Hava Durumu

#Büyüme

Gürsu Haber - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KIRCAALİSİAD, uluslararası iş dünyasıyla buluştu Haber

KIRCAALİSİAD, uluslararası iş dünyasıyla buluştu

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), bölgesel ve uluslararası ölçekte güçlü bağlantılar kurmaya ve iş dünyasına değer katan projelerde aktif rol almaya devam ediyor. KIRCAALİSİAD, Bulgar-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (BULTİŞAD) tarafından düzenlenen 4. Burgaz İş Forumu kapsamında gerçekleştirilen networking akşam yemeği ve forum etkinliklerine yoğun katılım sağladı. “Büyüme Odaklı Bağlantılar: Bulgaristan – Türkiye – Romanya” temasıyla Burgaz Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum, üç ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslara sahne oldu. Bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi, yatırım ve iş birliği fırsatlarının artırılması ve yeni ortaklıkların teşvik edilmesi hedefiyle gerçekleştirilen organizasyon, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Forum kapsamında düzenlenen networking akşam yemeğinde KIRCAALİSİAD heyeti; T.C. Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, DEİK Türkiye–Bulgaristan İş Konseyi Başkanı ve BULTİŞAD Kurucu Başkanı Fikret İnce ile BULTİŞAD Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Nemutlu başta olmak üzere birçok önemli isimle bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik, ticari ve sosyal iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik karşılıklı fikir alışverişlerinde bulunulurken, önümüzdeki döneme ilişkin potansiyel iş birlikleri de değerlendirildi. Güçlü katılım ve aktif temaslar KIRCAALİSİAD heyeti foruma; Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Süleyman İnan ve Ferdi Yılmaz, Genel Sekreter Gökhan Vatansever, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Mümin Şen, Dr. Eray Gürsoy, Mümin Dönmez, Şenol Açıkgöz, Hülya Çiçekçi ile birlikte üyeler Erhan Pehlivan, Hazel Eren, Hasan Tunalı ve Necdet Hamzaoğlunun katılımıyla güçlü bir şekilde temsil edildi. Forum kapsamında gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri ve networking buluşmaları sayesinde, KIRCAALİSİAD üyeleri kendi sektörlerine yönelik yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu. Bölgesel ekonomi ve gelecek vizyonu masaya yatırıldı Forumun açılışında Burgaz Belediye Başkanı Dimitar Nikolov, T.C. Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, DEİK Türkiye–Bulgaristan İş Konseyi Başkanı Fikret İnce, BULTİŞAD Başkanı Burhan Nemutlu ve Bulgaristan–Romanya Ticaret Odası Başkanı Av. Victor Gugushev yer aldı. Etkinlikte; sınır ötesi iş birliği ve büyüme araçları, sanayinin değer zincirleri ve bölgesel üretim ağları ile yapay zekâ ve yeşil dönüşümün iş dünyasına etkileri gibi güncel ve stratejik konular kapsamlı şekilde ele alındı. Forum, içerdiği vizyoner başlıklar ve yüksek katılımlı oturumlarıyla dikkat çekti. “Birlikte büyüme” vurgusu KIRCAALİSİAD heyeti, forumun bölgesel iş birliklerinin güçlendirilmesi adına önemli bir platform sunduğunu vurgulayarak, kurulan temasların önümüzdeki dönemde somut projelere dönüşeceğine olan inançlarını dile getirdi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında geliştirilecek çok taraflı iş birliklerinin hem bölgesel kalkınmaya hem de uluslararası ticaretin derinleşmesine katkı sağlayacağı ifade edilirken, KIRCAALİSİAD’ın bu süreçte aktif rol almaya devam edeceği belirtildi.

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!” Haber

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!”

