Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Chp

Gürsu Haber - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Orhan Sarıbal'dan Kılıçdaroğlu'na destek! Haber

CHP'li Orhan Sarıbal'dan Kılıçdaroğlu'na destek!

Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu etrafında şekillenen yeni parti yönetimine karşı eleştirel isimler arasında gösterilen eski genel başkan yardımcısı Sarıbal’ın bu hamlesi, “mesaj mı veriyor?” yorumlarına neden oldu. Kurultay sürecinde PM’ye giremeyerek yedek listede kalan Sarıbal’ın paylaşımı, CHP’de eski yönetim ile yeni yönetim arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun mesajına sahip çıkan Sarıbal’ın, parti içinde “değişim” ekibi olarak anılan Özgür Özel-İmamoğlu çizgisine mesafeli durduğu siyasi kulislerde uzun süredir konuşuluyordu. CHP kulislerinde, Bursa örgütünde de etkili bir isim olan Sarıbal’ın bu çıkışının, önümüzdeki süreçte parti içi muhalefetin yeniden hareketlenebileceğinin işareti olabileceği değerlendiriliyor. Parti tabanında ise paylaşım iki farklı yorum aldı. Bir kesim Sarıbal’ın “partinin hafızasına sahip çıktığını” savunurken, diğer kesim ise bunun mevcut yönetime karşı dolaylı bir mesaj olduğu görüşünde. CHP’de kurultay sonrası birlik görüntüsü verilmeye çalışılsa da, yaşanan gelişmeler parti içindeki krizin tam anlamıyla sona ermediğini gösteriyor. DİĞER İSİMLER ÖZGÜR ÖZEL'E DESTEK VERDİ Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk, Özgür Özel lehine paylaşım yaparak tarafını açıkça ilan ettiler. Kayıhan Pala'nın paylaşımı ise net bir duruş ortaya koymaktan uzak olarak değerlendirildi .

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor Haber

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor

Son dönemde kamuoyuyla paylaşılan ilçe belediyeleri memnuniyet anketleri, Osmangazi Belediyesi özelinde dikkat çekici veriler ortaya koyuyor. Açıklanan rakamlara göre belediyenin memnuniyet oranı %59,7 olarak bildirildi. Yaklaşık 900 bin nüfusu bulunan ilçede bu oran, 530 bini aşkın vatandaşın üretilen hizmetten memnun olduğunu gösteriyor. Uzmanlar ve siyaset analistleri, oransal olarak küçük nüfuslu ilçelerde yüksek memnuniyet oranlarının daha kolay görülebileceğini belirtiyor. Buna karşın, Osmangazi’de yarım milyonu aşkın memnun vatandaş sayısı, sahadaki operasyonel başarının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan belediyeye yönelik eleştiriler de gündemde. Bazı vatandaşlar ve siyasi gözlemciler, Osmangazi Belediyesi’nin özellikle Pınarbaşı Mahallesi’nde, Zindan Kapı Caddesi üzerindeki sebze ve meyve pazarında hayvan satışına ilişkin usulsüz uygulamalarda bulunduğunu iddia ediyor. İddialara göre, ilgili meclis kararı olmaksızın ve belediye bütçesine gelir kaydı yapılmadan bazı kişi ve gruplara pazar alanının kullanımı sağlanıyor. Eleştirilerde, bu tür uygulamaların belediye kaynaklarının hukuka aykırı şekilde kullanılması anlamına geldiği ifade ediliyor. Konuyla ilgili partili kaynaklar, CHP Osmangazi örgütüne düşen görevin, Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanında durmak ve yapılan eksiklikleri gidermek olduğunu vurguluyor. Ancak diğer bir kısım gözlemci ise bu uygulamaların partinin itibarını zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca bazı eleştirmenler, belediyenin yönetiminde geçmiş siyasi aktörlerin etkisinin sürdüğünü ve güç zehirlenmesi yaşandığını öne sürüyor. Anket verileri ve eleştiriler bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo, belediyenin geniş bir nüfusu yönetirken hem başarı hem de dikkat gerektiren alanlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, Osmangazi Belediyesi’nin sahadaki başarısını sürdürmek ve hukuki süreçleri şeffaf şekilde yürütmek durumunda olduğunu belirtiyor.

