Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dağıtım Şirketleri

Gürsu Haber - Dağıtım Şirketleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dağıtım Şirketleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İMAR DÜZENLEMESİ DEĞİL, ÜLKEYİ TOPTAN KISKACA ALAN HUKUKİ SIKIYÖNETİM” TEPKİSİ Haber

“İMAR DÜZENLEMESİ DEĞİL, ÜLKEYİ TOPTAN KISKACA ALAN HUKUKİ SIKIYÖNETİM” TEPKİSİ

Türkiye’de imar ve arazi düzenlemesine ilişkin yeni yasa maddeleri, sahada büyük bir infial yaratırken, İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu düzenlemeyi sert sözlerle hedef aldı ve “Bu bir düzenleme değil, milyonlarca vatandaşı potansiyel suçlu ilan eden topyekûn bir hukuki kıskacın ilanıdır” ifadelerini kullandı. Hacıoğlu’na göre kanun metninde özellikle “izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesis” şeklinde yer alan ifade, bilinçli şekilde sınırları belirsiz bırakılmış, ucu açık ve her yapıyı hedef alabilecek kadar geniş bir çerçeve oluşturuyor. “TEK CÜMLEYLE ÜLKEDEKİ YAPILARIN ÜZERİNE BOMBALAMA ETKİSİ YARATILIYOR” Düzenlemenin en sert eleştirisi, kapsamın belirsizliğine yönelik oldu. Hacıoğlu, bu ifadenin teknik bir düzenleme değil, doğrudan “yıkıcı yorumlara açık bir hukuk metni” olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: Bu düzenleme katı yorumlandığında; tarım arazileri üzerindeki yapılar, hobi bahçeleri, kooperatif adı altında yapılan konutlar, köylerde yıllardır kullanılan ruhsatsız evler ve Büyükşehir Yasası sonrası planlama karmaşasında kalan tüm kırsal yapılar bir anda hedef haline getirilebilecek. Bu tablo, sahada “kaçak yapı” tartışmasından çok daha öte, doğrudan “yaşam alanlarının kriminalize edilmesi” anlamına geliyor. ABONELİK KRİZİ: “ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ ÜZERİNDEN YAŞAM KESME TEHDİDİ” Düzenlemenin en tartışmalı ve en sert başlıklarından biri ise abonelik sistemi oldu. Kanun metninde mevcut aboneliklerin iptal edileceğine dair açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, yalnızca “abonelik tesis edilmez” ifadesinin yer alması ciddi bir hukuki kaos yorumunu beraberinde getirdi. Hacıoğlu bu noktada çok net konuştu: Bir yorum mevcut sistemin devam edeceğini söylerken, diğer yorum doğrudan mevcut elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin bile “illegal” sayılarak iptal edilmesinin önünü açıyor. Bu belirsizlik, milyonlarca insanın yaşam hakkını idari yorumlara teslim etmek demektir. “KURUMLARA CEZA YAĞDIRAN, VATANDAŞA YAŞAM KAPATAN SERT MEKANİZMA” Yeni düzenlemenin 23, 24 ve özellikle 25. maddeleri, “en sert müdahale paketi” olarak değerlendiriliyor. Kooperatifler Kanunu kapsamındaki kooperatiflerin tarım arazilerinde mülkiyet edinmesinin neredeyse imkânsız hale getirilmesi, özellikle hobi bahçesi ve kırsal yapı projelerini doğrudan hedef alan bir adım olarak yorumlanıyor. Para cezalarının artırılması ise “caydırıcılık değil, finansal baskı mekanizması” olarak nitelendiriliyor. “EN AĞIR DARBE ABONELİKTE: 100 BİN TL’LİK CEZA SİSTEMİ” Düzenlemenin en sert ve en tartışmalı hükmü Madde 25 olarak öne çıkıyor. Bu maddeye göre izinsiz yapılmış yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanması tamamen yasaklanıyor. Buna rağmen abonelik tesis eden kurumlara her işlem için 100 bin TL ceza uygulanacak. Daha da ağır olanı ise şu: Abonelik 30 gün içinde iptal edilmezse, her ay için yeniden 100 bin TL ceza kesilecek. Bu düzenleme, sahada “idari baskı makinesi” olarak yorumlanırken, belediyeler ve dağıtım şirketleri üzerinde ciddi bir uygulama baskısı oluşturuyor. “MİLYONLARCA İNSAN KENDİ DEVLETİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYOR” Hacıoğlu, düzenlemenin en kritik riskinin mevcut yapı stokunu belirsizliğe mahkûm etmesi olduğunu vurguladı. Ona göre mesele kaçak yapı değil, yıllardır çözülmeyen planlama hataları, belediyelerin geciken imar uygulamaları ve sistematik boşluklar nedeniyle oluşmuş devasa bir hukuki gri alan. Bu düzenleme ise çözüm üretmek yerine, bu gri alanı daha da büyütüyor. “SORUN VATANDAŞ DEĞİL, DEVLETİN PLANLAMASIZLIĞI” Açıklamada en sert vurgulardan biri de sorumluluk tartışmasına ilişkin oldu. Hacıoğlu’na göre milyonlarca yapı vatandaşın keyfi inşası değil; belediyelerin yıllarca süren imar ihmalleri, planlama eksiklikleri ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu sonrası oluşan yapısal boşlukların sonucudur. “ÇÖZÜM CEZA DEĞİL, YIKIM DEĞİL; TOPLU PLANLAMA MECBURİYETİDİR” Hacıoğlu, devletin yalnızca yasak koyan ve cezayı artıran bir yaklaşım sergilemesinin toplumsal krizi derinleştireceğini belirterek, çözümün ancak mevcut yapı stokunun kayıt altına alınması, güvenli yapıların korunması ve riskli yapıların dönüşüm süreciyle mümkün olacağını söyledi. SONUÇ: “BELİRSİZLİK DEĞİL, DOĞRUDAN HUKUKİ FIRTINA” Sahadaki değerlendirmelere göre düzenlemenin en büyük sorunu, getirdiği yaptırımlardan ziyade, nasıl uygulanacağına dair netlikten tamamen yoksun olması. Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’de imar alanında yeni bir kriz dalgasını tetikleyebilir ve çok sayıda yapıyı doğrudan idari tasarruflara açık hale getirebilir.

