Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

Gürsu Haber - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez” Haber

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü, yeni dönemin ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı İl Başkanı Av. Turgut Özkan başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda yeni dönem görev dağılımları tamamlanırken, Bursa’nın giderek ağırlaşan kent sorunları, vatandaşların beklentileri ve önümüzdeki dönemde yürütülecek siyasi çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. CHP Bursa İl Yönetimi, toplantıda yalnızca teşkilat çalışmalarını değil, aynı zamanda Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen temel meselelerini de gündemine aldı. Ulaşımdan kentsel dönüşüme, çevre sorunlarından ekonomik krize, plansız kentleşmeden istihdama kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda verilen mesaj ise net oldu: “Bursa’nın sorunları artık ertelenemez. Kentin geleceğini tehdit eden meseleler karşısında sessiz kalmayacağız.” Bursa’da Kronikleşen Sorunlara Sert Eleştiri: “Kent Yönetimi Alarm Veriyor” CHP Bursa İl Örgütü’nün yeni dönem çalışma planlamasında, Bursa’nın büyüyen nüfusuna rağmen yıllardır çözülemeyen altyapı ve kent yönetimi sorunlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı belirtildi. Parti yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Bursa’nın sanayi gücü, tarihi mirası ve doğal kaynaklarıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen plansız büyüme, yanlış kentleşme kararları ve yetersiz yatırımlar nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Ulaşım Çıkmazı: Bursa Trafikte Kaybediyor Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Bursa’nın yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu oldu. CHP Bursa İl Yönetimi, kent içi ulaşımda plansızlığın giderek büyüdüğünü, vatandaşların her gün saatlerini trafikte geçirmek zorunda kaldığını ifade etti. Özellikle; Mudanya Yolu’nda yaşanan yoğunluk, Acemler Kavşağı’ndaki kronik trafik problemi, İzmir Yolu üzerindeki ulaşım sıkışıklığı, Toplu taşıma sistemindeki kapasite ve erişim sorunları Bursa’nın günlük yaşamını olumsuz etkileyen temel problemler arasında gösterildi. Açıklamalarda, ulaşım sorununun yalnızca trafik yoğunluğu olmadığı, aynı zamanda vatandaşın zaman kaybına, ekonomik kayıplara ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olan büyük bir kent problemi olduğu vurgulandı. CHP Bursa yönetimi, “Yıllardır günü kurtaran uygulamalarla değil, bilimsel, planlı ve uzun vadeli ulaşım politikalarıyla Bursa’nın geleceği korunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm: Bursa’nın En Büyük Güvenlik Sınavı Toplantıda Bursa’nın deprem riski ve kentsel dönüşüm süreci de geniş şekilde ele alındı. Olası Marmara depremi karşısında Bursa’daki yapı stokunun güvenliği, riskli binaların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm uygulamalarının mevcut durumu tartışıldı. CHP Bursa İl Yönetimi, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasının temel bir hak olduğunu belirterek, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca ekonomik çıkarlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle; Dayanıksız yapıların yenilenme sürecinin hızlandırılması, Vatandaşların mülkiyet haklarının korunması, Dönüşüm süreçlerinde mağduriyetlerin önlenmesi, Riskli bölgelerde bilimsel ve sosyal temelli çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. CHP