Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Kriz

Gürsu Haber - Ekonomik Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor" Haber

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor"

İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanlığı, ilçenin yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarını kamuoyunun gündemine taşımak amacıyla geniş katılımlı ve dikkat çeken bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, ulaşım krizinden terminal sorununa, plansız kentleşmeden mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarına, altyapı eksikliklerinden belediyecilik anlayışına kadar birçok başlıkta mevcut yönetim sert ifadelerle eleştirildi. İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanı Orhan Sevinç, yaptığı kapsamlı açıklamada Gürsu'nun uzun yıllardır aynı siyasi anlayış tarafından yönetildiğini, ancak ilçenin temel sorunlarının çözüme kavuşmadığını savunarak, "Gürsu artık gözlenmeyi değil, gerçek hizmeti bekliyor" mesajını verdi. Basın açıklamasına İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Kestel İlçe Başkanı Hamza Gözüküçük, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Açıklamanın ardından heyet ilçe merkezinde vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde dinledi, talepleri not aldı ve çözüm önerilerini paylaştı. "Beş Dönemdir Aynı İktidar Var, Ama Gürsu'nun Sorunları Yerinde Sayıyor" Basın açıklamasında konuşan İlçe Başkanı Orhan Sevinç, Gürsu'nun yıllardır iktidar partisine güçlü destek verdiğini hatırlatarak, buna rağmen ilçenin hak ettiği yatırımları alamadığını öne sürdü. Sevinç, seçim dönemlerinde büyük vaatlerin sıralandığını ancak sandıklar kapandıktan sonra verilen sözlerin unutulduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "Bilindiği üzere Gürsu'muz beş dönemdir iktidara oy vermektedir. Her seçim döneminde büyük vaatlerle vatandaşımızın karşısına çıkılıyor. Devletin ve iktidarın tüm imkânları kullanılarak güven isteniyor. Ancak seçimler bittiğinde Gürsu halkı adeta unutuluyor. Bugün ilçemizde yapılan çalışmaların büyük bölümü rutin belediyecilik hizmetlerinden ibarettir. Oysa vatandaş artık yol süpürülmesini değil, yıllardır çözülemeyen temel sorunlarının ortadan kaldırılmasını bekliyor." Belediyeciliğin yalnızca asfalt dökmek, park temizlemek ya da rutin hizmetleri yerine getirmek olmadığını belirten Sevinç, gerçek belediyeciliğin vatandaşın yaşam kalitesini yükseltecek kalıcı projeler üretmek olduğunu söyledi. Hızla Büyüyen Gürsu'nun Altyapısı Aynı Hızla Gelişmedi Açıklamada Gürsu'nun son yıllarda Bursa'nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri haline geldiğine dikkat çekildi. Yaklaşık 100 bin nüfusa ulaşan ilçenin özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Ahıska Türklerinin yoğun olarak yaşadığı önemli bir yerleşim merkezi olduğu belirtilirken, artan nüfusa rağmen ulaşım, sosyal donatı alanları ve altyapı yatırımlarının aynı ölçüde gelişmediği ifade edildi. İYİ Parti heyeti, nüfusun sürekli arttığını ancak vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak projelerin hayata geçirilmediğini savundu. Terminal Sorunu Yıllardır Çözülmüyor: "Vatandaş Çifte Masraf Yapıyor" Basın açıklamasının en dikkat çeken başlıklarından biri şehirlerarası ulaşım ve terminal sorunu oldu. İYİ Parti yöneticileri, Gürsu'da yaşayan binlerce vatandaşın memleketlerine gidip gelirken ciddi mağduriyet yaşadığını belirterek, şehirlerarası otobüslerin ilçeye uğramaması nedeniyle vatandaşların önce Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne gitmek zorunda kaldığını, ardından Gürsu'ya ulaşmak için ikinci kez ulaşım ücreti ödediğini dile getirdi. Sevinç, özellikle yaşlı vatandaşların, çocuklu ailelerin, engellilerin ve yanında fazla yük taşıyan kişilerin büyük zorluk yaşadığını belirterek şunları söyledi: "İnsanlarımız zaten ekonomik kriz altında yaşam mücadelesi veriyor. Uzun saatler süren yolculukların ardından bir de terminalden Gürsu'ya ulaşabilmek için yeniden araç parası ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durum vatandaşımıza