Hava Durumu

#Enerji Maliyetleri

Gürsu Haber - Enerji Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Ekonomik Hedeflerindeki Şifre! Haber

Bursa’nın Ekonomik Hedeflerindeki Şifre!

Bursa iş dünyasında gözler yaklaşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçimlerine çevrilirken, Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANASİAD) Genel Başkanı Hakan Birkan’dan dikkat çeken ve kapsamlı değerlendirmeler içeren bir açıklama geldi. Birkan, seçim sürecinin yalnızca bir yönetim değişimi değil, aynı zamanda Bursa ekonomisinin geleceğini şekillendirecek kritik bir eşik olduğunu vurguladı. “BTSO seçimleri Bursa’nın ekonomik rotasını belirleyecek” Hakan Birkan, BTSO’nun Bursa iş dünyası için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek, yapılacak seçimlerin sıradan bir meslek örgütü seçimi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Birkan, “BTSO, sadece üyelerine hizmet sunan bir kurum değil; aynı zamanda Bursa’nın üretim gücünü, ihracat vizyonunu ve sanayi politikalarını yönlendiren en önemli yapılardan biridir. Bu nedenle yaklaşan seçimler, şehrin ekonomik rotasını doğrudan etkileyecek bir dönüm noktasıdır” dedi. Bursa’nın otomotivden tekstile, makineden savunma sanayine kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip olduğunu hatırlatan Birkan, bu çeşitliliğin doğru yönetilmemesi halinde rekabet gücünün zayıflayabileceğine işaret etti. “Ortak akıl ve kapsayıcı yönetim şart” ANASİAD olarak beklentilerinin net olduğunu belirten Birkan, yeni dönemde BTSO yönetiminin daha kapsayıcı, şeffaf ve katılımcı bir anlayış benimsemesi gerektiğini dile getirdi. “Artık kapalı kapılar ardında şekillenen değil, tüm paydaşların söz sahibi olduğu bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. Küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin tamamını kapsayan bir vizyon ortaya konulmalı” ifadelerini kullandı. Özellikle KOBİ’lerin yaşadığı finansman, ihracat ve dijital dönüşüm sorunlarına dikkat çeken Birkan, bu alanlarda somut ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Sanayici yalnız bırakılmamalı” Küresel ekonomik dalgalanmaların ve artan maliyet baskılarının sanayici üzerindeki yükünü artırdığına değinen Birkan, BTSO’nun bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini söyledi. Enerji maliyetleri, hammaddeye erişim ve finansmana ulaşım gibi temel sorunların çözümü için güçlü bir temsil mekanizmasının şart olduğunu ifade eden Birkan, “Sanayici üretmek istiyor ancak ciddi bir maliyet baskısı altında. Bu noktada BTSO’nun üyelerinin yanında daha güçlü durması gerekiyor” dedi. “Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm kaçınılmaz” Birkan, Bursa sanayisinin geleceği açısından dijitalleşme ve yeşil dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirtti. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat sürecine dikkat çeken Birkan, ihracatçı firmaların bu dönüşüme hızlı adapte olamaması halinde ciddi pazar kayıpları yaşayabileceğini ifade etti. “Karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim ve dijital altyapı yatırımları artık rekabetin temel unsurları haline geldi. BTSO’nun bu dönüşümü yönlendiren, üyelerine yol gösteren ve destek mekanizmaları geliştiren bir yapıya kavuşması gerekiyor” diye konuştu. “Seçim süreci sağduyuyla yürütülmeli” Seçim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Birkan, rekabetin iş dünyasına zarar vermeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. “Bu süreç bir ayrışma değil, birleşme zemini olmalı. Bursa iş dünyasının enerjisini iç çekişmelere değil, ortak hedeflere yönlendirmesi gerekiyor” dedi. “Bursa’nın potansiyeli çok daha yüksek” Açıklamasının sonunda Bursa’nın mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde bir performans sergileyebileceğini ifade eden Birkan, doğru yönetim ve güçlü vizyonla kentin küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirtti. “Bursa; üretim kültürü, girişimci ruhu ve sanayi altyapısıyla Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için güçlü, vizyoner ve kapsayıcı bir BTSO yönetimine ihtiyaç var. Bu seçimler, bu açıdan büyük bir fırsat sunuyor” dedi. İş dünyasının yakından takip ettiği BTSO seçim sürecinde önümüzdeki günlerde adayların netleşmesi ve projelerin kamuoyuyla paylaşılması beklenirken, ANASİAD cephesinden gelen bu açıklamalar sürece dair tartışmaları daha da hareketlendirmiş durumda.

