Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bütçe

Gürsu Haber - Bütçe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir” Haber

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir”

Yıldırım Belediye Meclisi’nde görüşülen 2025 Yılı Faaliyet Raporu, sert tartışmalara sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız, belediye yönetimine yönelik kapsamlı ve dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Rapora ilişkin konuşmasında şeffaflık, bütçe yönetimi, öncelik hataları ve tamamlanamayan projeler üzerinden yönetime yüklenen Yıldız, faaliyet raporunu reddettiklerini açıkladı. “Rapor Görsellerle Dolu, İçeriği Eksik” Konuşmasına tüm meclis üyelerini selamlayarak başlayan Yıldız, Yıldırım için yapılan her hizmetin değerli olduğunu vurguladı. Ancak hazırlanan faaliyet raporunun yasal çerçevede olması gereken açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uymadığını ifade etti. Yıldız, raporun bol görsellerle süslendiğini ancak içerik bakımından yetersiz bırakıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Birim faaliyetleri ve maliyetleri açık şekilde ortaya konmamıştır. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerin hangi bedelle ve hangi firmalara verildiğini bu raporda görmek isterdik. Talep etmemize rağmen bu bilgiler raporda yer almıyor. Şeffaflık diyorsunuz ama en temel veriler bile yok.” “Her Yıl Aynı Uyarıları Yapıyoruz” Muhalefet olarak yıllardır aynı sorunlara dikkat çektiklerini söyleyen Yıldız, eleştirilerin dikkate alınmadığını savundu. “Bu artık tesadüf değil, yönetim tercihidir. Sorun değişmiyorsa söz de değişmez.” Gelir Hedefi Tutmadı, Reklam Harcaması Zirve Yaptı Yıldız’ın en sert eleştirilerinden biri belediyenin mali tablosuna yönelik oldu. 2025 yılı için 5 milyar 760 milyon TL gelir ve gider bütçesi öngörüldüğünü hatırlatan Yıldız, yıl sonunda gelir gerçekleşme oranının yalnızca %56,18 seviyesinde kaldığını söyledi. Mal ve hizmet alım giderlerinin yaklaşık 3 milyar 280 milyon TL ile toplam giderlerin büyük bölümünü oluşturduğunu ifade eden Yıldız, bu hizmetlerin önemli kısmının taşeron ve dış kaynak yoluyla yürütüldüğünü kaydetti. Buna karşılık basın ve yayın harcamalarındaki artışa dikkat çekti: Basın ve yayın bütçesi: 22,5 milyon TL’den 55 milyon TL’ye çıkarıldı Harcanan tutar: 53 milyon TL Faiz giderleri: 75 milyon TL’den 105 milyon TL’ye yükseldi “Reklama 55 Milyon, Afete 2 Milyon” Deprem ve iklim krizinin gölgesinde afet hazırlıklarına ayrılan bütçeyi de eleştiren Yıldız, Afet İşleri Müdürlüğü’ne yalnızca 10 milyon TL ayrıldığını, bunun da sadece 2 milyon TL’sinin kullanıldığını söyledi. Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Yıldız: “Sayın Başkan, Allah muhafaza deprem gibi bir afet durumunda sizin reklamınızı paylaşırız artık, ne diyelim!” dedi. Yıldız, bütçe önceliklerinin halk güvenliği açısından ciddi risk taşıdığını vurguladı. “Gelir Tahsilatında Büyük Başarısızlık” Teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde de ciddi sapma olduğunu belirten Yıldız, 891 milyon 840 bin TL olarak öngörülen gelirin yıl sonunda yalnızca 149 milyon 505 bin TL olarak tahsil edildiğini açıkladı. Gerçekleşme oranının yalnızca %16,76 olduğunu belirten Yıldız: “Bir yandan reklama milyonlar harcayıp, diğer yandan kendi gelirini tahsil edemeyen bir belediye yönetimi ile karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Savunma Hizmetleri Bütçesi Neden Düştü? Raporda yer alan “02 kodlu Savunma