Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet

Gürsu Haber - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Yeni Nesil Köy Enstitüleri” hayata geçiyor: Kırsalda kültür seferberliği başladı Haber

“Yeni Nesil Köy Enstitüleri” hayata geçiyor: Kırsalda kültür seferberliği başladı

Köy enstitülerinin kuruluşunun 86. yılında tanıtılan “İHT Kırsal Kütüphane” projesi büyüyor. Gaziantep’te başarıyla tamamlanan pilot uygulamanın ardından ikinci durak Bursa Mustafakemalpaşa Taşpınar Köyü oluyor. ADD Gemlik Şubesi'nde düzenlenen "ulusal egemenlik" konulu panelde tanıtılan proje büyük ilgi gördü. Kırsalda yeni bir aydınlanma hamlesi Yeni nesil köy enstitüleri yaklaşımıyla başlatılan proje, köylerde mini kültür merkezleri oluşturmayı hedefliyor. “İHT Kırsal Kütüphane” adıyla yürütülen çalışma, her yaştan okuyucuya hitap eden alanlar oluşturarak kırsalda eğitim ve kültür hayatını canlandırmayı amaçlıyor. İlk örnek Gaziantep Nizip’te Pilot çalışma geçtiğimiz yıl Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler Köyü’nde başarıyla tamamlandı. Burada kurulan kırsal kütüphane, yeni nesil köy enstitülerine örnek bir model olarak gösterildi. İkinci etap Bursa’da Projenin ikinci etabı Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar Köyü’nde hayata geçirilecek. 1923 kitaptan oluşacak kütüphane için hazırlıklar başladı. Kitap sayısı, Cumhuriyet’in kuruluş yılına atıf yaparak simgesel bir anlam taşıyor. En büyük destek köylülerden Cumhuriyetin ikinci yüzyılında çağdaş bir kırsal yaşam hedefleyen projenin en büyük destekçisi köylüler oldu. Şimdiden birçok köyden kütüphane kurulması için talep geldiği bildirildi. Projeye katkı sunan kurumlar Proje, geniş bir iş birliği ağıyla yürütülüyor. Katkı sunan kurumlar şöyle: • İHT Kırsal Kütüphane • Kuluçkahane Fikir Kulübü • TMMOB • Z Doğa Derneği • BAOB Bileşenleri • Alevi Kültür Dernekleri • Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu • Bağımsız Türkiye Partisi • Cumhuriyet Halk Partisi Projenin koordinasyonu Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi tarafından yürütülüyor. Ayrıca tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları projeye davet edildi. Tanıtıma yoğun katılım Gemlik’te gerçekleştirilen tanıtım toplantısına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, ADD Gemlik Şube Başkanı Canan Bölük, Z Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Göksu İnayet ile Cumhuriyet Halk Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi yöneticileri katılarak projeye desteklerini açıkladı. Tanıtımı gazeteci Burhan Kurtulmuş yaptı. Kitap bağış noktaları Projeye destek vermek isteyen vatandaşlar kitaplarını şu noktalara bırakabilecek: • Nilpark’ta bulunan ADD Bursa Şubesi • İlçelerdeki ADD şubeleri • Görükle’de Z Doğa Derneği • Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Z Doğa Derneği • Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) – 7/24 güvenlik ofisi Hedef: sürdürülebilir ve çağdaş kırsal yaşam “Yeni Nesil Köy Enstitüleri” vizyonu, yalnızca kütüphane kurmakla sınırlı kalmayıp eğitim, üretim ve kültürü bir araya getiren sürdürülebilir bir kırsal yaşam modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye genelinde yaygınlaşması planlanan proje, kırsalda yeni bir kalkınma ve aydınlanma hareketi olarak görülüyor.

