de Bursa özelindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Bursa Merkezde Yoğun Diplomasi Trafiği 17 Nisan Cuma günü programın merkezi Bursa olacak. Kent merkezinde yapılacak ziyaretlerde ekonomi, ticaret, sivil toplum ve toplumsal uzlaşı başlıkları ön plana çıkıyor. Saat 11.00’de Esnaf ve Sanatkarlar Odası ziyaretiyle başlayacak temaslarda küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, finansmana erişim, kira baskısı ve ticari daralma gibi konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 13.00’te tarihi Ulu Camii’nde Cuma namazına katılım planlanıyor. Ardından saat 15.00’te RUMELİSİAD ziyareti gerçekleştirilecek. Rumeli kökenli iş insanlarının oluşturduğu yapıyla yapılacak görüşmede bölgesel kalkınma, yatırım iklimi ve göçmen topluluklarının ekonomik katkısı gibi konular öne çıkabilir. Saat 16.00 ile 16.30 arasında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti yer alıyor. Kent ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan BTSO ile yapılacak temas, programın dikkat çeken duraklarından biri olarak görülüyor. Akşam saat 19.00’da ise Demokrasi Platformu buluşması gerçekleştirilecek. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve farklı görüşlerden katılımcıların yer alacağı toplantının, diyalog ve fikir alışverişi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Cumartesi Günü: Göçmen Dernekleri, Açılış Töreni ve Gençlik Buluşması 18 Nisan Cumartesi günü program sosyal tabanı genişleten ziyaretlerle devam edecek. Günün ilk durağı saat 11.00’de BALGÖÇ olacak. Balkan göçmeni vatandaşların temsil edildiği önemli yapılardan biri olan BALGÖÇ ziyareti, Bursa’nın demografik ve kültürel yapısı açısından dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Saat 13.00’te Yıldırım İlçe Başkanlığı binasının açılışı yapılacak. Parti teşkilatlanması açısından önem taşıyan açılış töreninin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Saat 15.00’te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap imza programı ve Genel Başkan sempozyumu düzenlenecek. Bu etkinlikte Özdağ’ın siyasi vizyonunu, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini ve düşünsel perspektifini paylaşması bekleniyor. Günün finali ise saat 19.00’da Görükle’de yapılacak gençlik buluşması ve esnaf ziyaretiyle gerçekleşecek. Üniversite öğrencileri ve genç seçmenlerin yoğun bulunduğu bölgede düzenlenecek etkinlik, gençlik politikaları açısından önem taşıyor. Son Gün: Aile Ziyareti, İnanç Kurumları, Çiftçi Teması ve Kongre 19 Nisan Pazar günü programın en dikkat çeken başlıklarından biri, saat 11.00’de trafik kazası mağduru olarak belirtilen Zeynep Nas Sarıkaya ailesine yapılacak ziyaret olacak. Sosyal dayanışma ve toplumsal duyarlılık mesajı taşıyan bu temasın kamuoyunda yankı uyandırması bekleniyor. Saat 13.00’te Orhangazi Cemevi ziyareti gerçekleştirilecek. Farklı inanç kesimleriyle temas açısından önemli görülen program, toplumsal birliktelik mesajı niteliği taşıyor. Saat 13.45’te Orhangazi Ziraat Odası ziyareti yapılacak. Tarım, üretim maliyetleri, çiftçi sorunları, su kaynakları ve kırsal kalkınma başlıklarının burada gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 14.45’te Orhangazi Rumeli Göçmenleri Derneği ziyareti ve STK Sohbet Platformu gerçekleştirilecek. Bölgesel dayanışma, göçmen kimliği ve yerel kalkınma meseleleri toplantının ana başlıkları arasında yer alabilir. Programın finalinde ise saat 17.00’de Kestel İlçe Kongresi yapılacak. 500 kişilik salonda gerçekleşecek kongrenin, teşkilat açısından önemli kararların alınacağı ve geniş katılımın beklendiği bir organizasyon olması öngörülüyor. Kongrenin ardından Genel Başkan uğurlanacak. Bursa’da Siyasi Nabız Yükselecek Dört gün sürecek yoğun program, Bursa’da siyasetin nabzını yükseltecek önemli bir ziyaret trafiği olarak görülüyor. İlçelere yayılan temaslar, farklı toplumsal kesimlerle kurulacak diyaloglar ve ekonomik başlıklara odaklanan görüşmeler, programın yalnızca rutin bir gezi değil; kapsamlı bir saha çalışması niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Esnaftan sanayiciye, gençlerden çiftçilere, sivil toplumdan inanç temsilcilerine kadar geniş kesimlerle buluşacak olan Ümit Özdağ’ın Bursa ziyareti, kent siyasetinde uzun süre konuşulacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!” Haber

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!”

