Hava Durumu

#Ekonomi

Gürsu Haber - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları Haber

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları

Türk siyasetinin dikkatle takip edilen isimlerinden Ümit Özdağ, 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceği Bursa programıyla kentin siyasi gündemine damga vurmaya hazırlanıyor. Dört güne yayılan kapsamlı ziyaret takviminde esnaf buluşmalarından sanayi odası temaslarına, sivil toplum kuruluşları görüşmelerinden gençlik programlarına, ilçe kongrelerinden vatandaş ziyaretlerine kadar geniş yelpazede temaslar yer alıyor. Bursa’nın merkezinden ilçelerine uzanan program, yalnızca parti çalışması değil; aynı zamanda ekonomi, toplumsal meseleler, yerel sorunlar, gençlik politikaları, göç, üretim ve sivil toplum başlıklarında yoğun bir saha mesaisi olarak değerlendiriliyor. Özdağ’ın Bursa turunun, kentte siyasi hareketliliği artırması bekleniyor. İlk Durak İnegöl: Esnaf, Sanayi ve Vatandaş Teması Programın ilk günü olan 16 Nisan Perşembe’de İnegöl ilçesi ziyaret edilecek. Bursa’nın üretim gücü yüksek, ticaret hacmi geniş ve siyasi açıdan kritik ilçelerinden biri olan İnegöl’de gün boyu yoğun temaslar gerçekleştirilecek. Saat 12.30’da Genel Başkan’ın karşılanmasıyla başlayacak program kapsamında Perşembe Pazarı gezisi yapılacak. Bölgenin en yoğun alışveriş noktalarından biri olan pazar yerinde vatandaşlarla bir araya gelinmesi, esnafın ekonomik beklentilerinin dinlenmesi ve saha gözlemleri yapılması bekleniyor. Öğle yemeği arasının ardından saat 14.15’te İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti gerçekleştirilecek. Sanayiciler, üreticiler ve iş dünyası temsilcileriyle yapılacak görüşmede ihracat, üretim maliyetleri, yatırım ortamı, istihdam ve sanayinin geleceği gibi başlıkların ele alınması öngörülüyor. Saat 15.00 ile 17.00 arasında çarşı yürüyüşü ve fuar alanı ziyareti planlanırken, saat 17.00’de basın toplantısı düzenlenecek. Günün son programı ise saat 20.00’de Sani Konukoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek konferans ve soru-cevap paneli olacak. Bu programda Özdağ’ın hem ulusal gündeme hem de Bursa özelindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Bursa Merkezde Yoğun Diplomasi Trafiği 17 Nisan Cuma günü programın merkezi Bursa olacak. Kent merkezinde yapılacak ziyaretlerde ekonomi, ticaret, sivil toplum ve toplumsal uzlaşı başlıkları ön plana çıkıyor. Saat 11.00’de Esnaf ve Sanatkarlar Odası ziyaretiyle başlayacak temaslarda küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, finansmana erişim, kira baskısı ve ticari daralma gibi konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 13.00’te tarihi Ulu Camii’nde Cuma namazına katılım planlanıyor. Ardından saat 15.00’te RUMELİSİAD ziyareti gerçekleştirilecek. Rumeli kökenli iş insanlarının oluşturduğu yapıyla yapılacak görüşmede bölgesel kalkınma, yatırım iklimi ve göçmen topluluklarının ekonomik katkısı gibi konular öne çıkabilir. Saat 16.00 ile 16.30 arasında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti yer alıyor. Kent ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan BTSO ile yapılacak temas, programın dikkat çeken duraklarından biri olarak görülüyor. Akşam saat 19.00’da ise Demokrasi Platformu buluşması gerçekleştirilecek. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve farklı görüşlerden katılımcıların yer alacağı toplantının, diyalog ve fikir alışverişi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Cumartesi Günü: Göçmen Dernekleri, Açılış Töreni ve Gençlik Buluşması 18 Nisan Cumartesi günü program sosyal tabanı genişleten ziyaretlerle devam edecek. Günün ilk durağı saat 11.00’de BALGÖÇ olacak. Balkan göçmeni vatandaşların temsil edildiği önemli yapılardan biri olan BALGÖÇ ziyareti, Bursa’nın demografik ve kültürel yapısı açısından dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Saat 13.00’te Yıldırım İlçe Başkanlığı binasının açılışı yapılacak. Parti teşkilatlanması açısından önem taşıyan açılış töreninin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Saat 15.00’te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap imza programı ve Genel Başkan sempozyumu düzenlenecek. Bu etkinlikte Özdağ’ın siyasi vizyonunu, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini ve düşünsel perspektifini paylaşması bekleniyor. Günün finali ise saat 19.00’da Görükle’de yapılacak gençlik buluşması ve esnaf ziyaretiyle gerçekleşecek. Üniversite öğrencileri ve genç seçmenlerin yoğun bulunduğu bölgede düzenlenecek etkinlik, gençlik politikaları açısından önem taşıyor. Son Gün: Aile Ziyareti, İnanç Kurumları, Çiftçi Teması ve Kongre 19 Nisan Pazar günü programın en dikkat çeken başlıklarından biri, saat 11.00’de trafik kazası mağduru olarak belirtilen Zeynep Nas Sarıkaya ailesine yapılacak ziyaret olacak. Sosyal dayanışma ve toplumsal duyarlılık mesajı taşıyan bu temasın kamuoyunda yankı uyandırması bekleniyor. Saat 13.00’te Orhangazi Cemevi ziyareti gerçekleştirilecek. Farklı inanç kesimleriyle temas açısından önemli görülen program, toplumsal birliktelik mesajı niteliği taşıyor. Saat 13.45’te Orhangazi Ziraat Odası ziyareti yapılacak. Tarım, üretim maliyetleri, çiftçi sorunları, su kaynakları ve kırsal kalkınma başlıklarının burada gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 14.45’te Orhangazi Rumeli Göçmenleri Derneği ziyareti ve STK Sohbet Platformu gerçekleştirilecek. Bölgesel dayanışma, göçmen kimliği ve yerel kalkınma meseleleri toplantının ana başlıkları arasında yer alabilir. Programın finalinde ise saat 17.00’de Kestel İlçe Kongresi yapılacak. 500 kişilik salonda gerçekleşecek kongrenin, teşkilat açısından önemli kararların alınacağı ve geniş katılımın beklendiği bir organizasyon olması öngörülüyor. Kongrenin ardından Genel Başkan uğurlanacak. Bursa’da Siyasi Nabız Yükselecek Dört gün sürecek yoğun program, Bursa’da siyasetin nabzını yükseltecek önemli bir ziyaret trafiği olarak görülüyor. İlçelere yayılan temaslar, farklı toplumsal kesimlerle kurulacak diyaloglar ve ekonomik başlıklara odaklanan görüşmeler, programın yalnızca rutin bir gezi değil; kapsamlı bir saha çalışması niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Esnaftan sanayiciye, gençlerden çiftçilere, sivil toplumdan inanç temsilcilerine kadar geniş kesimlerle buluşacak olan Ümit Özdağ’ın Bursa ziyareti, kent siyasetinde uzun süre konuşulacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ!

