Hava Durumu

#Finansman

Gürsu Haber - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mehmet Hasanoğlu’ndan Bursa’da Su Krizi Üzerinden Sert Çıkış: “Gerçekleri Çarpıtmayın, Halkın Hafızasıyla Oynamayın” Haber

Mehmet Hasanoğlu’ndan Bursa’da Su Krizi Üzerinden Sert Çıkış: “Gerçekleri Çarpıtmayın, Halkın Hafızasıyla Oynamayın”

Geçmiş dönem İYİ Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu, Bursa’da yaz aylarında yeniden gündeme gelmesi beklenen su tartışmaları üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda oluşabilecek algılara karşı “şimdiden gerçekleri konuşmak gerekiyor” diyen Hasanoğlu, özellikle su kesintileri ve baraj yatırımları üzerinden yürütülebilecek siyasi söylemlere sert sözlerle yüklendi. Hasanoğlu, Bursa’da önümüzdeki süreçte sıkça duyulacağını öne sürdüğü “AKP geldi, Bursa’da su kesintileri bitti” şeklindeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, susuzluk riskinin ortadan kalkmasının nedeninin siyasi değişim değil, doğa koşulları ve yıllardır geciktirilen altyapı projeleri olduğunu ifade etti. “Bursa Bu Yıl Yağıştan Nasibini Aldı” Açıklamasında kış ve bahar aylarında yaşanan yağışlara dikkat çeken Hasanoğlu, Bursa’nın bu yıl su kaynakları açısından avantajlı bir dönem geçirdiğini belirtti. Kentin kar ve yağmur bakımından yeterli seviyede beslenmiş durumda olduğunu vurgulayan Hasanoğlu, baraj doluluk oranlarının da kritik seviyelerin üzerine çıktığını söyledi. Basına yansıyan görüntülerde bazı baraj kapaklarının açılarak kontrollü tahliye yapıldığını hatırlatan Hasanoğlu, bunun mevcut su rezervlerinin yüksek seviyelere ulaştığının göstergesi olduğunu kaydetti. “Bursa halkı bu yıl büyük olasılıkla susuzluk çekmeyecek” diyen Hasanoğlu, ancak bunun siyasi propagandaya malzeme yapılmaması gerektiğini dile getirdi. “Asıl Neden Çınarcık Suyunun Bursa’ya Ulaşacak Olmasıdır” Hasanoğlu, su krizinin önüne geçilmesindeki en temel etkenin Çınarcık Barajı kaynaklı suyun Bursa’ya ulaştırılacak olması olduğunu belirtti. Yıllardır konuşulan ancak tamamlanamayan projelerin nihayet devreye alınmasının etkili olacağını savunan Hasanoğlu, kamuoyuna şu mesajı verdi: “Eğer bu yaz Bursa’da musluklardan su akacaksa, bunun sebebi sloganlar değil, gecikmiş yatırımların sonunda tamamlanmasıdır.” “20 Yıllık Yerel İktidarda Yapılmayanlar Şimdi Bitiriliyor” Açıklamasının en sert bölümünde geçmiş yerel yönetimleri hedef alan Hasanoğlu, 20 yıllık AK Parti belediyeciliği döneminde Bursa’nın en temel altyapı sorunlarından birinin çözümsüz bırakıldığını ileri sürdü. Eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanları Recep Altepe ve Alinur Aktaş dönemlerinde, Çınarcık Barajı’ndan Bursa’ya su taşıyacak izale hatlarının döşenmediğini ve Batı Arıtma Tesisi’nin tamamlanmadığını savunan Hasanoğlu, bugün gelinen noktada bu projelerin bitirilerek 2026 Haziran ayında devreye alınmasının konuşulduğunu söyledi. “Yıllarca yapılmayan işlerin bugün tamamlanıyor olması, geçmiş ihmalleri ortadan kaldırmaz” ifadelerini kullanan Hasanoğlu, Bursa halkının yaşadığı mağduriyetin unutulmaması gerektiğini belirtti. “Kredi 2022’de Bulunduysa Neden Hemen Başlanmadı?” Projelerin finansmanı konusunda da dikkat çeken sorular yönelten Hasanoğlu, sıkça dile getirilen “dış kaynaklı kredi Alinur Aktaş döneminde bulundu” savunmasına