Hava Durumu

#Bolu

Gürsu Haber - Bolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı? Haber

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı?

Türkiye’nin dört bir yanında sanayi siteleri inşa eden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), birçok şehirde projeleri hayata geçirirken Bursa Kestel Çataltepe Sanayi Sitesi projesinde ortaya çıkan tablo, binlerce esnafın tepkisini büyütüyor. TOKİ’nin; Kütahya Konya Samsun Bolu Gölbaşı gibi şehirlerde sanayi siteleri yaptığı ve yapmaya devam ettiği biliniyor. Ankara’da ayrıca Kahramankazan’da Gıda Toptancıları Sitesi, hurdacılar için de ayrı bir sanayi sitesi projesi yürütülüyor. Ancak aynı TOKİ’nin, Kestel’de bulunan Çataltepe Sanayi Sitesi projesinin inşaatını yarım bırakıp adeta projeden çekilmesi, 3200 Bursa esnafının kaderini belirsizliğe sürükledi. “Beceriksizliğin Bedelini Esnaf Ödüyor” Eleştirilerin odağında ise projenin bu noktaya gelmesine sebep olan yöneticiler bulunuyor. Bursa esnafına göre ortada ciddi bir yönetim zafiyeti var. Projeyi bu hale getirenlerden hesap sorulması gerekirken, sorumluların hesap vermesi yerine esnafa “siz bir kooperatif kurun, projeyi siz tamamlayın” denilmesi kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor. Esnaf temsilcileri, başlangıçta kamuoyuna açık şekilde ilan edildiği gibi projenin TOKİ tarafından tamamlanmasını talep ediyor. “Oldu Bittiyle Kurulan Kooperatif” İddiası Tartışmaların merkezinde ise BESKOOP isimli kooperatif bulunuyor. İddiaya göre; Kooperatif, üyelerin büyük çoğunluğunun bilgisi dışında, Oldu bittiye getirilen bir süreçle kuruldu, Ve proje 26 Eylül 2018’de bu kooperatife devredildi. Daha sonra 2 Nisan 2019 tarihinde yapılan 7 No’lu mutabakatla devrin resmileştirildiği belirtiliyor. Ancak esnafın önemli bir bölümü, yöneticilerine güvenmedikleri bir kooperatifin bu dev projeyi tamamlayabileceğine inanmadıklarını açıkça dile getiriyor. “Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Peşkeşlerinden Biri” Çataltepe mağdurları, projede hak sahibi olan ve ödemelerini yapan 3200 Bursa esnafının bilgisi ve onayı olmadan yapılan işlemler nedeniyle 18 yıldır mağdur edildiklerini savunuyor. Esnaf temsilcilerine göre bu süreç: binlerce esnafın yatırımını belirsizliğe sürükledi ciddi ekonomik mağduriyetlere yol açtı ve kamu yönetimine olan güveni zedeledi Bu nedenle bazı esnaf temsilcileri süreci “Cumhuriyet tarihinin en büyük peşkeşlerinden biri” olarak nitelendiriyor. Savcılığa Sunulan Belgeler ve Kapatılan Dosyalar Son 6 yıl içinde açılan yüzlerce davada; haksız yere mal edinme, görevi kötüye kullanma iddialarına ilişkin belgelerin savcılıklara sunulduğu ifade ediliyor. Ancak mağdurların iddiasına göre, şikâyet dosyaları ilgili kişilerin savunmaları alınmadan “kovuşturmaya yer yoktur” kararıyla kapatıldı. Bu durum da esnafın adalet beklentisini daha da büyütmüş durumda. “18 Yıllık Dosya Yeniden Açılacak mı?” Bugün Bursa’da binlerce esnaf aynı soruyu soruyor: 18 yıllık Çataltepe dosyası yeniden açılacak mı, yoksa 3200 esnafın adalet arayışı bir kez daha bürokratik duvarlara mı çarpacak? Mağdurlar, konunun yeniden incelenmesini ve adaletin tecelli etmesini talep ediyor. “Devletimize Güveniyoruz” Çataltepe mağdurları adına yapılan açıklamada, başta Akın Gürlek olmak üzere yetkililere çağrı yapılarak şu mesaj verildi: “Bizler devletimize inanıyor ve adalete güveniyoruz. 2008 yılında büyük umutlarla başlayan bu projenin geldiği nokta Bursa esnafını mağdur etmiştir. Dosyaların yeniden incelenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyoruz.” Sürecin Takipçisi Olacağız ÇATSANDER ise yaptığı açıklamada, Çataltepe sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. “Adalet eninde sonunda tecelli edecektir.”

