Hava Durumu

#Can Güvenliği

Gürsu Haber - Can Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Can Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’nın Mudanya ilçesinde kırsal mahallelerde alınan yıkım kararlarına çok sert sözlerle tepki gösterdi. Hacıoğlu, belediyenin Ramazan ayı öncesi, Ramazan süreci ve bayram sonrasını kapsayan dönemde vatandaşlara gönderdiği yıkım tebligatlarının toplumda büyük bir huzursuzluk ve mağduriyet yarattığını belirterek, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyledi. Mudanya Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki yapılaşmaya yönelik yıkım kararlarının bölge halkını ciddi şekilde tedirgin ettiğini ifade eden Hacıoğlu, vatandaşların yıllardır planlama eksikliği nedeniyle mağdur edildiğini, bugün ise aynı vatandaşların “kaçak yapı” suçlamasıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. “Sorunun Kaynağı Vatandaş Değil, Planlama Eksikliğidir” İbrahim Hacıoğlu, yaptığı açıklamada Büyükşehir Yasası sonrası köy statüsünden mahalle statüsüne geçirilen birçok yerleşim alanında uzun yıllardır imar planlarının yapılmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Büyükşehir Yasası ile köyler mahalleye dönüştürüldü. Ancak aradan on yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen birçok bölgede imar planları yapılmadı, ruhsat mekanizmaları işletilmedi. Vatandaş kendi barınma ihtiyacını karşılamak için düşük katlı, müstakil yapılar inşa etti. Bugün ise aynı insanlar ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu durum açıkça planlama eksikliğinin bir sonucudur.” Hacıoğlu, yıllarca herhangi bir yatırım yapılmayan, altyapı ve planlama konusunda adeta unutulmuş bölgelerde yaşayan vatandaşların şimdi yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. “Can Güvenliği Önemli Ama Ruhsat Tek Başına Güvenlik Demek Değil” Mudanya Belediyesi’nin yıkım kararlarını “can güvenliği” gerekçesiyle savunduğuna dikkat çeken Hacıoğlu, güvenlik kavramının yalnızca ruhsat meselesine indirgenemeyeceğini vurguladı. 6 Şubat depremlerini örnek gösteren Hacıoğlu şu ifadeleri kullandı: “Can güvenliği elbette hepimiz için birinci önceliktir. Ancak güvenliği yalnızca ruhsat kavramıyla açıklamak gerçeği eksik anlatmaktır. 6 Şubat depreminde ruhsatlı birçok bina yıkılırken bazı ruhsatsız müstakil yapılar ayakta kaldı. Bu durum bize şunu gösteriyor: Sorunun çözümü körü körüne yıkım değil, etkin denetim ve doğru düzenlemedir.” “Ramazan Ayında Vatandaşa Yıkım Tebligatı Gönderilmesi Vicdani Değildir” Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a da doğrudan çağrıda bulunan Hacıoğlu, özellikle Ramazan ayı gibi toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu bir dönemde vatandaşlara yıkım tebligatları gönderilmesini eleştirdi. Hacıoğlu, “Ramazan ayı öncesinde, Ramazan boyunca ve bayram sonrasında vatandaşların adreslerine yıkım tebligatlarının gönderildiği anlaşılıyor. İnsanların evleriyle ilgili böyle bir tehditle karşı karşıya bırakılması bu mübarek günlerin ruhuna da aykırıdır. Dileriz belediye başkanı kendi bölgesinde yaşayan insanlara bu şekilde buruk ve endişeli bir Ramazan yaşatmaz” dedi. Mudanyalılar Daha Önce de Protesto Etmişti Öte yandan söz konusu yıkım kararlarına karşı tepkilerin daha önce de kamuoyuna yansıdığı biliniyor. Mudanyalı vatandaşlar Bursa’daki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek yıkım kararlarını protesto etmiş ve basın açıklaması yapmıştı. Vatandaşlar, kırsal mahallelerde yaşayan insanların barınma haklarının korunmasını ve soruna kalıcı bir çözüm üretilmesini talep etmişti. “Yıkım Kararı Sorumluluktan Kaçmanın Yoludur” Hacıoğlu, bazı yetkililerin dile getirdiği “yapıyı yapan sorumludur” yaklaşımının da gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek şu sözlerle tepki gösterdi: “‘Yıkım kararı belediyenin değil, yapıyı yapanın kararıdır’ demek sorumluluğu vatandaşa yüklemektir. Peki yıllarca imar planı yapılmayan, ruhsat verilmeyen alanlarda vatandaş nasıl yasal yapı yapacaktı? İnsanları önce plansız bırakıp sonra suçlu ilan etmek adil bir yaklaşım değildir.” Anayasa Mahkemesi Kararı Hatırlatıldı İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 23 Temmuz 2024 tarihli kararına da dikkat çekerek yapı güvenliği konusunda sorumluluğun yalnızca mülk sahibine yüklenemeyeceğini vurguladı. Hacıoğlu, “Anayasa Mahkemesi açık bir şekilde ortaya koymuştur ki yapı güvenliği sadece malikin sorumluluğu değildir. Devlet ve kamu otoritesi de bu sorumluluğu paylaşmak zorundadır. Dolayısıyla çözüm yıkım değil, düzenleme üretmektir” ifadelerini kullandı. “Yapılar Yıkılmasın, Çözüm Üretilsin” Dernek olarak Türkiye genelinde benzer mağduriyetlerin yaşandığını dile getiren Hacıoğlu, TBMM’ye çağrıda bulunarak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmasını istedi. “Bu sorun bireysel değil, ülke genelinde planlama eksikliğinden kaynaklanan yapısal bir sorundur. Kırsal alanlarda az katlı, tarımsal faaliyet ve barınma amaçlı kullanılan yapıların hukuki statüsünün netleştirilmesi gerekiyor. Afete dayanıklı yapıların korunması milli servetin korunmasıdır. Bu nedenle Meclis’te adil ve kapsayıcı bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz.” “Yapı Kayıt Meclise” Çağrısı İbrahim Hacıoğlu açıklamasının sonunda, imar sorunlarının çözümü için yeni bir yapı kayıt düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: “Yıllardır imar planı yapılmayan alanlarda yaşayan vatandaş bugün ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu mağduriyetin çözümü yıkım değil, Meclis’te yapılacak adil bir düzenlemedir. Yapılar yıkılmasın, çözüm üretilsin. Bu nedenle çağrımız nettir:

Hürriyet Pazarı’nda “Facia Geliyorum Diyor” Haber

Hürriyet Pazarı’nda “Facia Geliyorum Diyor”

Bursa’da Hürriyet Pazarı ile ilgili dile getirilen ciddi güvenlik iddiaları kamuoyunda endişe yarattı. Yağışlı havalarda oluşabilecek elektrik kaçağı riskine dikkat çeken açıklamalarda, gerekli önlemlerin alınmaması halinde olası bir facianın yaşanabileceği uyarısı yapılırken, eleştirilerin odağında Osmangazi Belediyesi ve Belediye Başkanı Erkan Aydın yer aldı. “İhmal Devam Ediyor” İddiası Kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerde, pazarda uzun süredir dile getirilen sorunların çözüme kavuşturulmadığı öne sürüldü. Özellikle yağmurlu havalarda oluşabilecek elektrik kaçağı riskinin ciddi bir can güvenliği tehdidi oluşturduğu belirtilerek, ilgisizlik ve duyarsızlık nedeniyle istenmeyen sonuçların yaşanabileceği ifade edildi. Açıklamalarda, olası bir ölümlü olay yaşanması durumunda sorumluluğun kimde olacağı sorusu gündeme getirilirken, yetkililerin derhal harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’de geçmişte yaşanan benzer elektrik kaçağı kaynaklı ölümlü olaylar hatırlatılarak riskin küçümsenmemesi gerektiği dile getirildi. “Öncelik Reklam mı, Can Güvenliği mi?” Tartışması Yapılan değerlendirmelerde belediyenin güvenlik önlemleri konusunda yetersiz kaldığı iddia edilirken, sosyal etkinlik ve tanıtım faaliyetlerinin ön planda tutulduğu eleştirisi yöneltildi. Can güvenliği riskinin bulunduğu bir ortamda gerekli tedbirlerin alınmamasının kabul edilemez olduğu belirtilerek önceliklerin yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yapıldı. Etkinlikler Sürerken Eleştiriler Artıyor Öte yandan Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinliklerini yoğun şekilde sürdürdüğü görülüyor. Belediye duyurularında Şubat ayı boyunca çeşitli programların düzenlendiği belirtilirken, “Birlikte Söylenen Ayrılık Türküleri” temalı etkinlik kapsamında sanatçı Nida Ateş konserinin Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildiği ifade edildi. Ramazan ayı dolayısıyla kent genelinde hazırlanan etkinlik ve mesajlar kamuoyuna duyurulurken, altyapı ve güvenlik iddialarıyla ilgili tartışmaların gölgesinde belediyeden yapılacak olası açıklama merak konusu oldu. Kamuoyunda Endişe Hakim Yerel gündemde geniş yankı uyandıran iddialar sonrası vatandaşlar, özellikle açık alan pazar yerlerinde elektrik ve altyapı denetimlerinin artırılması gerektiğini dile getiriyor. Uzmanlar ise yağışlı havalarda elektrik tesisatının düzenli kontrol edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da büyümesi beklenirken, kamuoyu olası risklere karşı somut adım atılıp atılmayacağını yakından takip ediyor.

