Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Kriz

Gürsu Haber - Ekonomik Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen kapsamlı bir basın açıklaması ve saha programında, İznik Gölü’nün içinde bulunduğu kritik durum ve bölgedeki ekonomik sıkıntılar gündeme taşındı. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçe yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, gölün yıllardır devam eden kuruma tehlikesine dikkat çekildi. İznik Gölü’nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti yetkilileri, İznik Gölü’nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik farkı kamuoyuna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, gölün bu hızla kurumasının, bölgedeki tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurumaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü’nün ve çevresindeki tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı’nın ilçedeki programları kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret hayatının can damarı olan esnafın sorunlarını kamuoyuna aktardı. Program kapsamında ayrıca, İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytin üreticilerinin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü’nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti heyetini nazikçe ağırlarken, programda artan maliyetler, düşen alım gücü ve ekonomik belirsizlikler gibi konular da gündeme geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve taleplerini kamuoyuna aktarmaya devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik kriz ve İznik Gölü’nün kurumasının birbirine bağlı olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomide ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti’nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgede saha çalışmalarıyla ekonomik ve çevresel sorunların yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti’nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem gölün korunması hem de ekonomik istikrarın sağlanması için bölge yetkililerine çözüm çağrısı yaptı. Yıldız, İznik Gölü’nün kurumasına izin verilmemesi gerektiğini ve bölge halkının çıkarlarının her zaman öncelikli olduğunu belirtti. Program, halkın ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor” Haber

Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor”