Otomotiv devi küçülme kararı aldı, yatırım Bursa'ya kaydı Haber

Otomotiv devi küçülme kararı aldı, yatırım Bursa'ya kaydı

Fransız Renault bünyesinde faaliyet gösteren ve uzun yıllardır Romanya'nın Mioveni kentindeki fabrikasında üretim yapan Dacia, personel sayısını azaltma kararı aldı. Plan kapsamında, 2026 sonuna kadar 1200 kişinin işten ayrılması öngörülüyor. Şirket yetkilileri, küçülmenin büyük ölçüde gönüllü ayrılık paketleri ve geçici sözleşmeli personelin kontratlarının yenilenmemesi yoluyla gerçekleşeceğini açıkladı. Çalışan Sayısı 8 Yılda 5 Bin Azaldı Alınan bu karar, Dacia'nın istihdamında uzun süredir devam eden düşüş trendini gözler önüne serdi. 2018-2019 döneminde 14 bin 700'ü aşan çalışan sayısı, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 10 bin seviyesine kadar gerilemiş durumda. Tepkilerin Odağında Bursa'daki Üretim Kararı Var Sendikaların asıl tepkisi ise istihdam kaybından ziyade, yeni yatırımların Romanya dışına kaymasına yönelik. Dacia'nın bu yıl tanıttığı yeni hibrit crossover modeli Striker'ın Bursa'da, yeni elektrikli A segmenti modelinin ise Slovenya'da üretileceğinin açıklanması bardağı taşıran son damla oldu. Markanın en çok satan modellerinden Sandero Stepway halihazırda Fas'ta, tek elektrikli modeli Spring ise Çin'de üretiliyor. Bu tablo, Romanya'daki fabrikaların geleceği konusunda endişeleri artırırken, ülkenin üretim üssü olma statüsünün zayıfladığı yorumlarına yol açtı. Sendikalardan Hükümete Sert Suçlama: "Yatırım Ortamını Kaybettik" Dacia'daki sendika temsilcileri, yatırımların başka ülkelere kaymasının temel nedeninin Romanya'nın yatırım cazibesini yitirmesi olduğunu savunuyor. Sendika tarafından yapılan açıklamada, hükümetin ekonomi politikalarına yönelik şu eleştiriler sıralandı: Yıllardır tamamlanamayan Piteşti-Sibiu otoyolu başta olmak üzere altyapı projelerindeki kronik gecikmeler Sanayi üretimini zorlayan yüksek enerji maliyetleri Maliye politikalarındaki istikrarsızlık ve öngörülemez ekonomik düzenlemeler Sendikalara göre bu etkenler, uluslararası şirketlerin yeni yatırımlarını Romanya yerine Türkiye, Slovenya, Fas veya Çin gibi alternatif üretim merkezlerine yönlendirmesine neden oluyor. Dacia Yönetiminden "Rekabet Gücü" Vurgusu Dacia yönetimi ise sürecin sektörün rekabet koşullarının bir gereği olduğunu savunuyor. Şirket yetkilileri, küçülme planının "yasalara uygun, geçmişte de uygulanan sorumlu bir yeniden yapılanma" olduğunu belirterek, değişen üretim hacimlerine uyum sağlamak ve rekabet gücünü korumak amacıyla yıl başında gönüllü ayrılık programı başlatıldığını hatırlattı. Dacia CEO'su Katrin Adt ise Striker modelinin Bursa'da üretilecek olmasıyla ilgili tartışmalara açıklık getirdi. Adt, bu kararın Romanya'ya karşı alınmadığını, aksine Renault grubunun farklı ülkelerdeki mevcut üretim kapasitesini en verimli şekilde kullanma hedefinin bir parçası olduğunu ifade etti.