Kırıkkale’de düzenlenen Halk Buluşması programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kırıkkale İl Başkanlığı açılışı öncesinde düzenlenen Halk Buluşması programına katıldı. Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” diye konuştu. Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: “Memleket zor zamanlara düştüğünde, arkamızda bulunan fotoğrafa bakar, talip olduğumuz mesuliyeti oradan alırız. Arkamda kalpaklı bir Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı var. Devlet zor durumdaysa, millet dara düşmüşse; bu millet başına kalpağını geçirir, iradesini milletine adar. 2026 yılında omuzlarımıza düşen sorumluluk da budur. Ay yıldızlı al bayrağın altında, kalpaklı Atatürk’ün önünde Türk milletinin istikbaline yürümeye söz verilir. Bugün aynı zamanda, ömrünü devleti güçlü, milleti kudretli kılmaya adamış, çileli bir mücadele vermiş Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü. Zindanlarla, idam sehpalarıyla sınanmış bir iradenin sahibine rahmet olsun. MUHSİN YAZICIOĞLU HER EVDEN BİR FATİHA ALDI! Yakın zamanda kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu… Her evden oy alamamış olabilir ama her evden bir Fatiha almış bir memleket evladıdır. Ona da rahmet olsun. Çünkü memleket zordadır, dardadır. Bu memleketin ufkuna bela düşmesin diye yıllar önce uyaran, ‘Suriye düşerse Irak gider, Irak yıkılırsa İran hedef olur, sıra Türkiye’ye gelir’ diyen Necmettin Erbakan’ı da bugün hatırlıyoruz. Siyaset bazen eskiyi anar, ‘eskiden böyleydi’ diye konuşur. Nezaketi, siyasi terbiyeyi hatırlar. Aynı kürsülerde rakip olup memleket meselelerini konuşabilen liderleri hatırlar. Bülent Ecevit’i, Süleyman Demirel’i bu yönleriyle anar. Ama ben bunları sadece rahmet dilemek için söylemiyorum. Ölenlerin büyük, kalanların küçük olduğu bir millet olamayız. Aksi halde bu topraklarda tutunamayız. Rahmet dilediğimiz insanların ahlakına, cesaretine, ikazlarına sırt dönerek siyaset yapamayız. Bugün kime rahmet diliyorsak, onun temsil ettiği iradeyi taşımak zorundayız. TERÖRİSTLERLE YAN YANA DURAMAYIZ! Dün ‘kibar’ dediklerimizi anıp bugün kaba olamayız. Dün ‘inançlı’ dediklerimizi anıp bugün inançsız davranamayız. Dün ‘cesur’ dediklerimizi anıp bugün korkak olamayız. Dün ‘ilkeli’ dediklerimizi anıp bugün ilkesiz olamayız. Dün devleti ve milleti korumak için terörle mücadele edenleri överken, bugün teröristlerle yan yana duramayız. Dün ‘aman ha’ diye uyaranları unutup Amerika’nın azgınlığına da, İsrail’in şımarıklığına da sessiz kalamayız. Eğer mezarlara gitmeye hakkımız olsun istiyorsak, o mezarların önünde hangi hakikatle durmamız gerektiğini unutmamalıyız. Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız. YAŞADIĞIMIZ HİÇBİR SORUN FAİLİ MEÇHUL DEĞİL! Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunları ortadadır. İşsizlik var, enflasyon var, yüksek faiz var. Eğitimde kalite kaybı var, liyakat eksikliği var. Bugün yaşadığımız hiçbir sorun faili meçhul değildir. Yanlış ekonomi politikaları ve plansız yönetim bu memleketi bu hale getirmiştir. Ama bu milletin gücü vardır. Bu milletin toprağı var, suyu var, yetişmiş insanı var. Doğru planlama yapılırsa bu ülke yeniden ayağa kalkar. Millete umut olmanız için size yetki verildi. Ama siz millete umut olmak yerine kabus oldunuz. Millet size umut olun diye yetki verdi; bugün çıkıp terörle ilgili söylem değiştiriyorsunuz. Bu kabul edilemez. TÜRKİYE AYAĞA KALKMAK ZORUNDADIR! Biz bir parti hevesiyle yola çıkmadık. Biz millet iddiasıyla yola çıktık. Bu memlekette millete yük olan değil, millete omuz veren bir siyaset kuracağız. Bu ülkeye aidiyet hisseden, bu bayrağın altında kendini ait hisseden herkes bu yürüyüşün parçasıdır. Türkiye ayağa kalkmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu bir tercih olmaktan çıkarmıştır. Güçlü bir devlet ve planlı bir gelecek artık zorunluluktur. Biz bu yola şerefli bir mücadele için çıktık. Başarırsak da şeref, yolda kalırsak da şeref. Ama bu millet için yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız” Haber