kanadından yapılan değerlendirmelerde, deprem gerçeğinin seçim dönemlerinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Çevre Alarm Veriyor: “Bursa’nın Doğası Rant ve Kirlilik Baskısı Altında” CHP Bursa’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık çevre sorunları oldu. Sanayi kenti kimliğiyle büyüyen Bursa’da kontrolsüz sanayileşmenin ve plansız yapılaşmanın çevresel etkileri toplantıda masaya yatırıldı. Özellikle; Ovakça, Barakfakih, Kestel bölgeleri başta olmak üzere sanayi faaliyetlerinin hava ve su kalitesi üzerindeki etkileri değerlendirildi. CHP Bursa İl Yönetimi, çevre koruma politikalarının yeterince güçlü uygulanmadığını savunarak, Bursa’nın doğal kaynaklarının korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Bursa Ovası’nın betonlaşma tehdidi altında olduğu ifade edilerek, tarım arazilerinin korunması konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiği vurgulandı. “Yeşil Bursa” kimliğinin yalnızca geçmişten kalan bir söylem değil, korunması gereken bir yaşam değeri olduğu belirtildi. Ekonomik Kriz Bursa Sanayisini ve Emekçiyi Zorluyor Toplantıda ekonomik sorunlar ve istihdam konusu da önemli başlıklar arasında yer aldı. Bursa’nın otomotiv ve tekstil başta olmak üzere güçlü üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ekonomik koşulların hem sanayiciyi hem çalışanları zorladığı ifade edildi. CHP Bursa yönetimi tarafından değerlendirilen başlıca sorunlar arasında; Üretimde yaşanan daralma, Yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların satın alma gücünün düşmesi, İşçilerin geçim sıkıntısı, Sanayide ara eleman ihtiyacı, Genç işsizliği yer aldı. Bursa gibi üretim merkezlerinin güçlü sosyal politikalar ve planlı ekonomi anlayışıyla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İmar Politikalarına Sert Tepki: “Bursa’nın Kimliği Betonlaşmaya Teslim Edilemez” CHP Bursa İl Örgütü’nün gündemindeki bir diğer kritik konu ise imar politikaları ve kent estetiği oldu. Bursa’nın tarihi dokusu, doğal alanları ve kültürel mirasının korunması gerektiği belirtilirken, plansız yapılaşmanın kentin kimliğine zarar verdiği ifade edildi. Özellikle yeşil alanların azalması, yoğun yapılaşma ve rant odaklı kentleşme eleştirilerek, Bursa’nın geleceğinin yalnızca inşaat merkezli politikalarla şekillendirilemeyeceği vurgulandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının kent yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğu belirtildi. Turgut Özkan: “Bursa İçin Birlikte, Kararlı ve Mücadeleci Bir Dönem Başlıyor” CHP Bursa İl Başkanı Av. Turgut Özkan, yeni dönem Yönetim Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı değerlendirmede, teşkilat çalışmalarının birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla sürdürüleceğini belirtti. Özkan, yeni dönemde Bursa’nın sorunlarını yakından takip edeceklerini, vatandaşların taleplerini güçlü şekilde gündeme taşıyacaklarını ve çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede şu mesaj öne çıktı: “Bursa’nın geleceği için sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bu kentte yaşayan herkesin daha güvenli, daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir şehirde hayatını sürdürebilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yeni dönemde CHP Bursa İl Örgütü’nün; ulaşım, deprem güvenliği, çevre, ekonomi, kentleşme ve sosyal sorunlar başta olmak üzere kentin temel meselelerinde daha aktif bir saha çalışması yürüteceği bildirildi.

