Hava Durumu

#Dilekçe Komisyonu

Gürsu Haber - Dilekçe Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dilekçe Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hak Geri Alınamaz Denildi, Geri Alındı Haber

Hak Geri Alınamaz Denildi, Geri Alındı

İmar Barışı Mağdurlarından Sert Tepki: “Paramızı Aldınız, Belgeleri Verdiniz, Şimdi Yuvamızı Yıkıyorsunuz!” İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, 2018 yılında çıkarılan İmar Barışı düzenlemesi sonrası yaşanan iptal ve yıkım süreçlerine sert sözlerle tepki gösterdi. Hacıoğlu, yapı kayıt belgesi almış binlerce vatandaşın bugün yıkım kararları, para cezaları ve mahkeme süreçleriyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Paramızı aldınız, belgeyi verdiniz, şimdi dozer gönderiyorsunuz. Bu nasıl hukuk, bu nasıl devlet ciddiyeti?” ifadelerini kullandı. “Devletin Çıkardığı Yasaya Güvendik” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2018 yılında yürürlüğe konulan İmar Barışı kapsamında vatandaşlar e-Devlet üzerinden başvuru yaptı, kendilerine tahakkuk ettirilen bedelleri devletin kasasına yatırdı ve kısa süre içinde yapı kayıt belgelerini aldı. Bu belgelerle elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri bağlandı; kırsalda yol çalışmaları yapıldı; evler tamir edildi, boya badana yapıldı. İnsanlar, devletin verdiği resmi belgeye güvenerek hayatlarını planladı. Ancak aradan geçen üç yılın ardından birçok yapı kayıt belgesinin iptal edildiği bildirildi. Ardından yıkım tebligatları, idari para cezaları ve dava süreçleri başladı. “Hak Geri Alınamaz Denildi, Geri Alındı” Hacıoğlu, verilen hakların geri alınamayacağı yönündeki ilkeye rağmen belgelerin iptal edilmesini “açık mağduriyet” olarak nitelendirdi. “Başvuru sırasında hiçbir denetim yapmayan, vatandaşı uyarmayan idare; yıllar sonra ‘yanlış’ diyerek belgeleri iptal ediyor. Bu ağır cezai sonuçları olan bir uygulamada denetim baştan yapılmalıydı. Uygun değilse o gün iptal edilmeliydi. İnsanlar yıllar sonra yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakılmamalıydı.” Süre Uzatmaları ve Bilgilendirme Tartışması İmar Barışı’nda başvuru ve ödeme sürelerinin iki kez uzatıldığını hatırlatan Hacıoğlu, bu durumun 31 Aralık 2017 tarihinin de uzatıldığı yönünde doğal bir algı oluşturduğunu söyledi. Tanıtım kampanyalarında bu tarihin yeterince vurgulanmadığını öne süren mağdurlar, bilgilendirme eksikliğinin bedelini vatandaşın ödediğini savunuyor. Ayrıca uydu görüntülerine göre yapılan iptallerin de çelişkili sonuçlar doğurduğu iddia ediliyor. Aynı tarihte yapılan iki yapıdan biri iptal edilirken, uydu görüş alanında olmayan diğer yapının onaylı kalmasının uygulamadaki eşitsizliğe işaret ettiği belirtiliyor. Savcılıklardan Takipsizlik “Yalan beyan” iddiasıyla yapılan suç duyurularına ilişkin olarak bazı savcılıkların suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiği de açıklandı. Mağdurlar, bunun da sürecin baştan itibaren sorunlu yürütüldüğünün göstergesi olduğunu savunuyor. “Dozerler Kapımızda” Dernek Başkanı Hacıoğlu’nun en sert çıkışı ise sahadaki yıkım uygulamalarına yönelik oldu: “Şu an birçok binaya belediyeler tarafından yıkım kararı gönderildi. Dozerler bu binalara sevk edildi. Bizlerden alınan onlarca parayı geçtik, bari yuvamızı yıkmayın. Biz rantçı değiliz. Çoğumuz emekli, dar gelirli, kendi tapulu yerinde barınmaya çalışan insanlarız.” Meclis ve Kurumlara Çağrı Mağdurlar, taleplerini farklı platformlarda dile getirdiklerini; Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu’na on binlerce imzayla başvuru yaptıklarını, CİMER üzerinden müracaatlarda bulunduklarını ve siyasi partilerle görüştüklerini belirtiyor. Bir siyasi parti liderinin Meclis’e sunduğu yasa teklifinin ise halen gündeme alınmamasına tepki gösteriliyor. Talepler Net İmar Barışı mağdurlarının talepleri açık: Yapı kayıt belgesi almış konutlar için verilen yıkım kararlarının durdurulması Açılmış davaların ve kesilmiş para cezalarının iptali Yeni bir yasal düzenleme ile mağduriyetlerin giderilmesi Hacıoğlu son olarak şu çağrıyı yaptı: “Biz devletimizi seviyoruz. Devletimize güvenerek başvurduk, paramızı yatırdık, belgemizi aldık. Şimdi devletimizden çözüm bekliyoruz. Kendi tapulu yerimizdeki yuvamızı yıkmak çözüm değildir. Bu mağduriyet artık son bulmalıdır.” Türkiye’nin birçok ilinde benzer durumların yaşandığı iddia edilirken, gözler ilgili bakanlık ve Meclis’ten gelecek olası yeni düzenlemeye çevrildi.