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu Haber

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu

Demokratik Sol Parti (DSP) Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda yeni bir dönem resmen başladı. Olağan genel kurulun ardından ilçe başkanlığı görevine seçilen Nalan Usta, yaptığı kapsamlı konuşmayla hem parti tabanına hem de kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Yoğun katılımın gözlendiği genel kurulda birlik, demokrasi ve Cumhuriyet değerleri ön plana çıktı. “Zor Bir Süreçten Geçiyoruz” Konuşmasına genel kurula katılan partililere ve destekçilere teşekkür ederek başlayan Nalan Usta, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal sürece dikkat çekti. Ülkenin kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Usta, bu süreçte sorumluluklarının daha da arttığını vurguladı. DSP’nin bu zorlu dönemde ilkeli duruşuyla öne çıkacağını belirten Usta, siyasetin çözüm üretme sorumluluğuna işaret etti. Cumhuriyet ve Ecevit Vurgusu Usta’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Cumhuriyet değerlerine yaptığı güçlü vurgu oldu. DSP’nin siyaset anlayışının temelinde Atatürk ilke ve inkılaplarının yer aldığını belirten Usta, merhum Başbakan Bülent Ecevit’i de rahmet ve minnetle andı. “Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden sapmadan, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir anlayışla siyaset yapmaya devam edeceğiz” diyen Usta, DSP’nin ideolojik çizgisinin net ve kararlı olduğunu ortaya koydu. Osmangazi’de “Samimi Siyaset” Dönemi Yeni dönemde Osmangazi’de nasıl bir yönetim anlayışı benimseyeceklerine de değinen Usta, “samimi, ilkeli ve dürüst siyaset” vurgusu yaptı. Vatandaşla iç içe, ulaşılabilir ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini belirten Usta, yerel siyasette güven duygusunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi. Demokrasinin önemine de dikkat çeken Usta, siyasi partilerin halkın iradesini temsil eden temel yapılar olduğunu ifade ederek, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini söyledi. “Bize İnanın, Bize Güvenin” Konuşmasının sonunda Bursa halkına doğrudan seslenen Nalan Usta, “Bize inanın, bize güvenin” sözleriyle destek çağrısında bulundu. Bu mesaj, yeni yönetimin hem iddialı hem de sorumluluk bilinci yüksek bir yaklaşımla göreve başladığını ortaya koydu. Usta ayrıca, kendisini bu göreve layık gören DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’a ve DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskir’e teşekkür ederek parti içi dayanışmaya vurgu yaptı. DSP Osmangazi’de Yeni Yönetim Kadrosu Açıklandı Genel kurulun ardından yalnızca ilçe başkanı değil, yönetim kadrosu da netlik kazandı. Tek aday olarak seçime giren Nalan Usta’nın liderliğinde oluşturulan yeni yönetim kurulu, farklı meslek gruplarından ve toplumsal kesimlerden isimleri bir araya getirdi. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Enes Seskir Tayfun Dinçer Hakan Uslu Emine Yılmaz Berrin Torun Çağlar Karagöz Elif Borçbakan Abdul Burak Güler Elif Uslu Ahmet Aslan Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Zekeriya Seskir Mustafa Seskir Cesur Bayram Abdullah Kurt Erhan Özçerçel Yeni yönetim, DSP’nin Osmangazi’deki örgütlenmesini güçlendirmeyi ve yerel siyasette daha etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Yeni Dönemin Mesajı DSP Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda Nalan Usta liderliğinde başlayan bu yeni dönem, parti içinde yenilenme ve sahada daha görünür olma hedefiyle şekilleniyor. Cumhuriyet değerlerine bağlılık, demokratik katılım ve halkla doğrudan temas, yeni yönetimin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ve en dinamik ilçelerinden birinde, DSP’nin nasıl bir performans sergileyeceği önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.

“Belediyeler Sarayın Değil, Halkın!” Haber

“Belediyeler Sarayın Değil, Halkın!”