hem maddi hem de manevi yük oluşturuyor." Açıklamada geçmiş yıllarda Kestel'de şehirlerarası otobüslerin yolcu indirip bindirdiği noktaların kaldırıldığı ancak bunun yerine yeni bir sistem oluşturulmadığı da hatırlatıldı. İYİ Parti, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili kurumların ortak çalışma yaparak Gürsu, Kestel ve doğu ilçelerini kapsayan yeni bir ulaşım planlamasını hayata geçirmesi gerektiğini savundu. Sorun Sadece Gürsu'nun Değil: Yıldırım'ın Doğusu ve Kestel de Aynı Mağduriyeti Yaşıyor Orhan Sevinç, terminal ve ulaşım probleminin yalnızca Gürsu ile sınırlı olmadığını ifade ederek, Yıldırım'ın doğu mahalleleri ile Kestel'de yaşayan vatandaşların da benzer sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bölgede yüz binlerce kişinin aynı ulaşım sorununu yaşadığını belirten Sevinç, konunun bireysel değil bölgesel bir planlama eksikliği olduğunu dile getirdi. İYİ Parti heyeti, doğu aksındaki ulaşım yükünün artık sürdürülemez hale geldiğini ve kalıcı çözüm üretilmesi gerektiğini ifade etti. Mevsimlik Tarım İşçileri İçin İnsan Onuruna Yakışır Yaşam Alanları İstendi Basın açıklamasında sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar da gündeme getirildi. Gürsu'nun önemli bir tarım üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Orhan Sevinç, her yıl yüzlerce mevsimlik işçinin ilçeye çalışmak için geldiğini ancak bu insanların sağlıklı barınma koşullarından yoksun bırakıldığını söyledi. Sevinç, yaşanan durumun yalnızca işçileri değil ilçe halkını da etkileyen sosyal sorunlara dönüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu insanlar da bu ülkenin insanıdır. İnsan onuruna yakışır şartlarda yaşayabilecekleri güvenli ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması artık zorunluluktur." İYİ Parti, geçici çözümler yerine sosyal konut niteliğinde kalıcı projelerin geliştirilmesi gerektiğini savunurken, plansız çadır alanlarının hem sağlık hem güvenlik hem de sosyal yaşam açısından önemli riskler oluşturduğunu dile getirdi. "Gürsu Gözlenmeyi Değil, Gerçek Hizmeti Bekliyor" Açıklamanın en sert bölümlerinden biri ise belediyenin son dönemde yürüttüğü tanıtım faaliyetlerine yönelik eleştiriler oldu. Orhan Sevinç, belediyenin düzenlediği "Gürsu'yu Gözlüyoruz" programlarına göndermede bulunarak, kamu kaynaklarının öncelikle vatandaşın sorunlarını çözmek için kullanılması gerektiğini söyledi. Sevinç açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: "Belediye 'Gürsu'yu gözlüyoruz' diyerek çeşitli organizasyonlar düzenliyor. Biz de soruyoruz; bu faaliyetler belediye adına mı yapılıyor, yoksa bir siyasi partinin organizasyonu mu yürütülüyor? Belediye tüm vatandaşların kurumudur. Hiçbir siyasi partinin seçim ofisi değildir." Kamu kaynaklarının tarafsız kullanılmasının önemine dikkat çeken Sevinç, belediyelerin tüm vatandaşlara eşit hizmet götürmekle yükümlü olduğunu ifade etti. İYİ Parti: "Gürsu'nun Sorunlarının Takipçisi Olacağız" Basın açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Gürsu'da dile getirilen sorunların yalnızca yerel siyasetin değil, Bursa'nın genel kalkınmasının da önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Parti yöneticileri; ulaşım, altyapı, şehir planlaması, tarım politikaları, sosyal yaşam, belediye hizmetleri ve kamu yatırımlarıyla ilgili eksikliklerin takipçisi olacaklarını belirterek konuyu hem yerel yönetimler hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımaya devam edeceklerini açıkladı. Vatandaşlarla gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin ardından program toplu hatıra fotoğrafıyla sona ererken, İYİ Parti teşkilatı Gürsu'nun yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarının takipçisi olacaklarını ve ilçe halkının taleplerini her platformda dile getirmeyi sürdüreceklerini vurguladı. İYİ Parti'nin açıklaması, özellikle ulaşım, terminal, sosyal belediyecilik ve kamu hizmetleri konularındaki sert eleştirileriyle Gürsu siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, gözler şimdi yerel yönetimlerden gelecek olası açıklamalara çevrildi.