İl Divan Toplantısında Ekonomi, Şehirleşme ve Sosyal Yapı Masaya Yatırıldı Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın Mart Ayı İl Divan Toplantısı, kentin geleceğine dair çarpıcı tespitler ve sert eleştirilerle gündeme damga vurdu. İl Başkanı Hamza Gürsel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Selim Sait Terzioğlu ve İl Müfettişi Salih Kocatepe katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalar ve sunumlar, Bursa’nın içinde bulunduğu gidişata ilişkin kapsamlı bir analiz ortaya koydu. “Plansız Büyüme Bursa’yı Nefessiz Bırakıyor” İl Başkanı Hamza Gürsel, konuşmasında Bursa’nın hızla büyüyen ancak aynı oranda planlanamayan bir şehir haline geldiğini vurguladı. Gürsel’e göre; sanayi, nüfus artışı ve göç baskısı, kentin altyapısını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi şekilde düşürüyor. “Bursa büyüyor ama sağlıklı büyümüyor. Plansızlık, sadece betonlaşmayı değil; trafik, çevre ve sosyal sorunları da beraberinde getiriyor” diyen Gürsel, özellikle tarım alanlarının kontrolsüz şekilde yapılaşmaya açılmasının geri dönülmez sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Ekonomik Baskı: “Vatandaş Geçinemiyor” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise ekonomik tablo oldu. Bursa’da hem sanayici hem de dar gelirli vatandaşın ciddi bir darboğazda olduğu ifade edildi. Milletvekili Mehmet Atmaca, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşe işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Bursa üretimin kalbi ama üretici ayakta kalmakta zorlanıyor. İşçi geçinemiyor, esnaf ayakta duramıyor. Bu tablo sürdürülebilir değil.” Şehirleşme ve İmar Eleştirisi: “Betonlaşma Öncelik Oldu” Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Bursa’daki imar politikaları da sert şekilde eleştirildi. Kentin doğal yapısının ve yeşil alanlarının hızla yok edildiği vurgulanırken, plansız yapılaşmanın uzun vadede büyük riskler taşıdığı ifade edildi. Selim Sait Terzioğlu, şehirleşme politikalarının insan odaklı olmaktan uzaklaştığını belirterek: “Bursa artık nefes almakta zorlanan bir şehir haline geliyor. Yeşil Bursa söylemi, yerini beton Bursa gerçeğine bırakıyor” dedi. İlçe Raporları: Sorunlar Sahadan Taşındı Toplantının önemli bölümlerinden birini de ilçe başkanlarının sunduğu aylık raporlar oluşturdu. İlçelerden gelen veriler, Bursa genelinde benzer sorunların yaygınlaştığını ortaya koydu: Altyapı yetersizlikleri Trafik yoğunluğu Kentsel dönüşümde yaşanan aksaklıklar Tarım alanlarının daralması Genç işsizlik oranındaki artış Bu başlıklar, Bursa’nın sadece merkezde değil, tüm ilçelerinde yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. Teşkilat Sunumları: “Sahadayız” Mesajı İl Başkan Yardımcılarının yaptığı sunumlarda ise teşkilat çalışmalarına yer verildi. Vatandaşla birebir temasın artırıldığı, saha çalışmalarının yoğunlaştırıldığı ve Bursa’nın her noktasında sorunların yerinde tespit edildiği ifade edildi. “Bursa İçin Acil Eylem Planı Şart” İl Müfettişi Salih Kocatepe, yaptığı değerlendirmede Bursa’nın geleceği için acil ve kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kocatepe, özellikle yerel yönetimlerin uzun vadeli stratejiler üretmesi gerektiğini vurguladı. GENEL DEĞERLENDİRME: “Yön Arayışı Devam Ediyor” Toplantının genelinde ortaya çıkan tablo, Bursa’nın kritik bir eşikte olduğu yönünde. Hızlı büyüme, ekonomik baskılar ve plansız şehirleşme; kenti hem sosyal hem de ekonomik açıdan zor bir sürece sürüklüyor. Saadet Partisi kurmayları, Bursa’nın mevcut gidişatının sürdürülebilir olmadığını savunurken, çözüm için daha adil, planlı ve insan odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bursa Sahipsiz Değil Ama Yönsüz” Toplantıdan çıkan en net mesaj ise şu oldu: Bursa büyük bir potansiyele sahip, ancak doğru yönetilmediği takdirde bu potansiyel bir krize dönüşebilir. Saadet Partisi’nin Mart ayı İl Divan Toplantısı, sadece bir siyasi buluşma değil; aynı zamanda Bursa’nın geleceğine dair güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