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, genişletilmiş yönetim toplantısında şehrin kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırdı. Öztürk, sadece sorunları sıralamakla kalmadı; çözüm önerilerini de detaylarıyla paylaştı ve Bursa halkına umut mesajı verdi. Öne Çıkan Sorunlar ve Öztürk’ün Çözüm Önerileri Trafik ve Ulaşım Alarm Veriyor Bursa’da trafik artık büyük bir sorun. Öztürk, “Yollar tıkanıyor, toplu taşıma yetersiz. Şehir nefes alamıyor” diyerek çözümü açıkladı: Toplu taşımanın güçlendirilmesi, akıllı trafik düzenlemeleri ve alternatif ulaşım yolları. Yeşil Alanlar ve Çevre Kayıpları Şehir merkezindeki yeşil alan eksikliği vatandaşları rahatsız ediyor. Öztürk, yeni parklar, sosyal alanlar ve çevre odaklı kentsel dönüşüm projeleriyle bu sorunun üstesinden gelinebileceğini belirtti. Eğitim ve Gençlik İçin Acil Adımlar “Gençlerimizin sosyal ve eğitim imkânları sınırlı” diyen Öztürk, gençlik merkezleri ve eğitim altyapısının güçlendirilmesini önerdi. Ekonomi ve İşsizlik Krizi İşsizliğin ve küçük işletmelerin finansal sıkıntılarının altını çizen Öztürk, KOBİ destekleri, girişimcilik teşvikleri ve mesleki eğitim programlarının öncelikli çözüm yolları olduğunu söyledi. Sağlıkta Yetersizlikler Hastanelerin kapasitesi ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına da dikkat çeken Öztürk, yeni sağlık tesisleri yatırımı ve mevcut altyapının iyileştirilmesini önerdi. Öztürk’ten Bursa Halkına Mesaj Toplantıyı değerlendiren Öztürk, “Bursa’nın potansiyeli çok büyük ama sorunları çözmeden geleceğe güvenle adım atamayız. Biz DEVA Partisi olarak sorunları tespit ediyor, çözüm yollarını tek tek hayata geçirecek projeler üretiyoruz” dedi. Toplantı, şehrin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarının çözümüne dair somut adımların tartışılmasıyla sona ererken, Öztürk’ün açıklamaları DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasının da ipuçlarını verdi.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur”

Bursa’da adalet tartışmaları sürerken, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, yargı ve hukukun bağımsızlığı konusundaki sert ve net duruşunu ortaya koydu. Öztürk, adaletin sadece bir kişi ya da makam için değil, herkes için, her koşulda ve hiçbir ayrım gözetmeden korunması gereken en temel değer olduğunu vurguladı. “Yargının Bağımsız Olmadığı Yerde Güven Olmaz” Öztürk, “Yargının bağımsız olmadığı bir yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde ne ekonomi büyür ne toplum huzur bulur” diyerek, hukukun siyasetin gölgesinde kalmasının toplumsal ve ekonomik felaketlere yol açacağını açıkça belirtti. DEVA Partisi olarak hiçbir güdümlü sürecin ve siyasi müdahalenin yargının üzerine düşmesini kabul etmediklerini söyleyen Öztürk, meseleyi kişisel ya da makam odaklı değil, hukukun siyasete göre şekillenip şekillenmediği meselesi olarak tanımladı. Siyasi Operasyonlara Net Tepki Öztürk, siyasi operasyon görüntüsü veren her adımın toplumun devlete olan inancını zedelediğini vurguladı. DEVA Partisi’nin duruşu nettir: Müdahalesiz, bağımsız ve tarafsız yargı Vicdanı hür hakimler ve savcılar Hukukun üstünlüğü Kim olursa olsun, hakkın ve hukukun dışında atılan her adımın karşısında duracaklarını kaydeden Öztürk, “Çünkü biliyoruz ki; adalet yoksa, hiçbir şey yoktur” diyerek sert ve meydan okuyan mesajını sonlandırdı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın açıklaması, hukukun siyasete kurban edilmesine karşı sert bir duruş niteliğinde. Öztürk’ün mesajı, yalnızca siyasi tartışmalara değil, Türkiye’nin gelecekteki hukuk ve demokrasi yoluna dair net ve meydan okuyan bir uyarı olarak öne çıkıyor.

