Hava Durumu

#Devlet Yönetimi

Gürsu Haber - Devlet Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“HOBİ BAHÇELERİ ÜZERİNDEN SİYASİ OPERASYON MU?” İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden sert çıkış: “Yıkım değil çözüm üretin!” Haber

“HOBİ BAHÇELERİ ÜZERİNDEN SİYASİ OPERASYON MU?” İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden sert çıkış: “Yıkım değil çözüm üretin!”

Türkiye genelinde hobi bahçeleri ve kırsal alanlarda bulunan yapılarla ilgili başlatılan yıkım ve ceza uygulamaları tartışmaları büyürken, İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu çok sert açıklamalarda bulundu. Hacıoğlu, özellikle hobi bahçeleri üzerinden yürütülen cezai işlemler ve yıkım kararlarının yalnızca imar meselesi olmadığını, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren sosyal ve siyasal sonuçları olan bir sürece dönüştüğünü belirterek, “Toptancı bir yaklaşımla ‘ceza yazacağız, yıkacağız’ demek çözüm değildir. Bu yaklaşım milyonlarca aileyi hedef alan bir uygulamaya dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. “BU YAKLAŞIM CUMHUR İTTİFAKI TABANINI HEDEF ALIYOR” Hobi bahçelerinin büyük bölümünün kırsalda yaşayan veya şehir hayatından uzaklaşmak isteyen vatandaşlar tarafından kullanıldığını hatırlatan Hacıoğlu, söz konusu uygulamaların siyasi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Hacıoğlu, “Hobi bahçelerinin kullanıcı profiline baktığınızda ağırlıklı olarak muhafazakâr ve kırsal kökenli vatandaşların, yani Cumhur İttifakı seçmeninin yoğun olduğunu görürsünüz. Bugün yürütülen yıkım politikaları bilerek ya da bilmeyerek bu toplumsal kesim ile devlet yönetimi arasında ciddi bir kırılma oluşturma riskini taşımaktadır. Bu nedenle bu süreç yalnızca teknik bir imar uygulaması değil, siyasi sonuçları olan bir operasyona dönüşme potansiyeli taşımaktadır” dedi. “ÇAY KAŞIĞIYLA TOPLANAN DESTEKLER KEPÇEYLE VERİLİYOR” Uygulamaların sahada ciddi bir toplumsal öfke oluşturduğunu ifade eden Hacıoğlu, devletin farklı kurumları arasında yaşanan uygulama çelişkilerinin vatandaşın güvenini sarstığını söyledi. “Bir taraftan vatandaşın yıllarca devlete güvenerek aldığı belgeler var, diğer taraftan bu belgelerin farklı kurumlar tarafından geçersiz sayılması söz konusu. Çay kaşığıyla toplanan destekler kepçeyle veriliyor. Bunun siyasi faturası ise sahada doğrudan Cumhurbaşkanımıza kesiliyor” diyen Hacıoğlu, sürecin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. 2018’DEKİ İMAR BARIŞI HATIRLATILDI Hacıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 2018 yılında çıkarılan düzenleme kapsamında milyonlarca vatandaşın devlete başvurarak “Yapı Kayıt Belgesi” aldığını hatırlattı. Bu sürecin vatandaş tarafından devlet ile yapılmış bir uzlaşma olarak görüldüğünü belirten Hacıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaş devlete başvurdu, bedelini ödedi, yapısını kayıt altına aldı. Bu insanlar devletin verdiği belgeye güvenerek yaşamlarını kurdu. Ancak bugün bazı kurumların bu belgeleri geçersiz sayması, vatandaşın devlete olan güvenini zedeleyen son derece ciddi bir durumdur.” BÜYÜKŞEHİR YASASI VE PLANLAMA SORUNU Hacıoğlu, sorunun kökeninde planlama eksikliklerinin bulunduğunu