Hava Durumu

#Felaket

Gürsu Haber - Felaket haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Felaket haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!”

Türkiye’de tarım ve şehir yaşamı arasındaki en küçük insani alanlar bile artık devletin ağır cezalarıyla tehdit altında. İmar Yasasına Takılanlar Derneği (İYT) Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, hobi bahçeleri ve küçük kulübeleri hedef alan yeni yasa teklifine sert tepki gösterdi: “Saçmalık! İnsanlar boğucu şehir hayatından kaçıp 300-500 m²’lik bahçelerinde nefes alıyor, toprakla temas ediyor. Şimdi bu küçük kulübeler, konteynırlar, 20-30 m²’lik yapılar bile ağır cezalarla tehdit ediliyor!” “Lüks villaya dönüştürenlere hayır, 30 m²’lik kulübeye ceza mı?” Hacıoğlu, yeni yasa teklifinin akıl almaz olduğunu vurguladı: “Tamam, kulübesini lüks villaya çevirenlere izin verme. Ama küçük, toprağa dokunulan, emekli insanların nefes aldığı kulübelere neden saldırıyorsunuz? Deprem olsa başını sokacak yeri olsun diye yapılan kulübe bile hedef!” Yeni Yasa Teklifi: Felaketin Detayları TBMM Tarım Orman Komisyonu’nda kabul edilen ve yakında Genel Kurul’da görüşülecek yasa teklifine göre: Tarlalara yapılmış tüm yapılar yıkım kapsamına alınacak, elektriği, suyu, doğalgazı kesilecek. Bahçe sahiplerine metrekare başına 2.500₺ ceza kesilecek; 500 m²’de 1 milyon 200 bin₺, 1 dönümde 2,5 milyon₺ demek. Cezayı ödeseniz de 2 ay içinde tüm yapıları yıkıp yeniden tarlaya dönüştürmek zorundasınız. Yıkım yapılmazsa m² başına 7.500₺ ceza; dönüm başına 7,5 milyon₺. Üstelik devlet yıkımı yapacak, masraflar bahçe sahibinden alınacak. Yapının malzemesi fark etmiyor; beton, ahşap, fark etmez, önemli olan tarımsal amaç. Listede 11 bini aşkın hobi bahçesi var. “Toplumla İnatlaşmanın Yeni Yolu” Hacıoğlu’nun yorumu net: “Neresinden bakarsanız bakın, bu toplumla inatlaşmaktan başka hiçbir işe yaramayan bir adım! Muhalefet iktidarla millet arasındaki makası açarken şapkadan tavşan çıkarırsa ancak bu tür uygulamaları çıkarabilirler.” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini hatırlatan Hacıoğlu: “Bugün benim 35 yıl önceki diplomama çöken kişi, yarın sizin 40 yıllık tapularınıza, bankadaki paranıza çöker!” diyerek, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. “Devlet Tarımı Korumuyor, İnsanlara Düşman Oluyor” Hacıoğlu, devletin yaklaşımını eleştirerek, gerçek çözümün Anadolu’daki atıl arazileri tarıma kazandırmak olduğunu vurguladı: “Devlet şehir çeperlerindeki küçük bahçeleri yok etmeye çalışıyor, ama yıllardır ekilmeyen yüzbinlerce dönüm araziler boş duruyor. Çiftçi para kazanamadığı için ekmiyor, devlet boş yere insanların 500 m²’lik bahçelerine göz dikiyor. Ne akıl ama!” “Emekli İnsanların Nefesine Bile Tahammül Yok!” Hacıoğlu, emekli vatandaşların, gençlerin ve şehirden kaçan insanların küçük bahçelerde nefes almasına bile tahammül olmadığını belirtti: “Adam 1 dönüm tarlasına 2 göz oda kurmuş, sebzesini ekiyor, hayatına değer katıyor. Tarıma zarar vermiyor, fayda sağlıyor. Ama devletin gözünde suçlu. Milleti beton bloklara hapsettik, yetmedi mi artık?” Sonuç: Hobi Bahçeleri Üzerinden Toplumsal Çöküş Hobi bahçelerine yönelik bu yeni düzenleme, Türkiye’de şehirli ile devlet arasındaki gerilimi doruğa çıkarıyor. İbrahim Hacıoğlu’nun mesajı net: Bu yasayla ne amaçlanıyor olursa olsun, toplumla inatlaşmaktan başka bir sonucu yok ve felaket boyutunda mali yükler yaratacak. Hacıoğlu’nun Uyarısı: “Bu, sadece sebze yetiştiren küçük bir vatandaşın değil, toplumun sağduyusuna, nefesine ve vicdanına yapılmış bir saldırıdır. Hobi bahçelerine dokunmak, halkın yaşam alanına dokunmaktır. Yazık, çok yazık!”

