Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bursa Büyükşehir

Gürsu Haber - Bursa Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’NIN DEPREM GERÇEĞİ MASADA: JAPON JICA RAPORLARI KENTİN RİSK HARİTASINI ORTAYA KOYDU Haber

BURSA’NIN DEPREM GERÇEĞİ MASADA: JAPON JICA RAPORLARI KENTİN RİSK HARİTASINI ORTAYA KOYDU

İznik-Gemlik ve İnegöl fayları için hazırlanan senaryolar, bina envanteri ve kritik yapı analizleri Bursa’nın afet hazırlığında yol haritası oluşturuyor BURSA – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Büyükşehir Belediye Meclis Sözcüsü İsmail Şenol’un gündeme getirdiği deprem hazırlıkları, Bursa’nın yıllardır üzerinde çalıştığı afet risklerini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’nin en önemli sanayi ve tarih kentlerinden biri olan Bursa’nın deprem gerçeğine karşı hazırlıklı olması amacıyla 2020 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) arasında başlatılan kapsamlı çalışma, kentin afet risklerini bilimsel veriler ışığında ortaya koymayı hedefledi. 6 Şubat depremlerinden önce başlayan proje kapsamında Bursa’dan teknik ekipler Japonya’ya giderek deprem yönetimi, afet öncesi hazırlık, yapı güvenliği ve risk azaltma çalışmaları konusunda incelemelerde bulundu. Japon uzman ekipler de Bursa’ya gelerek kentin jeolojik yapısını, yapı stokunu ve olası deprem senaryolarını değerlendirdi. Çalışmalar sonucunda Bursa’nın deprem riskine ilişkin önemli analizler hazırlanırken, olası büyük depremlerin şehir üzerindeki etkilerini gösteren kapsamlı değerlendirmeler ortaya konuldu. BURSA’NIN İKİ KRİTİK FAY SENARYOSU JICA iş birliği kapsamında yapılan değerlendirmelerde Bursa için özellikle iki önemli fay hattı üzerinde duruldu. Bunlardan ilki; 7,6 büyüklüğünde deprem üretmesi beklenen İznik-Gemlik Fayı olarak öne çıktı. İkinci önemli senaryo ise; 7,2 büyüklüğünde deprem üretmesi beklenen İnegöl Fayı üzerinden değerlendirildi. Uzman çalışmalarında bu fayların oluşturabileceği olası sarsıntıların kentte meydana getirebileceği hasarlar bilimsel modellerle incelendi ve risk bölgeleri haritalandırıldı. Hazırlanan analizlerde, yalnızca fay hatlarının değil, bina özelliklerinin, yapı yaşlarının, kat yüksekliklerinin ve bölgesel yapı yoğunluklarının da dikkate alındığı belirtildi. BURSA’DAKİ 536 BİN BİNANIN ENVANTERİ ÇIKARILDI Deprem hazırlıkları kapsamında Bursa genelindeki yapı stokuna yönelik önemli bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda; 536 bin binanın konum bilgileri, kat sayıları ve yapım yılları detaylı şekilde değerlendirildi. Kent genelindeki yapıların afet karşısındaki durumunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma ile hangi bölgelerde risk yoğunluğunun daha fazla olduğu, hangi alanlarda öncelikli dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiği konusunda önemli bir veri altyapısı oluşturuldu. Uzmanların hazırladığı senaryolarda yalnızca bina yıkımları değil, ulaşım, altyapı, kritik tesisler ve ekonomik faaliyetlerin devamlılığı da değerlendirildi. GAZİAKDEMİR VE ALTIPARMAK ÖRNEKLERİ DİKKAT ÇEKTİ JICA çalışması kapsamında belirlenen örnek bölgelerde yapılan analizler, Bursa’nın yapı stokundaki riskleri daha somut şekilde ortaya koydu. Gaziakdemir Mahallesi Analizi Gaziakdemir Mahallesi’nde seçilen bir çalışma alanında toplam 323 bina üzerinde değerlendirme yapıldı. İnegöl Fayı senaryosuna göre gerçekleştirilen analizlerde, 7,2 büyüklüğündeki olası deprem durumunda bu binalardan 37’sinin yıkılabileceği öngörüldü. Bu çalışma, mahalle ölçeğinde risk tespiti yapılmasının ve yerinde dönüşüm planlarının önemini ortaya koydu. Altıparmak Mahallesi Analizi Bursa’nın yoğun yapılaşmış bölgelerinden biri olan Altıparmak Mahallesi’nde ise seçilen karelaj alanında 255 bina incelendi. Analizde; 160 binanın 1980 yılı öncesinde yapıldığı, 181 binanın 5 kat ve üzerinde olduğu belirlendi. İnegöl Fayı senaryosuna göre yapılan değerlendirmede ise bu yapı grubunda 90 binanın yıkılabileceği öngörüldü. Bu sonuçlar, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu bölgelerde deprem risk azaltma çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. KRİTİK TESİSLER İÇİN ÖZEL ANALİZLER YAPILDI Bursa’nın yalnızca konutlardan oluşan bir şehir olmadığına dikkat çekilirken, kritik altyapı tesislerinin de deprem güvenliği açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Bu kapsamda; Doğancı Barajı gibi yüksek önem taşıyan yapılar için özel analizler gerçekleştirildi. Su kaynaklarının güvenliği, ulaşım altyapısı, enerji sistemleri ve kamu hizmetlerinin deprem sonrasında kesintisiz sürdürülebilmesi için risk azaltıcı politikaların geliştirilmesi hedeflendi. SANAYİ BÖLGELERİ İÇİN “AFET SONRASI ÜRETİM” HEDEFİ Türkiye’nin en büyük sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da deprem hazırlıklarının önemli başlıklarından birini de organize sanayi bölgeleri oluşturuyor. JICA çalışmaları kapsamında organize sanayi bölgelerindeki yapıların güçlendirilmesi, olası depremde oluşabilecek yapısal hasarların azaltılması ve işletmelerin afet sonrasında üretime devam edebilmesini sağlayacak tedbirlerin geliştirilmesi hedeflendi. Bursa ekonomisinin büyük bölümünü oluşturan sanayi tesislerinin deprem sonrasında faaliyetlerini sürdürebilmesi, yalnızca kent ekonomisi açısından değil, Türkiye ekonomisi açısından da kritik bir konu olarak değerlendiriliyor. BURSA İÇİN YENİ DÖNEM: RİSK AZALTMA VE DİRENÇLİ KENT HEDEFİ Uzmanlara göre deprem hazırlığında temel amaç yalnızca binaların yıkılmasını önlemek değil; şehirlerin afet sonrasında yaşamaya ve üretmeye devam edebilecek kapasiteye ulaştırılması. Bu kapsamda; Riskli yapı stokunun belirlenmesi, Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, Kritik altyapıların güçlendirilmesi, Sanayi tesislerinin afet dayanıklılığının artırılması, Toplumun afet bilincinin yükseltilmesi Bursa’nın deprem dirençli bir kent olması açısından büyük önem taşıyor. “BURSA’NIN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL VERİLERLE HAREKET EDİLMELİ” Bursa Büyükşehir Belediyesi ile JICA arasında yürütülen çalışma, kentin deprem risklerini bilimsel verilerle ortaya koyan önemli projelerden biri olarak değerlendiriliyor. İznik-Gemlik ve İnegöl fayları üzerinde hazırlanan deprem senaryoları, bina envanteri çalışmaları ve kritik yapı analizleri; Bursa’nın afetlere karşı hazırlığında önemli bir rehber niteliği taşıyor. Uzmanların ortak görüşü ise Bursa gibi sanayi, tarih ve nüfus yoğunluğu yüksek bir kentin deprem hazırlığını yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin güvenliği açısından da ele alması gerektiği yönünde. Bursa’nın önündeki en önemli görevlerden biri; bilimsel veriler ışığında, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademik çevreler, meslek odaları ve vatandaşların ortak iradesiyle daha güvenli ve dirençli bir şehir modeli oluşturmak olarak görülüyor.

