Hava Durumu

#Gelecek

Gürsu Haber - Gelecek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelecek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu. Haber

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Tolga Kornoşor, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Sarıbal, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Vekili Hakan Batmaz, Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, iş insanları dernekleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları temsilcileriyle kalabalık davetli topluluğu katıldı. Törenin açılışında konuşan BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, 17 yıldır geleneksel olarak düzenledikleri ‘BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri’ töreninin yalnızca BUİKAD’ın değil, Türkiye’nin kadın başarı hafızasının bir parçası haline geldiğini söyledi. Ödüle layık görülen başarılı kadınlar ve kadına değer veren şirketlerin kendi başarı hikayelerini yazmanın yanı sıra başka kadınların da yolunu aydınlatın birer pusula işlevi gördüklerini belirten Şençayır, “Bursamız, Türk ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Sanayi, ihracat ve üretim gücüyle ülkemizin en stratejik merkezlerindendir. Ancak bu güçlü ekonominin içinde kadınların potansiyeli hâlâ tam olarak yansımıyor. Ülkemizde kadınların iş gücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 36’lar seviyesindedir. Yani potansiyelimizin yarısını bile kullanamıyoruz. Bursa’ya baktığımızda sanayi ve ihracatın kalbinde olmamıza rağmen kadın girişimci oranı yüzde 15-18 bandında, Türkiye’de üst düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranı ise halen yüzde 20’lerin altındadır. Bursa gibi sanayisi yoğun illerde bu oran ise genelde yüzde 18-22 aralığındadır” diye konuştu. Gerçek güç insan potansiyelinde gizli Bir ülkenin gerçek gücünün sahip olduğu doğal kaynaklarla değil, potansiyelini ortaya çıkarabilen insanlarıyla ölçüldüğüne değinen Şençayır, kadınların ekonomiye tam katılımı sağlandığında ülkelerin refahının yüzde 20 ile yüzde 30 oranında artabileceğinin bilimsel olarak ortaya konduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenledikleri etkinliğin bir kutlama, bir ödül gecesi olmayıp aynı zamanda farkındalık, kararlılık, dönüşüm ve g1elecek çağrısı olduğuna da işaret eden BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın 19 yıldır bunun için var olduğuna dikkat çekti. Sadece bir sivil toplum kuruluşu olmadıklarını vurgulayan Şençayır, “Bugün itibarıyla Bursa sanayisine yön veren güçlü 10 kurumsal, toplamda 163 gönüllü üyemizle birlikte güçlü bir takım olarak bu dönüşümün aktörüyüz. Biz kadınların yalnızca iş hayatında yer almasını değil, karar verici konumlarda da çoğalmasını savunuyoruz. Çünkü sürdürülebilir kalkınma, kadın liderliği olmadan mümkün değildir. Genç kadınlara yol açıyoruz. İş dünyasında kadınların görünürlüğünü artırıyoruz. Liderlikte kadının sesini güçlendiriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kadın güçlenirse, ekonomi güçlenir. Kadın yükselirse, toplum yükselir. Çünkü biz biliyoruz ki kadının olduğu yerde, üretim vardır. Kadının olduğu yerde, dönüşüm vardır. Kadının olduğu yerde, gelecek vardır. Bu vesileyle, kuruluşundan bugüne kadar emek veren başta Kurucu Başkanım Sayın Selma Çetinkaya Türker olmak üzere, geçmiş dönem başkanlarım Sayın Özlem Baş Bayraktar’a, Sayın İpek Yalçın’a ve Sayın Oya Eroğlu’na, tüm yönetim kurulu ve yönetim takımı üyelerimize, komisyon başkanlarımıza, her bir komisyon üyemize ve emeği geçen tüm