İl Divan Toplantısında Ekonomi, Şehirleşme ve Sosyal Yapı Masaya Yatırıldı Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın Mart Ayı İl Divan Toplantısı, kentin geleceğine dair çarpıcı tespitler ve sert eleştirilerle gündeme damga vurdu. İl Başkanı Hamza Gürsel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Selim Sait Terzioğlu ve İl Müfettişi Salih Kocatepe katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalar ve sunumlar, Bursa’nın içinde bulunduğu gidişata ilişkin kapsamlı bir analiz ortaya koydu. “Plansız Büyüme Bursa’yı Nefessiz Bırakıyor” İl Başkanı Hamza Gürsel, konuşmasında Bursa’nın hızla büyüyen ancak aynı oranda planlanamayan bir şehir haline geldiğini vurguladı. Gürsel’e göre; sanayi, nüfus artışı ve göç baskısı, kentin altyapısını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi şekilde düşürüyor. “Bursa büyüyor ama sağlıklı büyümüyor. Plansızlık, sadece betonlaşmayı değil; trafik, çevre ve sosyal sorunları da beraberinde getiriyor” diyen Gürsel, özellikle tarım alanlarının kontrolsüz şekilde yapılaşmaya açılmasının geri dönülmez sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Ekonomik Baskı: “Vatandaş Geçinemiyor” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise ekonomik tablo oldu. Bursa’da hem sanayici hem de dar gelirli vatandaşın ciddi bir darboğazda olduğu ifade edildi. Milletvekili Mehmet Atmaca, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşe işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Bursa üretimin kalbi ama üretici ayakta kalmakta zorlanıyor. İşçi geçinemiyor, esnaf ayakta duramıyor. Bu tablo sürdürülebilir değil.” Şehirleşme ve İmar Eleştirisi: “Betonlaşma Öncelik Oldu” Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Bursa’daki imar politikaları da sert şekilde eleştirildi. Kentin doğal yapısının ve yeşil alanlarının hızla yok edildiği vurgulanırken, plansız yapılaşmanın uzun vadede büyük riskler taşıdığı ifade edildi. Selim Sait Terzioğlu, şehirleşme politikalarının insan odaklı olmaktan uzaklaştığını belirterek: “Bursa artık nefes almakta zorlanan bir şehir haline geliyor. Yeşil Bursa söylemi, yerini beton Bursa gerçeğine bırakıyor” dedi. İlçe Raporları: Sorunlar Sahadan Taşındı Toplantının önemli bölümlerinden birini de ilçe başkanlarının sunduğu aylık raporlar oluşturdu. İlçelerden gelen veriler, Bursa genelinde benzer sorunların yaygınlaştığını ortaya koydu: Altyapı yetersizlikleri Trafik yoğunluğu Kentsel dönüşümde yaşanan aksaklıklar Tarım alanlarının daralması Genç işsizlik oranındaki artış Bu başlıklar, Bursa’nın sadece merkezde değil, tüm ilçelerinde yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. Teşkilat Sunumları: “Sahadayız” Mesajı İl Başkan Yardımcılarının yaptığı sunumlarda ise teşkilat çalışmalarına yer verildi. Vatandaşla birebir temasın artırıldığı, saha çalışmalarının yoğunlaştırıldığı ve Bursa’nın her noktasında sorunların yerinde tespit edildiği ifade edildi. “Bursa İçin Acil Eylem Planı Şart” İl Müfettişi Salih Kocatepe, yaptığı değerlendirmede Bursa’nın geleceği için acil ve kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kocatepe, özellikle yerel yönetimlerin uzun vadeli stratejiler üretmesi gerektiğini vurguladı. GENEL DEĞERLENDİRME: “Yön Arayışı Devam Ediyor” Toplantının genelinde ortaya çıkan tablo, Bursa’nın kritik bir eşikte olduğu yönünde. Hızlı büyüme, ekonomik baskılar ve plansız şehirleşme; kenti hem sosyal hem de ekonomik açıdan zor bir sürece sürüklüyor. Saadet Partisi kurmayları, Bursa’nın mevcut gidişatının sürdürülebilir olmadığını savunurken, çözüm için daha adil, planlı ve insan odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bursa Sahipsiz Değil Ama Yönsüz” Toplantıdan çıkan en net mesaj ise şu oldu: Bursa büyük bir potansiyele sahip, ancak doğru yönetilmediği takdirde bu potansiyel bir krize dönüşebilir. Saadet Partisi’nin Mart ayı İl Divan Toplantısı, sadece bir siyasi buluşma değil; aynı zamanda Bursa’nın geleceğine dair güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’tan Sert Çıkış: “Bu Bir Başarı Değil, Ekonomik Çöküşün İtirafıdır!” Haber

DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’tan Sert Çıkış: “Bu Bir Başarı Değil, Ekonomik Çöküşün İtirafıdır!”

DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, ilçede 2.058 aileye ulaştırılan sosyal yardımlar üzerinden yapılan “başarı” söylemlerine sert ve çarpıcı ifadelerle tepki gösterdi. Metinbaş, mevcut tabloyu “övünülecek bir hizmet değil, ekonominin geldiği vahim noktanın açık bir itirafı” olarak nitelendirdi. Metinbaş açıklamasında, yardım edilen aile sayısının öne çıkarılmasının bilinçli bir algı yönetimi olduğunu savunarak, asıl sorunun görmezden gelindiğini vurguladı. “2.058 aileye yardım ulaştırmakla övünüyorsunuz ama bu 2.058 ailenin neden yardıma muhtaç hale geldiğini tek kelime etmiyorsunuz” diyen Metinbaş, bu yaklaşımın sosyal gerçekliği perdelemekten başka bir anlam taşımadığını ifade etti. “BU BİR BAŞARI HİKAYESİ DEĞİL” Sert ifadeler kullanan Metinbaş, söz konusu tablonun bir başarı hikayesi olarak sunulmasını açık bir çarpıtma olarak değerlendirdi. “Bu bir başarı hikayesi değil; ekonominin çöküşünün itirafıdır” diyen Metinbaş, vatandaşların giderek artan bir şekilde sosyal yardımlara bağımlı hale getirildiğini belirtti. “İnsanları yardıma muhtaç hale getiren bir düzen kuracaksınız, sonra da bu insanların aldığı yardımı övünç vesilesi yapacaksınız. Bu yaklaşım ne sosyal devlet anlayışına sığar ne de vicdanla bağdaşır” ifadelerini kullanan Metinbaş, siyaset kurumunun asli görevinin bu olmadığını söyledi. “GERÇEK SİYASET, BAĞIMLILIK DEĞİL ÜRETİM YARATIR” Metinbaş açıklamasının devamında, sosyal yardımların önemini reddetmediklerini ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını net bir şekilde ortaya koydu. “Elbette sosyal yardımlar gereklidir. Ancak sürdürülebilir olan; insanların kendi emeğiyle geçinebildiği, üretimin ve istihdamın güçlü olduğu bir ekonomik düzendir” dedi. Sorunların büyütülüp ardından çözülüyormuş gibi sunulmasını sert sözlerle eleştiren Metinbaş, “Sorunu derinleştirip sonra pansuman yapmak siyaset değildir. Gerçek siyaset; insanları yardıma muhtaç etmeyen bir sistemi inşa etmektir” şeklinde konuştu. “RAKAMLAR GERÇEĞİ GİZLEYEMEZ” Ekonomik büyüme verilerine de değinen Metinbaş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından dile getirilen büyüme oranlarının toplumun büyük kesimine yansımadığını söyledi. TÜİK verilerine atıfta bulunan Metinbaş, “%3,5 büyüdük deniliyor. Ancak bu büyümeden toplumun %95’i refah payı alamamış durumda. Bu %95’in bir kısmı daha da fakirleşti, bir kısmı ise yerinde saydı” dedi. Metinbaş, İnegöl özelinde açıklanan yardım rakamlarının da bu gerçeği gözler önüne serdiğini belirterek, “Bu tablo, büyümeden pay alamayan geniş kitlelerin sadece küçük bir bölümüne ulaşılabildiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. “YA ULAŞAMADIKLARINIZ?” Açıklamasının en çarpıcı bölümünde ise yetkililere doğrudan seslenen Metinbaş, şu ifadeleri kullandı: “İnegöl’de ulaştığınız 2.058 aileyi anlatıyorsunuz. Peki ya ulaşamadıklarınız? Ya o binler, on binler? Onların sesi neden duyulmuyor? Gerçek tabloyu görmek istiyorsanız, rakamların arkasına saklanmayı bırakın.” Metinbaş, açıklamasını ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesi çağrısıyla tamamlayarak, mevcut anlayışın devam etmesi halinde sosyal yardıma muhtaç kesimlerin daha da artacağı uyarısında bulundu.