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?" Haber

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?"

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde hazırlanan "Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi" kapsamında kamuoyuyla paylaşılan deprem risk analizleri, Bursa'nın özellikle Osmangazi ilçesi açısından taşıdığı büyük tehlikeyi bir kez daha gözler önüne sererken, Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bilimsel verilerin artık tartışmaya açık olmadığını belirten Şahinalp, özellikle Osmangazi'nin tarihi merkezinde bulunan mahallelerin deprem riski açısından Bursa'nın en kritik bölgeleri arasında yer almasının, yıllardır ertelenen kentsel dönüşümün bedelini ağırlaştırdığını söyledi. Şahinalp, "Bugün elimizde bilim insanlarının hazırladığı raporlar var. Risk haritaları var. Fay senaryoları var. Tehlikenin nerede olduğu, hangi mahallelerin en yüksek risk altında bulunduğu artık herkes tarafından biliniyor. Buna rağmen yıllardır konuşup hiçbir somut adım atmamak, on binlerce insanın hayatını kaderine terk etmektir." dedi. "Osmangazi'nin Kalbine Depremde Hançer Saplanacak" JICA destekli analizlerde, olası 7.6 büyüklüğündeki İznik-Gemlik Fay Hattı depremi senaryosunda Bursa'nın en yüksek risk taşıyan mahallelerinin büyük bölümünün Osmangazi'de yer aldığına dikkat çeken Şahinalp, tablonun son derece ürkütücü olduğunu ifade etti. Risk oranlarının Çırpan'da yüzde 87,7, Altıparmak'ta yüzde 87,3, Kükürtlü'de yüzde 85,2, Selimiye'de yüzde 82,2, Hocahasan'da yüzde 78,2, Kırcaali'de yüzde 76,9, İntizam'da yüzde 75,2 ve Kiremitçi Doğanbey bölgesinde yüzde 74,4 seviyelerine ulaşmasının tesadüf olmadığını belirten Şahinalp, şu değerlendirmede bulundu: "Bu tablo sıradan bir istatistik değildir. Bu tablo, olası büyük bir depremde Osmangazi'nin kalbine adeta hançer saplanacağının bilimsel ifadesidir. İnsanların yaşadığı mahalleler alarm veriyor. Bu rakamlar siyaset üstüdür. Bunlar seçim malzemesi değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren gerçeklerdir." "Depremde Sadece Binalar Değil, Ulaşım Ağı da Çökebilir" Şahinalp, yalnızca yapı stokunun değil, Bursa'nın ulaşım altyapısının da ciddi risk altında olduğuna dikkat çekerek özellikle doğu-batı ulaşım aksında yaşanabilecek olası hasarların şehrin tamamını felç edebileceğini söyledi. "Deprem yalnızca binaları yıkmaz. Ulaşım yolları zarar görürse ambulans ulaşamaz, itfaiye ulaşamaz, arama kurtarma ekipleri müdahale edemez. Osmangazi'nin merkezinde yaşanacak büyük bir yıkım, Bursa'nın doğu ile batısını birbirine bağlayan ana ulaşım koridorlarını da işlemez hale getirebilir. Böyle bir senaryonun ekonomik ve insani sonuçlarını düşünmek bile ürkütücüdür." "70 Bin Vatandaş Bekliyor, Projeler Neden Bekletiliyor?" Altıparmak-Çarşamba hattında yıllardır konuşulan kentsel dönüşüm çalışmalarının hazırlıklarının tamamlandığını ancak uygulamaya geçilmediğini savunan Şahinalp, bölgede yaşayan yaklaşık 70 bin vatandaşın büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti. "Son dört yıldır Altıparmak-Çarşamba hattında yapılacak dönüşüm için çalışmaların tamamlandığı söylendi. Planlar hazırlandı, projeler konuşuldu, kamuoyuna umut verildi. Peki sonuç ne oldu? Bugün hâlâ binlerce insan aynı riskli yapılarda yaşamaya devam ediyor." "Yaklaşık 70 bin vatandaşımız her gece aynı endişeyle uyuyor. İnsanlar depremi değil, ihmali konuşuyor. Bu tablo ne Osmangazi Belediyesi'nin ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin vicdanına sığar." "Deprem Siyaseti Affetmez" Şahinalp, deprem konusunun günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayarak, ihmalin telafisinin olmayacağını söyledi. "Deprem geldiğinde siyasi rozetlerin hiçbir anlamı kalmaz. O enkazın altında partiler değil insanlar kalır. Bu nedenle herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Deprem kapıyı çaldığında mazeretlerin hiçbir değeri olmayacaktır." "Artık Zaman Kaybetme Lüksü Yok" Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını belirten Şahinalp, afet yönetimi anlayışının bütüncül bir planlamayla ele alınması gerektiğini dile getirdi. "Bugün dönüşüm konuşulurken yalnızca betonarme yapılar düşünülmemelidir. Altyapı, ulaşım, toplanma alanları, yeşil alanlar, sağlık tesisleri, eğitim kurumları ve acil müdahale güzergâhları birlikte planlanmalıdır. Gerçek şehircilik budur." "Şehircilik Bakanlığı'nın Desteğiyle Süreç Derhal Başlatılmalı" Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp, merkezi idarenin de sürece güçlü şekilde dahil olması gerektiğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı: "Şehircilik Bakanlığı'nın teknik ve mali desteğiyle Altıparmak-Çarşamba başta olmak üzere yüksek risk taşıyan bölgelerde kapsamlı kentsel dönüşüm vakit kaybetmeden başlatılmalıdır. Artık rapor hazırlama değil, temel atma zamanıdır." "Bugün atılacak cesur adımlar yarının hayatlarını kurtaracaktır. Hiç kimsenin bu sorumluluğu erteleme hakkı yoktur. Bursa'nın kalbi olan Osmangazi'nin kaderi belirsizliğe teslim edilemez. Bilimin gösterdiği yolu izlemek, vatandaşın can güvenliğini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmak hepimizin ortak görevidir." Şahinalp, deprem riskinin artık teorik bir ihtimal değil, bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş somut bir gerçek olduğunu belirterek, ilgili tüm kurumlara ortak akıl ve koordinasyon içinde hareket etme çağrısında bulundu.

Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk… Haber

Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk…

Bursa Nağme Musiki Derneği, Adana Çukurova Çağdaş Musiki Derneği ve Bursa İyilik İyidir Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen "Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk" projemizi; dayanışmanın, sevginin ve gönüllülüğün en güzel örneklerinden biri olarak başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Müziğin birleştirici gücünü iyilikle buluşturan bu anlamlı projede, çocuklarımızın eğitimine katkı sağlamak amacıyla çıktığımız yolculukta bizleri yalnız bırakmayan, destekleriyle yanımızda olan tüm kurum, kuruluş ve gönül dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Başta desteklerini esirgemeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne, Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın'a, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcımız Sayın Mutlu Esendemir'e ve konserimize katılarak bizleri onurlandıran Gemlik Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Deviren'e şükranlarımızı sunarız. Projemizin en önemli paydaşlarından olan Bursa Nağme Musiki Derneği Başkanı Sayın Hülya Yüceer'e, değerli Yönetim Kurulu üyelerine, gecemize sanatı ve emeğiyle büyük değer katan Koro Şefimiz Sayın Samiye Berkmen'e ve birbirinden kıymetli koristlerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde, dostlukları ve güçlü iş birlikleriyle projemize katkı sunan Adana Çukurova Çağdaş Musiki Derneği Başkanı Sayın Hayrettin Arpacı'ya, yönetim kuruluna ve tüm koristlerine de en içten teşekkürlerimizi iletiyoruz. Her etkinliğimizde yanımızda olarak bizlere güç veren Bursa Alevi Kültür Derneği Bursa Şubesi Başkanı Sayın Hüseyin Kalkan'a ve değerli yönetimine; konserimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayan Bursa Sanat TV ailesine; çocuklarımızın eğitimine kırtasiye desteği sağlayan Avukat Ercan Kılıç'a, Avukat Turgut Özkan'a, Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Sayın Berrin Temuroğlu'na, Başkan Yardımcısı Sayın Neslihan Zorlu'ya ve ismini tek tek anamasak da gönülden destek veren tüm hayırsever dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Konserimize katılarak bizleri yalnız bırakmayan, çocuklarımız için kırtasiye malzemeleri getirerek bu iyilik hareketine ortak olan tüm misafirlerimize, bağışçılarımıza ve gönüllülerimize de sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sizlerin katkıları sayesinde bu etkinlik yalnızca bir konser olmanın ötesine geçmiş; çocuklarımızın eğitimine destek sağlayan, dayanışmayı güçlendiren ve iyiliği büyüten örnek bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmüştür. Bu güzel organizasyon vesilesiyle Adana'dan gelen kıymetli misafirlerimizi üç gün boyunca Bursa'nın tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Kurulan dostlukların ve gönül köprülerinin uzun yıllar devam etmesini diliyoruz. Projenin hazırlanması ve yürütülmesinde büyük özveri gösteren Bursa İyilik İyidir Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanımız Sayın Özlem Yerlikaya Tanış'a ve Başkan Yardımcımız Sayın Nilüfer Yüceer'e emekleri, özverili çalışmaları ve katkıları için ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu proje bir kez daha göstermiştir ki; müzik insanları bir araya getirir, iyilik çoğalır, dayanışma güçlenir ve çocuklarımızın geleceğine umut olur. "Her Nağmede Bir İyilik, Her İyilikte Bir Çocuk" diyerek çıktığımız bu yolda bizimle birlikte yürüyen, emeğiyle, desteğiyle ve gönlüyle katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız… İyilik İyidir.

“Bursa’da Yerli Teknoloji Varken Neden Yabancıya 2 Milyar Dolar?” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Çok Sert Tepki: “Bursa Üvey Evlat mı?” Haber

