Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Emeklilik

Gürsu Haber - Emeklilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emeklilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Staj ve Çıraklık Mağdurlarından Güçlü Ses: "Sigorta Başlangıcımız Hak Ettiğimiz Tarih Olsun" Haber

Bursa'da Staj ve Çıraklık Mağdurlarından Güçlü Ses: "Sigorta Başlangıcımız Hak Ettiğimiz Tarih Olsun"

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu, staj ve çıraklık dönemindeki ilk işe giriş tarihlerinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Bursa'da bir kez daha meydanlara çıktı. Fomara Meydanı'nda gerçekleştirilen geniş katılımlı basın açıklamasında, binlerce mağdur emeklilikte yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini isterken, muhalefet partileri de eyleme destek verdi. Programa, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu katıldı. Ayrıca çok sayıda siyasi parti il başkanı, parti yöneticisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş da mağdurlara destek verdi. "Bize Sigortalısınız Dediler" Basın açıklamasında konuşan Bursa Staj Mağdurları Derneği Başkanı Ahmet Orhan, yıllardır süren mağduriyetin temelinde devletin verdiği sözlerin bulunduğunu söyledi. Meslek liselerinde eğitim gördükleri dönemde kendilerine sigorta kartlarının teslim edildiğini belirten Orhan, öğretmenlerinin kendilerine "Devlet olarak sigorta primlerinizi biz ödüyoruz. Sizler çalışma hayatına sigortalı başlayan şanslı kişilersiniz. 25 yıl sonra priminizi tamamladığınızda emekli olacaksınız." denildiğini ifade etti. Aradan geçen yılların ardından bunun tam tersinin yaşandığını belirten Orhan, şunları söyledi: "35 yıl sonra bizden beş yıl daha geç SGK'lı olan, yaşı bizden küçük kişiler daha az primle emekli oldu. Biz ise onları izlemek zorunda kaldık." "Sigorta Kartıyla Kandırıldık" Mücadelelerinin erken emeklilik talebi olmadığını vurgulayan Orhan, esas taleplerinin verilen sigorta kartının hukuki karşılığının kabul edilmesi olduğunu söyledi. "Hiç kimse meslek lisesi diplomasıyla emeklilik istemiyor." diyen Orhan, şu ifadeleri kullandı: "Bu mücadele sigorta kartıyla kandırılan insanların mücadelesidir. Yıl olarak da hak ettik, prim olarak da hak ettik, yaş olarak da hak ettik. Tek hak etmediğimiz şey sigorta kartıyla kandırılmaktır." SGK sistemindeki çelişkilere dikkat çeken Orhan, sanayide yıllarca çalışan çırakların emeğinin görmezden gelindiğini belirterek, sistemin adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Mahmut Arıkan: "Bu Haklı Mücadelenin Yanındayız" Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da yaptığı konuşmada staj ve çıraklık mağdurlarının taleplerinin haklı olduğunu belirterek destek mesajı verdi. Arıkan, şu değerlendirmede bulundu: "Şuna yürekten inanıyorum. Vermiş olduğunuz bu kutlu mücadele çok yakın bir zamanda karşılık bulacak. Bugün insanlar aileleriyle vakit geçirmek yerine meydanlarda hak aramak zorunda kalıyorsa bu mevcut düzenin sonucudur. Saadet Partisi ve diğer muhalefet partileri olarak bu haklı mücadelenin sonuna kadar yanındayız. Elimizden geleni değil, gerekeni yapacağız." Selçuk Türkoğlu: "Bu Bir Nitelikli Dolandırıcılık Hadisesidir" İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise konuşmasında sert ifadeler kullandı. Staj ve çıraklık mağduriyetini "nitelikli dolandırıcılık" olarak nitelendiren Türkoğlu, devletin verdiği sigorta kartının bugün yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Türkoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "13-16 yaşındaki çocuklara devlet sigorta kartı verdi. O çocuklar kısa vadeli, uzun vadeli sigorta kolunu nereden bilecekti? Devlet vatandaşını kandırmaz. Yapılması gereken çok basit; staj başlangıç tarihi sigorta başlangıcı olarak kabul edilecek. Bu konuyu defalarca Meclis'e taşıdık ancak AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi." Talepler Tek Cümlede Özetlendi Fomara Meydanı'nda toplanan staj ve çıraklık mağdurları, yıllardır dile getirdikleri temel taleplerini bir kez daha yineledi: "Staj ve çıraklıkta yapılan ilk sigorta girişimizin emeklilikte sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini istiyoruz." Basın açıklaması, katılımcıların sloganları ve alkışları eşliğinde sona ererken, federasyon yetkilileri mücadelelerini Türkiye genelinde sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