''Her üç emekliden biri taban aylığa bağımlı" Haber

''Her üç emekliden biri taban aylığa bağımlı"

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, Temmuz ayında yürürlüğe girmesi beklenen en düşük emekli aylığı düzenlemesine ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, milyonlarca emekliyi ilgilendiren düzenlemenin mevcut sorunları çözmekten uzak olduğunu savundu. Meclis'e sunulan torba kanun teklifinde en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Erdem, emeklilik sisteminde kalıcı ve adil bir reform yapılması gerektiğini söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan torba kanun teklifine göre Temmuz ayından itibaren en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarılması planlanıyor. Düzenlemeden yaklaşık 5 milyon 100 bin emeklinin yararlanması beklenirken, Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, söz konusu artışın emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara kalıcı çözüm getirmeyeceğini belirtti. Erdem, açıklamasında en düşük emekli aylığı uygulamasının yıllar içerisinde giderek daha geniş bir kesimi kapsadığına dikkat çekerek, bu durumun emeklilik sistemindeki bozulmanın en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. "Taban aylık uygulaması giderek yaygınlaşıyor" En düşük emekli aylığı uygulamasının 2019 yılında bin lira olarak hayata geçirildiğini hatırlatan Erdem, o dönemde yaklaşık 800 bin emeklinin bu uygulamadan yararlandığını belirtti. Aradan geçen yıllarda tablonun önemli ölçüde değiştiğini kaydeden Erdem, şu değerlendirmeyi yaptı: "2019 yılında emeklilerin yalnızca yüzde 7'si en düşük emekli aylığı alıyordu. Bugün ise bu oran yüzde 31'e yükseldi. Başka bir ifadeyle artık her üç emekliden biri taban aylığa bağımlı hale geldi. Bu tablo, emeklilik sistemindeki bozulmanın ve emekli gelirlerindeki erimenin en somut göstergesidir." Ortalama emekli aylığı ile taban aylık arasındaki fark kapanıyor Erdem, Temmuz 2026 itibarıyla oluşacak maaş tablosuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Buna göre en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükselmesi beklenirken, ortalama emekli aylığının ise bunun yalnızca yaklaşık yüzde 17 üzerinde, yani 27 bin 700 lira seviyesinde olacağı öngörülüyor. Bu verilerin, prim ödeme esasına dayalı emeklilik sisteminin giderek zayıfladığını gösterdiğini belirten Erdem, ortalama maaş ile taban maaş arasındaki farkın her geçen yıl daraldığını ifade etti. "Emekli aylıkları asgari ücret karşısında değer kaybetti" Açıklamada emekli maaşlarının yıllar içindeki alım gücüne de dikkat çekildi. DİSK-AR'ın Temmuz 2025 tarihli araştırmasına atıfta bulunan Erdem, emekli aylıklarının asgari ücret karşısında ciddi oranda gerilediğini belirterek, Mart 2025 itibarıyla ortalama emekli aylığının asgari ücretin yalnızca yüzde 78'i seviyesinde kaldığını ifade etti. Erdem, 2016 yılına kadar emekli aylıklarının asgari ücretin üzerinde seyrettiğini, ancak sonraki yıllarda yüksek enflasyon, yetersiz maaş artışları ve uygulanan sosyal güvenlik politikaları nedeniyle emeklilerin satın alma gücünün önemli ölçüde düştüğünü savundu. Açıklamada, artan gıda fiyatları, kira giderleri, enerji maliyetleri ve sağlık harcamalarının emeklilerin bütçesini her geçen gün daha fazla zorladığına da dikkat çekildi. "En düşük emekli aylığı bir sisteme bağlı değil" Erkan Erdem, mevcut uygulamanın belirli ve kalıcı bir hesaplama yöntemine dayanmadığını belirterek, en düşük emekli aylığının her zam döneminde çıkarılan torba kanunlarla yeniden belirlendiğini söyledi. Bu durumun sosyal güvenlik sisteminde belirsizlik yarattığını ifade eden Erdem, şu değerlendirmede bulundu: "AKP, 2008 yılında kaldırdığı bu uygulamaya emekli maaşlarının çok düşmesi nedeniyle 2019 yılında yeniden dönmek zorunda kaldı. Ancak bunu herhangi bir sisteme ya da objektif kurala bağlamadı. Her maaş artışında yeni bir torba kanun çıkarılıyor ve taban aylık yeniden belirleniyor. Bu yöntem sosyal güvenlik sisteminin temel ilkeleriyle bağdaşmıyor." "Uzun yıllar prim ödeyen ile kısa süre çalışan aynı seviyeye geliyor" Erdem, mevcut sistemin prim ödeme esasını da zedelediğini savunarak, uzun yıllar boyunca yüksek prim ödeyen emekliler ile daha kısa süre çalışan kişilerin benzer maaş seviyelerine gelmesinin sosyal güvenlik sistemindeki adalet duygusunu zayıflattığını söyledi. "Bugünkü uygulama otuz yıl boyunca prim ödeyen emekliyle daha kısa süre çalışmış emekliyi dipte eşitliyor. Prim ödeme gün sayısı ve ödenen prim miktarı arasındaki fark giderek anlamsız hale geliyor. Bu durum hem çalışma hayatındaki motivasyonu hem de sosyal güvenlik sistemine duyulan güveni olumsuz etkiliyor." ifadelerini kullandı. Kalıcı reform çağrısı Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasının sonunda emeklilik sisteminde geçici maaş artışları yerine kalıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Platform adına konuşan Erkan Erdem, kök emekli aylıklarının prim esasına göre yeniden ve kalıcı biçimde güncellenmesini, en düşük emekli aylığı uygulamasının ise her zam döneminde çıkarılan torba kanunlarla değil, önceden belirlenmiş objektif kriterlere dayanan kalıcı bir yasal sisteme bağlanmasını talep etti. Erdem, emeklilerin yıllarca çalışarak ülke ekonomisine katkı sunduğunu belirterek, insanca yaşam koşullarını sağlayacak bir gelir düzeyinin sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu ifade etti. Emeklilerin geçim sıkıntısının giderek ağırlaştığını dile getiren Erdem, hükümete ve TBMM'ye sosyal güvenlik sisteminde adaletin yeniden tesis edilmesi, emekli maaşlarının gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi ve emeklilerin alım gücünü kalıcı olarak artıracak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Yeni Sendika Bursa Şube Başkanı Salih Bayram'dan Haziran Enflasyonuna Sert Tepki Haber

