Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem Riski

Gürsu Haber - Deprem Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?" Haber

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?"

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde hazırlanan "Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi" kapsamında kamuoyuyla paylaşılan deprem risk analizleri, Bursa'nın özellikle Osmangazi ilçesi açısından taşıdığı büyük tehlikeyi bir kez daha gözler önüne sererken, Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bilimsel verilerin artık tartışmaya açık olmadığını belirten Şahinalp, özellikle Osmangazi'nin tarihi merkezinde bulunan mahallelerin deprem riski açısından Bursa'nın en kritik bölgeleri arasında yer almasının, yıllardır ertelenen kentsel dönüşümün bedelini ağırlaştırdığını söyledi. Şahinalp, "Bugün elimizde bilim insanlarının hazırladığı raporlar var. Risk haritaları var. Fay senaryoları var. Tehlikenin nerede olduğu, hangi mahallelerin en yüksek risk altında bulunduğu artık herkes tarafından biliniyor. Buna rağmen yıllardır konuşup hiçbir somut adım atmamak, on binlerce insanın hayatını kaderine terk etmektir." dedi. "Osmangazi'nin Kalbine Depremde Hançer Saplanacak" JICA destekli analizlerde, olası 7.6 büyüklüğündeki İznik-Gemlik Fay Hattı depremi senaryosunda Bursa'nın en yüksek risk taşıyan mahallelerinin büyük bölümünün Osmangazi'de yer aldığına dikkat çeken Şahinalp, tablonun son derece ürkütücü olduğunu ifade etti. Risk oranlarının Çırpan'da yüzde 87,7, Altıparmak'ta yüzde 87,3, Kükürtlü'de yüzde 85,2, Selimiye'de yüzde 82,2, Hocahasan'da yüzde 78,2, Kırcaali'de yüzde 76,9, İntizam'da yüzde 75,2 ve Kiremitçi Doğanbey bölgesinde yüzde 74,4 seviyelerine ulaşmasının tesadüf olmadığını belirten Şahinalp, şu değerlendirmede bulundu: "Bu tablo sıradan bir istatistik değildir. Bu tablo, olası büyük bir depremde Osmangazi'nin kalbine adeta hançer saplanacağının bilimsel ifadesidir. İnsanların yaşadığı mahalleler alarm veriyor. Bu rakamlar siyaset üstüdür. Bunlar seçim malzemesi değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren gerçeklerdir." "Depremde Sadece Binalar Değil, Ulaşım Ağı da Çökebilir" Şahinalp, yalnızca yapı stokunun değil, Bursa'nın ulaşım altyapısının da ciddi risk altında olduğuna dikkat çekerek özellikle doğu-batı ulaşım aksında yaşanabilecek olası hasarların şehrin tamamını felç edebileceğini söyledi. "Deprem yalnızca binaları yıkmaz. Ulaşım yolları zarar görürse ambulans ulaşamaz, itfaiye ulaşamaz, arama kurtarma ekipleri müdahale edemez. Osmangazi'nin merkezinde yaşanacak büyük bir yıkım, Bursa'nın doğu ile batısını birbirine bağlayan ana ulaşım koridorlarını da işlemez hale getirebilir. Böyle bir senaryonun ekonomik ve insani sonuçlarını düşünmek bile ürkütücüdür." "70 Bin Vatandaş Bekliyor, Projeler Neden Bekletiliyor?" Altıparmak-Çarşamba hattında yıllardır konuşulan kentsel dönüşüm çalışmalarının hazırlıklarının tamamlandığını ancak uygulamaya geçilmediğini savunan Şahinalp, bölgede yaşayan yaklaşık 70 bin vatandaşın büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti. "Son dört yıldır Altıparmak-Çarşamba hattında yapılacak dönüşüm için çalışmaların tamamlandığı söylendi. Planlar hazırlandı, projeler konuşuldu, kamuoyuna umut verildi. Peki sonuç ne oldu? Bugün hâlâ binlerce insan aynı riskli yapılarda yaşamaya devam ediyor." "Yaklaşık 70 bin vatandaşımız her gece aynı endişeyle uyuyor. İnsanlar depremi değil, ihmali konuşuyor. Bu tablo ne Osmangazi Belediyesi'nin ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin vicdanına sığar." "Deprem Siyaseti Affetmez" Şahinalp, deprem konusunun günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayarak, ihmalin telafisinin olmayacağını söyledi. "Deprem geldiğinde siyasi rozetlerin hiçbir anlamı kalmaz. O enkazın altında partiler değil insanlar kalır. Bu nedenle herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Deprem kapıyı çaldığında mazeretlerin hiçbir değeri olmayacaktır." "Artık Zaman Kaybetme Lüksü Yok" Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını belirten Şahinalp, afet yönetimi anlayışının bütüncül bir planlamayla ele alınması gerektiğini dile getirdi. "Bugün dönüşüm konuşulurken yalnızca betonarme yapılar düşünülmemelidir. Altyapı, ulaşım, toplanma alanları, yeşil alanlar, sağlık tesisleri, eğitim kurumları ve acil müdahale güzergâhları birlikte planlanmalıdır. Gerçek şehircilik budur." "Şehircilik Bakanlığı'nın Desteğiyle Süreç Derhal Başlatılmalı" Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp, merkezi idarenin de sürece güçlü şekilde dahil olması gerektiğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı: "Şehircilik Bakanlığı'nın teknik ve mali desteğiyle Altıparmak-Çarşamba başta olmak üzere yüksek risk taşıyan bölgelerde kapsamlı kentsel dönüşüm vakit kaybetmeden başlatılmalıdır. Artık rapor hazırlama değil, temel atma zamanıdır." "Bugün atılacak cesur adımlar yarının hayatlarını kurtaracaktır. Hiç kimsenin bu sorumluluğu erteleme hakkı yoktur. Bursa'nın kalbi olan Osmangazi'nin kaderi belirsizliğe teslim edilemez. Bilimin gösterdiği yolu izlemek, vatandaşın can güvenliğini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmak hepimizin ortak görevidir." Şahinalp, deprem riskinin artık teorik bir ihtimal değil, bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş somut bir gerçek olduğunu belirterek, ilgili tüm kurumlara ortak akıl ve koordinasyon içinde hareket etme çağrısında bulundu.