karşı çıktı. Bu bilginin doğru olabileceğini ifade eden Hasanoğlu, asıl sorulması gereken meselenin finansman değil, uygulama süreci olduğunu belirterek şu soruları gündeme taşıdı: Kredi 2022 yılında bulunduysa neden projeye hemen başlanmadı? Neden iki yıl içinde çalışmalar tamamlanmadı? Neden Bursa halkının geçen yıl yaşadığı su sıkıntısının önüne geçilmedi? Neden çalışmaların startı 2023 Kasım ayında, seçim sürecine girilirken verildi? Hasanoğlu, tüm bu gelişmelerin kamuoyunda “seçim yatırımı” tartışmalarını beraberinde getirdiğini savundu. “Geçen Yıl Yaşanan Çile Unutulmasın” Bursa’da geçtiğimiz dönem yaşanan su kesintilerini hatırlatan Hasanoğlu, zamanında harekete geçilmiş olsaydı vatandaşların ciddi mağduriyet yaşamayacağını söyledi. Kuraklıkla birleşen plansızlık ve gecikmiş yatırımlar nedeniyle binlerce hanenin zor günler geçirdiğini vurgulayan Hasanoğlu, “Bursa halkı geçen yıl büyük bir sınav verdi. Bu yaşananlar hafızalardan silinmemeli” dedi. “Algı Operasyonuna Karşı Şimdiden Uyarıyorum” Açıklamasının sonunda kullandığı ifadelerle dikkat çeken Hasanoğlu, kendisini “şeytanın avukatı” olarak tanımlayarak, kamuoyunu önceden uyarmak istediğini belirtti. Nasreddin Hoca’nın “testi kırılmadan verilen ders” hikâyesine atıfta bulunan Hasanoğlu, yaz aylarında ortaya çıkabilecek siyasi propaganda diline karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi. “Bugün uyarıyorum ki yarın gerçekler çarpıtılmasın. Su meselesi propaganda konusu değil, Bursa’nın hayati meselesidir” diyen Hasanoğlu, su yönetiminde kalıcı çözümler, bilimsel planlama ve zamanında yatırım çağrısında bulundu. Bursa’da Su Tartışması Yeniden Alevlenebilir Hasanoğlu’nun açıklamaları, yaz ayları yaklaşırken Bursa’da su yönetimi, altyapı yatırımları ve geçmiş dönem belediyeciliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kentte baraj doluluk oranları yüksek seyretse de, suyun sürdürülebilir yönetimi ve yatırımların zamanlaması konusundaki siyasi polemiklerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurları kontrol edebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın faiz, döviz kuru, kredi genişlemesi ve tasarruf–yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye’de üretim sisteminin uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü verimliliği arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünü zayıflatan faktörler arasında gösterildi. Enerji ve ara malında dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük ölçekli ve parçalı işletme yapısının verimliliği sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman bulmakta zorlandığını söyledi. Kalkınma ölçeğinde planlama eksikliğine de dikkat çeken Yalçın, organize sanayi bölgelerinin demiryolu ve liman bağlantılarındaki yetersizliğin lojistik maliyetlerini artırdığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline geçmesi gerektiğini vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Güçlü lojistik altyapı, mekânsal entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının artırılmasının kalkınma politikalarının temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yalçın, “Türkiye’nin üretimsistemi kapsamlı bir reformdan geçmeden ekonomik sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Bursa’nın Ekonomik Hedeflerindeki Şifre! Haber

