Hava Durumu

#Bugün

Gürsu Haber - Bugün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bugün haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Çataltepe’yi Peşkeş Çektirtmeyiz!” Haber

“Çataltepe’yi Peşkeş Çektirtmeyiz!”

Bursa’da yıllardır çözülemeyen ve her geçen yıl daha da büyüyen bir krize dönüşen Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, yapılan son açıklamalarla yeniden kent gündeminin en sert tartışma başlıklarından biri haline geldi. Küçük sanayi esnafının yıllardır umut bağladığı ancak aradan geçen onca zamana rağmen bir türlü tamamlanamayan proje, bu kez kamuoyunda “sorumluluk kimde?” sorusunu daha güçlü biçimde gündeme taşıdı. Tartışmanın fitili, gazeteci Hasan Boztürk’ün hazırlayıp sunduğu ve YouTube ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında yapılan açıklamalarla ateşlendi. Programın konuğu olan Fahrettin Bilgit, yani Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı, Çataltepe sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak dosyanın artık devlet kurumlarının kontrolünde ilerlediğini ve sürecin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Ancak bu açıklamalar, yıllardır projede mağdur olduğunu belirten ve binlerce esnafın hak mücadelesini yürüttüğünü söyleyen Çataltepe Esnaf ve İş İnsanları Derneği (ÇATSANDER) tarafından sert bir dille karşılandı. Dernek yönetimi, kamuoyuna yaptığı kapsamlı açıklamayla yalnızca mevcut durumu eleştirmekle kalmadı; aynı zamanda Çataltepe sürecinde bazı gerçeklerin görmezden gelindiğini savunarak açık bir hesaplaşma çağrısı yaptı. 18 Yıllık Proje, Bitmeyen Belirsizlik Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, ilk kez 2008 yılında Bursa’daki küçük sanayi esnafının modern iş yerlerine kavuşmasını sağlamak amacıyla gündeme gelmişti. Proje o dönemde Bursa ekonomisi için stratejik bir yatırım olarak sunulmuş, hatta büyük siyasi mitinglerde Bursa sanayicisine “yeni bir üretim üssü” vaat edilmişti. Ancak aradan geçen 18 yılın ardından tablo, projenin başlangıcında çizilen iyimser çerçeveden oldukça uzak bir noktaya geldi. Bugün gelinen noktada: Projenin halen tamamlanamadığı Binlerce esnafın iş yerlerine kavuşamadığı Yıllar önce yapılan ödemelerin karşılığının alınamadığı Sürecin hâlâ belirsizlik içinde ilerlediği iddiaları Bursa kamuoyunda ciddi bir tepki yaratıyor. ÇATSANDER’in verdiği bilgilere göre proje kapsamında: 450 civarında kooperatif ortağı bulunuyor Kooperatif dışında bırakılan yaklaşık 3500 esnaf sürecin dışında kaldı 3159 sanayici ve işletmeci yıllardır sonuç bekliyor Daha da dikkat çekici olan ise projenin finansal boyutu. Dernek yönetimi, altyapı için yapılan ödemelerin yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştığını, buna rağmen inşaatın hâlâ büyük ölçüde tamamlanamadığını belirtiyor. Bu tabloyu değerlendiren sanayiciler, yaşananların artık yalnızca bir gecikme değil, Bursa esnafının ekonomik geleceğini etkileyen ciddi bir mağduriyet olduğunu ifade ediyor. ÇATSANDER’den Sert Tepki: “Gerçekler Çarpıtılıyor” Çataltepe tartışmaları, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit’in televizyon programındaki açıklamalarının ardından daha da alevlendi. Çataltepe Esnaf ve İş İnsanları Derneği yönetimi; Başkan Zekai Akdoğan, Başkanvekili Aydın Çitil ve Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş imzasıyla yayımladığı açıklamada, son günlerde yapılan bazı değerlendirmelerin kamuoyunu yanıltıcı bir çerçeve çizdiğini savundu. Dernek yönetimi açıklamasında şu sert ifadeleri kullandı: “Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi hakkında son günlerde yapılan bazı açıklamalarda gerçekleri çarpıtan, kamuoyunu eksik ve yanıltıcı bilgilerle yönlendiren bir yaklaşım sergilendiğini üzülerek görmekteyiz.” ÇATSANDER’e göre Çataltepe dosyasının bugün hâlâ gündemde olmasının tek nedeni, yıllardır sürdürülen esnaf mücadelesi. Dernek