Hizmetleri” kalemine de dikkat çeken Yıldız, bu bütçenin 2024 yılında 3 milyon 753 bin TL iken 2025’te 2 milyon 664 bin TL’ye düşürüldüğünü belirtti. Bu kodun hangi birime ait olduğunun açıklanmadığını ifade eden Yıldız, düşüşün gerekçesini sordu. “Belediyecilik Reklam Yapmak Değil, Kenti Geleceğe Hazırlamaktır” Bütçe sapmaları ve yıl içindeki sürekli aktarmaların plansız yönetimi gösterdiğini söyleyen CHP Sözcüsü, deprem riski varken tanıtım bütçelerinin neredeyse tamamen kullanılmasını kabul edilemez bulduklarını ifade etti. “Belediyecilik; reklam yapmak değil, kenti geleceğe hazırlamaktır.” Binek Araç Sayısı 9’dan 15’e Çıktı Taşıt ve iş makineleri bölümünü de eleştiren Yıldız, geçen yıl 9 olan binek otomobil sayısının bu yıl 15’e yükseldiğini söyledi. “Ambulans, cenaze aracı, otobüs ve iş makineleri gibi gerçek ihtiyaçlar varken bu kadar çok binek araç alınması ciddi bir öncelik hatasıdır. Bu araçlar kimlere tahsis edildi?” diye sordu. Yıllardır Bitmeyen Projeler Konuşmada belediyenin yıllardır tamamlayamadığı projeler de gündeme geldi: Yavuzselim Kapalı Pazar Alanı – 2023’ten beri devam ediyor, tamamlanma %28 Duaçınarı Kültür Merkezi – 7 yılda bitmedi Engelli Yaşam Merkezi – 7. yılında hâlâ tamamlanmadı Afet Acil Durum Merkezi – Hedef %50, gerçekleşme %30 Değirmenönü Orman Parkı – Hedef %50, gerçekleşme %10 İmar ve Kentsel Dönüşüm Hedefleri de Tutmadı Yıldız, 2025 yılı imar uygulama hedefinin 360 hektar olduğunu ancak 300 hektarda kaldığını söyledi. Yıkımı hedeflenen ruhsatsız ve metruk yapı sayısının 1.250 adet olarak belirlendiğini, gerçekleşmenin ise 992 adet olduğunu ifade etti. Çevre ve Kültür Projelerinde de Geride Kalındı Faaliyet raporundaki çevre ve kültür projelerine ilişkin de dikkat çekici rakamlar paylaşıldı: Sıfır Atık ve Enerji Verimliliği Ofisi: Hedef %40, gerçekleşme %20 Toplanan Ambalaj Atığı: Hedef 7100 ton, gerçekleşme 5316 ton Yıldırım Külliyesi: Hedef %50, gerçekleşme %25 Cumalıkızık Çarşısı: Hedef %50, gerçekleşme %10 Yıldırım Sanat Galerisi: Hedef %50, gerçekleşme %30 Yıldırım Tiyatro Otobüsü: Hedef %100, gerçekleşme sıfır Yıldız, bu tabloyu değerlendirirken: “Bu da sanat ve tiyatroya ne kadar önem verildiğinin göstergesidir.” dedi. “Tapu Sayısı Artıyor Ama Şeffaflık Artmıyor” Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat, Ulus, Mevlana ve Yavuz Selim mahallelerinde binlerce tapu dağıtıldığını hatırlatan Yıldız, asıl meselenin sayı değil dağıtımın adil ve şeffaf olup olmadığı olduğunu vurguladı. “Kime verildi? Hangi kritere göre verildi? Vatandaşın eski hakkı korundu mu? Bunların hiçbirine dair somut veri yok. Rakam artıyor ama şeffaflık artmıyor.” “Faaliyet Raporu Reklam Broşürü Değildir” Raporda sayfalar dolusu fotoğraf, kroki ve “çalışma başladı”, “askı süreci devam ediyor” gibi muğlak ifadeler yer aldığını belirten Yıldız, somut sonuçların açıklanmadığını savundu. “Fotoğraf yayınlamak hizmet üretildiği anlamına gelmez. Önemli olan planların sahadaki karşılığıdır. Önümüze konulan rapor, rakamdan çok görsel, sonuçtan çok niyet içermektedir.” “Bu Raporu Kabul Etmiyoruz” Konuşmasının sonunda faaliyet raporunu sert sözlerle değerlendiren CHP’li Yıldız şunları söyledi: “Bu faaliyet raporu; şeffaflıktan uzak, hesap verebilirlikten kaçan ve gerçekleri gizleyen bir anlayışın ürünüdür. Yıldırım halkının iradesi; reklamla, algıyla değil, şeffaflıkla ve gerçek hizmetle yönetilmeyi hak etmektedir. Bu nedenle bu faaliyet raporunu kabul etmiyoruz.”