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez” Haber

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü, yeni dönemin ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı İl Başkanı Av. Turgut Özkan başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda yeni dönem görev dağılımları tamamlanırken, Bursa’nın giderek ağırlaşan kent sorunları, vatandaşların beklentileri ve önümüzdeki dönemde yürütülecek siyasi çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. CHP Bursa İl Yönetimi, toplantıda yalnızca teşkilat çalışmalarını değil, aynı zamanda Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen temel meselelerini de gündemine aldı. Ulaşımdan kentsel dönüşüme, çevre sorunlarından ekonomik krize, plansız kentleşmeden istihdama kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda verilen mesaj ise net oldu: “Bursa’nın sorunları artık ertelenemez. Kentin geleceğini tehdit eden meseleler karşısında sessiz kalmayacağız.” Bursa’da Kronikleşen Sorunlara Sert Eleştiri: “Kent Yönetimi Alarm Veriyor” CHP Bursa İl Örgütü’nün yeni dönem çalışma planlamasında, Bursa’nın büyüyen nüfusuna rağmen yıllardır çözülemeyen altyapı ve kent yönetimi sorunlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı belirtildi. Parti yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Bursa’nın sanayi gücü, tarihi mirası ve doğal kaynaklarıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen plansız büyüme, yanlış kentleşme kararları ve yetersiz yatırımlar nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Ulaşım Çıkmazı: Bursa Trafikte Kaybediyor Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Bursa’nın yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu oldu. CHP Bursa İl Yönetimi, kent içi ulaşımda plansızlığın giderek büyüdüğünü, vatandaşların her gün saatlerini trafikte geçirmek zorunda kaldığını ifade etti. Özellikle; Mudanya Yolu’nda yaşanan yoğunluk, Acemler Kavşağı’ndaki kronik trafik problemi, İzmir Yolu üzerindeki ulaşım sıkışıklığı, Toplu taşıma sistemindeki kapasite ve erişim sorunları Bursa’nın günlük yaşamını olumsuz etkileyen temel problemler arasında gösterildi. Açıklamalarda, ulaşım sorununun yalnızca trafik yoğunluğu olmadığı, aynı zamanda vatandaşın zaman kaybına, ekonomik kayıplara ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olan büyük bir kent problemi olduğu vurgulandı. CHP Bursa yönetimi, “Yıllardır günü kurtaran uygulamalarla değil, bilimsel, planlı ve uzun vadeli ulaşım politikalarıyla Bursa’nın geleceği korunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm: Bursa’nın En Büyük Güvenlik Sınavı Toplantıda Bursa’nın deprem riski ve kentsel dönüşüm süreci de geniş şekilde ele alındı. Olası Marmara depremi karşısında Bursa’daki yapı stokunun güvenliği, riskli binaların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm uygulamalarının mevcut durumu tartışıldı. CHP Bursa İl Yönetimi, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasının temel bir hak olduğunu belirterek, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca ekonomik çıkarlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle; Dayanıksız yapıların yenilenme sürecinin hızlandırılması, Vatandaşların mülkiyet haklarının korunması, Dönüşüm süreçlerinde mağduriyetlerin önlenmesi, Riskli bölgelerde bilimsel ve sosyal temelli çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. CHP kanadından yapılan değerlendirmelerde, deprem gerçeğinin seçim dönemlerinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Çevre Alarm Veriyor: “Bursa’nın Doğası Rant ve Kirlilik Baskısı Altında” CHP Bursa’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık çevre sorunları oldu. Sanayi kenti kimliğiyle büyüyen Bursa’da kontrolsüz sanayileşmenin ve plansız yapılaşmanın çevresel etkileri toplantıda masaya yatırıldı. Özellikle; Ovakça, Barakfakih, Kestel bölgeleri başta olmak üzere sanayi faaliyetlerinin hava ve su kalitesi üzerindeki etkileri değerlendirildi. CHP Bursa İl Yönetimi, çevre koruma politikalarının yeterince güçlü uygulanmadığını savunarak, Bursa’nın doğal kaynaklarının korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Bursa Ovası’nın betonlaşma tehdidi altında olduğu ifade edilerek, tarım arazilerinin korunması konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiği vurgulandı. “Yeşil Bursa” kimliğinin yalnızca geçmişten kalan bir söylem değil, korunması gereken bir yaşam değeri olduğu belirtildi. Ekonomik Kriz Bursa Sanayisini ve Emekçiyi Zorluyor Toplantıda ekonomik sorunlar ve istihdam konusu da önemli başlıklar arasında yer aldı. Bursa’nın otomotiv ve tekstil başta olmak üzere güçlü üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ekonomik koşulların hem sanayiciyi hem çalışanları zorladığı ifade edildi. CHP Bursa yönetimi tarafından değerlendirilen başlıca sorunlar arasında; Üretimde yaşanan daralma, Yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların satın alma gücünün düşmesi, İşçilerin geçim sıkıntısı, Sanayide ara eleman ihtiyacı, Genç işsizliği yer aldı. Bursa gibi üretim merkezlerinin güçlü sosyal politikalar ve planlı ekonomi anlayışıyla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İmar Politikalarına Sert Tepki: “Bursa’nın Kimliği Betonlaşmaya Teslim Edilemez” CHP Bursa İl Örgütü’nün gündemindeki bir diğer kritik konu ise imar politikaları ve kent estetiği oldu. Bursa’nın tarihi dokusu, doğal alanları ve kültürel mirasının korunması gerektiği belirtilirken, plansız yapılaşmanın kentin kimliğine zarar verdiği ifade edildi. Özellikle yeşil alanların azalması, yoğun yapılaşma ve rant odaklı kentleşme eleştirilerek, Bursa’nın geleceğinin yalnızca inşaat merkezli politikalarla şekillendirilemeyeceği vurgulandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının kent yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğu belirtildi. Turgut Özkan: “Bursa İçin Birlikte, Kararlı ve Mücadeleci Bir Dönem Başlıyor” CHP Bursa İl Başkanı Av. Turgut Özkan, yeni dönem Yönetim Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı değerlendirmede, teşkilat çalışmalarının birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla sürdürüleceğini belirtti. Özkan, yeni dönemde Bursa’nın sorunlarını yakından takip edeceklerini, vatandaşların taleplerini güçlü şekilde gündeme taşıyacaklarını ve çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede şu mesaj öne çıktı: “Bursa’nın geleceği için sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bu kentte yaşayan herkesin daha güvenli, daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir şehirde hayatını sürdürebilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yeni dönemde CHP Bursa İl Örgütü’nün; ulaşım, deprem güvenliği, çevre, ekonomi, kentleşme ve sosyal sorunlar başta olmak üzere kentin temel meselelerinde daha aktif bir saha çalışması yürüteceği bildirildi.

