Hava Durumu

#Çağrı

Gürsu Haber - Çağrı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çağrı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuklarımızın Boynu Bükük Kalmasına Müsaade Etmeyeceğiz! Haber

Çocuklarımızın Boynu Bükük Kalmasına Müsaade Etmeyeceğiz!

İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanı Hüseyin Bozkurt Kaplan, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığıyla mücadele eden çocukların yaşadığı zorluklara dikkat çekmek amacıyla kamuoyuna kapsamlı bir açıklamada bulundu. Kaplan’ın açıklamaları, yalnızca bir ziyaretin ötesinde, sağlık politikalarına yönelik güçlü bir çağrı ve toplumsal vicdana seslenen önemli bir mesaj niteliği taşıdı. İlçe başkanlığında gerçekleşen buluşmada, DMD hastası Mustafa Eymen Kan’ın ailesi ve destek ekibi ağırlandı. Görüşmede, hastalığın seyri, tedavi süreçlerinde karşılaşılan güçlükler ve ailelerin üstlendiği büyük sorumluluk tüm yönleriyle ele alındı. Başkan Kaplan, bu temasın kendileri açısından son derece öğretici ve aynı zamanda sorumluluk artırıcı bir nitelik taşıdığını ifade etti. DMD: Sessiz İlerleyen Ağır Bir Hastalık Açıklamada, Duchenne Musküler Distrofi (DMD)’nin çocukluk çağında ortaya çıkan ve zamanla kas kaybına yol açarak yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren ilerleyici bir hastalık olduğuna dikkat çekildi. Bu süreçte yalnızca hastaların değil, ailelerin de hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük bir mücadele verdiği vurgulandı. Kaplan, “Bu zorlu hastalıkla mücadele eden evlatlarımızın ve fedakâr ailelerinin her zaman yanındayız. Mustafa Eymen evladımızın yaşadığı süreç, aslında ülkemizde bu alanda acil ve kalıcı çözümlere ne denli ihtiyaç duyulduğunu açıkça ortaya koymaktadır” ifadeleriyle konunun önemine işaret etti. Yetkililere Net Mesaj: Gecikmeye Tahammül Yok Başkan Kaplan, DMD hastası çocukların tedaviye erişiminde yaşanan sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğini belirterek, ilgili kurum ve yetkililere açık bir çağrıda bulundu. Açıklamada; Kalıcı ve sürdürülebilir sağlık politikalarının geliştirilmesi, Tedavi süreçlerinin hızlandırılması ve erişilebilir hale getirilmesi, Ailelerin üzerindeki ağır maddi ve manevi yükün hafifletilmesi gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Bu taleplerin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluğun gereği olduğunun altı çizildi. Mustafa Eymen’e Umut ve Dayanışma Mesajı İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Mustafa Eymen Kan’a acil şifalar dilenirken, ailesine de sabır ve güç temennisinde bulunuldu. Sürecin yalnızca bir ailenin değil, tüm toplumun meselesi olduğu vurgulanarak, dayanışmanın hayati öneme sahip olduğu ifade edildi. Genel Merkez Düzeyinde Temas Öte yandan, İYİ Parti Spor Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Danışmanı Ali Nail Durmuş’un da ilçe başkanlığını ziyaret ettiği bildirildi. Gerçekleşen ziyarette parti çalışmaları, yerel ve ulusal gündem başlıkları ele alınırken, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Başkan Kaplan, nazik ziyaretlerinden dolayı Durmuş’a teşekkür etti. Toplumsal Vicdana Çağrı Açıklamanın sonunda, başta DMD hastası çocuklar olmak üzere özel sağlık ihtiyacı bulunan tüm bireyler için toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiği vurgulandı. Sağlık hakkının temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekilen metinde, kamuoyunun bu konuda daha bilinçli ve destekleyici bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi. Verilen mesaj nettir: Bu mücadele yalnızca hasta çocukların ve ailelerinin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğudur. Dayanışmanın güçlendiği, çözümlerin hız kazandığı bir yaklaşım ise, geleceğe dair umutları büyütecektir.