“İlk İşe Giriş Tarihimiz Sigorta Başlangıcı Sayılsın” Haber

“İlk İşe Giriş Tarihimiz Sigorta Başlangıcı Sayılsın”

Yıllardır emeklilik sisteminde yaşadıkları hak kaybının giderilmesi için mücadele eden staj ve çıraklık sigortası mağdurları, seslerini bir kez daha güçlü şekilde duyurmak amacıyla Bursa’da geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenlemeye hazırlanıyor. Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu ile Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyon, 12 Temmuz 2026 Pazar günü saat 12.00’de Bursa 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda (Fomara Meydanı) yapılacak. “Büyük Bursa Buluşması” adıyla gerçekleştirilecek etkinlikte, staj ve çıraklık dönemlerinde fiilen çalışan ancak ilk işe giriş tarihleri emeklilik hesabında sigorta başlangıcı olarak kabul edilmeyen milyonlarca vatandaşın yaşadığı mağduriyet kamuoyunun gündemine taşınacak. “Çalıştık, Ürettik Ama Emeklilikte Yok Sayıldık” Federasyon tarafından yapılan çağrıda, stajyer ve çırakların yalnızca kısa vadeli sigorta kolları kapsamında değerlendirilmesinin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edildi. Açıklamada, staj ve çıraklık dönemlerinde işletmelerde fiilen çalışan gençlerin üretime katkı sunduğu, iş kazası riski altında çalıştığı ve çalışma hayatının bir parçası olduğu halde, emeklilik hesabında bu sürelerin yok sayılmasının büyük bir adaletsizlik oluşturduğu vurgulandı. Mağdurların en temel talebi ise açık ve net: “İlk işe giriş tarihimiz sigorta başlangıcı olarak kabul edilsin.” Anayasal Haklara Dikkat Çekilecek Basın açıklamasında, mevcut uygulamanın Anayasa’nın; eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesine, çalışma hakkını güvence altına alan 49. maddesine, sosyal güvenlik hakkını düzenleyen 60. maddesine aykırılık oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşılacak. Federasyon ayrıca, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında stajyer ve çırakların “çalışan” olarak kabul edilmesine rağmen sosyal güvenlik mevzuatında aynı statünün tanınmamasının önemli bir hukuki çelişki oluşturduğunu savunuyor. Sadece Emeklilik Değil, Sosyal Güvenlik Hakları da Eksik Staj ve çıraklık mağdurları yalnızca emeklilik başlangıcında değil, sosyal güvenlik alanında da önemli hak kayıpları yaşadıklarını dile getiriyor. Mevcut sistem nedeniyle birçok stajyer ve çırak; İş kazası sonrası çeşitli sosyal güvenlik haklarından, Meslek hastalıkları kapsamında sağlanan bazı güvencelerden, Sürekli iş göremezlik gelirinden, İş kazası sonucu hayatını kaybedenlerin yakınlarına bağlanan bazı haklardan istenilen ölçüde yararlanamadıklarını ifade ediyor. Dernek yetkilileri, yıllardır devam eden bu mağduriyetin artık kalıcı bir yasal düzenleme ile sona erdirilmesini istiyor. Bursa’da Siyasetin Geniş Katılımı Bekleniyor Organizasyonun yalnızca mağdurların değil, siyaset dünyasının da dikkatini çekmesi