belirterek özellikle 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 Sayılı Büyükşehir Yasası sonrasında köylerin mahalle statüsüne dönüştürülmesinin yeni sorunlar doğurduğunu ifade etti. Bu düzenleme ile köylerin tüzel kişiliğinin kaldırıldığını ve birçok yetkinin büyükşehir belediyelerine devredildiğini hatırlatan Hacıoğlu, buna rağmen gerekli imar planlarının zamanında yapılmadığını söyledi. “Bugün Türkiye’nin birçok büyükşehrinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planları hâlâ tamamlanmamıştır. Mevcut planlar ise günümüzün şehirleşme dinamiklerine cevap verememektedir. Planlama yapılmayınca vatandaş kendi arazisinde yaptığı küçük bir yapı bile yıllar sonra kaçak yapı statüsüne düşmektedir.” PANDEMİ SONRASI KIRSALA DÖNÜŞ COVID-19 sonrası dönemde milyonlarca vatandaşın şehir merkezlerinden uzaklaşarak kırsalda yaşam kurmaya yöneldiğini belirten Hacıoğlu, bu sürecin de mevcut imar sorunlarını büyüttüğünü söyledi. “İnsanlar pandemi sonrası daha sağlıklı bir yaşam için köylerine döndü, kendi toprağında küçük yapılar kurdu. Ancak köylerin mahalleye dönüşmesi ve planlama eksiklikleri nedeniyle bu yapılar bugün kaçak yapı statüsüne sokuluyor.” “YIKILAN SADECE BİR EV DEĞİL” Son dönemde birçok belediyenin aldığı yıkım kararlarının vatandaşları ekonomik ve psikolojik olarak büyük bir baskı altına soktuğunu belirten Hacıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Yıkılan sadece beton değildir. Yıkılan bir ailenin emeğidir. Yıkılan bir hayat mücadelesidir. Yıkılan bir umuttur.” Türkiye genelinde yaklaşık 11 milyona yakın bağımsız birimin yeni bir yapı kayıt düzenlemesini beklediğini ifade eden Hacıoğlu, sorunun artık bireysel değil toplumsal bir meseleye dönüştüğünü söyledi. BURSA VE MUDANYA’DAKİ YIKIMLAR TARTIŞMAYI BÜYÜTTÜ Son dönemde özellikle Bursa ve Mudanya başta olmak üzere birçok bölgede alınan yıkım kararlarının tartışmayı yeniden alevlendirdiğini belirten Hacıoğlu, konunun artık yalnızca yerel yönetimlerin çözebileceği bir mesele olmaktan çıktığını dile getirdi. TBMM’YE AÇIK ÇAĞRI İmar Yasasına Takılanlar Derneği olarak çağrılarının açık olduğunu söyleyen Hacıoğlu, çözüm için Meclis’i işaret etti. “Bu mesele yalnızca bir imar meselesi değildir. Bu mesele vatandaşın devlete olan güveni, ailelerin yuvası ve toplumun huzuru meselesidir. Çözüm ceza ve yıkım değildir. Çözüm yeni bir yapı kayıt düzenlemesidir.” YENİ DÜZENLEME ÖNERİSİ Hacıoğlu’na göre yeni bir yapı kayıt düzenlemesi ile: Devlet milyarlarca liralık yeni gelir elde edebilir Belediyeler vergi ve harç gelirleri kazanabilir Vatandaşın evi yıkılmadan kayıt altına alınabilir Plansız yapılaşma yerine denetimli bir sistem kurulabilir Devlet ile vatandaş arasındaki güven yeniden tesis edilebilir “BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR” Açıklamasının sonunda tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Hacıoğlu, konunun parti meselesi olmadığını vurguladı. “Bu mesele herhangi bir partinin değil, milletimizin ortak meselesidir. Tüm milletvekillerini sorumluluk almaya davet ediyoruz. Gelin milyonların beklediği çözümü birlikte hayata geçirelim.”

Vatandaş İnim İnim İnlerken! Haber

Vatandaş İnim İnim İnlerken!