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır” Haber

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır”

Emekli ve emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekmek amacıyla Bursa’da düzenlenecek basın açıklaması öncesinde önemli bir çağrı yapıldı. Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, tüm emekli ve emekçi kesimleri yarın gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti. Özüpak, organizasyona öncülük eden Mihriban Uğurlu’ya teşekkür ederek, emeklilikte yaşanan sorunların kamuoyuna daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yeni mağduriyetlere dikkat çekildi. “EYT düzenlemesi sonrasında emeklilik hakkı hâlâ tam anlamıyla sağlanmış değildir” diyen Özüpak, birçok çalışanın emeklilik için uzun yıllar daha beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. Bu durumun sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Özüpak, “1 dakika, 1 saat, 1 gün farkla insanlara 17-20 yıl ek süre yüklenmesi kabul edilemez” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Basın açıklamasında, emeklilik sistemindeki adaletsizliklere karşı ortak bir duruş sergilenmesi hedefleniyor. “Mezarda emekliliğe hayır” sloganıyla yapılacak buluşmada, hak kaybı yaşayan vatandaşların sesini duyurması bekleniyor. Özüpak ayrıca, yalnızca kendi hakları için değil, gelecek nesillerin sosyal güvencesi için de mücadele ettiklerini belirterek, tüm emekçileri dayanışmaya çağırdı. “Hakkını arayan, ‘hak ettiğim emekliliği istiyorum’ diyen herkesle Bursa’da buluşacağız” ifadelerini kullandı. Gönül başkanın da katılım sağlayacağı basın açıklamasının, emeklilik sistemiyle ilgili taleplerin kamuoyuna taşınmasında önemli bir adım olması bekleniyor. Yetkililere çağrıda bulunan EMEDFED temsilcileri, emeklilikte yaşanan sorunların kalıcı ve adil çözümlerle giderilmesini talep ederken, Bursa’daki buluşmanın bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını vurguladı.

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı: “Esnaf yalnız değildir” Haber

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı: “Esnaf yalnız değildir”

Gemlik’te saha çalışmaları gerçekleştiren İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek kapsamlı bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman, esnafın artan mali yükler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını belirtti. “Esnaf ağır ekonomik baskı altında” Saha ziyaretlerinde esnafın en çok dile getirdiği sorunların başında yüksek vergi yükü, kredi faizlerindeki artış ve genel maliyet baskısının geldiğini ifade eden Karaduman, “Zaten zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan esnafımız, son dönemde uygulanan politikalarla adeta nefes alamaz hale gelmiştir” dedi. Özellikle kredi kullanmış esnafa sonradan uygulanan faiz güncellemelerinin ciddi mağduriyet yarattığını vurgulayan Karaduman, bu durumun ticari güveni sarstığını ve planlama yapmayı zorlaştırdığını belirtti. Aydınlatma sorunu da gündemde Ekonomik sorunların yanı sıra altyapı eksikliklerine de dikkat çeken Karaduman, birçok mahallede sokak aydınlatmalarının yetersiz olduğunu ifade etti. Bu durumun hem güvenliği riske attığını hem de esnafın iş yapma saatlerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Güvenliğin olmadığı yerde ticaret de huzur da olmaz” dedi. Yetkililere çağrı İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, yetkililere şu başlıklarda çağrıda bulundu: Esnaf üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi Kredi faiz güncellemelerinin geri çekilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi İlçe genelinde aydınlatma sorunlarının acilen çözülmesi Karaduman, “Esnaf bu şehrin bel kemiğidir. Esnaf ayakta kalırsa Gemlik ayakta kalır” ifadelerini kullandı. “Değişim talebi sahada açıkça görülüyor” Açıklamasında siyasi değerlendirmelere de yer veren Karaduman, saha çalışmalarında vatandaşların değişim talebini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Ekonomik koşulların ağırlaştığını belirten vatandaşların mevcut yönetimi yetersiz bulduğunu ifade eden Karaduman, bu talebin sandıkta karşılık bulacağını dile getirdi. “Artık günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışa ihtiyaç var” diyen Karaduman, Türkiye genelinde daha adil ve şeffaf bir yönetim beklentisinin arttığını savundu. “Değişim bir zorunluluk” İYİ Parti olarak bu sürecin sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Karaduman, değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Milletimizin iradesiyle sandıkta başlayacak değişimin güçlü bir parçası olmaya hazırız” dedi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın sorunlarını gündemde tutmaya ve çözüm önerilerini takip etmeye devam edeceklerini vurguladı.