Bursa’da Esnaf ve Lokantacılar Alarm Veriyor: Ekonomik Baskı ve Yapısal Kriz Gündemde Haber

Bursa’da Esnaf ve Lokantacılar Alarm Veriyor: Ekonomik Baskı ve Yapısal Kriz Gündemde

Lokantacılar ve benzeri meslek gruplarını temsil eden oda başkanı Mehmet Yasak, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Bahri Şarlı, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fahrettin Bilgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Tüccaroğlu’nun oda ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, esnaf ve sanatkâr sektöründe yaşanan ağır ekonomik tabloya dikkat çekti. Ziyaretin bir nezaket buluşması olmanın ötesinde, giderek derinleşen ekonomik kriz ve yapısal sorunların açık şekilde masaya yatırıldığı kritik bir görüşme olduğu ifade edildi. ESNAF “AYAKTA KALMA MÜCADELESİ” VERİYOR Oda başkanı Mehmet Yasak, Bursa’da özellikle lokantacılar ve küçük işletmelerin artık kâr değil, hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurguladı. Yasak, sektörün içine sürüklendiği ekonomik baskıyı şu başlıklarla özetledi: Kontrolsüz artan kira ve işletme maliyetleri Gıda, enerji ve hammadde fiyatlarındaki sürekli yükseliş Vergi ve SGK yüklerinin sürdürülemez hale gelmesi Nitelikli personel bulamama krizi Küçük esnafın büyük zincir market ve restoranlarla rekabet edememesi Finansmana erişimin giderek zorlaşması ve kredi maliyetleri Yasak, mevcut koşulların sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Sektör her geçen gün daha da daralıyor” mesajı verdi. KREDİ SİSTEMİ YETERLİ Mİ? Ziyarette en çok tartışılan başlıklardan biri de esnafın finansmana erişimi oldu. Mevcut kredi ve kefalet mekanizmalarının, artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Bahri Şarlı’nın, esnafın finansal ayakta kalabilmesi için destek mekanizmalarının önemine dikkat çektiği, ancak mevcut ekonomik koşulların kredi geri ödeme yükünü de ağırlaştırdığı ifade edildi. “ESNAF YOK OLURSA ŞEHİR DE KAYBEDER” UYARISI BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Tüccaroğlu’nun, küçük esnafın şehir ekonomisinin temel taşı olduğuna vurgu yaptığı belirtildi. Ancak görüşmede, esnafın giderek piyasadan çekilmesi durumunda sadece ekonomik değil, sosyal yapının da ciddi zarar göreceği uyarısı yapıldı. TEŞEKKÜR AÇIKLAMASININ ÖTESİNDE SORUN VURGUSU Oda başkanı Mehmet Yasak, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada teşekkür ifadesinin yanı sıra sektörün içinde bulunduğu tabloya da dikkat çekti: “Bugün odamızı ziyaret ederek bizleri onurlandıran Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Sayın Bahri Şarlı’ya, BESOB Başkanımız Sayın Fahrettin Bilgit’e ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Fahrettin Tüccaroğlu’na nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.” Ancak kulislerde, esnafın asıl beklentisinin “teşekkür değil, somut çözüm adımları” olduğu konuşuluyor. ESNAFIN ACİL TALEPLERİ Görüşmede dile getirilen başlıca çözüm talepleri şu şekilde sıralandı: Vergi ve SGK yüklerinin acilen yeniden düzenlenmesi Enerji, kira ve gıda maliyetlerinde acil dengeleyici adımlar KOBİ ve küçük esnaf için özel destek paketlerinin artırılması Zincir işletmeler karşısında yerel esnafın korunması Mesleki eğitim ve nitelikli personel desteği programları SEKTÖRDE DERİNLEŞEN KRİZ Esnaf temsilcileri, mevcut ekonomik koşulların devam etmesi halinde çok sayıda küçük işletmenin kapanma riskiyle karşı karşıya kalacağını, bunun da hem istihdam hem de yerel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti. SONUÇ: KRİZ DERİNLEŞİYOR, BEKLENTİ BÜYÜYOR Bursa’da yapılan bu görüşme, esnaf ve sanatkârların yaşadığı ekonomik sıkışmanın artık kritik seviyeye ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Sektör temsilcileri, çözüm adımlarının gecikmesi halinde krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Sosyal Belediyecilik Masalı Çöktü, Yıldırım’da Vatandaşın Hakkı Gasp Edildi” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Sosyal Belediyecilik Masalı Çöktü, Yıldırım’da Vatandaşın Hakkı Gasp Edildi”