“Bursa’da Yerli Teknoloji Varken Neden Yabancıya 2 Milyar Dolar?” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Çok Sert Tepki: “Bursa Üvey Evlat mı?”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Çinli CRRC Zhuzhou Locomotive firmasından tramvay alımıyla ilgili kararına sert sözlerle tepki gösterdi. Yaklaşık 2 milyar dolarlık dış alım üzerinden yapılan anlaşmayı eleştiren Öztürk, Bursa’da geliştirilen yerli teknoloji ve raylı sistem üretim kapasitesine rağmen yabancı firma tercih edilmesini “ekonomik ve stratejik bir çelişki” olarak değerlendirdi. Öztürk, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bursa’da üretilen, dünyaya ihraç edilen, mühendisliği ve AR-GE gücüyle kendini ispatlamış bir teknoloji varken; neden 2 milyar dolarlık bir kaynak Çinli bir firmaya aktarılıyor? Bu şehir bu ülkenin vitrini değil mi? Yoksa Bursa sizin gözünüzde üvey evlat mı?” “YERLİ ÜRETİM VARKEN DIŞA BAĞIMLILIK TERCİH DEĞİL, TERCİH EDİLMİŞ BİR POLİTİKADIR” Bursa’nın raylı sistemler alanında Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Öztürk, şehirdeki sanayi altyapısının görmezden gelinmesini eleştirdi. Bursa’da Durmazlar Makine’nin raylı sistem markası Durmaray tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli alçak tabanlı tramvayı İpekböceği’nin üretildiğini hatırlatan Öztürk, yerli üretim ekosisteminin gücüne rağmen dış alım yapılmasını sorguladı. Kentteki BURAY Raylı Sistemler Kümelenmesi sayesinde birçok yerli firmanın fren sistemlerinden kabin ekipmanlarına kadar kritik parçaları ürettiğini belirten Öztürk, “Bursa artık sadece üretmiyor, teknoloji ihraç ediyor” dedi. “BU ŞEHİR RAYLI SİSTEMDE DÜNYA İLE REKABET EDİYOR” Öztürk açıklamasında, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde geliştirilen AR-GE ve UR-GE projelerinin Türkiye’nin raylı sistem teknolojisinde önemli bir kırılma noktası oluşturduğunu da vurguladı. Polonya’ya yapılan ilk tramvay ihracatının Bursa’dan gerçekleştiğini hatırlatan Öztürk, şunları söyledi: “Bu şehir sadece üretim yapmıyor, ihracat yapıyor, rekabet ediyor, dünya pazarına giriyor. Böyle bir ekosistem varken dışarıdan alım yapmak ekonomik değil, stratejik bir zafiyettir.” “BURSA’NIN POTANSİYELİ YOK SAYILIYOR” Bursa’nın lojistik konumu, sanayi gücü ve mühendislik altyapısının Türkiye’nin en güçlü endüstri merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Öztürk, alınan kararın yerli sanayi açısından moral bozucu etkiler oluşturduğunu savundu. Kentteki üretim kapasitesinin yıllardır geliştirildiğini vurgulayan Öztürk, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bursa, raylı sistemler alanında sadece Türkiye’nin değil, bölgenin üretim üssü olabilecek potansiyele sahip. Buna rağmen dışarıdan yapılan devasa alımlar, yerli üreticiyi görmezden gelmek anlamına gelir.” “50 MİLYAR EUROLUK KAYNAK NEREDE KALACAK?” Raylı sistem projelerinin ekonomik büyüklüğüne de dikkat çeken Öztürk, Türkiye’de bu alanda yapılan yatırımların yüz milyarlarca euroluk bir ekonomik hacme karşılık geldiğini ifade etti. Yerli katkı şartının daha güçlü uygulanması gerektiğini belirten Öztürk, şu ifadeleri kullandı: “Eğer yerli üretim desteklenmezse, milyarlarca euroyu dışarıya göndermeye devam ederiz. Oysa doğru politikalarla bu kaynak Türkiye’de kalabilir, sanayi büyür, istihdam artar.” “BURSA’YA BAKIŞ AÇISI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” Açıklamasının sonunda merkezi ve yerel yönetime çağrıda bulunan Tayfun Öztürk, Bursa’nın üretim gücünün stratejik bir değer olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Öztürk, “Bu şehir üretiyor, geliştiriyor, ihraç ediyor. Buna rağmen yerli firmalar yerine yabancı şirketlerin tercih edilmesi kabul edilebilir değildir. Bursa’nın emeği ve potansiyeli görmezden gelinmemelidir” dedi. SONUÇ: YERLİ SANAYİ Mİ, DIŞA BAĞIMLILIK MI? Bursa’da raylı sistemler alanında gelişen güçlü sanayi altyapısı ve yerli üretim kapasitesi, son yapılan alım kararlarıyla yeniden tartışma konusu oldu. DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ün açıklamaları, şehirdeki sanayi ekosisteminin geleceği ve kamu alım politikalarının yönü hakkında yeni bir tartışma başlattı. Kamuoyunda şimdi en çok sorulan soru ise şu oldu: “Bursa, kendi teknolojisini üreten bir şehir mi olacak, yoksa kendi üretimini görmezden gelen bir pazar mı?”

“KÜLTÜRPARK VE ATATÜRK SPOR SALONU ÇEVRESİNDE ALARM: ZEMİN ÇÖKMESİ VE PİST BOZULMASI TEPKİ ÇEKTİ” Haber

“KÜLTÜRPARK VE ATATÜRK SPOR SALONU ÇEVRESİNDE ALARM: ZEMİN ÇÖKMESİ VE PİST BOZULMASI TEPKİ ÇEKTİ”