BUİKAD ailemize, iş birliği yaptığımız tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımıza, gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerin varlığı, gücümüzü büyütmektedir. Ödül törenimiz için her yıl eylül ayından itibaren ödül komitesi üyelerimizle çalışmalarımıza başlıyor ve bugüne kadar getirip, her şeyin çok özel ve çok güzel olması için emek verip, canla başla ve titizlikle çalışıyoruz. Onun için değerli ödül komitesi üyelerim sevgili Ebru Koçanalı’ya, sevgili Dikmen Avcıer’e, başkan yardımcılarım sevgili Nazan Akıncı’ya, sevgili Zuhal Saka’ya ve genel sekreterim sevgili Gülnur Algül’den oluşan ödül komitemize ve tüm çalışmalarımızda katkıda bulunan benim her daim yanımda olan yol arkadaşlarım değerli yönetim kurulu üyelerim sevgili saymanım Gülay Durmuş’a, sevgili Yasemin Yeşilova’ya, projelerimizin mimarı sevgili Dr. Arzu Erdi’ye, sevgili Tülin Tezer’e ve sevgili Dr. İlknur Ünal’a, ayrıca BUİKAD’ımızın büyük emektarı yönetim asistanımız sevgili Arzu Yüksel’e yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Ödül töreni teşekkürü Ödül töreninin gerçekleştirilmesinde destek ve katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara da teşekkür eden BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır sözlerini şöyle tamamladı: “Başta, bizlere her daim destek veren, bu ödül gecemizde de yanımızda olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanım Sayın Mustafa Bozbey’e ve tüm büyükşehir belediyesi yöneticilerine teşekkür ediyorum. Ödül törenimize sponsor olan tüm kurum ve kuruluşlara, değerli yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman destekleriyle yanımızda olan basın mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizlere ilham veren ve ödüle layık görülen iş kadınlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Konuşmamı tamamlarken de ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü sizlere anımsatmak istiyorum. ‘Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz tek bir yol vardır. O da büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak kılmaktır’ demiştir. Bu sözü sadece alkışlamak için değil, gerçeğe dönüştürmek için buradayız. Bizler, atamıza layık olabilmek için onun gösterdiği yolda ilerlemeye kararlılıkla devam edeceğiz. BUİKAD ailemiz olarak o geleceği bekleyen değil, inşa eden taraftayız. Bu duygu ve düşüncelerle Nene Hatun’dan, Kara Fatma’ya, Zübeyde Hanım’dan bugüne uzanan tüm fedakâr ve kahraman Türk kadınlarını saygı ve minnetle anıyorum. Katılımlarınız için teşekkür ediyor ve hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” Kadının ekonomideki gücü BTSO Başkan Vekili Hakan Batmaz ise kadının ekonomideki gücüne ve varlığına işaret eden etkinlikleri nedeniyle BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır’a ve BUİKAD yönetimine teşekkür etti. Ülke kalkınmasının bir yönüyle de kadınların ekonomik ve sosyal alanda daha fazla yer almasıyla sağlanabileceğine işaret eden Batmaz, “BTSO bünyesinde girişimci kadınlar için projeler geliştirmekteyiz. İş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School gibi platformlarda liderlik programları yürütüyoruz. Burada kadınlarımızın iş dünyasında daha fazla söz sahibi olabilmeleri için etkinlikler düzenliyoruz. Toplumun dengesini sağlayan kadınlarımızın hem sanatta, hem ekonomide, hem de sosyal hayatta daha güçlü yer alması için her projeye destek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kadın ekonomik hayatın temel figürü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de