Bursa’da düzenlenen basın açıklamasında Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal yıkımı sert sözlerle gündeme taşıdı. Şube Sekreteri Sürmeli Selçuk Söğüt tarafından yapılan açıklamada, mevcut ekonomik düzenin milyonlarca emekliyi “insanca yaşamdan kopardığı” vurgulanırken, iktidarın uyguladığı politikalar “organize bir yoksullaştırma sistemi” olarak nitelendirildi. Sendika açıklaması, yalnızca maaş taleplerinin dile getirildiği sıradan bir protesto olmaktan öte, Türkiye’de emeklilerin içine sürüklendiği yaşam koşullarına yönelik çok sert bir toplumsal itiraz niteliği taşıdı. Açıklamada kullanılan ifadeler, emeklilerin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve psikolojik bir çöküşle karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. “Emeklilik Dinlenme Dönemi Değil, Hayatta Kalma Savaşına Dönüştü” Basın açıklamasında konuşan Sürmeli Selçuk Söğüt, yıllarca ülkenin üretim gücünü omuzlayan emeklilerin bugün “devletin sırtında yük” gibi gösterildiğini belirterek sert tepki gösterdi. Açıklamada, fabrikalardan hastanelere, okullardan tarlalara kadar ülkenin her alanında yıllarca emek veren milyonlarca yurttaşın bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlandığı ifade edildi. Emekliliğin artık huzurlu bir yaşam evresi olmaktan çıktığı belirtilirken, mevcut ekonomik sistemin emeklileri doğrudan “sefalet rejimi” içine ittiği savunuldu. Sendika yönetimi, özellikle son yıllarda hızla artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının eridiğini, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, “iktidarın emekliyi görünmez hale getirmeye çalıştığını” öne sürdü. Sağlık Sistemine Ağır Eleştiri: “Randevu Almak Milli Piyango Gibi” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri sağlık sistemine yönelik sert eleştiriler oldu. Emeklilerin ilerleyen yaşları nedeniyle sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Söğüt, bugün kamusal sağlık sisteminin emekliler açısından erişilemez hale geldiğini ifade etti. Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden uzman doktora ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiği belirtilirken, göz, kardiyoloji, nöroloji ve ortopedi gibi kritik branşlarda aylar sonrasına randevu verildiği vurgulandı. Açıklamada, “Bizlerin o süreyi bekleyecek zamanı, sağlığı ya da ömrü olup olmadığı kimsenin umurunda değil” ifadeleri kullanılırken, kamu hastanelerindeki yoğunluk ve sağlık sistemindeki tıkanıklığın, dar gelirli yurttaşları özel hastanelere mecbur bıraktığı savunuldu. Muayene ücretleri, ilaç katkı payları ve sürekli artan fark ücretlerinin de emekli maaşlarını daha cebe girmeden erittiği belirtilirken, mevcut sistem “hastaları enkaz altında bırakan bir sağlık çöküşü” olarak tanımlandı. “İktidar Emeklinin Sofrasına Kadar Müdahale Ediyor” Devrimci Emekliler Sendikası’nın açıklamasında ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin kullanılan ifadeler ise dikkat çekici sertlikteydi. Türkiye’de açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 