Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuklar

Gürsu Haber - Çocuklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HİLMİ ŞANLI: “2026 YAZ KUR’AN KURSLARI, MİLLETİMİZİN MANEVİ GELECEĞİNE YAPILAN EN KIYMETLİ YATIRIMLARDAN BİRİDİR” Haber

HİLMİ ŞANLI: “2026 YAZ KUR’AN KURSLARI, MİLLETİMİZİN MANEVİ GELECEĞİNE YAPILAN EN KIYMETLİ YATIRIMLARDAN BİRİDİR”

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, 6 Temmuz 2026 tarihinde başlayan 2026 Yaz Kur’an Kursları dolayısıyla yayımladığı kapsamlı basın açıklamasında, yaz Kur’an kurslarının yalnızca dini eğitim verilen mekânlar olmadığını, aynı zamanda milli ve manevi değerlerin, ahlaki erdemlerin ve toplumsal birlik ruhunun gelecek nesillere aktarıldığı en önemli eğitim merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Açıklamasına Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” hadis-i şerifiyle başlayan Şanlı, yaz mevsiminin Türkiye'nin dört bir yanında manevi bir iklim oluşturduğunu belirterek, milyonlarca çocuğun Kur’an-ı Kerim öğrenmek için camilere ve Kur’an kurslarına yönelmesinin toplum adına büyük bir umut kaynağı olduğunu ifade etti. "CAMİLERİMİZ ÇOCUKLARIMIZIN SESLERİYLE ŞENLENECEK" Hilmi Şanlı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye'nin dört bir yanında ve yurt dışındaki teşkilatlarda düzenlenen 2026 Yaz Kur’an Kurslarının bugün itibarıyla başladığını belirterek şunları söyledi: "Bir yaz mevsimine daha gönülleri Kur’an’ın nuruyla buluşturacak kutlu bir başlangıcın heyecanıyla giriyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında camilerimizde, Kur’an kurslarımızda ve gençlik merkezlerimizde gerçekleştirilecek Yaz Kur’an Kursları, milyonlarca evladımıza rahmet kapılarını aralayacaktır. Her yaz olduğu gibi bu yaz da minarelerimizin gölgesinde yükselen çocuk sesleri yalnızca camilerimizi değil, milletimizin geleceğini de şenlendirecektir. Çünkü Kur’an’ın öğretildiği her mekân; ahlakın, merhametin, paylaşmanın, kardeşliğin, vatan sevgisinin, milli şuurun ve medeniyet tasavvurunun filizlendiği bir irfan mektebidir." "BUGÜN CAMİYE KOŞAN ÇOCUKLAR, YARININ GÜÇLÜ TÜRKİYE'SİNİ İNŞA EDECEK" Şanlı, yaz tatilinin önemli bir bölümünü Kur’an öğrenmeye ayıran çocukların geleceğin ilim sahibi, ahlaklı ve sorumluluk sahibi bireyleri olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bugün yaz tatilinden fedakârlık ederek Kur’an öğrenmek için camilere koşan yavrularımız, yarının ilim sahibi, vicdan sahibi, milletine ve devletine sadakatle bağlı bireyleri olacaktır. Onların gönüllerine düşen her Kur’an harfi, birlik ve beraberliğimizin, toplumsal huzurumuzun ve güçlü Türkiye idealimizin en sağlam teminatıdır." "DİN GÖREVLİLERİMİZ VE KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİLERİMİZ GÖNÜL MİMARIDIR" Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Yaz Kur’an Kurslarının