konuşmasında, 19 yıl önce kurulan BUİKAD’ın 17 yıldan bu yana düzenlediği “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı İş Kadınları” ödül töreni ile kadının ekonomik yaşam için sahip olduğu potansiyelin büyüklüğünü, kamuoyunun dikkatine sunduğunu söyledi. Kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten yönetim kadrolarına kadar sosyal hayatta daha fazla temsil edilmelerini istediklerini belirten Bozbey, “Bu vesileyle ülkemizin kalkınmasında bilgi birikimleri ve emekleriyle önemli roller üstlenen kadınlarımızı tebrik ediyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlara fırsat eşitliği sunmayı amaçlayan oluşumları destekliyoruz. Bu konuda BUİKAD’la birlikte güzel işlere imza attık. Tıpkı BUİKAD örneğinde olduğu gibi kadının toplumdaki onurlu varlığına saygı duyan, kadın girişimcilerimizi destekleyen her dernekle, sivil toplum kuruluşuyla ve meslek gruplarıyla ortak projeler geliştirmeye hazırız” dedi. Konuşmaların ardından BUİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Nazan Akıncı, Zuhal Saka, BUİKAD Genel Sekreteri Gülnur Algül, Ebru Koçanalı ve Dikmen Avcıer’den oluşan BUİKAD Ödül Komitesi ile etkinliğin sponsorları Bursa Büyükşehir Belediyesi, BURFAŞ, Akka Kalıp, awen longevity, BYB Etiket, Cas Antrepo, Dialog Concept, Ekonomi Altın, Hayat Hastanesi, Eğrice Ağız ve Diş Sağlığı, Engin Özbek İnşaat Mimarlık, Lexus Nilüfer, ONG Plus, Özçimen Tekstil, Potansiyel İnşaat, Sofra Grup & Compass Group, SÇS Satışta Çözüm Sistemleri, Uludağ Koleji, Vocalzone Türkiye ve Yeşilova’ya teşekkür plaketleri takdim edildi. Gecenin finalinde başarılı iş kadınları sahne aldı Sanatçılar Arda ve Selin İrman çiftinin sunduğu müzik resitalinin ardından ödül törenine geçildi. “BUİKAD Özel Ödülü” BUİKAD’ın önceki dönem başkanlarından Oya Eroğlu tarafından ‘Kitap Kızları’na, “BUİKAD Özel Ödülü” Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Tolga Kornoşor tarafından ‘Türkiye’nin ilk F16 pilotu Berna Şen’e, “BUİKAD Özel Ödülü” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Sarıbal tarafından ‘Bursa Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne, “Yılın Fark Yaratan En Başarılı Genç Girişimci Ödülü” BTSO Başkan Vekili Hakan Batmaz tarafından ‘Kız Code Kurucusu Müjde Esin’e, “Yılın Fark Yaratan Kadını Ödülü (Ulusal)“ Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız tarafından ‘BEEO Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı adına BEEO Resmi İlişkiler Direktörü Nilüfer Akdoğan’a, “Yılın En Başarılı İş Kadını Ödülü (Ulusal)” BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır tarafından ‘Mapsis Metal Havacılık ve Savunma Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Akkaş Demir’e, “Yılın Kadını Destekleyen Şirketi Ödülü” Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun tarafından ‘Uludağ İçecek Türk A.Ş. adına İnsan Kaynakları Müdürü Gürkan Özken’e, “Bursa’nın En Başarılı Kadın Yöneticisi Ödülü” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından ‘Yeşim Grup Spor Giyim Direktörü Gülsüm Birinci’ye, “Bursa’nın En Başarılı Girişimci İş Kadını Ödülü” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından ‘Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Biyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşah Çeçener’e, “Bursa’nın En Başarılı İş Kadını Ödülü” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından ‘upc Uzay Yüzey İşlem Firma Kurucusu Zarif Ayça Güler’e verildi. Ödül töreninin ardından toplu fotoğraf çekimiyle program son buldu.