115 bin lirayı aştığı belirtilirken, milyonlarca emeklinin 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi. Eskiden temel tüketim ürünü olan et, peynir ve süt ürünlerinin artık emekliler için ulaşılması zor lüksler haline geldiği vurgulanırken, açıklamada şu dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi: “İktidar artık emeklinin ne yiyeceğine, ne kadar protein tüketebileceğine, hangi saatte ucuz ekmek kuyruğuna gireceğine kadar karar veren bir noktaya gelmiştir.” Açıklamada Avrupa’daki emeklilerin sosyal yaşam ve tatil imkanlarına dikkat çekilirken, Türkiye’de milyonlarca emeklinin yaşam alanının “mutfak ile oturma odası arasındaki dar koridora sıkıştığı” ifade edildi. Bayram İkramiyesi Tepkisi: “İkramiye Değil, Sus Payı” Sendika yönetimi, yıllardır tartışma konusu olan bayram ikramiyelerine ilişkin de çok sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “müjde” olarak sunulan 4 bin liralık bayram ikramiyesinin gerçek yaşam koşulları karşısında hiçbir anlam taşımadığı belirtilirken, bu rakamla bırakın kurbanlık almayı, temel market ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı vurgulandı. Torunlara bayram harçlığı vermenin bile lüks haline geldiği ifade edilen açıklamada, mevcut ikramiye tutarının emeklilere verilen değeri gösterdiği savunularak, “Bu ödeme artık bir bayram ikramiyesi değil, açıkça bir sus payıdır” denildi. Seyyanen Zam Tartışması: “Emekliye Açık Ayrımcılık” Basın açıklamasında memur emeklilerine yönelik seyyanen zam düzenlemesi de hedef alındı. Aktif görevdeki memurlara verilen seyyanen artışın emekli memurların maaşlarına yansıtılmamasının büyük bir adaletsizlik olduğu belirtildi. Aynı kurumlarda yıllarca çalışan insanların emekli olduktan sonra ciddi gelir kaybına uğradığı ifade edilirken, bu uygulamanın “emekliliği cezaya dönüştürdüğü” savunuldu. Sendika, emekliler ile aktif çalışanlar arasındaki maaş farkının her geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı. “Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Açıklamanın sonunda Devrimci Emekliler Sendikası, taleplerini kamuoyuna net maddeler halinde duyurdu. Sendika; En düşük emekli maaşının insanca yaşam seviyesine çıkarılmasını, Sağlıkta alınan tüm katkı paylarının kaldırılmasını, Emeklilere ücretsiz ve öncelikli sağlık hizmeti sağlanmasını, Bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret düzeyine yükseltilmesini, Sendikal örgütlenme üzerindeki baskıların kaldırılmasını, DİSK Dev Emekli-Sen’in toplu sözleşme süreçlerinde meşru taraf olarak kabul edilmesini talep etti. Açıklama, meydanda atılan sert sloganlarla sona erdi: “Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana kadar alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!” Meydanda sık sık: “Yaşasın DİSK!” “Yaşasın DEV Emekli-Sen!” “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” sloganları yükselirken, emeklilerin önümüzdeki süreçte daha geniş katılımlı eylemler düzenlemeye hazırlandığı mesajı verildi.