Yeni Sendika Bursa Şube Başkanı Salih Bayram'dan Haziran Enflasyonuna Sert Tepki

Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından kamu çalışanlarının maaşlarına yapılacak zam oranının belli olması, memur ve emekliler arasında hayal kırıklığı yarattı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeni Sendika Bursa Şube Başkanı Salih Bayram, açıklanan artışların kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıları karşılamaktan çok uzak olduğunu belirtti. Bayram, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan maaş artışına ilişkin genelge, kamu çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik gerçekliği ne yazık ki görmezden gelmektedir. Her geçen gün artan enflasyon, yükselen kira bedelleri, ulaşım giderleri, temel ihtiyaçlar ve çocuklarımızın eğitim masrafları karşısında açıklanan maaş artışları, çalışanlarımızın geçim sıkıntısını hafifletmeye yetmemektedir. Yetkiyi yalnızca üye sayısıyla övünmek için kullananlar, çalışanların yaşadığı mağduriyeti, alın terinin değer kaybetmesini ve emeğin her geçen gün daha da yoksullaşmasını görmek zorundadır. Yeni Sendika olarak kamu çalışanlarının haklı taleplerini her platformda dile getirmeye, enflasyon karşısında eriyen maaşlara dikkat çekmeye, adil ücret, refah payı ve insanca yaşam mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız. Çünkü emeğin hakkını savunmak bizim en temel sorumluluğumuzdur." Bayram, kamu çalışanlarının alım gücünün korunması için yalnızca enflasyon farkının yeterli olmadığını, kalıcı refah sağlayacak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır: “Kamu Çalışanlarının Alım Gücü Bir Kez Daha Geriledi” Haber

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır: “Kamu Çalışanlarının Alım Gücü Bir Kez Daha Geriledi”