yönetimi, konunun hiçbir zaman masa başında hatırlanan bir dosya olmadığını vurgulayarak şu noktaların altını çizdi: Ankara’da bakanlık kapılarında sayısız görüşme yapıldığı Proje dosyalarının yeniden hazırlanıp sunulduğu Resmi kurumlarla defalarca temas kurulduğu Sanayicilerin mağduriyetinin sürekli gündemde tutulduğu Açıklamada, bu çalışmaların büyük bölümünün ÇATSANDER tarafından yürütüldüğü ifade edildi. “BESOB Yıllarca Neredeydi?” Sorusu ÇATSANDER’in açıklamasındaki en sert bölüm ise Bursa esnafının çatı kuruluşu olan Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne yönelik eleştiriler oldu. Dernek yönetimi, BESOB’un yıllar boyunca Çataltepe sürecinde etkili bir rol üstlenmediğini savunarak şu soruları kamuoyunun gündemine taşıdı: Çataltepe projesi çıkmaza girerken BESOB neredeydi? Sanayici yıllarca kapı kapı dolaşırken kim yanında durdu? Ankara’da hazırlanan dosyaların arkasında kim mücadele etti? Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti: “Bugün ekranlara çıkıp geçmişte yapılmayanları yapılmış gibi anlatmak, verilen emeği sahiplenmeye çalışmak ya da sürecin gerçek aktörlerini görmezden gelmek Bursa’nın üretim gücünü oluşturan 3159 esnafın aklıyla alay etmektir.” “Bu Bir Prestij Yarışı Değil” Dernek yönetimi ayrıca Çataltepe meselesinin kurumlar arasında bir prestij yarışına dönüştürülmesine de sert tepki gösterdi. ÇATSANDER açıklamasında, projenin herhangi bir kişi ya da kurumun siyasi veya kurumsal vitrini olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Çataltepe meselesi hiçbir kişi ya da kurumun prestij vitrini değildir. Bu mesele 3159 esnafın ekmeği, Bursa üretiminin geleceği ve yıllarca birikimlerini bu projeye yatırmış sanayicilerin hakkıdır.” Derneğe göre bu nedenle hiç kimsenin projeyi kendi başarısı gibi sunma veya başkalarının emeğini yok sayma hakkı bulunmuyor. “Gerçek Takipçi ÇATSANDER’dir” Açıklamada Çataltepe dosyasının gerçek takipçisinin ÇATSANDER olduğu vurgulanarak şu mesajlar verildi: Çataltepe dosyasının fiili takipçisi ÇATSANDER’dir 3159 işletmecinin hakkı hiçbir kurumun vitrin malzemesi yapılamaz Bu mücadele yıllardır sabırla bekleyen sanayicilerin mücadelesidir Dernek yönetimi, çözüm için devlet kurumlarıyla temasların sürdüğünü ve sürecin yakından takip edildiğini de belirtti. “Bu Dosya Kapanmayacak” ÇATSANDER yönetimi açıklamasının sonunda oldukça net ve sert bir mesaj verdi. Derneğe göre Çataltepe meselesi kapanmış bir dosya değil; aksine çözülene kadar Bursa gündeminden düşmeyecek bir hak mücadelesi. Açıklamanın finalinde şu ifadeler yer aldı: “Çataltepe meselesi kapanmış bir dosya değildir. Bu dosya 3159 esnaf iş yerinin anahtarını eline alana kadar kapanmayacaktır. Hiç kimse gerçekleri perdeleyerek ya da verilen mücadeleyi yok sayarak kamuoyuna farklı bir hikâye anlatamaz.” ÇATSANDER yönetimi, mücadeleyi şu sözlerle noktaladı: “Çataltepe çözülene kadar susmayacağız. 3159 esnafın hakkını savunmaya devam edeceğiz. Gerçeği söylemekten asla geri durmayacağız.” Bursa Ekonomisinin Sinir Ucu Sanayi kenti kimliğiyle bilinen Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim kapasitesi, kent ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olarak görülüyor. Bu nedenle Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi yalnızca bir inşaat projesi değil; aynı zamanda Bursa’daki üretim ekosisteminin geleceği açısından kritik bir başlık olarak değerlendiriliyor. Bugün yaşanan tartışma ise yalnızca bir projenin gecikmesinden ibaret değil. Aynı zamanda binlerce esnafın yıllardır süren beklentisinin, ekonomik umutlarının ve emeğinin nasıl yönetildiğine dair ciddi soruları da beraberinde getiriyor. Çataltepe dosyası kapanmış değil. Aksine Bursa’da her geçen gün daha yüksek sesle konuşulan bir mesele haline geliyor. Ve görünen o ki bu tartışma, 3159 esnaf iş yerinin anahtarını alana kadar kolay kolay gündemden düşmeyecek.

