Hava Durumu

#Emekli

Gürsu Haber - Emekli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emekliye Pansuman Değil Hak Ettiği Maaşı Teslim Edin! Haber

Emekliye Pansuman Değil Hak Ettiği Maaşı Teslim Edin!

Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkanı ve EYT Kurucu Başkanı Gönül Boran Özüpak, emekli ve emekçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin son derece sert bir açıklama yaparak iktidarı ve mevcut ekonomik politikaları hedef aldı. Yazılı açıklamasında sert ifadeler kullanan Özüpak, emeklinin sistematik biçimde yoksullaştırıldığını savundu. Özüpak, “Üreteni korumayan, ömrünü bu ülkeye vermiş emekliyi ve emekçiyi yoksulluğa mahkûm eden, emeği maliyet olarak gören bir anlayış hangi milletin iktidarıdır?” sözleriyle başladığı açıklamasında, mevcut düzenin bilinçli tercihler sonucu oluştuğunu ifade etti. Emeklilere yönelik politikaların geçici çözümlerle geçiştirildiğini belirten Özüpak, “Emeklinin hakkı vaatlerle, pansumanlarla değil; prim-kazanç esaslı intibak yasasıyla teslim edilir. Bunun dışındaki her adım adaletsizliğin devamıdır” dedi. İktidara doğrudan seslenen Özüpak, 2000 sonrası emeklilere verilen intibak sözlerinin tutulmadığını, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle aylık bağlanma oranlarının düşürüldüğünü ve “en düşük maaş” sisteminin kalıcı hale getirildiğini öne sürdü. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, “Rakamlarla oynayarak yoksulluğu gizleyemezsiniz. Hayatın gerçeği ne tablolarınıza ne de açıklamalarınıza sığıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamasında sık sık “intibak adalettir” vurgusu yapan Özüpak, emekli ve emekçilerin artık oyalanmak istemediğini belirterek şu sert mesajları verdi: “Biz oyalama istemiyoruz. Rakam oyunları istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Sadaka hiç istemiyoruz. Ödediğimiz primin, verdiğimiz emeğin karşılığını istiyoruz.” Siyasi iktidar ve muhalefete de çağrıda bulunan Özüpak, “Siz koltuk hesabı yaparken biz ekmek hesabı yapıyoruz. Biz kimsenin sadakasını değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek toplumdaki geçim sıkıntısının geldiği noktaya dikkat çekti. Emeklilerin artık susan değil, hesap soran taraf olduğunu vurgulayan Özüpak, halkın gücünün küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamasında ekonomik adaletsizliğin derinleştiğini savunan Özüpak, “Kaynak var ama adil paylaşım yok. Lükse ve şatafata gelince sınırsız harcama yapılırken, emekliye gelince bütçe bahanesi öne sürülüyor. Bu, emeği yoksullukta eşitleyen bir anlayıştır” dedi. Emekli ve emekçilerin yaşadığı tabloyu “pazarda eksilen file, evde ertelenen ihtiyaç” sözleriyle özetleyen Özüpak, mevcut düzenin tesadüf olmadığını, bilinçli bir tercih olduğunu savundu. “Biz sadece eksilen maaş değiliz, biriken hesabız. Ve o hesap ne unutulur ne yarım kalır” diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Açıklamasının sonunda taleplerini net bir şekilde dile getiren Özüpak, tüm emeklilere prim ve kazançlarına göre intibak düzenlemesi yapılmasının zorunluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Babanızın parasından değil, alın terimizle ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Masallarınız karın doyurmuyor. Derdimiz geçim, gelsin seçim.”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!”