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya Haber

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya

Karamahmutoğlu, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Yasadışı, kaçak nüfus olarak adlandırdığımız bu tablo, demografik bir işgal altında olduğumuzu göstermektedir. Demografik göçe ‘hoş geldin’ diyen AKP hükümetini bu tanımlama hep rahatsız etmiştir” ifadelerini kullandı. “27 yılda 90 yıllık nüfus düşüşü yaşandı” Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın açıklamalarına dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Bakan Göktaş, bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı nüfus düşüşünü Türkiye’nin 27 yılda yaşadığını itiraf etti. Bu 27 yılın 23 yılında AKP iktidardaydı. Çoban bulamadığınız için ülkemizi kaçak göçmen cennetine çevirdiniz, şimdi ilkokul çağında çocuk bulamayınca kaçak göçmen çocukları mı ithal edeceksiniz?” diye sordu. Demografik bozulmayı düzeltebilecek ve düzensiz göçü tersine çevirebilecek tek siyasi partinin Zafer Partisi olduğunu savunan Karamahmutoğlu, bu sorunun bir milli güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirtti. “Gerçek işsiz sayısı 10 milyonun üzerinde” Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30 seviyelerine çıktığını, gerçek işsiz sayısının ise 10 milyonun üzerinde olduğunu öne sürdü. “Vatandaşlarımız artan kira fiyatları, yükselen gıda fiyatları ve azalan alım gücüyle karşı karşıyadır. AKP’nin ekonomi programı, sistematik bir yoksullaştırma ve sefaleti toplumun geneline yayma programı haline gelmiştir” dedi. Gençlerin yurt dışına gitme eğilimine de dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Nitelikli iş gücü Türkiye’den ayrılmaktadır. Gençlerimiz kendi ülkelerinde gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu beyin göçü Türkiye’nin geleceğini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. “Çözüm süreci ihanettir” Terör örgütüyle yürütülen sürece de sert sözlerle yüklenen Karamahmutoğlu, “Narko terör örgütüyle kurulan pazarlık masasını kurduran Devlet Bahçeli ve AKP hükümetidir. Başlattıkları ikinci çözüm ihanet süreciyle son 1,5 yıldır Türk Devleti’nin ve milletinin gururuyla oynanmıştır” dedi. Devlet Bahçeli’nin “Süreci boğmanın âlemi yok, hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek” sözlerini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Zafer Partisi’ne ‘pazarlık yok’ diyenler, şimdi adım adım yerine getirilecek diyor. Baş teröriste umut hakkı tartışmaları sürerken İmralı’da bir malikane inşa edildiği haberlerini okuyoruz” ifadelerini kullandı. “Çok uluslu yabancı askeri güç Türkiye’de konuşlanıyor” Dış politikadaki gelişmelere de değinen Karamahmutoğlu, ABD-İsrail saldırıları nedeniyle petrol fiyatlarının yüzde 50 artarak 119 dolara yükseldiğini, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Ukrayna operasyonu için teşkil edilen çok uluslu deniz unsur komutanlığının İstanbul Beykoz’daki Anadolu Kavağı’nda konuşlanacağı duyuruldu. Bu kuvvetin NATO komuta yapısı içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır” dedi. Anayasa’nın 92. maddesini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Türkiye’de yabancı bir askeri gücün bulunmasına izin verme yetkisi TBMM’ye aittir. Bu çok uluslu yabancı güç için Meclis’te bir oylama yapılmış mıdır? Tezkere çıkmış mıdır?” sorularını yöneltti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin uygulanmasından vazgeçilip geçilmediğini sorgulayan Karamahmutoğlu, “Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Türkiye, çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?” diye konuştu. “BlackRock başkanıyla ne görüşüldü?” Karamahmutoğlu, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock şirketinin başkanı Laurence Fink ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmeye dikkat çekerek, “Bu ziyaretin amacının ne olduğunu Türk kamuoyu merak etmektedir. Vatandaşların bu sorusunu muhatabına yöneltmeyi bir görev biliyoruz” ifadelerini kullandı. Karamahmutoğlu, AKP hükümetine Meclis’i özel gündemle toplayarak kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.