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Karabayır, kamu görevlileri ve emeklilerin yılın ilk altı ayında bir kez daha ciddi oranda alım gücü kaybı yaşadığını belirtti. Haziran ayında enflasyonun %0,99, yılın ilk altı ayındaki toplam enflasyonun ise %17,76 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Karabayır, kamu çalışanlarına Ocak ayında verilen %11’lik maaş artışının bu süreçte yetersiz kaldığını ifade etti. Bu tabloya göre maaşların enflasyon karşısında %6,09 oranında eridiğini söyledi. “Maaş artışları kaybı telafi etmiyor” Karabayır, Temmuz ayında yapılacak %7 oranındaki ikinci dönem artışıyla birlikte maaşlarda kısmi bir yükseliş yaşanacağını belirterek, buna rağmen alım gücündeki kaybın telafi edilemediğini vurguladı. Açıklamasında memur maaşlarına ilişkin hesaplamalara da yer veren Karabayır, en düşük dereceli bekâr memur maaşının 56 bin 731 liradan 64 bin 367 liraya, ortalama memur maaşının ise 68 bin 460 liradan 77 bin 715 liraya yükseleceğini ifade etti. Bu artışların sırasıyla 7 bin 636 lira ve 9 bin 255 lira seviyesinde olduğunu belirtti. Evli ve eşi çalışmayan kamu çalışanlarına verilen 3 bin 581 TL eş yardımı ile çocuk yardımlarının da dikkate alınması gerektiğini söyleyen Karabayır, bu kalemlerin de mevcut ekonomik tabloyu değiştirmeye yetmediğini dile getirdi. “Refah değil, erime yaşanıyor” Kamu görevlilerinin gelir artışlarının refah düzeyini yükseltmekten uzak olduğunu ifade eden Karabayır, mevcut sistemin çalışanların alım gücünü koruyamadığını söyledi. “Bu rakamlar refah seviyesinin yükseldiğini değil, alım gücünün eridiğini göstermektedir. Kamu çalışanlarımızın altı ay boyunca geçimini sağlaması bu şartlarda mümkün değildir.” Karabayır, enflasyona endeksli maaş artış sisteminin yapısal bir sorun oluşturduğunu belirterek, “önce eriyen maaşların sonra zam olarak geri verilmesi” anlayışının sürdürülemez olduğunu ifade etti. “Gerçek hayat pahalılığı ile resmi enflasyon arasında fark var” Açıklamasında resmi enflasyon verileri ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyat artışları arasındaki farka da dikkat çeken Karabayır, özellikle kira, gıda, enerji, eğitim ve ulaşım giderlerindeki artışların kamu çalışanlarının bütçesini ciddi şekilde zorladığını söyledi. Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, milli gelirin arttığını ve ihracatın yükseldiğini hatırlatan Karabayır, buna rağmen kamu çalışanları ve emeklilerin bu büyümeden yeterli payı alamadığını ifade etti. Talepler: “İlave zam ve yapısal düzenleme şart” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, kamu çalışanları ve emekliler adına şu talepleri dile getirdi: Temmuz ayında maaşlara ilave zam yapılması Refah payı uygulamasının hayata geçirilmesi Eşel mobil sistemine geçilmesi Toplu sözleşme sisteminin enflasyonu öngören yapıya kavuşturulması Emekli maaşları ile görev maaşları arasındaki farkın giderilmesi Emeklilikte gelir kaybına yol açan düzenlemelerin revize edilmesi Karabayır, mevcut sistemin kamu çalışanlarını her altı ayda bir aynı ekonomik döngüye mahkûm ettiğini belirterek, kalıcı bir çözüm çağrısında bulundu. “Mücadele kararlılıkla sürecek” Kamu çalışanlarının sadece enflasyon oranında değil, refah artışıyla birlikte gelir elde etmesi gerektiğini vurgulayan Karabayır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kamu görevlileri enflasyonun gerisinden gelen maaş artışlarını değil, enflasyonun önünde giden bir ücret politikası istemektedir. Mücadelemiz, bu adaletsiz ücret yapısı değişene kadar kararlılıkla sürecektir.”