Bursa’da akaryakıt bayileri toplandı... Haber

Bursa’da akaryakıt bayileri toplandı...

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) iş birliğinde düzenlenen “Bursa Akaryakıt Bayileri Toplantısı”nda sektörün yükselen maliyetler ve daralan kâr marjları sebebiyle karşılaştığı zorluklar masaya yatırıldı. BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Enerji Konseyi Başkanı Erol Dağlıoğlu, Meclis Üyesi İlhan Parseker ile PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş, PÜİS Bursa İl Başkanı İrfan Koç ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Toplantıda konuşan İbrahim Burkay, sektörün çok sayıda sorunla mücadele ettiğini vurgulayarak çözümün birlik ve ortak akıldan geçeceğini belirtti. Ekonomik dalgalanmaların psikolojik etkisine de değinen Burkay, “Toplumun motivasyonunu koruması kritik. Bu tür görüşmeler geleceğe daha umutla bakmamızı mümkün kılıyor.” dedi. Burkay ayrıca BTSO’nun 2025’te hayata geçirdiği TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun Türkiye’nin en büyük fonlarından biri konumuna yükseldiğini kaydetti. “KÂR PAYLAŞIMINDA ADALET ARAYIŞI SÜRÜYOR” PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş ise Türkiye genelinde yaklaşık 13 bin akaryakıt bayisi bulunduğunu hatırlatarak, dağıtım şirketleri ve bayiler arasındaki toplam kâr payının daha dengeli bir şekilde dağıtılması için önemli adımlar attıklarını ifade etti. Okumuş, maliyet yükünün azaltılması ve bayilerin sürekliliğinin desteklenmesi amacıyla ilgili bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla temasların devam ettiğini belirtti. Okumuş ayrıca, PÜİS’in 15. Bölge Başkanlığı’nı Bursa’da kurmayı planladıklarını açıkladı. Bursa merkezli bu yapılanmanın Bursa, Balıkesir, Eskişehir, Kütahya, Bilecik ve Yalova’yı kapsayacağını ve bölgede toplam 1.031 lisanslı istasyonun bulunduğunu vurguladı. “İSTASYONLARIN DEĞERİ ARSA BEDELİNE İNDİ” BTSO Meclis Üyesi İlhan Parseker de yükselen işçilik maliyetleri, POS komisyonları ve bankacılık giderleri sebebiyle sektörün zor günler geçirdiğini dile getirdi. Parseker, kâr marjlarının düşük seyrettiğini belirterek birçok istasyonun artık işletme değeriyle değil, sadece arsa değeri üzerinden el değiştirdiğini söyledi. LPG EĞİTİMLERİNDE ESNEKLİK TALEBİ PÜİS Bursa İl Başkanı İrfan Koç ise LPG yetkili personel eğitimlerinin mesai saatlerinde yapımının iş gücü kaybına neden olduğunu belirterek, eğitim ve sertifikalandırma sürecinin dağıtım şirketleri tarafından yürütülmesinin daha etkili olabileceğini ifade etti. Toplantıda sektör temsilcileri, kamu ve özel sektör iş birliğiyle akaryakıt sektörünün karşılaştığı sorunlara kalıcı çözümler bulunması gerektiği konusunda ortak bir kanaate vardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.