Bursa’nın yeni gücü "BURKON" sahneye çıktı: Kültürler bu çatı altında buluşuyor! Haber

Bursa’nın yeni gücü "BURKON" sahneye çıktı: Kültürler bu çatı altında buluşuyor!

Bursa’da büyük bir heyecan uyandıran ve şehrin sosyal dokusuna yeni bir soluk getirmesi beklenen Bursa Dernekler Konfederasyonu (BURKON), ilk resmi toplantısını gerçekleştirdi. Genel Başkan Biret ELİK öncülüğünde düzenlenen toplantıya, konfederasyona üye olan tüm dernek başkanları tam kadro katılım sağladı. Biret Elik: "Bursa’nın Güçlü Birliğini İnşa Ediyoruz" Toplantıda konuşan Genel Başkan Biret Elik, BURKON’un sadece bir tabela oluşumu değil, Bursa’da yaşayan tüm bölgelerin kültürlerinin yaşatılacağı, dayanışmanın en üst seviyeye çıkarılacağı dinamik bir yapı olduğunu vurguladı. Elik, "Bursa, Anadolu’nun her rengini bağrında taşıyan kadim bir şehir. Bizler bu renkleri BURKON çatısı altında bir araya getirerek, Bursa’nın sosyal ve kültürel hayatına değer katmayı hedefliyoruz," dedi. Tüm Bölgelerin Kültürü Bu Çatıda Yaşayacak Üye dernek başkanlarının görüş ve önerilerinin alındığı toplantıda, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek projeler masaya yatırıldı. Bursa’daki tüm bölge derneklerini kapsayan bu büyük oluşumun, hem yerel yönetimlerle olan diyalogda hem de sosyal yardımlaşma projelerinde etkin bir rol oynaması bekleniyor. Ses Getirmeye Devam Edecek Bursa’da sivil toplumun en güçlü temsilcilerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerleyen BURKON, kısa süre içinde gerçekleştireceği etkinliklerle adından söz ettirmeye devam edecek. Toplantı sonunda dernek başkanları, "Bursa için birlik, kültür için gelecek" mesajı vererek kararlılıklarını sergilediler.