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez” Haber

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü, yeni dönemin ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı İl Başkanı Av. Turgut Özkan başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda yeni dönem görev dağılımları tamamlanırken, Bursa’nın giderek ağırlaşan kent sorunları, vatandaşların beklentileri ve önümüzdeki dönemde yürütülecek siyasi çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. CHP Bursa İl Yönetimi, toplantıda yalnızca teşkilat çalışmalarını değil, aynı zamanda Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen temel meselelerini de gündemine aldı. Ulaşımdan kentsel dönüşüme, çevre sorunlarından ekonomik krize, plansız kentleşmeden istihdama kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda verilen mesaj ise net oldu: “Bursa’nın sorunları artık ertelenemez. Kentin geleceğini tehdit eden meseleler karşısında sessiz kalmayacağız.” Bursa’da Kronikleşen Sorunlara Sert Eleştiri: “Kent Yönetimi Alarm Veriyor” CHP Bursa İl Örgütü’nün yeni dönem çalışma planlamasında, Bursa’nın büyüyen nüfusuna rağmen yıllardır çözülemeyen altyapı ve kent yönetimi sorunlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı belirtildi. Parti yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Bursa’nın sanayi gücü, tarihi mirası ve doğal kaynaklarıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen plansız büyüme, yanlış kentleşme kararları ve yetersiz yatırımlar nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Ulaşım Çıkmazı: Bursa Trafikte Kaybediyor Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Bursa’nın yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu oldu. CHP Bursa İl Yönetimi, kent içi ulaşımda plansızlığın giderek büyüdüğünü, vatandaşların her gün saatlerini trafikte geçirmek zorunda kaldığını ifade etti. Özellikle; Mudanya Yolu’nda yaşanan yoğunluk, Acemler Kavşağı’ndaki kronik trafik problemi, İzmir Yolu üzerindeki ulaşım sıkışıklığı, Toplu taşıma sistemindeki kapasite ve erişim sorunları Bursa’nın günlük yaşamını olumsuz etkileyen temel problemler arasında gösterildi. Açıklamalarda, ulaşım sorununun yalnızca trafik yoğunluğu olmadığı, aynı zamanda vatandaşın zaman kaybına, ekonomik kayıplara ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olan büyük bir kent problemi olduğu vurgulandı. CHP Bursa yönetimi, “Yıllardır günü kurtaran uygulamalarla değil, bilimsel, planlı ve uzun vadeli ulaşım politikalarıyla Bursa’nın geleceği korunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm: Bursa’nın En Büyük Güvenlik Sınavı Toplantıda Bursa’nın deprem riski ve kentsel dönüşüm süreci de geniş şekilde ele alındı. Olası Marmara depremi karşısında Bursa’daki yapı stokunun güvenliği, riskli binaların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm uygulamalarının mevcut durumu tartışıldı. CHP Bursa İl Yönetimi, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasının temel bir hak olduğunu belirterek, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca ekonomik çıkarlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle; Dayanıksız yapıların yenilenme sürecinin hızlandırılması, Vatandaşların mülkiyet haklarının korunması, Dönüşüm süreçlerinde mağduriyetlerin önlenmesi, Riskli bölgelerde bilimsel ve sosyal temelli çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. CHP kanadından yapılan değerlendirmelerde, deprem