KIRCAALİSİAD, uluslararası iş dünyasıyla buluştu Haber

KIRCAALİSİAD, uluslararası iş dünyasıyla buluştu

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), bölgesel ve uluslararası ölçekte güçlü bağlantılar kurmaya ve iş dünyasına değer katan projelerde aktif rol almaya devam ediyor. KIRCAALİSİAD, Bulgar-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (BULTİŞAD) tarafından düzenlenen 4. Burgaz İş Forumu kapsamında gerçekleştirilen networking akşam yemeği ve forum etkinliklerine yoğun katılım sağladı. “Büyüme Odaklı Bağlantılar: Bulgaristan – Türkiye – Romanya” temasıyla Burgaz Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum, üç ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslara sahne oldu. Bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi, yatırım ve iş birliği fırsatlarının artırılması ve yeni ortaklıkların teşvik edilmesi hedefiyle gerçekleştirilen organizasyon, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Forum kapsamında düzenlenen networking akşam yemeğinde KIRCAALİSİAD heyeti; T.C. Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, DEİK Türkiye–Bulgaristan İş Konseyi Başkanı ve BULTİŞAD Kurucu Başkanı Fikret İnce ile BULTİŞAD Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Nemutlu başta olmak üzere birçok önemli isimle bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik, ticari ve sosyal iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik karşılıklı fikir alışverişlerinde bulunulurken, önümüzdeki döneme ilişkin potansiyel iş birlikleri de değerlendirildi. Güçlü katılım ve aktif temaslar KIRCAALİSİAD heyeti foruma; Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Süleyman İnan ve Ferdi Yılmaz, Genel Sekreter Gökhan Vatansever, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Mümin Şen, Dr. Eray Gürsoy, Mümin Dönmez, Şenol Açıkgöz, Hülya Çiçekçi ile birlikte üyeler Erhan Pehlivan, Hazel Eren, Hasan Tunalı ve Necdet Hamzaoğlunun katılımıyla güçlü bir şekilde temsil edildi. Forum kapsamında gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri ve networking buluşmaları sayesinde, KIRCAALİSİAD üyeleri kendi sektörlerine yönelik yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu. Bölgesel ekonomi ve gelecek vizyonu masaya yatırıldı Forumun açılışında Burgaz Belediye Başkanı Dimitar Nikolov, T.C. Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, DEİK Türkiye–Bulgaristan İş Konseyi Başkanı Fikret İnce, BULTİŞAD Başkanı Burhan Nemutlu ve Bulgaristan–Romanya Ticaret Odası Başkanı Av. Victor Gugushev yer aldı. Etkinlikte; sınır ötesi iş birliği ve büyüme araçları, sanayinin değer zincirleri ve bölgesel üretim ağları ile yapay zekâ ve yeşil dönüşümün iş dünyasına etkileri gibi güncel ve stratejik konular kapsamlı şekilde ele alındı. Forum, içerdiği vizyoner başlıklar ve yüksek katılımlı oturumlarıyla dikkat çekti. “Birlikte büyüme” vurgusu KIRCAALİSİAD heyeti, forumun bölgesel iş birliklerinin güçlendirilmesi adına önemli bir platform sunduğunu vurgulayarak, kurulan temasların önümüzdeki dönemde somut projelere dönüşeceğine olan inançlarını dile getirdi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında geliştirilecek çok taraflı iş birliklerinin hem bölgesel kalkınmaya hem de uluslararası ticaretin derinleşmesine katkı sağlayacağı ifade edilirken, KIRCAALİSİAD’ın bu süreçte aktif rol almaya devam edeceği belirtildi.