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan: Haber

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan:

“Büyüme Rakamları Gerçeği Yansıtmıyor, Sanayimiz Alarm Veriyor” Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Bursa’da yerel medya temsilcileriyle gerçekleştirdiği kapsamlı basın buluşmasında Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin son derece sert, çarpıcı ve dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan resmi büyüme rakamları ile vatandaşın günlük hayatında karşılaştığı ekonomik gerçeklik arasında derin bir uçurum oluştuğunu ifade eden Aslan, mevcut ekonomi yönetiminin rakamlarla algı üretmeye çalıştığını ancak sahadaki gerçeklerin bunun çok ötesinde bir kriz tablosunu ortaya koyduğunu söyledi. Ekonominin kağıt üzerinde büyür gibi gösterildiğini ancak üretimden kopmuş, borç ve tüketimle ayakta duran kırılgan bir yapı oluştuğunu belirten Aslan, “Türkiye ekonomisi rakamlarla makyajlanıyor, fakat gerçekler artık gizlenemeyecek kadar ağırdır” ifadelerini kullandı. “Kağıt Üzerindeki Büyüme, Vatandaşın Sofrasına Yansımıyor” Türkiye’nin son on yıllık büyüme performansını değerlendiren Aslan, ortalama büyüme oranının yüzde 3,5 seviyesinde kaldığını hatırlatarak bu büyümenin niteliğinin ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini vurguladı. Ekonominin üretim, teknoloji ve verimlilik üzerinden değil; tüketim, kredi genişlemesi ve borçlanma üzerinden büyütülmeye çalışıldığını söyleyen Aslan, bunun sürdürülebilir olmadığını belirtti. “Bugün açıklanan büyüme rakamlarına bakıldığında kağıt üzerinde bir ekonomik genişleme görülüyor olabilir. Ancak sokağa çıktığınızda karşınıza çıkan tablo bambaşkadır. Esnafın kasası boş, sanayicinin üretim iştahı kırılmış, vatandaşın mutfağında yangın vardır. Gerçeklerle istatistikler arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor. Rakamlarla oluşturulan bu pembe tablo, milletin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gizlemeye yetmiyor. Çünkü bu büyüme modeli refah üretmiyor; aksine borcu büyüten, üretimi zayıflatan ve ekonomiyi kırılganlaştıran bir düzen yaratıyor.” “Sanayideki Gerçek Tablo Alarm Veriyor” Fikret Aslan, özellikle sanayi üretimi konusunda yapılan resmi açıklamaların sahadaki tabloyu yansıtmadığını belirterek sanayi politikalarına yönelik eleştirilerini daha da sertleştirdi. 10 Mart 2026 tarihinde yapılan “Türkiye yüksek katma değerli üretimin merkezi oldu” yönündeki değerlendirmelerin gerçeklerle bağdaşmadığını ifade eden Aslan, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretimindeki payının hâlâ yüzde 3,5 seviyelerinde olduğunu hatırlattı. “Eğer gerçekten yüksek katma değerli üretimin merkezi haline gelmiş olsaydık, bugün yüksek teknoloji üretim oranımız bu kadar düşük olmazdı. Almanya’da bu oran yüzde 10 