“EMEKLİ MEMURLAR 2002’NİN GERİSİNDE” Haber

“EMEKLİ MEMURLAR 2002’NİN GERİSİNDE”

Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) emekli memur maaşlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili olan Altaca Kayışoğlu, TBMM Dilekçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerde emekli memurların ekonomik durumuna dikkat çekti. Kayışoğlu, emekli memur maaşlarının yıllar içinde ciddi şekilde eridiğini belirterek, 2002 yılıyla yapılan karşılaştırmanın tabloyu net biçimde ortaya koyduğunu söyledi. 2002 Vurgusu: “O Günün İki Katı, Bugünün Altında” Altaca Kayışoğlu, 2002 yılında en düşük emekli memur maaşının asgari ücretin yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu hatırlattı. Bugün ise birçok emekli memurun asgari ücretin altında gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. “Bir dönem asgari ücretin iki katı maaş alan memur emeklisi, bugün asgari ücretin altında gelirle geçinmeye çalışıyor” diyen Kayışoğlu, bu gerilemenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun haline geldiğini vurguladı. “22 Bin Lira Seyyanen Zam Gerekiyor” Bütçe görüşmeleri sırasında yapılan hesaplamalara değinen Kayışoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin verilerine göre emekli memurların 2002 yılındaki alım gücü seviyesine ulaşabilmesi için dahi ciddi bir artış gerektiğini belirtti. Kayışoğlu’nun açıklamalarına göre: Emekli memurların 2002 seviyesine gelebilmesi için yaklaşık 22 bin lira seyyanen zam yapılması gerekiyor. Kişi başına düşen millî gelirin 2 bin 500 dolardan 13 bin dolara çıktığı ifade edilse de, emekli memurların bu artıştan pay alamadığı savunuluyor. Mevcut maaş seviyelerinin iyileştirilmesi bir yana, geçmiş alım gücüne ulaşmak için dahi yüksek oranlı artış şart görülüyor. Kayışoğlu, “Bırakın iyileştirmeyi, 2002 seviyesine gelebilmek için bile en az 22 bin liralık artış gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Emekli Olmak İstemiyorlar” Ekonomik koşulların memurlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Kayışoğlu, birçok memurun geçim kaygısı nedeniyle emekli olmak istemediğini söyledi. “Memurlar yaş haddini doldurana kadar emekli olmamaya çalışıyor. Emekli olmak zorunda kalanlar ise yeniden çalışmak zorunda kalıyor ya da kıt kanaat geçiniyor” diyen Kayışoğlu, emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıkıp yeni bir mücadele sürecine dönüştüğünü savundu. “Millî Gelirden Hak Ettikleri Payı Almalılar” Altaca Kayışoğlu, emekli memur maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, millî gelir artışının toplumun tüm kesimlerine adil biçimde yansıması gerektiğini ifade etti. Emekli memurların yaşam standartlarının korunmasının sosyal devlet ilkesinin gereği olduğunu vurgulayan Kayışoğlu, konunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu söyledi. Gözler Olası Düzenlemelerde TBMM’de emekli memur maaşlarına ilişkin dilekçeler ve talepler gündemdeki yerini korurken, kamuoyu olası düzenlemelere odaklanmış durumda. Emekli memurların alım gücünün artırılmasına yönelik atılacak adımların, önümüzdeki süreçte bütçe dengeleri ve ekonomik politikalar çerçevesinde şekillenmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.