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu. Haber

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Tolga Kornoşor, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Sarıbal, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Vekili Hakan Batmaz, Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, iş insanları dernekleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları temsilcileriyle kalabalık davetli topluluğu katıldı. Törenin açılışında konuşan BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, 17 yıldır geleneksel olarak düzenledikleri ‘BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri’ töreninin yalnızca BUİKAD’ın değil, Türkiye’nin kadın başarı hafızasının bir parçası haline geldiğini söyledi. Ödüle layık görülen başarılı kadınlar ve kadına değer veren şirketlerin kendi başarı hikayelerini yazmanın yanı sıra başka kadınların da yolunu aydınlatın birer pusula işlevi gördüklerini belirten Şençayır, “Bursamız, Türk ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Sanayi, ihracat ve üretim gücüyle ülkemizin en stratejik merkezlerindendir. Ancak bu güçlü ekonominin içinde kadınların potansiyeli hâlâ tam olarak yansımıyor. Ülkemizde kadınların iş gücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 36’lar seviyesindedir. Yani potansiyelimizin yarısını bile kullanamıyoruz. Bursa’ya baktığımızda sanayi ve ihracatın kalbinde olmamıza rağmen kadın girişimci oranı yüzde 15-18 bandında, Türkiye’de üst düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranı ise halen yüzde 20’lerin altındadır. Bursa gibi sanayisi yoğun illerde bu oran ise genelde yüzde 18-22 aralığındadır” diye konuştu. Gerçek güç insan potansiyelinde gizli Bir ülkenin gerçek gücünün sahip olduğu doğal kaynaklarla değil, potansiyelini ortaya çıkarabilen insanlarıyla ölçüldüğüne değinen Şençayır, kadınların ekonomiye tam katılımı sağlandığında ülkelerin refahının yüzde 20 ile yüzde 30 oranında artabileceğinin bilimsel olarak ortaya konduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenledikleri etkinliğin bir kutlama, bir ödül gecesi olmayıp aynı zamanda farkındalık, kararlılık, dönüşüm ve g1elecek çağrısı olduğuna da işaret eden BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın 19 yıldır bunun için var olduğuna dikkat çekti. Sadece bir sivil toplum kuruluşu olmadıklarını vurgulayan Şençayır, “Bugün itibarıyla Bursa sanayisine yön veren güçlü 10 kurumsal, toplamda 163 gönüllü üyemizle birlikte güçlü bir takım olarak bu dönüşümün aktörüyüz. Biz kadınların yalnızca iş hayatında yer almasını değil, karar verici konumlarda da çoğalmasını savunuyoruz. Çünkü sürdürülebilir kalkınma, kadın liderliği olmadan mümkün değildir. Genç kadınlara yol açıyoruz. İş dünyasında kadınların görünürlüğünü artırıyoruz. Liderlikte kadının sesini güçlendiriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kadın güçlenirse, ekonomi güçlenir. Kadın yükselirse, toplum yükselir. Çünkü biz biliyoruz ki kadının olduğu yerde, üretim vardır. Kadının olduğu yerde, dönüşüm vardır. Kadının olduğu yerde, gelecek vardır. Bu vesileyle, kuruluşundan bugüne kadar emek veren başta Kurucu Başkanım Sayın Selma Çetinkaya Türker olmak üzere, geçmiş dönem başkanlarım Sayın Özlem Baş Bayraktar’a, Sayın İpek Yalçın’a ve Sayın Oya Eroğlu’na, tüm yönetim kurulu ve yönetim takımı üyelerimize, komisyon başkanlarımıza, her bir komisyon üyemize ve emeği geçen tüm BUİKAD ailemize, iş birliği yaptığımız tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımıza, gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerin varlığı, gücümüzü büyütmektedir. Ödül törenimiz için her yıl eylül ayından itibaren ödül komitesi üyelerimizle çalışmalarımıza başlıyor ve bugüne kadar getirip, her şeyin çok özel ve çok güzel olması için emek verip, canla başla ve titizlikle çalışıyoruz. Onun için değerli ödül komitesi üyelerim sevgili Ebru Koçanalı’ya, sevgili Dikmen Avcıer’e, başkan yardımcılarım sevgili Nazan Akıncı’ya, sevgili Zuhal Saka’ya ve genel sekreterim sevgili Gülnur Algül’den oluşan ödül komitemize ve tüm çalışmalarımızda katkıda bulunan benim her daim yanımda olan yol arkadaşlarım değerli yönetim kurulu üyelerim sevgili saymanım Gülay Durmuş’a, sevgili Yasemin Yeşilova’ya, projelerimizin mimarı sevgili Dr. Arzu Erdi’ye, sevgili Tülin Tezer’e ve sevgili Dr. İlknur Ünal’a, ayrıca BUİKAD’ımızın büyük emektarı yönetim asistanımız sevgili Arzu Yüksel’e yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Ödül töreni teşekkürü Ödül töreninin gerçekleştirilmesinde destek ve katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara da teşekkür eden BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır sözlerini şöyle tamamladı: “Başta, bizlere her daim destek veren, bu ödül gecemizde de yanımızda olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanım Sayın Mustafa Bozbey’e ve tüm büyükşehir belediyesi yöneticilerine teşekkür ediyorum. Ödül törenimize sponsor olan tüm kurum ve kuruluşlara, değerli yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman destekleriyle yanımızda olan basın mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizlere ilham veren ve ödüle layık görülen iş kadınlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Konuşmamı tamamlarken de ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü sizlere anımsatmak istiyorum. ‘Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz tek bir yol vardır. O da büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak kılmaktır’ demiştir. Bu sözü sadece alkışlamak için değil, gerçeğe dönüştürmek için buradayız. Bizler, atamıza layık olabilmek için onun gösterdiği yolda ilerlemeye kararlılıkla devam edeceğiz. BUİKAD ailemiz olarak o geleceği bekleyen değil, inşa eden taraftayız. Bu duygu ve düşüncelerle Nene Hatun’dan, Kara Fatma’ya, Zübeyde Hanım’dan bugüne uzanan tüm fedakâr ve kahraman Türk kadınlarını saygı ve minnetle anıyorum. Katılımlarınız için teşekkür ediyor ve hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” Kadının ekonomideki gücü BTSO Başkan Vekili Hakan Batmaz ise kadının ekonomideki gücüne ve varlığına işaret eden etkinlikleri nedeniyle BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır’a ve BUİKAD yönetimine teşekkür etti. Ülke kalkınmasının bir yönüyle de kadınların ekonomik ve sosyal alanda daha fazla yer almasıyla sağlanabileceğine işaret eden Batmaz, “BTSO bünyesinde girişimci kadınlar için projeler geliştirmekteyiz. İş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School gibi platformlarda liderlik programları yürütüyoruz. Burada kadınlarımızın iş dünyasında daha fazla söz sahibi olabilmeleri için etkinlikler düzenliyoruz. Toplumun dengesini sağlayan kadınlarımızın hem sanatta, hem ekonomide, hem de sosyal hayatta daha güçlü yer alması için her projeye destek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kadın ekonomik hayatın temel figürü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de konuşmasında, 19 yıl önce kurulan BUİKAD’ın 17 yıldan bu yana düzenlediği “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı İş Kadınları” ödül töreni ile kadının ekonomik yaşam için sahip olduğu potansiyelin büyüklüğünü, kamuoyunun dikkatine sunduğunu söyledi. Kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten yönetim kadrolarına kadar sosyal hayatta daha fazla temsil edilmelerini istediklerini belirten Bozbey, “Bu vesileyle ülkemizin kalkınmasında bilgi birikimleri ve emekleriyle önemli roller üstlenen kadınlarımızı tebrik ediyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlara fırsat eşitliği sunmayı amaçlayan oluşumları destekliyoruz. Bu konuda BUİKAD’la birlikte güzel işlere imza attık. Tıpkı BUİKAD örneğinde olduğu gibi kadının toplumdaki onurlu varlığına saygı duyan, kadın girişimcilerimizi destekleyen her dernekle, sivil toplum kuruluşuyla ve meslek gruplarıyla ortak projeler geliştirmeye hazırız” dedi. Konuşmaların ardından BUİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Nazan Akıncı, Zuhal Saka, BUİKAD Genel Sekreteri Gülnur Algül, Ebru Koçanalı ve Dikmen Avcıer’den oluşan BUİKAD Ödül Komitesi ile etkinliğin sponsorları Bursa Büyükşehir Belediyesi, BURFAŞ, Akka Kalıp, awen longevity, BYB Etiket, Cas Antrepo, Dialog Concept, Ekonomi Altın, Hayat Hastanesi, Eğrice Ağız ve Diş Sağlığı, Engin Özbek İnşaat Mimarlık, Lexus Nilüfer, ONG Plus, Özçimen Tekstil, Potansiyel İnşaat, Sofra Grup & Compass Group, SÇS Satışta Çözüm Sistemleri, Uludağ Koleji, Vocalzone Türkiye ve Yeşilova’ya teşekkür plaketleri takdim edildi. Gecenin finalinde başarılı iş kadınları sahne aldı Sanatçılar Arda ve Selin İrman çiftinin sunduğu müzik resitalinin ardından ödül törenine geçildi. “BUİKAD Özel Ödülü” BUİKAD’ın önceki dönem başkanlarından Oya Eroğlu tarafından ‘Kitap Kızları’na, “BUİKAD Özel Ödülü” Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Tolga Kornoşor tarafından ‘Türkiye’nin ilk F16 pilotu Berna Şen’e, “BUİKAD Özel Ödülü” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Sarıbal tarafından ‘Bursa Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne, “Yılın Fark Yaratan En Başarılı Genç Girişimci Ödülü” BTSO Başkan Vekili Hakan Batmaz tarafından ‘Kız Code Kurucusu Müjde Esin’e, “Yılın Fark Yaratan Kadını Ödülü (Ulusal)“ Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız tarafından ‘BEEO Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı adına BEEO Resmi İlişkiler Direktörü Nilüfer Akdoğan’a, “Yılın En Başarılı İş Kadını Ödülü (Ulusal)” BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır tarafından ‘Mapsis Metal Havacılık ve Savunma Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Akkaş Demir’e, “Yılın Kadını Destekleyen Şirketi Ödülü” Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun tarafından ‘Uludağ İçecek Türk A.Ş. adına İnsan Kaynakları Müdürü Gürkan Özken’e, “Bursa’nın En Başarılı Kadın Yöneticisi Ödülü” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından ‘Yeşim Grup Spor Giyim Direktörü Gülsüm Birinci’ye, “Bursa’nın En Başarılı Girişimci İş Kadını Ödülü” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından ‘Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Biyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşah Çeçener’e, “Bursa’nın En Başarılı İş Kadını Ödülü” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından ‘upc Uzay Yüzey İşlem Firma Kurucusu Zarif Ayça Güler’e verildi. Ödül töreninin ardından toplu fotoğraf çekimiyle program son buldu.