gerçeğinin seçim dönemlerinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Çevre Alarm Veriyor: “Bursa’nın Doğası Rant ve Kirlilik Baskısı Altında” CHP Bursa’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık çevre sorunları oldu. Sanayi kenti kimliğiyle büyüyen Bursa’da kontrolsüz sanayileşmenin ve plansız yapılaşmanın çevresel etkileri toplantıda masaya yatırıldı. Özellikle; Ovakça, Barakfakih, Kestel bölgeleri başta olmak üzere sanayi faaliyetlerinin hava ve su kalitesi üzerindeki etkileri değerlendirildi. CHP Bursa İl Yönetimi, çevre koruma politikalarının yeterince güçlü uygulanmadığını savunarak, Bursa’nın doğal kaynaklarının korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Bursa Ovası’nın betonlaşma tehdidi altında olduğu ifade edilerek, tarım arazilerinin korunması konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiği vurgulandı. “Yeşil Bursa” kimliğinin yalnızca geçmişten kalan bir söylem değil, korunması gereken bir yaşam değeri olduğu belirtildi. Ekonomik Kriz Bursa Sanayisini ve Emekçiyi Zorluyor Toplantıda ekonomik sorunlar ve istihdam konusu da önemli başlıklar arasında yer aldı. Bursa’nın otomotiv ve tekstil başta olmak üzere güçlü üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ekonomik koşulların hem sanayiciyi hem çalışanları zorladığı ifade edildi. CHP Bursa yönetimi tarafından değerlendirilen başlıca sorunlar arasında; Üretimde yaşanan daralma, Yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların satın alma gücünün düşmesi, İşçilerin geçim sıkıntısı, Sanayide ara eleman ihtiyacı, Genç işsizliği yer aldı. Bursa gibi üretim merkezlerinin güçlü sosyal politikalar ve planlı ekonomi anlayışıyla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İmar Politikalarına Sert Tepki: “Bursa’nın Kimliği Betonlaşmaya Teslim Edilemez” CHP Bursa İl Örgütü’nün gündemindeki bir diğer kritik konu ise imar politikaları ve kent estetiği oldu. Bursa’nın tarihi dokusu, doğal alanları ve kültürel mirasının korunması gerektiği belirtilirken, plansız yapılaşmanın kentin kimliğine zarar verdiği ifade edildi. Özellikle yeşil alanların azalması, yoğun yapılaşma ve rant odaklı kentleşme eleştirilerek, Bursa’nın geleceğinin yalnızca inşaat merkezli politikalarla şekillendirilemeyeceği vurgulandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının kent yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğu belirtildi. Turgut Özkan: “Bursa İçin Birlikte, Kararlı ve Mücadeleci Bir Dönem Başlıyor” CHP Bursa İl Başkanı Av. Turgut Özkan, yeni dönem Yönetim Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı değerlendirmede, teşkilat çalışmalarının birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla sürdürüleceğini belirtti. Özkan, yeni dönemde Bursa’nın sorunlarını yakından takip edeceklerini, vatandaşların taleplerini güçlü şekilde gündeme taşıyacaklarını ve çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede şu mesaj öne çıktı: “Bursa’nın geleceği için sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bu kentte yaşayan herkesin daha güvenli, daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir şehirde hayatını sürdürebilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yeni dönemde CHP Bursa İl Örgütü’nün; ulaşım, deprem güvenliği, çevre, ekonomi, kentleşme ve sosyal sorunlar başta olmak üzere kentin temel meselelerinde daha aktif bir saha çalışması yürüteceği bildirildi.