başarısındaki en büyük payın din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticilerine ait olduğunu belirterek onların özverili çalışmalarına dikkat çekti. Şanlı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu kutlu hizmetin isimsiz kahramanları olan din görevlilerimiz ve Kur’an kursu öğreticilerimiz her türlü zorluğa rağmen büyük bir adanmışlık ruhuyla görev yapmaktadır. Onlar yalnızca Kur’an öğretmiyor; gönül inşa ediyor, karakter yetiştiriyor, milletimizin manevi istikbalini emanet edeceğimiz nesilleri şekillendiriyorlar. Gösterdikleri fedakârlık ve özveri her türlü takdirin üzerindedir." "MANEVİ KALKINMA OLMADAN GÜÇLÜ DEVLET OLMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR" Açıklamasında milli ve manevi eğitimin önemine de dikkat çeken Şanlı, güçlü devlet anlayışının yalnızca ekonomik ve teknolojik gelişmeyle sınırlı olmadığını ifade etti. "Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak inanıyoruz ki güçlü devletlerin temeli sadece ekonomik büyüklükle, teknolojik gelişmişlikle ya da fiziki yatırımlarla atılmaz. Asıl güç; köklerine bağlı, inancını yaşayan, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan sağlam nesillerle mümkündür. Yaz Kur’an Kursları işte bu büyük yürüyüşün en önemli eğitim merkezlerinden biridir. Burada yetişen çocuklarımız hem iyi bir insan hem de iyi bir vatandaş olma bilincini kazanacaktır." AİLELERE VE EĞİTİMCİLERE TEŞEKKÜR Hilmi Şanlı, çocuklarını gönül rahatlığıyla Yaz Kur’an Kurslarına gönderen ailelere de teşekkür ederek şöyle konuştu: "Evlatlarını büyük bir güvenle Kur’an kurslarına emanet eden kıymetli anne ve babalarımıza şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde yurdumuzun dört bir yanında ve gönül coğrafyamızda büyük fedakârlıkla görev yapan bütün din görevlilerimize, Kur’an kursu öğreticilerimize ve Kur’an aşkıyla camilerimizi dolduran yavrularımıza en kalbi teşekkürlerimi ifade ediyorum." "RABBİMİZ NESLİMİZİ KUR’AN'IN REHBERLİĞİNDE YETİŞTİRSİN" Açıklamasını dua ve temennilerle tamamlayan Şanlı, şu ifadeleri kullandı: "Yüce Rabbimizden niyazımız; Kur’an’ın rehberliğinde yetişen nesillerimizi dinine, devletine, milletine ve bütün insanlığa faydalı bireyler eylemesidir. Cenab-ı Hak Kur’an’a hizmet eden bütün hocalarımızın gayretlerini bereketlendirsin. Evlatlarımızı ilim, irfan, hikmet ve güzel ahlak üzere daim eylesin. Kur’an’ın sesi yeryüzünden eksik olmasın. Ezanlarımız ebediyen semalarımızda yankılansın. Al bayrağımız kıyamete kadar hür ve nazlı dalgalansın. Devletimiz payidar, milletimiz bahtiyar olsun." Şanlı, açıklamasının sonunda 2026 Yaz Kur’an Kurslarının başta Türkiye olmak üzere gönül coğrafyasındaki bütün Müslümanlara hayırlar getirmesini temenni ederek, kursların çocukların hem dini hem de ahlaki gelişimlerine önemli katkılar sağlayacağına olan inancını dile getirdi.

Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’ndan Önemli Panel: “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar” Haber

Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’ndan Önemli Panel: “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar”

BURSA – Son yıllarda özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek artan akran zorbalığı vakaları, eğitimcilerden ailelere, hukukçulardan sosyal bilimcilere kadar toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren önemli bir sorun haline gelirken, Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen anlamlı bir panelde konu çok yönlü olarak ele alındı. Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen 7. Kadın Buluşması kapsamında düzenlenen “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar” başlıklı panel, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda akran zorbalığının nedenleri, bireyler üzerindeki psikolojik etkileri, ailelerin ve eğitim kurumlarının sorumlulukları ile mağdurların başvurabileceği hukuki yollar detaylı şekilde değerlendirildi. Etkinliğin ev sahipliğini yapan Zafer Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Işıl Esgin, günümüzde çocuklar ve gençler arasında yaşanan akran zorbalığının yalnızca okul sınırları içerisinde kalan bir problem olmadığını, sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle çok daha geniş bir boyuta ulaştığını belirterek bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekti. Çocukların ve Gençlerin Geleceğini Etkileyen Sorun Panelde yapılan değerlendirmelerde, akran zorbalığının yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığı; psikolojik baskı, dışlama, hakaret, tehdit, sosyal izolasyon ve dijital ortamda gerçekleştirilen siber zorbalık gibi farklı şekillerde ortaya çıkabildiği vurgulandı. Uzmanlar, zorbalığa maruz kalan çocukların özgüven kaybı, akademik başarısızlık, kaygı bozukluğu, depresyon ve sosyal hayattan uzaklaşma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabildiğini ifade ederken, erken müdahalenin ve bilinçli yaklaşımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Hukuki Haklar ve Başvuru Yolları Anlatıldı Programın konuşmacıları arasında yer alan Avukat Elif Kaleli Acar, akran zorbalığı mağdurlarının ve ailelerinin sahip olduğu hukuki haklar konusunda kapsamlı bilgiler verdi. Özellikle okul ortamlarında yaşanan olaylarda idari süreçler, hukuki başvuru mekanizmaları ve mağdur çocukların korunmasına yönelik yasal düzenlemeler hakkında katılımcılar bilgilendirildi. Acar, zorbalık olaylarının çoğu zaman “çocuklar arasında yaşanan sıradan anlaşmazlıklar” olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek, bazı vakaların ciddi psikolojik ve hukuki sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Sosyolojik Boyutu Ele Alındı Panelde konuşan Genel Merkez Eğitim Komisyonu Sorumlusu Prof. Dr. Sibel Taş ise akran zorbalığının yalnızca bireysel davranışlardan kaynaklanan bir problem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Taş, aile yapısı, sosyal çevre, eğitim sistemi, dijital medya kullanımı ve toplumsal değerlerin çocukların davranış biçimleri üzerindeki etkilerine değinerek, sorunun sosyolojik boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Toplumda empati kültürünün güçlendirilmesi, çocukların sağlıklı iletişim becerileri kazanması ve ailelerin bilinçlendirilmesinin akran zorbalığıyla mücadelede kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Kadınların ve Sivil Toplumun Rolü Vurgulandı Programda ayrıca çocukların güvenli bir sosyal çevrede büyümesinde annelerin, kadınların ve sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği role dikkat çekildi. Katılımcılar, ailelerin çocuklarıyla daha güçlü iletişim kurmasının ve okullarla iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemine işaret etti. Toplantının organizasyonunda görev alan Zafer Partisi Nilüfer Kadın Komisyonu ile Bal-Göç Kadın Komisyonu'nun çalışmaları da katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. Işıl Esgin’den Teşekkür Mesajı Etkinlik sonrasında değerlendirmede bulunan Zafer Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Işıl Esgin, toplumun geleceği olan çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda yetişmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, programa katkı sunan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Esgin, “Akran zorbalığı günümüzde ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun birlikte mücadele etmesi gereken önemli bir sosyal sorundur. Bu konuda farkındalık oluşturmak, çocuklarımızın yaşadığı sorunları görünür kılmak ve çözüm yollarını konuşmak büyük önem taşıyor. Programımıza katkı sağlayan Avukat Elif Kaleli Acar’a, Genel Merkez Eğitim Komisyonu Sorumlumuz Prof. Dr. Sibel Taş’a, Nilüfer Kadın Komisyonumuza, Bal-Göç Kadın Komisyonu’na ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. Toplumun her kesimini ilgilendiren akran zorbalığı konusunda gerçekleştirilen panel, katılımcıların soruları ve karşılıklı görüş alışverişleriyle sona ererken, çocukların ruhsal ve sosyal gelişimini tehdit eden bu soruna karşı farkındalığın artırılması gerektiği mesajı öne çıktı.