İYİ Parti Bursa Gençlik Kolları Üyelerinden Ankara Çıkartması! Haber

İYİ Parti Bursa Gençlik Kolları Üyelerinden Ankara Çıkartması!

Müsavat Dervişoğlu liderliğinde gençlik politikalarını yeniden şekillendirme hedefiyle çalışmalarını sürdüren İYİ Parti, Bursa teşkilatında dikkat çeken bir görevlendirmeye imza attı. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, önümüzdeki süreçte düzenlenecek geniş katılımlı grup toplantısında Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun özellikle Türkiye’de gençlerin karşı karşıya kaldığı ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlara ilişkin kapsamlı mesajlar vermesi bekleniyor. Toplantının organizasyonunda ve gençlik yapılanmasının güçlendirilmesinde İskender Kandemir’in aktif rol üstlendiği vurgulanıyor. “Gençler Gelecek Kaygısıyla Yaşamaya Mecbur Bırakılamaz” Hazırlanan yeni yol haritasında genç işsizliği, liyakat sorunu, eğitim sistemindeki belirsizlikler, artan yaşam maliyetleri ve gençlerin yurt dışına gitme eğilimi temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Parti yetkilileri, Türkiye’de milyonlarca gencin diplomalı işsiz haline geldiğini, üniversite mezunlarının düşük ücretlerle yaşam mücadelesi verdiğini ve gençlerin artık gelecek planı yapamaz noktaya sürüklendiğini savundu. Açıklamalarda, “Gençler yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir kitle değildir. Türkiye’nin üretim gücü, fikri gücü ve yarının yönetici kadrolarıdır. Ancak bugün gençler; yüksek kira fiyatları, ekonomik kriz, ifade özgürlüğü tartışmaları ve fırsat eşitsizliği nedeniyle ciddi bir çıkmazın içine itilmiştir” ifadelerine yer verildi. Bursa Gençliği İçin Yeni Saha Hamlesi Gençlik Kolları Genel Merkezde Teşkilat Başkanlığı görevinde olan İskender Kandemir’in özellikle üniversite gençliği, ilk kez oy kullanacak seçmenler ve iş arayan gençlerle doğrudan temas kuracağı öğrenildi. Bursa’nın tüm ilçelerinde gençlik buluşmaları, sosyal dayanışma projeleri, eğitim çalışmaları ve saha organizasyonları düzenleneceği belirtildi. İYİ Parti Bursa Gençlik Kolları’nın önümüzdeki dönemde yalnızca siyasi faaliyetlerle değil; gençlerin ekonomik sorunlarına çözüm önerileri geliştiren, sosyal yaşam alanları oluşturan ve demokratik katılımı artırmayı hedefleyen projelerle öne çıkacağı ifade edildi. “Türkiye’nin En Büyük Sorunu Gençlerin Umudunu Kaybetmesi” Parti kulislerinde konuşulan en önemli mesajlardan birinin ise “umutsuzluk” başlığı olduğu belirtiliyor. Gençlerin ülkeden koparılmasına karşı güçlü bir siyasi mücadele verileceği vurgulanırken, şu değerlendirme dikkat çekti: “Bugün Türkiye’nin en büyük problemi ekonomik kriz kadar, gençlerin hayallerinin ellerinden alınmış olmasıdır. Gençler artık okumakla başarıya ulaşabileceklerine inanmıyor. Adalet duygusunun zedelendiği, liyakatin geri plana itildiği bir düzende gelecek inşa edilemez. Biz gençliği sadece dinleyen değil, karar mekanizmalarının merkezine taşıyan bir anlayışı büyüteceğiz.” Ankara’da gerçekleştirilecek TBMM ve Anıtkabir ziyaret programlarının da bu vizyonun bir parçası olduğu belirtilirken, gençlerin milli değerler etrafında ortak bilinç geliştirmesi ve demokratik süreçlere daha aktif katılması hedefleniyor. İYİ Parti Bursa teşkilatının yeni dönemde özellikle genç seçmen nezdinde daha görünür ve daha aktif bir politika izlemesi bekleniyor.