Süleyman Ayyılmaz’dan Fırtına Gibi İstifa: Nilüfer Belediyesi Yönetimine Ağır Eleştiriler Haber

Süleyman Ayyılmaz’dan Fırtına Gibi İstifa: Nilüfer Belediyesi Yönetimine Ağır Eleştiriler

Nilüfer Belediyesi’nde uzun yıllardır kritik görevler üstlenen Süleyman Ayyılmaz, Nilkoop ve bağlı kuruluşlardaki tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Ayyılmaz, belediye yönetimini ve CHP Nilüfer İlçe Örgütü’nü sert ifadelerle hedef alarak, yıllardır süren “kamucu-toplumcu” misyonun tamamen göz ardı edildiğini iddia etti. Ayyılmaz, açıklamasında şunları söyledi: “Uzun yıllar birlikte yol yürüdüğümüz, Nilüfer tarihinin en başarılı seçim sonuçları ile iş başına gelen belediye yönetiminde, Nilkoop başkanı olarak kamucu, toplumcu ve halkçı bir anlayışı egemen kılmak için büyük çabalar sarf ettim. Ancak süreç içinde örgütle ters düşüldü, hatta zıtlaşmalar başladı. Çabalarımız sistematik olarak değersizleştirildi, itibarımız hedef alındı.” Süleyman Ayyılmaz, belediye yönetiminde yaşanan yapısal değişimlere dikkat çekerek, “Başkanın çevresi tamamen değiştirilmiş, yola çıktıkları vizyon yerine bulduklarına öncelik verilmiş. Kamucu-toplumcu yaklaşım yerine, ‘tüccar’ zihniyeti ve kişisel çıkarlar ön plana çıkmaya başlamış. Artık birlikte yol yürümenin hiçbir imkânı kalmadı” dedi. Ayyılmaz, bu nedenlerle Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği (NİLSADER) üyeliği, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİKOOP) ortaklığı ve yönetim kurulu başkanlıkları ile Nilüfer16 Tarım Gıda ve Peysaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulundaki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Süleyman Ayyılmaz’ın istifası, Nilüfer Belediyesi’nde kamucu ve halkçı çizgi ile ticari ve kişisel çıkar odaklı yönetim anlayışı arasındaki çatışmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Ayyılmaz’ın ifadeleri, belediye yönetiminde sistematik bir değişim ve örgütle açık çatışmanın yaşandığını ortaya koyuyor. Belediye çevresinden konuyla ilgili resmi bir açıklama ise henüz gelmiş değil. Siyasi gözlemciler, Ayyılmaz’ın sert açıklamalarını, CHP Nilüfer İlçe Örgütü ile belediye yönetimi arasındaki derin kırılmanın açık bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre, istifa, yalnızca bireysel bir karar değil, uzun süredir devam eden yönetim krizinin ve partideki kamucu-toplumcu anlayış ile ticari çıkar odaklı uygulamalar arasındaki çatışmanın üst perdeye taşınması anlamına geliyor. Nilüfer’deki bu istifa, yerel yönetimdeki krizin boyutlarını ve partinin belediye vizyonunda yaşanan gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyu, belediye yönetiminin gelecek dönemde nasıl bir rota çizeceğini merakla bekliyor.

CHP Osmangazi’de Üye Katılım Töreni: Yüksel Ceylan ve 500 Yeni Üye CHP’ye Katıldı Haber

CHP Osmangazi’de Üye Katılım Töreni: Yüksel Ceylan ve 500 Yeni Üye CHP’ye Katıldı