Türkiye’de tarım ve şehir yaşamı arasındaki en küçük insani alanlar bile artık devletin ağır cezalarıyla tehdit altında. İmar Yasasına Takılanlar Derneği (İYT) Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, hobi bahçeleri ve küçük kulübeleri hedef alan yeni yasa teklifine sert tepki gösterdi: “Saçmalık! İnsanlar boğucu şehir hayatından kaçıp 300-500 m²’lik bahçelerinde nefes alıyor, toprakla temas ediyor. Şimdi bu küçük kulübeler, konteynırlar, 20-30 m²’lik yapılar bile ağır cezalarla tehdit ediliyor!” “Lüks villaya dönüştürenlere hayır, 30 m²’lik kulübeye ceza mı?” Hacıoğlu, yeni yasa teklifinin akıl almaz olduğunu vurguladı: “Tamam, kulübesini lüks villaya çevirenlere izin verme. Ama küçük, toprağa dokunulan, emekli insanların nefes aldığı kulübelere neden saldırıyorsunuz? Deprem olsa başını sokacak yeri olsun diye yapılan kulübe bile hedef!” Yeni Yasa Teklifi: Felaketin Detayları TBMM Tarım Orman Komisyonu’nda kabul edilen ve yakında Genel Kurul’da görüşülecek yasa teklifine göre: Tarlalara yapılmış tüm yapılar yıkım kapsamına alınacak, elektriği, suyu, doğalgazı kesilecek. Bahçe sahiplerine metrekare başına 2.500₺ ceza kesilecek; 500 m²’de 1 milyon 200 bin₺, 1 dönümde 2,5 milyon₺ demek. Cezayı ödeseniz de 2 ay içinde tüm yapıları yıkıp yeniden tarlaya dönüştürmek zorundasınız. Yıkım yapılmazsa m² başına 7.500₺ ceza; dönüm başına 7,5 milyon₺. Üstelik devlet yıkımı yapacak, masraflar bahçe sahibinden alınacak. Yapının malzemesi fark etmiyor; beton, ahşap, fark etmez, önemli olan tarımsal amaç. Listede 11 bini aşkın hobi bahçesi var. “Toplumla İnatlaşmanın Yeni Yolu” Hacıoğlu’nun yorumu net: “Neresinden bakarsanız bakın, bu toplumla inatlaşmaktan başka hiçbir işe yaramayan bir adım! Muhalefet iktidarla millet arasındaki makası açarken şapkadan tavşan çıkarırsa ancak bu tür uygulamaları çıkarabilirler.” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini hatırlatan Hacıoğlu: “Bugün benim 35 yıl önceki diplomama çöken kişi, yarın sizin 40 yıllık tapularınıza, bankadaki paranıza çöker!” diyerek, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. “Devlet Tarımı Korumuyor, İnsanlara Düşman Oluyor” Hacıoğlu, devletin yaklaşımını eleştirerek, gerçek çözümün Anadolu’daki atıl arazileri tarıma kazandırmak olduğunu vurguladı: “Devlet şehir çeperlerindeki küçük bahçeleri yok etmeye çalışıyor, ama yıllardır ekilmeyen yüzbinlerce dönüm araziler boş duruyor. Çiftçi para kazanamadığı için ekmiyor, devlet boş yere insanların 500 m²’lik bahçelerine göz dikiyor. Ne akıl ama!” “Emekli İnsanların Nefesine Bile Tahammül Yok!” Hacıoğlu, emekli vatandaşların, gençlerin ve şehirden kaçan insanların küçük bahçelerde nefes almasına bile tahammül olmadığını belirtti: “Adam 1 dönüm tarlasına 2 göz oda kurmuş, sebzesini ekiyor, hayatına değer katıyor. Tarıma zarar vermiyor, fayda sağlıyor. Ama devletin gözünde suçlu. Milleti beton bloklara hapsettik, yetmedi mi artık?” Sonuç: Hobi Bahçeleri Üzerinden Toplumsal Çöküş Hobi bahçelerine yönelik bu yeni düzenleme, Türkiye’de şehirli ile devlet arasındaki gerilimi doruğa çıkarıyor. İbrahim Hacıoğlu’nun mesajı net: Bu yasayla ne amaçlanıyor olursa olsun, toplumla inatlaşmaktan başka bir sonucu yok ve felaket boyutunda mali yükler yaratacak. Hacıoğlu’nun Uyarısı: “Bu, sadece sebze yetiştiren küçük bir vatandaşın değil, toplumun sağduyusuna, nefesine ve vicdanına yapılmış bir saldırıdır. Hobi bahçelerine dokunmak, halkın yaşam alanına dokunmaktır. Yazık, çok yazık!”