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı: Haber

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı:

Türk milletinin evlatları, tarih boyunca söz konusu vatan olduğunda hiçbir tereddüt göstermeden gövdelerini siper etmiş, canlarını ortaya koymuş ve gerektiğinde en ön safta yer alarak destan yazmıştır. Bu milletin mayasında bulunan fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisi; tarihimizin her döneminde olduğu gibi sağlık camiasında da en güçlü şekilde kendisini göstermiştir. Bu asil ve sarsılmaz ruhun en önemli temsilcilerinden biri hiç şüphesiz tıbbiyelilerdir. Bugün 14 Mart Tıp Bayramı’nı anarken, yalnızca bir meslek grubunun gününü değil; aynı zamanda vatan sevgisinin, bağımsızlık iradesinin ve fedakârlığın tarihsel bir sembolünü hatırlıyoruz. “14 Mart, Bir Meslek Gününden Çok Daha Fazlasıdır” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sert ve dikkat çeken ifadeler kullanarak sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu tabloya tepki gösterdi. Karabayır, 14 Mart’ın sıradan bir kutlama günü olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: 1919 yılında İstanbul işgal altındayken, işgal güçlerinin gölgesi altında eğitim gören Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencileri, yani tıbbiyeliler, tarihe geçen bir direnişe imza attılar. İşgalin baskısına rağmen okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı asarak milletin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan ettiler. Bu hareket, sadece bir protesto değil; bağımsızlık meşalesini ateşleyen tarihi bir meydan okumaydı. İşgal kuvvetlerinin tehditlerine rağmen geri adım atmayan tıbbiyeliler, “Bu vatan sahipsiz değildir” diyerek milli mücadelenin öncüleri arasında yer aldı. Karabayır, bu tarihi ruhun bugün de sağlık çalışanlarının damarlarında dolaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tıbbiyelilerin o gün ortaya koyduğu irade, Türk milletinin bağımsızlık karakterinin en güçlü sembollerinden biridir. O bayrak yalnızca iki kule arasına asılmamış; milletin kalbine, hafızasına ve tarihine kazınmıştır.” Cepheden Hastanelere Uzanan Fedakârlık Zinciri Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, sağlık çalışanlarının fedakârlığının sadece tarihin sayfalarında kalmadığını, günümüzde de aynı kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Cephelerde yaralı askerleri tedavi ederken şehit düşen hekimlerden, imkânsızlıklar içinde insanlara şifa dağıtan sağlık emekçilerine kadar uzanan bu büyük fedakârlık hikâyesi, Türk sağlık camiasının karakterini ortaya koymaktadır. Karabayır, özellikle son yıllarda yaşanan büyük krizlerde sağlık çalışanlarının gösterdiği mücadeleye dikkat çekerek şunları söyledi: “Yakın tarihimizde bu fedakârlığın sayısız örneğine şahit olduk. Covid-19 salgını gibi insanlık tarihinin en zor dönemlerinden birinde sağlık çalışanlarımız günlerce evlerine gitmeden görev yaptı. Ardından asrın felaketi olarak nitelendirilen depremde yine ilk koşanlar sağlık emekçileri oldu. Milletimizin nerede bir feryadı yükseldiyse sağlık çalışanları orada vardı.” Sağlık çalışanlarının bu süreçlerde canlarını ortaya koyarak görev yaptığını vurgulayan Karabayır, buna rağmen sağlık camiasının yıllardır görmezden gelinen sorunlarının artık dayanılmaz bir noktaya geldiğini ifade etti. “Alkış Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Sabit Karabayır açıklamasında sağlık çalışanlarının artık söz değil, somut adım beklediğini belirterek şu sert ifadeleri kullandı: “Sağlık çalışanları pandemi döneminde alkışlandı. Depremde kahraman ilan edildi. Ancak alkışlar bittiğinde geriye çözümsüz bırakılan sorunlar kaldı. Bugün sağlık çalışanları kahramanlık payesi değil, emeğinin karşılığını ve hakkını istemektedir.” Karabayır, özellikle ekonomik haklar konusunda sağlık çalışanlarının büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayarak şu talepleri sıraladı: Ekonomik Talepler Sağlık çalışanlarının maaş sisteminin tek kalem ve adil bir yapıya kavuşturulması, Taban ve teşvik ödemelerinin acilen artırılması, Komik seviyelerde kalan nöbet ücretlerinin emeğin gerçek karşılığı olacak şekilde düzenlenmesi, Yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması. Karabayır, mevcut ödeme sisteminin sağlık çalışanlarını ciddi ekonomik sıkıntılar içine ittiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün sağlık çalışanları ağır iş yükü altında görev yaparken aldığı ücretle ay sonunu getirmekte zorlanıyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır. Bu durum sürdürülebilir değildir.” Özlük Haklarında Büyük Sorunlar Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Karabayır, sağlık çalışanlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda özlük hakları açısından da ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu kapsamda acilen çözülmesi gereken başlıca konuları şöyle sıraladı: Sağlık çalışanlarının aşırı iş yükünün azaltılması, Sağlık sistemindeki personel açığını kapatmak için istihdamın artırılması, Özellikle eş durumu tayinlerinin kolaylaştırılması, Üniversite hastanelerinde çalışan sağlık personeline tayin hakkı verilmesi, Aile hekimliği sisteminde uygulanan haksız ve keyfi cezaların kaldırılması, Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı çok daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi, Sağlık yönetiminde ehliyet ve liyakatin esas alınması. Karabayır, özellikle sağlıkta şiddet konusunun artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek şu sözleri kullandı: “Bir ülkede insan hayatını kurtarmaya çalışan sağlık çalışanı şiddet görüyorsa orada ciddi bir sorun vardır. Sağlık çalışanları artık can güvenliği endişesiyle görev yapmak istemiyor.” Sosyal Haklar Artık Lüks Değil Karabayır, sağlık çalışanlarının sosyal haklarının da yıllardır ihmal edildiğini ifade ederek şu talepleri dile getirdi: Her hastaneye kreş açılması, Sağlık çalışanlarının dinlenme alanlarının insani koşullara kavuşturulması, Yemek ve benzeri hizmetlerin kalite ve yeterlilik açısından çalışanları memnun edecek seviyeye çıkarılması. Bu düzenlemelerin artık bir talep değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Karabayır, sağlık çalışanlarının insanüstü şartlarda çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “Mücadeleden Asla Vazgeçmeyeceğiz” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır açıklamasının sonunda mücadele mesajı vererek şunları kaydetti: “Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının, hak ettikleri çalışma hayatına kavuşmalarının ve milletimize daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının tek yoludur. Bu nedenle gerekli adımların atılmasını istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sağlık çalışanları hak ettikleri değeri alana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.” Karabayır, Türk Sağlık-Sen’in sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz Türk Sağlık-Sen olarak yapılması gerekenleri açık ve net şekilde söylüyoruz. Çalışanın yanında duran, hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüren tek ve güvenilir adres olmaya devam edeceğiz.” “Sorunların Çözülmesini İstiyoruz” Karabayır, temennilerinin sağlık çalışanlarının sorunlarla boğuştuğu son Tıp Bayramı’nı yaşamaları olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Dileğimiz; sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuştuğu, emeğin değer gördüğü, adaletli bir çalışma düzeninin kurulduğu günleri görmektir. Sağlık çalışanlarının hak ettiği saygıyı gördüğü bir sistem artık ertelenemez bir zorunluluktur.” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı ve sağlık camiasının hak ettiği değere kavuşması için mücadelenin süreceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.