DEMOKRAT PARTİ ORHANGAZİ KONGRESİNDE SERT MESAJLAR: “SABIR TAŞI ÇATLADI” VURGUSU Haber

DEMOKRAT PARTİ ORHANGAZİ KONGRESİNDE SERT MESAJLAR: “SABIR TAŞI ÇATLADI” VURGUSU

Baki Bekar başkanlığındaki Demokrat Parti Orhangazi İlçe Teşkilatı, yoğun katılımla gerçekleştirilen olağan genel kurulda yeni dönem yönetimini belirledi. Kongre, yalnızca bir seçim süreci değil; yerel sorunlara yönelik sert eleştirilerin ve siyasi mesajların öne çıktığı dikkat çekici bir buluşma olarak kayda geçti. Kongrede mevcut yönetim yeniden güven tazelerken, salonda verilen mesajlar birlik tonuyla dikkat çekti. Kongreye üst düzey katılım ve divan yönetimi Genel kurulun divan başkanlığını Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş üstlendi. Toplantıya ayrıca İl Başkanı Ali Kamil Goral ve çok sayıda ilçe başkanı ile partili katıldı. Salonun dolu olması, teşkilat içinde hareketliliğin arttığını gösterirken, kongre boyunca sık sık alkışlarla kesilen sert konuşmalar dikkat çekti. Siyasi katılım ve dikkat çeken tablo Kongreye farklı siyasi partilerden katılım olması yerel siyasette temasların sürdüğünü gösterdi. İYİ Parti İlçe Başkanı Bülent Bakış ve Gelecek Parti İlçe Başkanı Yılmaz İmenç gibi isimlerin katılımı, Orhangazi’de siyasi dengelerin sahada sürekli hareket halinde olduğunu ortaya koydu. “Sorunlar artık ertelenemez” mesajı: Orhangazi’de tablo ağır Kongrede en sert bölüm ise Orhangazi’nin kronikleşen sorunlarına ayrıldı. Konuşmalarda ilçe yönetimine ve yerel idare mekanizmalarına yönelik eleştiriler açık şekilde dile getirildi. İlçede; Uzayan altyapı çalışmaları nedeniyle bozuk, toz içinde kalan yollar Artan araç sayısıyla birlikte kontrolden çıkan park ve trafik krizi Esnafın kendi çözümlerini üretmek zorunda kaldığı düzensiz şehir yapısı Deprem riski altındaki bölgelerde yıllardır sonuçlanmayan kentsel dönüşüm belirsizliği gibi sorunların artık “sıradan şikâyet değil, yapısal kriz” haline geldiği vurgulandı. Özellikle yaklaşık 2.500 kişinin yaşadığı toplu konut bölgelerinde süren belirsizlik, kongrede en çok tepki çeken başlıklardan biri oldu. “Sabır tükendi” çıkışı: ekonomik ve idari eleştiriler sertleşti Kongrede ayrıca ilçe bütçesi ve hizmet performansı da tartışma konusu oldu. Katılımcılar, ayrılan kaynakların sahaya yansımadığı, temel belediye hizmetlerinin ise kronik şekilde aksadığı yönünde eleştiriler yöneltti. Bazı konuşmalarda “Orhangazi’de sorunlar yönetilmiyor, erteleniyor” ifadeleri öne çıkarken, bu durumun artık vatandaşta ciddi bir tepkiye dönüştüğü dile getirildi. Yönetim listesi açıklandı Kongrede ayrıca yeni dönem yönetim ve delege listeleri de duyuruldu. Açıklanan listelerde çok sayıda isim yer alırken, teşkilatın hem eski kadroları hem de yeni isimleri bir araya getirmesi “denge listesi” olarak yorumlandı. “Sessiz kalmayacağız” vurgusu Kapanış bölümünde Demokrat Parti Orhangazi teşkilatı, yeni dönemde daha sert bir muhalefet çizgisi izleyeceği mesajını verdi. Vatandaşın sorunlarını doğrudan gündeme taşıma, sahada daha görünür olma ve yerel yönetim politikalarını daha yakından takip etme kararlılığı ifade edildi. Kongre, “siyasi birlik” mesajından çok “hesap soran ve daha yüksek sesle konuşan bir teşkilat” görüntüsüyle sona erdi.

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor” Haber

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu: 16 Maddelik Şehir Analizi ve Çözüm Önerileri DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu. Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi. TBMM’de Bursa Vurgusu: “Şehir Büyük Bir Potansiyeli Taşıyor Ama Yönetilemiyor” Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi. Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti. Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı. “Bursa, Potansiyeli Yüksek Ama İhmal Edilmiş Bir Şehir” Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda. Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi. 16 BAŞLIKTA BURSA’NIN KRONİK SORUNLARI 1. Kentsel Dönüşüm Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Deprem riski Plansız kentleşme Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. 2. Trafik Sorunu Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için: İlave çevre yolları Kavşak düzenlemeleri Tünel ve viyadük projeleri önerdi. 3. Şehir İçi Ulaşım BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti. “Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi. 4. Şehir Dışı Ulaşım Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi. Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı Hızlı tren eksikliği Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi. 5. Göç Sorunu Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi. 6. Doğanbey TOKİ Sorunu Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi. 7. Hava Kirliliği Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. 8. Doğu-Batı Dengesizliği Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı. 9. Şehir Merkezinin Canlandırılması Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi. 10. Turizm Sorunu Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek: Yetersiz tanıtım Destinasyon eksikliği Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi. Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi. 11. “Yeşil Bursa” Kimliğinin Zayıflaması Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi. 12. Uludağ Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı. 13. Sahiller Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi. 14. Pahalılık Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi. 15. Projelerin Yavaş İlerlemesi Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi. 16. Bursaspor Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı. Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti. “Bursa Emanettir” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.” “Bursa’nın Sorunları Siyasi Değil, Yapısaldır” Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti. Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi: “Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.” Ali Babacan’a Sunulan Rapor Genel Merkezde Değerlendirilecek DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi. Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi. Sonuç: “Bursa İçin Yeni Bir Şehir Vizyonu” DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın’dan Sert Eleştiri: Haber

Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın’dan Sert Eleştiri:

Bursa – Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, İhsaniye Mahallesi’ndeki Bursa Vergi Dairesi binasının deprem riski nedeniyle boşaltılmasını ve çevresindeki önlem eksikliklerini sert bir dille eleştirerek, binanın geleceğiyle ilgili acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Kavcın, “İhsaniye Mahallesi’ndeki Vergi Dairesi binasının boşaltılmasının ardından çevresinde hiçbir önlem alınmaması, vatandaşın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu, sorumsuzluk ve ihmalin en açık örneğidir. Vatandaşların bir an önce riskli binadan uzak tutulması gerekiyor. Ne yazık ki, yetkililer bu durumu görmezden geliyorlar ve sadece boşaltmakla yetiniyorlar. Burada sorumluların kayıtsızlığını kınıyoruz!” şeklinde sert bir açıklama yaptı. "İhsaniye’deki Bina, Sadece Boşaltmakla Olmaz" İhsaniye Mahallesi'nde bulunan vergi dairesi binasının deprem riski nedeniyle boşaltılmasına karar verildiğini hatırlatan Kavcın, “İçinde devletin hizmet verdiği ve her gün yüzlerce insanın iş yaptığı bir bina, deprem riski taşıdığı gerekçesiyle boşaltıldı. Ancak ne yazık ki, boşaltılmakla yetinildi. Bu binaların etrafında herhangi bir güvenlik önlemi alınmadı. Oysaki bu binaya yakın alandan geçen her vatandaş büyük bir risk altında. Hatta bu durum, ‘yapı güvenliği’ kavramının ne kadar gevşek tutulduğunu gözler önüne seriyor!” ifadelerini kullandı. "Bursa'nın Tarihi ve Geleceği İçin Kamuya Tahsis Edilmeli" İhsaniye’deki Vergi Dairesi binasının yerinin ne olacağı konusuna değinen Kavcın, “Bu binanın geleceği ile ilgili ciddi belirsizlikler var. Geçmişte Bursa'nın önemli tarihi alanlarından biri olan bu alanın, sadece başka bir müteahhite peşkeş çekilmesi ciddi bir yanlış olur. Bursa'nın tarihi ve kültürel mirası göz önünde bulundurularak bu alan, sosyal bir alan olarak halkın hizmetine sunulmalıdır. Eğer bu alan vergi dairesi olarak kullanılmayacaksa, kamuya tahsis edilmesi gerektiğini savunuyoruz. İhsaniye, Üçevler, Çekirge ve Yeşil mahallelerinin kesişim noktasındaki bu alan, çok önemli bir çekim alanına sahip ve bu alanı atıl duruma düşürmek, Bursa'nın geleceğine yapılacak büyük bir haksızlık olur.” dedi. "Kütüphane, Kültür Merkezi veya Sanat Alanı Olmalı" Kavcın, İhsaniye’deki eski vergi dairesi binasının yeniden işlevlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu alanı bir kültür merkezi, kütüphane veya sanat alanı olarak yeniden işlevlendirebiliriz. Çocuklar, gençler ve aileler için Bursa tarihini anlatan bir müze, sergi alanları, tiyatro salonları ve sinema salonları gibi kültürel hizmetlerin sunulabileceği bir merkez oluşturulabilir. Bu, sadece İhsaniye Mahallesi için değil, Nilüfer ilçesindeki