Bursa’da Kentsel Dönüşüm İsyanı: “Bu Vurdumduymazlık Kabul Edilemez” Haber

Bursa’da Kentsel Dönüşüm İsyanı: “Bu Vurdumduymazlık Kabul Edilemez”

Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk: “Deprem gerçeği ortadayken binlerce insan riskli binalarda yaşamaya mahkûm ediliyor. Yıllardır konuşuluyor ama somut bir adım yok.” Haber Metni: Bursa’da yıllardır tartışılan ancak somut adımların bir türlü atılamadığı kentsel dönüşüm meselesi, kentte yeniden sert tartışmaların odağı haline geldi. Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk, yaptığı sert açıklamayla Bursa’daki kentsel dönüşüm sürecine yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Öztürk, kentte yaşanan gecikmelerin artık teknik bir planlama sorunu olmaktan çıktığını, açık bir yönetim zaafına ve vurdumduymazlığa dönüştüğünü söyledi. Bursa’nın deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda olduğunu vurgulayan Öztürk, on binlerce insanın hâlâ eski ve riskli binalarda yaşamaya mecbur bırakıldığını belirtti. Yıllardır aynı vaatlerin tekrarlandığını, toplantılar yapıldığını ve planların konuşulduğunu ancak ortada gözle görülür, ciddi bir dönüşüm hamlesi bulunmadığını dile getirdi. Öztürk açıklamasında, Bursa’nın birçok mahallesinde bulunan eski yapı stokunun büyük bir risk oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa’nın birçok mahallesi adeta saatli bomba gibi duran binalarla dolu. İnsanlar her gün o binalara girip çıkıyor, çocuklar o binalarda büyüyor, aileler hayatlarını o yapılarda sürdürüyor. Ama yönetenler hâlâ ağırdan alıyor, hâlâ süreci oyalıyor. Bu tablo artık basit bir gecikme değildir. Bu açık bir ihmaldir.” “DEPREM GERÇEĞİ ORTADAYKEN SESSİZ KALMAK SORUMSUZLUKTUR” Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığını ve Bursa’nın da bu gerçeğin dışında olmadığını hatırlatan Öztürk, yetkililerin hâlâ ağır işleyen süreçlerle vakit kaybettiğini söyledi. Deprem riskinin bilimsel raporlarla defalarca ortaya konduğunu belirten Öztürk, buna rağmen kentsel dönüşümün bürokrasi ve siyasi tartışmalar arasında sürüncemede bırakıldığını ifade etti. Öztürk, “Deprem gerçeğini bilen herkes şunu çok iyi biliyor: Eğer bugün adım atılmazsa yarın çok geç olabilir. Ama ne yazık ki Bursa’da kentsel dönüşüm konusu yıllardır siyasi tartışmaların ve bürokratik bahanelerin arasında çürümeye terk edilmiştir. Şehrin geleceği planlarla değil, ertelemelerle yönetiliyor.” dedi. “İNSANLARIN EN TEMEL HAKKI GÜVENLİ EVLERDE YAŞAMAKTIR” Bursa’da yaşayan vatandaşların en temel beklentisinin güvenli konutlarda yaşamak olduğunu vurgulayan Öztürk, bunun bir lütuf değil anayasal bir hak olduğunu dile getirdi. Ancak yıllardır bu hakkın sağlanamadığını belirten Öztürk, olası bir felaket durumunda yaşanacak kayıpların sorumluluğunun görmezden gelinemeyeceğini söyledi. “Gerçek şu ki Bursa’da insanlar sağlam ve güvenli evlerde yaşamak istiyor. Bu en temel haktır. Ama ne yazık ki yıllardır bu hak sağlanamıyor. Eğer yarın bir felaket yaşanırsa bunun adı kader olmayacaktır. Bu açık bir ihmalin ve sorumsuzluğun sonucu olacaktır.” ifadelerini kullandı. “BURSA BU YÖNETİM ZAFİYETİNİ HAK ETMİYOR” Açıklamasının sonunda Bursa’nın Türkiye’nin en köklü ve en büyük şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan Öztürk, kentin böylesine ağır bir yönetim zafiyetini hak etmediğini söyledi. Kentsel dönüşüm konusunda artık sözlerin değil, somut ve radikal adımların atılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, her geçen gün riskin büyüdüğünü ifade etti. “Bursa gibi büyük ve köklü bir şehir bu kadar ağır bir yönetim zaafını hak etmiyor. Artık laf değil, radikal ve acil adımlar atılması gerekiyor. Çünkü her geçen gün ihmali büyütüyor ve risk katlanarak artıyor. Bursa’nın geleceği ihmale değil, cesur ve kararlı bir yönetime muhtaçtır.” Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk’ün açıklamaları, kentte uzun süredir tartışılan kentsel dönüşüm meselesini yeniden gündemin en üst sıralarına taşıdı. Uzmanlar ise Bursa’daki yapı stokunun önemli bir bölümünün acil dönüşüm gerektirdiğini belirterek sürecin daha hızlı ve kararlı şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.