İsmail Kaya’dan Bursa’ya Bayram Öncesi Net ve Sert Mesaj: “Bu Şehir Artık Oyalanmayacak!” Haber

İsmail Kaya’dan Bursa’ya Bayram Öncesi Net ve Sert Mesaj: “Bu Şehir Artık Oyalanmayacak!”

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’nın geniş katılımlı yönetim kurulu toplantısı, klasik bir teşkilat buluşmasının çok ötesine geçerek adeta Bursa siyasetinde yeni bir dönemin işaret fişeği oldu. Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İl Başkanı İsmail Kaya, MDK Üyesi Mustafa Küçük, Genel Merkez Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı İskender Kandemir ve Genç İdare Kurulu Üyesi Ataberk Demir’in katılımıyla iftar programı eşliğinde gerçekleştirilen toplantıda verilen mesajlar, bayram öncesi Bursa kamuoyuna açık bir uyarı ve güçlü bir çıkış olarak yorumlandı. Toplantının merkezinde yer alan İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa’nın yıllardır biriken sorunlarına artık tahammül sınırlarının aşıldığını vurgulayarak, alışılmış siyasi dilin çok ötesine geçen sert ve kararlı ifadeler kullandı. Kaya’nın konuşması, yalnızca teşkilata değil; yerel yöneticilere, karar alıcılara ve Bursa’nın geleceğini görmezden gelen tüm yapılara yönelik açık bir meydan okuma niteliği taşıdı. “Bursa’nın sabrı kalmadı” diyen Kaya, özellikle trafik felci, kontrolsüz göç, sanayileşmenin plansızlığı, tarım alanlarının hızla yok oluşu ve çevre kirliliği gibi başlıklarda artık günü kurtaran politikaların değil, radikal ve cesur adımların atılması gerektiğini vurguladı. “Her seçim dönemi verilen sözlerin buharlaştığı, projelerin raflarda çürüdüğü bir Bursa gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu düzen değişecek. Bursa’yı oyalayan, günü kurtaran, sorumluluk almaktan kaçan anlayışın karşısında dimdik duracağız” sözleri salonda güçlü bir karşılık buldu. Bayram öncesi verilen bu mesajın özellikle sembolik olduğuna dikkat çeken Kaya, “Bayramlar birliktir, hesaplaşma değil. Ama bu bayram öncesinde herkes şunu bilmeli: Bursa’nın kaybedecek tek bir günü bile yok. Bu şehir artık ertelenen projelerin, bitmeyen vaatlerin şehri olmayacak. Bursa için ya çözüm üretilecek ya da o koltuklar boşalacak” ifadeleriyle siyasi tansiyonu yükselten bir çıkış yaptı. Toplantıda yalnızca eleştiriler değil, somut çözüm başlıkları da masaya yatırıldı. İl teşkilatının mahalle bazlı saha çalışmalarını artıracağı, her ilçede sorun haritalarının çıkarılacağı ve vatandaşla doğrudan temasın kesintisiz sürdürüleceği bir model üzerinde uzlaşı sağlandı. Özellikle gençlik kollarının daha aktif rol üstleneceği yeni dönemde, dinamik, sahada görünür ve hızlı refleks veren bir teşkilat yapısının kurulacağı belirtildi. İsmail Kaya’nın en dikkat çeken vurgularından biri de “yerinde tespit, anında müdahale” anlayışı oldu. Kaya, “Artık rapor hazırlayıp bekleyen değil, sahaya inip çözen bir teşkilat olacağız. Bursa’nın her mahallesinde, her sokağında İYİ Parti’nin izini vatandaş hissedecek” diyerek teşkilata net bir yol haritası çizdi. Toplantının sonunda alınan kararların sadece içe dönük değil, doğrudan Bursa’nın geleceğini etkileyecek adımlar olduğu ifade edilirken, teşkilat içinde yüksek bir motivasyon ve mücadele kararlılığı gözlendi. Katılımcılar, bayram sonrasında çok daha sert, daha görünür ve daha sonuç odaklı bir siyasi sürecin başlayacağı konusunda hemfikir oldu. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’ndan yükselen bu sert ve kararlı ton, Bursa’da uzun süredir beklenen siyasi hareketliliğin habercisi olarak değerlendirilirken; İsmail Kaya’nın bayram öncesi verdiği mesaj netti: “Bu şehir artık beklemeyecek. Bursa için mücadele şimdi başlıyor.”

