Hava Durumu

#Ciddi

Gürsu Haber - Ciddi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ciddi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bu İlçe Sorunlar Altında Eziliyor, Kimse Görmezden Gelemez” Haber

“Bu İlçe Sorunlar Altında Eziliyor, Kimse Görmezden Gelemez”

Metinbaş açıklamasında, “İnegöl üretimiyle, sanayisiyle ve ticaretiyle Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biridir. Ancak böylesine güçlü bir ekonomik potansiyele sahip bir ilçenin, temel belediyecilik sorunlarıyla boğuşuyor olması kabul edilemez. Bu tablo iyi yönetilmeyen bir kentin fotoğrafıdır” ifadelerini kullandı. “İnegöl’ün Trafiği Artık İçinden Çıkılmaz Hale Geldi” İlçenin en büyük problemlerinden birinin trafik olduğunu vurgulayan Onur Metinbaş, özellikle şehir merkezinde yaşanan yoğunluğun artık günlük hayatı felç ettiğini söyledi. Metinbaş’a göre plansız büyüme, yetersiz otopark alanları ve doğru planlanmayan ulaşım altyapısı İnegöl’ü ciddi bir trafik kriziyle karşı karşıya bırakıyor. Metinbaş şunları söyledi: “Her gün binlerce insan işine, okuluna veya evine ulaşmak için saatler harcıyor. Şehir merkezindeki araç yoğunluğu her geçen gün artıyor ama buna karşılık yeni bir ulaşım vizyonu ortaya konmuyor. Yeni yollar, alternatif güzergâhlar ve modern otopark çözümleri üretilmeden bu sorun çözülemez.” Metinbaş, özellikle sanayi bölgeleri ile şehir merkezi arasındaki ulaşım planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. “Plansız Büyüme İnegöl’ü Nefessiz Bırakıyor” İnegöl’ün hızlı büyüyen bir ilçe olduğunu ancak bu büyümenin doğru planlanmadığını belirten Metinbaş, şehirleşme konusunda ciddi bir vizyon eksikliği bulunduğunu savundu. Yeni yerleşim alanlarının plansız şekilde geliştiğini ifade eden Metinbaş, sosyal donatı alanlarının yetersizliğine dikkat çekti. Metinbaş şu değerlendirmede bulundu: “Yeni konut alanları yapılıyor ancak o bölgelerde yeterli park, yeşil alan, otopark ve sosyal yaşam alanı oluşturulmadan yapılaşmaya izin veriliyor. Bu anlayış şehircilik değil, günü kurtarma politikasıdır.” “Sanayi Güçlü Ama Altyapı Aynı Güçte Değil” Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olarak bilinen İnegöl’de sanayinin büyüklüğüne rağmen altyapı yatırımlarının aynı hızda ilerlemediğini belirten Metinbaş, özellikle organize sanayi bölgeleri çevresinde ciddi eksiklikler olduğunu ifade etti. Metinbaş’a göre sanayi büyürken ulaşım, lojistik ve altyapı yatırımlarının geri kalması hem üretimi hem de yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. “İnegöl Türkiye’ye üretim yapan bir merkezdir. Ancak sanayinin büyüklüğü ile altyapı yatırımları arasında ciddi bir uçurum var. Bu durum sürdürülebilir değildir” dedi. “Çevre Sorunu Göz Ardı Ediliyor” Açıklamasında çevre konusuna da geniş yer ayıran Onur Metinbaş, özellikle hava kirliliği, dere yataklarının korunması ve atık yönetimi konularında daha ciddi politikalar gerektiğini söyledi. Metinbaş’a göre İnegöl’de çevre bilinci oluşturacak uzun vadeli projeler hayata geçirilmeli. “Sanayi kenti olmak çevreyi ihmal etmek anlamına gelmez. Aksine sürdürülebilir bir üretim modeli kurulmalıdır. Çevreyi korumayan bir şehir uzun vadede ekonomisini de kaybeder.” “Gençler İçin Yeni Alanlar Açılmalı” İnegöl’de genç nüfusun yüksek olduğuna dikkat çeken Metinbaş, gençlere yönelik sosyal, kültürel ve sportif alanların yetersiz kaldığını belirtti. Metinbaş, gençlerin potansiyelini ortaya çıkaracak projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençler sadece eğitim değil aynı zamanda sosyal gelişim alanlarına da ihtiyaç duyuyor. Kültür merkezleri, spor tesisleri ve gençlik projeleri artırılmalıdır.” “Ekonomi ve Esnaf Desteklenmeli” İnegöl ekonomisinin önemli bir bölümünü küçük esnaf ve KOBİ’lerin oluşturduğunu belirten Metinbaş, yerel yönetimlerin esnafı destekleyen projeler geliştirmesi gerektiğini söyledi. Metinbaş’a göre özellikle artan maliyetler karşısında esnafın ayakta kalabilmesi için yerel destek mekanizmaları güçlendirilmeli. “İnegöl’ün Geleceği İçin Somut Çözüm Önerileri” DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş açıklamasında yalnızca sorunları dile getirmekle kalmadı, çözüm önerilerini de sıraladı. Metinbaş’a göre İnegöl’ün geleceği için şu adımlar atılmalı: Ulaşım master planı hazırlanmalı Yeni otopark ve alternatif yol projeleri hayata geçirilmeli Yeşil alan ve sosyal donatı yatırımları artırılmalı Sanayi bölgeleri için güçlü altyapı yatırımları yapılmalı Çevre ve sürdürülebilirlik politikaları güçlendirilmeli Gençlere yönelik sosyal ve kültürel projeler geliştirilmelidir. “İnegöl Daha İyisini Hak Ediyor” Açıklamasının sonunda İnegöl’ün çok daha iyi yönetilmeyi hak eden bir ilçe olduğunu vurgulayan Metinbaş, sorunların konuşulmasından kaçılmaması gerektiğini söyledi. Metinbaş sözlerini şöyle tamamladı: “İnegöl güçlü bir ekonomiye, çalışkan insanlara ve büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin doğru planlama ve güçlü bir vizyonla desteklenmesi gerekiyor. Sorunları görmezden gelerek değil, gerçekleri konuşarak ve çözüm üreterek ilerleyebiliriz. İnegöl’ün geleceği için bunu yapmak zorundayız.” Bu açıklama, İnegöl’de uzun süredir konuşulan şehircilik, ulaşım ve çevre sorunlarını yeniden kamuoyunun gündemine taşırken, ilçede önümüzdeki dönemde yerel yönetim politikalarının daha yoğun tartışılacağına işaret ediyor.