EMADDER’den Sert Çıkış: “Bu Bir Sistem Sorunu Değil, Açık Bir Adaletsizliktir!” Haber

EMADDER’den Sert Çıkış: “Bu Bir Sistem Sorunu Değil, Açık Bir Adaletsizliktir!”

Türkiye’de emeklilik sistemi yeniden tartışma konusu olurken, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Genel Başkanı Mihriban Uğurlu’dan son derece sert ve dikkat çeken bir açıklama geldi. Uğurlu, mevcut sistemin milyonlarca çalışanı mağdur ettiğini belirterek, “Bu tablo teknik bir eksiklik değil; doğrudan bir adalet krizidir” ifadelerini kullandı. A Haber analizine göre, açıklamalar yalnızca bir eleştiri değil; aynı zamanda emeklilik sistemine yönelik kapsamlı bir yeniden yapılanma çağrısı niteliği taşıyor. “Aynı Şartlarda Çalışanlar, Farklı Kaderlere Mahkûm Ediliyor” Mihriban Uğurlu’nun en çarpıcı vurgularından biri, sistemin yarattığı eşitsizlik üzerine oldu. Türkiye’de milyonlarca vatandaş: Aynı işte çalışmasına Benzer sürelerde prim ödemesine Aynı ekonomik koşulları paylaşmasına rağmen Sadece bir gün, bir hafta ya da bir ay farkla tamamen farklı emeklilik şartlarına tabi tutuluyor. Uğurlu bu durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Bir günle hayatların değiştiği bir sistem, adil olamaz. Bu, teknik bir detay değil; insanların geleceğini belirleyen ağır bir haksızlıktır.” Kademeli Emeklilik Vurgusu: “Zorunluluk Haline Gelmiştir” EMADDER’in en güçlü taleplerinden biri olan kademeli emeklilik, açıklamanın merkezinde yer aldı. Uğurlu’ya göre: Mevcut sistem keskin geçişler içeriyor Bu durum, belirli bir kesimi tamamen sistem dışına itiyor Sosyal güvenlikte öngörülebilirlik ortadan kalkıyor Bu nedenle çözümün açık olduğu ifade ediliyor: “Adil bir geçiş için kademeli emeklilik artık bir tercih değil, zorunluluktur.” “Prim Var, Yıl Var Ama Emeklilik Yok” Sahadan gelen veriler de sorunun boyutunu gözler önüne seriyor. Uğurlu, milyonlarca kişinin: Gerekli prim gün sayısını doldurduğunu Uzun yıllar çalıştığını Sisteme düzenli katkı sağladığını ancak buna rağmen emekli olamadığını vurguladı. Bu tabloyu ise şu cümleyle özetledi: “İnsanlar çalışmış, ödemiş ama karşılığını alamamıştır. Bu, sosyal devlet ilkesinin zedelenmesidir.” Sosyal Devlet Eleştirisi: “Emeğin Hakkı Korunmuyor” Açıklamada sadece teknik düzenlemeler değil, sistemin temel felsefesi de sorgulandı. Uğurlu’ya göre sosyal devlet: Emeğin karşılığını garanti altına almalı Vatandaşına öngörülebilir bir gelecek sunmalı Hak kaybını değil, hakkın teslimini esas almalı Ancak mevcut tabloda bunun tam tersinin yaşandığı ifade ediliyor. EYT Sonrası Yeni Dalga: “Sorun Bitmedi, Şekil Değiştirdi” Uzmanlara göre EYT düzenlemesi önemli bir adım olsa da, sistemdeki sorunları tamamen çözmedi. Aksine: Yeni bir mağduriyet grubu oluştu “Kademeli emeklilik” talebi daha görünür hale geldi Sistem içindeki dengesizlikler daha net ortaya çıktı EMADDER de tam bu noktada yeni bir düzenleme çağrısı yapıyor. Çözüm Çağrısı: “Adil, Şeffaf ve Öngörülebilir Sistem” Mihriban Uğurlu’nun ortaya koyduğu çözüm çerçevesi üç temel başlıkta toplanıyor: 1. Kademeli Geçiş Sistemi Keskin sınırlar yerine adil bir geçiş modeli 2. Eşitlik İlkesi Aynı koşullarda çalışanlar için eşit haklar 3. Öngörülebilirlik Vatandaşın geleceğini planlayabileceği net bir sistem “Bu Sadece Ekonomik Değil, Vicdani Bir Mesele” Uğurlu’nun açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur da vurgunun yalnızca ekonomik değil, vicdani olması. “Bu mesele sadece maaş meselesi değildir. Bu, emeğin karşılığını alıp alamama meselesidir.” Bu yaklaşım, tartışmayı teknik bir reform alanından çıkarıp doğrudan toplumsal adalet zeminine taşıyor. Sonuç: Gözler Yeni Düzenlemede EMADDER’in çıkışı, önümüzdeki dönemde emeklilik sistemiyle ilgili yeni bir düzenleme tartışmasını tetikleyebilir. Ortaya konan tablo net: Sistem içinde ciddi eşitsizlikler var Milyonlarca kişi kendini dışlanmış hissediyor Kademeli emeklilik talebi giderek büyüyor Mihriban Uğurlu’nun sözleriyle: “Adalet ertelenemez. Emek bekletilemez. Bu sorun çözülmek zorundadır.” Türkiye’de emeklilik sistemi yeniden şekillenir mi? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla netleşecek.