Bursa’da “Kademeli Emeklilik” çağrısı: “Bir gün farkla 20 yıl kaybediyoruz” Haber

Bursa’da “Kademeli Emeklilik” çağrısı: “Bir gün farkla 20 yıl kaybediyoruz”

Fomara Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı ve EYT Dernekleri Federasyonu Kurucu Başkanı Gönül Boran Özüpak, EMEDFED Örgütten Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ile çok sayıda emekli ve emekçi vatandaş katıldı. “Bir gün farkla 17-20 yıl daha fazla çalışıyoruz” Basın açıklamasında konuşan EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, emeklilik sisteminde ciddi bir adaletsizlik yaşandığını belirterek özellikle 8 Eylül 1999 sonrası işe başlayanların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. Uğurlu, yalnızca bir gün fark nedeniyle milyonlarca kişinin yıllarca daha fazla çalışmak zorunda kaldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bir gün farkla 17-20 yıl daha fazla çalışmak zorunda bırakılıyoruz. Bizler emekli değiliz, EYT’li de değiliz. Emekliliğe hak kazandığı hâlde adaletsiz yasalar nedeniyle emekli olamayan milyonlarız.” “EYT düzenlemesi yeni mağduriyet doğurdu” 7438 sayılı EYT düzenlemesine de değinen Uğurlu, yapılan düzenlemenin bir kesimi kapsarken milyonlarca kişiyi kapsam dışında bıraktığını söyledi. Uğurlu, “50-55 yaşında primini doldurmuş insanlar çalışmaya zorlanırken, 38-43 yaşında emeklilik mümkün olabiliyorsa burada ciddi bir adaletsizlik vardır” diyerek sistemdeki dengesizliğe dikkat çekti. Son dönemde dile getirilen “nimet-külfet dengesi” söylemine de tepki gösteren Uğurlu, 9-10 bin gün prim ödeyen çalışanların “külfet” olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Bir gün farkla insanlardan 20 yıl alınamaz” Yetkililere çağrıda bulunan Uğurlu, emeklilikte yaşanan eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “8 Eylül bu ülkenin evladıysa, 9 Eylül neden üvey evladı olsun? Bir gün fark yüzünden bir insandan 20 yıl alınabilir mi? Bu bir maaş talebi değil, adalet arayışıdır.” Uğurlu, kademeli emeklilik düzenlemesinin çıkarılması ve EYT düzenlemesinde eksik kalan kısmın tamamlanması gerektiğini vurgulayarak mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Anahtar Parti’den destek Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan da açıklamasında, toplumda adalet duygusunun zedelenmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. Aslan, “Bugün burada dile getirilen adaletsizlik karşısında verilen mücadeleyi son derece haklı buluyoruz. Bir toplum adalet duygusunu kaybettiğinde kalkınmasını ve ahlaki değerlerini de kaybeder. Bir gün ile 17 yıl arasında değişen mağduriyetlerin yaşanması kabul edilemez” dedi. “Sistem kademeli emekliliği kaldırabilir” Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun ise kademeli emeklilik talebinin sosyal ve ekonomik açıdan karşılığı olan bir düzenleme olduğunu söyledi. Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin gelir-gider dengesinde son yıllarda iyileşme yaşandığını belirten Erdursun, kademeli emekliliğin uygulanabilir bir model olduğunu ifade etti. Erdursun, düzenleme hayata geçirilse bile herkesin aynı anda emekli olmayacağını, sürecin yıllara yayılarak ilerleyeceğini belirterek EYT sürecinde de benzer bir durum yaşandığını hatırlattı. Bursa’daki açıklamada, emeklilikte yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi ve kademeli emeklilik düzenlemesinin bir an önce yasalaşması çağrısı yapılırken, hak arama mücadelesinin süreceği mesajı verildi.

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır” Haber

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır”