Yaka, konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci vizyonunu hatırlatarak başladı. “Bugün, Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanındığı devrimsel kanunun yıldönümü. Bu, Cumhuriyetimizin kadın-erkek eşitliği yolunda attığı en radikal adımdır. Artvin Kılıçkaya’da Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım’ı, ilk kadın muhtar Gül Esin’i ve eşitlik mücadelesine destek veren tüm kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz” dedi. Kadın mücadelesinin CHP için ana omurga olduğunu vurgulayan Yaka, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki 96 yıl önce kazanılan bu haklar, gericiliğin, vesayet zihniyetinin ve kadını siyasetten dışlamaya çalışan anlayışların hedefi olmaya devam ediyor. Belediyeler, iktidarın keyfi kayyum uygulamalarıyla gasp ediliyor, kadın belediye başkanlarımız hedef alınıyor. Halkın iradesi yok sayılarak atanmış kişilerle yönetilmek isteniyor. Bu, Atatürk’ün halkın doğrudan temsil alanı olarak gördüğü yerel yönetim anlayışıyla tamamen çelişiyor.” Yaka, CHP’nin halk iradesinden asla taviz vermeyeceğini yüksek bir sesle duyurdu: “Belediyeler sarayların değil, halkındır! Biz Cumhuriyet Halk Partisi’li belediyeler olarak bunu gururla haykırıyoruz. Kadınları eve hapseden zihniyete inat, yalnızca 2 yıl içinde tam 801 kreş açtık; çocuklarımızın güvenliğini sağlıyor, kadınların iş gücüne katılımını destekliyoruz. ‘Eğitim, hiçbir gencin maddi durumuna kurban edilemez!’ anlayışıyla 77 öğrenci yurdumuzla gençlerimizin yanındayız. 172 Kent Lokantası ile yoksul vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin sofrasındayız. 173 Halk Market, Halk Mandıra ve Halk Ekmek noktalarımızla hem bütçeyi koruyor hem de yerel üreticiyi destekliyoruz. Ve bunu, tutuklu belediye başkanlarımıza rağmen, kayyuma inat, halkın iradesiyle yaptık.” Asuman Yaka, mesajını netleştirdi: “Oya Tekin’in tutuklandığı yerde biz kreş açarız. İktidarın vesayet hayalleri kurduğu her belediyede halkın sofrasını kurarız. Cumhuriyet kadınları olarak halk için çalışmaktan ve eşitliği savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.” Yaka, açıklamasını CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sözleriyle tamamladı: “Eşitlik olmadan tam demokrasi olmaz. Kadınlar siyasetin öznesidir, karar mekanizmalarının eşit ve vazgeçilmez ortağıdır.”

Aydınlanma Vurgusuyla Kritik Ziyaret: Köy Enstitülülerden Özgür Özel’e Net Mesaj Haber

Aydınlanma Vurgusuyla Kritik Ziyaret: Köy Enstitülülerden Özgür Özel’e Net Mesaj

Türkiye’de eğitim, aydınlanma ve Cumhuriyet değerleri etrafında yürüyen tartışmalar derinleşirken, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nden dikkat çeken bir ziyaret ve güçlü bir mesaj geldi. Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya gelerek yalnızca bir davet iletmekle kalmadı; aynı zamanda Türkiye’nin yönüne dair açık bir duruş sergiledi. Genel Başkan Prof. Dr. Ethem Duygulu, Ankara Şube Başkanı Ahmet Tan ve Manisa Şube Başkanı Şevki Öztürk’ün de yer aldığı heyet, Bursa’da düzenlenecek Aydınlanma Onur Ödül Töreni için Özgür Özel’e resmi davetini sundu. Bu yıl ödülün, Türkiye’nin önemli iktisatçılarından Prof. Dr. Bilsay Kuruç’a takdim edilecek olması ise etkinliğin ideolojik ve akademik ağırlığını daha da artırıyor. Sıradan Bir Davet Değil: Aydınlanma Mücadelesine Çağrı Ziyaret, klasik bir nezaket buluşmasının çok ötesinde okunuyor. Dernek temsilcileri, hem Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin 25. yılı hem de Köy Enstitüleri’nin 86. yılı kapsamında düzenlenecek etkinliklerin altını çizerek, bu organizasyonun Türkiye’de giderek aşındığı öne sürülen laik, bilimsel ve kamucu eğitim anlayışına güçlü bir sahip çıkış olduğunu vurguladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyon, yalnızca bir ödül töreni değil; aynı zamanda “aydınlanma çizgisinin hâlâ ayakta olduğu” mesajını verme iddiası taşıyor. “Dik Duruş” Vurgusu: Siyasi Mesaj Net Görüşmenin en dikkat çekici boyutlarından biri ise kullanılan dil ve verilen siyasi mesajlar oldu. Dernek yetkilileri, Özgür Özel’in “siyaseten dik duruşunu” özellikle vurgulayarak, mevcut siyasi iklimde bu tavrın istisnai bir değer taşıdığına işaret etti. Bu ifade, Türkiye’de siyasetin giderek daha fazla eleştiriye maruz kaldığı bir dönemde, açık bir pozisyon alış olarak değerlendiriliyor. Dolaylı değil, doğrudan: Destek verilen çizgi de, eleştirilen zemin de artık daha görünür. Köy Enstitüleri Ruhu Yeniden Sahada mı? Köy Enstitüleri’nin tarihsel mirası, uzun süredir Türkiye’de eğitim ve kalkınma tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Ancak bu ziyaret, o mirasın yalnızca nostaljik bir hatırlatma olmadığını; güncel siyasi ve toplumsal mücadelede aktif bir referans noktası olarak yeniden sahaya sürüldüğünü gösteriyor. Verilen mesaj açık: Aydınlanma, bilim ve halkçı eğitim anlayışı bir seçenek değil, bir zorunluluk olarak görülüyor. Sonuç: Mesaj Yumuşak Değil, Açık ve Keskin Bu ziyaretle birlikte Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği, yalnızca bir etkinlik duyurusu yapmadı; Türkiye’nin geleceğine dair ideolojik bir hat çizdi. Teşekkür mesajının arkasında bile sert bir gerçeklik yatıyor: Bugün Türkiye’de duruşlar test ediliyor, tarafsızlık alanı daralıyor ve herkesin nerede durduğu daha görünür hale geliyor. Ve bu tabloda verilen mesaj net: Aydınlanma çizgisinde duranlar, artık bunu daha yüksek sesle söylemekten geri durmayacak.