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!” Haber

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!”

İl Divan Toplantısında Ekonomi, Şehirleşme ve Sosyal Yapı Masaya Yatırıldı Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın Mart Ayı İl Divan Toplantısı, kentin geleceğine dair çarpıcı tespitler ve sert eleştirilerle gündeme damga vurdu. İl Başkanı Hamza Gürsel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Selim Sait Terzioğlu ve İl Müfettişi Salih Kocatepe katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalar ve sunumlar, Bursa’nın içinde bulunduğu gidişata ilişkin kapsamlı bir analiz ortaya koydu. “Plansız Büyüme Bursa’yı Nefessiz Bırakıyor” İl Başkanı Hamza Gürsel, konuşmasında Bursa’nın hızla büyüyen ancak aynı oranda planlanamayan bir şehir haline geldiğini vurguladı. Gürsel’e göre; sanayi, nüfus artışı ve göç baskısı, kentin altyapısını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi şekilde düşürüyor. “Bursa büyüyor ama sağlıklı büyümüyor. Plansızlık, sadece betonlaşmayı değil; trafik, çevre ve sosyal sorunları da beraberinde getiriyor” diyen Gürsel, özellikle tarım alanlarının kontrolsüz şekilde yapılaşmaya açılmasının geri dönülmez sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Ekonomik Baskı: “Vatandaş Geçinemiyor” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise ekonomik tablo oldu. Bursa’da hem sanayici hem de dar gelirli vatandaşın ciddi bir darboğazda olduğu ifade edildi. Milletvekili Mehmet Atmaca, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşe işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Bursa üretimin kalbi ama üretici ayakta kalmakta zorlanıyor. İşçi geçinemiyor, esnaf ayakta duramıyor. Bu tablo sürdürülebilir değil.” Şehirleşme ve İmar Eleştirisi: “Betonlaşma Öncelik Oldu” Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Bursa’daki imar politikaları da sert şekilde eleştirildi. Kentin doğal yapısının ve yeşil alanlarının hızla yok edildiği vurgulanırken, plansız yapılaşmanın uzun vadede büyük riskler taşıdığı ifade edildi. Selim Sait Terzioğlu, şehirleşme politikalarının insan odaklı olmaktan uzaklaştığını belirterek: “Bursa artık nefes almakta zorlanan bir şehir haline geliyor. Yeşil Bursa söylemi, yerini beton Bursa gerçeğine bırakıyor” dedi. İlçe Raporları: Sorunlar Sahadan Taşındı Toplantının önemli bölümlerinden birini de ilçe başkanlarının sunduğu aylık raporlar oluşturdu. İlçelerden gelen veriler, Bursa genelinde benzer sorunların yaygınlaştığını ortaya koydu: Altyapı yetersizlikleri Trafik yoğunluğu Kentsel dönüşümde yaşanan aksaklıklar Tarım alanlarının daralması Genç işsizlik oranındaki artış Bu başlıklar, Bursa’nın sadece merkezde değil, tüm ilçelerinde yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. Teşkilat Sunumları: “Sahadayız” Mesajı İl Başkan Yardımcılarının yaptığı sunumlarda ise teşkilat çalışmalarına yer verildi. Vatandaşla birebir temasın artırıldığı, saha çalışmalarının yoğunlaştırıldığı ve Bursa’nın her noktasında sorunların yerinde tespit edildiği ifade edildi. “Bursa İçin Acil Eylem Planı Şart” İl Müfettişi Salih Kocatepe, yaptığı değerlendirmede Bursa’nın geleceği için acil ve kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kocatepe, özellikle yerel yönetimlerin uzun vadeli stratejiler üretmesi gerektiğini vurguladı. GENEL DEĞERLENDİRME: “Yön Arayışı Devam Ediyor” Toplantının genelinde ortaya çıkan tablo, Bursa’nın kritik bir eşikte olduğu yönünde. Hızlı büyüme, ekonomik baskılar ve plansız şehirleşme; kenti hem sosyal hem de ekonomik açıdan zor bir sürece sürüklüyor. Saadet Partisi kurmayları, Bursa’nın mevcut gidişatının sürdürülebilir olmadığını savunurken, çözüm için daha adil, planlı ve insan odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bursa Sahipsiz Değil Ama Yönsüz” Toplantıdan çıkan en net mesaj ise şu oldu: Bursa büyük bir potansiyele sahip, ancak doğru yönetilmediği takdirde bu potansiyel bir krize dönüşebilir. Saadet Partisi’nin Mart ayı İl Divan Toplantısı, sadece bir siyasi buluşma değil; aynı zamanda Bursa’nın geleceğine dair güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR” Haber