Emekli ve emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekmek amacıyla Bursa’da düzenlenecek basın açıklaması öncesinde önemli bir çağrı yapıldı. Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, tüm emekli ve emekçi kesimleri yarın gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti. Özüpak, organizasyona öncülük eden Mihriban Uğurlu’ya teşekkür ederek, emeklilikte yaşanan sorunların kamuoyuna daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yeni mağduriyetlere dikkat çekildi. “EYT düzenlemesi sonrasında emeklilik hakkı hâlâ tam anlamıyla sağlanmış değildir” diyen Özüpak, birçok çalışanın emeklilik için uzun yıllar daha beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. Bu durumun sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Özüpak, “1 dakika, 1 saat, 1 gün farkla insanlara 17-20 yıl ek süre yüklenmesi kabul edilemez” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Basın açıklamasında, emeklilik sistemindeki adaletsizliklere karşı ortak bir duruş sergilenmesi hedefleniyor. “Mezarda emekliliğe hayır” sloganıyla yapılacak buluşmada, hak kaybı yaşayan vatandaşların sesini duyurması bekleniyor. Özüpak ayrıca, yalnızca kendi hakları için değil, gelecek nesillerin sosyal güvencesi için de mücadele ettiklerini belirterek, tüm emekçileri dayanışmaya çağırdı. “Hakkını arayan, ‘hak ettiğim emekliliği istiyorum’ diyen herkesle Bursa’da buluşacağız” ifadelerini kullandı. Gönül başkanın da katılım sağlayacağı basın açıklamasının, emeklilik sistemiyle ilgili taleplerin kamuoyuna taşınmasında önemli bir adım olması bekleniyor. Yetkililere çağrıda bulunan EMEDFED temsilcileri, emeklilikte yaşanan sorunların kalıcı ve adil çözümlerle giderilmesini talep ederken, Bursa’daki buluşmanın bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını vurguladı.

Memur Emeklisine Bir Darbe Daha: Verilen Sözler Tutulmadı, Sabır Taştı Haber

Memur Emeklisine Bir Darbe Daha: Verilen Sözler Tutulmadı, Sabır Taştı

Kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan memur emeklilerinin ekonomik durumu, yeni gelişmelerle birlikte yeniden gündemin en üst sıralarına taşındı. Bayram öncesi verilen sözlerin tutulmaması, zaten derin bir geçim sıkıntısı yaşayan milyonlarca emekli için adeta bardağı taşıran son damla oldu. Söz Var, İcraat Yok Hükümet tarafından daha önce dile getirilen seyyanen zam vaadi, memur emeklileri açısından bir kez daha hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Çalışan memurlara yönelik düzenlemeler yapılırken, yıllarca kamuya hizmet etmiş emeklilerin bu artıştan yararlandırılmaması büyük tepki çekti. Uzmanlar, bu durumun sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını vurgularken, emekliler kendilerine verilen sözlerin sistematik şekilde ertelendiğini düşünüyor. Üstelik yalnızca seyyanen zam değil; bayram öncesinde hesaplara yatırılması beklenen maaşlar ve ek ödemeler konusunda da ciddi bir belirsizlik yaşandı. “Bayram müjdesi” olarak sunulan açıklamaların pratiğe yansımaması, kamuoyunda güven erozyonuna yol açtı. “Emekli Neden Cezalandırılıyor?” En çok sorulan soru ise şu: Yıllarca devlete hizmet etmiş memur emeklileri neden kapsam dışı bırakılıyor? Ekonomistler, artan enflasyon karşısında sabit gelirli kesimlerin hızla yoksullaştığına dikkat çekerken, özellikle memur emeklilerinin gelir artışlarının piyasa gerçeklerinin çok gerisinde kaldığını belirtiyor. Sosyal güvenlik politikalarındaki dengesizlikler, çalışan ile emekli arasındaki makasın her geçen gün daha da açılmasına neden oluyor. Bu tablo, emekliler tarafından açık bir “adaletsizlik” olarak yorumlanıyor. Bayram Öncesi Büyük Hayal Kırıklığı Bayram gibi toplumsal dayanışmanın zirveye çıktığı bir dönemde yaşanan bu gelişmeler, emeklilerin psikolojik olarak da yıpranmasına neden oldu. Birçok emekli, temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını ifade ederken; bayram hazırlıklarının yerini derin bir ekonomik kaygı aldı. Maaşların zamanında yatmaması ya da beklentilerin altında kalması, özellikle dar gelirli kesimde ciddi mağduriyet yarattı. Emekliler, “bayram sevincinin yerini geçim derdi aldı” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Pazar Ateş Pahası, Emekli Çaresiz Öte yandan çarşı ve pazardaki fiyat artışları da tabloyu daha ağır hale getiriyor. Gıda başta olmak üzere temel tüketim ürünlerinde yaşanan sert yükseliş, sabit gelirli vatandaşların alım gücünü neredeyse yok etmiş durumda. Pazara çıkan emekliler, filelerini dolduramadan geri dönmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Ekonomik veriler de bu tabloyu doğrular nitelikte. Enflasyonun yüksek seyri, maaş artışlarının reel etkisini kısa sürede eritiyor. Bu durum, emeklilerin her geçen gün daha fazla borçlanmasına ve yaşam standartlarının gerilemesine yol açıyor. Tepkiler Büyüyor Sivil toplum kuruluşları ve emekli dernekleri, yaşanan gelişmelere sert tepki göstererek yetkililere acil çağrıda bulunuyor. Talepler net: Seyyanen zam uygulamasının emeklileri de kapsaması Maaşların enflasyon karşısında korunması Verilen sözlerin gecikmeden hayata geçirilmesi Aksi halde, toplumsal huzursuzluğun artabileceği uyarısı yapılıyor. Güven Krizi Derinleşiyor Gelinen noktada en dikkat çekici unsur ise oluşan güven krizi. Art arda verilen ancak karşılığı görülmeyen sözler, kamuoyunda ciddi bir inandırıcılık sorunu yaratmış durumda. Emekliler, artık açıklamalardan çok somut adımlar görmek istediklerini açıkça dile getiriyor. Sonuç olarak, memur emeklilerinin yaşadığı bu tablo yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir krize işaret ediyor. Bayram öncesi umutlanan milyonlarca insanın hayal kırıklığına uğraması, meselenin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gözler şimdi atılacak adımlarda. Ancak emeklilerin sabrının giderek tükendiği de açıkça görülüyor.