dört mahalle için de önemli bir değer kazandırır. Gelecekteki genç kuşaklara, geçmişten gelen bir mirası sunmak ve aynı zamanda kültürel gelişimi desteklemek Bursa'nın sosyal dokusunu zenginleştirir.” şeklinde önerilerde bulundu. “Bursa’nın Gençliği İçin Sosyal Bir Alan Olmalı” Kavcın, binanın sadece bir vergi dairesi olarak kullanılmasının artık yeterli olmayacağına dikkat çekerek, “Bu binanın temel amacı, vergi işlemleri gibi bürokratik hizmetler olabilir, ancak Bursa'nın genç nüfusu için sosyal alanlar, kültürel ve sanatsal faaliyetler önemli bir ihtiyaç. Bu tür alanların açılması, gençlerimizi sanatsal ve kültürel açıdan beslerken aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da artırır. İhsaniye’deki bu boş alan, sosyal bir merkez haline getirilmelidir. Bu alanı atıl bırakmak, şehrimizin geleceğine ihanettir!” dedi. "Vergi Dairesi Taşındı, Peki Burası Ne Olacak?" Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Kavcın, Bursa Vergi Dairesi’nin Yıldırım ve Nilüfer ilçelerine taşınmasının ardından, İhsaniye’deki binanın kaderinin hala belirsizliğini koruduğunu vurguladı. “Bursa Vergi Dairesi'nin taşınmasıyla İhsaniye'deki eski bina boş kaldı. Şu anda ne yapılacağıyla ilgili hiçbir somut adım atılmadı. Bu alanda yapılacak olan projeler, sadece ekonomiye değil, aynı zamanda sosyal hayata da katkı sağlayacak projeler olmalıdır. Eğer bu alan ranta kurban edilirse, Bursa'nın bir parçası daha kaybolmuş olur. Oysa bu alanda yapılacak olan bir kültür merkezi ya da gençlik merkezi, geleceğin Bursa'sına kazandırılacak büyük bir değer olur” diyerek, konuya duyduğu hassasiyeti dile getirdi. "Bursa’nın Geleceği İçin Kamu Alanları Doğru Değerlendirilmeli" Kavcın, kamu alanlarının doğru şekilde değerlendirilmesinin önemine de değindi: “Bursa’daki kamu alanlarının sadece ticari amaçlarla kullanılmaması gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. İhsaniye'deki bu eski vergi dairesi binası, bölgedeki en önemli sosyal alanlardan biri olabilir. Gençler için kültürel bir merkez haline getirilecekse, bu alanda sosyal etkinlikler, eğitim faaliyetleri ve sanatsal gösteriler düzenlenebilir. Burada yapılacak her adım, Bursa’nın kültürel altyapısına katkı sağlayacak, aynı zamanda şehrin gelişimine de ivme kazandıracaktır.” Sonuç olarak, Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, Bursa'nın İhsaniye Mahallesi'nde bulunan eski vergi dairesi binasının sadece boşaltılmakla kalmaması, aynı zamanda bölge halkına kazandırılması gereken bir alan haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu öneriler, sadece binanın kaderini değil, Bursa'nın sosyal yapısını güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Harmancık: Geleceğin Yaşam Merkezi Olmaya Aday Bir İlçe Haber