“Sınav Güvenliği mi, Eğitim Emekçisine Eziyet mi?” Haber

“Sınav Güvenliği mi, Eğitim Emekçisine Eziyet mi?”

Eğitim-Sen Bursa İl Başkanı Derviş Erdem’den MEB’e Sert Tepki Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Bursa İl Başkanı Derviş Erdem, 14 Mart 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Kurumları sınavlarında görev yapan eğitim emekçilerinin maruz kaldığı uygulamalara sert tepki gösterdi. Erdem, sınav güvenliği adı altında öğretmen ve eğitim çalışanlarının adeta “potansiyel suçlu” muamelesi gördüğünü belirterek, yaşananları “kabul edilemez bir güvensizlik ve itibarsızlaştırma politikası” olarak nitelendirdi. Erdem, sınav görevlisi olarak okullara giden öğretmenlerin kapılarda polis kontrolünden geçirilerek didik didik arandığını, üzerlerinde bulunan en basit kişisel eşyaların dahi içeri sokulmasına izin verilmediğini ifade etti. “Anahtar, Cüzdan, Saat Bile Yasaklandı” Eğitim-Sen Bursa İl Başkanı Erdem, yaşanan uygulamanın sınav güvenliği ile açıklanamayacak ölçüde abartılı olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “14 Mart 2026 tarihinde yapılan Açık Öğretim Kurumları sınavlarında görevli olan eğitim emekçisi arkadaşlarımız, görevli oldukları sınav merkezlerine gittiklerinde kapılarda polis kontrolü ile karşılaşmıştır. Arkadaşlarımız adeta suçluymuş gibi didik didik aranmış, üzerlerinde bulunan saat, cüzdan, boncuklu bileklik, anahtar, anahtarlık, çakmak, bozuk para gibi en basit kişisel eşyalarını dahi dışarıda bırakmaları istenmiştir.” Erdem, teknolojik cihazlara yönelik güvenlik tedbirlerinin anlaşılabilir olduğunu belirterek cep telefonu, akıllı saat ve benzeri elektronik cihazların sınav güvenliği kapsamında yasaklanmasının makul karşılanabileceğini söyledi. Ancak anahtar, cüzdan veya bozuk para gibi gündelik eşyaların yasaklanmasının hiçbir mantıklı açıklamasının bulunmadığını vurguladı. “Bu Uygulama Güvenlik Değil, Açıkça Güvensizliktir” Erdem, öğretmenlere yönelik bu yaklaşımın sadece bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda eğitim emekçilerine duyulan güvensizliğin açık bir göstergesi olduğunu ifade ederek sert ifadeler kullandı. “Sınav güvenliği elbette bizim için de önemlidir. Ancak anahtarın, cüzdanın ya da bozuk paranın sınav güvenliğini tehdit eden bir unsur gibi gösterilmesi kabul edilemez. Bu yaklaşım, eğitim emekçisine güvenmeyen, onu potansiyel suçlu gibi gören bir anlayışın ürünüdür.” Erdem’e göre bu uygulama, son yıllarda öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının mesleki saygınlığını aşındıran politikaların yeni bir örneğidir. “Eğitim Emekçisinin İtibarı Sistemli Biçimde Zedeleniyor” Derviş Erdem açıklamasında özellikle eğitim çalışanlarının kamusal alandaki itibarının giderek zayıflatıldığına dikkat çekti. Erdem’e göre: Öğretmenler sürekli denetim ve güvensizlik politikalarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Eğitim emekçileri bürokratik baskı ve gereksiz uygulamalarla yıldırılıyor. Mesleğin saygınlığı giderek aşındırılıyor. Erdem, bu durumun sadece öğretmenleri değil, doğrudan eğitim sistemini de olumsuz etkilediğini vurguladı. “Mesleğimizi her geçen gün itibarsızlaştıran bu anlayıştan vazgeçilmelidir. Öğretmenleri sürekli kontrol edilmesi gereken kişiler gibi görmek, eğitim sistemine yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.” “Sınav Görevlisi Bulamayacaksınız” Erdem, mevcut uygulamaların devam etmesi halinde sınav organizasyonlarının ciddi bir insan kaynağı krizi yaşayabileceğini de belirtti. Sınav görevi için gönüllü olan öğretmenlerin bu tür uygulamalar nedeniyle görev almak istemeyebileceğini ifade eden Erdem şu uyarıyı yaptı: “Sınav görevi için gelen arkadaşımız anahtarını, cüzdanını, kişisel eşyalarını nereye bırakacak? Okul girişinde emanete bırakabileceği bir sistem yok. Bu şartlar altında öğretmenlerden fedakârlık beklemek gerçekçi değildir. Bu şekilde devam ederseniz çok yakında sınavlarda görev alacak personel bulamayacaksın… Eğitim-Sen’den MEB’e Çağrı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Bursa İl Başkanı Derviş Erdem, açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunarak sınav güvenliği uygulamalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Erdem, sınav güvenliği ile eğitim emekçilerinin onurunun karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini belirterek şu mesajı verdi: “Güvenliği sağlamak elbette önemlidir. Ancak güvenliği sağlama adı altında eğitim emekçisini aşağılayan, onu küçük düşüren uygulamalar kabul edilemez. Eğitim emekçisine saygı duyulmayan bir yerde sağlıklı bir eğitim sisteminden söz etmek mümkün değildir.” Eğitim-Sen, yaşanan uygulamanın takipçisi olacaklarını ve eğitim emekçilerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini duyurdu.