EMEDFED Bursa’dan İftar Programında Güçlü Mesaj: “Emeklinin ve Emekçinin Sesi Daha Gür Çıkacak” Haber

EMEDFED Bursa’dan İftar Programında Güçlü Mesaj: “Emeklinin ve Emekçinin Sesi Daha Gür Çıkacak”

Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Bursa İl Sekreteri Ahmet Aşık, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Aynı zamanda EMEDFED Bursa İl Başkan Vekili sıfatıyla programa katılan Aşık, gecenin yalnızca bir iftar buluşması olmanın ötesinde, toplumsal dayanışma ve ortak akıl açısından önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı. Bursa’da geniş katılımla gerçekleştirilen programda, emekli derneklerinin temsilcileri ile birlikte şehit ve gazi yakınlarının da yer alması, organizasyona ayrı bir anlam kattı. Toplumun farklı kesimlerini aynı sofrada buluşturan iftar programı, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesine katkı sağladı. Programda yapılan açılış konuşmalarında, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sosyal ve ekonomik sorunlara karşı ortak hareket etmenin gerekliliği ön plana çıktı. Özellikle “söz konusu vatan olduğunda” tüm farklılıkların bir kenara bırakılması gerektiği vurgulanarak, daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye hedefi doğrultusunda iş birliği mesajları verildi. EMEDFED Bursa İl Sekreteri Ahmet Aşık da yaptığı değerlendirmede, emekli ve emekçilerin içinde bulunduğu ekonomik zorluklara dikkat çekti. Aşık, emeklilerin alım gücündeki ciddi düşüş, artan yaşam maliyetleri ve sosyal haklara erişimde yaşanan sıkıntıların artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını ifade etti. Bu kapsamda federasyon olarak, hem yerel hem de ulusal düzeyde çözüm odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirten Aşık, “Emeklinin ve emekçinin sesi olmak, sadece bir sorumluluk değil aynı zamanda vicdani bir görevdir” ifadelerini kullandı. Aşık, özellikle başkanlık ve meclis platformlarında emekli ve emekçilerin haklarını savunmaya yönelik girişimlerin sürdüğünü belirterek, bu mücadelenin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi. Sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Aşık, emeklilerin insanca yaşam koşullarına kavuşmasının temel bir hak olduğunu vurguladı. İftar programının sonunda ise EMEDFED adına teşekkür mesajı iletildi. Ahmet Aşık, nazik davetleri ve ev sahiplikleri dolayısıyla başta Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmud Arıkan olmak üzere, Bursa İl Başkanı Hamza Gürel ve parti teşkilatına teşekkür etti. Bu tür organizasyonların yalnızca bir araya gelme vesilesi olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorunların dile getirildiği ve çözüm yollarının istişare edildiği önemli zeminler olduğunu belirten Aşık, EMEDFED olarak her platformda emeklinin ve emekçinin hakkını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