bekleniyor. Edinilen bilgilere göre basın açıklamasına katılım sağlaması beklenen isimler arasında; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı’nın katılımı yönünde girişimler, CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan, Yeniden Refah Partisi il yöneticileri, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı, çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Hayat Hanım olarak bilinen milletvekili, Saadet Partisi milletvekilleri ve farklı siyasi partilerin temsilcileri yer alıyor. Organizasyon komitesi, siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin tüm milletvekillerini, belediye başkanlarını, il başkanlarını, sendikaları, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları bu hak mücadelesine destek vermeye davet ediyor. “Bu Mücadele Sadece Staj Mağdurlarının Değil” Federasyonun hazırladığı basın metninde dikkat çeken ifadelerden biri ise şu oldu: “Bu mücadele yalnızca staj ve çıraklık mağdurlarının değil; hukuk, eşitlik ve sosyal adalet talep eden herkesin ortak mücadelesidir.” Bu mesajla birlikte mücadelenin yalnızca belirli bir grubun sorunu olmadığı, sosyal güvenlik sisteminde adalet arayan milyonlarca vatandaşın ortak talebi olduğu vurgulanıyor. Bursa’dan Türkiye’ye Güçlü Mesaj Verilecek Bursa’da düzenlenecek buluşmanın, Türkiye’nin birçok ilinden gelecek staj ve çıraklık mağdurlarını bir araya getirmesi bekleniyor. Katılımcılar, yıllardır çözüm bekleyen sorunun artık ertelenmemesi gerektiğini belirterek hükümete ve TBMM’ye çağrıda bulunacak. Etkinlikte yapılacak basın açıklamasında şu talepler öne çıkacak: Stajyer ve çırakların sosyal güvenlik mevzuatında çalışan statüsünün açık şekilde tanınması, Staj ve çıraklık dönemindeki ilk işe giriş tarihlerinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi, İş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik haklarının eksiksiz uygulanması, Yıllardır süren mağduriyetin kalıcı yasal düzenlemeyle sona erdirilmesi. “Herkesi Bursa’daki Büyük Buluşmaya Bekliyoruz” Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği Başkanı Taner Tuncay, tüm mağdurlara ve duyarlı vatandaşlara çağrıda bulunarak şu mesajı verdi: “12 Temmuz Pazar günü saat 12.00’de Bursa 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştireceğimiz Büyük Bursa Buluşması’nda sesimizi daha güçlü duyurmak istiyoruz. Yıllardır süren mağduriyetimizin çözümü için tüm staj ve çıraklık mağdurlarını, ailelerini, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi parti temsilcilerini ve adalet duygusunu taşıyan herkesi basın açıklamamıza destek vermeye davet ediyoruz.” Yıllardır çözüm bekleyen staj ve çıraklık sigortası sorununun Bursa’dan yükselecek ortak sesle yeniden Türkiye gündemine taşınması hedeflenirken, organizasyonun yoğun katılımla gerçekleşmesi ve sosyal güvenlik sisteminde yapılması talep edilen düzenlemelere ilişkin kamuoyu farkındalığını artırması bekleniyor.