“Sansür Yerelde de Sansürdür” Haber

“Sansür Yerelde de Sansürdür”

İYİ Parti Gemlik’ten Yerel Medyaya Sert Tepki. İlçe Başkanı Orhan Karaduman yaşananları sert bir dille protesto ederek; “Sansürü Meşrulaştıranlar Bilmelidir: Ne Sözümüzden Vazgeçeriz Ne Mücadelemizden” Bugün 66 Nolu Gemlik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından gerçekleştirilen ve destek verdiğimiz basın açıklamasında; Manşet Haber, Gemlik Gündem Haber ve Kios TV isimli yerel medya kuruluşlarının, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak yaptığımız konuşmayı bilinçli şekilde keserek kamuoyuna eksik ve taraflı servis etmeleri açık bir sansürdür, açık bir manipülasyondur. Bu tavır gazetecilik değildir. Bu tavır, gerçeği saklama çabasıdır. Bu tavır, halkın haber alma hakkına yapılmış açık bir saygısızlıktır. Basın; demokrasinin omurgasıdır. Ancak bugün sergilenen yaklaşım, basın özgürlüğü değil, basın gücünü kullanarak gerçekleri eğip bükme girişimidir. Kamuoyunun önünde yapılan bir konuşmayı kesmek, saklamak ve budamak; gazetecilik değil, sansürün ta kendisidir. Buradan Açıkça İlan Ediyoruz İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nı yok saymaya çalışanlar şunu iyi bilmelidir: Ne sözümüzü kesebilirsiniz ne de irademizi gölgeleyebilirsiniz. Hiç kimsenin, hiçbir yapının ve hiçbir anlayışın buna gücü yetmeyecektir. Açık Sorularımız Var Bu taraflı yayıncılığın arkasındaki motivasyon nedir? Tarafsızlık ilkesini hiçe sayarak kimlerin sözcülüğüne soyunuyorsunuz? Gerçeği saklayarak kimi memnun etmeye çalışıyorsunuz? Cemiyete Açık Çağrı Üyesi oldukları Gemlik Gazeteciler Cemiyeti’ni derhal kamuoyu önünde tavır almaya davet ediyoruz. Ya ilkeli ve tarafsız gazeteciliğin onuruna sahip çıkın ya da bu ilkeyi sadece tabelada taşıdığınızı açıkça ilan edin. Sessizlik, bu sansürü onaylamak anlamına gelecektir. “Biz Susmayacağız” Hiç kimse unutmasın: İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nın sesini kısmaya çalışanlar, karşılarında her zaman daha güçlü bir irade bulacaktır. Biz Gemlik’in hakkını savunmaktan asla geri adım atmayacağız. Haksızlığın karşısında durmaya, gerçeği söylemeye ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz. Çünkü biz siyaset yapmıyoruz sadece; Gemlik’in hakkını, emeğini ve iradesini savunuyoruz. Açık Uyarı Demokrasiye, basın özgürlüğüne ve halkın doğru haber alma hakkına gölge düşüren bu tavrı en sert şekilde kınıyoruz. Gerçekleri karartmaya çalışan herkes bilsin ki; gerçek er ya da geç ortaya çıkar ve o gün geldiğinde bu tavrın hesabı hem vicdanlarda hem kamuoyu nezdinde sorulur.” ifadelerini kullandı.