“Bayram gelmiş neyime” Haber

“Bayram gelmiş neyime”

Osman Yılmaz, DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı, 2025 yılı Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı ve sert bir değerlendirme yaptı. Yılmaz, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıya dikkat çekerek, “Bayram gelmiş neyime” sözleriyle özetlenen bir tabloya işaret etti. “Bayram var ama sevinç yok” Yılmaz, değerlendirmesine, Cemil Cankat’a ait ve Emel Taşçıoğlu tarafından seslendirilen “Bayram Gelmiş Neyime” türküsünü hatırlatarak başladı. Türkiye’de geniş kesimlerin yaşadığı ekonomik daralmayı bu sözlerle ifade eden Yılmaz, toplumun önemli bir bölümünün bayramı karşılayacak durumda olmadığını vurguladı. “Bayram geliyor ama milyonlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü insanlar artık geçinemiyor” diyen Yılmaz, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin yaşadığı tabloyu “derin bir yoksulluk krizi” olarak nitelendirdi. Açlık sınırının altında bir yaşam Türkiye’de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Yılmaz, “Bugün asgari ücretli de emekli de ay sonunu getiremiyor. Sofralar küçülmüş, umutlar tükenmiştir” ifadelerini kullandı. Artan enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğini vurgulayan Yılmaz, alım gücündeki dramatik düşüşün toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini söyledi. “Gençlik umutsuz, annelerin yüreği kanıyor” Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birinin genç işsizliği olduğunu belirten Yılmaz, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan yaklaşık 6,5 milyon gence dikkat çekti. “Bu sadece ekonomik bir veri değildir; bu, annelerin yüreğine düşen ateştir” diyen Yılmaz, gençlerin geleceksizliğe itildiğini ve bunun toplumsal bir kırılmaya yol açtığını ifade etti. “Gülmeyi unutan bir toplum yaratıldı” Toplumun psikolojik olarak da ağır bir yük altında olduğunu dile getiren Yılmaz, “İnsanlar artık gülmeyi unuttu. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor, biraz daha umutsuzlaşıyor” dedi. Bayramların paylaşma ve sevinç zamanı olması gerekirken, bugün geniş halk kesimleri için kaygı ve hesap günü haline geldiğini belirten Yılmaz, ekonomik politikaların toplum üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. “Bu tablo kader değil” Osman Yılmaz; ” Bayram gelmiş neyime anam anam garibem Kan damlar yüreğime anam anam garibem Yaralarım sızlıyor anam anam garibem Gülmek benim neyime anam anam garibem Cemil Cankat’a ait ‘’ bayram gelmiş neyime’’ adlı yukarıdaki türküyü sanatçı Emel Taşcıoğlu çok güzel söyler. Türkiye’de açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca asgari ücretli ve emeklinin durumunu düşündükçe, bu hafta kutlayacağımız Ramazan Bayramı vesilesiyle bu türkü hatırıma geldi. Milyonlar geçim sıkıntısı altında bayramın gelmesine sevinemiyor. Gülmeyi unutmuşlar, her gün alım güçleri eriyor, ne eğitimde ne işte olan 6,5 milyon genç işsiz anaların yüreğini sızlatıyor. Türkiye ekonomisinin 2025 deki performansı da bayram tadında değil ne yazık ki BÜYÜME 2025 de %3,6, gayri safi milli hasılamız 1,6 trilyon dolar, kişi başı gelirimiz 18.040 dolar olmuş Ama bu gelirin %48 ini ilk %20 lik dilimde yer alan zenginler almış, açlık (32.365 TL) ve yoksulluk (105.424 TL)sınırının altında yaşayan milyonlarca vatandaşımız sadece %6 sını almış Ülkenin can damarı olan sanayicilerimiz yüksek kredi faizleri, bastırılmış kurlar ve artan maliyetlerin gölgesinde %2,96 büyüyerek ortalamanın altında kalmış Ülkemizin hayat kaynağı tarım üreticilerimiz bırakın büyümeyi %8,8 küçülmüş, tarımda başka ülkelere muhtaç hale gelmişiz CARİ AÇIĞIMIZ 25,2 milyar dolar, DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 92,90 milyar dolar, KAMU BORÇ STOĞUMUZ 196,8 milyar dolar, ÖZEL SEKTÖR BORÇ STOĞUMUZ 298,2 milyar dolar olmuş, ülke olarak gelirimiz giderimizi karşılamamış, açığımızı borçla finanse etmişiz. ENFLASYON %30,89 olmuş, hayat resmi verilere göre %31 daha pahalan…