DEVA Partisi Bursa’dan Vergi Haftası Mesajı Haber

DEVA Partisi Bursa’dan Vergi Haftası Mesajı

Osman Yılmaz, DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak, Şubat ayının son haftası dolayısıyla kutlanan Vergi Haftası kapsamında bir mesaj yayımladı. Osman Yılmaz, her yıl Şubat ayının son haftasının vergi bilincinin artırılması amacıyla Vergi Haftası olarak kutlandığını belirterek, “DEVA Partisi olarak devletimizin ve vatandaşlarımızın Vergi Haftası’nı kutluyoruz” ifadelerini kullandı. Vergi bilincinin toplumun tüm kesimlerinde güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, bu hafta kapsamında Türkiye genelinde çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini ifade etti. Yılmaz, verginin kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından temel bir unsur olduğunu vurgulayarak, vatandaşların vergiye gönüllü uyumunun artırılmasının ekonomik istikrar açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Osman Yılmaz; ” Her yılın Şubat ayının son haftası vergi haftası olarak kutlanılıyor. Deva Partisi olarak devletimizin ve vatandaşlarımızın vergi haftasını kutluyoruz Bu hafta nedeniyle bütün illerde etkinlikler düzenleniyor. Yazılı ve görsel yayınlarla, toplantılarla, ziyaretlerle verginin ülke ekonomisindeki önemi anlatılıyor. Amaç vatandaşların vergi bilincini artırmak Ancak hükümetin icraatları vergi bilincini artırıyor mu azaltıyor mu aşağıdaki tabloya bakarak buna siz karar verin Anayasamızın 73 ncü maddesinde, herkesin mali gücüne göre vergi ödeme yükümlülüğü olduğu, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının maliye politikasının sosyal amacı olduğu yazılıdır Hükümetin açıkladığı 2025 yılı bütçe gerçekleşmelerine göre toplanan 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL verginin %62,41 i KDV, ÖTV gibi zenginlerden de fakirlerden de aynı oranda harcamalar üzerinden alınan dolaylı vergilerden oluşuyor Toplanan 2 trilyon 813 milyar 235 milyon TL gelir vergisinin %93,49 u ücretlilerden stopaj yoluyla alınan vergiden oluşuyor Beyan yoluyla şahıs ve şirketlerin kazançlarından alınan verginin oranı ise sadece %12,31 Avrupa ülkelerinde ise durum tam tersi, verginin %70 ini şahıs ve işletme karlarından beyan yoluyla, %30 unu harcamalar üzerinden alıyorlar, Ülkemizde gelir dağılımında ilk%20 lik grubu oluşturan zenginlerin payı şu anda %48.1 en düşük gelire sahip olanların payı %6,3 Gelir dağılımındaki bu bozukluk bu vergi politikasıyla her geçen gün zenginler lehine daha da büyüyor Tablo bu, nerede kaldı mali güce göre vergileme nerede kaldı vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, vergi bilinci bu şekilde mi artırılacak Üstelik beyan yoluyla toplanan 1,4 trilyon lira vergiden daha fazlası 2 trilyon lira faiz harcamaları yoluyla parası olanlara aktarılmış, israflara, yolsuzluklara gidenleri söylemeye gerek yok Çözümün adresi belli; güçlü yönetim, güçlü kurumlar ve sağlam kuralları ülke yönetimine taşıyacak olan Ali BABACAN liderliğindeki Deva Partisi… ” ifadelerini kullandı.