Bir Asırlık Deneyim, Çocukların Hayalleriyle Buluştu Haber

Bir Asırlık Deneyim, Çocukların Hayalleriyle Buluştu

Ekol Koleji, kuşaklar arasında anlamlı bir köprü kuran ve çocukların hayal dünyalarını zenginleştiren özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Okulun 2/A sınıfı öğrencileri Alya Taşcı ve Neslişah Eser tarafından hazırlanan “Renklerle Dünya Yolculuğu” adlı sergi, 101 yaşındaki Köy Enstitüsü öğretmeni Nurten Ceyhan’ın katılımıyla açıldı. Etkinlik, okulun kurucu başkanı Nebi Taşcı ve genel müdür Türkan Sedef Taşcı’nın Ceyhan’ı okul kapısında karşıladığı anlamlı bir törenle başladı. Geçmişin Birikimi, Geleceğin Çocuklarıyla Buluştu Etkinlikte, Nurten Ceyhan’ın öğrencilerle gerçekleştirdiği söyleşi büyük ilgiyle dinlendi. Ceyhan, deneyimlerini paylaşırken, öğrencilerle birlikte uçurtma yapıp uçurarak etkinliğe renk kattı. Ceyhan, konuşmasında geçmişin birikimini bugünün çocuklarıyla buluşturmanın önemine dikkat çekerken, bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Ekol Koleji kurucusu Nebi Taşcı, çocuklara geçmişten gelen deneyimleri aktarmanın eğitimin bir parçası olduğunu belirterek, Türk Eğitim Vakfı (TEV) bursu önceki dönem başkanı Sayın Mehmet Çalışkan’a katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti. Köy Enstitüsü Eğitiminden Öğrencilere İlham Söyleşisinde, Köy Enstitülerindeki üretim temelli eğitim anlayışını aktaran Nurten Ceyhan, Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının ardından ortaokul üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu ve o döneme ait anılarını öğrencilerle paylaştı. Ceyhan, Köy Enstitüsü ruhunun Ekol Koleji’nde yaşatılmasını büyük bir mutlulukla gözlemlediğini belirterek, okulun doğaya, yeşile ve canlılara verdiği önemin, mutlu çocuklar yetiştirme anlayışıyla birleştiğini vurguladı. “Bu okulda, eğitimin en güzel haline tanıklık ediyorum,” dedi Ceyhan. Ayrıca, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sırrını “üretkenlik, çalışkanlık ve hayata bağlı kalmak” olarak tanımlayan Ceyhan, bu yaklaşımın yaşam boyu öğrenmenin en önemli anahtarı olduğunu söyledi. Sanat ve Yaratıcılıkta Başarı Öğrenciler tarafından hazırlanan sanat eserleri büyük beğeni toplarken, etkinlikte düzenlenen resim yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İlkokul kategorisinde, Deniz Ilgın Sünney birinci, Sıla Yıldız ikinci, Kayra Ege Maltepe ise üçüncü oldu. Ortaokul kategorisinde ise, Helin Evliyaoğlu birinci, Elif Acar ikinci ve Neval Akın üçüncü oldu. Ödül töreninde, dereceye giren öğrencilere madalyalarını Nurten Ceyhan takdim etti. Ayrıca, Buğlem Atıcı’nın büyük beğeni toplayan eseri, Ceyhan’a özel bir hediye olarak kendisi tarafından sunuldu. İlham Veren Bir Gün Etkinliğin sonunda, Nurten Ceyhan öğrencilerine kendi yazdığı “Çılgın Babaanne” adlı kitabını armağan etti. Öğrenciler için bu özel gün, ilham verici ve unutulmaz bir deneyim olarak hafızalarda kaldı. Ekol Koleji, 101 yaşındaki Nurten Ceyhan’ın katılımıyla hayata geçirdiği bu anlamlı etkinlikle, geçmişin bilgi ve deneyimlerini bugünün genç nesline aktararak, eğitimde ne kadar önemli bir role sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Yıldırım’da Trafik ve Güvenlik Tartışması: Ziraat Bankası Yerleşimi Tepki Çekiyor Haber

Yıldırım’da Trafik ve Güvenlik Tartışması: Ziraat Bankası Yerleşimi Tepki Çekiyor