“Bayram gelmiş neyime” Haber

“Bayram gelmiş neyime”

Osman Yılmaz, DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı, 2025 yılı Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı ve sert bir değerlendirme yaptı. Yılmaz, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıya dikkat çekerek, “Bayram gelmiş neyime” sözleriyle özetlenen bir tabloya işaret etti. “Bayram var ama sevinç yok” Yılmaz, değerlendirmesine, Cemil Cankat’a ait ve Emel Taşçıoğlu tarafından seslendirilen “Bayram Gelmiş Neyime” türküsünü hatırlatarak başladı. Türkiye’de geniş kesimlerin yaşadığı ekonomik daralmayı bu sözlerle ifade eden Yılmaz, toplumun önemli bir bölümünün bayramı karşılayacak durumda olmadığını vurguladı. “Bayram geliyor ama milyonlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü insanlar artık geçinemiyor” diyen Yılmaz, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin yaşadığı tabloyu “derin bir yoksulluk krizi” olarak nitelendirdi. Açlık sınırının altında bir yaşam Türkiye’de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Yılmaz, “Bugün asgari ücretli de emekli de ay sonunu getiremiyor. Sofralar küçülmüş, umutlar tükenmiştir” ifadelerini kullandı. Artan enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğini vurgulayan Yılmaz, alım gücündeki dramatik düşüşün toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini söyledi. “Gençlik umutsuz, annelerin yüreği kanıyor” Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birinin genç işsizliği olduğunu belirten Yılmaz, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan yaklaşık 6,5 milyon gence dikkat çekti. “Bu sadece ekonomik bir veri değildir; bu, annelerin yüreğine düşen ateştir” diyen Yılmaz, gençlerin geleceksizliğe itildiğini ve bunun toplumsal bir kırılmaya yol açtığını ifade etti. “Gülmeyi unutan bir toplum yaratıldı” Toplumun psikolojik olarak da ağır bir yük altında olduğunu dile getiren Yılmaz, “İnsanlar artık gülmeyi unuttu. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor, biraz daha umutsuzlaşıyor” dedi. Bayramların paylaşma ve sevinç zamanı olması gerekirken, bugün geniş halk kesimleri için kaygı ve hesap günü haline geldiğini belirten Yılmaz, ekonomik politikaların toplum üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. “Bu tablo kader değil” Osman Yılmaz; ” Bayram gelmiş neyime anam anam garibem Kan damlar yüreğime anam anam garibem Yaralarım sızlıyor anam anam garibem Gülmek benim neyime anam anam garibem Cemil Cankat’a ait ‘’ bayram gelmiş neyime’’ adlı yukarıdaki türküyü sanatçı Emel Taşcıoğlu çok güzel söyler. Türkiye’de açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca asgari ücretli ve emeklinin durumunu düşündükçe, bu hafta kutlayacağımız Ramazan Bayramı vesilesiyle bu türkü hatırıma geldi. Milyonlar geçim sıkıntısı altında bayramın gelmesine sevinemiyor. Gülmeyi unutmuşlar, her gün alım güçleri eriyor, ne eğitimde ne işte olan 6,5 milyon genç işsiz anaların yüreğini sızlatıyor. Türkiye ekonomisinin 2025 deki performansı da bayram tadında değil ne yazık ki BÜYÜME 2025 de %3,6, gayri safi milli hasılamız 1,6 trilyon dolar, kişi başı gelirimiz 18.040 dolar olmuş Ama bu gelirin %48 ini ilk %20 lik dilimde yer alan zenginler almış, açlık (32.365 TL) ve yoksulluk (105.424 TL)sınırının altında yaşayan milyonlarca vatandaşımız sadece %6 sını almış Ülkenin can damarı olan sanayicilerimiz yüksek kredi faizleri, bastırılmış kurlar ve artan maliyetlerin gölgesinde %2,96 büyüyerek ortalamanın altında kalmış Ülkemizin hayat kaynağı tarım üreticilerimiz bırakın büyümeyi %8,8 küçülmüş, tarımda başka ülkelere muhtaç hale gelmişiz CARİ AÇIĞIMIZ 25,2 milyar dolar, DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 92,90 milyar dolar, KAMU BORÇ STOĞUMUZ 196,8 milyar dolar, ÖZEL SEKTÖR BORÇ STOĞUMUZ 298,2 milyar dolar olmuş, ülke olarak gelirimiz giderimizi karşılamamış, açığımızı borçla finanse etmişiz. ENFLASYON %30,89 olmuş, hayat resmi verilere göre %31 daha pahalan…

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor”