seviyelerine yaklaşmış durumda. Türkiye ise hâlâ yüzde 3–4 bandında sıkışmış durumda. Bu tablo bize açıkça şunu söylüyor: Sanayi politikalarında ciddi bir vizyon eksikliği vardır. Üretim kapasitesi daralıyor, sanayi üretim endeksleri zayıflıyor ve birçok sektörde rekabet gücümüz geriliyor. Sanayimiz sessiz ama derin bir kan kaybı yaşıyor.” Sanayi sektörünün yalnızca üretim tarafında değil, finansmana erişim, enerji maliyetleri, kur baskısı ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi çok boyutlu sorunlarla mücadele ettiğini vurgulayan Aslan, bu gerçeklerin görmezden gelinerek ekonominin yönetilemeyeceğini ifade etti. “Sanayici yüksek faizle kredi bulamıyor, enerji maliyetleri üreticinin belini büküyor, genç ve nitelikli iş gücü yurtdışına gidiyor. Buna rağmen hükümet çıkıp ‘her şey yolunda’ diyor. Topluma pembe tablolar çizmek ekonomiyi düzeltmez. Gerçekleri saklamak sorunları çözmez. Sanayi Bakanlığı’nın görevi rakamlarla algı oluşturmak değil, üretim gücünü ayağa kaldıracak politikaları hayata geçirmektir.” “Türkiye Üretim Modelini Köklü Biçimde Değiştirmek Zorunda” Türkiye ekonomisinde yaşanan kırılganlıkların temelinde yanlış üretim modelinin bulunduğunu dile getiren Aslan, düşük ve orta teknolojiye dayalı üretim yapısıyla Türkiye’nin küresel rekabette güçlü bir konuma ulaşmasının mümkün olmadığını söyledi. Anahtar Parti olarak sanayi politikalarına ilişkin kapsamlı projeler hazırladıklarını belirten Aslan, Türkiye’nin üretim stratejisinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye artık düşük katma değerli üretim sarmalından çıkmak zorundadır. Katma değeri yüksek, teknoloji odaklı ve ihracat gücü yüksek bir sanayi yapısı inşa edilmeden ekonomik refahın kalıcı hale gelmesi mümkün değildir. Biz Anahtar Parti olarak günü kurtaran politikalar değil, Türkiye’nin üretim gücünü yeniden ayağa kaldıracak köklü reformları savunuyoruz.” “Gerçek Ekonomiyi Görmezden Gelmek Türkiye’ye Zaman Kaybettiriyor” Ekonomide gerçekçi politikalar uygulanmadığı sürece Türkiye’nin potansiyelini kullanamayacağını ifade eden Aslan, mevcut yönetimin ekonomi politikalarının ülkeye zaman kaybettirdiğini savundu. “Türkiye güçlü bir üretim ülkesi olabilir. Sanayicimizin, girişimcimizin ve çalışanlarımızın potansiyeli var. Ancak bu potansiyelin önündeki en büyük engel yanlış ekonomi politikalarıdır. Rakamlarla algı yönetimi yapmak yerine üretimi, teknolojiyi ve verimliliği önceleyen gerçekçi politikalar uygulanmalıdır. Aksi takdirde büyüme rakamları ne kadar açıklanırsa açıklansın, milletin refahı artmaz.” Aslan sözlerini şu sert uyarıyla tamamladı: “Ekonomi propaganda ile değil, üretimle büyür. Eğer üretim zayıflıyorsa, sanayi alarm veriyorsa ve vatandaş her geçen gün daha da fakirleşiyorsa ortada bir başarı hikâyesi değil, ciddi bir yönetim sorunu vardır.”