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü Haber

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü

Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen iftar buluşması, yalnızca bir dayanışma yemeği olmanın ötesinde, dağ yöresinin kronikleşmiş sorunlarının, çözüm önerilerinin ve bölgenin kalkınma perspektifinin ele alındığı kapsamlı bir istişare platformuna dönüştü. Dağ Yöresinin Sorunları Gündeme Taşındı Programda yapılan konuşmalarda dağ yöresinin uzun yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarına dikkat çekildi. Özellikle bölgedeki ekonomik geri kalmışlık, işsizlik, eğitim imkânlarının sınırlı olması, göç sorunu ve sosyal destek eksikliği gibi konular üzerinde duruldu. Katılımcılar, dağ yöresinde yaşayan vatandaşların büyük bir bölümünün geçim mücadelesi verdiğini, özellikle işçi ve emekli ailelerin artan hayat pahalılığı karşısında ciddi zorluklarla karşılaştığını dile getirdi. Bölgede genç nüfusun iş imkânı bulamaması nedeniyle büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldığı, bunun da yörede sosyal ve ekonomik dengeleri olumsuz etkilediği ifade edildi. Ayrıca eğitim alanındaki eksiklikler de toplantının önemli başlıklarından biri oldu. Dağ yöresindeki birçok öğrencinin maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitim hayatında zorluk yaşadığı, burs ve sosyal destek programlarının bu noktada hayati önem taşıdığı vurgulandı. DEKAV’ın Çalışmaları Katılımcıları Etkiledi İftar programının ev sahibi olan DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yöneticileri, vakfın bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetler ve geleceğe yönelik projeler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Katılımcılar, vakfın özellikle eğitim, sosyal yardım, kültürel çalışmalar ve bölgesel kalkınma projeleri konusunda yürüttüğü çalışmaların kapsamından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vakfın, bölgedeki öğrenciler için sağladığı burs programları ve sosyal destek faaliyetleri büyük takdir topladı. DEKAV yönetiminin projeleri anlatırken gösterdiği hazırlık ve detaylı çalışma da dikkat çekti. Programı takip eden birçok katılımcı, vakıf yönetiminin çalışmalarını “dersine iyi çalışmış bir öğrenci gibi hazırlıklı ve planlı” olarak değerlendirdi. Vakfın özellikle önümüzdeki dönem için planladığı eğitim destekleri, gençlere yönelik mesleki projeler, sosyal dayanışma programları ve bölgesel kalkınma girişimleri katılımcılar üzerinde ciddi bir etki bıraktı. İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’dan Destek Mesajı İftar programına katılan İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru da bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasına DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yönetimine nazik davetleri için teşekkür ederek başlayan Doru, vakfın özellikle eğitim alanındaki çalışmalarının son derece değerli olduğunu vurguladı. Doru konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “DEKAV tarafından verilen öğrenci burslarının önemli bir kısmı, bugün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren işçi ve emekli ailelerin çocuklarına ulaşıyor. Bu yönüyle vakfın yaptığı çalışmalar son derece anlamlıdır. Bu nedenle DEKAV bizim için de çok önemli bir kurumdur ve çalışmalarını yakından takip ediyoruz.” Doru, işçi ve emekli ailelerin çocuklarının eğitim hayatında desteklenmesinin toplumsal eşitsizliklerin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarının bu noktada üstlendiği rolün giderek daha da önemli hale geldiğini ifade etti. Bölgesel Kalkınma İçin Ortak Çalışma Vurgusu Programda söz alan diğer katılımcılar da dağ yöresinin kalkınması için sivil toplum kuruluşları, yerel