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor” Haber

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor”

Bursa’da son yıllarda giderek artan gençler arasındaki çeteleşme ve mahalle temelli suç yapılanmaları, siyaset gündemine de girmeye başladı. Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, yaptığı sert açıklamayla özellikle büyük şehirlerde hızla yayılan “yeni nesil çeteleşme” olgusuna dikkat çekti. Altınışık, bu sorunun yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin birçok kentinde gençlerin sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve giderek daha agresif hale gelen grupların içine sürüklendiğini söyledi. “Bugün bazı mahallelerde gençler spor sahalarında değil, çete rekabetinin ortasında büyüyor” diyen Altınışık, yaşanan gelişmelerin toplumda ciddi bir güvenlik ve gelecek endişesi oluşturduğunu ifade etti. “Sokaklarda yeni bir düzen kuruluyor” Altınışık açıklamasında son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde çeteleşme eğilimlerinin gözle görülür biçimde arttığını söyledi. Bu yapılanmaların klasik suç örgütlerinden farklı olarak yeni nesil bir örgütlenme biçimi taşıdığına dikkat çeken Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında çeteleşme eğilimlerinin arttığı görülmektedir. Sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve zaman zaman şiddet olaylarına karışan bu gruplar toplumda ciddi bir endişe oluşturmaktadır.” Altınışık’a göre bu yapılanmalar artık sadece sokak aralarında değil, Instagram, TikTok ve mesajlaşma grupları üzerinden organize oluyor. Mahalle rekabetleri, dijital tartışmalar ve gençler arasında yayılan güç gösterisi kültürü, sokakta gerçek şiddet olaylarına dönüşebiliyor. “Bu yalnızca güvenlik sorunu değil” Saadet Partili Altınışık, çeteleşmenin yalnızca polis operasyonlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığını söyledi. Altınışık’a göre sorunun arkasında derin bir sosyal kırılma bulunuyor. Açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Çeteleşmeyi yalnızca bir güvenlik meselesi olarak görmemek lazım. Bu sorun; yoksulluk, eğitimde fırsat eşitsizliği, işsizlik ve gençlerin gelecek konusunda umutsuz hissetmesi gibi daha derin toplumsal nedenlerden beslenmektedir.” Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan gençlerin kendilerini toplumdan dışlanmış hissedebildiğini belirten Altınışık, bu durumun gençleri yanlış aidiyet arayışlarına sürüklediğini söyledi. Altınışık’a göre birçok genç için çeteler: bir aidiyet duygusu, bir korunma mekanizması, ve bazen de kimlik kazanma aracı haline geliyor. Dijital dünya sokaktaki şiddeti büyütüyor Altınışık açıklamasında özellikle sosyal medyanın çeteleşme üzerindeki etkisine dikkat çekti. Günümüzde gençler arasındaki birçok tartışmanın önce dijital ortamda başladığını, ardından sokakta şiddete dönüştüğünü belirten Altınışık şöyle konuştu: “Gençlerin çetelere yönelmesinde sosyal medya ve dijital ortamların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. İnternet ortamında başlayan tartışmaların gerçek hayatta şiddete dönüşebildiği örnekler giderek artmaktadır.” Bu durumun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, eğitim ve sosyal politika araçlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. “Gençlere gelecek sunamazsanız çeteler devreye girer” Altınışık’a göre çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolu gençlere gerçek bir gelecek sunmak. Kalıcı çözümün şu alanlarda güçlü politikalar üretmekten geçtiğini söyledi: eğitimde fırsat eşitliği genç istihdamının artırılması spor ve kültür alanlarının yaygınlaştırılması dezavantajlı mahallelere sosyal yatırım yapılması Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Kalıcı çözüm; gençlere eğitim, iş ve gelecek umudu sunan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir.” “Ahlaki ve manevi değerler güçlendirilmeden çözüm olmaz” Saadet Partisi yöneticisi Altınışık açıklamasında yalnızca ekonomik ve sosyal politikaların değil ahlaki ve manevi değerlerin de önemli olduğunu söyledi. Toplumda adalet, merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Altınışık şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin ahlaki ve manevi değerlerle yetişmesi toplumsal huzurun temel şartlarından biridir. Bu değerlerin güçlü olduğu bir toplumda suç örgütlerinin gençleri kendilerine çekmesi çok daha zor olacaktır.” “Gençleri yalnız bırakırsak bedelini toplum öder” Altınışık açıklamasını toplumun tüm kesimlerine çağrıyla tamamladı. Gençlerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizi yalnız bırakmamak, onların yanında olmak ve onlara umut verebilmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Güçlü bir toplum; gençlerine sahip çıkan, onları doğru yolda destekleyen ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir toplumdur.” Bursa’da tartışma büyüyebilir Ensari Altınışık’ın açıklaması, son dönemde Türkiye genelinde artan gençlik suçları, mahalle çeteleri ve sosyal medya kaynaklı şiddet olayları tartışmasının Bursa ayağını da yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, büyük şehirlerdeki hızlı göç, gelir eşitsizliği ve genç işsizliğinin bu tür yapılanmaları besleyebileceğini belirtiyor. Altınışık’ın sert uyarıları ise şu soruyu gündeme taşıdı: Türkiye yeni bir “sokak çeteleri” dalgasıyla mı karşı karşıya?

“Affedin Bizi… Sizi Okulunuzda Koruyamadık” Haber

“Affedin Bizi… Sizi Okulunuzda Koruyamadık”