Harmancık’ta Yol İsyanı Haber

Harmancık’ta Yol İsyanı

Ahmet Kaya’dan Sert Tepki — “Harmancık’ta Yaşamak Yüz Kızartıcı Bir Suç mu?” Bursa’da Harmancık ile şehir merkezi arasındaki ulaşımı sağlayan Harmancık–Orhaneli yolu, devam eden yol yenileme çalışmaları ve etkili sağanak yağışların ardından adeta balçık tarlasına döndü. Yolun çamurla kaplanması ve trafik güvenliğinin ciddi risk oluşturması üzerine vatandaşlar kilometrelerce uzaklıktaki alternatif güzergâhlara yönelmek zorunda kalırken, bölgedeki mağduriyet kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Harmancık’ta siyaset ve iş dünyasının tanınan isimlerinden Ahmet Kaya da yaşananlara sert sözlerle tepki gösterdi. Yol Balçıkla Kaplandı, Tabelalar Görünmez Hale Geldi Bölgede süren yol yenileme çalışmaları sırasında etkili olan sağanak yağış, altyapısı henüz tamamlanmamış kesimlerde zemini çamura buladı. Araçların ilerlemekte güçlük çektiği yolda, yol kenarındaki trafik tabelalarının dahi çamur sıçraması nedeniyle görünmez hale geldiği gözlendi. Sürücüler, kaygan ve düzensiz zemin nedeniyle kaza riskinin arttığını belirterek, özellikle gece saatlerinde yolun daha da tehlikeli bir hal aldığını ifade etti. Trafik güvenliğinin tehlikeye girdiğini düşünen birçok vatandaş, Harmancık–Orhaneli yolunu kullanmak yerine kilometrelerce daha uzun olan alternatif güzergâhlara yönelmek zorunda kaldı. Bu durum hem zaman kaybına hem de ekonomik maliyet artışına neden oldu. Ahmet Kaya’dan Sert Çıkış Yaşanan tabloya tepki gösteren Ahmet Kaya, Harmancık halkının sahipsiz bırakıldığını savunarak yetkililere çağrıda bulundu. Kaya, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “2026 yılında Bursa gibi büyük bir şehre bağlı bir ilçenin ana ulaşım yolunun bu halde olması kabul edilemez. İnsanlar çamur deryasında araç kullanmak zorunda kalıyor. Bu sadece bir konfor meselesi değil, doğrudan can güvenliği meselesidir.” Kaya, çalışmaların planlama ve denetim eksikliğiyle yürütüldüğünü iddia ederek, yağışlı hava koşulları hesaba katılmadan yapılan uygulamaların vatandaşları mağdur ettiğini söyledi. “Harmancık’ta yaşamak yüz kızartıcı bir suç mu? Neden her yağmurda aynı manzarayı görmek zorundayız? Bu insanlar vergisini ödüyor, bu ülkenin eşit vatandaşları. Hizmet söz konusu olduğunda neden hep en sona bırakılıyoruz?” Vatandaş Tepkili Bölgede yaşayan vatandaşlar da yolun durumuna tepkili. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde işe gidiş-gelişlerde büyük sıkıntı yaşandığını belirten sürücüler, araçlarında maddi hasar oluştuğunu, lastik ve alt takım arızalarının arttığını dile getiriyor. Bazı vatandaşlar ise ambulans ve acil durum araçlarının bu yolu kullanmakta zorlanmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Yetkililere Çağrı Ahmet Kaya, açıklamasının sonunda yetkililere acil önlem çağrısında bulunarak, yol çalışmalarının hızlandırılmasını ve geçici de olsa güvenli bir ulaşım altyapısının sağlanmasını istedi. “Harmancık halkı hizmet bekliyor, mazeret değil. Bu sorunun derhal çözülmesi gerekiyor. İnsan onuruna yakışır bir ulaşım hakkımızı talep ediyoruz.” Yaşanan gelişmeler sonrası gözler, ilgili kurumların atacağı adımlara çevrildi. Harmancık–Orhaneli yolundaki çalışmaların ne zaman tamamlanacağı ve güvenli ulaşımın ne zaman sağlanacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.