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek Haber

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 19 Mart'ın 1. yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan süreci “millet iradesini savunma mücadelesi” olarak nitelendirdi. ↵ İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adil ve demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele verdiğini belirterek, “Bu mücadele; adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği savunmanın ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini korumanın mücadelesidir” dedi. ↵ Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: ↵ “Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. ↵ Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir. ↵ Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur. ↵ Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. ↵ Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır. ↵ Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız. ↵ Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. ↵ Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. ↵ Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. ↵ Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. ↵ 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. ↵ Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. ↵ Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. ↵ İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. ↵ Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız! Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız. Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. ↵ Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız. ↵ Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız! ↵

“Gürsu’nun 100 Yıllık Hafızasına Dokundurtmayız!” Haber

“Gürsu’nun 100 Yıllık Hafızasına Dokundurtmayız!”

Gürsu’da 1930’lu yıllarda inşa edilen ve yaklaşık bir asırdır ilçenin hafızasını, tarihini ve devlet geleneğini temsil eden tarihi belediye binasının yıkılacağına yönelik iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, konuya en sert tepki geçmiş dönem CHP Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya’dan geldi. Kaya, çok ağır ifadeler kullanarak tarihi yapının yıkılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini söyledi. Yaklaşık 100 yıllık geçmişe sahip olan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin farklı dönemlerinde devlet yönetiminde söz sahibi olmuş birçok önemli ismi ağırlayan tarihi belediye binasının, yalnızca bir bina olmadığını vurgulayan Kaya, bu yapının Gürsu’nun geçmişinin, kimliğinin ve hafızasının somut bir sembolü olduğunu belirtti. Cavit Kaya yaptığı açıklamada, tarihi yapının yıkılmasının sadece bir binanın ortadan kaldırılması anlamına gelmeyeceğini, bunun aynı zamanda Gürsu’nun tarihine ve kültürel mirasına vurulacak büyük bir darbe olacağını ifade ederek sert sözlerle şu değerlendirmede bulundu: “1930’lu yıllarda ilçemize kazandırılan bu tarihi yapı, neredeyse bir asırlık geçmişiyle Gürsu’nun hafızasıdır. Cumhuriyet tarihinin farklı dönemlerinde ülkenin yönetiminde söz sahibi olmuş devlet büyükleri bu binada ağırlanmış, önemli kararlar burada konuşulmuş, bu binanın duvarları Cumhuriyet tarihinin tanığı olmuştur. Böylesine değerli bir yapıyı yıkmayı düşünmek, sadece büyük bir yanlış değil; aynı zamanda tarih bilincinden uzak, kültürel mirasa saygısız bir anlayışın göstergesidir.” Kaya, tarihi belediye binasının bugün hâlâ sağlamlığıyla ayakta durduğunu ve yıllardır Gürsu’ya hizmet verdiğini hatırlatarak, bu yapının ortadan kaldırılması yerine korunması gerektiğini vurguladı. “Bu bina sıradan bir yapı değildir” diyen Kaya, sözlerini sert bir dille sürdürdü: “Bugün hâlâ dimdik ayakta duran, sağlamlığıyla hizmet vermeye devam eden bir yapıyı yıkmayı gündeme getirmek akıl alır gibi değildir. Gürsu’nun tarihine sahip çıkmak yerine onu yok etmeye çalışmak kabul edilemez. Bir kentin hafızasını silerek o kente gelecek inşa edemezsiniz.” Gürsu’nun geçmişine sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Kaya, tarihi belediye binasının yıkılması halinde bunun telafisi olmayan bir hata olacağını söyledi. Kaya, tarihi yapının yıkılması yerine ilçenin kültürel kimliğini yaşatacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şu öneriyi dile getirdi: “Bizim dileğimiz ve talebimiz nettir. Bu tarihi yapı yıkılmamalıdır. Tam tersine Gürsu’nun tarihini, kültürünü ve Cumhuriyet dönemindeki gelişimini anlatan bir kent müzesine dönüştürülmelidir. Bu bina Gürsu’nun geçmişini gelecek nesillere aktaracak bir kültür merkezi haline getirilmelidir.” Açıklamasında son derece kararlı bir tavır ortaya koyan Cavit Kaya, tarihi yapının yıkılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Gürsu’nun tarihine sahip çıkmak hepimizin görevidir. Bu bina yalnızca bir yapı değil, ilçemizin yüz yıllık hafızasıdır. Biz bu hafızanın yok edilmesine sessiz kalmayacağız. Açık ve net söylüyorum; tarihi belediye binamızı yıktırmayız, yıktırmayacağız.” Kaya, Gürsu halkını da tarihi mirasa sahip çıkmaya davet ederek, ilçenin kültürel değerlerinin korunması için herkesin ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Laiklikten Taviz, Cumhuriyetten Kopuştur Haber