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek Haber

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 19 Mart'ın 1. yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan süreci “millet iradesini savunma mücadelesi” olarak nitelendirdi. ↵ İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adil ve demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele verdiğini belirterek, “Bu mücadele; adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği savunmanın ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini korumanın mücadelesidir” dedi. ↵ Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: ↵ “Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. ↵ Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir. ↵ Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur. ↵ Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. ↵ Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır. ↵ Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız. ↵ Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. ↵ Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. ↵ Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. ↵ Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. ↵ 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. ↵ Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. ↵ Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. ↵ İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. ↵ Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız! Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız. Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. ↵ Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız. ↵ Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız! ↵

İşçi Haklarını Her Yerde Sadece O Savunuyor! Haber

İşçi Haklarını Her Yerde Sadece O Savunuyor!

Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, artan güvencesizlik ve işçi sınıfının yıllardır biriken öfkesi, bu kez Bursa’nın Keles ilçesine bağlı Başak Mahallesi için kurulan iftar sofrasında sert bir dille dışa vuruldu. Başaklı gençlerin organize ettiği program, sıradan bir dayanışma yemeğinin çok ötesine geçerek, mevcut düzene yönelik açık bir hesaplaşma kürsüsüne dönüştü. İşçi Haklarını Koruma Derneği (İŞCİDER) Genel Başkanı İsmail Doru ve Genel Sekreter Ekrem Aplay’ın katılımıyla gerçekleşen buluşmada, işçi haklarının gasp edilmesine, sosyal adaletsizliğe ve siyasi temsil krizine yönelik sert eleştiriler peş peşe sıralandı. “Bu düzen işçiyi eziyor, gençliği susturmak istiyor” Kürsüye çıkan İsmail Doru, konuşmasına alışılmışın dışında sert bir tonla başladı: “Gençlik varsa gelecek vardır ama bu düzen gençliği ya işsizliğe ya da sessizliğe mahkûm etmek istiyor” diyerek mevcut tabloya meydan okudu. İşçi sınıfının bugün sahip olduğu hakların masa başında değil, sokakta, bedel ödenerek kazanıldığını vurgulayan Doru, “Bugün bize ‘verilmiş’ gibi gösterilen haklar, aslında söke söke alınmıştır. Ama aynı haklar bugün parça parça geri alınıyor” ifadeleriyle tepki gösterdi. 2008 yasasına sert çıkış: “Bu bir miras değil, açık bir yük” Doru’nun hedefinde özellikle 2008’de yürürlüğe giren sosyal güvenlik düzenlemeleri vardı. Bu yasayı açık bir şekilde eleştiren Doru, “Bu yasa işçi sınıfına bırakılmış bir miras değil, sırtına yüklenmiş bir yüktür. Açıkça söylüyorum: Bu bir zulüm düzenlemesidir” dedi. Geçmişte bu düzenlemeye karşı yeterince güçlü bir direniş sergilenemediğini kabul eden Doru, “Belki bize kızacaksınız ama gerçek bu. Ancak bugün susma lüksümüz yok. Bu düzenle hesaplaşmak zorundayız” diyerek mücadele çağrısını sertleştirdi. “Kendi ipimizi kendimiz çekiyoruz” Türkiye’deki siyasal yapıyı da doğrudan hedef alan Doru, doğuda feodal ilişkilerin, batıda ise sermaye odaklarının siyaseti belirlediğini dile getirerek şu ifadeleri kullandı: “Meclise gönderilenlerin kimlerin işaret ettiği ortada. Doğuda ağalar, batıda kapitalistler… Biz ise sadece izliyoruz. Açık konuşayım: Kendi ipimizi kendimiz çekiyoruz.” “Artık seyirci değil, aktör olma zamanı” Doru’nun en dikkat çekici çıkışı ise siyasi temsil çağrısı oldu. “Yönetilen değil yöneten olmak zorundayız. Bu böyle gitmez” diyen Doru, Bursa’dan başlayarak Türkiye genelinde bağımsız milletvekili hareketi başlatılması gerektiğini savundu: “Her ilden bir bağımsız aday çıkararak bu düzene ‘biz de varız’ demek zorundayız. Yoksa bu çark hepimizi ezecek.” Yerelden yükselen destek: “Gençliğin arkasındayız” Programda söz alan Başak Derneği Başkanı Adem Ağlan, organizasyona katılanlara teşekkür ederken birlik mesajı verdi. Başak Mahallesi Muhtarı Alihsan Kaymaz ise gençlere açık destek vererek, “Bu gençlik yalnız değil. Ne yaparlarsa yapsınlar, sonuna kadar yanlarındayız” dedi. Gençlik Başkanı H. İbrahim Kaymaz da konuşmasında faaliyetlerini sıralarken, köy girişine büyük bir Türk bayrağı asacaklarını açıklayarak kararlılık mesajı verdi. Bu çıkış, katılımcılar tarafından güçlü alkışlarla karşılandı. İftar değil, açık bir mücadele çağrısı Gece boyunca verilen mesajlar, klasik bir iftar programının sınırlarını aşarak açık bir toplumsal uyarıya dönüştü. İşçi haklarının geriletilmesine, gençliğin geleceksizliğe itilmesine ve halkın siyaset dışına itildiği düzene karşı sert bir duruş sergilendi. Başak Mahallesi’nden yükselen bu sert ses, sadece yerel bir etkinlik olarak kalmadı; işçi sınıfının biriken öfkesinin ve değişim talebinin yüksek perdeden dile getirildiği bir çıkış olarak kayıtlara geçti.