Bursa’da yerel yönetim politikaları yeniden tartışma konusu olurken, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, hem Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni hem de Yıldırım Belediyesi’ni hedef alan kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Seyis’in açıklamaları, Bursa’nın geçmişteki yönetim anlayışı ile bugünkü tabloyu karşılaştırarak yerel yönetim politikalarını sert ifadelerle eleştirdi. Seyis, Bursa’nın tarih boyunca üretim, ticaret ve şehircilik açısından örnek gösterilen bir kent olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktada kentin plansız büyüme, trafik, çevre ve sosyal hizmet sorunlarıyla boğuştuğunu savundu. “Bursa’nın Şehircilik Hafızası Kayboldu” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda sanayi, tarım ve kent planlamasının dengeli yürütüldüğü bir şehir görünümündeydi. O dönemlerde yapılan altyapı yatırımlarının ve şehir planlarının Bursa’nın gelişimine yön verdiğini belirten Seyis, son yıllarda ise planlama anlayışının zayıfladığını ifade etti. Seyis, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir zamanlar planlı büyüyen, üretimiyle öne çıkan Bursa bugün kontrolsüz yapılaşmanın, trafik çilesinin ve çevre sorunlarının konuşulduğu bir şehir haline geldi. Şehrin hafızası silinmiş durumda.” Büyükşehir Belediyesi’ne Ulaşım ve Altyapı Eleştirisi Seyis’in en sert eleştirilerinden biri Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimine yönelik oldu. Bursa’nın en temel sorununun ulaşım ve altyapı olduğunu savunan Seyis, özellikle son yıllarda artan trafik yoğunluğunun yeterli planlama yapılmadığını gösterdiğini söyledi. İlçe başkanı, şehir içi ulaşım projelerinin uzun vadeli planlama yerine kısa vadeli çözümlerle yürütüldüğünü iddia ederek şu ifadeleri kullandı: “Bursa gibi hızla büyüyen bir şehirde ulaşım projeleri 20-30 yıllık vizyonla hazırlanmalıdır. Ancak bugün baktığımızda günü kurtarmaya yönelik projelerle karşı karşıyayız.” Seyis’e göre Bursa’nın ana arterlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, toplu taşıma planlamasının yeterince güçlü yapılmadığını ortaya koyuyor. “Yeşil Bursa Betonlaşma Baskısı Altında” Bursa’nın tarih boyunca “Yeşil Bursa” olarak anıldığını hatırlatan Seyis, kentte son yıllarda artan betonlaşma ve plansız yapılaşmanın ciddi bir çevresel sorun oluşturduğunu söyledi. Kentte yeşil alanların korunmasının yeterince öncelik haline getirilmediğini savunan Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Bir zamanlar Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olarak gösterilen Bursa’da bugün yeşil alanların yerini hızla beton yapılar alıyor. Bu tablo Bursa’nın kimliğine zarar veriyor.” Yıldırım Belediyesi’ne Hizmet Eleştirisi İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis, eleştirilerinin önemli bir bölümünü de Yıldırım Belediyesi yönetimine yöneltti. Seyis’e göre Yıldırım ilçesi, Bursa’nın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olmasına rağmen hizmet ve altyapı açısından ciddi eksiklikler barındırıyor. Yıldırım’da özellikle şu konuların kronik sorun haline geldiğini savundu: kentsel dönüşümün yavaş ilerlemesi mahallelerde altyapı eksiklikleri sosyal alanların yetersizliği otopark sorunu ulaşım bağlantılarının zayıflığı Seyis, Yıldırım’ın Bursa’nın en büyük ilçelerinden biri olmasına rağmen hak ettiği yatırımı alamadığını iddia etti. “Kentsel Dönüşüm Kağıt Üzerinde Kalmamalı” Yıldırım ilçesinde uzun süredir gündemde olan kentsel dönüşüm projelerine de değinen Seyis, projelerin kamuoyuna duyurulduğu kadar hızlı ilerlemediğini öne sürdü. Seyis, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu mahallelerde dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yıldırım’da binlerce vatandaşımız deprem riski taşıyan yapılarda yaşamını sürdürüyor. Kentsel dönüşüm projeleri sadece açıklamalardan ibaret kalmamalı.” Sosyal Alan ve Gençlik Politikaları Eleştirisi Seyis, Yıldırım ilçesinde gençlere yönelik sosyal alanların ve kültürel yatırımların yetersiz olduğunu da dile getirdi. Nüfus yoğunluğu yüksek bir ilçede spor alanları, parklar ve sosyal merkezlerin artırılması gerektiğini belirten Seyis, şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin enerjisini doğru alanlara yönlendiremezseniz, şehir sadece beton bloklardan ibaret hale gelir.” “Bursa Potansiyelinin Gerisinde Kaldı” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, ekonomik ve kültürel potansiyeline rağmen bu gücü yeterince değerlendiremeyen şehirler arasında yer alıyor. Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’nın doğru planlama ile çok daha güçlü bir ekonomik ve sosyal yapıya kavuşabileceğini ifade eden Seyis, mevcut yönetim anlayışının bu potansiyeli yeterince kullanamadığını savundu. “Şeffaf ve Katılımcı Belediyecilik Şart” Seyis açıklamasında yerel yönetimlerde şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Kent yönetiminde sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve vatandaşların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirten Seyis, şöyle konuştu: “Bursa’nın sorunları kapalı kapılar ardında değil, ortak akılla çözülmelidir.” “Bursa Hak Ettiği Yönetimi Bulmalı” Açıklamasının sonunda Bursa’nın tarihi ve ekonomik önemine dikkat çeken Seyis, kentin daha güçlü bir vizyonla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Seyis, Bursa’nın doğru planlama ve güçlü bir yönetim anlayışıyla yeniden Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline gelebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa sıradan bir şehir değildir. Tarihi, ekonomisi ve kültürüyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biridir. Ancak bugün bu potansiyelin gerisinde bir yönetim anlayışı görüyoruz. Bursa hak ettiği yönetimi bulmalıdır.” Seyis’in açıklamaları, Bursa’da yerel yönetim politikaları ve şehircilik anlayışı üzerine yeni tartışmaların yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle ulaşım, kentsel dönüşüm ve çevre politikaları önümüzdeki süreçte Bursa siyasetinin en önemli gündem başlıkları arasında yer almaya devam edecek gibi görünüyor.