Bursa’da Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu: Yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler Haber

Bursa’da Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu: Yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Aile Dayanışma Ağı'nın buluşmasına gönderdiği mektup Bursa’da okundu. 9 Mart'ta başlayacak İBB davası ile ilgili mesaj veren İmamoğlu, "Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde ‘dava’ dedikleri, ‘mahkeme’ dedikleri; yazanı, yöneteni belli bir ‘müsamere’ sergileyecekler" dedi. Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 27. buluşması Türkiye’nin 81 ilinde aynı anda gerçekleştirildi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Kent Meydanı’nda Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen buluşmada, Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu kamuoyuyla paylaştı. Yeşiltaş mektup öncesinde, “Kıymetli aileler, sevgili Bursalılar; tam 26 hafta oldu. 26 haftadır yol arkadaşlarımız, haksız ve hukuksuz bir sürece maruz bırakıldılar. Aileler, her cuma günü, Aile Dayanışma çatısı altında, burada, Saraçhane'de bir araya geliyorlar. Yaşadıkları adaletsizlikleri, acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyorlar. Birbirlerine güç veriyorlar, omuz veriyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının aileleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri bir yıldır adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyorlar. Yaşanan bu büyük haksızlığa yalnızca Saraçhane'den değil, Türkiye'nin 81 ilinden aynı haykırış, aynı ses yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulmalıdır. Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu memleket meselesidir. Bu ‘Her şey çok güzel olacak’ diyen güzel yüreklerin, omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir. Şimdi sizlere Silivri Zindanı'ndan milletin refahı için, hukuk için, demokrasi ve adalet için mücadele eden cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okuyoruz” açıklamasını yaptı. İmamoğlu, Yeşiltaş ve 80 il başkanı tarafından okunan mektubunda şunları söyledi: "Tam 26 hafta oldu. Aile dayanışma ağı çatısı altında haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her Cuma Saraçhane'de bir araya geliyor. Yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor. Birbirlerine güç veriyorlar Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyorlar. Yaşanan bu büyük haksızlığa yalnızca Saraçhane'den değil Türkiye'nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor. Bu hukuksuzluk son bulsun. Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu memleket meselesidir. Her şey çok güzel olacak diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir. Şimdi sizleri Silivri Zindanı'ndan Milletin refahı için, hukuk, demokrasi ve adalet için mücadele eden cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okuyoruz. Değerli yol arkadaşlarım. Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim. Her birinizi Sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum. Bizlere karşı eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş, kötü bir aklın ürünü olan iftiralarla dolu soruşturmaların haksız dava ardı arkası kesilmedi. Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük şimdi de kirli yüzünü kıymetli başkanım Bolu'nun değerli insanı Tanju Özcan'ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan, Bolu'nun gururudur. İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret alanların yeni bir kumpası da 9 Mart'ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazını, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler. Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu Sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk Partililer böyledir. Dürüsttürler, çalışkandırlar. Onların şehirlerimizin, ülkemizin bugüne ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun. Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanlarda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz 86 milyonu ayırmadığımız hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz hakkın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyorlar. Yanılıyorlar. Gösterdiğimiz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu yaşama dayanışmanız cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor. Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek. Çünkü Karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var. Bizi cesaretinizle mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri el ele, kol omuz omuza açacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız. İnandık ve başaracağız. Her şey çok güzel olacak."