“EMEKLİ MEMURLAR 2002’NİN GERİSİNDE” Haber

“EMEKLİ MEMURLAR 2002’NİN GERİSİNDE”

Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) emekli memur maaşlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili olan Altaca Kayışoğlu, TBMM Dilekçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerde emekli memurların ekonomik durumuna dikkat çekti. Kayışoğlu, emekli memur maaşlarının yıllar içinde ciddi şekilde eridiğini belirterek, 2002 yılıyla yapılan karşılaştırmanın tabloyu net biçimde ortaya koyduğunu söyledi. 2002 Vurgusu: “O Günün İki Katı, Bugünün Altında” Altaca Kayışoğlu, 2002 yılında en düşük emekli memur maaşının asgari ücretin yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu hatırlattı. Bugün ise birçok emekli memurun asgari ücretin altında gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. “Bir dönem asgari ücretin iki katı maaş alan memur emeklisi, bugün asgari ücretin altında gelirle geçinmeye çalışıyor” diyen Kayışoğlu, bu gerilemenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun haline geldiğini vurguladı. “22 Bin Lira Seyyanen Zam Gerekiyor” Bütçe görüşmeleri sırasında yapılan hesaplamalara değinen Kayışoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin verilerine göre emekli memurların 2002 yılındaki alım gücü seviyesine ulaşabilmesi için dahi ciddi bir artış gerektiğini belirtti. Kayışoğlu’nun açıklamalarına göre: Emekli memurların 2002 seviyesine gelebilmesi için yaklaşık 22 bin lira seyyanen zam yapılması gerekiyor. Kişi başına düşen millî gelirin 2 bin 500 dolardan 13 bin dolara çıktığı ifade edilse de, emekli memurların bu artıştan pay alamadığı savunuluyor. Mevcut maaş seviyelerinin iyileştirilmesi bir yana, geçmiş alım gücüne ulaşmak için dahi yüksek oranlı artış şart görülüyor. Kayışoğlu, “Bırakın iyileştirmeyi, 2002 seviyesine gelebilmek için bile en az 22 bin liralık artış gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Emekli Olmak İstemiyorlar” Ekonomik koşulların memurlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Kayışoğlu, birçok memurun geçim kaygısı nedeniyle emekli olmak istemediğini söyledi. “Memurlar yaş haddini doldurana kadar emekli olmamaya çalışıyor. Emekli olmak zorunda kalanlar ise yeniden çalışmak zorunda kalıyor ya da kıt kanaat geçiniyor” diyen Kayışoğlu, emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıkıp yeni bir mücadele sürecine dönüştüğünü savundu. “Millî Gelirden Hak Ettikleri Payı Almalılar” Altaca Kayışoğlu, emekli memur maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, millî gelir artışının toplumun tüm kesimlerine adil biçimde yansıması gerektiğini ifade etti. Emekli memurların yaşam standartlarının korunmasının sosyal devlet ilkesinin gereği olduğunu vurgulayan Kayışoğlu, konunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu söyledi. Gözler Olası Düzenlemelerde TBMM’de emekli memur maaşlarına ilişkin dilekçeler ve talepler gündemdeki yerini korurken, kamuoyu olası düzenlemelere odaklanmış durumda. Emekli memurların alım gücünün artırılmasına yönelik atılacak adımların, önümüzdeki süreçte bütçe dengeleri ve ekonomik politikalar çerçevesinde şekillenmesi bekleniyor.

Zafer Partisi Kestel’den hava kirliliği tepkisi! Haber

Zafer Partisi Kestel’den hava kirliliği tepkisi!