Harmancık: Geleceğin Yaşam Merkezi Olmaya Aday Bir İlçe

Bursa'nın gözde ilçelerinden biri olan Harmancık, son yıllarda hızla değişen ve gelişen yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Şehirleşme ve sanayi yatırımlarının etkisiyle hızla gelişen Bursa Ovası'ndan, doğayla iç içe, sağlıklı yaşam alanlarına doğru bir dönüşüm sürecine giren Harmancık, bu dönüşümde birçok olumlu etkenin birleşiminden yararlanarak, bölgenin yıldızı olmaya aday. Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, ilçenin geleceğine dair çok kapsamlı projelerle Harmancık’ı bir yaşam merkezi haline getirmek için yoğun bir çaba harcıyor. Başkan Arıkan, ilçenin potansiyelini en üst seviyeye çıkarabilmek amacıyla doğal zenginlikler ve sosyal altyapı yatırımlarına büyük önem veriyor. Arıkan, “Harmancık’ı Bursa’nın gelecekteki yaşam merkezlerinden biri yapmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz” diyerek ilçenin gelişimi için kararlı bir adım atıyor. Bursa’nın Geleceği Harmancık’ta: Ulaşım ve Sanayi Yatırımları Bursa'da son yıllarda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yenişehir'den Akçalar’a kadar uzanan dağ eteklerinden, Gemlik ve Mudanya’ya kadar olan çevre, doğal güzelliklerin yanı sıra ciddi yaşam kalitesi sorunları ile karşı karşıya. Bununla birlikte, deprem riski ve obruk oluşumu gibi olumsuz faktörler de giderek artmakta. Bu olumsuz çevre koşulları, yerleşim yerlerinin sağlıklı gelişimini tehdit ederken, Harmancık ise bu durumu avantaja çevirecek önemli adımlar atıyor. İlçenin gelişen altyapısı, sanayi yatırımlarının artışı ve Teknosab ile birlikte sanayinin zirve yapması, Harmancık’ın ekonomik açıdan da büyümesine olanak tanıyacak. Bunun yanı sıra, lastikli araçların ulaşımını artıracak asfaltlama çalışmalarıyla ilçedeki ulaşım sorununun çözüme kavuşması, bölgenin cazibesini artıran bir diğer önemli etken. Başkan Haşim Ali Arıkan, ilçede yapılacak olan yeni yol çalışmalarının Harmancık’ın ulaşım ağını güçlendireceğini ve bölgenin Bursa’daki ulaşım merkezlerinden biri olacağını vurguluyor. Stratejik Konum: Kütahya-Balıkesir Arasında Kavşak Noktası Harmancık’ın coğrafi konumu, ilçenin gelecekteki gelişimi açısından oldukça önemli bir avantaj sunuyor. Kütahya ile Balıkesir arasında yer alan Harmancık, ana ulaşım yollarına yakınlığı ile dikkat çekiyor. Bu stratejik konum, ticaret ve lojistik sektörlerinin gelişmesine katkı sağlayacak. Ayrıca, ilçenin sıcak su kaynaklarına birkaç saat mesafede olması, turizm potansiyelini de arttırıyor. Bu sayede, sağlıklı yaşam turizmi ve termal turizm gibi alanlarda ciddi bir potansiyel yaratılmakta. Doğal Zenginlikler ve Tarım: Harmancık’ın Parlayan Yıldızı Bursa’nın en temiz havasına sahip ilçelerinden biri olan Harmancık, aynı zamanda doğal taş binaları ile de tarihsel bir öneme sahip. 1000 yıllık taş binaları ve doğal güzellikleri, bölgenin turizm açısından önemli bir cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Özellikle ekolojik turizm ve doğa yürüyüşleri gibi alanlarda sağladığı imkânlar, ilçeyi bölgesel anlamda ön plana çıkarıyor. Başkan Haşim Ali Arıkan’ın vizyonu, tarıma dayalı ekonomik yatırımlarla da ilçeyi ileriye taşıma amacını taşıyor. 6 bin dönümlük tarım arazisinin organik ürünler için kullanılmaya başlanması, ilçenin sürdürülebilir tarım ve organik üretim konusunda ciddi bir hamle yapmasını sağlayacak. Ayrıca, aspir yağı üretimi ve organik ürünler için yapılacak yatırımlar, Harmancık’ın tarım sektöründe parlayan bir yıldız olmasına zemin hazırlayacak. Hayvancılıkta Teknolojik Yatırımlar ve Gelişen Sektörler Harmancık, hayvancılık sektöründe de yeni teknolojilerin kullanılması için önemli bir yol haritası çiziyor. Yapılan yatırımlar, yeni hayvancılık teknolojilerinin ilçeye kazandırılmasını sağlayacak. Bu alandaki yenilikçi projeler, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin daha verimli hale gelmesine katkıda bulunacak ve ilçeyi bu alanda da güçlü bir merkez haline getirecek. Harmancık’ın Geleceği: Sağlıklı, Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Bir Kent Başkan Haşim Ali Arıkan’ın liderliğinde Harmancık, yaşam kalitesini artıracak projeleri ile sadece Bursa’da değil, tüm Türkiye’de önemli bir örnek teşkil edecek. İlçede yapılacak olan yeşil alanlar ve sosyal projeler, bölge sakinlerine modern yaşam olanakları sunarken, doğal ve tarihi dokunun da korunmasına büyük bir özen gösterilecek. Harmancık, stratejik konumu, doğal kaynakları, temiz havası, gelişen sanayi altyapısı ve tarım potansiyeli ile geleceğin yaşam merkezi olmaya aday bir ilçe olarak ön plana çıkıyor. Başkan Arıkan’ın vizyoner liderliğiyle bu potansiyel daha da büyüyecek ve Harmancık, bölgesel kalkınmanın yeni merkezi olacak.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor”