İYİ PARTİ’DEN SERT ÇIKIŞ: SELÇUK TÜRKOĞLU’NDAN HÜKÜMETE AĞIR ELEŞTİRİ “VATANDAŞINA TUZAK KURAN BİR ANLAYIŞLA KARŞI KARŞIYAYIZ!” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, modifiye araç tutkunlarının gerçekleştirdiği yürüyüş ve protestolara katılarak hükümete yönelik sert ve kapsamlı açıklamalarda bulundu. Sahada binlerce vatandaşın tepkisine tanıklık ettiklerini belirten Türkoğlu, ortaya çıkan tablonun “yok sayılan, sesi bastırılmak istenen ve haksız uygulamalarla karşı karşıya bırakılan bir toplum kesimi” olduğunu söyledi. Türkoğlu, protestolarda yalnızca modifiye araç kullanıcılarının değil, aynı zamanda adalet ve eşitlik talep eden geniş bir kitlenin bulunduğunu vurgulayarak, “Orada gördüğümüz şey çok netti: Hakkını arayan, sesini duyurmaya çalışan ama sürekli baskılanan bir vatandaş profili” dedi. Hükümetin ekonomi ve denetim politikalarını sert sözlerle eleştiren Türkoğlu, mevcut yönetim anlayışının üretim ve kalkınma odaklı olmaktan uzaklaştığını ifade etti. “Bugün gelinen noktada, bütçesini üretimle, yatırımla, istihdamla değil; doğrudan vatandaşın cebine yüklenerek kapatmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız” diyen Türkoğlu, sözlerini daha da sertleştirdi: “Bir hükümet düşünün; ayakta kalmak için ceza ve vergilere sarılıyor. Bir hükümet düşünün; kendi vatandaşına adeta tuzak kuruyor. Bu, devlet yönetimi değil, çaresizliğin itirafıdır.” Trafik denetimlerine yönelik uygulamaları da hedef alan Türkoğlu, mevcut sistemin güvenlikten ziyade cezaya odaklandığını belirtti. “Yollarda önleyici tedbir almak yerine, vatandaşın karşısına pusu kurar gibi çıkan bir anlayış var. Uyarı yok, rehberlik yok; doğrudan ceza var. Bu yaklaşım devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz, vatandaş-devlet ilişkisini zedeler” ifadelerini kullandı. Gençlerin ve modifiye araç tutkunlarının hedef haline getirildiğini dile getiren Türkoğlu, bu kesimin bilinçli olarak kriminalize edildiğini savundu. “Gençlerin emeği, tutkusu ve hobisi suç gibi gösteriliyor. Bu insanlar kolay hedef haline getirilerek, sistematik şekilde cezalar üzerinden bir gelir kapısı oluşturulmak isteniyor” dedi. Yasal düzenlemelere de tepki gösteren Türkoğlu, kararların bilimsel ve katılımcı süreçlerden uzak şekilde alındığını belirtti. “Bilimsel, adil ve katılımcı düzenlemeler yapmak yerine masa başında hazırlanan kararnamelerle toplum dizayn edilmeye çalışılıyor. Bu, sorun çözmez; tam tersine yeni sorunlar üretir” diye konuştu. İYİ Parti olarak bu anlayışı kesin bir dille reddettiklerini belirten Türkoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Vatandaşı potansiyel suçlu gibi gören bu zihniyeti kabul etmiyoruz! Hakkını arayan gençleri susturmaya çalışan bu baskıcı yaklaşımın karşısındayız! Devlet, vatandaşına tuzak kurmaz; yol gösterir, adil düzen kurar.” Sorunların çözümüne dair net mesajlar da veren Türkoğlu, yasak ve cezaların çözüm olmadığını vurguladı. “Eğer bir sorun varsa çözüm baskı kurmak değildir. Çözüm; akılcı, bilimsel ve adil kurallar koymak, vatandaşla birlikte hareket etmektir” dedi. Açıklamasını sert bir uyarıyla tamamlayan Türkoğlu, “Hiç kimse bu milleti cezalarla susturabileceğini sanmasın. Bu baskıcı düzen sürdürülemez. İYİ Parti olarak vatandaşın yanında olmaya, bu adaletsiz uygulamaların karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.