Hayatı mücadeleyle geçmiş Yüksel Ceylan, yol arkadaşları ve yüzlerce yeni yol arkadaşının Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılımı, Osmangazi’de düzenlenen coşkulu bir törenle kutlandı. Soğanlı’daki Orkide Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen törende, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, yeni üyelerin rozetlerini takarak partinin büyüyen ailesini simgeledi. Törene Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, belediye meclis üyeleri ve partililer katıldı Tören sırasında konuşan Gürbüz, CHP’nin hedeflerini ve yeni üye katılımının önemini şu sözlerle özetledi: “CHP Genel Merkezi, üye sayılarımızın artırılmasını istiyor. Biz de partimize yararlı olacak, özellikle sivil toplumda deneyimli ve güçlü isimleri aramıza katıyoruz. Bu süreçte ilk daveti geçmişten tanıdığım, iş insanlığı ve siyasi kültürüyle örnek Yüksel Ceylan dostuma yaptım, o da kabul etti.” Gürbüz, ayrıca geçmiş yıllara değinerek, “1990’lı yıllarda ben Kırklarelililer Derneği Başkanıyken, Yüksel Ceylan Karacabeyliler Derneği, Erkan Aydın da Dağ-Der başkanıydı. Bugün bu üçlü CHP çatısı altında buluşuyor” dedi. Yeni üye katılım çalışmaları kapsamında Osmangazi’deki hedeflerin yüksek olduğunu belirten Gürbüz, “Mevcut 13 bin üyemizi, yürüttüğümüz çalışmalarla 25 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Startını pazar günü toplu katılım töreniyle vereceğiz. İnanmış üyelerle büyüme yolundayız” ifadelerini kullandı. Etkinlik, CHP Osmangazi’nin sokakta başlattığı ve vatandaşın ilgisiyle büyüyen üye kazanım sürecinin önemli bir adımı olarak öne çıktı. 2. Yüksel Ceylan’dan CHP’ye Katılım Mesajı: “Tekrar Parlamenter Sisteme Dönmek İçin Herkesi CHP’ye Davet Ediyorum” Karacabeyliler Derneği Onursal Başkanı Yüksel Ceylan, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz’ün davetini kabul ederek partinin toplu üye katılım törenine katıldı. Ceylan, törende yaptığı konuşmada Gürbüz’e teşekkür ederek, CHP’ye katılım sürecinin önemine dikkat çekti: “CHP’ye katılım projesinin mimarı olan Raşit Gürbüz’e teşekkür ediyorum. Benimle birlikte yol yürümek isteyen yüzlerce arkadaşımız da CHP çatısı altında birleşme kararı aldı. Tekrar parlamenter sisteme dönülmesi için, herkesi CHP’ye üye olmaya davet ediyorum.” Ceylan’ın çağrısı, partinin genç ve deneyimli üyelerinin birleşerek Osmangazi’de daha güçlü bir örgüt yapısı oluşturma hedefiyle örtüşüyor. Bu birliktelik, CHP Osmangazi’nin sadece üye sayısını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda parti içi dayanışma ve örgüt kültürünü güçlendirme amacını da ortaya koyuyor.

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti Haber

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti

PAŞADER tarafından gerçekleştirilen olağan kongreye seçim heyecanı kadar siyasi gerilim de damga vurdu. Mevcut Başkan Murat Tunçel, kullanılan oyların 481’ini alarak yeniden başkanlığa seçilirken, kongrede yaşanan “konuşma krizi” salonda tansiyonu yükseltti. Yoğun katılımla gerçekleştirilen kongrede, Bursa siyasetinin önemli isimleri de yer aldı. Protokol konuşmalarında ilk söz hakkı CHP’li temsilcilere verilirken, sırasıyla Erkan Aydın, Şükrü Erdem, Selçuk Türkoğlu ve Mehmet Seskır kürsüye çıkarak konuşmalar yaptı. Ancak kongrede yaşanan bir gelişme, salonda ciddi rahatsızlığa neden oldu. Saadet Heyetine Söz Verilmedi, Tepki Sert Oldu Kongreye kalabalık bir grupla katılan Saadet Partisi heyetine söz hakkı verilmemesi, partililerin sert tepkisine yol açtı. Kongreye katılan isimler arasında Saadet Partisi Genel Merkez Bursa İl Müfettişi Salih Kocatepe ile Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ahmet Vakkas Yıldız da yer aldı. Yaşananlara sert sözlerle tepki gösteren Salih Kocatepe, dernek yönetiminin tavrını “siyasi nezaketsizlik” olarak değerlendirdi. Kocatepe yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Grubu olan bir siyasi partiye söz verilmezken, grubu dahi olmayan siyasi partilere söz verilmiş olması bizleri yok saymaktır. Bu tavır sadece bizleri değil, Bursalıların vicdanını da yaralamıştır.” “Bekledik, Dinledik Ama Yok Sayıldık” Saadet Partisi heyetinin tüm konuşmaları sonuna kadar dinlediğini belirten Kocatepe, kendilerine hiçbir açıklama yapılmadan doğrudan seçim sürecine geçilmesini sert sözlerle eleştirdi. Kocatepe açıklamasının devamında şunları söyledi: “Bizler nezaket göstererek kongreye katıldık. Salondaki tüm siyasi katılımcıları sabırla dinledik. Siyasi partilerin söz alması kadar doğal hiçbir şey yokken, bizim görmezden gelinmemiz kabul edilemez. Hiçbir bilgilendirme yapılmadan adeta ‘zart’ diye seçime geçildi. Bu yaklaşımı hoş karşılamadık ve protesto ederek salonu terk ettik.” Kongrede Siyasi Ayrımcılık İddiası Yaşanan olay sonrası kongre kulislerinde “siyasi ayrımcılık” tartışmaları başladı. Saadet Partisi cephesi, kongrede farklı siyasi partilere söz hakkı tanınırken kendilerinin dışlanmasını “çifte standart” olarak değerlendirirken, bazı katılımcılar da dernek yönetiminin daha kapsayıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti. Öte yandan yeniden başkan seçilen Murat Tunçel’in, kongrede yaşanan bu gerginlikle ilgili nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu oldu. PAŞADER Kongresine Gölge Düştü Her ne kadar kongrenin ana gündemi başkanlık seçimi olsa da, yaşanan protesto ve salonu terk eden Saadet Partisi heyeti, organizasyonun önüne geçti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran olayın ardından, birçok katılımcı sivil toplum kuruluşlarının tüm siyasi görüşlere eşit mesafede olması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Kongre sonunda yeniden güven tazeleyen Murat Tunçel ve yönetiminin önümüzdeki süreçte yaşanan tartışmalarla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceği ise merakla bekleniyor.