Yargıtay’dan Milyonlarca Emekliyi İlgilendiren Kritik Karar: “Son 2520 Gün” Tartışmasında Dikkat Çeken Gelişme Haber

Yargıtay’dan Milyonlarca Emekliyi İlgilendiren Kritik Karar: “Son 2520 Gün” Tartışmasında Dikkat Çeken Gelişme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda karma primi bulunan sigortalıları yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Karar, özellikle 1 Ekim 2008 öncesi sigorta girişi bulunan vatandaşlar açısından emeklilik statüsünün belirlenmesinde emsal niteliği taşıyabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. SSK Şartlarını Tamamladı, Bağ-Kur’dan Emekli Edildi Davaya konu olan yurttaşın toplamda; 6 bin 730 gün SSK (4A), 450 gün Emekli Sandığı, 2 bin 92 gün ise Bağ-Kur (4B) primi bulunuyordu. Emekli vatandaş, son 7 yıllık prim süresinde Bağ-Kur günlerinin fazla olması nedeniyle Bağ-Kur kapsamında emekli edildiğini belirterek yargıya başvurdu. Ancak yurttaş, SSK kapsamında emeklilik için gerekli olan 25 yıl sigortalılık süresi ve 5 bin prim gününü çok daha önce tamamladığını, buna rağmen yaklaşık 1 yıl geç emekli edildiğini ve daha düşük maaş bağlandığını ileri sürdü. İlk Derece Mahkemesi Vatandaşı Haklı Buldu Davayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, vatandaşın talebini haklı bularak şu kararı verdi: “01.04.2002 tarihi itibarıyla yalnızca 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetler nedeniyle aylık bağlanması gerektiğinin tespitine…” Mahkeme ayrıca; 8 bin 654 TL fark aylık alacağı, 6 bin 692 TL faiz alacağı olduğuna hükmederek ödeme yapılmasına karar verdi. İstinaf Mahkemesi de Kararı Onadı Dosya daha sonra İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yargıtay Kararı Bozdu Ancak dosyanın taşındığı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, “kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak” gerekçesiyle kararı bozdu. Bunun üzerine dosya yeniden İlk Derece Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme ise önceki kararında direnerek vatandaş lehine verdiği hükmü korudu. Son Sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Söyledi Uyuşmazlığın ardından dosya bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldi. Genel Kurul, İlk Derece Mahkemesi’nin direnme kararını hukuka uygun buldu. Kurul kararında, dava dilekçesindeki iddiaların değerlendirilmesi sonucunda vatandaşın talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi. SGK Uzmanı Erdursun: “Çok Önemli Bir Karar” Kararı değerlendiren SGK Uzmanı Özgür Erdursun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Önemli bir yargı kararı. Bu karara göre emeklilikte son 2520 prim gün sayısı içinde en çok hangi statüden prim var ise o statüye göre değil, toplam gün sayısı hangi statüden ise o statünün şartları ile emekli olunur.” “Son 2520 Gün” Kuralı Nedir? 30 Eylül 2008 tarihinden önce sigortalı olan kişiler için emeklilik statüsü belirlenirken “son 2520 prim günü” kuralı uygulanıyor. Bu sisteme göre; Son 2520 gün içinde hangi statüde daha fazla prim varsa, Kişi o statünün şartlarına göre emekli ediliyor. Örneğin son dönemde Bağ-Kur primi 1260 günü aşan bir kişi, daha önce SSK şartlarını tamamlamış olsa bile Bağ-Kur’dan emekli olabiliyor. Ancak Bağ-Kur’dan bağlanan maaşların çoğu zaman SSK’ya göre daha düşük olması, yıllardır ciddi mağduriyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Karma Prim Ödeyenler İçin Emsal Olabilir Uzmanlara göre bu karar; SSK şartlarını daha önce tamamlayan, Ancak son prim günleri nedeniyle Bağ-Kur’dan emekli edilen, Daha düşük maaş aldığını düşünen çok sayıda emekli açısından emsal niteliği taşıyabilir. 1 Ekim 2008 Sonrası Sistem Değişti 1 Ekim 2008 sonrası ilk kez sigortalı olanlarda ise farklı bir sistem uygulanıyor. Yeni sisteme göre artık: Son 2520 gün değil, Toplam çalışma hayatı boyunca hangi statüde daha fazla prim varsa, emeklilik o statü üzerinden belirleniyor.