İŞÇİDER Toplantısında Sert Çıkış Haber

İŞÇİDER Toplantısında Sert Çıkış

İşçi Haklarını Koruma ve Dayanışma Derneği (İŞÇİDER), haftalık olağan toplantısını Bursa’nın Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi’nde, Yönetim Kurulu Üyesi Besim Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Toplantıya Bursa’nın tanınmış esnaflarından Ahmet Kırcıman da konuk olarak katıldı. Ekonomik kriz, emekli maaşları, asgari ücretteki erime, küçük esnafın içinde bulunduğu çıkmaz ve kıdem tazminatı tartışmalarının masaya yatırıldığı toplantıda, İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’nun açıklamaları dikkat çekti. Doru, ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmesinde sert ifadeler kullanarak, “Sorun işçide değil, patronlar doymuyor” dedi. “Emeklinin 12 Bin Lirası Buhar Oldu” Toplantıda söz alan yöneticiler, emeklilerin bayram ikramiyelerinin yıllar içinde ciddi değer kaybına uğradığını vurguladı. 2018 yılında 1000 TL olarak verilen bayram ikramiyesinin alım gücü üzerinden değerlendirme yapan İsmail Doru, çarpıcı bir hesaplama ortaya koydu: “2018’de 1000 TL alan emekli, bugünün ekonomik şartlarında en az 17 bin TL almalıydı. Ancak bugün 5 bin TL verileceği konuşuluyor. Aradaki 12 bin TL emeklinin cebinden buhar olup uçtu. Bu açık bir hak kaybıdır.” Doru, emeklilerin yıllarca çalışarak ülke ekonomisine katkı sunduğunu, ancak bugün yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakıldığını belirterek, “Emekli sadaka değil, hakkını istiyor” ifadelerini kullandı. “Asgari Ücret Daha Şubat’ta Yüzde 30 Eriydi” Toplantıda en çok üzerinde durulan başlıklardan biri de asgari ücretteki alım gücü kaybı oldu. Yıl başında yapılan artışın daha Şubat ayına gelmeden büyük ölçüde eridiğini söyleyen Doru, yüksek enflasyon karşısında maaşların hızla değer kaybettiğini ifade etti. “Henüz yılın ikinci ayındayız. Asgari ücret yüzde 30 değer kaybetti. Maaşlar eridi. İşçi daha cebine girmeden kaybediyor. Bu tablo sürdürülebilir değil.” Doru, asgari ücretlinin temel gıda ve barınma giderlerini karşılamakta zorlandığını belirterek, “Asgari ücretli açlıkla imtihan ediliyor” dedi. Küçük Esnaf Alarm Veriyor: “Batıyoruz, Kimse Duymuyor” Toplantıya katılan Bursa’nın sevilen esnaflarından Ahmet Kırcıman da küçük esnafın yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Artan maliyetler, düşen alım gücü ve kredi yükü nedeniyle esnafın ayakta kalmakta zorlandığını belirten Kırcıman, şu ifadeleri kullandı: “Küçük esnaf olarak batıyoruz. Tek tek yok oluyoruz. Yöneticiler batmamızı izliyor. Hiçbir şekilde çözümle ilgili adım atılmıyor.” Esnafın artan kira, enerji ve vergi yükü altında ezildiğini ifade eden Kırcıman, piyasanın daraldığını ve ticaretin ciddi biçimde yavaşladığını söyledi. İsmail Doru ise küçük esnafın sistem içinde “yok hükmünde” görüldüğünü savunarak, “Esnaf da işçi de aynı girdabın içinde” dedi. “Bu Kriz Değil, Tercih” Bursa özelinde değerlendirmelerde bulunan Doru, özellikle tekstil ve inşaat sektörlerinde yaşanan daralmaya dikkat çekti. “Tekstil Bursa’da bilerek çökertildi. İnşaat sektörü kontrollü biçimde daraltıldı. Bunun adı kriz değil, tercihtir. Sonuç: işsizlik, güvencesizlik ve ucuz iş gücü cenneti.” Doru, üretim merkezlerinin zayıflatılmasının binlerce kişiyi işsizliğe ittiğini ve kayıt dışı, düşük ücretli çalışma koşullarının yaygınlaştığını savundu. “Kıdem Tazminatı İşçinin Son Kalesidir” Toplantının en sert başlıklarından biri kıdem tazminatı oldu. Son dönemde yeniden gündeme gelen “kıdem tazminatının fona devredilmesi” tartışmalarına net bir şekilde karşı çıkan Doru, geri adım atmayacaklarını söyledi. “Kıdem tazminatı işçinin son güvencesidir, son kalesidir. Fonlara devredilemez. Bu konu tartışmaya bile kapalıdır.” Doru, kıdem tazminatının işçinin yıllar süren emeğinin teminatı olduğunu belirterek, “Bu hak zayıflatılırsa işçinin elinde hiçbir güvence kalmaz” dedi. “Sorun Fakirde Değil, Azgın Kapitalistlerde” Toplantının sonunda ekonomik düzeni sert sözlerle eleştiren Doru, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. “Sorunlar çözümsüz değil. Fakirlerde bir sıkıntı yok. Zenginler doymak bilmeyen azgın kapitalistler gibi vahşice saldırıyor. İşçinin, emeklinin, esnafın sırtından daha ne kadar yük bindirilecek?” Doru, işçilerin ve emeklilerin tarihin hiçbir döneminde bu denli ağır bir ekonomik baskı altında kalmadığını savunarak, mücadele mesajı verdi. “Mücadele Sürecek” Toplantı, emekli, işçi ve küçük esnafın ortak sorunlarına karşı dayanışmanın artırılması ve hak arama mücadelesinin sürdürülmesi yönünde kararlılık mesajıyla sona erdi. İŞÇİDER yönetimi, ekonomik adaletsizliğe karşı seslerini yükseltmeye devam edeceklerini belirtirken, özellikle kıdem tazminatı ve ücret politikaları konusunda geri adım atılmayacağını vurguladı. Bursa’da yapılan bu toplantı, yalnızca yerel bir buluşma değil; artan geçim sıkıntısına karşı yükselen toplumsal itirazın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.