Kentte Esnaf Can Çekişiyor! Haber

Kentte Esnaf Can Çekişiyor!

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütü’nün gerçekleştirdiği Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ziyareti, kent ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkarların yaşadığı derin ekonomik sorunların masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya dönüştü. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Ankara Milletvekili ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı kurulunda görev yapan Gamze Taşcıer ile İstanbul Milletvekili Yunus Emre’nin katıldığı ziyaret, Bursa’daki esnaf temsilcilerinin ekonomik darboğaza ilişkin çarpıcı değerlendirmelerine sahne oldu. Heyet, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve oda başkanlarıyla bir araya gelerek esnafın giderek ağırlaşan ekonomik şartlar altında verdiği ayakta kalma mücadelesini dinledi. Toplantıda özellikle küçük esnafın artan maliyetler, yüksek kira giderleri, enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, krediye erişim sorunları ve düşen alım gücü nedeniyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşadığı vurgulandı. Gerçekleştirilen görüşmede Bursa’daki birçok sektörde faaliyet gösteren esnaf temsilcileri, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmaların işletmeler üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını ifade etti. Artan akaryakıt fiyatlarının lojistik maliyetlerini yükselttiği, elektrik ve doğalgaz faturalarının işletmelerin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği, yüksek faiz politikalarının ise esnafın finansmana ulaşmasını neredeyse imkânsız hale getirdiği dile getirildi. Özellikle küçük işletmelerin zincir marketler ve büyük sermaye karşısında korunmasız bırakıldığına dikkat çekilen toplantıda, mahalle esnafının birer birer kepenk kapattığı yönündeki kaygılar öne çıktı. Esnaf temsilcileri, geçmişte aile geçindirebilen ve istihdam sağlayabilen işletmelerin bugün yalnızca ayakta kalabilmek için mücadele verdiğini ifade ederek, ekonomik sistemin üretenden ve emekçiden uzaklaştığını savundu. CHP heyeti ise esnafın yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, üretimi, emeği ve küçük işletmeleri önceleyen bir ekonomik anlayışın zorunlu hale geldiğini ifade etti. Görüşmede, gençlerin artık iş kurmaya cesaret edemediği, sanatkarların mesleklerini sürdürebilmek için ciddi fedakârlıklar yapmak zorunda kaldığı ve ekonomik belirsizliğin toplumun tüm kesimlerine yayıldığı vurgulandı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, esnafın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal anlamda da ciddi bir baskı altında olduğunu belirterek, “Esnafın nefes alabildiği, gençlerin umutla iş kurabildiği, sanatkarın emeğinin karşılığını alabildiği adil bir ekonomik düzen için mücadelemizi sürdürüyoruz” mesajını verdi. Türkiye ekonomisinin temel taşı olan küçük işletmelerin güçlendirilmeden ekonomik kalkınmanın mümkün olmayacağını ifade eden Yeşiltaş, esnafın yaşadığı sorunların siyasi polemiklerin ötesinde milli bir mesele olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Toplantıda ayrıca sosyal güvenlik yükleri, Bağ-Kur primleri, vergi sistemi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele konuları da ele alındı. Oda başkanları, özellikle prim ve vergi yüklerinin küçük esnaf üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, birçok işletmenin yalnızca ayakta kalabilmek adına borçlanmak zorunda kaldığını belirtti. Genç girişimcilerin ise yüksek maliyetler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle yatırım yapmaktan çekindiği ifade edildi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve oda temsilcileri, esnafın yaşadığı sorunların çözümü için siyasi partilerle diyalog içinde olunmasının önemine dikkat çekerken, yerel ekonominin korunmasının toplumsal istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Ziyaret sonunda CHP heyeti, Bursa esnafının taleplerini ve çözüm önerilerini ilgili platformlarda gündeme taşımaya devam edeceklerini belirtirken, nazik ev sahipliği dolayısıyla BESOB yönetimine ve oda başkanlarına teşekkür etti. Gerçekleşen buluşma, yalnızca bir nezaket ziyareti değil; ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde esnafın yaşadığı sorunların doğrudan sahadan dinlendiği önemli bir temas olarak değerlendirildi.