Bursa’da yerel yönetim politikaları yeniden tartışma konusu olurken, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, hem Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni hem de Yıldırım Belediyesi’ni hedef alan kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Seyis’in açıklamaları, Bursa’nın geçmişteki yönetim anlayışı ile bugünkü tabloyu karşılaştırarak yerel yönetim politikalarını sert ifadelerle eleştirdi. Seyis, Bursa’nın tarih boyunca üretim, ticaret ve şehircilik açısından örnek gösterilen bir kent olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktada kentin plansız büyüme, trafik, çevre ve sosyal hizmet sorunlarıyla boğuştuğunu savundu. “Bursa’nın Şehircilik Hafızası Kayboldu” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda sanayi, tarım ve kent planlamasının dengeli yürütüldüğü bir şehir görünümündeydi. O dönemlerde yapılan altyapı yatırımlarının ve şehir planlarının Bursa’nın gelişimine yön verdiğini belirten Seyis, son yıllarda ise planlama anlayışının zayıfladığını ifade etti. Seyis, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir zamanlar planlı büyüyen, üretimiyle öne çıkan Bursa bugün kontrolsüz yapılaşmanın, trafik çilesinin ve çevre sorunlarının konuşulduğu bir şehir haline geldi. Şehrin hafızası silinmiş durumda.” Büyükşehir Belediyesi’ne Ulaşım ve Altyapı Eleştirisi Seyis’in en sert eleştirilerinden biri Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimine yönelik oldu. Bursa’nın en temel sorununun ulaşım ve altyapı olduğunu savunan Seyis, özellikle son yıllarda artan trafik yoğunluğunun yeterli planlama yapılmadığını gösterdiğini söyledi. İlçe başkanı, şehir içi ulaşım projelerinin uzun vadeli planlama yerine kısa vadeli çözümlerle yürütüldüğünü iddia ederek şu ifadeleri kullandı: “Bursa gibi hızla büyüyen bir şehirde ulaşım projeleri 20-30 yıllık vizyonla hazırlanmalıdır. Ancak bugün baktığımızda günü kurtarmaya yönelik projelerle karşı karşıyayız.” Seyis’e göre Bursa’nın ana arterlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, toplu taşıma planlamasının yeterince güçlü yapılmadığını ortaya koyuyor. “Yeşil Bursa Betonlaşma Baskısı Altında” Bursa’nın tarih boyunca “Yeşil Bursa” olarak anıldığını hatırlatan Seyis, kentte son yıllarda artan betonlaşma ve plansız yapılaşmanın ciddi bir çevresel sorun oluşturduğunu söyledi. Kentte yeşil alanların korunmasının yeterince öncelik haline getirilmediğini savunan Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Bir zamanlar Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olarak gösterilen Bursa’da bugün yeşil alanların yerini hızla beton yapılar alıyor. Bu tablo Bursa’nın kimliğine zarar veriyor.” Yıldırım Belediyesi’ne Hizmet Eleştirisi İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis, eleştirilerinin önemli bir bölümünü de Yıldırım Belediyesi yönetimine yöneltti. Seyis’e göre Yıldırım ilçesi, Bursa’nın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olmasına rağmen hizmet ve altyapı açısından ciddi eksiklikler barındırıyor. Yıldırım’da özellikle şu konuların kronik sorun haline geldiğini savundu: kentsel dönüşümün yavaş ilerlemesi mahallelerde altyapı eksiklikleri sosyal alanların yetersizliği otopark sorunu ulaşım bağlantılarının zayıflığı Seyis, Yıldırım’ın Bursa’nın en büyük ilçelerinden biri olmasına rağmen hak ettiği yatırımı alamadığını iddia etti. “Kentsel Dönüşüm Kağıt Üzerinde Kalmamalı” Yıldırım ilçesinde uzun süredir gündemde olan kentsel dönüşüm projelerine de değinen Seyis, projelerin kamuoyuna duyurulduğu kadar hızlı ilerlemediğini öne sürdü. Seyis, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu mahallelerde dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yıldırım’da binlerce vatandaşımız deprem riski taşıyan yapılarda yaşamını sürdürüyor. Kentsel dönüşüm projeleri sadece açıklamalardan ibaret kalmamalı.” Sosyal Alan ve Gençlik Politikaları Eleştirisi Seyis, Yıldırım ilçesinde gençlere yönelik sosyal alanların ve kültürel yatırımların yetersiz olduğunu da dile getirdi. Nüfus yoğunluğu yüksek bir ilçede spor alanları, parklar ve sosyal merkezlerin artırılması gerektiğini belirten Seyis, şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin enerjisini doğru alanlara yönlendiremezseniz, şehir sadece beton bloklardan ibaret hale gelir.” “Bursa Potansiyelinin Gerisinde Kaldı” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, ekonomik ve kültürel potansiyeline rağmen bu gücü yeterince değerlendiremeyen şehirler arasında yer alıyor. Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’nın doğru planlama ile çok daha güçlü bir ekonomik ve sosyal yapıya kavuşabileceğini ifade eden Seyis, mevcut yönetim anlayışının bu potansiyeli yeterince kullanamadığını savundu. “Şeffaf ve Katılımcı Belediyecilik Şart” Seyis açıklamasında yerel yönetimlerde şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Kent yönetiminde sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve vatandaşların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirten Seyis, şöyle konuştu: “Bursa’nın sorunları kapalı kapılar ardında değil, ortak akılla çözülmelidir.” “Bursa Hak Ettiği Yönetimi Bulmalı” Açıklamasının sonunda Bursa’nın tarihi ve ekonomik önemine dikkat çeken Seyis, kentin daha güçlü bir vizyonla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Seyis, Bursa’nın doğru planlama ve güçlü bir yönetim anlayışıyla yeniden Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline gelebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa sıradan bir şehir değildir. Tarihi, ekonomisi ve kültürüyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biridir. Ancak bugün bu potansiyelin gerisinde bir yönetim anlayışı görüyoruz. Bursa hak ettiği yönetimi bulmalıdır.” Seyis’in açıklamaları, Bursa’da yerel yönetim politikaları ve şehircilik anlayışı üzerine yeni tartışmaların yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle ulaşım, kentsel dönüşüm ve çevre politikaları önümüzdeki süreçte Bursa siyasetinin en önemli gündem başlıkları arasında yer almaya devam edecek gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.