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı: Haber

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı:

Türk milletinin evlatları, tarih boyunca söz konusu vatan olduğunda hiçbir tereddüt göstermeden gövdelerini siper etmiş, canlarını ortaya koymuş ve gerektiğinde en ön safta yer alarak destan yazmıştır. Bu milletin mayasında bulunan fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisi; tarihimizin her döneminde olduğu gibi sağlık camiasında da en güçlü şekilde kendisini göstermiştir. Bu asil ve sarsılmaz ruhun en önemli temsilcilerinden biri hiç şüphesiz tıbbiyelilerdir. Bugün 14 Mart Tıp Bayramı’nı anarken, yalnızca bir meslek grubunun gününü değil; aynı zamanda vatan sevgisinin, bağımsızlık iradesinin ve fedakârlığın tarihsel bir sembolünü hatırlıyoruz. “14 Mart, Bir Meslek Gününden Çok Daha Fazlasıdır” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sert ve dikkat çeken ifadeler kullanarak sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu tabloya tepki gösterdi. Karabayır, 14 Mart’ın sıradan bir kutlama günü olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: 1919 yılında İstanbul işgal altındayken, işgal güçlerinin gölgesi altında eğitim gören Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencileri, yani tıbbiyeliler, tarihe geçen bir direnişe imza attılar. İşgalin baskısına rağmen okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı asarak milletin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan ettiler. Bu hareket, sadece bir protesto değil; bağımsızlık meşalesini ateşleyen tarihi bir meydan okumaydı. İşgal kuvvetlerinin tehditlerine rağmen geri adım atmayan tıbbiyeliler, “Bu vatan sahipsiz değildir” diyerek milli mücadelenin öncüleri arasında yer aldı. Karabayır, bu tarihi ruhun bugün de sağlık çalışanlarının damarlarında dolaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tıbbiyelilerin o gün ortaya koyduğu irade, Türk milletinin bağımsızlık karakterinin en güçlü sembollerinden biridir. O bayrak yalnızca iki kule arasına asılmamış; milletin kalbine, hafızasına ve tarihine kazınmıştır.” Cepheden Hastanelere Uzanan Fedakârlık Zinciri Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, sağlık çalışanlarının fedakârlığının sadece tarihin sayfalarında kalmadığını, günümüzde de aynı kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Cephelerde yaralı askerleri tedavi ederken şehit düşen hekimlerden, imkânsızlıklar içinde insanlara şifa dağıtan sağlık emekçilerine kadar uzanan bu büyük fedakârlık hikâyesi, Türk sağlık camiasının karakterini ortaya koymaktadır. Karabayır, özellikle son yıllarda yaşanan büyük krizlerde sağlık çalışanlarının gösterdiği mücadeleye dikkat çekerek şunları söyledi: “Yakın tarihimizde bu fedakârlığın sayısız örneğine şahit olduk. Covid-19 salgını gibi insanlık tarihinin en zor dönemlerinden birinde sağlık çalışanlarımız günlerce evlerine gitmeden görev yaptı. Ardından asrın felaketi olarak nitelendirilen depremde yine ilk koşanlar sağlık emekçileri oldu. Milletimizin nerede bir feryadı yükseldiyse sağlık çalışanları orada vardı.” Sağlık çalışanlarının bu süreçlerde canlarını ortaya koyarak görev yaptığını vurgulayan Karabayır, buna rağmen sağlık camiasının yıllardır görmezden gelinen sorunlarının artık dayanılmaz bir noktaya geldiğini ifade etti. “Alkış Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Sabit Karabayır açıklamasında sağlık çalışanlarının artık söz değil, somut adım beklediğini belirterek şu sert ifadeleri kullandı: “Sağlık çalışanları pandemi döneminde alkışlandı. Depremde kahraman ilan edildi. Ancak alkışlar bittiğinde geriye çözümsüz bırakılan sorunlar kaldı. Bugün sağlık çalışanları kahramanlık payesi değil, emeğinin karşılığını ve hakkını istemektedir.” Karabayır, özellikle ekonomik haklar konusunda sağlık çalışanlarının büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayarak şu talepleri sıraladı: Ekonomik Talepler Sağlık çalışanlarının maaş sisteminin tek kalem ve adil bir yapıya kavuşturulması, Taban ve teşvik ödemelerinin acilen artırılması, Komik seviyelerde kalan nöbet ücretlerinin emeğin gerçek karşılığı olacak şekilde düzenlenmesi, Yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması. Karabayır, mevcut ödeme sisteminin sağlık çalışanlarını ciddi ekonomik sıkıntılar içine ittiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün sağlık çalışanları ağır iş yükü altında görev yaparken aldığı ücretle ay sonunu getirmekte zorlanıyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır. Bu durum sürdürülebilir değildir.” Özlük Haklarında Büyük Sorunlar Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Karabayır, sağlık çalışanlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda özlük hakları açısından da ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu kapsamda acilen çözülmesi gereken başlıca konuları şöyle sıraladı: Sağlık çalışanlarının aşırı iş yükünün azaltılması, Sağlık sistemindeki personel açığını kapatmak için istihdamın artırılması, Özellikle eş durumu tayinlerinin kolaylaştırılması, Üniversite hastanelerinde çalışan sağlık personeline tayin hakkı verilmesi, Aile hekimliği sisteminde uygulanan haksız ve keyfi cezaların kaldırılması, Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı çok daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi, Sağlık yönetiminde ehliyet ve liyakatin esas alınması. Karabayır, özellikle sağlıkta şiddet konusunun artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek şu sözleri kullandı: “Bir ülkede insan hayatını kurtarmaya çalışan sağlık çalışanı şiddet görüyorsa orada ciddi bir sorun vardır. Sağlık çalışanları artık can güvenliği endişesiyle görev yapmak istemiyor.” Sosyal Haklar Artık Lüks Değil Karabayır, sağlık çalışanlarının sosyal haklarının da yıllardır ihmal edildiğini ifade ederek şu talepleri dile getirdi: Her hastaneye kreş açılması, Sağlık çalışanlarının dinlenme alanlarının insani koşullara kavuşturulması, Yemek ve benzeri hizmetlerin kalite ve yeterlilik açısından çalışanları memnun edecek seviyeye çıkarılması. Bu düzenlemelerin artık bir talep değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Karabayır, sağlık çalışanlarının insanüstü şartlarda çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “Mücadeleden Asla Vazgeçmeyeceğiz” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır açıklamasının sonunda mücadele mesajı vererek şunları kaydetti: “Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının, hak ettikleri çalışma hayatına kavuşmalarının ve milletimize daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının tek yoludur. Bu nedenle gerekli adımların atılmasını istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sağlık çalışanları hak ettikleri değeri alana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.” Karabayır, Türk Sağlık-Sen’in sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz Türk Sağlık-Sen olarak yapılması gerekenleri açık ve net şekilde söylüyoruz. Çalışanın yanında duran, hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüren tek ve güvenilir adres olmaya devam edeceğiz.” “Sorunların Çözülmesini İstiyoruz” Karabayır, temennilerinin sağlık çalışanlarının sorunlarla boğuştuğu son Tıp Bayramı’nı yaşamaları olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Dileğimiz; sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuştuğu, emeğin değer gördüğü, adaletli bir çalışma düzeninin kurulduğu günleri görmektir. Sağlık çalışanlarının hak ettiği saygıyı gördüğü bir sistem artık ertelenemez bir zorunluluktur.” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı ve sağlık camiasının hak ettiği değere kavuşması için mücadelenin süreceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.