Bursa’da kentin en önemli kamusal alanlarından biri olan Kültürpark içinde yer alan Millet Bahçesi çevresi ve spor alanlarında ortaya çıkan zemin sorunları, teknik çevrelerde sert eleştirilerin hedefi oldu. Geçmiş dönem İnşaat Mühendisleri Odası başkanlarından Mehmet Albayrak, sahadaki mevcut durumu “şehircilik ve mühendislik açısından kabul edilemez bir tablo” sözleriyle değerlendirerek yetkililere çok sert ifadelerle çağrıda bulundu. “TARTAN PİST DEĞİL, TARTMAYAN PİST” Kültürpark Millet Bahçesi önünde yer alan tartan pistin mevcut hali, kamuoyunda ciddi tepki topluyor. Albayrak, pistin işlevini tamamen kaybettiğini belirterek, “Artık buna tartan pist demek mümkün değil; bu bildiğiniz tartmayan, yürünemeyen bir yüzey haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. Spor ve yürüyüş amacıyla kullanılan alanın, kullanıcılar için neredeyse tehlike oluşturacak hale geldiği belirtilirken, zemindeki bozulmanın hem konforu hem de güvenliği ciddi şekilde zedelediği ifade ediliyor. ATATÜRK KAPALI SPOR SALONU ÇEVRESİNDE 15 CM’LİK ZEMİN ÇÖKMESİ Daha da kritik bir tespit ise Atatürk Kapalı Spor Salonu çevresinden geldi. Albayrak’ın açıklamasına göre, inşaat sahası yakınındaki zeminde yaklaşık 15 santimetreyi bulan düşey deplasman (çökme) meydana geldi. Bu durumun basit bir yüzey deformasyonu olmadığına dikkat çeken Albayrak, söz konusu çökmenin uzun vadeli zemin problemi ve yapısal risk sinyali taşıyabileceğini vurguladı. “ŞEHRE YAKIŞMIYOR, GÖZ GÖRE GÖRE İHMAL VAR” Albayrak, yaşanan tabloyu sert sözlerle eleştirerek mevcut durumu “Bursa gibi bir kente yakışmayan bir mühendislik ve bakım ihmali” olarak nitelendirdi. Söz konusu alanların hem günlük kullanım hem de kent estetiği açısından ciddi şekilde zarar gördüğünü belirten Albayrak, basit ve düşük maliyetli müdahalelerle sorunun çözülebileceğini ifade etti. “YETKİLİLER DERHAL GÖREVE” Açıklamasında doğrudan çağrı yapan Albayrak, Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili tüm birimlere seslenerek acil müdahale talep etti. Mevcut sorunların büyük bütçeler gerektirmediğini, aksine küçük ölçekli teknik iyileştirmelerle hızla giderilebileceğini vurgulayan Albayrak, gecikmenin kamu güvenliği ve kent imajı açısından daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. “GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN BAKIM EKSİKLİĞİ” ANALİZİ Uzman değerlendirmelerine göre Kültürpark ve çevresinde yaşanan sorunlar yalnızca güncel bir bakım eksikliğinden ibaret değil; uzun yıllara yayılan planlama, zemin kontrolü ve periyodik bakım zafiyetlerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kent içi rekreasyon alanlarında düzenli mühendislik denetiminin yapılmaması, özellikle yoğun kullanım alanlarında deformasyonların hızla artmasına neden oluyor. SONUÇ: “KÜÇÜK MÜDAHALEYLE BÜYÜK SORUN ÖNLENEBİLİR” Mehmet Albayrak’ın açıklamaları, Bursa’daki kamusal alanların bakım ve mühendislik yönetimi konusunu yeniden gündeme taşırken, uzmanlar sorunun büyümeden çözülmesi gerektiğini vurguluyor. Kültürpark ve Atatürk Kapalı Spor Salonu çevresindeki zemin sorunlarının hızlı müdahaleyle giderilmemesi halinde, hem güvenlik hem de kent estetiği açısından daha ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

Halil Büyükışıklar’dan Yerel Yönetimlere Sert Eleştiriler: İnegöl ve Bursa Büyükşehir Üzerine Paylaşım Tartışma Yarattı Haber