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA Haber

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA

Büro-İş Sendikası, Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla sosyal güvenlik sistemine ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Büro İş Sendikası Bursa Şubesi; kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarını ve SGK çalışanlarının sorun ile taleplerini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” dedi. Büro İş sendikası Bursa Şube Başkanı Zeynep Alper tarafından yönetim kurulu adına yapılan basın açıklamasında; Ülkemizde “reform” adı altında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında birleştirilmiş; yıllardır çıkarılan yasal düzenlemelerle emeklilik yaşı yükseltilmiş, aylık bağlama oranları düşürülmüş, prim gün sayıları artırılmış ve çalışanlar arasında ciddi hak kayıpları yaratılmıştır” denildi. Yazılı basın açıklamasında; Özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kamu çalışanları arasında büyük bir eşitsizliğe neden olmuştur. 1 Ekim 2008 öncesi göreve başlayan memurlar için 25 yıllık hizmette aylık bağlama oranı yüzde 75 olarak uygulanırken, aynı süreyle görev yapan ancak 1 Ekim 2008 sonrası işe başlayan memurlar için bu oran yüzde 50’ye düşürülmüştür. Başta seyyanen zamlar olmak üzere birçok ek ödeme emekli keseneğine yansıtılmamış; uygulanan politikalar kamu emekçileri için “mezarda emeklilik” anlayışını dayatmıştır. Bir başka büyük mağduriyet de EYT düzenlemesinde yaşanmıştır. 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlar EYT kapsamına alınırken, sadece 1 gün sonra sigortalı olan milyonlarca emekçi 17 yıl daha beklemeye mahkûm edilmiştir. Bu adaletsizlik derhal giderilmeli, kademeli emeklilik düzenlemesi hayata geçirilmelidir. Bugün ise çalışanların karşısına “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)” çıkarılmaktadır. Çalışanın maaşından yüzde 3 kesinti yapılmasını öngören bu sistem, zaten geçim sıkıntısı yaşayan emekçileri daha da yoksullaştıracaktır. Biriken fonların kamu yatırımlarına aktarılacağı söylenmektedir. Ancak geçmiş deneyimler göstermiştir ki kamu fonları çoğu zaman sermayeye, yandaşa ve rant çevrelerine kaynak olarak kullanılmaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu’nda devlet katkısının bir gecede yüzde 50 düşürülmesi hafızalardadır. Aynı güvencesizlik TES için de geçerlidir. TÜİK’in açıkladığı düşük enflasyon verileri ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan kayıplar nedeniyle maaşlarımız her geçen gün erimektedir. 4 aylık resmi enflasyon yüzde 14,64 olurken memura verilen yüzde 11 zam daha yılın ilk aylarında erimiştir. Üyesi bulunduğumuz Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Mayıs 2026 araştırmasına göre: Açlık sınırı 36 bin 313 TL, Yoksulluk sınırı ise 108 bin 820 TL’ye ulaşmıştır. Bugün: En düşük emekli maaşı açlık sınırının altında, İki memur maaşı ise ancak yoksulluk sınırına yaklaşabilmektedir. Sosyal güvenlik bir insan hakkıdır. Sosyal devlet; çalışanını, emeklisini yoksulluğa mahkûm eden değil, insanca yaşam koşullarını sağlayan devlettir. Özellikle pandemi ve EYT süreçlerinde büyük özveriyle çalışan SGK emekçileri bugün ciddi ekonomik ve özlük hak kayıpları yaşamaktadır. TALEPLERİMİZ: * Tüm memurlara yoksulluk sınırı üzerinde maaş sağlayacak seyyanen zam verilmelidir. * Enflasyon farkları aylık ödenmelidir. * 2008 öncesi-sonrası emeklilik ayrımı kaldırılmalıdır. * Tüm ek ödemeler emekli keseneğine dahil edilmelidir. * Vergi oranı yüzde 10’da sabitlenmelidir. * 3600 ek gösterge tüm memurlara verilmelidir. * Büyükşehir tazminatı ve kira yardımı sağlanmalıdır. * SGK çalışanlarına Sosyal Güvenlik Tazminatı verilmelidir. * Personel eksikliği giderilmeli, kurum içi uzmanlık sınavı açılmalıdır. * Görevde yükselme sınavlarında mülakat kaldırılmalıdır. * Liyakatsiz görevlendirmelere son verilmelidir. * 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyeler geri verilmelidir. * Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalıdır. * Fazla mesai ücretleri günümüz koşullarına göre artırılmalıdır. * Yemek, ulaşım ve sosyal yardımlar güncellenmelidir. * Memur disiplin affı çıkarılmalıdır. * Yeşil pasaport hakkı tüm memurlara verilmelidir. Kamu emekçileri ve emekliler olarak yoksulluğa, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.

