Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dar Gelirli

Gürsu Haber - Dar Gelirli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dar Gelirli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Sosyal Belediyecilik Masalı Çöktü, Yıldırım’da Vatandaşın Hakkı Gasp Edildi” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Sosyal Belediyecilik Masalı Çöktü, Yıldırım’da Vatandaşın Hakkı Gasp Edildi”

Yıldırım’da yıllardır sıkça dile getirilen “sosyal belediyecilik” söylemi, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’e göre artık sadece bir masaldan ibaret. Seyis, Yıldırım Belediyesi’nin tam 30 milyon liralık sosyal yardım bütçesini iptal etmesini, dar gelirli vatandaşların ve ihtiyaç sahiplerinin haklarının gasp edilmesi olarak nitelendirdi. Seyis, yaptığı sert açıklamada, “Yıldırım’da reklam ve gösterişe para var; ama ihtiyaç sahibine gelince bütçe yok” diyerek belediye yönetimini topa tuttu. Başkan Seyis, alınan kararın sadece bütçe tasarrufu olmadığını, emeklinin, öğrencinin, yetimin ve dar gelirli ailelerin yaşam desteğinin elinden alındığını vurguladı. İptal edilen 30 milyon liralık bütçe, Seyis’in hesaplamalarına göre: 5 bin aileye altı ay boyunca düzenli gıda desteği sağlanabilir, 2 bin ailenin kira yükü hafifletilebilir, 3 bin öğrenciye eğitim desteği verilebilir, 1.500 yaşlı vatandaşın temel ihtiyaçları karşılanabilirdi. Ancak bu kaynakların hiçbirinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmadığını belirten Seyis, “Ekonomik kriz derinleşirken emekliler geçim mücadelesi veriyor, gençler eğitim masraflarını karşılayamaz hale geliyor, aileler eksik torbalarla evine dönmek zorunda kalıyor. Bu koşullarda sosyal yardım bütçesinin iptal edilmesi vicdanlarda kabul görmemiştir” dedi. Başkan Seyis, sahadan aktardığı gözlemleri de şöyle özetledi: “Mahalle mahalle geziyoruz, vatandaşın kapısını çalıyoruz, esnafın derdini dinliyoruz. Emeklinin, işsizin, öğrencinin feryadına kulak veriyoruz. Yıldırım’da ihtiyaç her geçen gün artarken sosyal destekler azaltılıyor.” Seyis, sosyal belediyecilik anlayışının reklam, afiş, gösterişli organizasyon veya pembe tablolarla değil, vatandaşın zor gününde yanında olmak olduğunu vurguladı: “Sosyal belediyecilik; aç kalan çocuğun sofrasına ekmek götürmektir. Kira ödeyemeyen aileye destek olmaktır. Öğrencinin eğitimine katkı sunmaktır. Yaşlıyı, engelliyi, dar gelirliyi korumaktır.” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı, belediye yönetiminin önceliğinin insan değil, algı ve gösteriş olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Öncelik ihtiyaç sahibi değil, algı yönetimi olmuştur. Öncelik sosyal destek değil, vitrin siyaseti olmuştur. Bizler Yıldırım halkının hakkının sonuna kadar takipçisi olacağız. İptal edilen her kuruşun hesabını soracağız. Vatandaşın vergisinin nereye harcandığını sorgulamaya devam edeceğiz.” Seyis, belediyenin algı operasyonları ve pembe tablolarla gerçekleri gizleyemeyeceğini de sözlerine ekledi. İYİ Parti olarak garibanın, emeklinin, öğrencinin, işsizin ve dar gelirlinin hakkını koruyacaklarını dile getiren Seyis, sosyal yardımların lütuf değil, sosyal devlet ve sosyal belediyecilik anlayışının bir gereği olduğunu belirtti. Başkan Seyis’in açıklaması, Yıldırım’da sosyal yardımların iptal edilmesi ve belediye yönetiminin önceliklerini sert bir dille gündeme taşıdı. Seyis, vatandaşın mağduriyetine karşı mücadelelerini sürdürme kararlılığını vurguladı ve “Yıldırım’da israfın değil hizmetin, gösterişin değil vatandaşın, algının değil hakikatin kazanacağı günler mutlaka gelecektir” mesajını verdi.