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü Haber

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü

Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen iftar buluşması, yalnızca bir dayanışma yemeği olmanın ötesinde, dağ yöresinin kronikleşmiş sorunlarının, çözüm önerilerinin ve bölgenin kalkınma perspektifinin ele alındığı kapsamlı bir istişare platformuna dönüştü. Dağ Yöresinin Sorunları Gündeme Taşındı Programda yapılan konuşmalarda dağ yöresinin uzun yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarına dikkat çekildi. Özellikle bölgedeki ekonomik geri kalmışlık, işsizlik, eğitim imkânlarının sınırlı olması, göç sorunu ve sosyal destek eksikliği gibi konular üzerinde duruldu. Katılımcılar, dağ yöresinde yaşayan vatandaşların büyük bir bölümünün geçim mücadelesi verdiğini, özellikle işçi ve emekli ailelerin artan hayat pahalılığı karşısında ciddi zorluklarla karşılaştığını dile getirdi. Bölgede genç nüfusun iş imkânı bulamaması nedeniyle büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldığı, bunun da yörede sosyal ve ekonomik dengeleri olumsuz etkilediği ifade edildi. Ayrıca eğitim alanındaki eksiklikler de toplantının önemli başlıklarından biri oldu. Dağ yöresindeki birçok öğrencinin maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitim hayatında zorluk yaşadığı, burs ve sosyal destek programlarının bu noktada hayati önem taşıdığı vurgulandı. DEKAV’ın Çalışmaları Katılımcıları Etkiledi İftar programının ev sahibi olan DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yöneticileri, vakfın bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetler ve geleceğe yönelik projeler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Katılımcılar, vakfın özellikle eğitim, sosyal yardım, kültürel çalışmalar ve bölgesel kalkınma projeleri konusunda yürüttüğü çalışmaların kapsamından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vakfın, bölgedeki öğrenciler için sağladığı burs programları ve sosyal destek faaliyetleri büyük takdir topladı. DEKAV yönetiminin projeleri anlatırken gösterdiği hazırlık ve detaylı çalışma da dikkat çekti. Programı takip eden birçok katılımcı, vakıf yönetiminin çalışmalarını “dersine iyi çalışmış bir öğrenci gibi hazırlıklı ve planlı” olarak değerlendirdi. Vakfın özellikle önümüzdeki dönem için planladığı eğitim destekleri, gençlere yönelik mesleki projeler, sosyal dayanışma programları ve bölgesel kalkınma girişimleri katılımcılar üzerinde ciddi bir etki bıraktı. İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’dan Destek Mesajı İftar programına katılan İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru da bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasına DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yönetimine nazik davetleri için teşekkür ederek başlayan Doru, vakfın özellikle eğitim alanındaki çalışmalarının son derece değerli olduğunu vurguladı. Doru konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “DEKAV tarafından verilen öğrenci burslarının önemli bir kısmı, bugün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren işçi ve emekli ailelerin çocuklarına ulaşıyor. Bu yönüyle vakfın yaptığı çalışmalar son derece anlamlıdır. Bu nedenle DEKAV bizim için de çok önemli bir kurumdur ve çalışmalarını yakından takip ediyoruz.” Doru, işçi ve emekli ailelerin çocuklarının eğitim hayatında desteklenmesinin toplumsal eşitsizliklerin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarının bu noktada üstlendiği rolün giderek daha da önemli hale geldiğini ifade etti. Bölgesel Kalkınma İçin Ortak Çalışma Vurgusu Programda söz alan diğer katılımcılar da dağ yöresinin kalkınması için sivil toplum kuruluşları, yerel yöneticiler, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmalarda özellikle şu başlıklar öne çıktı: Dağ yöresinde istihdamı artıracak projelerin hayata geçirilmesi Gençlerin göç etmesini önleyecek eğitim ve mesleki programların geliştirilmesi Bölgenin kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılması Sosyal dayanışma ağlarının güçlendirilmesi Dezavantajlı ailelerin çocuklarına yönelik eğitim desteklerinin artırılması Katılımcılar, dağ yöresinin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü dayanışma ile ortaya çıkarılabileceğini dile getirdi. Dayanışma ve Umut Mesajları Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan iftar programı, bölge insanının ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Program sonunda katılımcılar, dağ yöresinin kalkınması için daha fazla iş birliği yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ise yaptığı değerlendirmede, vakfın önümüzdeki dönemde dağ yöresinin kalkınması için daha kapsamlı projeler geliştirmeye devam edeceğini belirterek, “Bu bölge bizim memleketimiz. Gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın eğitimi ve insanlarımızın refahı için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” mesajını verdi. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, dağ yöresinin sorunlarına çözüm arayan ve geleceğe dair umut veren önemli bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.