Yıldırım’da yıllardır sıkça dile getirilen “sosyal belediyecilik” söylemi, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’e göre artık sadece bir masaldan ibaret. Seyis, Yıldırım Belediyesi’nin tam 30 milyon liralık sosyal yardım bütçesini iptal etmesini, dar gelirli vatandaşların ve ihtiyaç sahiplerinin haklarının gasp edilmesi olarak nitelendirdi. Seyis, yaptığı sert açıklamada, “Yıldırım’da reklam ve gösterişe para var; ama ihtiyaç sahibine gelince bütçe yok” diyerek belediye yönetimini topa tuttu. Başkan Seyis, alınan kararın sadece bütçe tasarrufu olmadığını, emeklinin, öğrencinin, yetimin ve dar gelirli ailelerin yaşam desteğinin elinden alındığını vurguladı. İptal edilen 30 milyon liralık bütçe, Seyis’in hesaplamalarına göre: 5 bin aileye altı ay boyunca düzenli gıda desteği sağlanabilir, 2 bin ailenin kira yükü hafifletilebilir, 3 bin öğrenciye eğitim desteği verilebilir, 1.500 yaşlı vatandaşın temel ihtiyaçları karşılanabilirdi. Ancak bu kaynakların hiçbirinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmadığını belirten Seyis, “Ekonomik kriz derinleşirken emekliler geçim mücadelesi veriyor, gençler eğitim masraflarını karşılayamaz hale geliyor, aileler eksik torbalarla evine dönmek zorunda kalıyor. Bu koşullarda sosyal yardım bütçesinin iptal edilmesi vicdanlarda kabul görmemiştir” dedi. Başkan Seyis, sahadan aktardığı gözlemleri de şöyle özetledi: “Mahalle mahalle geziyoruz, vatandaşın kapısını çalıyoruz, esnafın derdini dinliyoruz. Emeklinin, işsizin, öğrencinin feryadına kulak veriyoruz. Yıldırım’da ihtiyaç her geçen gün artarken sosyal destekler azaltılıyor.” Seyis, sosyal belediyecilik anlayışının reklam, afiş, gösterişli organizasyon veya pembe tablolarla değil, vatandaşın zor gününde yanında olmak olduğunu vurguladı: “Sosyal belediyecilik; aç kalan çocuğun sofrasına ekmek götürmektir. Kira ödeyemeyen aileye destek olmaktır. Öğrencinin eğitimine katkı sunmaktır. Yaşlıyı, engelliyi, dar gelirliyi korumaktır.” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı, belediye yönetiminin önceliğinin insan değil, algı ve gösteriş olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Öncelik ihtiyaç sahibi değil, algı yönetimi olmuştur. Öncelik sosyal destek değil, vitrin siyaseti olmuştur. Bizler Yıldırım halkının hakkının sonuna kadar takipçisi olacağız. İptal edilen her kuruşun hesabını soracağız. Vatandaşın vergisinin nereye harcandığını sorgulamaya devam edeceğiz.” Seyis, belediyenin algı operasyonları ve pembe tablolarla gerçekleri gizleyemeyeceğini de sözlerine ekledi. İYİ Parti olarak garibanın, emeklinin, öğrencinin, işsizin ve dar gelirlinin hakkını koruyacaklarını dile getiren Seyis, sosyal yardımların lütuf değil, sosyal devlet ve sosyal belediyecilik anlayışının bir gereği olduğunu belirtti. Başkan Seyis’in açıklaması, Yıldırım’da sosyal yardımların iptal edilmesi ve belediye yönetiminin önceliklerini sert bir dille gündeme taşıdı. Seyis, vatandaşın mağduriyetine karşı mücadelelerini sürdürme kararlılığını vurguladı ve “Yıldırım’da israfın değil hizmetin, gösterişin değil vatandaşın, algının değil hakikatin kazanacağı günler mutlaka gelecektir” mesajını verdi.

“Türkiye’yi Yoksulluğa Mahkûm Ettiler, Şimdi Muhalefeti Susturmaya Çalışıyorlar” Haber

“Türkiye’yi Yoksulluğa Mahkûm Ettiler, Şimdi Muhalefeti Susturmaya Çalışıyorlar”