DEVA’dan Büyükşehir’e çağrı: “22 tonluk Boeing 747 Bursa için büyük fırsat” Haber

DEVA’dan Büyükşehir’e çağrı: “22 tonluk Boeing 747 Bursa için büyük fırsat”

2017 yılında İstanbul’dan Bursa’ya getirilen ve Nilüfer ilçesinde uçak kafe olarak değerlendirilmesi planlanan toplam 22 ton ağırlığındaki hurda Boeing 747, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin istifasının ardından proje iptal edilince kamu envanterinden çıkarıldı. Belediyenin projeden vazgeçmesi sonrası söz konusu uçak yalnızca 80 bin TL bedelle satıldı. Tekrar birleştirilebilecek şekilde 7 parçaya ayrılan dev gövde, TIR’larla Nilüfer’de bir işletmeye taşındı. Uygun Arazi Bulunamayınca Proje Askıda Kaldı Uçağı satın alan vatandaşın, projeyi kafe-restoran konseptine dönüştürmek için uzun süre uygun arazi aradığı ancak özellikle Uludağ yolu başta olmak üzere projeye uygun lokasyon bulunamaması nedeniyle yatırımın hayata geçirilemediği öğrenildi. Gerek imar süreçleri gerekse yer tahsisi konusundaki belirsizlikler nedeniyle proje ilerleyemeyince uçak yeniden satışa çıkarıldı. “Bursa İçin Atıl Bir Değer Olmamalı” Tayfun Öztürk yaptığı değerlendirmede, söz konusu uçağın kaderine terk edilmesinin Bursa açısından önemli bir fırsat kaybı olacağını belirterek şu uyarılarda bulundu: Bu ölçekte sıra dışı projelerin şehir markalaşmasına katkı sağladığını, Tematik mekânların turizm çeşitliliğini artırdığını, Kent ekonomisine yeni ticari alanlar kazandırdığını vurguladı. Öztürk, “Bu tesis Bursa’ya mutlaka kazandırılmalıdır. Sadece bir kafe değil, aynı zamanda şehrin cazibe merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahiptir” ifadelerini kullandı. Turizm ve Ticaret İçin Stratejik Potansiyel Uzmanlara göre dünyada benzer uçak kafe ve tematik restoran projeleri özellikle şehir turizmine ciddi katkı sağlıyor. Bursa gibi hem sanayi hem turizm kimliği taşıyan bir kentte bu tür projelerin: Yerli ve yabancı turist sayısını artırabileceği, Sosyal yaşam alanlarını çeşitlendirebileceği, Yeni istihdam oluşturabileceği değerlendiriliyor. Yetkililere Açık Çağrı DEVA adına yapılan açıklamada, yerel yönetimlerin ve yatırımcıların ortak bir çözüm üretmesi gerektiği vurgulanarak şu çağrı yapıldı: “Bu proje yeniden ele alınmalı, uygun arazi tahsisi ve planlama desteği sağlanarak Bursa’nın turizm vizyonuna kazandırılmalıdır.”

