Hava Durumu

#Gıda Fiyatları

Gürsu Haber - Gıda Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya Haber

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya

Karamahmutoğlu, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Yasadışı, kaçak nüfus olarak adlandırdığımız bu tablo, demografik bir işgal altında olduğumuzu göstermektedir. Demografik göçe ‘hoş geldin’ diyen AKP hükümetini bu tanımlama hep rahatsız etmiştir” ifadelerini kullandı. “27 yılda 90 yıllık nüfus düşüşü yaşandı” Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın açıklamalarına dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Bakan Göktaş, bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı nüfus düşüşünü Türkiye’nin 27 yılda yaşadığını itiraf etti. Bu 27 yılın 23 yılında AKP iktidardaydı. Çoban bulamadığınız için ülkemizi kaçak göçmen cennetine çevirdiniz, şimdi ilkokul çağında çocuk bulamayınca kaçak göçmen çocukları mı ithal edeceksiniz?” diye sordu. Demografik bozulmayı düzeltebilecek ve düzensiz göçü tersine çevirebilecek tek siyasi partinin Zafer Partisi olduğunu savunan Karamahmutoğlu, bu sorunun bir milli güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirtti. “Gerçek işsiz sayısı 10 milyonun üzerinde” Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30 seviyelerine çıktığını, gerçek işsiz sayısının ise 10 milyonun üzerinde olduğunu öne sürdü. “Vatandaşlarımız artan kira fiyatları, yükselen gıda fiyatları ve azalan alım gücüyle karşı karşıyadır. AKP’nin ekonomi programı, sistematik bir yoksullaştırma ve sefaleti toplumun geneline yayma programı haline gelmiştir” dedi. Gençlerin yurt dışına gitme eğilimine de dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Nitelikli iş gücü Türkiye’den ayrılmaktadır. Gençlerimiz kendi ülkelerinde gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu beyin göçü Türkiye’nin geleceğini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. “Çözüm süreci ihanettir” Terör örgütüyle yürütülen sürece de sert sözlerle yüklenen Karamahmutoğlu, “Narko terör örgütüyle kurulan pazarlık masasını kurduran Devlet Bahçeli ve AKP hükümetidir. Başlattıkları ikinci çözüm ihanet süreciyle son 1,5 yıldır Türk Devleti’nin ve milletinin gururuyla oynanmıştır” dedi. Devlet Bahçeli’nin “Süreci boğmanın âlemi yok, hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek” sözlerini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Zafer Partisi’ne ‘pazarlık yok’ diyenler, şimdi adım adım yerine getirilecek diyor. Baş teröriste umut hakkı tartışmaları sürerken İmralı’da bir malikane inşa edildiği haberlerini okuyoruz” ifadelerini kullandı. “Çok uluslu yabancı askeri güç Türkiye’de konuşlanıyor” Dış politikadaki gelişmelere de değinen Karamahmutoğlu, ABD-İsrail saldırıları nedeniyle petrol fiyatlarının yüzde 50 artarak 119 dolara yükseldiğini, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Ukrayna operasyonu için teşkil edilen çok uluslu deniz unsur komutanlığının İstanbul Beykoz’daki Anadolu Kavağı’nda konuşlanacağı duyuruldu. Bu kuvvetin NATO komuta yapısı içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır” dedi. Anayasa’nın 92. maddesini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Türkiye’de yabancı bir askeri gücün bulunmasına izin verme yetkisi TBMM’ye aittir. Bu çok uluslu yabancı güç için Meclis’te bir oylama yapılmış mıdır? Tezkere çıkmış mıdır?” sorularını yöneltti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin uygulanmasından vazgeçilip geçilmediğini sorgulayan Karamahmutoğlu, “Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Türkiye, çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?” diye konuştu. “BlackRock başkanıyla ne görüşüldü?” Karamahmutoğlu, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock şirketinin başkanı Laurence Fink ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmeye dikkat çekerek, “Bu ziyaretin amacının ne olduğunu Türk kamuoyu merak etmektedir. Vatandaşların bu sorusunu muhatabına yöneltmeyi bir görev biliyoruz” ifadelerini kullandı. Karamahmutoğlu, AKP hükümetine Meclis’i özel gündemle toplayarak kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Lozan ve Ekonomi Üzerine Analiz Haber