yöneticiler, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmalarda özellikle şu başlıklar öne çıktı: Dağ yöresinde istihdamı artıracak projelerin hayata geçirilmesi Gençlerin göç etmesini önleyecek eğitim ve mesleki programların geliştirilmesi Bölgenin kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılması Sosyal dayanışma ağlarının güçlendirilmesi Dezavantajlı ailelerin çocuklarına yönelik eğitim desteklerinin artırılması Katılımcılar, dağ yöresinin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü dayanışma ile ortaya çıkarılabileceğini dile getirdi. Dayanışma ve Umut Mesajları Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan iftar programı, bölge insanının ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Program sonunda katılımcılar, dağ yöresinin kalkınması için daha fazla iş birliği yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ise yaptığı değerlendirmede, vakfın önümüzdeki dönemde dağ yöresinin kalkınması için daha kapsamlı projeler geliştirmeye devam edeceğini belirterek, “Bu bölge bizim memleketimiz. Gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın eğitimi ve insanlarımızın refahı için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” mesajını verdi. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, dağ yöresinin sorunlarına çözüm arayan ve geleceğe dair umut veren önemli bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor” Haber

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor”

Bursa’da son yıllarda giderek artan gençler arasındaki çeteleşme ve mahalle temelli suç yapılanmaları, siyaset gündemine de girmeye başladı. Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, yaptığı sert açıklamayla özellikle büyük şehirlerde hızla yayılan “yeni nesil çeteleşme” olgusuna dikkat çekti. Altınışık, bu sorunun yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin birçok kentinde gençlerin sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve giderek daha agresif hale gelen grupların içine sürüklendiğini söyledi. “Bugün bazı mahallelerde gençler spor sahalarında değil, çete rekabetinin ortasında büyüyor” diyen Altınışık, yaşanan gelişmelerin toplumda ciddi bir güvenlik ve gelecek endişesi oluşturduğunu ifade etti. “Sokaklarda yeni bir düzen kuruluyor” Altınışık açıklamasında son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde çeteleşme eğilimlerinin gözle görülür biçimde arttığını söyledi. Bu yapılanmaların klasik suç örgütlerinden farklı olarak yeni nesil bir örgütlenme biçimi taşıdığına dikkat çeken Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında çeteleşme eğilimlerinin arttığı görülmektedir. Sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve zaman zaman şiddet olaylarına karışan bu gruplar toplumda ciddi bir endişe oluşturmaktadır.” Altınışık’a göre bu yapılanmalar artık sadece sokak aralarında değil, Instagram, TikTok ve mesajlaşma grupları üzerinden organize oluyor. Mahalle rekabetleri, dijital tartışmalar ve gençler arasında yayılan güç gösterisi kültürü, sokakta gerçek şiddet olaylarına dönüşebiliyor. “Bu yalnızca güvenlik sorunu değil” Saadet Partili Altınışık, çeteleşmenin yalnızca polis operasyonlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığını söyledi. Altınışık’a göre sorunun arkasında derin bir sosyal kırılma bulunuyor. Açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Çeteleşmeyi yalnızca bir güvenlik meselesi olarak görmemek lazım. Bu sorun; yoksulluk, eğitimde fırsat eşitsizliği, işsizlik ve gençlerin gelecek konusunda umutsuz hissetmesi gibi daha derin toplumsal nedenlerden beslenmektedir.” Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan gençlerin kendilerini toplumdan dışlanmış hissedebildiğini belirten Altınışık, bu durumun gençleri yanlış aidiyet arayışlarına sürüklediğini söyledi. Altınışık’a göre birçok genç için çeteler: bir aidiyet duygusu, bir korunma mekanizması, ve bazen de kimlik kazanma aracı haline geliyor. Dijital dünya sokaktaki şiddeti büyütüyor Altınışık açıklamasında özellikle sosyal medyanın çeteleşme üzerindeki etkisine dikkat çekti. Günümüzde gençler arasındaki birçok tartışmanın önce dijital ortamda başladığını, ardından sokakta şiddete dönüştüğünü belirten Altınışık şöyle konuştu: “Gençlerin çetelere yönelmesinde sosyal medya ve dijital ortamların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. İnternet ortamında başlayan tartışmaların gerçek hayatta şiddete dönüşebildiği örnekler giderek artmaktadır.” Bu durumun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, eğitim ve sosyal politika araçlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. “Gençlere gelecek sunamazsanız çeteler devreye girer” Altınışık’a göre çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolu gençlere gerçek bir gelecek sunmak. Kalıcı çözümün şu alanlarda güçlü politikalar üretmekten geçtiğini söyledi: eğitimde fırsat eşitliği genç istihdamının artırılması spor ve kültür alanlarının yaygınlaştırılması dezavantajlı mahallelere sosyal yatırım yapılması Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Kalıcı çözüm; gençlere eğitim, iş ve gelecek umudu sunan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir.” “Ahlaki ve manevi değerler güçlendirilmeden çözüm olmaz” Saadet Partisi yöneticisi Altınışık açıklamasında yalnızca ekonomik ve sosyal politikaların değil ahlaki ve manevi değerlerin de önemli olduğunu söyledi. Toplumda adalet, merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Altınışık şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin ahlaki ve manevi değerlerle yetişmesi toplumsal huzurun temel şartlarından biridir. Bu değerlerin güçlü olduğu bir toplumda suç örgütlerinin gençleri kendilerine çekmesi çok daha zor olacaktır.” “Gençleri yalnız bırakırsak bedelini toplum öder” Altınışık açıklamasını toplumun tüm kesimlerine çağrıyla tamamladı. Gençlerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizi yalnız bırakmamak, onların yanında olmak ve onlara umut verebilmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Güçlü bir toplum; gençlerine sahip çıkan, onları doğru yolda destekleyen ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir toplumdur.” Bursa’da tartışma büyüyebilir Ensari Altınışık’ın açıklaması, son dönemde Türkiye genelinde artan gençlik suçları, mahalle çeteleri ve sosyal medya kaynaklı şiddet olayları tartışmasının Bursa ayağını da yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, büyük şehirlerdeki hızlı göç, gelir eşitsizliği ve genç işsizliğinin bu tür yapılanmaları besleyebileceğini belirtiyor. Altınışık’ın sert uyarıları ise şu soruyu gündeme taşıdı: Türkiye yeni bir “sokak çeteleri” dalgasıyla mı karşı karşıya?

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış:

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’yı Beton Uğruna Feda Ettiler, Bereketli Ovayı Sanayiye Kurban Verdiler!” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın tarım kimliğinin yıllar içinde bilinçli tercihlerle yok edildiğini belirterek, Çekirge ve çevresindeki verimli ovaların sanayiye açılması üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. 