Bursa’da “Kademeli Emeklilik” çağrısı: “Bir gün farkla 20 yıl kaybediyoruz” Haber

Bursa’da “Kademeli Emeklilik” çağrısı: “Bir gün farkla 20 yıl kaybediyoruz”

Fomara Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı ve EYT Dernekleri Federasyonu Kurucu Başkanı Gönül Boran Özüpak, EMEDFED Örgütten Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ile çok sayıda emekli ve emekçi vatandaş katıldı. “Bir gün farkla 17-20 yıl daha fazla çalışıyoruz” Basın açıklamasında konuşan EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, emeklilik sisteminde ciddi bir adaletsizlik yaşandığını belirterek özellikle 8 Eylül 1999 sonrası işe başlayanların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. Uğurlu, yalnızca bir gün fark nedeniyle milyonlarca kişinin yıllarca daha fazla çalışmak zorunda kaldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bir gün farkla 17-20 yıl daha fazla çalışmak zorunda bırakılıyoruz. Bizler emekli değiliz, EYT’li de değiliz. Emekliliğe hak kazandığı hâlde adaletsiz yasalar nedeniyle emekli olamayan milyonlarız.” “EYT düzenlemesi yeni mağduriyet doğurdu” 7438 sayılı EYT düzenlemesine de değinen Uğurlu, yapılan düzenlemenin bir kesimi kapsarken milyonlarca kişiyi kapsam dışında bıraktığını söyledi. Uğurlu, “50-55 yaşında primini doldurmuş insanlar çalışmaya zorlanırken, 38-43 yaşında emeklilik mümkün olabiliyorsa burada ciddi bir adaletsizlik vardır” diyerek sistemdeki dengesizliğe dikkat çekti. Son dönemde dile getirilen “nimet-külfet dengesi” söylemine de tepki gösteren Uğurlu, 9-10 bin gün prim ödeyen çalışanların “külfet” olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Bir gün farkla insanlardan 20 yıl alınamaz” Yetkililere çağrıda bulunan Uğurlu, emeklilikte yaşanan eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “8 Eylül bu ülkenin evladıysa, 9 Eylül neden üvey evladı olsun? Bir gün fark yüzünden bir insandan 20 yıl alınabilir mi? Bu bir maaş talebi değil, adalet arayışıdır.” Uğurlu, kademeli emeklilik düzenlemesinin çıkarılması ve EYT düzenlemesinde eksik kalan kısmın tamamlanması gerektiğini vurgulayarak mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Anahtar Parti’den destek Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan da açıklamasında, toplumda adalet duygusunun zedelenmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. Aslan, “Bugün burada dile getirilen adaletsizlik karşısında verilen mücadeleyi son derece haklı buluyoruz. Bir toplum adalet duygusunu kaybettiğinde kalkınmasını ve ahlaki değerlerini de kaybeder. Bir gün ile 17 yıl arasında değişen mağduriyetlerin yaşanması kabul edilemez” dedi. “Sistem kademeli emekliliği kaldırabilir” Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun ise kademeli emeklilik talebinin sosyal ve ekonomik açıdan karşılığı olan bir düzenleme olduğunu söyledi. Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin gelir-gider dengesinde son yıllarda iyileşme yaşandığını belirten Erdursun, kademeli emekliliğin uygulanabilir bir model olduğunu ifade etti. Erdursun, düzenleme hayata geçirilse bile herkesin aynı anda emekli olmayacağını, sürecin yıllara yayılarak ilerleyeceğini belirterek EYT sürecinde de benzer bir durum yaşandığını hatırlattı. Bursa’daki açıklamada, emeklilikte yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi ve kademeli emeklilik düzenlemesinin bir an önce yasalaşması çağrısı yapılırken, hak arama mücadelesinin süreceği mesajı verildi.

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır” Haber

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır”