Yıldırım’da Kritik Çalışma! Haber

Yıldırım’da Kritik Çalışma!

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Yıldırım’ın 71 Mahallesinde 15 Bin Esnafımızı Dinledik, Sorunları Raporlaştırıyoruz” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, ilçede yürüttükleri kapsamlı saha çalışmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 71 mahallede yaklaşık 15 bin esnafı ziyaret ettiklerini belirten Seyis, Yıldırım’ın ekonomik, sosyal ve yapısal sorunlarını yerinde tespit ettiklerini ve hazırladıkları detaylı raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Seyis, “Siyaseti masa başında değil, sahada yapıyoruz. Esnafımızın kapısını çaldık, çayını içtik, halini hatırını sorduk. Dertlerini dinledik, taleplerini not aldık. Yıldırım’ın gerçek gündemi neyse onu yerinde gördük” dedi. 71 Mahallede Ortak Sorun: Ekonomik Daralma ve Güven Kaybı Yapılan ziyaretlerde en çok dile getirilen konuların başında ekonomik sıkıntılar geldiğini belirten Seyis, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ciddi bir daralma yaşadığını ifade etti. Esnafın temel sorunları arasında şunların öne çıktığını belirtti: Artan kira ve enerji maliyetleri Vergi ve SGK prim yükü Düşen alım gücü nedeniyle azalan müşteri sayısı Finansmana erişim zorluğu Kayıt dışı ve haksız rekabet “Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor” diyen Seyis, birçok işletmenin ya kepenk kapatma noktasına geldiğini ya da borç sarmalı içinde faaliyet göstermeye çalıştığını vurguladı. Kentsel Dönüşüm, Altyapı ve Ulaşım Sorunları Yıldırım’ın yapısal sorunlarına da dikkat çeken Seyis, özellikle plansız yapılaşma, riskli binalar ve yetersiz altyapının vatandaşları tedirgin ettiğini belirtti. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf, adil ve hızlandırılmış bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Yıldırım, deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Ancak dönüşüm vatandaşın mağdur edildiği değil, güven içinde yaşadığı bir modele dönüştürülmeli. Hak sahiplerinin rızası ve şeffaf süreç esas alınmalı.” Ayrıca ulaşım ve trafik yoğunluğu, otopark yetersizliği ve bazı mahallelerdeki altyapı eksikliklerinin de sıkça dile getirildiğini belirtti. Genç İşsizliği ve Sosyal Alan Eksikliği İlçe genelinde genç nüfusun önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak yeterli istihdam ve sosyal imkânlara erişimde sorun yaşandığını söyleyen Seyis, özellikle meslek edindirme ve girişimcilik desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. “Gençlerimiz iş bulamıyor, umutsuzluğa sürükleniyor. Oysa Yıldırım üretim, ticaret ve hizmet sektöründe büyük bir potansiyele sahip. Doğru planlama ve teşviklerle bu potansiyel harekete geçirilebilir” dedi. Mahallelerde sosyal yaşam alanlarının yetersizliğine de değinen Seyis, kadınlar ve çocuklar için daha fazla kültürel ve sportif alan oluşturulması gerektiğini belirtti. Çözüm Önerileri: Yerel Kalkınma ve Esnaf Destek Modeli İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı olarak hazırladıkları raporda yalnızca tespitlerin değil, somut çözüm önerilerinin de yer alacağını belirten Seyis, öne çıkan başlıkları şu şekilde sıraladı: Yerel Esnaf Destek Fonu Belediye ve ilgili kurumlar aracılığıyla düşük faizli, erişilebilir finansman modeli oluşturulması. Mahalle Bazlı Ekonomik Envanter Her mahallenin ekonomik profilinin çıkarılarak ihtiyaçlara göre özel destek programlarının geliştirilmesi. Şeffaf ve Hızlı Kentsel Dönüşüm Planı Deprem riskine karşı öncelikli alanların belirlenmesi ve hak kaybı yaşanmadan dönüşüm sürecinin yürütülmesi. Gençlere ve Kadınlara Girişimcilik Desteği Kooperatifleşme ve yerel üretim ağlarının güçlendirilmesi. Altyapı ve Trafik Master Planı Uzun vadeli, bilimsel ve katılımcı bir planlama süreci. “Bu Rapor Yıldırım’ın Yol Haritası Olacak” Seyis, saha çalışmasının ardından hazırlanacak kapsamlı raporun yalnızca bir siyasi değerlendirme değil, aynı zamanda Yıldırım’ın geleceğine ilişkin bir yol haritası olacağını ifade etti. “Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sahadayız. Yıldırım’ın sorunlarını biliyoruz, çözüm iradesini de ortaya koyuyoruz. Bu raporu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşacağız” dedi. Teşekkür Mesajı İlçe Başkanı İsmail Seyis, saha çalışmaları sürecinde kendilerine ilgi ve destek gösteren mahalle muhtarlarına, esnafa ve Yıldırımlı vatandaşlara teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: “71 mahallemizde bizleri samimiyetle karşılayan muhtarlarımıza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Yıldırım’ı birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.