Halil Büyükışıklar’dan Yerel Yönetimlere Sert Eleştiriler: İnegöl ve Bursa Büyükşehir Üzerine Paylaşım Tartışma Yarattı

BURSA / İNEGÖL – Eski Cumhuriyet Halk Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) ve Demokratik Sol Parti (Demokratik Sol Parti) İnegöl İlçe Başkanı Halil Büyükışıklar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla yerel yönetimlere yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Büyükışıklar’ın paylaşımı, Bursa ve İnegöl siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Paylaşımında özellikle Mustafa Bozbey ve İnegöl özelinde yürütülen belediye hizmetleri ve siyasi süreçleri hedef alan Büyükışıklar, altyapı çalışmaları, yol ve kaldırım sorunları ile belediye yönetimleri arasındaki siyasi gerilimlere dikkat çekti. “80 Gündür Gündem Değişti” İddiası Büyükışıklar, paylaşımında Bursa Büyükşehir Belediyesi ile ilgili geçmiş dönemde yapılan altyapı yatırımlarının yeterince gündeme getirilmediğini savunarak, son dönemde ise yol ve kaldırım sorunlarının geri planda bırakıldığını ileri sürdü. Sosyal medya açıklamasında, özellikle İnegöl’de bazı bölgelerde devam eden altyapı ve yol çalışmaları üzerinden eleştirilerde bulunan Büyükışıklar, yerel basının ve bazı siyasi aktörlerin bu konuları artık gündeme taşımadığını iddia etti. Altyapı ve Hizmet Tartışmaları Büyükışıklar, İnegöl’de yürütülen altyapı projelerine de değinerek, geçmişte kısa süre içinde yüksek maliyetli yatırımlar yapıldığını ancak buna rağmen bazı bölgelerde yol ve kaldırım sorunlarının sürdüğünü öne sürdü. Özellikle yağışlı havalarda yaşanan çamur ve ulaşım sıkıntılarını gündeme taşıyan açıklamalar, sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu. Paylaşımda, bazı cadde ve kavşaklarda devam eden kazı ve düzenleme çalışmalarına da atıfta bulunularak, vatandaşların günlük yaşamda zorluk yaşadığı ifade edildi. İnegöl Belediye Başkanı’na Eleştiriler Büyükışıklar, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, belediyecilik hizmetlerinin yeterliliği konusunda soru işaretleri dile getirdi. Açıklamalarında, yerel yönetimlerin vatandaşların beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığını savundu. Söz konusu ifadeler, özellikle İnegöl’de siyasi tartışmaları yeniden alevlendirirken, belediye yönetimi cephesinden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı merak konusu oldu. Siyasi Mesaj ve Geçmiş Görev Vurgusu Halil Büyükışıklar, açıklamasında geçmişte yürüttüğü ilçe başkanlığı görevlerine atıfta bulunarak, yerel yönetimlerle olan geçmiş diyalog süreçlerine de değindi. Açıklamasında, farklı dönemlerde belediyelerle yaşanan iletişim tarzlarını hatırlatarak karşılıklı eleştirilerde bulundu. Siyasi gözlemciler, Büyükışıklar’ın çıkışını “yerel yönetim performansına yönelik sert bir eleştiri” olarak değerlendirirken, paylaşımın hem Bursa Büyükşehir Belediyesi hem de İnegöl Belediyesi ekseninde yeni bir tartışma başlatabileceğini ifade ediyor. Tartışmaların Siyasi Yansımaları Söz konusu açıklamalar, Bursa yerel siyasetinde özellikle altyapı hizmetleri, belediye yatırımları ve kamuoyu iletişimi başlıklarında yeni bir tartışma zemini oluşturdu. Sosyal medyada geniş yankı bulan paylaşım, destek ve eleştirilerin bir arada yer aldığı yorumlara neden oldu. Yerel yönetimlerin önümüzdeki günlerde bu iddialar ve eleştirilerle ilgili nasıl bir açıklama yapacağı ise merakla bekleniyor.