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımına yönelik mevcut anlayışı sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kalktığını, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın teriyle oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimsenin sınırsız tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye’nin ağır ekonomik şartlardan geçtiğini belirten Yurtsever, milyonlarca vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşın kamu harcamalarındaki tartışmaların toplum vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle asli yapısından uzaklaştırılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerini giderek daha kapalı ve denetlenmesi zor yöntemlere bıraktığını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamasında kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık azalır, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemlerin giderek yaygınlaşması kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasasından çıkan her kuruşun hesabı millete verilmelidir.” Yurtsever, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin zayıflamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu kaynaklarının kullanımında toplumun bilgi alma hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu kaynaklarının belli kesimlerin değil bütün vatandaşların ortak değeri olduğunu ifade etti. “Bu kaynaklar herhangi bir grubun, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarruf yapılırken öncelik her zaman kamu yararı olmalıdır. Kamu kaynakları siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir” dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetiminde tasarruf kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. “Bugün vatandaş pazarda, markette ve faturalarında ağır bir yük hissederken devlet yönetiminde en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı kamu kaynaklarını hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarrufu esas alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır” diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamasının sonunda kamu yönetiminde şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, devletin harcadığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. “Millet fedakârlık yaparken kamu yönetiminin de aynı hassasiyeti göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verildiği, ihalelerin şeffaf biçimde yürütüldüğü, denetim mekanizmalarının güçlü çalıştığı bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete duyulan güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir.” Saadet Partili Yurtsever’in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devlet yönetiminde şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

Bursa Seyyar ve Pazarcı Esnafı Oda Başkanı Refik Aksu’dan Hayırlı Olsun Ziyareti: “Birlik ve Beraberlik Güçleniyor” Haber

Bursa Seyyar ve Pazarcı Esnafı Oda Başkanı Refik Aksu’dan Hayırlı Olsun Ziyareti: “Birlik ve Beraberlik Güçleniyor”

Bursa’da seyyar ve pazarcı esnafının sesi Bursa Seyyar ve Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanımız Sayın Fahrettin Bilgit’i ziyaret etti. Hayırlı olsun ziyaretinde gerçekleşen buluşmada, esnaf camiasının birlik ve beraberliğini güçlendirecek samimi sohbetler gerçekleştirildi. Refik Aksu ve ekibi, ziyarette karşılıklı iyi dileklerini paylaştı; birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. “Birliğimiz daim, muhabbetimiz bereketli olsun” mesajını veren Aksu, tüm esnaf ve sanatkâr camiasına hayırlı olmasını temenni etti. Çarşı ve Pazarlarda Artan Enflasyon Esnafı Zorluyor Ziyaret sırasında, Bursa’nın çarşı ve pazarlarında yaşanan ekonomik sıkıntılar da gündeme geldi. Enflasyonun aşırı yükselmesi, girdi maliyetlerinin artışı ve artan kira ve seyyar tezgah giderleri, her gün daha fazla esnafın tezgahını kapatmasına neden oluyor. Pazarcı esnafı, kısa dönemde maliyetlerin düşürülmesi, kira destekleri ve stok yönetimi gibi acil çözüm yolları üzerinde öneriler geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Açık ve Kapalı Pazar Yerlerinin Kronik Sorunları Esnaf temsilcileri, Bursa’daki açık ve kapalı pazar yerlerinin kronik problemlerine de dikkat çekti. Özellikle altyapı eksiklikleri, temizlik, güvenlik ve ulaşım sorunlarının, hem esnafın iş yapmasını zorlaştırdığı hem de vatandaşın alışveriş deneyimini olumsuz etkilediği vurgulandı. Başkan Aksu, “Pazarlarımızın sürdürülebilir, modern ve erişilebilir alanlar hâline gelmesi için Birlik ile koordineli çalışmaya devam edeceğiz. Esnafın sesi duyulmalı, sorunlar adım adım çözülmeli” ifadelerini kullandı. Ziyaretin, esnaf camiasının birliğini pekiştirmesi ve kısa ve uzun vadede somut çözüm yollarının üretilmesine öncülük etmesi hedefleniyor.