CHP’li Orhan Sarıbal’dan Örgüt Vurgusu: “Dayanışma ve Ortak Akıl Türkiye’nin Çıkış Yoludur” Haber

CHP’li Orhan Sarıbal’dan Örgüt Vurgusu: “Dayanışma ve Ortak Akıl Türkiye’nin Çıkış Yoludur”

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bolu’da gerçekleştirdiği temaslar kapsamında CHP Bolu İl Başkanlığı görevini geçmiş dönemlerde emek ve mücadeleyle yürüten Hüseyin Kazım Karsu’yu ziyaret etti. Ziyaret, yalnızca bir nezaket buluşması değil; partinin hafızasına, örgüt kültürüne ve mücadele geleneğine verilen önemin de güçlü bir göstergesi olarak değerlendirildi. Türkiye siyasetinde uzun yıllardır aktif rol üstlenen, hem Bursa’da hem de Türkiye genelinde örgütlü mücadelenin savunucusu olarak bilinen Sarıbal’ın ziyareti, partililer tarafından “vefa ve birlik mesajı” olarak yorumlandı. “Örgütlü Mücadele Türkiye’nin Teminatıdır” Ziyarette Türkiye’nin içinden geçtiği siyasi ve ekonomik tablo ele alınırken, örgütlü mücadelenin ve dayanışma kültürünün önemi üzerinde duruldu. Edinilen bilgilere göre görüşmede; artan ekonomik sorunlar, demokrasi ve hukuk devleti tartışmaları, yerel örgütlerin sahadaki rolü ve yaklaşan siyasi süreçler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Orhan Sarıbal’ın görüşmede, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü örgütünden gelir. Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey; dayanışma, ortak akıl ve kararlı bir demokrasi mücadelesidir” vurgusunda bulunduğu öğrenildi. Türkiye’nin Her Noktasında Aktif Bir Siyasetçi Orhan Sarıbal, yalnızca Bursa’yı temsil eden bir milletvekili değil; tarım politikalarından demokrasi mücadelesine, çiftçi haklarından sosyal adalet arayışına kadar birçok başlıkta Türkiye genelinde aktif siyaset yürüten bir isim olarak öne çıkıyor. Ziraat mühendisi kimliğiyle özellikle tarım ve üretim politikaları konusunda Meclis’te yaptığı çalışmalarla bilinen Sarıbal, kırsal kalkınma, çiftçi borçları, gıda güvenliği ve üretim planlaması konularında uzun yıllardır kapsamlı raporlar ve saha çalışmaları yürütüyor. Parti içinde ise örgüt yapısının güçlendirilmesi, yerel dinamiklerin korunması ve parti hafızasının canlı tutulması gerektiğini savunan Sarıbal, Türkiye’nin dört bir yanında partililerle ve yurttaşlarla bir araya gelmesiyle biliniyor. “Kim ararsa orada olan” bir siyaset anlayışı benimsediği ifade edilen Sarıbal’ın, özellikle yerel örgütlerle kurduğu güçlü bağ dikkat çekiyor. Vefa ve Parti Hafızası Mesajı Hüseyin Kazım Karsu ile gerçekleşen buluşma, CHP’nin köklü geçmişine ve mücadele geleneğine sahip çıkma mesajı olarak değerlendirildi. Parti kaynakları, Sarıbal’ın geçmiş dönem il başkanları ve örgüt emektarlarıyla kurduğu temasların, “kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirme” amacı taşıdığını belirtiyor. Ziyarette konuşulan başlıklardan birinin de CHP’nin tarihsel birikimi ve örgüt kültürü olduğu ifade edildi. Sarıbal’ın, “Geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini birleştirdiğimizde Türkiye için güçlü bir alternatif ortaya koyabiliriz” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı. “Omuz Omuza Daha Güçlü Bir Yarın” Ziyaret sonrası yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekilerek; demokrasi, hukuk ve sosyal adalet mücadelesinin ancak örgütlü bir dayanışma ile başarıya ulaşabileceği mesajı verildi. Orhan Sarıbal’ın, “Omuz omuza vererek, ortak akılla ve kararlılıkla daha güçlü bir yarını hep birlikte inşa edeceğiz” ifadeleriyle birlik çağrısı yaptığı öğrenildi. Siyasi gözlemciler, Sarıbal’ın Bolu temaslarını, yerel örgütlerle bağları güçlendirme ve parti tabanını diri tutma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirirken; bu tür ziyaretlerin önümüzdeki süreçte artarak devam etmesinin beklendiğini ifade ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nde geçmişten bugüne uzanan mücadele geleneğinin, yeni dönemde daha güçlü bir dayanışma anlayışıyla sürdürülmesi gerektiği vurgusu, ziyaretin en dikkat çekici mesajı olarak öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.