Hak Geri Alınamaz Denildi, Geri Alındı Haber

Hak Geri Alınamaz Denildi, Geri Alındı

İmar Barışı Mağdurlarından Sert Tepki: “Paramızı Aldınız, Belgeleri Verdiniz, Şimdi Yuvamızı Yıkıyorsunuz!” İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, 2018 yılında çıkarılan İmar Barışı düzenlemesi sonrası yaşanan iptal ve yıkım süreçlerine sert sözlerle tepki gösterdi. Hacıoğlu, yapı kayıt belgesi almış binlerce vatandaşın bugün yıkım kararları, para cezaları ve mahkeme süreçleriyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Paramızı aldınız, belgeyi verdiniz, şimdi dozer gönderiyorsunuz. Bu nasıl hukuk, bu nasıl devlet ciddiyeti?” ifadelerini kullandı. “Devletin Çıkardığı Yasaya Güvendik” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2018 yılında yürürlüğe konulan İmar Barışı kapsamında vatandaşlar e-Devlet üzerinden başvuru yaptı, kendilerine tahakkuk ettirilen bedelleri devletin kasasına yatırdı ve kısa süre içinde yapı kayıt belgelerini aldı. Bu belgelerle elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri bağlandı; kırsalda yol çalışmaları yapıldı; evler tamir edildi, boya badana yapıldı. İnsanlar, devletin verdiği resmi belgeye güvenerek hayatlarını planladı. Ancak aradan geçen üç yılın ardından birçok yapı kayıt belgesinin iptal edildiği bildirildi. Ardından yıkım tebligatları, idari para cezaları ve dava süreçleri başladı. “Hak Geri Alınamaz Denildi, Geri Alındı” Hacıoğlu, verilen hakların geri alınamayacağı yönündeki ilkeye rağmen belgelerin iptal edilmesini “açık mağduriyet” olarak nitelendirdi. “Başvuru sırasında hiçbir denetim yapmayan, vatandaşı uyarmayan idare; yıllar sonra ‘yanlış’ diyerek belgeleri iptal ediyor. Bu ağır cezai sonuçları olan bir uygulamada denetim baştan yapılmalıydı. Uygun değilse o gün iptal edilmeliydi. İnsanlar yıllar sonra yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakılmamalıydı.” Süre Uzatmaları ve Bilgilendirme Tartışması İmar Barışı’nda başvuru ve ödeme sürelerinin iki kez uzatıldığını hatırlatan Hacıoğlu, bu durumun 31 Aralık 2017 tarihinin de uzatıldığı yönünde doğal bir algı oluşturduğunu söyledi. Tanıtım kampanyalarında bu tarihin yeterince vurgulanmadığını öne süren mağdurlar, bilgilendirme eksikliğinin bedelini vatandaşın ödediğini savunuyor. Ayrıca uydu görüntülerine göre yapılan iptallerin de çelişkili sonuçlar doğurduğu iddia ediliyor. Aynı tarihte yapılan iki yapıdan biri iptal edilirken, uydu görüş alanında olmayan diğer yapının onaylı kalmasının uygulamadaki eşitsizliğe işaret ettiği belirtiliyor. Savcılıklardan Takipsizlik “Yalan beyan” iddiasıyla yapılan suç duyurularına ilişkin olarak bazı savcılıkların suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiği de açıklandı. Mağdurlar, bunun da sürecin baştan itibaren sorunlu yürütüldüğünün göstergesi olduğunu savunuyor. “Dozerler Kapımızda” Dernek Başkanı Hacıoğlu’nun en sert çıkışı ise sahadaki yıkım uygulamalarına yönelik oldu: “Şu an birçok binaya belediyeler tarafından yıkım kararı gönderildi. Dozerler bu binalara sevk edildi. Bizlerden alınan onlarca parayı geçtik, bari yuvamızı yıkmayın. Biz rantçı değiliz. Çoğumuz emekli, dar gelirli, kendi tapulu yerinde barınmaya çalışan insanlarız.” Meclis ve Kurumlara Çağrı Mağdurlar, taleplerini farklı platformlarda dile getirdiklerini; Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu’na on binlerce imzayla başvuru yaptıklarını, CİMER üzerinden müracaatlarda bulunduklarını ve siyasi partilerle görüştüklerini belirtiyor. Bir siyasi parti liderinin Meclis’e sunduğu yasa teklifinin ise halen gündeme alınmamasına tepki gösteriliyor. Talepler Net İmar Barışı mağdurlarının talepleri açık: Yapı kayıt belgesi almış konutlar için verilen yıkım kararlarının durdurulması Açılmış davaların ve kesilmiş para cezalarının iptali Yeni bir yasal düzenleme ile mağduriyetlerin giderilmesi Hacıoğlu son olarak şu çağrıyı yaptı: “Biz devletimizi seviyoruz. Devletimize güvenerek başvurduk, paramızı yatırdık, belgemizi aldık. Şimdi devletimizden çözüm bekliyoruz. Kendi tapulu yerimizdeki yuvamızı yıkmak çözüm değildir. Bu mağduriyet artık son bulmalıdır.” Türkiye’nin birçok ilinde benzer durumların yaşandığı iddia edilirken, gözler ilgili bakanlık ve Meclis’ten gelecek olası yeni düzenlemeye çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.