Öğretmen Cinayeti Türkiye’yi Yasa Boğdu: Bursa’dan Eğitim Camiasına Dayanışma Ziyareti ve Çarpıcı Mesajlar Türkiye, eğitim camiasını derinden sarsan ve kamuoyunda büyük üzüntü yaratan trajik bir olayın ardından öğretmenlere yönelik şiddeti yeniden tartışmaya başladı. İstanbul’da bir öğrencinin öğretmenini bıçaklayarak öldürmesiyle sonuçlanan saldırı, yalnızca bir cinayet değil; eğitim, toplum ve değerler sistemi üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Bu acı olayın ardından Bursa’da anlamlı bir dayanışma ve taziye ziyareti gerçekleştirildi. Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Asker Karataş ve yönetim kurulu üyeleri, eğitim camiasına başsağlığı dileklerini iletmek ve destek mesajı vermek amacıyla Bursa’daki Milli Eğitim yöneticileriyle bir araya geldi. Türkiye’yi Sarsan Cinayet: Bir Öğretmenin Son Dersi Olay, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. 2 Mart tarihinde yaşanan olayda, 17 yaşındaki öğrenci F.S.B., okulda görev yapan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’e bıçaklı saldırıda bulundu. Ağır yaralanan öğretmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Eğitim camiasını yasa boğan bu saldırı, öğretmenlere yönelik şiddetin boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Öğretmenlerin güvenliği, okul ortamlarının güvenliği ve gençlerin psikososyal durumları üzerine kamuoyunda geniş tartışmalar başladı. Birçok eğitimci ve sivil toplum temsilcisi, bu trajedinin yalnızca bir kriminal olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, toplumun değerler sistemi, eğitim politikaları ve gençlerin içinde bulunduğu sosyal atmosferin de sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bursa’dan Anlamlı Dayanışma: Vanlı Hemşehrilerden Eğitim Camiasına Destek Türkiye’yi sarsan bu acı olayın ardından **Bursa’da faaliyet gösteren Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, eğitim camiasına destek vermek amacıyla bir taziye ve dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarete dernek başkanı Asker Karataş başkanlık ederken, heyette akademisyen kimliğiyle tanınan Fikri Pala ile derneğin Milli Eğitimden sorumlu yöneticilerinden Süleyman Süleymanoğlu da yer aldı. Vanlı hemşehri topluluğunu temsilen gerçekleştirilen bu ziyaret, yalnızca bir taziye görüşmesi değil; aynı zamanda eğitim kurumlarında güvenliğin artırılması ve öğretmenlerin korunması konusunda fikir alışverişinin yapıldığı önemli bir temas olarak değerlendirildi. Milli Eğitim Yöneticileriyle Kritik Görüşmeler Dernek heyeti ziyaret kapsamında Bursa’daki eğitim yöneticileriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Heyetin görüştüğü isimler arasında şunlar yer aldı: Gürhan Çokgezer – Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Metin Sezer – Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Yavuz Bayar – İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa Çelikezen – İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Müştak Mustafa Gencer – İl Milli Eğitim Şube Müdürü Görüşmelerde öğretmenlerin güvenliğinin yalnızca idari bir tedbir meselesi olmadığı; toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğunda olan bir konu olduğu vurgulandı. Heyet ayrıca okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi için daha güçlü psikososyal destek mekanizmalarının kurulması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve aile–okul iş birliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Asker Karataş: “Öğretmene Yönelik Şiddet Toplumun Geleceğine Saldırıdır” Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan dernek başkanı Asker Karataş, öğretmenlere yönelik saldırıların yalnızca bireysel bir suç değil, toplumsal bir yara olduğunu vurguladı. Karataş açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eğitimcilerimiz çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlayan en kıymetli emanetçilerimizdir. Yaşanan bu acı olay hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu yalnızca bir öğretmenin kaybı değildir; toplumsal vicdanımızda açılmış bir yaradır. Öğretmene yönelen şiddet, aslında toplumun geleceğine yönelen bir tehdittir.” Karataş, sivil toplum kuruluşlarının da eğitim kurumlarının güvenliği ve öğrencilerin sağlıklı gelişimi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Sivil Toplumla İş Birliği Mesajı Heyetin ziyaret programı yalnızca Milli Eğitim kurumlarıyla sınırlı kalmadı. Program kapsamında Özbey Tan, Bursa İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü olarak ziyaret edildi. Görüşmede derneğin yürüttüğü sosyal projeler ve özellikle gençlerin korunmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Taraflar, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında kurulacak güçlü iş birliğinin özellikle gençlerin sosyal gelişimi ve toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşıdığı konusunda görüş birliğine vardı. “Bir Öğretmenin Kanı, Bir Milletin Vicdanıdır” Dernek Başkanı Asker Karataş, olayın ardından yaptığı değerlendirmede dikkat çeken ifadeler kullandı. Karataş’a göre yaşanan olay yalnızca bir adli vaka değil; toplumun değerler sistemi ve eğitim yaklaşımı üzerine düşünülmesi gereken bir uyarı niteliği taşıyor. Karataş değerlendirmesinde şu görüşleri dile getirdi: Bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi, eğitim sisteminin