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, sert siyasi mesajların damga vurduğu bir organizasyona dönüştü. Ekonomik krizden siyasi baskılara, muhalefete yönelik operasyon iddialarından milli kimlik tartışmalarına kadar birçok başlıkta iktidarı hedef alan açıklamalar yapılırken, salonda verilen mesajlar adeta erken seçim atmosferini yansıttı. Programda özellikle İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’nın hükümete yönelik sert eleştirileri ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun “Bursa’dan Amed olmaz” çıkışı dikkat çekti. Bayramlaşma programı, yalnızca bir kutlama organizasyonu olmaktan çıkıp doğrudan iktidara meydan okunan siyasi bir kürsüye dönüştü. İYİ Parti Bursa Teşkilatı Tam Kadro Sahadaydı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği programa Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İYİ Gençlik Teşkilat Başkanı İskender Kandemir, İl Gençlik Kolları Başkanı Nilay Ülker, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Programa ayrıca BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ve farklı siyasi çevrelerden davetliler de katılım sağladı. Salonun tamamen dolduğu programda partililerin coşkusu dikkat çekerken, sık sık “Türkiye iyi olacak”, “Adalet gelecek” ve “Müsavat Dervişoğlu” sloganları atıldı. Salondaki Detay Dikkat Çekti Programda sahne ve salonun büyük bölümünün İYİ Parti bayrakları ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu posterleriyle donatıldığı görüldü. Ancak salonda Atatürk posteri ile Türk bayrağının yer almaması dikkat çekti ve kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Bazı partililerin bu eksikliği kendi aralarında dile getirdiği öğrenilirken, organizasyon sonunda partiye yeni katılan üyelere rozet takılmasıyla program devam etti. İsmail Kaya’dan İktidara Çok Sert Sözler Programın en sert konuşmalarından birini yapan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Türkiye’nin ağır bir ekonomik ve siyasi krizden geçtiğini belirterek hükümete yüklendi. Kaya, ülkede emekliden çiftçiye, gençlerden esnafa kadar herkesin büyük bir çıkmaz içinde olduğunu söyledi. “Milletimiz ağır bir ekonomik darboğazdan geçiyor. Emekli geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor, gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor. Çiftçi maliyetlerin altında eziliyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.” Türkiye’nin üretim gücünün zayıflatıldığını savunan Kaya, iktidarın ekonomi yönetimini sert sözlerle hedef aldı. “Bu millet alın teriyle ayakta kalmaya çalışırken saray düzeni vatandaşın gerçeklerinden tamamen kopmuştur. İnsanlar artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünüyor.” “Belediyelere Çöktüler, Şimdi Partilere Yöneldiler” İsmail Kaya’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümü ise siyasi baskılar ve muhalefete yönelik uygulamalarla ilgili sözleri oldu. Kaya, hükümetin yalnızca ekonomik alanda değil, siyasi alanda da baskıcı bir anlayış sergilediğini savundu. “Yetmiyor belediyelere çöküyorlar, yetmiyor şirketlere çöküyorlar, yetmiyor partilere çökmeye kalkıyorlar.” Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan Kaya, Türkiye’nin demokratik hukuk devleti niteliğinin zedelendiğini ileri sürdü. “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi bugün yaşananlar tam olarak budur. Bizim görevimiz Cumhuriyet’i ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” Bu sözler salonda uzun süre alkışlanırken, partililer sık sık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları attı. “Hiç Kimse Teşkilattan Büyük Değildir” İYİ Parti içerisindeki tartışmalara da göndermede bulunan İsmail Kaya, sosyal medya üzerinden yürütülen iç çekişmelere tepki gösterdi. Partinin kişisel hesaplarla değil, ortak dava bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kaya şu ifadeleri kullandı: “Hiç kimse kendisini teşkilattan büyük göremez. Biz kişisel hesapların değil memleket davasının peşindeyiz.” Kaya’nın bu sözleri, parti içindeki bazı tartışmalara yönelik dolaylı bir mesaj olarak yorumlandı. Selçuk Türkoğlu’ndan “Amed” Çıkışı Programın en çok konuşulan açıklaması ise İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’ndan geldi. Konuşmasında Bursaspor üzerinden milli kimlik vurgusu yapan Türkoğlu, özellikle Nevruz sürecinde yaşanan tartışmalara sert ifadelerle değindi. “Bursaspor’a niye saldırıyorlar biliyor musunuz? Çünkü Bursaspor taraftarının milli duruşu var.” Türkoğlu’nun konuşmasının devamında kullandığı ifadeler salonda büyük alkış aldı: “Bursa’dan Buhara olur, Semerkant olur, Diyarbakır olur, Muş olur ama Amed olmaz.” Bu sözler salonda büyük coşku oluştururken, bazı kesimlerde yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. “Parola Vatansa Gerisi Teferruattır” Konuşmasının sonunda milliyetçi ve Cumhuriyetçi vurgular yapan Türkoğlu, sözlerini sert sloganlarla tamamladı. “Parola vatansa gerisi teferruattır. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet ve adalet. Ne mutlu Türküm diyene.” Salon uzun süre ayakta alkışlarla karşılık verirken, partililer Türk bayrakları eşliğinde sloganlar attı. İYİ Parti’den “Mücadeleye Devam” Mesajı Bayramlaşma programı boyunca verilen ortak mesaj ise “iktidara karşı mücadeleyi büyütme” kararlılığı oldu. İYİ Parti kurmayları, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizden çıkışın güçlü bir demokratik mücadeleyle mümkün olacağını savundu. Program sonunda yapılan değerlendirmelerde, İYİ Parti Bursa teşkilatının özellikle saha çalışmalarını hızlandıracağı ve önümüzdeki süreçte ekonomik kriz, hukuk ve milli kimlik başlıklarında daha sert bir muhalefet dili kullanacağı ifade edildi. İYİ Parti cephesinden verilen en net mesaj ise şu oldu: “Türkiye sahipsiz değildir. Millet susmayacak, muhalefet geri adım atmayacak.”

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen kapsamlı bir basın açıklaması ve saha programında, İznik Gölü’nün içinde bulunduğu kritik durum ve bölgedeki ekonomik sıkıntılar gündeme taşındı. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçe yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, gölün yıllardır devam eden kuruma tehlikesine dikkat çekildi. İznik Gölü’nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti yetkilileri, İznik Gölü’nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik farkı kamuoyuna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, gölün bu hızla kurumasının, bölgedeki tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurumaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü’nün ve çevresindeki tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı’nın ilçedeki programları kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret hayatının can damarı olan esnafın sorunlarını kamuoyuna aktardı. Program kapsamında ayrıca, İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytin üreticilerinin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü’nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti heyetini nazikçe ağırlarken, programda artan maliyetler, düşen alım gücü ve ekonomik belirsizlikler gibi konular da gündeme geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve taleplerini kamuoyuna aktarmaya devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik kriz ve İznik Gölü’nün kurumasının birbirine bağlı olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomide ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti’nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgede saha çalışmalarıyla ekonomik ve çevresel sorunların yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti’nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem gölün korunması hem de ekonomik istikrarın sağlanması için bölge yetkililerine çözüm çağrısı yaptı. Yıldız, İznik Gölü’nün kurumasına izin verilmemesi gerektiğini ve bölge halkının çıkarlarının her zaman öncelikli olduğunu belirtti. Program, halkın ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor” Haber

Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor”