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti! Haber

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti!

Bursa’nın Gürsu ilçesinde 2019 yerel seçimlerinden 2024 sonuçlarına uzanan tablo, siyasette dengelerin sanıldığı kadar kolay değişmediğini, aksine sert gerçeklerle yüzleşildiğini ortaya koyuyor. Rakamlar net, tablo açık: söylem başka, sandık bambaşka bir hikâye yazıyor. 2019: CHP’nin zirvesi ama yetmedi 2019 seçimlerinde Mustafa Işık liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi %62,74 gibi ezici bir oranla 30.499 oy alarak açık ara seçimi kazandı. Buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi adayı Funda Türkcoş Pekiner %32,53 oyla 15.814 seçmenin desteğini aldı. Bu oran CHP adına “başarı” olarak lanse edilse de, aradaki uçurum gerçeği değiştirmedi: Gürsu seçmeni tercihini net biçimde iktidardan yana kullandı. Diğer partiler ise tabelada kaldı. Saadet Partisi %3,49, Demokrat Parti %0,46 ve Vatan Partisi %0,31 seviyesinde kaldı. Bu sonuçlar, ilçede ana rekabetin iki parti arasında geçtiğini, ancak dengenin açık biçimde tek taraflı olduğunu gösterdi. Ahıska seçmeni: Hesap tutmadı Seçim analizlerinde en çok tartışılan başlıklardan biri Ahıska kökenli seçmenin etkisi oldu. İlçede yaklaşık 70.300 seçmenden 52.913’ünün oy kullandığı seçimde, seçmenin yaklaşık %16,8’ini Ahıska kökenlilerin oluşturduğu değerlendiriliyor. Ancak sahada yapılan hesapların sandıkta karşılık bulmadığı açıkça görüldü. Sevinç Muhammed milliyetçi bir partide siyaset yaptığı zamanlarda ilçede karşılığı olan Ahıskalı ismin, bu seçmen grubunun tamamını mobilize edebileceği yönündeki beklenti gerçekçi çıkmadı. Veriler, 2024 de Zafer Partisi Gürsu Belediye Başkan Adayı Sevinç Muhammed bu kitlenin ancak dörtte birine ulaşabildiğini gösteriyor. Bu durum, kimlik temelli siyaset hesaplarının sahada düşündüğü kadar karşılık bulmadığını net biçimde ortaya koydu. 2024: Oylar bölündü, tablo değişmedi 2024 yerel seçimlerinde ise tablo şekil değiştirse de sonuç değişmedi. Yine Mustafa Işık kazandı ancak bu kez oy oranı %43,86’ya geriledi (22.011 oy). Buna rağmen muhalefet cephesinin parçalı yapısı, sonucu değiştirmeye yetmedi. CHP adayı Haşim Öztürk %25,63’te kaldı. Asıl dikkat çeken ise Zafer Partisi adayı Sevinç Muhammed’in %10,97 (5.507 oy) alması oldu. Ancak bu oran bile, Ahıska seçmen üzerinden kurulan büyük siyasi beklentilerin oldukça altında kaldı. CHP’nin 2029 hesabı: Zor bir denklem Kulislerde, CHP’nin 2029 seçimleri için Ahıska kökenli bir aday olarak Sevinç Muhammed ismi üzerinde durduğu konuşuluyor. Ancak mevcut veriler bu stratejinin ciddi riskler barındırdığını gösteriyor. Gürsu gibi sağ seçmenin ağırlıkta olduğu, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi il ve ilçe teşkilatlarında Ahıska kökenli isimlerin de güçlü şekilde yer aldığı bir ilçede, CHP’nin “kimlik üzerinden oy devşirme” planı gerçekçi görünmüyor. Hatta mevcut kemikleşmiş olan %16,32 bandındaki oy potansiyelinin bile korunmasının zor olabileceği değerlendiriliyor. Rozet takma törenlerinde sınırlı katılımlarla verilen mesajların sahada karşılık bulup bulmayacağı ise büyük bir soru işareti. Sevinç Muhammed’in yaklaşık 20 kişilik yeni katılımı duyurması, sembolik bir hamle olarak görülürken, geniş seçmen kitlesine etki etmekten uzak olduğu yorumları yapılıyor. Sert gerçek: Gürsu’da siyaset romantizm kaldırmıyor Ortaya