Emekli ve emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekmek amacıyla Bursa’da düzenlenecek basın açıklaması öncesinde önemli bir çağrı yapıldı. Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, tüm emekli ve emekçi kesimleri yarın gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti. Özüpak, organizasyona öncülük eden Mihriban Uğurlu’ya teşekkür ederek, emeklilikte yaşanan sorunların kamuoyuna daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yeni mağduriyetlere dikkat çekildi. “EYT düzenlemesi sonrasında emeklilik hakkı hâlâ tam anlamıyla sağlanmış değildir” diyen Özüpak, birçok çalışanın emeklilik için uzun yıllar daha beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. Bu durumun sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Özüpak, “1 dakika, 1 saat, 1 gün farkla insanlara 17-20 yıl ek süre yüklenmesi kabul edilemez” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Basın açıklamasında, emeklilik sistemindeki adaletsizliklere karşı ortak bir duruş sergilenmesi hedefleniyor. “Mezarda emekliliğe hayır” sloganıyla yapılacak buluşmada, hak kaybı yaşayan vatandaşların sesini duyurması bekleniyor. Özüpak ayrıca, yalnızca kendi hakları için değil, gelecek nesillerin sosyal güvencesi için de mücadele ettiklerini belirterek, tüm emekçileri dayanışmaya çağırdı. “Hakkını arayan, ‘hak ettiğim emekliliği istiyorum’ diyen herkesle Bursa’da buluşacağız” ifadelerini kullandı. Gönül başkanın da katılım sağlayacağı basın açıklamasının, emeklilik sistemiyle ilgili taleplerin kamuoyuna taşınmasında önemli bir adım olması bekleniyor. Yetkililere çağrıda bulunan EMEDFED temsilcileri, emeklilikte yaşanan sorunların kalıcı ve adil çözümlerle giderilmesini talep ederken, Bursa’daki buluşmanın bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını vurguladı.

Gürkan Şimşek’ten Son Çözüm Önerisi Haber

Gürkan Şimşek’ten Son Çözüm Önerisi

Emeklilikte Adalet Derneği İl Başkanı Gürkan Şimşek, yaptığı açıklamada, uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan emeklilikte yaşanan eşitsizliklere ilişkin “Son çözüm önerisini” paylaştı. Şimşek, mevcut sistemin milyonlarca vatandaşı mağdur ettiğini belirterek, çözümün tek ve kapsayıcı bir yasa ile mümkün olduğunu vurguladı. “4447 ile Başlayan Süreç, 7438 ile Tamamlanmadı” Şimşek, 1999 yılında yürürlüğe giren 4447 sayılı yasa ile emeklilik şartlarının köklü biçimde değiştirildiğini ve bu düzenlemenin geniş kesimler açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. 2023 yılında yürürlüğe giren 7438 sayılı yasa ile EYT kapsamındaki vatandaşların önemli bir bölümünün emeklilik hakkına kavuştuğunu belirten Şimşek, “Ancak sorun bütünüyle çözülmüş değildir. Aksine, sistem içinde yeni bir eşitsizlik alanı oluşmuştur” dedi. “Aynı Dönemde Çalışanlar Arasında Uçurum Var” Açıklamada, özellikle 1999 sonrası sigorta başlangıcı olan vatandaşların, yalnızca birkaç gün ya da ay farkla çok daha ağır emeklilik şartlarına tabi tutulduğuna dikkat çekildi. Şimşek, bu durumun anayasanın eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu belirterek, aynı dönemde çalışma hayatına katılan bireyler arasında oluşan uçurumun kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Tek Çözüm: Kademeli ve Adil Geçiş” Sunduğu çözüm önerisinin temelinde, tek bir yasa ile adil bir geçiş modeli oluşturulması yer alıyor. Şimşek, önerilen modelin ana çerçevesini şu şekilde özetledi: EYT düzenlemesinin başladığı noktadan devam eden Mevcut sosyal güvenlik sistemini bozmayan Kademeli ve sürdürülebilir bir geçiş sağlayan Hiçbir kesimi dışarıda bırakmayan bütüncül bir yapı Bu modelin bir ayrıcalık değil, yıllardır süregelen bir eşitsizliğin giderilmesi anlamına geldiğini vurguladı. “Geçmiş ile Bugün Arasında Adil Köprü” Şimşek, 4447 sayılı yasa ile başlayan ve 7438 sayılı düzenleme ile kısmen giderilen sürecin ancak bu modelle tamamlanabileceğini belirterek, “Bu yaklaşım, geçmiş ile bugün arasında adil bir köprü kurmaktadır” dedi. “Milyonlarca Kişi Çözüm Bekliyor” Açıklamasının sonunda kademeli emeklilik bekleyenlerin yalnız olmadığını ifade eden Şimşek, artık sürecin uzatılmadan çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti. “Artık zaman, bu sorunu tek bir yasa ile adil ve kalıcı şekilde çözme zamanıdır” diyen Şimşek, yetkililere açık çağrıda bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.