Emekli Hakları Savunucusu Gönül Boran Özüpak’tan İkramiye Açıklamasına Tepki Haber

Emekli Hakları Savunucusu Gönül Boran Özüpak’tan İkramiye Açıklamasına Tepki

Türkiye’de milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren bayram ikramiyeleri tartışması sürerken, emekli hakları savunucusu Gönül Boran Özüpak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan “emeklilere müjde” açıklamasına sert sözlerle yanıt verdi. Özüpak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada emeklilerin artık “müjde değil, hak ettikleri adil gelir paylaşımını” beklediğini ifade etti. Özüpak paylaşımında, son dönemde sıkça gündeme gelen bayram ikramiyesi artışlarının emeklilerin temel sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirterek, emeklilerin asıl beklentisinin insanca yaşamaya yetecek bir aylık olduğunu vurguladı. “Müjde Değil, Hak İstiyoruz” Gönül Boran Özüpak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ‘Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum’ diyorsunuz. Ama gerçek şu ki müjdeler artık müjdelikten çıktı. Emeklilerin beklediği şey müjde değil, adaletli paylaşımla hakkıdır.” Özüpak, emeklilerin ekonomik şartlar karşısında giderek daha zor bir yaşam sürdürdüğünü belirterek, verilen bayram ikramiyelerine sevinmek zorunda bırakılmalarının bir başarı değil, aksine mevcut sosyal politikaların ortaya çıkardığı tablo olduğunu savundu. “Emekli Sadaka Aylığına Mahkûm Edilmemeli” Açıklamasında emeklilerin temel beklentisinin düzenli ve yeterli gelir olduğunu vurgulayan Özüpak, şu değerlendirmeyi yaptı: “Emekliyi verilen ikramiyeye sevinecek noktaya getirmek bir başarı değildir. Aksine emekliyi sadaka aylıklarına mahkûm eden politikaların acı bir gerçeğidir. Emekli, bayramdan önce hesabına yatacak birkaç kuruşu değil, her ay insanca yaşayabileceği bir aylığı hak edendir.” “Devletin Görevi Lütuf Değil Hak Vermektir” Emeklilerin sosyal devlet anlayışı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özüpak, devletin emeklileri yalnızca bayram dönemlerinde hatırlamasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi. “Devleti yönetenlerin görevi emekliyi bayramdan bayrama lütufmuş gibi sunulan harçlıklarla hatırlamak değildir. Asıl görev, emekliyi hak ettiği refah seviyesine ulaştırmaktır” diyen Özüpak, emeklilerin maaşlarının yaşam maliyetleri karşısında yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Emeklilerin Gündemi: Geçim Mücadelesi Türkiye’de milyonlarca emekli, son yıllarda artan yaşam maliyetleri, kira ve gıda fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle geçim sıkıntısını sık sık gündeme getiriyor. Emekli dernekleri ve sivil toplum temsilcileri, bayram ikramiyeleri gibi dönemsel desteklerin yanı sıra kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini savunuyor. Özüpak’ın açıklaması da sosyal medyada kısa sürede geniş yankı bulurken, birçok emekli kullanıcı paylaşımın altına yorum yaparak benzer taleplerini dile getirdi. Uzmanlar ise emeklilerin alım gücünün artırılması için maaş artışlarının enflasyon karşısında daha güçlü korunması ve gelir dağılımında daha dengeli politikalar uygulanması gerektiğini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.