Laiklikten Taviz, Cumhuriyetten Kopuştur

“Laiklikten Taviz, Cumhuriyetten Kopuştur” Bursa Kestel’de gerçekleştirilen genel kurul toplantısında yeniden yapılanan yönetim kadrosu ve yapılan açıklamalar, yalnızca bir dernek faaliyeti olmanın ötesine geçerek ideolojik ve tarihsel bir manifesto niteliği kazandı. Genel kurulda güven tazeleyen Atatürk Düşünce Derneği Kestel Şubesi Dernek Başkanı Ramazan Kestane, özellikle eğitim sistemi üzerinden yürüyen laiklik tartışmalarına sert ifadelerle müdahil oldu. Kestane, son dönemde okullarda yaşandığı ileri sürülen laiklik karşıtı uygulamaların yalnızca anayasal düzeni değil, dinin kendisini de yıprattığını vurguladı. “Dinin bu denli istismar edilmesi, ayaklar altına alınması ve siyasallaştırılması; insanları inançtan değil, istismardan soğutmaktadır” ifadeleri salonda güçlü bir karşılık buldu. “Cumhuriyet Yoktan Var Edildi” Konuşmasının önemli bölümünü Cumhuriyet’in kuruluş şartlarına ayıran Kestane, tarihsel verilerle Cumhuriyet öncesi tabloyu ortaya koydu. 40 bin köyün 37 bininde okul bulunmadığını, erkeklerin yalnızca yüzde 7’sinin, kadınların ise binde 4’ünün okuryazar olduğunu hatırlattı. Kadınların sosyal ve hukuki statüsünün yok hükmünde olduğunu, seçme-seçilme, miras, boşanma ve çalışma hakkının bulunmadığını belirtti. Sağlık alanındaki yetersizlikleri rakamlarla ortaya koyan Kestane; 12 milyonluk nüfusa karşılık yalnızca 337 doktor bulunduğunu, bebek ölüm oranlarının binde 400’ü aştığını, ortalama yaşam süresinin 40 yıl civarında olduğunu ifade etti. Salgın hastalıkların kırıp geçirdiği bir toplumdan modern bir devlete geçişin tesadüf değil, bilinçli bir devrim iradesinin sonucu olduğunu vurguladı. Emperyalizme ve Saray Rejimine Karşı Devrim Konuşmasında, Osmanlı’dan devralınan ağır dış borç yüküne ve yıkılmış altyapıya dikkat çeken Kestane; demiryollarının, limanların ve madenlerin yabancıların elinde olduğunu, kişi başına düşen gelirin 45 dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde gerçekleştirilen devrimlerin yalnızca siyasal değil; ekonomik, kültürel ve toplumsal bağımsızlığı hedeflediğini vurgulayan Kestane, hilafetin kaldırılması, eğitim birliğinin sağlanması, üniversite reformu ve tekke-zaviye kapatmalarını “cehaletle topyekûn mücadele” olarak tanımladı. “Her fabrika bir kaledir” anlayışıyla kurulan 46 fabrikanın, üretim ekonomisinin temelini attığını belirten Kestane; devletin liyakat, akıl ve bilim temelinde yönetildiği bir dönemde az zamanda büyük işler başarıldığını söyledi. “Kemalist Devlet Anlayışı Terk Edildi” Günümüze ilişkin değerlendirmesinde ise ton daha da sertleşti. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim modelinin aşındırıldığını; sağlık sisteminin ticarileştirildiğini; üretim ekonomisinin terk edilerek ithalata bağımlı bir yapıya geçildiğini dile getirdi. Yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin zedelendiğini savunan Kestane, demografik yapıya ilişkin endişelerini de açık ifadelerle dile getirdi. “Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi olarak yaratıldı. Bugün de aynı bilinçle görevimizin başındayız” diyen Kestane, Kemalizmin “namus sesi”ni yeniden yükseltme iddiasını ortaya koydu. ADD’nin Büyüyen Yapısı Toplantıda paylaşılan verilere göre, Atatürkçü Düşünce Derneği Türkiye genelinde 356 şube, 47 temsilcilik ve 86 bin üyeye ulaşmış durumda. Bu rakamlar, derneğin örgütsel kapasitesinin ve toplumsal tabanının genişlediğini gösteriyor. Genel kurulda yeni üyelere kartları takdim edilirken, divan başkanlığını Osman Fahri Ünal üstlendi. Katiplik görevlerini Doğan Müftüoğlu ve Ufuktan Dede yürüttü. Yeni Yönetim Listesi Açıklandı Yapılan seçim sonucunda Yönetim Kurulu Asil listesi şu isimlerden oluştu: Ramazan Kestane Burhan Gülsevdi Ahmet Genç Ramiz Kara Mediha Emer Gökhan Uyan Emel Nedir Denetleme Kurulu Asil üyeleri ise Ekrem Gürel, Mustafa Rodoplu ve Feyzullah Kılıç olarak belirlendi. Bursa’daki bu genel kurul, yalnızca bir yönetim değişimi değil; Cumhuriyet değerleri etrafında ideolojik bir saflaşmanın da açık beyanı niteliğinde kayda geçti. Dernek yönetimi, önümüzdeki dönemde laiklik, kamusal eğitim ve hukuk devleti başlıklarında daha görünür ve daha yüksek sesli bir mücadele hattı izleyeceklerinin sinyalini verdi.