Bursa’da düzenlenen basın açıklamasında Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal yıkımı sert sözlerle gündeme taşıdı. Şube Sekreteri Sürmeli Selçuk Söğüt tarafından yapılan açıklamada, mevcut ekonomik düzenin milyonlarca emekliyi “insanca yaşamdan kopardığı” vurgulanırken, iktidarın uyguladığı politikalar “organize bir yoksullaştırma sistemi” olarak nitelendirildi. Sendika açıklaması, yalnızca maaş taleplerinin dile getirildiği sıradan bir protesto olmaktan öte, Türkiye’de emeklilerin içine sürüklendiği yaşam koşullarına yönelik çok sert bir toplumsal itiraz niteliği taşıdı. Açıklamada kullanılan ifadeler, emeklilerin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve psikolojik bir çöküşle karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. “Emeklilik Dinlenme Dönemi Değil, Hayatta Kalma Savaşına Dönüştü” Basın açıklamasında konuşan Sürmeli Selçuk Söğüt, yıllarca ülkenin üretim gücünü omuzlayan emeklilerin bugün “devletin sırtında yük” gibi gösterildiğini belirterek sert tepki gösterdi. Açıklamada, fabrikalardan hastanelere, okullardan tarlalara kadar ülkenin her alanında yıllarca emek veren milyonlarca yurttaşın bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlandığı ifade edildi. Emekliliğin artık huzurlu bir yaşam evresi olmaktan çıktığı belirtilirken, mevcut ekonomik sistemin emeklileri doğrudan “sefalet rejimi” içine ittiği savunuldu. Sendika yönetimi, özellikle son yıllarda hızla artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının eridiğini, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, “iktidarın emekliyi görünmez hale getirmeye çalıştığını” öne sürdü. Sağlık Sistemine Ağır Eleştiri: “Randevu Almak Milli Piyango Gibi” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri sağlık sistemine yönelik sert eleştiriler oldu. Emeklilerin ilerleyen yaşları nedeniyle sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Söğüt, bugün kamusal sağlık sisteminin emekliler açısından erişilemez hale geldiğini ifade etti. Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden uzman doktora ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiği belirtilirken, göz, kardiyoloji, nöroloji ve ortopedi gibi kritik branşlarda aylar sonrasına randevu verildiği vurgulandı. Açıklamada, “Bizlerin o süreyi bekleyecek zamanı, sağlığı ya da ömrü olup olmadığı kimsenin umurunda değil” ifadeleri kullanılırken, kamu hastanelerindeki yoğunluk ve sağlık sistemindeki tıkanıklığın, dar gelirli yurttaşları özel hastanelere mecbur bıraktığı savunuldu. Muayene ücretleri, ilaç katkı payları ve sürekli artan fark ücretlerinin de emekli maaşlarını daha cebe girmeden erittiği belirtilirken, mevcut sistem “hastaları enkaz altında bırakan bir sağlık çöküşü” olarak tanımlandı. “İktidar Emeklinin Sofrasına Kadar Müdahale Ediyor” Devrimci Emekliler Sendikası’nın açıklamasında ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin kullanılan ifadeler ise dikkat çekici sertlikteydi. Türkiye’de açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 115 bin lirayı aştığı belirtilirken, milyonlarca emeklinin 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi. Eskiden temel tüketim ürünü olan et, peynir ve süt ürünlerinin artık emekliler için ulaşılması zor lüksler haline geldiği vurgulanırken, açıklamada şu dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi: “İktidar artık emeklinin ne yiyeceğine, ne kadar protein tüketebileceğine, hangi saatte ucuz ekmek kuyruğuna gireceğine kadar karar veren bir noktaya gelmiştir.” Açıklamada Avrupa’daki emeklilerin sosyal yaşam ve tatil imkanlarına dikkat çekilirken, Türkiye’de milyonlarca emeklinin yaşam alanının “mutfak ile oturma odası arasındaki dar koridora sıkıştığı” ifade edildi. Bayram İkramiyesi Tepkisi: “İkramiye Değil, Sus Payı” Sendika yönetimi, yıllardır tartışma konusu olan bayram ikramiyelerine ilişkin de çok sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “müjde” olarak sunulan 4 bin liralık bayram ikramiyesinin gerçek yaşam koşulları karşısında hiçbir anlam taşımadığı belirtilirken, bu rakamla bırakın kurbanlık almayı, temel market ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı vurgulandı. Torunlara bayram harçlığı vermenin bile lüks haline geldiği ifade edilen açıklamada, mevcut ikramiye tutarının emeklilere verilen değeri gösterdiği savunularak, “Bu ödeme artık bir bayram ikramiyesi değil, açıkça bir sus payıdır” denildi. Seyyanen Zam Tartışması: “Emekliye Açık Ayrımcılık” Basın açıklamasında memur emeklilerine yönelik seyyanen zam düzenlemesi de hedef alındı. Aktif görevdeki memurlara verilen seyyanen artışın emekli memurların maaşlarına yansıtılmamasının büyük bir adaletsizlik olduğu belirtildi. Aynı kurumlarda yıllarca çalışan insanların emekli olduktan sonra ciddi gelir kaybına uğradığı ifade edilirken, bu uygulamanın “emekliliği cezaya dönüştürdüğü” savunuldu. Sendika, emekliler ile aktif çalışanlar arasındaki maaş farkının her geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı. “Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Açıklamanın sonunda Devrimci Emekliler Sendikası, taleplerini kamuoyuna net maddeler halinde duyurdu. Sendika; En düşük emekli maaşının insanca yaşam seviyesine çıkarılmasını, Sağlıkta alınan tüm katkı paylarının kaldırılmasını, Emeklilere ücretsiz ve öncelikli sağlık hizmeti sağlanmasını, Bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret düzeyine yükseltilmesini, Sendikal örgütlenme üzerindeki baskıların kaldırılmasını, DİSK Dev Emekli-Sen’in toplu sözleşme süreçlerinde meşru taraf olarak kabul edilmesini talep etti. Açıklama, meydanda atılan sert sloganlarla sona erdi: “Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana kadar alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!” Meydanda sık sık: “Yaşasın DİSK!” “Yaşasın DEV Emekli-Sen!” “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” sloganları yükselirken, emeklilerin önümüzdeki süreçte daha geniş katılımlı eylemler düzenlemeye hazırlandığı mesajı verildi.