Orhan Karaduman’dan Gemlik’teki STK’lara Sert Eleştiri: “Sivil Toplum Susarsa Şehir Kaybeder” Haber

Orhan Karaduman’dan Gemlik’teki STK’lara Sert Eleştiri: “Sivil Toplum Susarsa Şehir Kaybeder”

Gemlik’te faaliyet gösteren yaklaşık 200’e yakın sivil toplum kuruluşu, dernek, federasyon, hemşehri ve taraftar dernekleri ile yardım kuruluşlarının yerel sorunlar karşısındaki tutumu tartışma konusu oldu. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, yaptığı kapsamlı açıklamada ilçedeki sivil toplum yapılarının büyük bölümünün temel belediye ve altyapı sorunları karşısında sessiz kaldığını belirterek sert ifadeler kullandı. Karaduman, sivil toplumun bir şehrin vicdanı ve denetim mekanizması olduğunu vurgulayarak, Gemlik’te vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunların yeterince gündeme taşınmadığını söyledi. “Gemlik’te Temel Sorunlar Büyüyor” Açıklamasında sahadan gelen yoğun şikâyetlere dikkat çeken Karaduman, ilçede uzun süredir çözüm bekleyen kronik sorunları şöyle sıraladı: Bozuk ve çökmüş yollar İmara ve şehir estetiğine aykırı uygulamalar Kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesi Yağmur sonrası oluşan su birikintileri ve çamur sorunu Altyapı eksiklikleri Karaduman, bu başlıkların siyasi polemik konusu değil, doğrudan vatandaşın günlük hayatını etkileyen temel belediyecilik meseleleri olduğuna işaret ederek, “Bu sorunlar karşısında güçlü ve organize bir sivil toplum refleksi göremiyoruz” dedi. “Sivil Toplumun Asli Görevi Çözüm İçin Harekete Geçirmektir” Sivil toplum kuruluşlarının temel sorumluluğunun vatandaşın sorunlarını tespit etmek, raporlamak ve kamuoyu oluşturarak ilgili kurumları çözüm üretmeye sevk etmek olduğunu ifade eden Karaduman, Gemlik’te bu mekanizmanın yeterince işletilmediğini savundu. “Sivil toplum; bir şehrin vicdanıdır, halkın sesidir ve yerel yönetimlere yol gösterir. Eğer bu yapı susarsa şehir kaybeder” diyen Karaduman, STK’ların tarafsızlığını korumasının da büyük önem taşıdığını vurguladı. Gemlik Kent Konseyi’ne Yönelik Eleştiriler Karaduman’ın açıklamasında en dikkat çekici bölüm ise Gemlik Kent Konseyi’ne yönelik değerlendirmeler oldu. Kent Konseyi’nin siyasi bir yapı olmadığını, halk ile belediye arasında köprü görevi gören ve STK’ların üst çatısı niteliğinde bir mekanizma olduğunu hatırlatan Karaduman, şu ifadeleri kullandı: “Ancak sahadan, Kent Konseyi’nin zaman zaman oda seçimlerinde veya bazı dernek seçimlerinde yönlendirici tavırlar içinde bulunduğuna dair ciddi gözlemler alıyoruz. Bu durum kabul edilemez.” Kent Konseyi’nin görev alanının yerel sorunlar ve şehir düzeni olduğunu belirten Karaduman, “Görev siyaset yapmak değil; Gemlik’in kaldırımlarını, yollarını, altyapısını, çevresini konuşmak ve çözüm üretmektir” dedi. Açık Çağrı: “Gerçek Gündeme Dönün” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak açık bir çağrıda bulunduklarını belirten Karaduman, ilçede faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarını şehrin gerçek gündemine dönmeye davet etti. “Vatandaşın günlük hayatını etkileyen sorunlarda daha cesur, daha aktif ve daha görünür olunmalıdır” diyen Karaduman, siyasetin gölgesinde kalan değil, halkın yanında duran bir sivil toplum anlayışına ihtiyaç olduğunu söyledi. “Gemlik’in İhtiyacı Güçlü ve Tarafsız Bir Sivil Toplum” Karaduman açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Sivil toplum susarsa şehir kaybeder. Sivil toplum tarafsızlığını yitirirse güven kaybeder. Gemlik’in ihtiyacı; siyasetin gölgesinde kalan değil, halkın yanında duran güçlü bir sivil toplumdur.” Gemlik’teki sivil toplum dinamikleri ve yerel yönetim ilişkileri üzerine yeni bir tartışma başlatan bu açıklamanın, önümüzdeki günlerde kamuoyunda geniş yankı bulması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.