çıkan tabloyu özetlemek gerekirse: Gürsu’da siyaset, söylemle değil sandıkla belirleniyor. Kimlik, aidiyet ya da sosyal medya etkisi tek başına seçim kazandırmıyor. CHP’nin geçmişte Funda Türkcoş Pekiner ile yakaladığı %32,5’lik oran bir “tavan” olarak kalmış durumda. Bu çıtanın üzerine çıkılamadığı gibi, 2024’te ciddi bir gerileme yaşandı. Buna rağmen hâlâ aynı yöntemlerle farklı sonuç beklemek, siyasi gerçeklikten kopmak olarak değerlendiriliyor. Sevinç Muhammed’in rozet takma töreninde dile getirdiği “Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme” söylemi ideolojik bir motivasyon sunsa da, Gürsu seçmeninin önceliklerinin çok daha farklı olduğu açık. Ekonomi, yerel hizmetler ve teşkilat gücü belirleyici olmaya devam ediyor. Hesaplar değil sandık konuşur Gürsu’da rakamlar acımasız bir gerçeği ortaya koyuyor: Matematik yanlış kurulduğunda siyaset de kaybediyor. Ahıska seçmen üzerinden kurulan abartılı beklentiler, parçalı muhalefet yapısı ve sahadan kopuk stratejiler birleşince sonuç değişmiyor. 2029’a giderken herkesin önünde net bir tablo var. Ama bu tabloyu değiştirmek için slogan değil, sahici ve güçlü bir siyasi zemin gerekiyor. Aksi halde Gürsu’da sonuç yine sürpriz olmayacak.

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız! Haber

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız!

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa’da kamuya ait sağlık kurumlarının satışa çıkarılması üzerinden iktidara çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bursa Memleket Hastanesi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet binası, Diş Hastanesi ile Mustafakemalpaşa’daki aktif bir aile sağlığı merkezinin satış listesine alınması kentte büyük tepki topladı. “BU KARARIN SORUMLUSU BELLİ, KİMSE KAÇAMAZ” Öztürk, söz konusu satış kararının ardından AKP Bursa teşkilatından gelen “bu hastaneler satılamaz” yönündeki açıklamaları hedef alarak, “Ortada açık bir kararname var. İmza kime ait? Sayın Erdoğan’a. Buna rağmen çıkıp ‘satılamaz’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmak siyasi akılla da vicdanla da bağdaşmaz” dedi. “SANKİ KARARI ERDOĞAN DEĞİL BAŞKASI ALDI!” İktidar temsilcilerinin tutumunu sert ifadelerle eleştiren Öztürk, “Sanki bu kararı alan Recep Tayyip Erdoğan değil de başka bir ülkenin lideri! Gerçeklikten kopmuş bir siyasi tiyatro izliyoruz. Bursalıların aklıyla alay etmeyi bırakın” diye konuştu. “İNKÂR DEĞİL, CESARET GÖSTERİN” AKP’li siyasetçilere açık çağrıda bulunan Öztürk, “İnkâr etmeyi bırakın. Çıkın ve ‘yanlış yaptık’ deyin. Eğer samimiyseniz, bu kararı düzelteceğinizi söyleyin. Ya da açıkça ifade edin: ‘Biz de bu karara karşıyız.’ Gelin, Bursa’nın sağlık kurumlarını savunmak için birlikte basın açıklaması yapalım” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN SAĞLIĞI SATILIK DEĞİLDİR” Bursa’daki sağlık altyapısının özelleştirme yoluyla zayıflatılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Öztürk, “Bu şehir sanayisiyle olduğu kadar nüfus yoğunluğu ve deprem riskiyle de kritik bir noktada. Böyle bir tabloda hastaneleri satılığa çıkarmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Bursa’nın sağlığı satılık değildir” diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi. Kararın ardından kent genelinde tepkilerin büyüyerek devam etmesi beklenirken, gözler iktidar kanadından gelecek yeni açıklamalara çevrildi.