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut’tan Sert Açıklama: “Memurun Hakkı Teslim Edilmeden Sosyal Adalet Sağlanamaz” Haber

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut’tan Sert Açıklama: “Memurun Hakkı Teslim Edilmeden Sosyal Adalet Sağlanamaz”

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut, kamu çalışanlarının uzun süredir biriken sorunlarına ilişkin kapsamlı ve sert bir açıklama yaptı. Bulut, memurların özlük haklarının korunması ve geliştirilmesi noktasında mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayarak, mevcut tabloyu “kabul edilemez bir adaletsizlik düzeni” olarak nitelendirdi. Bulut açıklamasında, özellikle yüksek enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğine dikkat çekti. Memurların alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü belirten Bulut, “Kamu çalışanı ay sonunu getiremez hale gelmişken ekonomik dengeden söz etmek mümkün değildir. Vergi dilimi uygulamalarıyla yıl içinde maaşlar adeta cezalandırılmakta, çalışan daha fazla kazandıkça daha ağır bir yükün altına sokulmaktadır” ifadelerini kullandı. Kamuda ücret adaletsizliğinin derinleştiğini de dile getiren Bulut, aynı işi yapan memurlar arasında kurumdan kuruma değişen ciddi maaş farklarının sosyal barışı zedelediğini söyledi. Tazminat ve ek ödeme sistemindeki dengesizliklerin çalışanlar arasında huzursuzluk yarattığını belirten Bulut, “Eşit işe eşit ücret ilkesi kağıt üzerinde kalmıştır” diyerek duruma tepki gösterdi. Kamu personel sistemindeki statü farklılıklarına da değinen Bulut, kadrolu, sözleşmeli ve taşeron çalışanlar arasındaki hak farklılıklarının artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade etti. Bu yapının çalışma hayatında ciddi bir karmaşa yarattığını belirten Bulut, tüm kamu çalışanlarının tek çatı altında eşit haklara sahip olması gerektiğini savundu. Liyakat ve kariyer sistemine yönelik eleştirilerinde ise Bulut, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde adalet ilkesinin zedelendiğini öne sürdü. Mülakat sisteminin ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirten Bulut, “Atamalarda liyakat yerine farklı kriterlerin devreye girdiğine dair güçlü bir algı oluşmuştur. Bu durum, kamuya olan güveni sarsmaktadır” dedi. Çalışma koşullarına ilişkin sorunların da görmezden gelindiğini ifade eden Bulut, özellikle yardımcı hizmetler sınıfının yıllardır çözülemeyen problemlerine dikkat çekti. Görev tanımlarının belirsizliği, fazla mesai ücretlerinin yetersizliği ya da ödenmemesi ve tayin-yer değiştirme süreçlerindeki zorlukların çalışanları mağdur ettiğini belirtti. Sendikal haklar ve toplu sözleşme süreçlerine de değinen Bulut, bu mekanizmaların etkin işlemediğini savunarak, kamu çalışanlarının haklarını tam anlamıyla koruyacak güçlü ve adil bir sistemin kurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca 3600 ek gösterge düzenlemesinden yararlanamayan kesimlerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini belirten Bulut, kamudaki yönetici atamalarında liyakat ilkesinin esas alınması ve disiplin cezalarında adaletin sağlanması çağrısında bulundu. Açıklamasının sonunda yetkililere seslenen Bulut, “Memurun alın teri görmezden gelinemez. Sosyal devlet anlayışı, kamu çalışanının hakkını teslim etmekle başlar. Bizler mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, memurun sesi olmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Trump'ın "vur" emri altın fiyatlarını vurdu! Haber

Trump'ın "vur" emri altın fiyatlarını vurdu!