ve toplumsal değerlerin sorgulanmasını gerektiren bir durumdur. Sorun yalnızca bireysel suç değil, ihmaller zinciri ve değer kaybıdır. Gençler anlam arayışı içindedir; ancak çoğu zaman parçalanmış kimlikler ve çelişkili mesajlarla karşı karşıya kalmaktadır. Karataş’a göre bu tür trajedilerin önlenmesi için yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılması yeterli değildir. “Bu Bir Asayiş Meselesi Değil, Bir Gelecek Meselesidir” Karataş, okullara kamera yerleştirmenin veya disiplin cezalarını ağırlaştırmanın tek başına çözüm olmayacağını belirterek şu uyarıda bulundu: “Bu mesele sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemez. Bu bir istikbal meselesidir, hatta bir beka meselesidir. Değer eğitimi ihmal edildiğinde toplumun geleceği de risk altına girer.” Karataş’a göre eğitim sisteminde şu alanlarda kapsamlı reformlara ihtiyaç var: Müfredatta değerler eğitiminin güçlendirilmesi Kültürel ve medeniyet perspektifinin eğitime entegre edilmesi Öğretmen yetiştirme programlarının yeniden yapılandırılması Okul–aile iş birliğinin güçlendirilmesi Toplumsal Bir Uyarı Eğitimciler ve sivil toplum temsilcileri, öğretmen cinayetinin yalnızca bir trajedi değil; aynı zamanda toplum için ciddi bir uyarı olduğunu vurguluyor. Karataş’ın sözleri bu uyarıyı çarpıcı bir şekilde özetliyor: “Bugün bir öğretmenin kanı yalnızca bir trajediyi değil; aynı zamanda bir uyarıyı da hatırlatıyor. Yangın henüz bütün mahalleyi sarmış değil, fakat duman her yerden yükseliyor.” Dayanışma Mesajı Bursa’da gerçekleştirilen taziye ve dayanışma ziyareti, eğitim camiasının acısının paylaşıldığını ve toplumun farklı kesimlerinin öğretmenlere sahip çıktığını gösteren önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret boyunca verilen en güçlü mesaj ise şu oldu: “Öğretmeni korumak, geleceği korumaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değişimden korkmamalıyız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değişimden korkmamalıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin Türkiye'nin istikbali olduğunu söyledi. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki yurt açılışında konuşan Erdoğan, yurt sorununu çözdüklerini ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Öğrenci Yurtları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açıldı. "DEĞİŞİMDEN ASLA KORKMAMALIYIZ" "Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı gördükçe bizler her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz." diyen Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nı kuruluşundan bu güne geçen üç yılda gerçekleştirdiği faaliyetler için tebrik etti. Üniversitelerin bilginin üretim ve işleme merkezleri olduğunu kaydeden Erdoğan, "Dünya hızla değişirken yıldızı parlayan bir Türkiye'de üniversiteler de kendini yenilemeli. Değişimden ve dönüşümden asla korkmamalıyız." şeklinde konuştu. "YURT SORUNUNU ÇÖZDÜK" "Üniversiteleri birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri her zaman eğitim önceliğimiz oldu. İmkanlarımızı seferber ettik. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e çıkardık. Yurt sorununu çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de üniversitelerin kendini yenilemesi gerektiğini belirterek, değişimden korkulmaması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "- Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı gördükçe bizler her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, tutkumuzu, sizlere baktıkça inanın daha da perçinliyoruz. Gençler, ülkemizin istikbali. - Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. "IŞIK UZUN YILLAR DOĞUDAN YÜKSELDİ" - Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir. Öğrenci ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ağırladı. Bilim insanlarımız ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık, uzun yıllar doğudan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilmin ve bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez oldu. Geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. "İMTİYAZLARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR" - Dünya hızla değişirken yıldızı parlayan bir Türkiye'de üniversiteler de kendini yenilemeli. Değişimden ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Bir yerde hareket varsa, orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Bu süreçte önümüzü kesenler oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. "BOĞAZİÇİ TERSİNE BEYİN GÖÇÜNE LİDERLİK EDİYOR" - Üniversiteleri birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar durmadan ilerlemeye devam edeceğiz. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında eğitim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi kayda değerdir. "EĞİTİM ÖNCELİĞİMİZ OLDU" - Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri her zaman eğitim önceliğimiz oldu. İmknalarımızı seferber ettik. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e çıkardık. Yurt sorununu çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. BOĞAZİÇİ'NE YENİ KÜTÜPHANE VE LABARATUVAR YAPILACAK - Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi çok yakında yeniden inşa edilecek. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne modern bir laboratuvar kazandıracağız. Şimdiden hayırlı olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.