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!” Haber

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!”

Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Başkanı İlhami Gün, Bursa’nın merkezinde yer alan hastane yerleşkesi ve ek hizmet binası arazisinin özelleştirilme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Bursa’nın en değerli kamu taşınmazlarından birinin satış ve devir süreci başlatıldı. Bu karar, şehirdeki birçok vatandaşı ve kamuoyu yetkililerini derinden sarstı. Vicdanları Kanatan Karar İlhami Gün, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, “Bursa’nın kalbindeki bu topraklar, halkın malıydı! Bu araziler, sağlık hizmetleri için halkın vergileriyle kazanıldı. Şimdi, üç beş kuruşa satılması vicdanları kanatmıştır.” diyerek, yerel halkın bu karar karşısındaki öfkesine katıldığını belirtti. Bursa’nın Geleceği Karar Veriliyor Gün, özelleştirme kararının sadece kısa vadeli bir ekonomik çıkar için alındığını ve şehrin geleceğini yok sayan bir yaklaşım olduğunu savundu. “Bu karar, sadece Bursa’nın değil, tüm Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceği için büyük bir tehdit. Bu arazilerin satılması, sadece ticari kaygılarla yapılan, büyük bir haksızlıktır. Halkın sağlığı için kullanılan bu değerli alanlar, özel sektörün kollarına teslim ediliyor” şeklinde sert ifadeler kullandı. Özelleştirme Kapsamında Yer Alan Taşınmazlar Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, satış ve kiralama gibi yöntemlerle değerlendirilecek taşınmazlar arasında, Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer alıyor. Kamusal Alanların Özelleştirilmesi, Halkın İradesine Darbe İlhami Gün, CHP adına kamuoyunda saygın bir yer edinen bir isim olarak, “Kamusal alanların özelleştirilmesi, halkın iradesine darbe vuruyor. Bir şehir halkının sağlığıyla ilgili her adımda karar alıcıların halkı dikkate alması gerekiyor. Ancak şu anda yapılan bu işlem, halkın çıkarlarını göz ardı eden bir davranış” dedi. Yıldırım İlçesinin Geleceği Tehdit Altında Özellikle Yıldırım ilçesinin sağlık altyapısının da tehdit altında olduğunu belirten Gün, “Bursa’nın büyüyen nüfusu ve artan sağlık hizmetleri ihtiyacı göz önüne alındığında, bu bölgelerdeki kamu taşınmazlarının satılması, büyük bir hata olacaktır. Yıldırım halkı, sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamıyor, bu arazilerin satılmasıyla daha da büyük bir mağduriyet yaşanacak” şeklinde uyarılarda bulundu. “Bu Yanlıştan Dönülmeli” İlhami Gün, açıklamasının sonunda, “Bu karardan bir an önce dönülmeli, bu değerli kamu arazileri halkın hizmetine sunulmalıdır. Bursa’nın geleceği, halkın çıkarlarının korunmasından geçiyor. Bu satışı gerçekleştirenler, halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suç işlemektedir” dedi. Bursa’da büyük bir tepkiyle karşılanan bu kararın, şehrin kamu sağlığı ve sosyal yapısı üzerindeki olumsuz etkileri uzun yıllar sürecek gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.