Zafer Milli’den Bursa Trafiğine Radikal Çözüm Çağrısı Haber

Zafer Milli’den Bursa Trafiğine Radikal Çözüm Çağrısı

Zafer Milli’den Bursa Trafiğine Radikal Çözüm Çağrısı: “5 Yıl Sonra Yollara Çıkmak İmkânsız Olabilir” Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen en temel sorunlarından biri olan trafik yoğunluğu, bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı. CHP Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Zafer Milli, kentin mevcut ulaşım yükünü ve gelecekte karşı karşıya kalacağı tabloyu çarpıcı verilerle ortaya koyarak, dikkat çeken bir çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı. Milli, Bursa’da özellikle doğu-batı ana ulaşım aksında yaşanan yoğunluğun artık sürdürülebilir olmaktan çıktığını belirterek, her gün yaklaşık 600 bin aracın bu hat üzerinde seyir halinde olduğunu vurguladı. Bu yoğunluğun yalnızca trafik sıkışıklığı anlamına gelmediğini ifade eden Milli, sorunun çok boyutlu etkilerine dikkat çekti. “Bu rakam; sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda ciddi bir hava kirliliği, insan psikolojisi üzerinde baskı, araçlarda yüksek amortisman ve korkunç bir yakıt israfı demektir” diyen Milli, mevcut durumun ekonomik ve sosyal maliyetinin her geçen gün daha da arttığını dile getirdi. “Nüfus ve Araç Sayısı Artıyor, Kriz Kapıda” Bursa’da nüfus artışının ve araç sahipliğinin hızla yükseldiğine işaret eden Milli, mevcut ulaşım altyapısının bu artışı kaldırabilecek kapasiteden uzak olduğunu belirtti. Mevcut eğilimin devam etmesi halinde önümüzdeki 5 yıl içinde kent içi ulaşımın ciddi bir tıkanma noktasına ulaşacağını savunan Milli, “Bu gidişle yakın gelecekte trafiğe çıkmak neredeyse imkânsız hale gelecek” uyarısında bulundu. “Bursa Ovası Daha Fazla Yük Kaldıramaz” Klasik ulaşım çözümlerinin artık geçerliliğini yitirdiğini ifade eden Milli, özellikle yeni yol açma projelerinin Bursa özelinde uygulanabilir olmadığını vurguladı. Bursa Ovası’nın sınırlı bir coğrafi alan sunduğunu ve büyük ölçüde yapılaşma baskısı altında olduğunu hatırlatan Milli, “Zaten ciddi şekilde tahrip edilmiş olan ova, adeta son çırpınışlarını yaşıyor. Bu alan üzerinde yeni geniş yollar açmak ne mümkün ne de doğru” dedi. Yer Altından Dev Proje: 70 Yıllık Çözüm İddiası Zafer Milli, uzun yıllardır üzerinde çalıştığını belirttiği çözüm önerisini ise “yer altı ulaşım sistemi” olarak açıkladı. Buna göre, kentin doğu-batı aksında yer altından çift yönlü (gidiş-geliş) duble yol inşa edilmesi ve bu hattın ortasından yüksek kapasiteli bir metro sisteminin geçirilmesi planlanıyor. Projenin yalnızca bugünü değil, önümüzdeki en az 70 yılı kapsayacak şekilde tasarlandığını ifade eden Milli, bu entegre sistemin hem karayolu hem de raylı ulaşımı aynı koridorda buluşturarak trafik yükünü ciddi ölçüde azaltacağını savundu. Uluslararası Finansman ve Yap-İşlet-Devret Modeli Milli’nin açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri de projenin finansman modeli oldu. Çalışmanın, uluslararası yatırımcılar ve teknik ekiplerle birlikte detaylandırıldığını belirten Milli, projeye talip olan firmaların hazır olduğunu ifade etti. Yaklaşık 3 milyar dolar büyüklüğünde bir finansman paketinin öngörüldüğünü açıklayan Milli, bu kaynağın kredi olarak hazır durumda olduğunu ve projenin yap-işlet-devret modeli ile hayata geçirilebileceğini söyledi. Bu model kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden herhangi bir maddi talepte bulunulmadığını özellikle vurguladı. “Karar Verici Makam Arıyorum” Projeyi hayata geçirmek için siyasi ve idari iradeye ihtiyaç olduğunu belirten Milli, yetkili mercilere açık çağrıda bulundu. “Bu çalışma için bugüne kadar hiçbir kurumdan maddi destek almadık. Tüm hazırlıkları kendi imkânlarımızla yürüttük. Artık karar verici bir makam arıyoruz” ifadelerini kullanan Milli, sürecin daha fazla gecikmemesi gerektiğini dile getirdi. “Aşkımız Bursa” Açıklamasının sonunda duygusal bir vurgu da yapan Zafer Milli, tüm çalışmalarının arkasındaki temel motivasyonun Bursa’ya olan bağlılık olduğunu belirterek, “Bizim derdimiz de sevdamız da Bursa. Bu şehir için üretmeye, çözüm aramaya devam edeceğiz” dedi. Kent kamuoyunda geniş yankı uyandırması beklenen bu açıklama, Bursa’nın ulaşım sorununa yönelik radikal ve uzun vadeli çözümlerin daha güçlü şekilde tartışılacağının sinyalini veriyor.