1930’lu yıllara ait Bursa fotoğraflarını hatırlatan Öztürk, bir zamanlar birinci sınıf tarım arazisi olan bölgenin bugün beton ve sanayi bloklarıyla kaplandığını söyledi. “Bu Ova Tüm Bölgeyi Besleyebilirdi” Öztürk açıklamasında, 1930’lu yıllarda Çekirge ve çevresindeki ovanın birinci sınıf tarım arazisi olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Şu gördüğünüz ova birinci sınıf tarım arazisiydi. Sadece Bursa’yı değil, tüm bölgeyi besleyebilecek potansiyele sahipti. Bugün o toprakların yerinde beton var, fabrika var, sanayi sitesi var. Bereketin yerini gri bloklar aldı.” Bursa’nın tarihsel olarak tarım, ipekçilik ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan bir şehir olduğunu hatırlatan Öztürk, yapılan planlama hatalarının kenti geri dönülmez bir noktaya sürüklediğini savundu. “Ülkede Başka Yer Yokmuş Gibi Bursa’yı Sanayiye Boğdular” Bursa’nın sanayi yatırımlarında bilinçli şekilde merkez haline getirildiğini iddia eden Öztürk, bu tercihin arkasında ekonomik değil, sermaye odaklı çıkar hesaplarının olduğunu dile getirdi: “Ülkede başka yer kalmamış gibi Bursa’yı sanayi bölgesi yaptılar. Şimdi ova tamamen doldu. Yarın bir kıtlık yaşandığında otomobillerimizi yiyemeyeceğiz. Toprağı yok ettiniz, üretim alanını yok ettiniz. Bu şehri besleyecek zemini ortadan kaldırdınız.” Öztürk’e göre mesele yalnızca şehirleşme değil; gıda güvenliği ve stratejik planlama sorunu. “Göç Dalgasının Temelinde Yanlış Sanayi Politikası Var” Bursa’daki çarpık yapılaşma ve gecekondulaşma sürecinin yalnızca plansız kentleşmeden kaynaklanmadığını vurgulayan Öztürk, asıl sorunun daha derin olduğunu belirtti: “Yapının bozulma sorunu gecekondularla başlamadı. Daha da öncesinde, bu insanları Bursa’ya göç etmeye zorlayan düzen kuruldu. Plansız sanayileşme, kontrolsüz göç ve rant odaklı şehircilik Bursa’nın dengesini bozdu.” Öztürk, 1950’li yıllardan itibaren sermaye gruplarının lojistik avantaj gerekçesiyle yatırımlarını Bursa’ya yönlendirdiğini ve devlet politikalarının da bu tercihi desteklediğini öne sürdü. “Liman Yakın, Lojistik Ucuz Diye Bursa’yı Feda Ettiler” Türkiye’nin en büyük limanının İstanbul’da olduğunu hatırlatan Öztürk, sanayi yatırımlarının İstanbul’a en yakın güçlü şehir olan Bursa’ya yönlendirilmesini şu sözlerle eleştirdi: “Büyük para babaları, sermayedarlar, fabrikatörler ürettikleri malın lojistiğine fazla para ödemesin diye yatırımlarını Bursa’ya kaydırdı. İstanbul limanına en yakın büyük şehir Bursa. Adam fabrikasını Çankırı’da kurmak ister mi? Elbette istemez. Ama bu ülkenin planlamasını sermayedarın kâr hesabına göre mi yapacağız?” Öztürk, bu anlayışın sonucunda Bursa’nın bugün irili ufaklı 25 organize sanayi bölgesiyle adeta beton bir sanayi adasına dönüştüğünü ifade etti. “Tarım Gitti, Beton Geldi” DEVA Partisi İl Başkanı, Bursa’daki sanayi yoğunluğunun kentin tarımsal üretim kapasitesini ciddi şekilde düşürdüğünü, su kaynakları ve hava kalitesi üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu savundu. “1950’lerde başlayan bu yanlış yönlendirme, bugün Bursa’yı nefes alamaz hale getirdi. Ova yok oldu. Tarım geriledi. Hava kirliliği arttı. Plansız büyüme sosyal yapıyı da bozdu.” Öztürk’e göre mesele yalnızca geçmişin hatalarını konuşmak değil; Bursa için yeni ve sürdürülebilir bir planlama anlayışı geliştirmek. “Bursa’yı Kurtarmak Hâlâ Mümkün” Tayfun Öztürk, açıklamasının sonunda Bursa’nın tamamen kaybedilmiş bir şehir olmadığını ancak acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti: “Bursa’yı betonun ve rantın şehri olmaktan çıkarıp yeniden üretimin, tarımın, bilimin ve planlı sanayinin şehri yapmak zorundayız. Toprağın değerini bilmeyen bir anlayış bu ülkeye gelecek sunamaz.” Öztürk, Bursa’nın hem sanayi hem tarım potansiyelini dengeli biçimde koruyan yeni bir kalkınma vizyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, mevcut tabloyu “yanlış ekonomik tercihlerin ağır faturası” olarak nitelendirdi. Bursa’da sanayileşme ve tarım arazilerinin korunması tartışması, bu sert açıklamalarla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşınmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.