İYİ Parti Bursa Gençlik Kolları Üyelerinden Ankara Çıkartması! Haber

İYİ Parti Bursa Gençlik Kolları Üyelerinden Ankara Çıkartması!

Müsavat Dervişoğlu liderliğinde gençlik politikalarını yeniden şekillendirme hedefiyle çalışmalarını sürdüren İYİ Parti, Bursa teşkilatında dikkat çeken bir görevlendirmeye imza attı. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, önümüzdeki süreçte düzenlenecek geniş katılımlı grup toplantısında Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun özellikle Türkiye’de gençlerin karşı karşıya kaldığı ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlara ilişkin kapsamlı mesajlar vermesi bekleniyor. Toplantının organizasyonunda ve gençlik yapılanmasının güçlendirilmesinde İskender Kandemir’in aktif rol üstlendiği vurgulanıyor. “Gençler Gelecek Kaygısıyla Yaşamaya Mecbur Bırakılamaz” Hazırlanan yeni yol haritasında genç işsizliği, liyakat sorunu, eğitim sistemindeki belirsizlikler, artan yaşam maliyetleri ve gençlerin yurt dışına gitme eğilimi temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Parti yetkilileri, Türkiye’de milyonlarca gencin diplomalı işsiz haline geldiğini, üniversite mezunlarının düşük ücretlerle yaşam mücadelesi verdiğini ve gençlerin artık gelecek planı yapamaz noktaya sürüklendiğini savundu. Açıklamalarda, “Gençler yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir kitle değildir. Türkiye’nin üretim gücü, fikri gücü ve yarının yönetici kadrolarıdır. Ancak bugün gençler; yüksek kira fiyatları, ekonomik kriz, ifade özgürlüğü tartışmaları ve fırsat eşitsizliği nedeniyle ciddi bir çıkmazın içine itilmiştir” ifadelerine yer verildi. Bursa Gençliği İçin Yeni Saha Hamlesi Gençlik Kolları Genel Merkezde Teşkilat Başkanlığı görevinde olan İskender Kandemir’in özellikle üniversite gençliği, ilk kez oy kullanacak seçmenler ve iş arayan gençlerle doğrudan temas kuracağı öğrenildi. Bursa’nın tüm ilçelerinde gençlik buluşmaları, sosyal dayanışma projeleri, eğitim çalışmaları ve saha organizasyonları düzenleneceği belirtildi. İYİ Parti Bursa Gençlik Kolları’nın önümüzdeki dönemde yalnızca siyasi faaliyetlerle değil; gençlerin ekonomik sorunlarına çözüm önerileri geliştiren, sosyal yaşam alanları oluşturan ve demokratik katılımı artırmayı hedefleyen projelerle öne çıkacağı ifade edildi. “Türkiye’nin En Büyük Sorunu Gençlerin Umudunu Kaybetmesi” Parti kulislerinde konuşulan en önemli mesajlardan birinin ise “umutsuzluk” başlığı olduğu belirtiliyor. Gençlerin ülkeden koparılmasına karşı güçlü bir siyasi mücadele verileceği vurgulanırken, şu değerlendirme dikkat çekti: “Bugün Türkiye’nin en büyük problemi ekonomik kriz kadar, gençlerin hayallerinin ellerinden alınmış olmasıdır. Gençler artık okumakla başarıya ulaşabileceklerine inanmıyor. Adalet duygusunun zedelendiği, liyakatin geri plana itildiği bir düzende gelecek inşa edilemez. Biz gençliği sadece dinleyen değil, karar mekanizmalarının merkezine taşıyan bir anlayışı büyüteceğiz.” Ankara’da gerçekleştirilecek TBMM ve Anıtkabir ziyaret programlarının da bu vizyonun bir parçası olduğu belirtilirken, gençlerin milli değerler etrafında ortak bilinç geliştirmesi ve demokratik süreçlere daha aktif katılması hedefleniyor. İYİ Parti Bursa teşkilatının yeni dönemde özellikle genç seçmen nezdinde daha görünür ve daha aktif bir politika izlemesi bekleniyor.

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek Haber

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 19 Mart'ın 1. yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan süreci “millet iradesini savunma mücadelesi” olarak nitelendirdi. ↵ İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adil ve demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele verdiğini belirterek, “Bu mücadele; adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği savunmanın ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini korumanın mücadelesidir” dedi. ↵ Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: ↵ “Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. ↵ Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir. ↵ Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur. ↵ Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. ↵ Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır. ↵ Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız. ↵ Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. ↵ Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. ↵ Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. ↵ Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. ↵ 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. ↵ Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. ↵ Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. ↵ İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. ↵ Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız! Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız. Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. ↵ Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız. ↵ Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız! ↵

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.