Yıla düşüşle başlayan mobilya sektörü, ihracatta gözünü ikinci yarıya çevirdi Haber

Yıla düşüşle başlayan mobilya sektörü, ihracatta gözünü ikinci yarıya çevirdi

AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, ocak ayında yaşanan gerilemenin takvim etkisi ve yılın ilk aylarına özgü sipariş yavaşlamasından kaynaklandığını belirtti. Lübnan, Belçika ve Suriye pazarlarında kaydedilen güçlü artışların Akdeniz bölgesinin Orta Doğu ve Avrupa’daki etkinliğini artırdığını vurgulayan Kılıçer, sektör için toparlanmanın yılın ikinci yarısında hız kazanmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün ocak ayı ihracatı geçen yıla gö re yüzde 7,5 azalışla 562 milyon 428 bin dolar oldu. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) ise sektör geneli performansının aksine ocak ayını yüzde 1,2 artışla 74 milyon 21 bin dolar ihracatla tamamladı. AKAMİB’den Lübnan’da dört haneli büyüme Türkiye genelinde ocak ayında sektör ihracatında ilk beş pazarı sırasıyla; Irak, Birleşik Krallık, ABD, Almanya ve Fransa oluşturdu. Yılın ilk ayında ilk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 14 ile Fransa’ya ve yüzde 10 ile Bulgaristan’a yapılan ihracatta kaydedildi. AKAMİB’in ihracatında ise ilk beş sıra Irak, Suriye, Almanya, Belçika ve Lübnan şeklinde sıralandı. Bu ayda en dikkat çekici artışlar yüzde 1806 ile Lübnan’a, yüzde 249 ile Belçika’ya, yüzde 89 ile Suriye’ye yapılan ihracatta görüldü. “Akdeniz bölgesi, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarındaki etkinliğini artırı yor” Ocak ayı ve 2025 yılının tamamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, sektör genelinde yaşanan gerilemenin büyük ölçüde takvim etkisi ve yılın ilk aylarına özgü sipariş döngüsünden kaynaklandığını söyledi. Bölge ihracatında öne çıkan pazarlara da değinen Kılıçer, “Lübnan’a yüzde 1800’ü aşan artış, Belçika ve Suriye’deki güçlü yükselişler, Akdeniz bölgesinin Orta Doğu ve Avrupa pazarlarındaki etkinliğini arttığını ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı. Yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini paylaşan Onur Kılıçer, “Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren siparişlerin hızlanmasını bekliyoruz. Avrupa ve ABD’de konut, yenileme ve iç mekan yatırımlarının canlanması, sektörümüz için önemli bir talep alanı yaratacaktır. Akdenizli ihracatçılarımız bu döneme güçlü bir şekilde hazırlanıyor.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.