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Lozan ve Ekonomi Üzerine Analiz

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, son yıllarda kamuoyunda sıkça dile getirilen “2023’te Lozan bitecek, madenlerimizi çıkarıp zengin olacağız” söylemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Öztürk, söz konusu iddianın hukuki ve tarihsel bir dayanağının bulunmadığını belirterek, toplumun ekonomik sorunlarının komplo teorileriyle değil, rasyonel politikalarla çözülebileceğini vurguladı. Lozan Antlaşması Süreli Bir Anlaşma Değildir 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan kurucu belge olduğunu hatırlatan Öztürk, metnin açık hükümlerine dikkat çekti. Yapılan incelemelerde: Antlaşmanın belirli bir süreyle sınırlandırılmadığı, “100 yıl sonra sona erecek” şeklinde herhangi bir hüküm içermediği, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını çıkaramayacağına dair bir yasak barındırmadığı net şekilde görülmektedir. Öztürk, “Lozan bir tapu senedidir. Süresi dolacak bir kira kontratı değildir” ifadelerini kullandı. Madenler 1923’ten Bu Yana Çıkarılıyor Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren maden işletme hakkının tamamen Türkiye’nin egemenlik yetkisinde olduğunu belirten Öztürk, 1930’lu yıllardan başlayarak kamu ve özel sektör eliyle çok sayıda maden sahasının işletmeye açıldığını hatırlattı. Türkiye’nin bor, krom, bakır ve altın başta olmak üzere birçok madeni onlarca yıldır ürettiğine dikkat çeken Öztürk, “Eğer Lozan madenleri yasaklamış olsaydı, bugün mevcut üretim nasıl yapılacaktı?” sorusunu yöneltti. “Gizli Maddeler” İddiasının Dayanağı Yok Öztürk’e göre, özellikle 2010’lu yıllarda sosyal medyada yayılan “gizli maddeler” ve “100 yıllık süre” iddiaları akademik veya arşivsel bir belgeye dayanmıyor. “Devlet arşivleri ortada, metin ortada. Hukuki belgeler yorumla değil, metinle okunur” diyen Öztürk, kamuoyunun bilinçli biçimde yanlış yönlendirilmesinin toplumsal beklenti yönetimini bozduğunu ifade etti. Gıda Fiyatları Lozan’la Değil Ekonomi Politikalarıyla İlgili DEVA Partisi İl Başkanı, son dönemde artan sebze fiyatlarına da değinerek, gıda enflasyonunun uluslararası bir antlaşmayla ilişkilendirilmesinin ekonomik gerçeklikle bağdaşmadığını söyledi. Gıda fiyatlarını etkileyen temel faktörler arasında: Tarımsal üretim maliyetleri (mazot, gübre, enerji) Döviz kuru dalgalanmaları İklim koşulları ve rekolte değişimleri Arz-talep dengesi Lojistik ve dağıtım maliyetleri gibi makroekonomik değişkenlerin bulunduğunu belirtti. Öztürk, “Ekonomik sorunları tarihsel mitlerle açıklamak kolaydır; zor olan, yapısal reformları hayata geçirmektir” dedi. “Gerçekçi Politikalarla Güven İnşa Edilmeli” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, ekonomik refahın bilgi temelli politika üretimiyle mümkün olacağını vurguladı. Toplumun beklentilerinin komplo teorileri üzerinden şekillendirilmesinin uzun vadede hayal kırıklığı yarattığını belirten Öztürk, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin potansiyeli güçlüdür. Ancak bu potansiyeli hayata geçirmek için hukuki güvenliği, öngörülebilir ekonomi yönetimini ve üretim odaklı reformları esas almak gerekir. Gerçeklerle yüzleşmeden kalıcı refah sağlanamaz.” DEVA Partisi İl Başkanlığı, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.