Zafer Partisi Kestel İlçe Teşkilatı, İl Başkanı Cihat Gazi, Kadın Kolları Politikaları Başkanı Nazan Yılmaz, İl Yönetim Kurulu üyeleri, Kestel İlçe Yönetimi ve parti üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’nda, Kestel’in içine sürüklendiği tabloya karşı adeta isyan bayrağını çekti. Toplantıda yapılan konuşmalar, alışılmış siyasi nezaket kalıplarının çok ötesine geçerek, mevcut yerel yönetimlere doğrudan ve sert bir hesaplaşma çağrısı niteliği taşıdı. “Bugün Burada Kahvaltı Yapmıyoruz, Hesap Soruyoruz!” Toplantının açılışında yapılan konuşmada, bu buluşmanın bir rutin toplantı değil, Kestel’in gasp edilen geleceğini geri alma kararlılığının ilanı olduğu vurgulandı: Zafer Partisi Kestel İlçe Başkanı Kazım Özçar “Bugün burada kahvaltı yapmak için değil, Kestel’in çalınan havasını, gasp edilen toprağını ve yok sayılan insanını geri almak için bir aradayız. Sayın İl Başkanımızın Kestel’e gelerek bu pis tabloyu yerinde görmesi, mücadelemizi daha da büyütmüştür.” “Bu Bir Çevre Sorunu Değil, Açıkça Bir İHMAL VE VİCDANSIZLIK SUÇUDUR!” Zafer Partisi Kestel İlçe Teşkilatı, Kestel’de yıllardır süren hava kirliliğini bir ihmal değil, bilinçli bir yönetim zaafı olarak tanımladı. Yapılan açıklamalarda kullanılan ifadeler, bugüne kadar Kestel’de duyulmuş en sert siyasi eleştiriler arasında yer aldı. Kazım Özçar “Kestel’in havası kirli değil, zehirli! Ve bu zehir solunurken yetkililer koltuklarında keyif sürüyor. Mevcut Belediye Başkanı, masasında kanser, KOAH ve astım hastalarının listesinin olduğunu söylüyor. Bu bir itiraf değil de nedir? İnsanların hastalık listesini tutan ama zehir saçan bacalara dokunamayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.” Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik eleştiriler ise daha da sertleşti: Kazım Özçar “Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp ‘Kestellilere maske takmayı önerebiliriz’ diyor. Bu akıl tutulmasıdır! Siz maske tavsiye eden bir sağlık danışmanı değilsiniz; denetim yapmak, filtre taktırmak ve halkı korumakla yükümlü yöneticilersiniz.” “Kestel Halkı Size Maske Takmak İçin Değil, Bacalara Filtre Taktırmak İçin Yetki Verdi!” Konuşmalarda, halk sağlığının göz göre göre hiçe sayıldığı vurgulanarak, mevcut yönetimlerin Kestel’i sanayi artığı bir arka bahçeye çevirdiği ifade edildi. Kazım Özçar “Çocuklarımız nefes alamazken, siz tutanak tutuyorsunuz. İnsanlar hasta olurken, siz liste yapıyorsunuz. Bu düpedüz beceriksizlik değil, görev ihmalidir!” Trafik Felci: “Bu İlçeyi Yönetemiyorsunuz!” Toplantıda Kestel’in kronikleşmiş trafik sorunu da ağır sözlerle ele alındı. Zafer Partisi’nin somut çözüm önerilerinin bilinçli şekilde görmezden gelindiği ifade edildi. Kazım Özçar “Metro son durağından ilçe merkezine araç girişi değil, çıkışı verilmesini önerdik. Bu kadar basit bir çözümü bile hayata geçiremeyen bir yönetim var. ‘Bu bizim yetkimiz değil’ diyerek sorumluluktan kaçtılar. Kestel’i yönetemeyenler, topu birbirine atarak koltuklarını korumaya çalışıyor.” Zafer Partisi, Kestel’in hakkını Büyükşehir karşısında savunamayan yönetimi “iradesiz ve teslimiyetçi” olmakla suçladı. Kırsal Mahalleler: “Toprak Var, Hizmet Yok!” Kırsal mahalleler konusunda ise açıklamalar adeta bir rant suçlamasına dönüştü: Kazım Özçar “Konu rant olunca köylünün toprağına çökenler, konu hizmet olunca köylüyü yok sayıyor. Meralar elden gidiyor, taşınmazlar satılıyor ama köylünün yoluna, suyuna, üretimine tek kuruş harcanmıyor.” Zafer Partisi, mevcut bütçe anlayışını ‘yandaşa çalışan belediyecilik’ olarak nitelendirerek, kendi belediyecilik anlayışlarının tamamen farklı olacağını ilan etti. Kazım Özçar “Bizim belediyeciliğimizde bütçe; yandaş müteahhitlere değil, Kestel’in toprağına, çiftçisine ve emekçisine akacaktır.” “Bu Düzen Değişecek, Hesap Sorulacak!” Toplantının finalinde verilen mesaj net, sert ve tartışmaya kapalıydı: Kazım Özçar “Kestel sahipsiz değil. Bu ilçeyi zehirleyen, kilitleyen ve kaderine terk eden bu düzen değişecek. Zafer Partisi olarak susmayacağız, geri adım atmayacağız ve günü geldiğinde bu halka hesap soramayanlardan hesabı biz soracağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.