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, Erikli Caddesi üzerinde dört yol ağzında bulunan Ziraat Bankası şubesi ve ATM noktalarının konumu, bölge sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Özellikle bankanın girişinin ve ATM’lerin doğrudan cadde kenarında yer alması, hem trafik akışını olumsuz etkiliyor hem de çevrede yaşayan vatandaşlar açısından güvenlik riskleri oluşturuyor. Bölge halkının aktardığına göre, bankacılık işlemleri için gelen bazı sürücüler araçlarını düzensiz ve gelişigüzel şekilde park ederek cadde üzerinde ciddi bir yoğunluğa yol açıyor. Bu durum, hem araç trafiğinin aksamasına hem de zaman zaman sürücüler ile yayalar arasında tartışmalara varan gerginliklerin yaşanmasına neden oluyor. Özellikle yoğun saatlerde söz konusu noktanın adeta bir karmaşa alanına dönüştüğü ifade ediliyor. Vatandaşlar, yaşanan sorunun yalnızca bireysel duyarsızlıktan kaynaklanmadığını, asıl problemin banka şubesinin ve ATM’lerin konumlandırılma biçimi olduğunu dile getiriyor. ATM’lerin doğrudan ana cadde üzerinde, üstelik yol ağzına yakın bir noktada bulunması; hem yaya hareketliliğini zorlaştırıyor hem de araçların kısa süreli dur-kalk yapmasına neden olarak trafik güvenliğini riske atıyor. Ayrıca, yoğunluk nedeniyle yayaların kaldırımlarda rahat hareket edemediği, bazı durumlarda yola inmek zorunda kaldığı ve bunun da olası kazalara davetiye çıkardığı belirtiliyor. Bu durumun özellikle yaşlılar, çocuklar ve engelli bireyler için daha büyük riskler barındırdığına dikkat çekiliyor. Bölge sakinleri, çözüm olarak ATM’lerin ana cadde yerine daha uygun bir yan sokağa taşınmasını öneriyor. Bu tür bir düzenlemenin hem trafik yoğunluğunu azaltacağı hem de yaya güvenliğini artıracağı ifade ediliyor. Aynı zamanda, banka girişinin de daha kontrollü bir alana yönlendirilmesinin, yaşanan sorunların önemli ölçüde önüne geçebileceği değerlendiriliyor. Yetkililere çağrıda bulunan vatandaşlar, sorunun büyümeden çözüme kavuşturulmasını ve hem trafik düzeni hem de kamu güvenliği açısından gerekli adımların atılmasını talep ediyor.

Bursa’da Anlamlı Dayanışma: Özel Çocuklar İçin Gönüller Bir Oldu Haber

Bursa’da Anlamlı Dayanışma: Özel Çocuklar İçin Gönüller Bir Oldu

Bursa’da 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler, toplumun farklı kesimlerini aynı duyarlılık etrafında buluştururken, özel gereksinimli bireyler için sergilenen dayanışma örnekleri yürekleri ısıttı. Etkinlikte yer alan isimlerden biri olan Esin Akkoyunlu Kaynar, hem sahadaki çalışmaları hem de yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. İYİ Parti Osmangazi Kadın Politikalar Başkanlığı olarak özel gereksinimli çocukların yanında olduklarını vurgulayan Kaynar, bu tür etkinliklerin yalnızca bir günle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret etti. Gün boyunca süren etkinliklerde çocukların yüzlerindeki tebessüm, ailelerin gözlerindeki umut ve katılımcıların sergilediği duyarlılık, farkındalık çalışmalarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Programda gerçekleştirilen aktiviteler, yalnızca eğlenceli anlar sunmakla kalmadı; aynı zamanda toplumun empati refleksini güçlendiren güçlü mesajlar verdi. “Bu sadece bir etkinlik değil, vicdani bir sorumluluktur” Kaynar yaptığı açıklamada, etkinliğin kendileri için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi: “İYİ Parti Osmangazi Kadın Politikalar Başkanlığı olarak, özel gereksinimli evlatlarımızın her zaman yanında olmaya devam ediyoruz. Bugün burada bulunmak, sadece bir programa katılmak değil; onların hayatına dokunabilmek, yalnız olmadıklarını hissettirebilmek adına vicdani bir sorumluluğun gereğidir. Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen herkese, özellikle de her şartta özveriyle çalışan, yalnızca partimiz ve dolayısıyla vatanımız için değil, insanlık adına büyük bir gayret ortaya koyan Osmangazi Kadın Politikalar Ekibi’ndeki kıymetli arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.” Dayanışma ve fedakârlık vurgusu Kaynar’ın sözleri, etkinliğe damga vuran en önemli mesajlardan biri olurken, sahada görev alan ekiplerin özverili çalışmaları da dikkatlerden kaçmadı. Organizasyon sürecinde emeği geçen gönüllüler ve kadın politikalar ekibi, her ayrıntıyı titizlikle planlayarak özel çocuklar için unutulmaz bir gün hazırlanmasına katkı sağladı. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen program, toplumda farkındalık oluşturmanın yanı sıra, birlikte hareket etmenin ve sosyal sorumluluk bilincinin ne kadar güçlü bir etki yaratabileceğini de gözler önüne serdi. Toplumsal mesaj: Empati, anlayış ve süreklilik Etkinlikte verilen en önemli mesajlardan biri ise farkındalığın sürekliliği oldu. Uzmanlar ve katılımcılar, özel gereksinimli bireylerin yalnızca belirli günlerde değil, hayatın her alanında desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bursa’da gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, sadece bir farkındalık etkinliği olarak değil; aynı zamanda toplumun vicdanını harekete geçiren güçlü bir dayanışma örneği olarak hafızalarda yer etti.