GÜRSU BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA IŞIK: “RAKAMLAR SİYASİ AYRIMCILIĞI BELGELİYOR!” Haber

GÜRSU BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA IŞIK: “RAKAMLAR SİYASİ AYRIMCILIĞI BELGELİYOR!”

Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP'li Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ait faaliyet raporundaki verileri masaya yatırarak ilçeye yönelik hizmet adaletsizliğine sert tepki gösterdi. Işık, faaliyet raporundaki rakamların, Gürsu halkına yönelik açık bir kaynak ayrımcılığını tescillediğini ifade etti. GÜRSU BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA IŞIK: “RAKAMLAR SİYASİ AYRIMCILIĞI BELGELİYOR!” #haber #bursa #gürsu pic.twitter.com/ub5ZS704md — GÜRSU HABER (@GursuHabercom) April 22, 2026 ASFALT YATIRIMLARINDA “ÜVEY EVLAT” MUAMELESİ CHP yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet raporunda yer alan; ilçelere sunduğu asfalt hizmetlerini karşılaştıran Başkan Mustafa Işık, Gürsu’ya ayrılan payın diğer ilçelerin çok gerisinde kaldığını vurguladı. Bazı belediyelere 60 bin ton, hatta bir ilçeye 479 bin ton asfalt yatırımı yapıldığını hatırlatan Işık, “Gürsu’ya reva görülen miktar ise sadece 6 bin tonla sınırlı kalmıştır. Bu uçurumun izahı yoktur” dedi. YOL MALZEMESİ DAĞITIMINDA UÇURUM: 110 BİN TONA KARŞI 5 BİN TON Benzer bir tablonun yol yapımında kullanılan ocak malzemesinde de yaşandığını dile getiren Işık, ilçeler arasındaki dağılımı şu rakamlarla özetledi: Mustafakemalpaşa: 110 bin ton Mudanya: 42 bin ton Gürsu: 5 bin ton Başkan Işık, “Hani 17 ilçeye adil ve eşit hizmet götürülecekti? Büyükşehir’in kendi resmi raporu, ‘eşitlik’ söylemlerinin sadece kağıt üzerinde kaldığını ve siyasi bir ayrımcılık yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır,” diyerek tepkisini dile getirdi. “HAK VE ADALET SÖYLEMLERİ GÜRSU SINIRINDA DURUYOR” Siyaset sahnesinde sürekli “Hak, hukuk ve adalet” vurgusu yapanların icraat noktasında Gürsu’yu görmezden geldiğini belirten Işık, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: “Hak bunun neresinde, adalet bunun neresinde? Gürsu halkının hakkını savunduğumuz her an karalama kampanyalarıyla susturulmaya çalışıldık. Ancak su sorununda da yangın felaketinde de olduğu gibi, zaman bizi bir kez daha haklı çıkarmıştır. Önceliklerinin siyasi polemik değil, Gürsu halkının hizmet alması olduğunu belirten Belediye Başkanı Mustafa Işık, açıklamasını kararlılık mesajıyla noktaladı: “Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek; yani Gürsu’nun hakkını almaktır. Hemşehrilerimizin hukukunu ve alın terini her platformda sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.