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR”

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR” Mahmut Fuat Kadıoğlu, tarım ve hayvancılıkta giderek artan dışa bağımlılığa sert sözlerle yüklendi. Kadıoğlu, sadece bugünün değil, son 20 yılın yanlış politikalarının Türkiye’yi üretimde dışa bağımlı, çiftçiyi ise borç batağında bıraktığını ifade ederek, “Bu tablo bir tesadüf değil, bilinçli tercihlerle getirildiğimiz bir çıkmazdır” dedi. “GİRDİ İTHAL, FATURA ÇİFTÇİYE: BU DÜZEN SÜRDÜRÜLEMEZ” Tarımın bel kemiğini oluşturan gübre, yem, mazot ve tarım ilaçlarında ithalata dayalı yapının artık alarm verdiğini vurgulayan Kadıoğlu, sert bir dille şunları söyledi: “Döviz yükseldikçe maliyet katlanıyor, maliyet arttıkça üretici eziliyor. Bugün Türkiye’de çiftçi toprağını değil, döviz kurunu takip etmek zorunda bırakılmıştır. İthal girdilerle üretim yapan bir sistem, çiftçiyi uluslararası piyasaların insafına terk etmek demektir. Bunun bedelini de en ağır şekilde Anadolu’nun üreticisi, Bayburtlu çiftçi ödüyor.” GEÇMİŞTEN BUGÜNE: ÜRETEN TÜRKİYE’DEN İTHALAT BAĞIMLISI TÜRKİYE’YE Kadıoğlu, Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasında olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktayı “politik iflas” olarak nitelendirdi: “Bir zamanlar kendi tohumunu üreten, hayvanını kendi besleyen bir Türkiye vardı. Bugün ise samanı bile ithal eden bir ülke haline getirildik. Tarımda planlama terk edildi, üretici yalnız bırakıldı, destekler yetersiz kaldı. Sonuç ortada: Üretim düşüyor, maliyet artıyor, ithalat büyüyor.” “BU SADECE EKONOMİ DEĞİL, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Dışa bağımlılığın yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, konunun doğrudan gıda güvenliğiyle ilgili olduğunu belirtti: “Kendi gübresini, yemini, tohumunu üretemeyen bir ülke bağımsız karar alamaz. Tarımda dışa bağımlılık demek, sofradaki ekmeğin bile başka ülkelerin kontrolüne girmesi demektir. Bu durum açıkça arz güvenliğini tehdit eder, fiyat istikrarını bozar ve toplumsal refahı zedeler.” “YERLİ ÜRETİM ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR” Çözümün açık olduğunu belirten Kadıoğlu, hükümete çağrısını da sert bir şekilde dile getirdi: “Tarım girdilerinde yerli üretim acilen artırılmalıdır. Gübre fabrikaları, yem üretim tesisleri ve tohum geliştirme merkezleri kamu öncülüğünde yeniden ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçiye doğrudan ve yeterli destek verilmeden bu kriz aşılmaz. Dışa bağımlılığı azaltmadan ne üreticiyi kurtarabilirsiniz ne de vatandaşı ucuz gıdayla buluşturabilirsiniz.” “TARIMDA TAM BAĞIMSIZLIK ERTELENEMEZ” Son olarak Bursa başta olmak üzere Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Kadıoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu topraklar üretir, yeter ki doğru politikalar uygulansın. Türkiye’nin tarımda yeniden ayağa kalkması mümkündür. Ancak bunun için ithalata dayalı günü kurtarma politikaları terk edilmeli, üretim odaklı köklü bir dönüşüm başlatılmalıdır. Tarımda tam bağımsızlık artık bir hedef değil, ertelenemez bir zorunluluktur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.