Bursa’nın Ekonomik Hedeflerindeki Şifre!

Bursa iş dünyasında gözler yaklaşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçimlerine çevrilirken, Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANASİAD) Genel Başkanı Hakan Birkan’dan dikkat çeken ve kapsamlı değerlendirmeler içeren bir açıklama geldi. Birkan, seçim sürecinin yalnızca bir yönetim değişimi değil, aynı zamanda Bursa ekonomisinin geleceğini şekillendirecek kritik bir eşik olduğunu vurguladı. “BTSO seçimleri Bursa’nın ekonomik rotasını belirleyecek” Hakan Birkan, BTSO’nun Bursa iş dünyası için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek, yapılacak seçimlerin sıradan bir meslek örgütü seçimi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Birkan, “BTSO, sadece üyelerine hizmet sunan bir kurum değil; aynı zamanda Bursa’nın üretim gücünü, ihracat vizyonunu ve sanayi politikalarını yönlendiren en önemli yapılardan biridir. Bu nedenle yaklaşan seçimler, şehrin ekonomik rotasını doğrudan etkileyecek bir dönüm noktasıdır” dedi. Bursa’nın otomotivden tekstile, makineden savunma sanayine kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip olduğunu hatırlatan Birkan, bu çeşitliliğin doğru yönetilmemesi halinde rekabet gücünün zayıflayabileceğine işaret etti. “Ortak akıl ve kapsayıcı yönetim şart” ANASİAD olarak beklentilerinin net olduğunu belirten Birkan, yeni dönemde BTSO yönetiminin daha kapsayıcı, şeffaf ve katılımcı bir anlayış benimsemesi gerektiğini dile getirdi. “Artık kapalı kapılar ardında şekillenen değil, tüm paydaşların söz sahibi olduğu bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. Küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin tamamını kapsayan bir vizyon ortaya konulmalı” ifadelerini kullandı. Özellikle KOBİ’lerin yaşadığı finansman, ihracat ve dijital dönüşüm sorunlarına dikkat çeken Birkan, bu alanlarda somut ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Sanayici yalnız bırakılmamalı” Küresel ekonomik dalgalanmaların ve artan maliyet baskılarının sanayici üzerindeki yükünü artırdığına değinen Birkan, BTSO’nun bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini söyledi. Enerji maliyetleri, hammaddeye erişim ve finansmana ulaşım gibi temel sorunların çözümü için güçlü bir temsil mekanizmasının şart olduğunu ifade eden Birkan, “Sanayici üretmek istiyor ancak ciddi bir maliyet baskısı altında. Bu noktada BTSO’nun üyelerinin yanında daha güçlü durması gerekiyor” dedi. “Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm kaçınılmaz” Birkan, Bursa sanayisinin geleceği açısından dijitalleşme ve yeşil dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirtti. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat sürecine dikkat çeken Birkan, ihracatçı firmaların bu dönüşüme hızlı adapte olamaması halinde ciddi pazar kayıpları yaşayabileceğini ifade etti. “Karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim ve dijital altyapı yatırımları artık rekabetin temel unsurları haline geldi. BTSO’nun bu dönüşümü yönlendiren, üyelerine yol gösteren ve destek mekanizmaları geliştiren bir yapıya kavuşması gerekiyor” diye konuştu. “Seçim süreci sağduyuyla yürütülmeli” Seçim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Birkan, rekabetin iş dünyasına zarar vermeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. “Bu süreç bir ayrışma değil, birleşme zemini olmalı. Bursa iş dünyasının enerjisini iç çekişmelere değil, ortak hedeflere yönlendirmesi gerekiyor” dedi. “Bursa’nın potansiyeli çok daha yüksek” Açıklamasının sonunda Bursa’nın mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde bir performans sergileyebileceğini ifade eden Birkan, doğru yönetim ve güçlü vizyonla kentin küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirtti. “Bursa; üretim kültürü, girişimci ruhu ve sanayi altyapısıyla Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için güçlü, vizyoner ve kapsayıcı bir BTSO yönetimine ihtiyaç var. Bu seçimler, bu açıdan büyük bir fırsat sunuyor” dedi. İş dünyasının yakından takip ettiği BTSO seçim sürecinde önümüzdeki günlerde adayların netleşmesi ve projelerin kamuoyuyla paylaşılması beklenirken, ANASİAD cephesinden gelen bu açıklamalar sürece dair tartışmaları daha da hareketlendirmiş durumda.

Yıldırım’da Kritik Çalışma! Haber

Yıldırım’da Kritik Çalışma!