Evlatlarını Unutmadılar! Haber

Evlatlarını Unutmadılar!

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi, düzenlediği iftar programında gençlik örgütleriyle bir araya gelerek dayanışma ve Cumhuriyet değerleri vurgusu yaptı. Bursa’da gerçekleştirilen buluşmada, Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Atatürkçü Düşünce Topluluğu ile CHP Nilüfer Gençlik Kolları üyeleri aynı sofrada bir araya geldi. Dayanışma Sofrasında Ortak Mesaj: Laik Cumhuriyet ve Umut İftar programı, yalnızca bir akşam yemeği organizasyonu olmanın ötesinde; kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren, ortak değerler etrafında kenetlenmeyi hedefleyen bir buluşma niteliği taşıdı. Dernek yöneticileri ve genç katılımcılar, Türkiye’nin temel nitelikleri arasında yer alan laiklik ilkesinin, demokratik hukuk devleti anlayışının ve Cumhuriyet kazanımlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Programda yapılan konuşmalarda, özellikle gençliğin örgütlü ve bilinçli mücadelesinin toplumsal dönüşümde belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Kadınların kamusal alandaki varlığının ve kararlı duruşunun, genç kuşakların dinamizmiyle birleştiğinde daha güçlü bir toplumsal sinerji ortaya çıktığı ifade edildi. “Gençliğin Enerjisi, Kadınların Kararlılığı” İftar buluşmasında söz alan temsilciler, gençliğin enerjisi ile kadın hareketinin tarihsel birikiminin birleşmesinin, yarının Türkiye’sine dair umudu büyüttüğünü dile getirdi. Katılımcılar, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmanın yalnızca bir söylem değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Toplantıda, toplumsal dayanışmanın artırılması, üniversite gençliği ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Özellikle kadın hakları, laik eğitim ve demokratik katılım başlıklarında ortak çalışma alanlarının genişletilmesi gerektiği vurgulandı. Birlik Mesajı: “Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Aydınlığa” Program sonunda yapılan ortak değerlendirmede, farklı kuşaklardan bireylerin aynı değerler etrafında buluşmasının toplumsal umut açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. Katılımcılar, “Birlikte güçlüyüz, birlikte aydınlığa yürüyoruz” mesajıyla dayanışma kararlılıklarını yineledi. Bursa’da gerçekleşen bu buluşma, kadın hareketi ile gençlik örgütlerinin Cumhuriyet ve laiklik ekseninde ortak bir zeminde buluştuğunu ortaya koyarken; sivil toplum ile gençliğin iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine işaret etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.