Ahıska Türkü'nün rotası: Kader Yolu Haber

Ahıska Türkü'nün rotası: Kader Yolu

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen özel gösterime Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, DATUB Gürsu Temsilcisi Murat Aslan, film senaristleri, oyuncular, sponsorlar ve çok sayıda sinamasever katıldı. 3 ÇOCUKLU BİR ANNENİN FEDAKARLIĞI KONU EDİLDİ 2'nci Dünya Savaşı sırasında 3 çocuklu bir ailenin dramını konu alan senaryoda, ölümcül hastalığı bulunan genç bir annenin, amansız savaşta askerde olan eşini çocuklarının başına getirme çabası beyaz perdeye yansıtıldı. İzleyenlerin duygusal anlar yaşadığı filmde son nefesi ve son kuruşuna kadar parasını harcayan, çocuklarının sahipsiz kalmaması için tüm varlığını ortaya koyan annenin, eşini eve getirmesi ve rahatça son nefesini vermesi ele alındı. AHISKA TÜRKLERİNİN SÜRGÜNÜ VE ACISI DA AKTARILDI Savaşın bittiği anlarda ise yorgun ve bitkin Ahıska halkının trenlere bindirilerek Orta Asya'ya günler süren zorunlu göçleri aktarıldı. 17 bin kişinin hayatını8 kaybettiği ölüm yolundaki acılar, aileler, çocuklar ve yaşadıkları travmalar üzerinden yorumlandı. Tarihe iz bırakmak amacıyla beyaz perdeye yansıtılan bu gerçek yaşanmış hikayenin ise yüzbinlerce hikaye arasından sadece biri olduğu vurgulandı. "AHISKA'NIN KAPILARI ÇOK YAKINDA TÜRKLERE AÇILACAKTIR" Gösterimin sona ermesinin ardından kürsüye çıkan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, emeği geçenlere teşekkür ederken Ahıska Türklerinin halen özvatanlarından ayrı olduklarına ve Türk devletleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında hayatlarını sürdürdüklerine vurgu yaptı. O dönem Ahıskalıların yaşadığı bu acının bugün Suriye, Filistin, Doğu Türkistan'da yaşandığına ve güçlü olanın zulüm ettiği bir dünyanın devam ettiğine dikkat çeken Aslan, birlik ve beraberliğin zorunluluğuna değindi. Böylesi acımasız bir dünyada Türklerin hakimiyetinin yakın olduğuna atıfta bulunan Aslan, anavatan Türkiye'nin her zaman Ahıska Türkleri için özvatan olacağını dile getirirken Ahıska'nın kapılarının da çok yakında açılacağına inandığını belirtti.

GÜRSULU MİNİKLER TEKNE ORUCUYLA İFTAR AÇTI Haber

GÜRSULU MİNİKLER TEKNE ORUCUYLA İFTAR AÇTI

Gürsu Belediyesi, ‘en köklü Türk gelenekleri arasında yer alan ve yarım gün aç kalmayı gerektiren’ tekne orucu tutan Gürsulu çocuklar için iftar programı düzenledi. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın da katıldığı programda oruçlarını hep birlikte açan çocuklar, keyifli anlar yaşadı. Anadolu'nun unutulmaya yüz tutmuş eski ve köklü geleneği olan tekne orucu, çocuklar tarafından her ramazan heyecanla karşılanıyor. Oruç tutma yaşına gelmeyen çocukların yarım gün tuttuğu tekne orucuna bu sene de Gürsulu minikler büyük ilgi gösterdi. Gürsu Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından çocuklara ramazan ayını anlatmak ve oruca alıştırmak hedefiyle Zafer Caddesi’ndeki 'Tekne Orucu İftar Programı'nda minikler doyasıya eğlendi. Hazırlanan oyunları ve ilahileri büyük keyifle izleyen minikler, öğle ezan vaktinin girmesiyle hep birlikte dualar ederek oruçlarını açtı. BAŞKAN IŞIK’TAN ÇOCUKLARA TEBRİK Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da tekne orucu tutan çocukları iftar programında yalnız bırakmadı. Miniklere ve onlara yardımcı olan ailelerine teşekkür eden Başkan Mustafa Işık, küçük yaşlarda alınan eğitimin ve verilen terbiyenin önemine dikkat çekti. Başkan Işık, “Kıymetli anne babalar, şuna asla unutmayın. Çocuklarımız en iyi doktor, en iyi mühendis, en iyi öğretmen olabilir. Ancak onları milli manevi değerlerle bezemezsek bu yapılanların hiçbir anlamı kalmaz. Ayrıca bir çocuk için en iyi vali, emniyet müdürü, öğretmen veya belediye başkanı kendi anne ve babası. Anne babalar olarak çocuklarımızın rol modeliyiz. Bu nedenlere çocuklarımıza çok iyi örnek olmalıyız” dedi.