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Yıldırım’ın 71 Mahallesinde 15 Bin Esnafımızı Dinledik, Sorunları Raporlaştırıyoruz” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, ilçede yürüttükleri kapsamlı saha çalışmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 71 mahallede yaklaşık 15 bin esnafı ziyaret ettiklerini belirten Seyis, Yıldırım’ın ekonomik, sosyal ve yapısal sorunlarını yerinde tespit ettiklerini ve hazırladıkları detaylı raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Seyis, “Siyaseti masa başında değil, sahada yapıyoruz. Esnafımızın kapısını çaldık, çayını içtik, halini hatırını sorduk. Dertlerini dinledik, taleplerini not aldık. Yıldırım’ın gerçek gündemi neyse onu yerinde gördük” dedi. 71 Mahallede Ortak Sorun: Ekonomik Daralma ve Güven Kaybı Yapılan ziyaretlerde en çok dile getirilen konuların başında ekonomik sıkıntılar geldiğini belirten Seyis, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ciddi bir daralma yaşadığını ifade etti. Esnafın temel sorunları arasında şunların öne çıktığını belirtti: Artan kira ve enerji maliyetleri Vergi ve SGK prim yükü Düşen alım gücü nedeniyle azalan müşteri sayısı Finansmana erişim zorluğu Kayıt dışı ve haksız rekabet “Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor” diyen Seyis, birçok işletmenin ya kepenk kapatma noktasına geldiğini ya da borç sarmalı içinde faaliyet göstermeye çalıştığını vurguladı. Kentsel Dönüşüm, Altyapı ve Ulaşım Sorunları Yıldırım’ın yapısal sorunlarına da dikkat çeken Seyis, özellikle plansız yapılaşma, riskli binalar ve yetersiz altyapının vatandaşları tedirgin ettiğini belirtti. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf, adil ve hızlandırılmış bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Yıldırım, deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Ancak dönüşüm vatandaşın mağdur edildiği değil, güven içinde yaşadığı bir modele dönüştürülmeli. Hak sahiplerinin rızası ve şeffaf süreç esas alınmalı.” Ayrıca ulaşım ve trafik yoğunluğu, otopark yetersizliği ve bazı mahallelerdeki altyapı eksikliklerinin de sıkça dile getirildiğini belirtti. Genç İşsizliği ve Sosyal Alan Eksikliği İlçe genelinde genç nüfusun önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak yeterli istihdam ve sosyal imkânlara erişimde sorun yaşandığını söyleyen Seyis, özellikle meslek edindirme ve girişimcilik desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. “Gençlerimiz iş bulamıyor, umutsuzluğa sürükleniyor. Oysa Yıldırım üretim, ticaret ve hizmet sektöründe büyük bir potansiyele sahip. Doğru planlama ve teşviklerle bu potansiyel harekete geçirilebilir” dedi. Mahallelerde sosyal yaşam alanlarının yetersizliğine de değinen Seyis, kadınlar ve çocuklar için daha fazla kültürel ve sportif alan oluşturulması gerektiğini belirtti. Çözüm Önerileri: Yerel Kalkınma ve Esnaf Destek Modeli İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı olarak hazırladıkları raporda yalnızca tespitlerin değil, somut çözüm önerilerinin de yer alacağını belirten Seyis, öne çıkan başlıkları şu şekilde sıraladı: Yerel Esnaf Destek Fonu Belediye ve ilgili kurumlar aracılığıyla düşük faizli, erişilebilir finansman modeli oluşturulması. Mahalle Bazlı Ekonomik Envanter Her mahallenin ekonomik profilinin çıkarılarak ihtiyaçlara göre özel destek programlarının geliştirilmesi. Şeffaf ve Hızlı Kentsel Dönüşüm Planı Deprem riskine karşı öncelikli alanların belirlenmesi ve hak kaybı yaşanmadan dönüşüm sürecinin yürütülmesi. Gençlere ve Kadınlara Girişimcilik Desteği Kooperatifleşme ve yerel üretim ağlarının güçlendirilmesi. Altyapı ve Trafik Master Planı Uzun vadeli, bilimsel ve katılımcı bir planlama süreci. “Bu Rapor Yıldırım’ın Yol Haritası Olacak” Seyis, saha çalışmasının ardından hazırlanacak kapsamlı raporun yalnızca bir siyasi değerlendirme değil, aynı zamanda Yıldırım’ın geleceğine ilişkin bir yol haritası olacağını ifade etti. “Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sahadayız. Yıldırım’ın sorunlarını biliyoruz, çözüm iradesini de ortaya koyuyoruz. Bu raporu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşacağız” dedi. Teşekkür Mesajı İlçe Başkanı İsmail Seyis, saha çalışmaları sürecinde kendilerine ilgi ve destek gösteren mahalle muhtarlarına, esnafa ve Yıldırımlı vatandaşlara teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: “71 mahallemizde bizleri samimiyetle karşılayan muhtarlarımıza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Yıldırım’ı birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.