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin verdiği "vur" talimatı küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtı. Trump, ABD Donanması'na boğaza mayın döşeyen tüm teknelerin vurulması yönünde emir verdiğini açıklarken, bölgede tansiyon hızla yükseldi. Trump açıklamasında, "ABD Donanmasına, Hürmüz Boğazı'na mayın döşeyen her türlü tekneyi vurmasını emrettim. Hiç tereddüt edilmeyecek. Mayın temizleme gemilerimiz şu anda boğazı temizliyor" ifadelerini kullandı. 4 HAFTALIK YÜKSELİŞ BİTİYOR Orta Doğu'da artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarında yükseliş beklentisi, küresel enflasyon endişelerini tetikledi. Bu gelişmeler güvenli liman olarak görülen altına yönelimi sınırlarken, fiyatlarda düşüş eğilimi öne çıktı. Geçtiğimiz cuma günü 4 bin 829 dolardan kapanış yapan ons altında haftalık kayıp yüzde 3'lük bir düşüşe doğru ilerliyor. Böylelikle ons altın 4 haftadır süren yükseliş serisinde ilk defa haftayı düşüşle kapatma ihtimaline doğru gidiyor. ONS ALTIN Haftanın son işlem gününe girilirken ons altın güne 4 bin 700 dolarla başladı. Gün içinde en düşük 4 bin 658 dolar, en yüksek 4 bin 711 dolar seviyesini test eden ons altın şu an 4 bin 684 seviyesinden işlem görüyor. GRAM ALTIN Yurt içinde gram altın da küresel fiyatlara paralel olarak düşüş gösterdi. Güne 6 bin 778 liradan başlayan gram altın, gün içinde 6 bin 740 lira ile 6 bin 816 lira aralığında hareket etti. Gram altın, son işlemlerde 6 bin 764 lira seviyesinde alıcı buluyor. ÇEYREK ALTIN Güne 11 bin 84 liradan başlayan çeyrek altın gün içinde en düşük 11 bin 20 lira, en yüksek 11 bin 145 lira seviyesini test etti. Çeyrek altın şu an 11 bin 88 liradan işlem görüyor.

Siyasi İstişare Trafiği Sürüyor Haber

Siyasi İstişare Trafiği Sürüyor

Aydınlık Geleceğin Partisi’nden CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’e Ziyaret Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Hasan Öztürk’ü ziyaret ederek Türkiye gündemine ilişkin önemli başlıklarda kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Gerçekleşen görüşmede, hem ulusal hem de yerel ölçekte öne çıkan güncel konular ele alınırken, siyasi partiler arası diyalog ve iş birliğinin önemi vurgulandı. Ziyaret kapsamında yapılan görüşmede, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik gelişmeler, toplumsal beklentiler, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri detaylı şekilde masaya yatırıldı. Taraflar, özellikle vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen ekonomik dalgalanmalar, enflasyon, istihdam ve sosyal politikalar üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede ayrıca demokratik süreçlerin güçlendirilmesi, siyaset kurumunun daha etkin ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması ve farklı siyasi görüşler arasında yapıcı diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği konusunda ortak bir yaklaşım sergilendi. İrfan Özen, Türkiye’nin geleceği açısından siyasi partiler arasında iletişimin artırılmasının kritik önemde olduğunu belirterek, bu tür ziyaretlerin karşılıklı anlayışı güçlendirdiğini ifade etti. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, farklı siyasi hareketlerin bir araya gelerek ülke meselelerine çözüm aramasının demokratik kültür açısından değerli olduğunu vurguladı. Öztürk, özellikle yerel düzeyde Bursa’nın ihtiyaçları, sanayi ve üretim politikaları ile kentin sosyo-ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede Bursa özelinde altyapı projeleri, şehirleşme politikaları, çevre sorunları ve sanayi yatırımları gibi konular da ele alınırken, bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliği üzerinde duruldu. Taraflar, yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki koordinasyonun artırılmasının önemine dikkat çekti. Ziyaretin sonunda karşılıklı iyi niyet mesajları verilirken, benzer istişarelerin ilerleyen süreçte de devam etmesi temennisinde bulunuldu. Aydınlık Geleceğin Partisi yetkilileri, Türkiye’nin “aydınlık bir geleceğe” ulaşması için farklı kesimlerin ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade ederken, bu doğrultuda siyasi diyalog kanallarını açık tutmaya devam edeceklerini belirtti. Gerçekleşen bu ziyaret, Türk siyasetinde farklı partiler arasında diyalog ve istişare kültürünün güçlenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.