Babacan: Türkiye’de gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 700’e ulaştı Haber

Babacan: Türkiye’de gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 700’e ulaştı

İftar programı, DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı tarafından Liya Davet’te düzenlendi. Programa Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, DEVA Partisi GMYK Üyesi Yasin Gök, Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanı Öner Şahin ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız ile çok sayıda partili ve davetli katıldı. “Türkiye’nin yarınlarını Bursa’dan başlayarak inşa ediyoruz” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk ise iftar buluşmasının yalnızca bir yemek organizasyonu olmadığını, aynı zamanda siyasi ve toplumsal dayanışmanın da göstergesi olduğunu söyledi. Öztürk, Babacan’ın Bursa ziyaretinin kentte yaşayan birçok kişi için umut olduğunu belirterek, “Bu sofrada Türkiye’nin yarınlarını Bursa’dan başlayarak yeniden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, yüksek vergi yükünün vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü savundu. Bir otomobilin ham değerinin 1 milyon lira olmasına rağmen vergilerle birlikte yaklaşık 2,5 milyon liraya ulaştığını belirten Öztürk, bu tabloyu “ekonomik sistemdeki yanlışlığın göstergesi” olarak nitelendirdi. “Milyonlarca insan harcamadan önce cüzdanına bakıyor” Programda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise Türkiye’de artan hayat pahalılığına dikkat çekti. Babacan, milyonlarca insanın artık her harcamadan önce cebindeki parayı kontrol etmek zorunda kaldığını belirterek ekonomik tablonun toplumun geniş kesimlerini zorladığını söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde OECD verilerine değinen Babacan, Türkiye’nin yüksek enflasyonla mücadele eden ülkelerin başında geldiğini savundu. Son beş yıldaki gıda fiyatlarına dikkat çeken Babacan, “Dünyada son beş yılda gıda enflasyonu ortalama yüzde 40 civarında kaldı. Türkiye’de ise bu oran yüzde 700’e ulaştı. Bunun tek açıklaması kötü yönetimdir” dedi. “Çocuklar yoksulluk riski altında büyüyor” Babacan, ekonomik krizin özellikle çocuklar üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade ederek, ailelerin yalnızca gıda değil kira, enerji, eğitim ve sağlık harcamalarıyla da mücadele ettiğini söyledi. “Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli, hiçbir anne mutfakta çaresiz kalmamalı, hiçbir baba evladına karşı boynu bükük durmamalı” diyen Babacan, ekonomide adalet ve hakkaniyetin sağlanması gerektiğini Gazze ve İran mesajı Babacan konuşmasında dış politikaya da değinerek Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiğini söyledi. Ateşkese rağmen sivillerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini belirten Babacan, uluslararası toplumun daha etkin bir tavır alması gerektiğini ifade etti. İsrail’in ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Babacan, bu müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak, “İran’a karşı başlatılan saldırıları şiddetle kınıyoruz. Ancak İran’ın Körfez’de bazı ülkeleri hedef almasını da doğru bulmuyoruz” dedi. “Önce diplomasi” Türkiye’nin bölgesel krizlerde dengeli bir politika izlemesi gerektiğini belirten Babacan, sorunların çözümünde diplomasi ve uluslararası hukukun temel alınması gerektiğini söyledi. Babacan, “Türkiye gerektiğinde caydırıcı güce sahip olmalı ancak kalıcı barış askeri güçten çok diplomasi, hukuk ve sağduyu ile sağlanır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.